Kadınların evden çıkmaları izne tabidir kaidesi bir hakikattir.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • sevginur
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 300

    #1

    Kadınların evden çıkmaları izne tabidir kaidesi bir hakikattir.

    Kadınların evden çıkmaları izne tabidir kaidesi bir hakikattir. Ancak bazı durumlarda eşinden izin almadan çıkabilir.
    Erkek hanımının mehri muaccelini vermemiş ise kadın ondan izinsiz çıkabilir. Mehri muaccelini vermişse izinsiz çıkamaz. Eğer kadın ebe ise veya cenaze yıkayıcı ise bu işler için çıkar. Zevc isterse ebe veya cenaze yıkayıcısı olan hanımını bu işlerden men edebilir. Çünkü zevcin hakkı farz-ı kifayeden öncedir. Farz-ı ayın ise zevcin hakkından öncedir.[1]
    Anne ve babasını ziyaret için her Cuma gider. Yakın akrabalarını ziyaret için senede bir defa gider. Bunun dışında yabancıları ziyaret için, yabancı hastaları ziyaret için ve düğünler için kocasının izniyle de olsa çıkamaz. Hamam için çıkmasında ihtilaf olundu. Mutemet olan caiz olmasıdır. Ancak süslenip kokulanmamak şartıyla çıkar.[2]
    Erkek, hanımının ana ve babasını ziyarete gitmesine mani olamaz (erkek izin vermese de haftada bir gidebilir). Aynı şekilde ana ve babasının kızlarını görmek için evine gelmelerinede mani olamaz. Ancak ana babasının kızlarının yanında kalmasına mani olabilir. Kadının senede bir defa mahrem olan yakın akrabalarını ziyaret etmesine de mani olamaz. Fetva bunun üzerinedir. Kadının babası veya anası felçli olup kızının hizmetine muhtaç olsa (yani başka bakacak kimse olmasa) kocası babasının yanına gidip hizmet etmesine mani olsa, o kadın kocasına asi olup (onu dinlemeyip) babasına hizmet etmesi lazım olur.
    Babası ister müslüman olsun isterse kafir olsun. Kadın dini bilgisini arttırmak için ilim meclisine gitmek istediğinde kocası izin vermezse gidemez. Ancak kadının öğrenmesi lazım olan bir meselesi olur, kocası bilmez başkasına da sorup öğrenemezse o zaman izinsiz çıkıp o meseleyi öğrenir. Eğer kocası onu bilirse veya bilenden öğrenip hanımına haber verirse o zaman izinsiz çıkamaz.
    Eğer kadın öğrenmesi lazım olan bir meselesi olmaz da abdest, namaz ve sair dini bilgisini arttırmak için ilim meclislerine gitmek isterse; bu durumda zevc dini meseleleri hıfz edip ona öğretebilirse gitmesine mani olur. Eğer buna muktedir değil ise evla olan bazı zamanlar izin vermesidir. Eğer izin vermezse öğrenmesi lazım olan bir meselesi olmadıkça izinsiz çıkması caiz olmaz.[3]



