Demokrasi islamla bağdaşmaz. Ama islam sadece kurandan olmazsa, en iyi rejimdir!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #1

    Demokrasi islamla bağdaşmaz. Ama islam sadece kurandan olmazsa, en iyi rejimdir!

    SELAMUN ALEYKÜM,

    sevgili kardeşlerim,

    Bu makalede; Demokrasinin tanımıyla başlayarak, ülkemizdeki demokrasi anlayışının ve kendilerini demokrat diye niteleyen kimselerin, demokratlığı nasıl yorumladıkları, demokratlığı müslümanlığa nasıl yamamaya çalıştıklarına değinerek, demokrasinin müslümanlıkla çeliştiğini, islamda yeri olmadığı gösterilmeye çalışılmaktadır.

    Daha sonra; müslümanların mevcut şartlar değişmeden, demokratik sistemden çıkarak, mezhepçi islami rejim kurmaları halinde ise demokrasiden daha tehlikeli durumların yaratıldığını ortaya konacaktır.

    Müslümanların öncelikle, sadece kuran kaynaklı dini yaşayan bireyler ve toplumu oluşturamadıkça, demokratik sistemin daha iyi olacağı ispatlanırken, aynı zamanda; “demokrasiden çıkılmasını isteyen ve islam devleti olmasını dillendirenlerin, islami devlet konusunda ne kadar samimi oldukları ele alınacak ve bazı sorularla gerçekler tespit edilmeye çalışılacaktır.

    RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH'IN ADIYLA...


    Demokrasi, bildiğimiz gibi; toplumlarda çoğunluğun seçimine dayalı olarak kabul edilen yönetim kadrosunun, anlayışının hakim kılınmasıdır.

    Aslında, demokrasi için bu ideal tanımdır.

    Bizimki gibi çoğu ülkelerde, adına demokratik cumuhuriyette dense, bu yöntemle başa gelen iktidarlar ve görüşlerine tahammül edememek ve çeşitli baskı ve hilelerle, çeşitli kurum ve kadrolarla, çeşitli değişmez ilke ve devrimlere karşı olmakla iktidarları yıkılmak istenir.


    Ancak, ben burada işin siyasal çalım kısımları ile ilgilenmeyip, ideal olan tanımına rağmen demokrasinin islamla neden bağdaşmayacağını açıklamaya çalışacağım.

    Demokratik rejimin savunucuları, hangi görüş halkın çoğunluğu tarafından seçilirse onun iş başına gelmesi demek olan demokrasinin; bütün sistemlerden iyi olduğunu, en adil ve aslında islamında onayladığı bir sistem olduğunu iddia ederler.

    İslamdan olanların da demokrasi ile işbaşına gelebileceğini, bu nedenle herkesten önce müslümanların demokrat olması gerektiğini savunurlar.


    Peki, bunların bu sözlerinde samimi olup olmadıklarını görmeye çalışalım.

    Bunun kısaca ortaya konması için TAM BİR MÜSLÜMANA YAKLAŞIMLARINA BAKARAK hareket edeceğim.


    Müslüman kısaca; Allah'a, Son Peygambere, Kur'an-ı Kerim’e, ve Kur'an-ı Kerimin, yaşamamız Gereken Evrensel Bir Kitap olduğuna iman eden biridir.

    Şimdi böyle bir müslüman insanın demokrat olup, olamayacağını, demokrasinin ne olduğunu bilen demokratlara soruyoruz.

    Bu müslüman insanı demokrat kabul edebilir misiniz?

    Biraz daha açıklama yaparak, gerçek bir müslümanı örnekleyerek yeniden soralım.

    Demokrasiyi yere göğe sığdıramayıp, onu her sistemden üstün tutan sevgili demokratlar;

    Alemlerin Rabbi olan Allah'a, yerlerin ve göklerin yegane hakimi ve mutlak hüküm koyucusu olarak iman eden ve bu imanının bir ifadesi olarak “Hüküm Allah'ındır” diyen, son peygamber olan Resulullah (s.a.v.)'e bir önder, bir rehber, bir örnek olarak iman eden, Kur'an-ı Kerimin beyan ettiği her hükme “duyduk ve kabul ettik” diyerek iman eden ve Hakkın hükmüne rağmen halkın görüşünü değil, halkın görüşüne rağmen Hakkın hükmünü tercih eden bir insanı, bir Müslümanı, demokrat kabul edebilir misiniz?

    Buna cevap vermek yerine sorumuza siz de “BÖYLE DEMOKRATLIK MI OLUR!” diye soruyla cevap veriyorsunuz değilmi?

    Böyle demokratlığın olmadığını, olamayacağını bizler de biliyoruz. Biz biliyoruz da, Müslümanım diyen birçok şaşkına anlatamıyoruz!

    Çünkü onlar daha ziyade İslam'ın ve demokrasinin ne olduğu üzerinde durup, birbirine benzer ve birbirine paralel yönlerini ön plana çıkararak “Gerçek demokrasi İslam'dır, gerçek demokrat Müslümanlardır!” gibi acaip ifadeler kullanıyorlar!

    Oysa daha önce de belirttiğimiz gibi değerlendirme metodu olarak İslam'ın ve demokrasinin ne olduğu üzerinde değil, ne olmadığı üzerinde durulsa, bu mesele çok daha rahat çözümlenecektir.

    NİTEKİM, HAKKIN HÜKMÜNE RAĞMEN; HALKIN VEYA ÇOĞUNLUĞUN GÖRÜŞÜNÜ KABUL ETMEK İSLAM OLMADIĞI GİBİ, HALKIN ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜNE RAĞMEN HAKKIN HÜKMÜNÜ KABUL ETMEK DE DEMOKRASİ DEĞİLDİR

    Meseleyi daha fazla uzatmaya, karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getirmeye ne gerek vardır ki!

    Bir müslümanın, Toplumu yarınlarda İslam'ın adaletine kavuşturmak, toplumun yarınlarda Müslüman olmasını sağlamak (!) için, bugünkü Müslümanlığından vazgeçmesi, vazgeçebilmesi tabi ki mümkün değildir.

    Nitekim meclisteki demokratlara dönereki, bir müslümanın ; “Her şeyi hakkıyla bilen Allah (c.c.)'ın doğru dediğine yanlış, yanlış dediğine doğru diyen böyle bir kararı saygıyla karşılaması ve kabul etmesi mümkün değildir!” diyorum.


    Meclisten ortak bir haykırış. “Böyle demokratlık mı olur? Defol bu meclisten!”

    Bu müslüman ben isem; Allah'ın dininden değil, demokratların meclisinden kovulduğum için seviniyor ve hiç girmediğim meclisten dışarı çıkarak rabbime yöneliyorum.

    Apaçık bir anlatım ile, Kur'an-ı Kerim'e göre Müslüman olan bir insanın demokrat olmadığını, demokrat olamayacağını ifade etmemiz, dileriz ki demokratları sinirlendirmez!

    Akıllı insanlarda artık, birazcık dürüst olabilirlerse, müslümanların demokrat olamayacağını görürler.

    [/i]

    YIKMADAN ÖNCE, DAHA BÜYÜK PROBLEM YARATMADIĞIMIZDAN, KAOSA YOL AÇMAYACAĞIMIZDAN EMİNMİYİZ? :

    [I]Ancak, bu anlatılanlara göre, zamanımızdaki, müslümanlık anlayışı, mezhepçi anlayışlar tamamen terkedilip, sadece kuran kaynaklı olmadan önce; mevcut statükonun yıkılıp, yerine islami rejim, islami devlet, islami ülke oluşturulmasıda zamanımızdaki bilinen problemleri ortadan kaldırmadığı gibi aksine bunların azmasına ve kaos oluşmasına yol açar.

    O halde, otorite yada rejimi değiştirmek yerine, önce insanlar kendilerini kuran merkezli yaşamak üzere değiştirebilmeli, bu yaşamı becerebilen insanlar toplum olarak ondan sonra islami yani kuransal yönetimi isteyebilmelidir.
    Aksi halde, mevcut kalabalık müslümanlık anlayışına göre; ehli sünnet ve dışındakiler şeklinde başka ve daha tehlikeli ayrışmalar ortaya çıkarki, bu defa şimdiki şekle de razı olunsa, tekrar dönebilmek bile imkansız olur.

    Kendini değiştiremeyen müslümanların, toplumu, rejimi değiştirmeye hakları da olamaz. Herkes hak ettiği rejimle yönetilir, ilkesi gereği bunu düşünüp, akıl etmek ve değişemeyen toplum için imkansızı istemek akılsızlığında bulunmamak gerekir.

    ŞİMDİ ; MÜSLÜMANIM DİYENLERE VE İSLAMİ DEVLET İSTEYENLERE SORALIM VE SAMİMİ OLARAK CEVAPLARINI BEKLEYELİM.

