Ani ölümlerin çoğu kalpten kaynaklanıyor

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • SARAH
    Uzman Üye
    • Mar 2009
    • 137

    #1

    Ani ölümlerin çoğu kalpten kaynaklanıyor

    Ani ölümlerin çoğu kalpten kaynaklanıyor
    Son yıllarda sporcularda genç yaşta görülen ölümler merak konusu oluyor. Ani bir kalp kriziyle ölen genç sporcularda gözden kaçırılmaması gereken önemli noktalar bulunmaktadır.
    EgzersizKalp-Damar SistemiSon yıllarda sporcularda genç yaşta görülen ölümler merak konusu oluyor. Oysa beslenmelerine dikkat edip spor yapmalarına rağmen ani bir kalp kriziyle ölen genç sporcularda gözden kaçırılmaması gereken önemli noktalar bulunmaktadır.

    International Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Işık Erdoğan, sporcularda ani ölüm nedeni olan kalp hastalıklarını şöyle sıralıyor:

     Kalp kası kalınlaşması hastalığı
     Kalbi besleyen koroner damarların doğuştan gelen anormallikleri
     Öldürücü ritm bozuklukları ile birlikte olan sağ kalp karıncığının hastalığı

    Tüm bu durumlar sporcuların detaylı kalp muayeneleri, elektrokardiografi, ekokardiografi, gerekirse ritm takipleri ve kardiyak MR incelemeleri ile saptanabilecek durumlardır.

    Halter Ve Güreş Kalp Kasını Kalınlaştırıyor

    Yapılan sporun tipine göre değişen oranlarda olmak üzere kalpte büyüme ve kalınlaşma gelişiyor.


     Eğer daha çok koşu, yüzme, bisiklet gibi dayanıklılık egzersizleri yapılırsa kalpte büyüme ön planda, kalınlaşma daha az oluyor.

     Halter, güreş gibi daha çok kısa ve yoğun kas gücü gerektiren egzersizler yapılırsa kalp kasında daha çok kalınlaşma, daha az büyüme karşımıza çıkar.

     Sporcu kalbi diye tanımlanan durum bu yapısal değişikliklerle birlikte bazı ritm değişikliklerini de içerir. Bu değişikler sporculardaki ani ölümler ile ilişkili değildir ve sporun bırakılması ile 6 ay gibi kısa bir süre içinde de büyük ölçüde geriler.

    Sporcu Muayenesinde Neler Yapılmalı?

     En başta detaylı olarak hem kişisel hem de aile öyküsünün alınması gerekir. Çünkü aileden gelen pek çok özellik, o kişide henüz bir bulgu olmasa da önemli bazı kalp hastalıkları hakkında bilgi verir.

     Bu bilgiler alındıktan sonra, muayene ve elektrokardiyografinin incelenmesini takiben gerekirse ekokardiyografi ( kalp ultrasonu) incelemesi yapılır.

     Bu incelemelerde bir takım anormallikler saptanırsa daha ileri ritm incelemeleri ve kardiyak MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur.

     Sporcuların yılda bir kez kalp kontrolleri mutlaka yapılmalıdır. Böyle bir değerlendirme ile sporculardaki kalbe bağlı ani ölümlerin büyük kısmı önlenir.
    Uzun Boylu Sporcularda Görülen Hastalık

    Sporcu ölümlerinin bir kısmı fark edilmemiş “Marfan Sendrom”u bulunan sporcularda görülmektedir. Marfan Sendromu özellikle uzun boylu sporcularda akla gelmesi gereken bir durumdur. Kalpten çıkan büyük aort damarımızda genişleme ve bu bölgedeki kalp kapağında yetersizlik olabilir. Marfan Sendromu bu aort damarının ağır fiziksel aktivite sırasında yırtılmasıyla ani ölümlere yol açabilen bir hastalıktır.

    Ani Ölümlerin Başka Nedenleri De Var Mı?

     Aşırı sıcak, aşırı nemli bir ortam ya da çok soğuk bir havada spor yapmak önceden herhangi bir problem yoksa bile ani ölümlere yol açabilir.

     Hatta bunun yanı sıra sporcularda ishal, kusma nedeniyle aşırı sıvı kaybedildiği, vücuttaki elektrolit dengesinin bozulduğu durumlarda da ağır fiziksel aktivite yapılırsa yine ciddi problemler karşımıza çıkabilir.


     Bir diğer sebep sporcuların kullandığı doping maddeleridir.

     Aşırı alkol alımı, kokain kullanımı da ağır fiziksel aktivite sırasında ciddi sorunların yaşanmasına sebep olabilir.


    27 Nisan 2009
  • SARAH
    Uzman Üye
    • Mar 2009
    • 137

    #2
    Sessiz kalp krizi öldürüyorSessiz kalp krizinin sanıldığından daha yaygın olabileceği bildirildi.
    Kalp-Damar SistemiDuke Üniversitesinden Dr. Han Kim, ağrı olmadığı ya da duyulan ağrının başka nedenlerden kaynaklandığı sanıldığı için ABD’de her yıl yaklaşık 200 bin kişinin kalp krizi geçirdiğini fark edemediğini belirtti. Bilim adamı, bu gizli kalp krizlerinin EKG’de tespit edilebilecek izler bırakmadığına da dikkati çekti.