    [1] Bahrıraik C.4 S.212

    [2] Bahriıraik C.4 S.212 - Eşbah S.178

    [3] Bahrıraik C.4 S.212

    Araştırma adına ekliyorum kadının eşine eşinin kadına sorumlulukları hakkında kur'andaki ayetleri daha iyi anlamamıza vesile olacaktır..
    De ki: “Ey kâfirler!
    Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
    Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
    Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
    Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
    Kâfirûn Sûresi
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #2
    sevginur Nickli Üyeden Alıntı
    Kadınların evden çıkmaları izne tabidir kaidesi bir hakikattir. Ancak bazı durumlarda eşinden izin almadan çıkabilir.
    Erkek hanımının mehri muaccelini vermemiş ise kadın ondan izinsiz çıkabilir. Mehri muaccelini vermişse izinsiz çıkamaz. Eğer kadın ebe ise veya cenaze yıkayıcı ise bu işler için çıkar. Zevc isterse ebe veya cenaze yıkayıcısı olan hanımını bu işlerden men edebilir. Çünkü zevcin hakkı farz-ı kifayeden öncedir. Farz-ı ayın ise zevcin hakkından öncedir.[1]
    Anne ve babasını ziyaret için her Cuma gider. Yakın akrabalarını ziyaret için senede bir defa gider. Bunun dışında yabancıları ziyaret için, yabancı hastaları ziyaret için ve düğünler için kocasının izniyle de olsa çıkamaz. Hamam için çıkmasında ihtilaf olundu. Mutemet olan caiz olmasıdır. Ancak süslenip kokulanmamak şartıyla çıkar.[2]
    Erkek, hanımının ana ve babasını ziyarete gitmesine mani olamaz (erkek izin vermese de haftada bir gidebilir). Aynı şekilde ana ve babasının kızlarını görmek için evine gelmelerinede mani olamaz. Ancak ana babasının kızlarının yanında kalmasına mani olabilir. Kadının senede bir defa mahrem olan yakın akrabalarını ziyaret etmesine de mani olamaz. Fetva bunun üzerinedir. Kadının babası veya anası felçli olup kızının hizmetine muhtaç olsa (yani başka bakacak kimse olmasa) kocası babasının yanına gidip hizmet etmesine mani olsa, o kadın kocasına asi olup (onu dinlemeyip) babasına hizmet etmesi lazım olur.
    Babası ister müslüman olsun isterse kafir olsun. Kadın dini bilgisini arttırmak için ilim meclisine gitmek istediğinde kocası izin vermezse gidemez. Ancak kadının öğrenmesi lazım olan bir meselesi olur, kocası bilmez başkasına da sorup öğrenemezse o zaman izinsiz çıkıp o meseleyi öğrenir. Eğer kocası onu bilirse veya bilenden öğrenip hanımına haber verirse o zaman izinsiz çıkamaz.
    Eğer kadın öğrenmesi lazım olan bir meselesi olmaz da abdest, namaz ve sair dini bilgisini arttırmak için ilim meclislerine gitmek isterse; bu durumda zevc dini meseleleri hıfz edip ona öğretebilirse gitmesine mani olur. Eğer buna muktedir değil ise evla olan bazı zamanlar izin vermesidir. Eğer izin vermezse öğrenmesi lazım olan bir meselesi olmadıkça izinsiz çıkması caiz olmaz.[3]



    [1] Bahrıraik C.4 S.212

    [2] Bahriıraik C.4 S.212 - Eşbah S.178

    [3] Bahrıraik C.4 S.212

    Araştırma adına ekliyorum kadının eşine eşinin kadına sorumlulukları hakkında kur'andaki ayetleri daha iyi anlamamıza vesile olacaktır..
    Sayın sevginur,

    Nereden tutsanız elinizde kalacak olan, kadını (lütfen insan kabul eden) zavallı çözümlerle dolu bir yazı sunmuşsunuz.

    Bu yazı sahibi şahıs olan Bahrıraik, bizlere örnek olacak çok büyük erkek, en büyük müslüman(!) biri olmalı!

    Ne bileyim, hani ipi otomatik uzayıp kısılabilen tasma falan alalım da birlikte biryerelere giderkende kadını kontrolden mahrum kalmasın. Bu müstesna erkek büyüğümüze, kadınlara nasıl davranmamızı öğrettiği için hediye edelim.

    SİZ, HERHALDE BU YAZIYA ÇOK GÜLMÜŞ OLMALISINIZ.

    Sonra da, burada gerilen kardeşleriniz için ortamı rahatlatacak bir şaka yapmaya karar verdiniz herhalde...

    selamlar,
    aorskaya
    Last edited by aorskaya; 9. November 2012, 05:21 PM.