    1- RABBİMİZİN TEK HÜKÜM KOYUCU OLDUĞUNU, ONUN BU YETKİYİ PEYGAMBERLERİNE DAHİ VERMEDİĞİNİ KABUL EDEBİLİRMİSİNİZ?
    2- HADİS, SÜNNET ADI ALTINDA KURANIN YANINDA; İNSAN GÖRÜŞLERİNİ DE DİNİ HÜKÜM OLARAK KABUL ETMEMEK GEREKTİĞİNİ KABUL EDEBİLİRMİSİNİZ?
    3- İSLAMDAN OLMAYANLARI YADA İSLAMDAN DÖNENLERİ, GERÇEKTEN “DİNDE BASKI YOKTUR” DİYEREK, İSTEDİKLERİ GİBİ YAŞAMALARINI KABUL EDEBİLİRMİSİNİZ? YOKSA; GELENEKÇİ HUYUNUZ DEPREŞİP; “MÜRTEDİN KATLİ VACİPTİR” DİYEN KUTUBU SİTTEYEMİ GEÇİŞ YAPMAK İSTERSİNİZ?
    4- BUHARİ, TIRMIZİ,MÜSLİM OLUŞACAK İSLAMİ YÖNETİMDE, HİÇ OLACAKTIR, KABUL EDEBİLİRMİSİNİZ?
    5- KURANI NESH EDECEK, RABBİMİZİN SÖZÜNÜ DEĞİŞTİRECEK UYDURUK KAYDIRIK HADİS RİVAYETLERİ DE OLMAYACAĞINDAN, ŞİMDİKİ GİBİ HER ŞEYİ YAPIPDA MÜSLÜMAN KALABİLMEK YERİNE, KURANA GERÇEKTEN UYARAK YAŞAYABİLECEKMİSİNİZ, UYMAZSANIZ MÜSLÜMAN OLAMADIĞINIZI KABUL EDEBİLECEKMİSİNİZ?

    Sorular, daha çoğaltılabilir, dileyen kardeşimiz buna ilave sorular yazsınlar. Ancak, sanırım bu sorulara olumlu cevap vermek , demokrasinin terki için yeterlidir.

    Buyurun şimdi sevgili Müslüman kardeşlerim, demokrasiyi eleştiren ve islami isteyen sizler, islam olan kuranın yaşanmasını gerçekten ne kadar istiyorsunuz, soruları cevaplayarak gösterin lütfen…


    Saygılarımla…
    aorskaya
    Last edited by aorskaya; 18. August 2012, 11:15 AM.
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #2
    Merhaba sayin aorskaya.

    Bu, keciboynuzu gibi bir demokrasi yazisi olmus. Bi gidim demokrasi bir sürü baska sey. O baska seyleri atmadan sizinle demokrasiyi müzakere etmek zor görünüyor. Onlari atmaya ise siz yanasmiyorsunuz. Ne yapacagiz bilmem.

    Örnegin ta en basta ettiginiz su RABBİMİZİN TEK HÜKÜM KOYUCU OLDUĞU sözü... Bakin bu, demokrasiyle zerrece ilgisi olmayan bir söz. "Insanlar yargic olamaz; HÜKÜM veremez!" iddiasiyla "Ali kafir oldu!" deyip Hz Ali'yi öldüren haricilerin sözü. Bu zirvaya Hz Ali'nin verdigi güzel bir cevap var. Elbet bilirsiniz.

    Bu hallere düsmeyelim diye hela bekciligi gibi ta en uctaki bir durumdan söz ettim. "Büyük kaca kücük kaca; buna kim hüküm verecek?" Onu bile ayetlere baglayip "Allah hüküm verecek," demeye getirdiniz. Demokrasi hela bekciligi ya da ailenin ic isleri ile degil DEVLETIN yönetimi ile ilgilidir. Hic olmazsa bunu göz önünde bulundursak?

    Haricilik böyle ayagimiza takilip dururken nasil müzakere edecegiz demokrasiyi Islam baglaminda? "Gelin, müzakere edelim!" dedigim icin kendimi söz vermis gibi de hissediyorum. Zor.

    Bayraminiz mübarek olsun.
    Last edited by Hasan Akçay; 19. August 2012, 03:36 AM.

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #3
      Demokrasi dahil her konuyu görüşebiliriz

      Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
      Merhaba sayin aorskaya.

      Bu, keciboynuzu gibi bir demokrasi yazisi olmus. Bi gidim demokrasi bir sürü baska sey. O baska seyleri atmadan sizinle demokrasiyi müzakere etmek zor görünüyor. Onlari atmaya ise siz yanasmiyorsunuz. Ne yapacaz bilmem.

      Örnegin ta en basta ettiginiz su RABBİMİZİN TEK HÜKÜM KOYUCU OLDUĞU sözü... Bakin bu, demokrasiyle zerrece ilgisi olmayan bir söz. "Insanlar yargic olamaz; hüküm veremez!" iddiasiyla "Ali kafir oldu!" deyip Hz Ali'yi öldüren haricilerin sözü.

      Bu hallere düsmeyelim diye hela bekciligi gibi marjinal bir durumdan söz ettim. "Büyük kaca kücük kaca; kim hüküm verecek?" Onu bile ayetlere baglayip "Allah hüküm verecek," demeye getirdiniz.

      Haricilik bu sekilde ayagimiza takilip dururken nasil müzakere edecegiz demokrasiyi Islam baglaminda? "Gelin, müzakere edelim!" dedigim icin kendimi söz vermis gibi de hissediyorum. Zor.

      Bayraminiz mübarek olsun.
      Selamlar, sevgili h.akçay,

      1- Bu, keciboynuzu gibi bir demokrasi yazisi olmus. Bi gidim demokrasi bir sürü baska sey.O baska seyleri atmadan sizinle demokrasiyi müzakere etmek zor görünüyor. demişsiniz.

      Biz her konuyu görüşebilirz. Buyurun, sizin bildiğiniz "demokrasi"yi yazınız. Keçi boynuzu demokrasi tanımınızı anlayamadım, ama onu da yazınızda açarsınız diye düşünüyorum. Yine yazıma itirazlarınızı, yanlış bulduğunuz kısımları alıntılayarak gösterirsniz sevinirim.

      2-"Allah hüküm verecek," demeye getirdiniz.
      Hüküm verecek demedim, zaten her konuda rabbimizin hükmü vardır, bizlerde o hükümler çerçevesinde kararlar alabiliriz dedim.

      3 Örnegin ta en basta ettiginiz su RABBİMİZİN TEK HÜKÜM KOYUCU OLDUĞU sözü... Bakin bu, demokrasiyle zerrece ilgisi olmayan bir söz.

      Rabbimizin tek hüküm koyucu olduğu doğrudur ve demokrasi ile ilgiside yoktur. Sözün demokrasi ile ilgisi olmak yerine, demokrasinin sözle ilgisi olması gerekirdiki, demokrasi de bu ilgiyi kuramamamıştır, bunun içinde güdük kalmaktadır.

      4 Bahsettiğiniz örnekteki haricilerin yanlışının bizim görüşmelerimizle ilgisi olmadan, konuları değerlendirelim.

      İslamda elbette yargıçlarda olacak ve hükümler verecektir. Ama, onların hüküm vereceği kaynaklar, kurana uygun olmak zorundadır. Örneğin, zina konusunda hüküm bellidir. Yargıçlarda bu konuda zinanın olup olmadığına delillere göre, deliller yoksa kuranda aranan özelliklerdeki şahitliklere göre karar vereceklerdir.

      Aksi halde, zinayı suç kabul etmeyen beşeri yasalara göre, zina edenleri aklamaları, beraat ettirmeleri onların islamla ilgisi olmadığını gösterecektir.

      Sizin demokrasi tanım ve anlatımınızı yazmanız ve hayırlı bayramlar dileklerimle...

      saygılarımla...
      aorskaya
      Last edited by aorskaya; 19. August 2012, 03:43 AM.

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #4
        aorskaya
        İslamda elbette yargıçlarda olacak ve hükümler verecektir. Ama, onların hüküm vereceği kaynaklar, kurana uygun olmak zorundadır. Örneğin, zina konusunda hüküm bellidir. Yargıçlarda bu konuda zinanın olup olmadığına delillere göre, deliller yoksa kuranda aranan özelliklerdeki şahitliklere göre karar vereceklerdir.

        Aksi halde, zinayı suç kabul etmeyen beşeri yasalara göre, zina edenleri aklamaları, beraat ettirmeleri onların islamla ilgisi olmadığını gösterecektir.
        ben şu yazıya birşey sormak istiyorum...
        -Zina yaparken, 1 saat zina yapanla tüm gece boyu zina yapan aynı cezayı mı alacak?
        -13-15 (hatta 6) yaşındakine zina yapanla 30 yaşındaki birisiyle zina yapan aynı sucu (100 er sopa) mı alacak.
        -Zİna yapılan kadın başına mı 100 sopa yoksa fiile mi? yani 4 kadınla zina yapsam 400 sopa mı yemem gerekecek. çünkü bu kadar darbe insanı ölüme götürür, sopa vurarak ölüm cezasıdır bu, 4 kadınla zina yapanı direk öldürebilir miyiz?
        -ve son olarak, evli bir insanın zinası ile bekarın zinası aynı mıdır?


        Kurana bağlı olarak ceza belirler misiniz?

        Comment

        • aorskaya
          Uzman Üye
          • Aug 2009
          • 932

          #5
          hiiic Nickli Üyeden Alıntı
          ben şu yazıya birşey sormak istiyorum...
          -Zina yaparken, 1 saat zina yapanla tüm gece boyu zina yapan aynı cezayı mı alacak?
          -13-15 (hatta 6) yaşındakine zina yapanla 30 yaşındaki birisiyle zina yapan aynı sucu (100 er sopa) mı alacak.
          -Zİna yapılan kadın başına mı 100 sopa yoksa fiile mi? yani 4 kadınla zina yapsam 400 sopa mı yemem gerekecek. çünkü bu kadar darbe insanı ölüme götürür, sopa vurarak ölüm cezasıdır bu, 4 kadınla zina yapanı direk öldürebilir miyiz?
          -ve son olarak, evli bir insanın zinası ile bekarın zinası aynı mıdır?