    Dr. Han Kim ve ekibinin yaptığı araştırma ise yeni bir görüntüleme tekniği olan DE-CMR’nin (Delayed enhancement cardiovascular magnetic resonance) zarar görmüş kalp dokularını diğerlerinden ayırmayı sağladığı için, sessiz kalp krizinin verdiği zararı tespit etmede yardımcı olabileceğini gösterdi. Bilim adamları, damar sorunları olan, ancak kalp krizi geçirmemiş 185 hastanın kalbine DE-CMR yöntemiyle baktı. Damarlarının tıkalı olup olmadığını belirlemek için anjiyo yapılan hastalar iki yıl boyunca izlendi. Katılımcıların yüzde 35’i gizli kalp krizi belirtileri gösterdi. Kalp krizinde normalde rastlanan Q dalgası bu hastalarda görülmedi. Araştırma, sessiz kalp krizlerinin normal kalp krizlerinden üç kat daha yaygın olduğunu ve damar sorunlarının fazla olduğu hastalarda bu tür krizlere daha sık rastlandığını gösterdi. Sessiz kalp krizi geçirenlerin ölüm riskinin 11 kat fazla olduğuna da dikkat çekildi.

    Kaynak: Milliyet

    Comment

    • SARAH
      Uzman Üye
      • Mar 2009
      • 137

      #3
      Selenyumu ihmal etmeyin

      Selenyumu ihmal etmeyin
      Selenyumun en önemli etkisi antioksidan özelliğidir. Bu özelliği ile kalp krizlerini önlemede de yardımcıdır.
      Kalp-Damar SistemiVitamin-MineralSelenyumun en önemli etkisi antioksidan özelliğidir. Bu özelliği ile kalp krizlerini önlemede de yardımcıdır. Hücre zarlarını ve hücrelerin bir arada tutulmasını sağlayan besin antioksidan sistemini yağ peroksidasyon etkisinin zararlarından korur. Hücrelerin dolayısı ile dokuların yaşlanma sürecini yavaşlatıcı etki gösterir.

      Ağır metaller ve diğer zararlı maddelerden vücudu korur. Sigara, alkol, okside yağlar, civa, kadmiyum gibi insanlara zararlı maddelerin etkilerini azaltır. Protein sentezine, büyüme ve gelişmeye yararlıdır. Kan hücrelerinin kromozomlarının zarar görmesini önler. Spermlerin üretimine ve canlılığına olumlu etki yapar. Serbest radikallerin arttığı durumlarda (sigara içilmesi, hava kirliliği, ultraviole ışınları ve radyasyona maruz kalma) vücudu korur. Pankreasın çalışmasında etkilidir. Selenyumun en yaygın kullanımı kanser ve kalp hastalıklardan korunma amaçlıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve deri sağlığını arttırmak amacıyla da kullanılabilir. Keshan Hastalığı olarak tanımlanan bir kalp damar hastalığı üzerinde oldukça etkilidir. Tiroid bezinin az salgı yaptığı durumlarda T3 hormonu oluşumunda rol oynaması nedeniyle kullanılır.

      En zengin kaynakları deniz ürünleri, karaciğer, böbrek ve diğer etlerdir. Tahıllar ve tohumlarda da selenyum bulunur fakat bu, bitkinin yetiştiği toprağın selenyum miktarına bağlıdır. Sebzeler ve meyveler iyi kaynaklar değildir. Beyaz etli ve iri balıklar daha fazla selenyum içerir. Hamsi, istavrit gibi küçük balıklar ise iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

      Kaynak: Taylan Kümeli

      14 Nisan 2009

      Comment

      • SARAH
        Uzman Üye
        • Mar 2009
        • 137

        #4
        Kalp hücreleri yaşam boyu yenileniyor

        Kalp hücreleri yaşam boyu yenileniyor
        İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, kalp hücrelerinin yavaş ve sürekli olarak yenilendiğini ortaya koyuyor.
        Kalp-Damar SistemiRadyoaktif karbon tarihleme tekniğinin kullanıldığı araştırmaya göre 20 yaşındaki bir kişinin kalp hücrelerinin her yıl yaklaşık yüzde 1'i, 75 yaşındaki bir kişininkinin ise yüzde 0,5'i kadarı yenileniyor.

        Ancak her yıl kalp hücrelerinin çoğu yenilense de kalp krizi ya da bir hastalık sırasında milyonlarca hücre kaybedilebiliyor.

        Amerikan "Science" dergisinde yayımlanan araştırma, kalp krizi tedavilerinde yeni yöntemlerin bulunmasının yolunu açıyor. Araştırma ayrıca, kalp hücrelerinin yenilenip yenilenmediği konusunda uzun zamandır devam eden tartışmaya da son noktayı koyabilir nitelikte. Bugüne dek kalp uzmanlarının çoğu kalp hücrelerinin yenilenmediğini savunuyordu.

        Comment

        • SARAH
          Uzman Üye
          • Mar 2009
          • 137

          #5
          Kalp ve felç için beşibiryerde hap

          Kalp ve felç için beşibiryerde hapHindistan’da yaşları 45 ile 80 arasında değişen 2 bin 53 denek üzerinde denenen ve beş ilacın bileşiminden oluşan bir hap, kalp krizi ve felç riskini yarı yarıya azaltıyor.
          Felç-İnmeİlaçlarKalp-Damar SistemiYÜKSEK tansiyon, kolesterol düşürücü (statin) ile aspirin ilaçlarından oluşan ’çoklu hapı’ alan insanların, kalp ve damar hastalıklarına maruz kalma riskinin yüzde elli ile yüzde altmış arasında azaldığı iddia edildi. Üstelik yan etkisi yok ve çok daha az masraflı. Çoklu hap adı verilen bileşim, ’üç hipertansiyon ilacının zayıf dozları,’ ’12,5 miligram tiazid,’ ’50 mg atenolol’ ve ’5 mg ramipril’ ile kolesterol düşürücü ’20 mg simvastatin’ ve ’100 mg aspirinden’ oluşuyor.