    Comment

    • sevginur
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 300

      #3
      şaka demeyelimden acıdım bu bilgiyle eşlerine zulum yapanlara.. hani bir okuyan olursa dogrusunu anlatalım babında idi ..yinede tepkiniz bile yeter. teşekür ederim..
      De ki: “Ey kâfirler!
      Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
      Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
      Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
      Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
      Kâfirûn Sûresi

      Comment

      • khaos
        Uzman Üye
        • Apr 2012
        • 346

        #4
        Katı ve kadim arap gelenekleri bu gün din diye yaşadığımız ...?şeyin içine o kadar çok sirayet etmiştir ki 2012 yılında Afganistan da evinin kapısının önünde erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle bir genç kız anne ve babasının üzerine döktüğü kezzabla hayatını acılar içinde kaybetmiştir.
        Kadını bir meta olarak gören, 12-13 yaşındaki kızları dedeleri yaşındaki adamlarla evlendiren bu zihniyet üzülerek söylemeliyim ki referans olarak yüce dinimizi ve Tanrı nın emirlerini göstermektedir.Bir kaç kadınla evli olmayı şeref sayan bedevi zihniyeti ülkemizde ''İslamcı'' diye geçinen aklı evvellerede örnek olmaktadırlar.Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin düsturuyla hareket eden bu zavallılar kendilerini doğuran kutsal varlığında bir kadın olduğunu unutuyor olmalılar.
        Fiziksel olarak kendini kadınlardan üstün gören erkekler kadınların ağrı eşiğinin erkeklerden daha fazla olduğunu biliyorlar mı acaba?Yada elektrik akımına daha dayanıklı olduklarını.
        Kadının düşünen bir birey olduğunu kabul etmeyen örümcek kafalılar aslında kendilerinin ne kadar zayıf olduklarını ortaya çıkarıyorlar.Karısını kızını dışarıya salmayan bu ağaç kütükleri dışarıda gördükleri başkalarının hanımlarına ağızlarından salyalar akarak bakarlar.Aslında bu kendilerine ne kadar az güvendiklerininde göstergesidir.Karısını dışarı çıkarırsa erkeklerin karısına bakmasından değil, karısının başka erkeklere bakmasından korkar.Kendi iffetsizliğini karısının üstüne yıkar aslında.Kadını malı gibi görür, malını asla kaybetmek istemez bu yüzden.
        Yukarıda örnek verilen yazı islamın emirleri değil arap töresidir.Tanrı kadını ve erkeği eşit yaratmamıştır.Kadını anne olmakla da şereflendirmiştir.
        Last edited by khaos; 9. November 2012, 09:59 PM.
        (FOR RAVEN)

        Comment

        • merdem
          Uzman Üye
          • Nov 2012
          • 1364

          #5
          kula kulluk olmaz

          Kadinda erkekte Allah'in kullaridir, kula kulluk yapilmaz.

          Bu insanlar cahilliye devrinden daha da geridirler.

          Beni üzen, bir gayri-müslimi Islam'a davet etmeye kalksam, hani ne yüzle, hangi özelliklerle onlari Islam'a davet edebilirim. Heriflerde göz var kulak var, her gün cevrelerinde olan biten olaylara bizzat sahit olanlarmi dersiniz, her gün gazetelerde, tv-lerde yayinlanan olaylar mi dersiniz.... daha neler neler. Insanin yüregi agliyor. Hangisine yüregi daha fazla yanabilir insanin. Olamaz böyle sey.

          Kim bu Islam'in düsmanlari. Kimler biz Müslümanlari bu duruma düsürde. Yani zamaninda hic mi akli basinda bir alim yoktu ki, böyle sacma sapan fetvalarla, hükümlerle bizleri rezil rüsva eylediler.

          Bu dünyada erkeklik ehliyetlerini ellerinden kacirmak istemeyenler, yarin yüce Rabbimizin huzurunda ne bahaneler uyduracaklar, tabii ki yüce Rabbim onlara babayigit misali cenelerini actiracak firsat verecek olursa.

          Bunlar seytanin ta kendisi.

          En cahilinden en yüksek okul mezununa kadar böyle kaideleri dinlerine esas aldiktan sonra hepsini ayni kabin icine koymak lazim.