          Kurana bağlı olarak ceza belirler misiniz?
          Allah'ın selamı üzerinize olsun.

          Demokrasinin tanımıda dahil, islamla ilgisi olmadığı konusunda bir yazı yazmışım ve sevgili "hiiç" kardeşim, başka başlıkta demokrasinin islama uygun olduğunu savunurken, burada yazımdan alıntılarla itiraz ettiğiniz yerleri belirtmeyip, sadece zina ile ilgili bir örnek üzerinden sorular sormuşsunuz.

          Yine "bartsimpson" kardeşimizde size teşekkür ettiğine göre yazınızla aynı kanaate sahip olduğunu göstermiş.

          Sevgili kardeşlerim, burada demokrasi ile ilgili yazdıklarıma itirazınızı görmediğimden, daha önceki fikrinizi değiştirip değiştirmediğinizi de bilemedğimden, bu hususa ilişkin cevaplarınızı sonra vermek üzere, sizin sorularınıza geçiyorum.

          Öncelikle; yazınızda, sizde tekrar dikkatle incelerseniz, zinanın tanımını bilmeyen kimseler konumunda hareket ettiğinizi görürsünüzkü, bunu bilmediğinizi düşünmüyorum.

          Bunun yanısıra, bu soruların tarafınızdan sorulmasınıda manidar buluyorum. Ancak, konuyu kişiselleştirmek yerine; zina hükümlerini bilmeyen kimselerin de okuyabileceğini düşünerek (sizin sorularınızı kırmızı yazıyla alıntılayarak) cevaplamaya çalışıyorum.

          1- Zina yaparken, 1 saat zina yapanla tüm gece boyu zina yapan aynı cezayı mı alacak?

          Cevap: Kuranda zina için zaman vermediğine göre zinanın kendisi önemlidir, ne kadar sürdüğü değildir. Buna göre ikiside aynı cezayı alacaktır.

          2--13-15 (hatta 6) yaşındakine zina yapanla 30 yaşındaki birisiyle zina yapan aynı sucu (100 er sopa) mı alacak.

          cevap: Zina, gönüllü cinsel birliktelik demektir. 13-15 yaşındaki neyse de 6 yaşındaki biri zinayı gönüllü yapabilecek olgunluktamıdır size göre? Bunun zina olmadığını bilmeyeceğinize göre, konuyu hafife alma durumu yaratıyorsunuzki, büyük hata yapmaktasınız. Yine de bu soruyu ciddiye alıp yine de cevaplayayım.

          6 yaşındaki biri ile yapılan zina olmaz, tecavüz olur. Onun hükümleri de; 6 yaşındaki çocuk korunurken, tecavüzcüye zina cezasına ek olarak ayrıca (gasp, darp unsurlarıda dikkate alınarak) kısas cezalarını da hükmetmeyi gerektirir.

          13-15 yaşındaki birinin ise zinayı istemesindeki olgunluk durumu ilgili kurumlar tarafından tespit edilerek karara varılabilir.


          3- -Zİna yapılan kadın başına mı 100 sopa yoksa fiile mi? yani 4 kadınla zina yapsam 400 sopa mı yemem gerekecek. çünkü bu kadar darbe insanı ölüme götürür, sopa vurarak ölüm cezasıdır bu, 4 kadınla zina yapanı direk öldürebilir miyiz?

          Zina cezası fiile bağlı olarak ortaya çıkar. Zina edenlere 100 sopa vurulur, yani bir erkeğe de 100 sopa, diğer 4 kadına da 100 sopa...

          400 sopanın ölüme götüreceğini siz hangi kesinlikte tespit ettiğiniz hatanıza bakmadan, alaycı bir üslupla, direk öldürme teklifini soru olarak yönelttiğinizi söyleyebilirmisiniz, bu alaycı tavıra niçin gerek duyuyorsunuz?

          Burada islami konulardan bahsediyorsak, her görüşü ciddi olarak ele alıp değerlendirmek zorunda değilmiyiz? Kafamızdaki cevapla karşılaşmayınca, onu anlamaya gayret etmeyi bırakıp, başka sorular sormak doğru değildir.

          Size göre bir yanlış varsa, size düşen bu kısmı alıntılayıp doğrusunu göstermektir. Lütfen, islamdan konuştuğumuzu unutmayalım.


          4--ve son olarak, evli bir insanın zinası ile bekarın zinası aynı mıdır?

          Evli-bekar ayrımı olmadan zina cezası 100 sopadır.

          Evet sevgili kardeşlerim, siz yazılanlardan farklı olarak zina cezası düşünüyor yada yada ceza olmayacağını kabul ediyorsanız, sizin cevabınızı alalaım.

          saygılarımla...
          aorskaya
          Last edited by aorskaya; 21. August 2012, 11:58 PM.

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #6
            2. soruyu yanlış anladığın bir yana, anladığın gibi de yorumlamışsın.

            Sana sorduğum şu... 6 yaşındaki bir çocukla zina yapanın suçu nedir? 100 sopa mı?
            yoksa reşit olmayan birine yaptığı için cezası daha mı ağır?
            **********

            ve cevaplarında şunu kullanmışsın;

            13-15 yaşındaki birinin ise zinayı istemesindeki olgunluk durumu ilgili kurumlar tarafından tespit edilerek karara varılabilir.
            Hani kurumlar taguttu? Hani bütün hükmü kurana göre verecektin?
            ??

            eğer fikrini değiştirdiysen ve laik kurumların olması gerektiğini de anladıysan sanırım açtığın konuyu tekrar gözden geçirebilirsin.


            ****

            3. soruyu da daha net anlayacağın şekilde değiştireyim. Bir adam 1o farklı kadınla zina yaptı... 100 sopa mı yiyecek yoksa bin sopa mı? herhalde artık laf eğip büküp bir yere kaçamazsın, 1000 sopa insanı öldürür...

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #7
              Selamlar,
              Başka konularda çok mantıklı yazılarınızı gördüğümden, buradaki soruları gerçekten sormuş olabileceğinize inanamıyorum. Ama karşımda da sizin sorularınız olarak gerçekliğini koruduğu için bir defa daha sorularınıza tek tek verdiğim cevapları yazayım.

              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
              2. soruyu yanlış anladığın bir yana, anladığın gibi de yorumlamışsın.

              Sana sorduğum şu... 6 yaşındaki bir çocukla zina yapanın suçu nedir? 100 sopa mı?
              yoksa reşit olmayan birine yaptığı için cezası daha mı ağır?
              **********
              Bu soruyu yanlış anladığımı nereden çıkardınız? Sanırım bu soruya verdiğim cevabı tam olarak görmediğiniz için bunu tekrar sorabildiniz. Bu sorunuza verdiğim cevabı tekrar alıntılamadan önce bir hususu tekrar hatırlatayım.

              Zina tarafların gönüllü ilişkisine denir. Tarafların gönülsüz ilişkisine ise tecavüz denir. 6 yaşındaki birinin gönüllü ilişki kuracağı düşünülemeyeceğine göre sizin sorunuz da zina değil tecavüz sorulmaktadır. Şimdi bunu daha önce de açıklayan cevabımı tekrar alıntılıyorum.

              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
              cevap: 6 yaşındaki biri zinayı gönüllü yapabilecek olgunluktamıdır size göre? Bunun zina olmadığını bilmeyeceğinize göre, konuyu hafife alma durumu yaratıyorsunuzki, büyük hata yapmaktasınız. Yine de bu soruyu ciddiye alıp yine de cevaplayayım.

              6 yaşındaki biri ile yapılan zina olmaz, tecavüz olur. Onun hükümleri de; 6 yaşındaki çocuk korunurken, tecavüzcüye zina cezasına ek olarak ayrıca (gasp, darp unsurlarıda dikkate alınarak) kısas cezalarını da hükmetmeyi gerektirir.
              Görüldüğü gibi sorunuz yeterince anlaşılmış ve ilişki için oluşan darp, gasp vb. unsurlar da dikkate alınarak zina cezasına ek olarak kısas cezaları da verilir denmiştir.


              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
              ve cevaplarında şunu kullanmışsın;
              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
              13-15 yaşındaki birinin ise zinayı istemesindeki olgunluk durumu ilgili kurumlar tarafından tespit edilerek karara varılabilir.
              Hani kurumlar taguttu? Hani bütün hükmü kurana göre verecektin?
              ??

              eğer fikrini değiştirdiysen ve laik kurumların olması gerektiğini de anladıysan sanırım açtığın konuyu tekrar gözden geçirebilirsin.
              Benim yazımda, demokrasi ile yönetilen ülke kurumlarından değil, kuran şeriatına göre oluşturulan İslami yönetim kurumlarından bahsedildiğini atlamışsınız. Kuran şeriatına göre oluşan kurumlar tağuti olmaz. Gördüğünüz gibi bütün hüküm kurana göre verilmektedir.