          Hindistan’da 45 ile 80 yaşlarındaki 2 bin 53 denek üzerinde yapılan ve sonuçları ABD’deki 58’inci American College of Cardiology toplantısında sunulan araştırmaya göre, çoklu hapın etkileri üç ay süreyle diğer tansiyon, kolesterol ve kalp ritmi ilaçlarıyla karşılaştırıldı.

          Araştırmanın başında yer alan Kanada’nın Ontario kentindeki McMaster Üniversitesi Halk Sağlığı Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Selim Yusuf ile Hindistan’ın Bangalore kentindeki St John’s Tıp Fakültesi’nden Dr. Prem Pais, ilacın, kötü kolesterol (LDL) ile yüksek tansiyonu önemli ölçüde azaltıcı ve kan akışkanlığını arttırıcı etkisinin görüldüğünü söyledi.

          Süper hapın en büyük hedefi ise kalp krizi ve felç konusunda patlama yaşayan ve alım gücünün son derece zayıf olduğu gelişmekte olan ülkeler.

          Kullanım kolaylığı önemli

          Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aksoy, hipertansiyon, kolesterol ve aspirini hastalara üç ayrı tablet olarak veriyoruz. Bunları ayrı ayrı içmek zor oluyor tabii. Söz konusu yeni araştırma, ilaçların etkinliğini göstermekle kalmamış, kombinasyona bağlı yan etkiler oluşmadığını da kanıtlamış oldu.

          Kaynak: Hürriyet Gazetesi

          1 Nisan 2009

          Comment

          • SARAH
            Uzman Üye
            • Mar 2009
            • 137

            #6
            "]Kalp hastalıkları kadınları tehdit ediyor

            Kalp hastalıkları kadınları tehdit ediyorYapılan araştırmalar kalp hastalıklarının diğer ölüm nedenlerine nazaran kadın yaşamını daha fazla tehdit ettiğini gösteriyor.
            Kadın HastalıklarıKalp-Damar SistemiKalbin özellikleri göz önüne alındığında kadınlar ve erkeklerde kalp hastalığının 1 numaralı ölüm sebebi olduğu görülmektedir. Öte yandan yapılan araştırmalar kalp hastalıklarının diğer ölüm nedenlerine nazaran kadın yaşamını daha fazla tehdit ettiğini gösteriyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kalp hastalıklarının kadınlarda görülme riski ile ilgili bilgi verdi.

            Türk Erişkinlerde Kalp Hastalıkları ve Risk Faktörleri’nin (TEKHARF) 12 yıllık izlem verilerine göre, Türkiye’de koroner kalp hastalığı ölümleri erkeklerde binde 8.2’yken kadınlarda ise binde 4.3’tür. Yurtdışında yapılan bir başka araştırmaya göre kalp krizlerinin ve kalple ilişkili ölümlerin büyük bölümü 65 yaş üzeri kadınlarda meydana gelmektedir. Ancak her yıl 45 yaşının altındaki 9 binden fazla kadın kalp kriziyle karşı karşıya gelmektedir. İlk kalp krizinden sonra yaşamını sürdüren kadınların oranı erkeklere nazaran fark edilir derecede düşüktür. Kalp krizinden sonraki yıl içerisinde erkeklerin yüzde 25’i yaşamını yitirirken bu rakam kadınlarda ise yüzde 38’dir.
            Ayrıca, bir kadının ikinci kalp krizini yaşama riski erkekten daha yüksektir. Kadınların yüzde 35’i altı sene içerisindeki ikinci kalp krizini yaşarken erkeklerdeki oran yüzde 18’dir.

            Bu şaşırtıcı istatistikler de gösteriyor ki, kalp hastalıkları diğer yedi ölüm nedeninin toplamına nazaran kadın yaşamını daha fazla tehdit etmektedir.

            Menopozdan sonra risk artıyor!

            Koroner kalp hastalığı ilerleyicidir ve erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da bir takım belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Risk zincirinin hangi halkasında yer aldığınız göz önüne alınmaksızın, koroner kalp hastalığının ciddi sonuçlarının gelişmesi olasılığını azaltmak için hemen şimdi önlem alabilirsiniz.

            Yaş ve aile hikayesi koroner kalp hastalığın değiştirilemeyen iki risk faktörüdür. Bu özellikler size bu risk faktörlerine ne zaman dikkat edeceğinizi söyleyebilirler. Örneğin koroner kalp hastalığına sahip kardeşinizin olması sizi de daha yüksek koroner kalp hastalığı geliştirme riski altına atmaktadır.

            Erkeklerde olduğu gibi kalp krizi ve inme riski yaşla birlikte artar. Menopozdan sonra, kadınlar kalp hastalığı risk faktörlerine özel dikkat göstermelidirler. Çünkü östrojen seviyelerindeki azalma koroner kalp hastalığı geliştirme olasılığını artırır. Yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol seviyeleri, sigara kullanımı, fiziksel aktivite eksikliği, aşırı kilolu olmak ve diyabet gibi diğer risk faktörlerine sahip olan postmenopozal kadınlarda her gün aspirin alınması sıklıkla önerilir.

            İyi haber ise ne zaman başladığınız önemli olmaksızın sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmenin koroner kalp hastalığı riskinizi büyük oranda düşürdüğüdür.