          Allah'im, cahiliyye devrinde kiz cocuklarini diri diri gömdükleri yetmiyormus gibi, günümüzde halen kadinlar (manevi) diri diri gömülüyorlar. Peygamberimizin ve sahabelerinin zamaninda cektikleri eziyetler, yaptiklari savaslar acaba bugünkü sonuclar icinmiydi.

          Düsünebiliyormusunuz saygideger kardeslerim, su basörtüsü, carsaf diye baslattiklari davanin artniyetini????? Her bir adim hesaplanmis, kadin asirlar sonrasi dahi ilk cahiliyye zamanina mahkum edilmistir.

          Söyleyecek söz bulamiyorum.

          Comment

          • merdem
            Uzman Üye
            • Nov 2012
            • 1364

            #6
            Peygamber hanimlarini örnek alsinlar

            Günümüzde halen uyugulanan, kadinlara "disari cikma" yasagi koyanlar, tarihten örnek alsinlar.

            Kadinlarin evde oturmalari hususunda ilk önde gelen Peygamber hanimlari degilmidir Ayet'lerden anlasilacak olursa, (Yanlisim var ise lütfen düzeltiniz) nasil olurda Aise Anamiz ( Allah ondan razi olsun ) deve üzerine atlayip bilhassa savalara katilmistir. Evinde oturmasi lazim gelmezmiydi bizim sofularin Islam anlayisinina göre.

            Islami yayma ve ögretme hangi imkanlar haricinde gerceklestirebilinirdi, bu yanliz erkek sahabiler yoluyla mi yapilmistir, mü'min hanimlar hic bir katkida bulunmamislarmi?

            Ehl-i Kitab'a böyle örnek olunmaz. Onlar kadinlari atese atmayi gerilerde biraktilar. Merkel buna acikca bir örnek, kirmizimsi saclariyle onu yakmaya kalkan yok bugün. Bilhassa Ehl-i Kitab bizlere bir iki güzel örnek sunuyor kendilerinden, cocuklari koruma bakimindan, kimsesiz hanimlara hususi korunma yurdlari actirarak, dünya suzusuzluguna tüm cabalariyle katilmak, üzerinde bir dam bulunmayan kimsesizlere belli yerlerde günlük yemek ikramlari, kisin donmamalari icin ayriyeten faaliyetleri.....sayilmak ile bitmez.

            Islam'a bugün katilan cok kisiler var, yalan degil bu bir gercektir, ama Islam'i kabul edenler bunu Kur'an yoluyla gerceklestiriyorlar. Yoksa sagdan soldan gördükleri duyduklari yasadiklari olaylar degildir onlari Islam'a iten. Hurafelerden uzak bir sekilde Islam'i temiz yoldan tercih ediyorlar. Ve Islam ülkeleriyle temasta bulunduklari zaman sok geciriyorlar. Kur'an'da bulunmayan bin türlü durumlarla karsilasiyorlar.

            Cihad'i yanlis uygulayan Müslümanlar Islam'i yanlis tanitiyorlar dünyaya. Islam'i manevi yönden gerileme devrine sokuyorlar.

            Ayiptir. Allah en iyi istinen, gören ve bilendir. Bunu nasil unutabiliyorlar.

            Allah'in Selami ve Rahmeti üzerimize olsun.

            Comment

            • aRaYaN
              Katılımcı Üye
              • Sep 2012
              • 81

              #7
              Toprağa gömmek, eve gömmek.

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #8
                ....
                Last edited by hiiic; 27. February 2017, 09:28 PM.

                Comment

                • merdem
                  Uzman Üye
                  • Nov 2012
                  • 1364

                  #9
                  O din adamlari her iki durumda da seytan sinifindadir

                  İbn Kayyim de el-Cevabu’l-vafî adlı aserinde (s.136) şu ifadelere yer vermiştir:

                  “Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır.”