              Ayrıca, demokratik te olsa beşeri sistemin kurumlarının, örneğin; faizin haramlığının, zinanın suç oluşunun tersine, banka ve finans kurumları aracılığıyla faizsiz ekonomi bırakmadığını, erkeklerin taciz, sapkınlık ve tecavüzlerini önlemek adına, erkekleri caydırıcı tedbirler almak yerine; onlara hizmet eden genelevleri açarak, adeta ödüllendirir biçimde kadınlar sunmasını siz tağuti bulmuyormusunuz, islamdan olduğunumu düşünüyorsunuz?


              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
              3. soruyu da daha net anlayacağın şekilde değiştireyim. Bir adam 1o farklı kadınla zina yaptı... 100 sopa mı yiyecek yoksa bin sopa mı? herhalde artık laf eğip büküp bir yere kaçamazsın, 1000 sopa insanı öldürür...
              Sizin gibi, demokrasinin islamdan olduğu görüşünü benimsemeyip, aksine islamla bağdaşmadığını yazmam üzerine, yazılarınızdaki; “3. soruyu da daha net anlayacağın şekilde…” ve “lafı eğip büküp bir yere kaçamazsın” ifadenizden kızgınlığınızı görmekteysem de, kuran gerçekleri karşısında, sizi kırmak pahasına bunları dillendirmem gerekmektedir.

              Şimdi cevabımı vereyim:

              Bir adam 10 farklı kadınla ayrı ayrı zina yapıp yakalandığında her biri için ayrı ayrı ceza alacaktır. İlk zinasında yakalandıktan sonra aldığı cezaya rağmen yine yakalanırsa ceza alacağını bile bile 10 defa zina yapmayı göze alan birisi içinde herhalde 100 sopalık cezalar verilmesine adil değildir demeyeceksinizdir değilmi?

              Eğer bu cezalar yüzünden ölecek duruma gelecekse, suç kuranın olmayacak, bunu bilerek yapan kimsenin olacaktır. Ayrıca, bu cezadan kurtuluşta yada hafifletmede olmayacağını, acımadan toplumdan tanıklar huzurunda yağılmasını özelliklede sağlamak rabbimizin emridir.

              Eğer 10 defa zina yapıpda alacağı cezalar yüzünden ölüm tehlikesi oluşma ihtimalinin yükselmesi yüzünden, kuran suçlanacaksa, bir kimse 1 zina ile yetinmeyip, ölüm tehlikesi yüzünden cezadan kurtulmak için 10 defa zina yapmaya çalışacaktır ve bu da cezanın caydırıcılığını sakatlamak bir tarafa adalet ilkesini de yok edecektir.


              Şimdi ben size izninizle sorayım;

              1- Bütün bunları, siz de kurandan çıkarabilecek durumdayken, bu konuda bana neden soru açtınız? Beni bu kısımda bilgisiz yakalasaydınız, bu demokrasinin islamla uygun olduğunun kanıtımı olabilecekti?
              2- Siz, kurandaki cezaları, örneğin zina cezasını, adilmi bulmuyorsunuz, çağdaşmı bulmuyorsunuz, insanimi bulmuyorsunuz?
              3- Yoksa, kurandaki cezaların evrenselliği gereği bu güne taşınmasını anlamakmı istemiyorsunuz?
              4- Tck, medeni kanun vb. kanunların, kurandaki hükümlerden daha adil olduğunumu düşünüyorsunuz?
              5- Son olarak; Allah'ın emirlerine ters de düşse halkın çoğunluğunun görüşünün galip gelmesi demek olan demokratik sistemmi önemlidir, yoksa halkın çoğunluğu istese de, çoğunluğun görüşü Allah'ın emrine ters ise Allah'ın emirlerini yerine getiren şer'i sistemmi önemlidir?



              Buyurun sevgili kardeşim, şimdi siz, lafı eğip bükmeden soruları cevaplayabilirmisiniz?

              Selamlar…
              aorskaya
              Last edited by aorskaya; 24. August 2012, 12:16 AM.

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #8
                hala gölüllülük arıyorsun ...
                Belki bilmediğinden belki anlamak istememenden ama küçük yaşta zina yapanlar (kesinlikle gönüllü) çocuklar var. şu aşağıdaki resimde dünyanın en küçük anne ve babasını görüyorsun. Senin şeriatına göre yaşasalardı ikisininde 100 er sopa yemesi gerekiyordu.



                Tekrar soruyorum.
                Hüseyin Üzmezin 13 yaşında (çocuğun kendi isteğiyle ilişkiye girdiği için mahkemece ceza almadı) nikah kıymaksızın zina yaptığı çocuk sonucu bu adamın kaç sopa yemesi gerek? 100 mü? çocuk kendi isteğiyle girmiş...
                eğer 100 diyeceksen ki ayetten anladığınla bunu demen gerek. Bu adil midir? Daha cocuk yaşta birisiyle zina yapana da ergin insan gibi 100 sopa vurmak adaletsizlik değil midir? Sübyancı ile zinakarı aynı kefeye koyuyor bu anlayış.

                Bütün bunları, siz de kurandan çıkarabilecek durumdayken, bu konuda bana neden soru açtınız? Beni bu kısımda bilgisiz yakalasaydınız, bu demokrasinin islamla uygun olduğunun kanıtımı olabilecekti?
                Yukarıda yazdığım da dahil sorfuğum soruların hicbiris Kurandan çıkarılamaz. O konularla ilgili herhangi bir düzenleme yoktur. Zamanın ve toplumların ahlak anlayışları, kültürleri ve gerekliliklerine göre şekiillenmesi için serbest bırakılmıştır. Bu konuların cezası demokratik anlayışla konulur. Kaldırılır yada değiştirilir.
                ALlahın bizlere emrettiği şey, ulu orta zinanın cezasıs kalmaması, cezanın ise caydırıcı etkisinin olması... Bunun dışında detayları toplum belirleyecektir.

                Siz, kurandaki cezaları, örneğin zina cezasını, adilmi bulmuyorsunuz, çağdaşmı bulmuyorsunuz, insanimi bulmuyorsunuz?
                Zina (keza zinanın ne olduğunu da acaba biliyormuyuz) cezasız kalmamalı. Ancak şeriati ceza veriyorum diye zina yapanı soyup kalın bir sopayla inlete inlete vurmak da ne çağın ne de insan vicdanının parçasında var.

                Yoksa, kurandaki cezaların evrenselliği gereği bu güne taşınmasını anlamakmı istemiyorsunuz?
                sizin (şeriat isterükcülerin) Kurandaki cezaların ne olduğunu anlamadığınızı söylüyorum.
                ne el kesmeyi, ne de sopa vurmayı anlamadınız. Kuranda kullanılan sayıların (neden 100) bile ne manaya geldiğini bilmediğinizi iddia ediyorum.

                Son olarak; Allah'ın emirlerine ters de düşse halkın çoğunluğunun görüşünün galip gelmesi demek olan demokratik sistemmi önemlidir, yoksa halkın çoğunluğu istese de, çoğunluğun görüşü Allah'ın emrine ters ise Allah'ın emirlerini yerine getiren şer'i sistemmi önemlidir?
                Eğer Allahın emri olduğunu iddia ettiğiniz belgeler haksızlığı ya da güçsüzün ezileceği kurallar içeriyorsa o kitaba iman etmek asıl kafirliktir. Bir kanunun Allahın emri olup olmadığını nasıl anlayacaksın? eğer ben düşünmem önüme ne gelirse alırım diyorsan, bizim incile iman eden hrisstiyandan ne farkımız var. Onlar da ALlahın emri zannederek pavlusun kitabının peşinden gidiyorlar... Ya biz de Allahın emri zannederek muaviyenin kitabının peşinden gidiyorsak?

                Allahın emri Zina cezasında da adaletsiz eşitsiz emir buyurmaz. Eğer bu kanun Allahın kanunuysa bulunamaz. Bulunursa yine Allahın emri gereği o dinden çıkmak gerekir ki bunu Allah emrediyor(onda birçok çelişki bulurdunuz ayeti)...

                Gelelim vermediğin cevaplara.
                -çocuğu kandırıp zina yapan ile ergini kandırıp zina yapanın cezası aynı olamaz...
                -sadece 1 gün için zina yapmış olanlarla, gizli gizli günlerce zina yapmışın cezası aynı olamaz...
                -sonucu bakımında çevresine ve topluma farklı zararlar veren zinaların da cezası farklıdır...
                -keza bu tamamen şahsi düşüncem: toplumun yöneticileri ile yönetilenlerinin zinası bile aynı cezalandırılamaz. Efendiler ve aydınlar, topluma yol göstermesi gerekenlerin suçları daha ağırdır.
                -Öğretmen ile öğrencinin, parton ile işçinin, üst ile astın, hür ile kölenin bile zina günahları farklıdır... birisi imkanlarını kötüye kullanıyordur.
                -evde yapılan zina ile sokakta yapılan zinanın cezası aynı olabilir mi? ya mescitlere yapılana da mı 100 sopa? acil önemli noktalarda yapılırsa? vs.
                -hatta zina sebepleri farklı olanların cezası bile aynı olamaz.
                v.s. örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısaca adalet işi biz insanların imtahanı için vardır. Bütün bunlar için şerri hüküm gelecek olsaydı bunu yazmaya denizler mürekkep olsa yetmezidi. Allah temel çerçeveyi bildirmiş ve içini temiz niyetlerle adilce doldurmamız için biz yeryüzü halifelerinin ellerine bırakmıştır. işte bu hüküm verme sistemi ise ancak demokrasiyle (halkın eşit ve adilane katılımıyla) alınan kararlarla adilce mümkün olur. ZÜmreler yada imparatorların yada kendisini Allahın halifesi diye tanıtan şeytanların değil.
                Last edited by hiiic; 24. August 2012, 03:54 AM.