            Kadınlardaki kalp hastalığı belirtileri

            Kalp rahatsızlığı yaşayan erkekler, genellikle kalbe giden kan basıncının azalmasından kaynaklanan ezici göğüs ağrısından şikayet ederler. Ancak kan akışında benzer bir azalma bulunan birçok kadın, göğüs ağrısı hissetmez. Bunun yerine sadece hareketlerin ardından nefes darlığı veya halsizlik yaşayabilir. Diğer tipik olmayan semptomlar içerisinde olağan dışı yorgunluk veya halsizlik, sersemlik (baş dönmesi), mide bulantısının yanı sıra boyun, çene, kollar ve sırtta ağrı hissedilir.
            Herhangi bir zamanda birkaç dakika süreyle kalp krizi semptomlarından herhangi birini yaşarsanız aşağıdakileri daima hatırlayınız:

            1) Acil yardım isteyin
            2) Bütün aspirin çiğneyin ve yutun.
            3) Derhal hastaneye gidin.

            Hangi testler yapılmalı!

            Hekiminiz koroner kalp hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsa, sizi, bir veya birkaç tanı-tarama testine yönlendirir. Yaygın şekilde uygulanan testler içerisinde elektrokardiyografi (EKG), egzersiz stres testi, talyum stres testi, ekokardiyografi ve koroner anjiyografidir.
            Egzersiz stres testi, erkeklere nazaran kadınlarda daha fazla yalancı pozitif sonuca neden olmaktadır. Özellikle postmenopozal kadınlarda, pozitif sonucun ilave testlerle teyit edilmesi zorunlu olabilir.

            Kadınlarda kalp hastalığının tedavisi ve iyileşme

            Kadınlar, koroner kalp hastalığının tedavisi ve kalp krizinin iyileşmesinde özel güçlüklerle karşılaşırlar. Kadınlarda, küçük arterler anjiyoplasti ve by-pass cerrahisini teknik açıdan daha zor ve riskli hale getirmektedir. ABD istatistiklerine göre, by-pass cerrahisi sırasında bir kadının ölme ihtimali, erkeğin taşıdığı riskin yaklaşık iki katıdır. Kadınlar by-pass cerrahisi veya anjiyoplasti esnasında ve kalp krizinde pıhtı parçalayan ilaçlar verildiğinde daha yüksek kanama komplikasyonu riski taşırlar.
            Öte yandan yapılan araştırmalar, kalp krizi sonrasında kadınların erkeklerden daha fazla anksiyete ve depresyon yaşadıklarını göstermektedir. Bu önemlidir; çünkü yapılan birkaç çalışma depresif insanların kalp krizi sonrasında daha yüksek ölüm riskine sahip oldukları belirlenmiştir.
            Kalp krizi yaşayan, anjiyoplasti veya by-pass cerrahisi geçiren herhangi bir kadın, kardiyak rehabilitasyonu süresince mutlaka şunlara dikkat etmelidir;

            • Sağlıklı diyet uygulamalı,
            • Egzersiz yapmalı,
            • Mutlaka sigarayı bırakmalı,
            • Stresi azaltmalı,
            • Psikolojik danışmanlık ve grup desteği almalı.


            6 Mart 2009
            Last edited by SARAH; 14. May 2009, 11:57 PM.

            Comment

            • SARAH
              Uzman Üye
              • Mar 2009
              • 137

              #7
              Ani kalp durmasına anında müdahale artık mümkün

              Ani kalp durmasına anında müdahale artık mümkünKalp ile ilgili sorunlar, başlıca ölüm nedenleri olarak düşünülen trafik kazaları, kanser ve AIDS’ten çok daha fazla ölüme sebep oluyor.
              Kalp-Damar SistemiFarkında mısınız?

              Kalp ile ilgili sorunlar, başlıca ölüm nedenleri olarak düşünülen trafik kazaları, kanser ve AIDS’ten çok daha fazla ölüme sebep oluyor. ABD ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de kalp ile ilgili hastalıklar tüm ölüm nedenleri içinde ilk sırada yer alıyor. Her yıl sadece ani kalp durması nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ABD’de 325 bin, Avrupa’da ise 400 binden fazla...

              Ani kalp durması nedir?


              Ani kalp durması kalbin; beynin ve vücudun ihtiyacı olan kanı pompalayamaz hale gelmesi durumudur. Kalp krizi, boğulma, travma, elektrik çarpması, solunumun durması, aşırı stres, ani duygusal değişiklikler ve aşırı fiziksel aktivite ani kalp durmasının başlıca sebepleridir. Sağlıklı görünen biri bile hiç beklenmedik bir anda ani kalp durması ile karşı karşıya kalabilir. Her yaşta ve cinsiyette kişinin karşılaşabileceği ani kalp durması için çoğu zaman önceden tanı konulamaz ve önlem alınamaz.

              Nasıl tedavi edilir?

              Ani kalp durması yaşayan bir kişinin hayata döndürülebilmesi için ilk birkaç dakika içinde elektroşok verilmesi ve temel yaşam desteği (kalp masajı ve suni solunum) uygulanması gerekir. Müdahale edilmeden geçen her dakikada kişinin hayata dönme şansı yaklaşık % 10 azalmaktadır. Bu süre içinde kişinin defibrilatör bulunan bir sağlık kuruluşuna yetiştirilmesi neredeyse imkansız olduğundan Otomatik Eksternal Defibrilatörler (OED) geliştirilmiştir. Otomatik Eksternal Defibrilatörler, hastaya olay yerinde ve derhal müdahaleyi mümkün kılan, kullanmak için tıp eğitimi almış olmanın gerekmediği taşınabilir kalp şok cihazlarıdır. American Heart Association, European Resuscitation Council ve Türk Kalp Vakfı gibi önemli kuruluşlar bu cihazların bulundurulmasını destekliyor ve yaygınlaşması için çalışmalar yürütüyor.

              CardiAid nedir?