                  Comment

                  • merdem
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 1364

                    #10
                    Sürücü raporunda yeni yönetmelik tek gözü görmeyen

                    Kiymetli Kardeslerim,

                    hani dünyanin bin bir hali var, carsafli hanim kardeslerimiz, ki burada bahsettigim hanimlar tek bir gözlerine kadar hertraflarini kapatanlarlardan bahsediyorum, nasil araba kullanabiliyorlar, yoksa araba, arac kullanmalarida mi yasak "bebek arbasi"ndan baska??? Insanlik mi yani bu? Ya ben cok ince düsünüslüyüm, veyahutta dünyanin umuru degil bu hatunlarin nasil yasadiklari (!) Gerci benim ehliyetim yok, dogrusu bu güne kadar ihtiyacim olmadi. Ama, herkesi kendimle karsilastiramam, benim yoksa onlarin da olmasin diyemem.

                    SÜRÜCÜ RAPORUNDA YENİ YÖNETMELİK
                    TEK GÖZÜ GÖRMEYEN



                    Göz muayenesine ilişkin esaslar




                    (15) Şahsın tek gözü var, diğer gözü yok ise veya sadece bir gözünü kullanabiliyor diğer gözde görme yeterli değilse (Bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi); (Monoküler vizyon var ise)


                    a) Görme gücü kriteri, gören gözün en az 1.0 görme keskinliği olmalıdır.


                    b) Görme alanı, şahsın yatay görüş alanı 120 dereceden daha az olamaz.


                    c) Eğer şahıs herhangi bir nedenle hayatının herhangi bir durumunda tek gözlü (monoküler) olma durumuna gelmiş ise; olayın üzerinden en az 1 yıllık adaptasyon süreci geçmeli ve sonunda şahsın 120 dereceden daha az olmamak koşuluyla görüş alanına sahip olduğu saptanmış olmalıdır.


                    ç) Monoküler kişiler;


                    1) A1, A2, B ve F sınıfı sürücü belgesi alabilir.


                    2) Ticari araç kullanamaz.


                    3) Kendileri açısından konulan kurallara uyup uymadıklarının denetlenebilmesi için sürücü belgelerine monoküler ibaresi yazılır.


                    4) Kullanacakları araçların içinde, sağında ve solunda olmak üzere en az 3 ayna bulunması zorunludur.


                    5) Sürücü belgesi aldıktan sonra her yıl bir göz hekiminden sağlık raporu almaları zorunludur.

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #11
                      Hangi araç merdem
                      sudi arabistanda kadının araba kullanmasını yasakladılar. Allahın koymadığı yasağı bunlar koyuyor, işte o nefslerine göre helal haram uyduranların durumuna düşüyorlar.

                      ibretle izleyelim ;

                      Comment

                      • merdem
                        Uzman Üye
                        • Nov 2012
                        • 1364

                        #12
                        hiiic Kardesim,

                        Duruma bakilirsa essege binmeleri bile haram :-)


                        Risaleforum dan birisi de su fetvayi veriyor: /ne yazdigini tabiiki ben anlamiyorum/

                        Bu da saudi fetvasi:


                        ولا تركبوا ذوات الفروج للسّروج فتهيجوهن للفجور
                        وتركب ذوات الفروج السّروج
                        bu iki hadise dayanılıyor."Kadınları (füruc sahiblerini) süruca (eğerlere) bindirmeyin ki Onları fücura sevketmiş olursunuz.Kadınlar (ahirzamanda) eğerlere binecekler."
                        Burada hayvan eğer sahibidir. O kastedilmiyor. Araba kastediliyor.Çünkü Arabanın kendisi eğer hükmündedir./esasinda kendi fetvasi/

                        Vahhabilerin lideri İbni Baz şöyle dedi:” Kadının araba sürmesi caiz değildir.”