                Comment

                • aorskaya
                  Uzman Üye
                  • Aug 2009
                  • 932

                  #9
                  Allah'ın selamı üzerinize olsun,

                  Sevgili kardeşlerim, yazımda aksi belirtilmedikçe konu anlatımlarım kurana göre olması gerekenler şeklinde benim kişisel görüşlerimdir. Demokrasi yada başka insan sistemlerine ilişkin olumlu olumsuz görüşlerim ise bunlara değinilerek belirtilmeye çalışılmıştır.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  hala gölüllülük arıyorsun ...
                  Belki bilmediğinden belki anlamak istememenden ama küçük yaşta zina yapanlar (kesinlikle gönüllü) çocuklar var. şu aşağıdaki resimde dünyanın en küçük anne ve babasını görüyorsun. Senin şeriatına göre yaşasalardı ikisininde 100 er sopa yemesi gerekiyordu.
                  Selamlar, anlaşılıyor ki konunun tam oturması için İslam hukukunun biraz daha detaylı anlatımına ihtiyaç vardır.

                  1- İslamda da; aynen insan yapımı medeni hukuklarda olduğu gibi, tarafların kendisini borç, yani edim altına sokabilmesi için “olgunluk” şartı vardır. Eylemlerinin doğuracağı sonuçları kestiremeyen, kaldıramayacak durumda olanların irade beyanları olsa bile bunlar sakat olur, geçersiz olur.

                  İşte bu nedenledir ki, çocuklar olgunluğa (sadece cinsel olgunluk değil) ulaşmadıklarından onların gönüllü katılımlarından bahsedilemez.

                  Yani, çocuklar gönüllü olarak bir ilişkiye girseler dahi, onların olgun olmamaları yüzünden gönüllü olduğu kabul edilemez.

                  Bu nedenle de medeni hakları kullanım ehliyetine sahip olmayan çocuklara ceza verilemez. Bu çocuklarla ilişkiye giren ve olgun durumda bulunan kimselere tek taraflı olarak ceza verilir.

                  KISACA GÖNÜLLÜLÜK, OLGUN KİMSELER İÇİN GEÇERLİDİR. ÇOCUKLAR İÇİN DEĞİL…

                  2- Dünyanın en küçük anne ve babası denilen çocuklara islama göre ceza veilmesinin sözkonusu bile edilemeyeceği bir tarafa, bunların bu duruma düşmelerine sebep olanların kovuşturulmaları gerekir. Bu konudaki ihmal, teşvik yada suçları olup olmadığına bakılır ve ona göre sorumlulukları araştırılır.

                  3- Senin şeriatına göre yaşasalardı ikisininde 100 er sopa yemesi gerekiyordu. Demişsin.

                  Öncelikle, öfkeniz aklınızı örtmesin, benim şeriatım değil, kuran şeriatı söz konusudur. kuran şeriatına göre de bunlar olgun kimseler olmadıklarından ceza almaları söz konusu bile değildir.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Tekrar soruyorum.
                  Hüseyin Üzmezin 13 yaşında (çocuğun kendi isteğiyle ilişkiye girdiği için mahkemece ceza almadı) nikah kıymaksızın zina yaptığı çocuk sonucu bu adamın kaç sopa yemesi gerek? 100 mü? çocuk kendi isteğiyle girmiş...
                  eğer 100 diyeceksen ki ayetten anladığınla bunu demen gerek. Bu adil midir? Daha cocuk yaşta birisiyle zina yapana da ergin insan gibi 100 sopa vurmak adaletsizlik değil midir? Sübyancı ile zinakarı aynı kefeye koyuyor bu anlayış.
                  Bu soruyu bana sormak yerine kendine sorman gerekiyordu!

                  “Çocukta gönüllü ilişkiye girdiği” gerekçesiyle ondan faydalanan azgına ceza verilmeyişi nasıl kabul edilebilir? Bu sizin savunduğunuz hukukun acizliğini göstermezmi?


                  Bu adamın suçunu iyice incelersen, olgun olan birininde rızasıyla girdiği ilişki değildir. Bu adamın ilişkisi zina değildir. Bu adam sübyancılık yapmıştır.

                  İslam hükümlerinde; "bu adamın yaptığı yıkımlar, psikolojik travmalarda dikkate alınarak, zina cezası (100 sopa) yanında ek cezalar belirlenirdi."

                  Siz cinsel ilişkiye zina demeyi bırakın artık.

                  Çünkü zina; kendilerini edim altına sokacak olgunluktaki tarafların gönüllü girdiği cinsel ilişkidir. Taraflardan birinin olgun olsa bile gönülsüz ilişkisi ile, olgun olmayan çocukların, olgun olmayan akıl özürlülerin gönüllü ilişkisi de zina değildir. Tecavüz ve yanında diğer suçlar vardır.

                  Gördüğünüz gibi, İslamda; zina edenle sübyancı aynı kefeye konmuyor.

                  Ama, insan yapımı hukukta kefeye bile konmayabiliyor değilmi?

                  Şimdi, siz kefeye bile konmadığını atlayacakmısınız, yoksa kefeye koyup iyice tartacakmısınız? Eee, kefeye koyacaksanız, savunduğunuz hukukun kararını ne yapacaksınız? Çok fazla şey demenize gerek yoktur, “sadece güdük kaldığını” bilin yeter.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Yukarıda yazdığım da dahil sorfuğum soruların hicbiris Kurandan çıkarılamaz. O konularla ilgili herhangi bir düzenleme yoktur. Zamanın ve toplumların ahlak anlayışları, kültürleri ve gerekliliklerine göre şekiillenmesi için serbest bırakılmıştır. Bu konuların cezası demokratik anlayışla konulur. Kaldırılır yada değiştirilir.
                  ALlahın bizlere emrettiği şey, ulu orta zinanın cezasıs kalmaması, cezanın ise caydırıcı etkisinin olması... Bunun dışında detayları toplum belirleyecektir.
                  Kuranın açık hükümlerinden biri olan zina ve cezasının belirtilmesine rağmen, Zina eyleminin; hala toplumların zamana göre bile değişen kültür ve ahlaki kabullerine göre suç kabul edilip edilmemesi gerektiğinimi savunuyorsunuz?

                  Hem bunu savunup, hemen arkasından da; “ALlahın bizlere emrettiği şey, ulu orta zinanın cezasıs kalmaması, cezanın ise caydırıcı etkisinin olması... Bunun dışında detayları toplum belirleyecektir. “diyerek, toplumun ceza vermemesini kabul edilebilir, bu yöndeki hükümleri Allah’ın hükümleri üstünde tutabilirsiniz öylemi?

                  Hep eleştirdiğiniz, rivayetler/atalar dini yaşayanlardan ne farkınız kalıyor o zaman? Onlarda, rivayet hükümlerini kuran hükümlerine baskın kılıp, o hükümlere ayetleri neshettirirken, siz de toplumların hükümlerine neshettirdiğinizi görebiliyormusunuz?

                  Nikahsız birlikteliklere ses çıkarılmazken, imam nikahlı (sadece imam nikahı yanlıştır, o ayrı konu ama) birlikteliklere neden ceza verilmektedir? İmam nikahlı birliktelik ötekine göre daha iyi değilmidir? Hiç değilse ilişki iki kişi arasında ve bazı katlanmaları gerektirirken, diğerinin hiçbir sonucu olmamasına rağmen, tersine ceza belirlenmesi nasıl bir mantık, nasıl bir hukuk anlayışıdır, anlayan lütfen açıklasın…

                  Ayrıca;
                  1- çok uzağa gitmeden, bizim toplumumuzda, zina için ceza belirlemesi varmıdır?
                  2- Yoksa, kimseyi rahatsız etmedikçe zina serbestmidir? Ülkemizde zinanın cezası olmadığına göre, rabbimizin yukarıda kendinizin belirttiği ceza verilmesi emrinin yerine getirilmemesini bir Müslüman olarak nasıl kabul edebiliyorsunuz?
                  3- Rabbimizin emri, çağdışı olduğundan toplum kabulünümü onaylıyorsunuz?


                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Zina (keza zinanın ne olduğunu da acaba biliyormuyuz) cezasız kalmamalı. Ancak şeriati ceza veriyorum diye zina yapanı soyup kalın bir sopayla inlete inlete vurmak da ne çağın ne de insan vicdanının parçasında var.
                  1- Zina cezasız kalmamalı ise ülkemizdeki zinanın cezasız kalmasını görmeyip, demokrasinin hala nasıl islama uygun olduğunu söyleyebiliyorsunuz!

                  2- Sopa ile vurmak, çağın ve insanın vicdanınında yok öylemi?

                  Siz, çağın ve insanların kendi hükümlerinin baskın olmasını kabul ediyorsanız, kurana ters düştüğünüzü görebiliyormusunuz? Kurana ters düşen, kuran hükümleri yerine, insan hükümlerini geçerli kılan, onları üstün gören biri Müslüman olabilirmi?