              CardiAid Taşınabilir Kalp Şok Cihazı (Otomatik Eksternal Defibrilatör-OED), ani kalp durması vakalarında hastayı yaşama döndürebilecek elektroşokun, olay yerinde ve ilk birkaç dakika içinde uygulanabilmesi için geliştirilmiştir. Temel yaşam desteği (suni solunum ve kalp masajı) ile OED kullanım bilgisine sahip kişiler tarafından güvenle kullanılabilir. Cihaz kullanıcıyı sesli ve görsel komutlarla yönlendirir, kullanımı son derece kolay ve güvenlidir. Kalp ritmini analiz ederek hastanın elektroşoka ihtiyacı olup olmadığını belirler. Şokun gerekli olduğu durumlarda otomatik olarak şoku hazırlar ve düğmeye basılması ile şoku uygular. Şokun gerekli olmadığı durumlarda ise kesinlikle şok uygulamaz.

              Havaalanları, alışveriş merkezleri, siteler, iş merkezleri gibi kalabalık mekanlar ile ani kalp durmasına sebep olan olayların yaşanma ihtimalinin yüksek olduğu yerlerde bulundurulacak bir CardiAid, bir çok hayat kurtarabilir.

              3 Mart 2009

              Comment

              • SARAH
                Uzman Üye
                • Mar 2009
                • 137

                #8
                Kalp hastalıklarında en sık sorulan sorular

                Kalp hastalıklarında en sık sorulan sorularAmerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Şefi Dr. Genco Yücel, kalp hastalıklarında, hastaların, hastalanmaktan korkanların doktorlara en sık sorduğu soruları şu şekilde özetliyor
                Kalp-Damar SistemiKolesterol-Kan YağlarıTansiyonKalp hastalığından ne zaman şüphelenmek ve kalp hastası olmamak için nelere dikkat etmek gerekir, yüksek tansiyonum var ama beni rahatsız etmiyor, korkmalı mıyım? Kalp rahatsızlıkları ile ilgili doktorlara yöneltilen sorular sadece bunlarla sınırlı değil. Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Şefi Dr. Genco Yücel, kalp hastalıklarında, hastaların, hastalanmaktan korkanların doktorlara en sık sorduğu soruları şu şekilde özetliyor:

                Kalp krizi geçiren insan neler yapabilir, neler yapamaz?
                Kalp krizi sonrasında, kişi, anjiyo (kalbin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi), balon ameliyatı hatta by-pass olabilir. Hemen ardından da normal yaşamına dönebilir. Önemli olan sigaradan, yağlı yemeklerden, kolestrolü yüksek yiyeceklerden kaçınmak ve doktor nezaretinde düzenli egzersiz yapmaktır. Aynı şekilde hasta doktora danışarak, cinsel yaşamına da devam edebilir. Yani kalp krizi geçirdiği için bir insanın hayatı bitmiş değildir, sadece doktorunun tavsiyelerine özen göstermesi gerekir.

                Ne zaman kalp hastalığından şüphelenmek gerekir?
                Göğsün orta yerinde baskı veya basınç şeklinde ağrı varsa; özellikle bu ağrı yokuş çıkarken, soğukta yürürken başlayıp, kişi dinlendiğinde geçiyorsa ilk aşamada kalp hastalığı düşünülmelidir. Kalp krizi, kişi hiç hareket etmediği halde çok şiddetli ağrının başlamasıyla ortaya çıkar. Beraberinde nefes darlığı, sol kol ağrısı, soğuk terleme ve bulantı da görülebilir. Dakikaların önemini unutmamak gerekir. Kalp krizinden şüphelenildiğinde acilen tam teşekküllü bir hastaneye başvurmak şarttır.

                Kalp hastası olmamak için nelere dikkat etmek gerekir?
                Sigara içmemek, fazla kiloları vermek ve düzenli egzersiz yapmak şarttır. Ailesinde kalp krizi geçirmiş akrabaları (özellikle anne, baba, kardeşler) olan erkekler 45 – 50 yaşında, diğerleri ise 55 yaşından sonra her yıl kontrolden geçmeliler. Kadınlar ise özellikle menopozun ardından yıllık kontrollere başlamalıdır.

                Yüksek tansiyon sorunum var ama beni rahatsız etmiyor, korkmama gerek var mı?
                Yüksek tansiyon sık rastlanan ve sinsi bir sorundur. Tek başına önemli olmayabilir ancak uzun vadede çeşitli organlara büyük zararlar verebilir. Kalp krizine, beyin kanamasına, gözle ilgili sorunlara ve böbrek yetmezliğine neden olabilir. Bu nedenle rahatsız etmese bile yüksek tansiyon devamlı kontrol altında tutulmalıdır.

                Yüksek tansiyon tedavisinde ilaç kullanmanın yanı sıra ne tür önlemler alınabilir?
                Tuz kullanmamak, sigara içmemek ve kilo kaybetmek yüksek tansiyon hastasının dikkat etmesi gereken altın kurallardır. Ayrıca yürüme başta olmak üzere, yüzme, bisiklete binme ve koşma gibi düzenli yapılacak egzersizler de çok yararlıdır.

                Kolestrolün yüksek olması neden bu kadar önemli?
                Yüksek kolestrol, kalp krizine sebep olabilir. Özellikle kötü kolestrolün (LDL kolestrol) yüksek, iyi kolestrolün (HDI kolestrol) düşük olması, kalp krizi geçirmiş veya risk taşıyan insanlar için çok önemlidir. Kolestrolü düşürmek için öncelikle doktorun önereceği diyeti uygulamak, egzersiz yapmak ve bazı ilaçlar faydalıdır.

                Kolestrol ilaçları zararlı mıdır?
                Sanılanın aksine yan etkileri fazla değildir.

