Maddenin aslı hayal mi?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    Bana göre: hayattayim bu bir gercek, evlendim 3 cocuk sahibi oldum ve cocuklarimla cok güzel anilarim oldu bu bir gercek (hatiralar zihnimde kazinmis olarak devam ediyorlar sanki daha dün imis gibi). Öldükten sonra Rabbimizin bizleri tekrar diriltecegi (imanim bana bunun gercek oldugunu söylüyor) ve Rabbim bunu Ayetleriyle bildiriyor.

    Dogumumdan ölümüme kadar 5 duyumumla ve kalbimin yoluyla yasadigim her sey gercektir. Allah ile yalniz benim aramda olan gercekler de var, belki de kimsenin bilmedigi. Ama hepsi gercektir, yoksa Rabbimiz neden hesap sorsun gercek olmayan seylerden.

    ***


    Biraz da asirma yaptim aralarindan sec secebilgini.




    gerçek :

    Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki.
    Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
    Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici.
    Temel, başlıca, asıl
    Örnek: Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır. N. Ataç
    Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan.
    Yapay olmayan.
    Doğruluk
    Örnek: Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa, duygu payı da ondan az değildir. B. Felek
    Gerçeklik, realite
    Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak, var olan.
    Bilinçten bağımsız olarak var olan.
    1. bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakikî. 2. aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. 3.temel, başlıca, asıl. 4.doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. 5.isim gerçek olma durumu, gerçeklik, realite. 6. isim yalan olmayan, doğru olan şey. 7. felsefe düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. 8. yapay olmayan.
    Doğru, dürüst.
    Temel, başlıca, asıl doğayı yansıtan.

    ***

    durum:

    Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    Örnek: Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı. R. N. Güntekin
    Duruş biçimi, konum.
    Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
    İsim soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
    Bkz. hal.
    Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.

    ***

    nesne :


    Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje
    Örnek: Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil. S. M. Alus
    Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
    Öznenin dışında kalan her konu, obje
    Örnek: Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş. S. Birsel
    (Derleme., belirtilinesne, -i'li tümleç, -i'linesne) Geçişli eylemi tümleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: Ali bir kitap almış; Öğrenci para bulmuş, sahibine vermiş; Öğretmen ders anlatıyor; Meseleyi çözmeden gitmeyin; Çocuklar annelerinin evde bulunmayışını fırsat bilirler; Ali evi sattı, bahçeyi bıraktı; Bazı insanlar okumayı sever, yazmayı sevmez; Kar bütün limanı sarmıştı vb.
    İnsanın dışında kalan, görülebilen, dokunulabilen, bir ağırlığı ve kütlesi olan her türlü özdeksel varlık.
    (Lat. objectum = karşıda bulunan, karşıya konan) : 1- (Genellikle) Karşımızda bulunan şey. 2- Öznenin bağlılaşık kavramı olarak, özne ediminin, bilincin kendisine yöneldiği şey: a. Kendisine yönelinen, düşünülen, tasarlanannesne, kendisine yönelen bir edim olmadan var olmayan şey; bilinçte, düşünmenesnesi (konu) olarak düşünme olayının karşısında bulunan şey; düşüncel (ideal)nesne. b. Özne ediminden, bilinçten, bağımsız olan gerçek (real)nesne; gerçeklik olarak, dışdünyanın bir parçası olarak bilincin karşısında duran şey.
    Şey, herhangi bir şey.

    Comment

    • kuman
      Uzman Üye
      • Mar 2013
      • 583

      #17
      şöyle demişsin;
      Biraz aşırma yaptım gerçek-durum-nesne

      gerçek :

      Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki.
      Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

      durum:

      Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon

      nesne :


      Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi, maddesi olan her türlü cansız varlık, şey, obje

      Senin gerçek dediğin herşeyi değiştirebilirim (bu kuvvet bende yok tabiki). Nesne senin belli bir anda belli şartlar altında olan gerçekliğin ama ben konum ve hızı etkileyerek senin daha önce nesne dediğin bazı değerler verdiğin şeylerin hepsini değiştirebilirim
      einstein amca bunu söyledi.

      Yani gerçek aslında izafidir.
      Allah bunu söylemiyor mu bize?

      ne güzel diyon anılarım hala canlı DAHA DÜN gibi dün değil di o 10 sene önceydiyani 9 yıl 364 gün geçti. böylece zamanın sadece fizik olarak değil duydu olarakta izafi olduğunu söyledin.

      Bu dünya izafidir bu şartlarda böyle ama şartlar değiştiğinde gerçek diye adlandırdığın her şey gerçek olmayacak.
      Last edited by kuman; 14. March 2013, 11:40 PM. Sebep: yarım kaldı

      Comment

      • merdem
        Uzman Üye
        • Nov 2012
        • 1364

        #18
        Asrimizda henüz sadece yeryüzünde yasamamiz mümkün oldugundan dolayi uzaydaki karsilastirmalar beni pek ilgilendirmiyor. Ben su an yeryüzündeki hayattan sorumluyum ve yeryüzündeki sartlara uymam gerekir.

        Comment

        Working...