                  Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun.
                  Eğer ALLAH’a ve o son güne inanıyorsanız, ALLAH’ın hükmünü yerine getirirken onlara karşı yumuşamayın.
                  İnananlardan bir takım da onlara yapılan azabı gözleriyle görsün
                  [nur suresi 2. ayet]

                  Kuranın vicdanı, Rabbimizin emri yukarıdadır.

                  Emirde; zinaya hem 100 sopa, hem de bunun toplumun gözü önünde ve acımadan yerine getirilmesi istenilmektedir. Siz hala, bu emirleri zamanımızda çağdışı, yani ilkel buluyor veya vicdanınıza yediremiyorsanız, kurana göre durumunuzu yeniden gözden geçirmenizi öneriyorum.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  sizin (şeriat isterükcülerin) Kurandaki cezaların ne olduğunu anlamadığınızı söylüyorum.
                  ne el kesmeyi, ne de sopa vurmayı anlamadınız. Kuranda kullanılan sayıların (neden 100) bile ne manaya geldiğini bilmediğinizi iddia ediyorum.
                  1- Ben, ne idüğü belirsiz “şeriat isterükçü” değilim.

                  Önce bu algınızı değiştirin. Demokrasi ve laikliğin islamla ilgilerinin anlatıldığı yazılarımın bitişindeki sorularıma bakarsanız, şeriatın nasıl olması gerektiğini görürsünüz.

                  Ne kuranı devre dışı bırakan rivayetlerin şeriatını, ne de kuranı semboller kitabı haline getirenlerin görüşlerinin şeriatının şeriat olmadığını anlayınız artık.

                  Ayrıca; Müslümanlar daha islamın tek kaynağının kuran olduğunda anlaşamazken, tek kaynak kuran diyenlerde, kurandaki kıssaların gerçekliği yada hikaye olduğu konusunda anlaşamazken, zaten şeriat gelmez ve bu şartlarda gelende şeriat olmaz. Bu nedenle, kimsenin korkmasına gerek yoktur.

                  Ama, asıl kuran şeriatından korkulmasına da hiç gerek yoktur.

                  Bundan ancak, ya kuranı bilmeyen ve şeriatın sadece acımasız cezalandırma hükümleri olduğunu sanan cahiller korkar, yahut da kuran hükümlerine göre yaşamak istemeyenler korkar.


                  2- Kuranda kullanılan sayıların (neden 100) bile ne manaya geldiğini bilmediğinizi iddia ediyorum. Demişsiniz.

                  Şimdi ben dinden konuşmayı bırakıp, bu sözünüz yüzünden sizinle kişisel polemikleremi gireyim. Bunu yapmanın kimseye kazandıracağı olmayacağından cevaplamaya gerek duymuyorum.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Eğer Allahın emri olduğunu iddia ettiğiniz belgeler haksızlığı ya da güçsüzün ezileceği kurallar içeriyorsa o kitaba iman etmek asıl kafirliktir. Bir kanunun Allahın emri olup olmadığını nasıl anlayacaksın? eğer ben düşünmem önüme ne gelirse alırım diyorsan, bizim incile iman eden hrisstiyandan ne farkımız var. Onlar da ALlahın emri zannederek pavlusun kitabının peşinden gidiyorlar... Ya biz de Allahın emri zannederek muaviyenin kitabının peşinden gidiyorsak?
                  “Eğer Allahın emri olduğunu iddia ettiğiniz belgeler…” diyerek devam etmişsiniz.

                  Sevgili kardeşim, ben hangi belgelerden bahsetmişimde, bunu söylüyorsunuz… Ben yazımda sadece kurandan bahsettim, sadece kuranı kaynak aldım. Başka belge melge, söz yada rivayet falan kullanmadım. Bu nedenle, yukardaki sözleriniz yerinde değildir.

                  İslam= kurandır. Benim için başka kaynak, belge, kişi, kurum yoktur…


                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Allahın emri Zina cezasında da adaletsiz eşitsiz emir buyurmaz. Eğer bu kanun Allahın kanunuysa bulunamaz. Bulunursa yine Allahın emri gereği o dinden çıkmak gerekir ki bunu Allah emrediyor(onda birçok çelişki bulurdunuz ayeti)...
                  Zina cezası kuranda, “kadın, erkek yada evli, bekar ayrımı olmadan 100 sopadır” ve görüldüğü gibi adildir. Kuran dışında başka şeyi referans almadığıma göre bunu alanlar düşünsünler.

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  Gelelim vermediğin cevaplara.
                  -çocuğu kandırıp zina yapan ile ergini kandırıp zina yapanın cezası aynı olamaz...
                  -sadece 1 gün için zina yapmış olanlarla, gizli gizli günlerce zina yapmışın cezası aynı olamaz...
                  -sonucu bakımında çevresine ve topluma farklı zararlar veren zinaların da cezası farklıdır...
                  -keza bu tamamen şahsi düşüncem: toplumun yöneticileri ile yönetilenlerinin zinası bile aynı cezalandırılamaz. Efendiler ve aydınlar, topluma yol göstermesi gerekenlerin suçları daha ağırdır.
                  -Öğretmen ile öğrencinin, parton ile işçinin, üst ile astın, hür ile kölenin bile zina günahları farklıdır... birisi imkanlarını kötüye kullanıyordur.
                  -evde yapılan zina ile sokakta yapılan zinanın cezası aynı olabilir mi? ya mescitlere yapılana da mı 100 sopa? acil önemli noktalarda yapılırsa? vs.
                  -hatta zina sebepleri farklı olanların cezası bile aynı olamaz.
                  v.s. örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısaca adalet işi biz insanların imtahanı için vardır. Bütün bunlar için şerri hüküm gelecek olsaydı bunu yazmaya denizler mürekkep olsa yetmezidi. Allah temel çerçeveyi bildirmiş ve içini temiz niyetlerle adilce doldurmamız için biz yeryüzü halifelerinin ellerine bırakmıştır. işte bu hüküm verme sistemi ise ancak demokrasiyle (halkın eşit ve adilane katılımıyla) alınan kararlarla adilce mümkün olur. ZÜmreler yada imparatorların yada kendisini Allahın halifesi diye tanıtan şeytanların değil.
                  Bu kısımlarla ilgili ne konu açıldı ne de soru soruldu! Aksi takdirde mutlaka cevaplamaya çalışırdım.

                  Burada yazdıklarınız kısmen doğru olmaktadır.Burada yazılanları da kısaca toparlamak gerekirse;


                  1- Zina olması halinde, zinanın nerede yada kimlerce olup olmamasına bakılmaksızın, adil bir şekilde 100 sopa cezası belirtilen şekilde uygulanır.

                  2- Bu zina edenlerden bazılarının durumu, zinanın sonuçlarından başka, diğer insanları yada toplumu ilgilendiren başka olumsuz sonuçlarda doğuruyorsa, bu durumlarda zinadan bağımsız olarak ele alınır ve ayrıca cezalandırılır.

                  3- Dolayısıyla, insanlar işledikleri suçlar yüzünden, sonuçları başkasını da ilgilendiren zararlara neden olmuşlarsa onun tazmini için gereken bedeli öderler.


                  İşte islamın adaleti böyle üstündür.


                  Saygılarımla…
                  aorskaya
                  Last edited by aorskaya; 24. August 2012, 11:58 AM.

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #10
                    100 sopa yok arkadaşım 100 sopa yok.

                    100 sopa atın demek,rezil edin demektir. Keza H.Üzmez yeterince rezil oldu. ve ona gereği gibi ceza vermeyen hukuk CUmhuriyet hukuku değil, satılmış şeriatcıları ele geçirdiği hukuktur. O hukukla hizbullahcıları bile hapisden çıkardılar. Laiklği kafirlik benimseyip "ya müslümansın ya laik" naraları atanların kayırmacı hukukudur o üzmeze ceza aldırmadan, 100 sopasını (rezilliğini) de tatmasına fırsat vermeyen hukuk...

                    Laik hukuk olsaydı din adamları yaptıkları rezillikleri bu kadar kolay gizleyemezdi. Halkın gözü önünde rezilliği tadarlardı.
                    ...

                    Bu şeriatı cezasıdır. Hukuki cezası ise laik sistemde adilce verilecektir. İster din adamı olsun isterse PEYGAMBER olsun, laik hukuk adam kayırmaz. Sadece şeriatcılar kendi iplerinde oynayan cambazları kayırırlar, kayırıyorlarda... İnsanları dolandırmalarına kandırmalarına rağmen hala şeyhler ve din tacirleri ortalıkda cirit atıyor, pek çoğuda müritleriyle zina yapıyor.

                    ***
                    Eyüp peygambere ayağını yere vur dediği zaman siz fiilen ayağını yere mi vurdu sanıyorsunuz? Karına bu sopaları birleştirip vur dediğinde karısına sopa mı vurdu zannediyorsunuz?
                    Zİna yapana 100 sopa vurun dediğinde çıkarıp meşin sopayı fiziken vurulacağını mı zannediyorsunuz?

                    evet hem bunları zannediyorsunuz, hemde şeriatcılık yapıyorsunuz. Zaten her dönem Allahın vahyini bozup dinleri ve insanları yoldan çıkaran kişiler malesef o vahyi anlamayanlar olmuşlardır.