                Kolestrol ilaçlarının yan etkileri nelerdir?
                En sık genel vücut ve kas ağrıları yapabilirler. Bunun dışında önemli sık bir yan etkileri olmadığı gibi kalıcı zararları hemen hiç yoktur. Oluşan yan etki örneğin, ağrılar ilaç kesilince hızlı bir şekilde geçerler. Zannedildiği gibi ciddi karaciğer zararı son derece nadirdir, hemen hiç görülmez.

                Kalp krizi geçirdikten sonra cinsel hayatıma devam edebilir miyim?
                Cinsel aktiviteyi, yoğun ani fiziksel hareket gibi düşünmek gerekir. Kalp krizi sonrası hastaların bu tip eforlu aktiviteleri yapıp, yapamayacağını anlamak için belli testler uygulanır. Hatta gerekirse anjiyograji, balon işlemi, by – pass ameliyatı ile tedavi edilerek bu tip egzersizlerin güvenli yapılması sağlanır.

                Cinsel hayatı düzenleyecek ilaçlar kullanabilir miyim?
                Bu ilaçları kullanmak, kalp hastalarında sakıncalı değildir. Sadece bazı kalp ilaçları ile beraber kullanımı sorun yaratabilir. Bu yüzden her ilaç gibi, bu grup ilaçlar da doktora danışarak alınmalıdır.

                Kalp hastalığı olanlar nasıl beslenmelidir?

                Öncelikle kilo almamak ve fazla kiloları vermek önemlidir. Ek olarak, yüksek tansiyonu olanlar tuz kullanmamalıdır. Koroner hastalığı olan, kalp krizi geçirmiş insanlar kolestrolden zengin yiyeceklerden kaçınmalıdır. Katı yağlar, kırmızı etli yiyecekler, yağlı süt, yoğurt, peynir gibi yiyecekler kolestrol bakımından zengindir ve dikkat edilmelidir.

                Kalp hastalığı olanlar ne tip egzersizler yapmalı?
                Kalp doktorunun izniyle düzenli yapılan egzersizler, kalp ilacı kullanmak kadar gereklidir. Yüksek tempoda yürüyüş, yüzmek, bisiklete binmek, koşmak idealdir.



                12 Şubat 2009

                Comment

                • SARAH
                  Uzman Üye
                  • Mar 2009
                  • 137

                  #9
                  Kadınlarda kalp atış hızı kalp hastalıkları riskini belirliyor

                  Kadınlarda kalp atış hızı kalp hastalıkları riskini belirliyorSon yapılan araştırmalara göre menopoz sonrası dönemde kadınlarda kalp krizi riski kalp atış hızına bakarak öğrenilebilir.
                  Kalp-Damar SistemiAraştırma kapsamında daha önce kalp hastalığı yaşamamış, menopoz sonrası dönemdeki 129.135 kadın incelendi. Araştırmanın başında kadınların nabızları ölçüldü. 8 yıllık araştırmanın sonunda kalp atış hızları en yüksek olan kadınların kalp krizi geçirme riskinin daha yüksek olduğu görüldü. Nabzı dakikada 76 ya da daha fazla atış olan kadınların daha çok risk taşıdıkları, dakikada 62 ya da daha az olan kadınların daha az risk taşıdıkları görüldü.

                  Uzmanlar bu sonuçların diğer faktörlerden bağımsız olduğunu eklediler. Yani fiziksel aktivite yapanlar, tansiyon ya da diyabet hastası olan kadınlarda farklı sonuçlar elde edilebileceğinin de göz önüne alınması gerektiğini belirttiler.

                  Kalp atış hızını, depresyon, sigara ve alkol kullanımı, fazla kilolu olmak gibi durumlar da etkiliyor. Ayrıca kalp ve damar hastalıkları riskinin 65 yaş altı kadınlarda daha fazla olduğu da belirtildi.

                  Comment

                  • SARAH
                    Uzman Üye
                    • Mar 2009
                    • 137

                    #10
                    Vitamin takviyesinin hiçbir yararı yok

                    Vitamin takviyesinin hiçbir yararı yok"Sağlık sigortası" olarak düşünülen multivitamin takviyesinin hiçbir yararı olmadığı bildirildi.
                    Kalp-Damar SistemiKanserSağlıklı YaşamVitamin-MineralSağlık sigortası" olarak düşünülen multivitamin takviyesinin hiçbir yararı olmadığı bildirildi.
                    Vitaminlerle ilgili yapılan bugüne kadarki en kapsamlı araştırmada, yaşları 50 ile 79 arasında değişen 162 bin Amerikalı kadının vitamin alma alışkanlıklarıyla, sağlık durumlarına bakıldı.
                    Archives of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, avuç dolusu vitamin alan kadınlarda kanser ve kalp hastalıkları riskinde azalma olmadığı, vitaminlerin, erken ölümü de engellemediği belirlendi.

                    Independent gazetesindeki habere göre, araştırma kapsamına alınan ve yüzde 41’i 15 yıl boyunca düzenli olarak vitamin kullanmış olan kadınlar arasında 10 bin kanser, 9 bin kalp ve 10 bin ölüm vakası görüldü ve "vitamin alanlarla almayanlar arasında hastalık ve ölümler açısından fark olmadığı" saptandı.

                    Araştırmanın başkanlığını yürüten Seattle’daki Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezinden Marian Neuhouser, "Şaşırtıcı biçimde, multivitaminlerin yaygın kanser türlerine yakalanma riskini azaltmadığını ve kalp hastalığı üzerinde hiçbir etkisi olmadığını gördük" dedi.
                    Sağlıklı beslenen insanların yiyeceklerden gerekli tüm vitaminleri zaten aldıkları hatırlatılarak, fazla vitaminin vücuttan atıldığı belirtildi.