                        (Fetavi-l Mer’a) adlı kitap. Sayfa /192. Daru-l Vatan-Riyad


                        Hani söylemesi caiz gelirse, cahiliyye devrindeki kizlarin daha cocukken gömülme sebebini daha iyi anliyabiliyorum, babalari ileride kizlarinin ne sartlar altinda yasamak zorunda olduklarini bildiklerinden dolayi.....eziyeti azaltmak icin *aglamamak elde degil*

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #13
                          merdem Nickli Üyeden Alıntı
                          hiiic Kardesim,

                          Duruma bakilirsa essege binmeleri bile haram :-)


                          Risaleforum dan birisi de su fetvayi veriyor: /ne yazdigini tabiiki ben anlamiyorum/

                          Bu da saudi fetvasi:


                          ولا تركبوا ذوات الفروج للسّروج فتهيجوهن للفجور
                          وتركب ذوات الفروج السّروج
                          bu iki hadise dayanılıyor."Kadınları (füruc sahiblerini) süruca (eğerlere) bindirmeyin ki Onları fücura sevketmiş olursunuz.Kadınlar (ahirzamanda) eğerlere binecekler."
                          Burada hayvan eğer sahibidir. O kastedilmiyor. Araba kastediliyor.Çünkü Arabanın kendisi eğer hükmündedir./esasinda kendi fetvasi/

                          Vahhabilerin lideri İbni Baz şöyle dedi:” Kadının araba sürmesi caiz değildir.”

                          (Fetavi-l Mer’a) adlı kitap. Sayfa /192. Daru-l Vatan-Riyad
                          Buradakiler için söylenenler doğrudur. Bunlar, kadınların olumsuz yönde ayrıştırılmasına, horlanmasına, eziyet edilmesine, kısıtlanmasına yönelik yanlış şeylerdir.

                          merdem Nickli Üyeden Alıntı
                          Hani söylemesi caiz gelirse, cahiliyye devrindeki kizlarin daha cocukken gömülme sebebini daha iyi anliyabiliyorum, babalari ileride kizlarinin ne sartlar altinda yasamak zorunda olduklarini bildiklerinden dolayi.....eziyeti azaltmak icin *aglamamak elde degil*
                          Yukarıda bulunan yanlışlar sebep gösterilerek, aşağıdaki çok daha önemli yanlışı hafifletebileceğinizi, yanlış algılamalara sebep olabileceğinizi de düşünmelisiniz.

                          Şimdi, ironi yaptım, anlamamışsın diyerek, savunma yapılmasın.

                          Din ciddi iştir, Dini konular şakaya, hafife almaya, ironi yapmaya gelmez. Yanlış ve doğrular en keskin biçimiyle öne çıkarılmalıdır.

                          "...diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman..."

                          evet, bu zaman geldiğinde, onu gömenler (babası yada değil), "gelecekte horlanacaktı, kısıtlanacaktı, aşağılanacaktı... O nedenle gömüldü" deyince kurtulacağına inanıyorsanız, arasında ilişki kurmanız yanlış olmaz.

                          Ancak, böyle diyerek kurtulamayacağını anlarsanız, o zaman da "diri diri toprağa gömülmeyi" hafife aldığınızı, onun vahametini kavrayamadığınızı görün...

                          Din paylaşılırken, aktarımlar, görüşler ciddi biçimde sunulmalıdır. Yanlış anlamalara sebep olmamak için bu en önemli anlatım kuralıdır.

                          selamlar,
                          aorskaya

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #14
                            Şeytan daima Allah ile aldatır.

                            Kılıf her zaman rahmete yöneliktir.

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #15
                              pramid Nickli Üyeden Alıntı
                              Şeytan daima Allah ile aldatır.

                              Kılıf her zaman rahmete yöneliktir.
                              Şeytanın en önemli itirafı, önden, arkadan, sağdan ve soldan yaklaşarak bizleri dosdoğru yoldan çevirmeye çalışacağıdır.

                              Din ile Allah ile aldatması sağdan yanaşmasına örnektir. Ancak, diğer aldatma biçimleri de vardır, bunları da bilmek ve tedbir almak son derece önemlidir.

                              Not: İlgilenenler, şeytan kısmında şeytanın yaklaşmalarına ilişkin başlıklara göz atabilirler...

                              selamlar,
                              aorskaya

                              Comment

                              Working...