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #11
                      Selamlar,
                      Sevgili Hocam,
                      Demokrasinin islama uygun olmadığı, (ama kuranın terk edilerek yaşanmasını islam sayılması halinde ise en uygun rejim olduğunu) anlatılan bir başlıkta, daha önce sorduğum soruların hepsine cevap vererek devam etmek yerine, konuyu sadece zina cezası tartışmasına dönüştürerek, dar bir alan hapsetmek, dikkatleri başka yöne çekmekten vazgeçin lütfen.

                      Zina cezası, islam ve demokrasi konuları içinde sadece çok küçük bir yer kaplar. Demokrasi ve onun kurumsal çalışma anlayışları ile devam etmek üzere, zina cezası konusunda son olmak üzere cevaplarımı vermek istiyorum.

                      İnşallah sonra asıl konumuzdan devam etmek istersiniz.

                      hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                      100 sopa yok arkadaşım 100 sopa yok.

                      100 sopa atın demek,rezil edin demektir. Keza H.Üzmez yeterince rezil oldu. ve ona gereği gibi ceza vermeyen hukuk CUmhuriyet hukuku değil, satılmış şeriatcıları ele geçirdiği hukuktur. O hukukla hizbullahcıları bile hapisden çıkardılar. Laiklği kafirlik benimseyip "ya müslümansın ya laik" naraları atanların kayırmacı hukukudur o üzmeze ceza aldırmadan, 100 sopasını (rezilliğini) de tatmasına fırsat vermeyen hukuk...

                      Laik hukuk olsaydı din adamları yaptıkları rezillikleri bu kadar kolay gizleyemezdi. Halkın gözü önünde rezilliği tadarlardı.
                      ...

                      Bu şeriatı cezasıdır. Hukuki cezası ise laik sistemde adilce verilecektir. İster din adamı olsun isterse PEYGAMBER olsun, laik hukuk adam kayırmaz. Sadece şeriatcılar kendi iplerinde oynayan cambazları kayırırlar, kayırıyorlarda... İnsanları dolandırmalarına kandırmalarına rağmen hala şeyhler ve din tacirleri ortalıkda cirit atıyor, pek çoğuda müritleriyle zina yapıyor.
                      Siz, “sopa” deyimini isim olmaktan çıkarıp “eylem” olarak anlamaya çalışmaktasınız. Kardeşim; “sopa” deynek, çubuk şeklinde vurmak üzere yapılan şeylere de verilen isimdir aynı zamanda. Bu nedenle 100 sopa, yani 100 deynek, yani 100 vuruş vardır.

                      Yoksa, 100 defa sopa atmak, yani dövmek, kötek atmak yoktur. Bunu anladığınız için, “100 sopadan kasıt, rezil etmektir” diyebiliyorsunuz galiba!

                      Üstelik, zina etmeyi göze alanların kaçının rezil olmaktan çekinerek zinadan vazgeçeceğini düşünüyor da bunu iddia edebiliyorsunuz şaşırmamak imkansız.

                      Hüseyin Üzmez rezil oldu öylemi? Öyleyse bile zina yaptığı için değil hocam, küçük kız yüzünden olabilir, bunu şimdi görebilirsin değilmi?


                      Şimdi, size göre zina edenler, herkesin içine çıkarılacak ve rezil edilecek ve zina böylece önlenebilecektir öylemi? Peki nasıl rezil edilecektir?

                      Halk yüzünemi tükürtülecektir? Ama, o da olmaz, çağdışılık olur, ilkellik olur değilmi?

                      Peki ama, başka nasıl rezil edilebilirki insanlar? Ha, tamam; “ey ahali, bunlar zina yapmıştır, ayıp yapmıştır, bunların yaptığı rezilliktir” diye meydanda toplanan kalabalığa ilan edilebilir!


                      Ama, bu durumda da zaten metropellerde adım başı karşınıza çıkan, homoseksüellere, travestilere, bar yada sokak fahişelerine, onların satıcılarına alışmış olan halktan bir kahkaha yükselmesine nasıl engel olacaksınız? Zina yapmışlarmış, bunun neresi suç, neden rezil olsunlar, zina yasakmıdır ey ilan eden diye biri size seslense ne diyeceksiniz?

                      Rezil edeyim derken, rezil duruma düşmeye nasıl engel olacaksınız?

                      Ha, bu arada laik ve demokratik ülkemizde, zina kanunen suç değilse ve sizde bunu açıklıkla kabul ettiğinize göre rezil edilmesini nasıl kabul edebiliyorsunuz, bunu da açıklayabilirmisiniz?

                      Kardeşim, rezil etmek şeklindeki bu hikayelere kendiniz gerçekten inanıyor olamazsınız değilmi?

                      Kuranın deynek cezası, zamanımızdaki modern toplum kültürlerinde size komik geliyor, sizi utandırıyor galiba değilmi? “Ya teknoloji ilerlemiş, adamlar hala ilkel sopaları kullanıyorlar” diyecekler diyemi çekiniyorsunuz?

                      Ancak, siz kabul edemeseniz de; rabbimizin, “hiçbir acıma içine düşmeden 100 deynek cezası” emrini uygularsanız, zina zevkini yaşamak isteyenlerin 100 deynek acısına katlanmayı göze alamayacaklarını da görürsünüz. Sadece yakalanmayacağı zannıyla zina edenler gibi çok küçük bir azınlığın olabileceğini görecek ve toplumda zinanın önüne geçilebileceğini anlayacaksınız.

                      Ama, tabi bunu gerçekten istiyormuyuz diye düşünmek ve zinanın engellenmesi bir tarafa, zinanın (hatta tecavüz demek daha doğru olur) rahatça yapılabilmesi için, komik bedeller karşılığında; kel, kör, şişman, uyuz, yaşlı, bunak oluşuna aldırış etmeden zina yapabilmesi için, denetimli genelevler açıldığını hatırlayarak, utanarak itirafımızı yapmamız gerekir değilmi?

                      İslama uygun olduğu iddia edilen demokrasi ve denetimli genelevleri! Kuranda zina yapmayın bile değil, yaklaşmayın denirken (aradaki farkı inşallah anlayabilirsiniz) demokraside, erkek tecavüzlerinden, azgınlıklarından güya toplumu korumak adına, (erkekleri engelleyici tedbirler almak yerine aksine ödüllendirecek şekilde) genelevleri açılması islamla ne kadar bağdaşıyor değilmi?

                      Sıra, demokrasinin islamla bağdaşan diğer kısımları(!)nı anlatmaya gelir artık inşallah değilmi?

                      hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                      Eyüp peygambere ayağını yere vur dediği zaman siz fiilen ayağını yere mi vurdu sanıyorsunuz? Karına bu sopaları birleştirip vur dediğinde karısına sopa mı vurdu zannediyorsunuz?
                      Zİna yapana 100 sopa vurun dediğinde çıkarıp meşin sopayı fiziken vurulacağını mı zannediyorsunuz?

                      evet hem bunları zannediyorsunuz, hemde şeriatcılık yapıyorsunuz. Zaten her dönem Allahın vahyini bozup dinleri ve insanları yoldan çıkaran kişiler malesef o vahyi anlamayanlar olmuşlardır.
                      Ayağını vurma konusunu, kısmet olursa Eyüp peygamber kıssalarında ele alırız, ama;

                      “Karına bu sopaları birleştirip vur dediğinde karısına sopa mı vurdu zannediyorsunuz?” demişsinde be hocam; Eyüp peygambere, “al sopaları birleştir vur” denmemiştirki! Orada sopa yokturki…

                      Bir demet ot vardır, vurması istenir ama sopayla değil, bir tutam otla… Kabaca, hoyratça, hınçla değil, sevgiyle, nazikane olarak vurması istenmiştir.

                      Ona: «Eline bir demet ot al, onunla vur! Günaha da girme» dedik. Doğrusu Biz onu pek sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! O, gerçekten Allah’a yönelirdi.” (Sad 44)

                      Zina edenlere de “vurulması istenir, ama onlara nazikçe değil, onlara ot demetiyle değil, hem acıma hissine kapılmadan hemde sopayla ve 100 defa olacak şekilde” istenir.

                      Artık, diğer kısımlardaki cevaplarınızı alabilirmiyiz, ne dersiniz!...

                      Saygılarımla…
                      aorskaya

                      Comment

                      • hiiic
                        Uzman Üye
                        • Mar 2010
                        • 1980

                        #12
                        100 sopa zinanın cezası değildir ki.
                        Zİnanın cezasını verecek olan hakimlerdir...

                        100 sopa şeriatın emridir, yani zinakarın yüzünü ekşitecek toplumsal manevi yaptırımdır.

                        zinanın cezası ise;
                        -yapılan zinanın çeşidine
                        -topluma ya da kişilere verdiği zarara
                        -gizli ya da aşikar işlenip işlenmediğine göre v.s. verilir.

                        Zina var ZİNA var. üst konularda da değindiğimiz gibi her zina aynı değildir.
                        Kimisi var para karşılığı kimisi var aşk karşılığı, kimisi var cehaletten...
                        Bu ceza yasası adil bir şekilde verilmeli, verilmiyorsa hukukda sorun vardır.