                    Yeshiva Üniversitesinden Prof. Dr. Sylvia Wassertheil-Smoller, "bulgularımıza göre, burada tanımlanan kadın tipine giriyorsanız ve aslında iyi besleniyorsanız, multivitamin almanıza gerek yok" dedi.

                    Araştırmacılar, kadınlar arasındaki vitamin kullanımının erkeklerden daha yaygın olduğunu ve 30 yaşından sonra vitamin kullanan kadınların oranının arttığını bildirdiler.
                    Amerikalıların yarısı, daha sağlıklı olmak ve uzun yaşamak için vitamin takviyesi alıyor ve yılda bu haplara 20 milyar dolar harcanıyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre de yetişkinlerin yüzde 31’i vitamin hapı kullanıyor. İngiltere’deki vitamin pazarının da yılda 330 milyon sterlin olduğu tahmin ediliyor.

                    Kaynak: Milliyet Gazetesi


                    10 Şubat 2009

                    Comment

                    • SARAH
                      Uzman Üye
                      • Mar 2009
                      • 137

                      #11
                      Sağlığınız için fındık, ceviz, badem tüketin

                      Sağlığınız için fındık, ceviz, badem tüketin
                      Günlük diyetinde sık sık sert kabuklu yağlı tohum tüketimi, yetişkin ve yaşlılarda hastalıklardan gelişen ölüm riskini azaltır.
                      BeslenmeKalp-Damar SistemiKolesterol-Kan YağlarıVitamin-MineralYağlarEpidemiyolojik ve klinik çalışmalar sıklıkla tüketilen ceviz, badem, fındık vb. sert kabuklu yağlı tohumların koroner arter hastalığına karşı koruyucu olduğunu göstermektedir. Düzenli ceviz tüketiminin, kardiyovasküler hastalıklara bağlı gelişebilecek ölüm oranını % 30–50 oranında azalttığı gösterilmiştir.

                      3 büyük prospektif (ileriye yönelik) çalışmada haftada 1–4 porsiyon yağlı tohum tüketiminin koroner kalp hastalığı riskini % 40 oranında azalttığı belirlenmiştir. Yağlı tohumlar, LDL kolesterolü %16 oranında azaltarak, serum lipid profilini iyileştirir ve ayrıca arginin, diyet posası ve antioksidan E vitamini yönünden zengin olmasından dolayı yararlı etkileri vardır. Cevizde yüksek oranda omega-3 yağ asidin bulunması, yararlı etkisini artırmaktadır.

                      Günlük diyetinde sık sık sert kabuklu yağlı tohum tüketimi, yetişkin ve yaşlılarda hastalıklardan gelişen ölüm riskini azaltır. Haftada 5 kere sert kabuklu yağlı tohum tüketenlerde, tüketmeyenlere göre total ölüm riski oranı % 18–44 oranında daha düşük bulunmuştur. Böylece, yağlı tohum tüketimi sadece Kalp Hastalıklarına karşı koruyucu olmakla kalmaz, aynı zamanda ömrün uzamasında da etkilidir.

                      6 Şubat 2009

                      Comment

                      • SARAH
                        Uzman Üye
                        • Mar 2009
                        • 137

                        #12
                        Fazla tuz kalbe kan akışını engelleyebilir

                        Fazla tuz kalbe kan akışını engelleyebilirYeni yapılan bir araştırmaya göre az tuzlu beslenmek kan damarlarının işlevleri üzerinde olumlu bir etki yapıyor.
                        BeslenmeKalp-Damar SistemiVitamin-MineralAraştırmacılar önceden yapılan araştırmalarda da fazla tuzun sağlık için zararlı olduğunu açıklamışlardı. Yeni yapılan bu araştırma sonucunda da az tuzlu diyetlerin damarların daha iyi çalışmasına yardımcı oldukları görüldü.

                        Araştırmada tuz kısıtlamasının hücrelerin damarlar arasında kan akışını düzenleyen ince tabakası üzerinde nasıl bir etkisi olduğu incelendi. Tansiyonları normal olan fazla kilolu katılımcıların sodyumu azalttıkları zaman damarlarının daha iyi çalıştığı gözlemlendi. Sonuç olarak tansiyon üzerinde bir etki bulunmasa da damarların işlevlerini olumlu yönde etkilediği görüldü.

                        Uzmanlar tuz tüketimi azaltıldığında kan damarlarının doğrudan olumlu şekilde etkilendiğini açıkladılar. Genel olarak sağlıklı insanların günde 1 çay kaşığından daha fazla tuz tüketmemesi öneriliyor. Fakat birçok kişi bu miktarın iki katı kadar tuz tüketiyor.

                        Hem yeni araştırma sonuçlarına hem de eskilere dayanarak uzmanlar sağlıklı bir hayat sürmek için fazla tuz tüketilmemesi gerektiğini bir kere daha vurguluyorlar.



                        26 Ocak 2009

                        Comment

                        • SARAH
                          Uzman Üye
                          • Mar 2009
                          • 137

                          #13
                          Kalp hastalıkları kadınlarda 1 numaralı ölüm sebebi

                          Kalp hastalıkları kadınlarda 1 numaralı ölüm sebebiABD, birçok gelişmiş ülke ve Türkiye’de de koroner kalp hastalığı, kadınlarda birinci sırada yer alan ölüm nedenleri arasında yer alıyor.
                          Kadın HastalıklarıKalp-Damar SistemiMenapozABD'de kalp hastalığı nedeniyle toplam ölüm hızının son 20-30 yılda azalmış olmasına karşın, bu azalma erkeklere göre kadınlarda daha yavaştır. Yeni araştırmalar, erkeklere göre kadınların ilk kalp krizinden sonra daha olumsuz bir durumda olabildiklerini doğrulamaktadır. JAMA'da yer alan bir çalışmada, ilk kalp krizini izleyen 1 ay içinde ölüm riskinin, 6 ay içinde de ölüm riski ve yeniden hastaneye yatma gereksiniminin erkeklere göre kadınlarda daha yüksek olduğunu göstermektedir. Araştırmacılar, ilk kalp krizinden sonra kadınlarda ölüm riskinin erkeklere göre %70 daha fazla olmasının, hastalığın daha ağır seyretmesinden ve kalp kriziyle ilişkili komplikasyonlardan kaynaklanabileceğini saptamışlardır.

                          Kadınlarda kalp krizi riski, menopoz dönemi yaklaştıkça artmakta ve bu artış, yaş ilerledikçe devam etmektedir. Çalışmalarda, menopoz sonrası dönemde olan kadınların kanlarındaki kolesterol düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmacılar, kadınların vücutlarında meydana gelen değişmelerin, yaşlanma, kilo alma ve düşük östrojen hormonu düzeylerini de içeren, menopoza bağlı etkilerden kaynaklanabileceğini düşünmektedirler. Kadınlarda yaşlandıkça özellikle postmenapozal dönemde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm artmaktadır. Koroner arter hastalığının klinik semptomatolojisi, epidemiyolojisi, risk faktörü prevelansı, teşhis yöntemlerine, girişimlere cevap açısından iki cins arasında farklılıklar vardır.

                          Kadınlar için koroner arter hastalığı açısından en büyük handikap, bu hastalığın yıllarca erkek hastalığı olarak daha fazla kabul görmüş olmasıdır. Kadınlar yaşlandıkça azalan östrojen düzeyi ile birlikte kalp hastalıkları ve inmeye karşı olan direnç azalmaktadır. Altmış yaşına kadar 5 erkekten biri bir koroner kalp hastalığı ile karşılaşırken bu oran kadınlar için 1/17 olarak saptanmıştır. Altmış yaş üzerinde ise hastalığın görülme riski her iki cins için de eşitlenmektedir. Menopoz sonrası dönemde koroner arter hastalığı kadınlar için önemli bir sağlık sorunudur. Bu dönemde ölümlerin yüzde25 nedenini oluşturmaktadır. Kadınlarda koroner arter hastalığı için en önemli risk faktörü hipertansiyondur. Kadınlarda yaşla birlikte ortaya çıkan hipertansiyon yetmiş yaş üzerindeki kadınların yüzde 80’inde görülmektedir. Diyabet de kadınlardaki koroner arter hastalığı riskini 3 kat artırmaktadır.

                          16 Ocak 2009

                          Comment

                          • SARAH
                            Uzman Üye
                            • Mar 2009
                            • 137

                            #14
                            Kalp krizi geni bulundu

                            Kalp krizi geni bulunduAMERİKALI bilim adamları, kalp krizi olup olmadığını önceden belirlemeye yarayacak bir gen tespit ettiklerini açıkladı.
                            GenetikKalp-Damar SistemiABD’nin Kuzey Carolina eyaletindeki Duke Üniversitesi’nde göreli Dr. Svati Shah ile Dr. Elizabeth Hauser’in yaptığı araştırmada, koroner damar hastalıkları geçmişi olan bin aileye incelemeye alındı. İncelemeler sonucunda, bir kişinin gelecekte kalp krizi geçirme riskini belirleyen bir gen tespit edildi. Bu gen sayesinde bir kişinin kalp krizi geçirme riskini ortaya koyacak testler geliştirilebilir.

                            Kaynak: Hürriyet Gazetesi

                            Comment

                            • SARAH
                              Uzman Üye
                              • Mar 2009
                              • 137

                              #15
                              Fazla uyu kalbini koru

                              Fazla uyu kalbini koru
                              Yeni yapılan bir araştırmaya göre fazla uyuyan kişilerde koroner atardamar kireçlenmesi görülme riskinin daha az olabileceği ortaya çıktı.
                              Kalp-Damar SistemiUykuAraştırma sonucunda her fazladan uyunan saat sonunda kişinin gelecek 5 yıl boyunca koroner atardamarlarında kireçlenme görülme riskinin %33 azaldığı görüldü. Uzmanlar uzun dönemde kalp krizi riskinin ve diğer kalp ve damar hastalıklarının görülme riskinin azalacağını belirtiyorlar.

                              Araştırma kapsamında koroner atardamarlarında kireçlenme olan 500 orta yaşlı kişi 5 yıl boyunca incelendi. Koroner atardamarlar kalp kaslarına oksijen bakımından zengin kan pompalayan damarlardır. Bu damarlarda plak oluşması durumunda damarlar daralır. Kalsiyum plak oluşumuna neden olan maddelerden biridir.

                              Araştırmanın başında ve sonunda katılımcıların koroner damarları incelendi. Ayrıca bileklerinde aktivitelerini ölçen bir cihaz takıldı ve uyku düzenleri takip edildi. Gruptakilerin ortalama olarak 6 saat uyudukları görüldü. Katılımcıların çok az bir kısmı günde 8 saat kadar uyuyordu.

                              5 yılın sonunda katılımcıların koroner atardamarları yeniden incelendi ve %12’sinin damarlarında kireçlenme görüldü. Günde ortalama 8 saat ya da daha fazla uyuyan kişilerinse damarlarının daha temiz olduğu gözlemlendi. Uzmanlar kesin bilgiler için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyorlar.


                              25 Aralık 2008

                              Comment

                              Working...