                        ***
                        Bakın bir de şu açıdan anlatmaya çalışayım belki daha açıklayıcı olur...

                        100 sopa cezası kime? Müslümana...
                        Hristiyana 100 sopa cezası var mı?
                        ya Yahudiye? yahudi hep recm edilme cezası var. Ama bunu uygulamak bize düşmez.

                        TOplumda zina yapan yahudi ve hristiyanları cezalandırmayacak mıyız?
                        ya kafir ve müşriklere de mi 100 sopa vuracağız?
                        Yoksa onlara ceza vermeyip sadece müslümanlara mı ceza vereceğiz???

                        İşte şeriat hukuku bu nedenle LAİK tir. Hıristiyan Yahudi, Müslüman demeden, dinli dinsiz demeden herkese adilane olarak cezasını uygular...

                        Ama Allahın emri olmak üzere müslümanlar 100 sopa (rezilliği) tatmalıdırlar. Bu da kullanılmış bir deyimdir.
                        Tıpkı; "hatalarını yüzüne vurun" gibi.
                        Kuran Türkçe inse ve rabbimiz orada Türkçe şiir özellikleri kullansa acaba ne olursu
                        herhalde zina yapanın yüzüne kondom felan vururlardı hata dediğine göre patlak olanı kullanırlardı sanırım...

                        ***

                        Eyübün kıssası da aynı ölçüdedir. Eyüp eşine kızmıştır. Onun zina yapmış olmasında korkmuştur ve onu utandırmak, rencide etmek istemiştir. 40 rakamı orada mecazidir. gerçek sayısını Allah bilir, bir çok hatasını yüzüne vurmak istemiştir...
                        İyileşince Allah ona ; bütün hatalarını yumuşakca yüzüne vur demiştir.
                        40-100-1000 gibi rakamlar kuranda gerçek manasının dışında kullanılmıştır.
                        Daha 7 uyuyanların (ashabı keyf) kaç kişi olduklarını bile bilmiyoruz. Allah cahiliye zannından uzak kılsın ama ben orada yüzlerce kişi olduğunu zannediyorum. 7 rakamı onların genel ülke nüfusuna oranla ne kadar az olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır.

                        ***

                        Peki Allah neden bu uygulamaları böyle vermiş de daha açık vermemiş, rakamları tam söylememiştir?
                        En doğrusunu Allah bilir elbette ama zannımca Kuranın akışkan ve çekici okunuşunu kuvvetlendirmek amacıyla mecazi anlatımlara yol vermiştir. Çünkü Kuran insan aklına hitap ettiği kadar yüreklerin derinlerine de işlemektedir. Rasyonel kesin rakamlarla kafa karıştırmak yerine yuvarlak hesaplara başvurur. Bunun bir örneğini miras paylaşımı ayetinde görebilirsiniz. İnanmayanlar o ayeti bir hata olarak değerlendirmektedir, çünkü gerçekten de eline kağıdı kalemi alıp hesapladığında orada matematiksel hata vardır. Tıpkı eline kağıdı kalemi alıp 100 sopanın insana vereceği zararı hesapladığında ortaya çıkan tıbbi hata gibi.

                        Saygılar.

                        Comment

                        • bartsimpson
                          Super Moderator
                          • Mar 2012
                          • 692

                          #13
                          aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                          Allah'ın selamı üzerinize olsun.

                          Demokrasinin tanımıda dahil, islamla ilgisi olmadığı konusunda bir yazı yazmışım ve sevgili "hiiç" kardeşim, başka başlıkta demokrasinin islama uygun olduğunu savunurken, burada yazımdan alıntılarla itiraz ettiğiniz yerleri belirtmeyip, sadece zina ile ilgili bir örnek üzerinden sorular sormuşsunuz.

                          Yine "bartsimpson" kardeşimizde size teşekkür ettiğine göre yazınızla aynı kanaate sahip olduğunu göstermiş.

                          Sevgili kardeşlerim, burada demokrasi ile ilgili yazdıklarıma itirazınızı görmediğimden, daha önceki fikrinizi değiştirip değiştirmediğinizi de bilemedğimden, bu hususa ilişkin cevaplarınızı sonra vermek üzere, sizin sorularınıza geçiyorum.

                          Öncelikle; yazınızda, sizde tekrar dikkatle incelerseniz, zinanın tanımını bilmeyen kimseler konumunda hareket ettiğinizi görürsünüzkü, bunu bilmediğinizi düşünmüyorum.

                          Bunun yanısıra, bu soruların tarafınızdan sorulmasınıda manidar buluyorum. Ancak, konuyu kişiselleştirmek yerine; zina hükümlerini bilmeyen kimselerin de okuyabileceğini düşünerek (sizin sorularınızı kırmızı yazıyla alıntılayarak) cevaplamaya çalışıyorum.

                          1- Zina yaparken, 1 saat zina yapanla tüm gece boyu zina yapan aynı cezayı mı alacak?

                          Cevap: Kuranda zina için zaman vermediğine göre zinanın kendisi önemlidir, ne kadar sürdüğü değildir. Buna göre ikiside aynı cezayı alacaktır.

                          2--13-15 (hatta 6) yaşındakine zina yapanla 30 yaşındaki birisiyle zina yapan aynı sucu (100 er sopa) mı alacak.

                          cevap: Zina, gönüllü cinsel birliktelik demektir. 13-15 yaşındaki neyse de 6 yaşındaki biri zinayı gönüllü yapabilecek olgunluktamıdır size göre? Bunun zina olmadığını bilmeyeceğinize göre, konuyu hafife alma durumu yaratıyorsunuzki, büyük hata yapmaktasınız. Yine de bu soruyu ciddiye alıp yine de cevaplayayım.

                          6 yaşındaki biri ile yapılan zina olmaz, tecavüz olur. Onun hükümleri de; 6 yaşındaki çocuk korunurken, tecavüzcüye zina cezasına ek olarak ayrıca (gasp, darp unsurlarıda dikkate alınarak) kısas cezalarını da hükmetmeyi gerektirir.

                          13-15 yaşındaki birinin ise zinayı istemesindeki olgunluk durumu ilgili kurumlar tarafından tespit edilerek karara varılabilir.


                          3- -Zİna yapılan kadın başına mı 100 sopa yoksa fiile mi? yani 4 kadınla zina yapsam 400 sopa mı yemem gerekecek. çünkü bu kadar darbe insanı ölüme götürür, sopa vurarak ölüm cezasıdır bu, 4 kadınla zina yapanı direk öldürebilir miyiz?

                          Zina cezası fiile bağlı olarak ortaya çıkar. Zina edenlere 100 sopa vurulur, yani bir erkeğe de 100 sopa, diğer 4 kadına da 100 sopa...

                          400 sopanın ölüme götüreceğini siz hangi kesinlikte tespit ettiğiniz hatanıza bakmadan, alaycı bir üslupla, direk öldürme teklifini soru olarak yönelttiğinizi söyleyebilirmisiniz, bu alaycı tavıra niçin gerek duyuyorsunuz?

                          Burada islami konulardan bahsediyorsak, her görüşü ciddi olarak ele alıp değerlendirmek zorunda değilmiyiz? Kafamızdaki cevapla karşılaşmayınca, onu anlamaya gayret etmeyi bırakıp, başka sorular sormak doğru değildir.

                          Size göre bir yanlış varsa, size düşen bu kısmı alıntılayıp doğrusunu göstermektir. Lütfen, islamdan konuştuğumuzu unutmayalım.


                          4--ve son olarak, evli bir insanın zinası ile bekarın zinası aynı mıdır?

                          Evli-bekar ayrımı olmadan zina cezası 100 sopadır.

                          Evet sevgili kardeşlerim, siz yazılanlardan farklı olarak zina cezası düşünüyor yada yada ceza olmayacağını kabul ediyorsanız, sizin cevabınızı alalaım.

                          saygılarımla...
                          aorskaya
                          İnsanların fikirlerini beğenmem yada teşekkür etmem sizi niye rahatsız etti anlamadım.

                          Gerilmeyin bu kadar. Rahat olun. Burası Demokratik bir paylaşım ortamı

                          Ben başka birşey merak ediyorum.

                          Sopanın cinsi, kalınlığı yada uzunluğu ne olmalıdır.
                          Ağaçtan mı yapılmalıdır yoksa herhangi bir nesneden olabilir mi?
                          Ağaç ise hangi ağaçtan.
                          Ağaç değil ise neden yapılmalıdır.
                          Demirden olabilir mi? (O zaman 100 sopa yiyen ölür herhalde)

                          Ayrıca;

                          100 sopa vücudun nerelerine vurulacaktır.
                          Konu zina ise, ilgili yer... (düşünmek bile istemiyorum)
                          Değil ise ağız burun girişilecek midir?
                          Bu esnada kemikler kırılırsa, kafatası çatlarsa, iç kanama olursa ne olacak? (O zaman 100 sopa yiyen hakkaten ölür herhalde)

                          Bunları dalga geçmek için yazmıyorum.

                          Hukuk, adalet ise ve adaletli davranmak ise, sizce en adaletlisi yukarıda saydıklarımdan hangisi olmalıdır, yada sizin daha adil bir görüşünüz var mıdır?
                          Last edited by bartsimpson; 26. August 2012, 10:59 AM.
                          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                          Comment

                          • Hasan Akçay
                            Uzman Üye
                            • Dec 2010
                            • 826

                            #14
                            Merhaba.

                            Evimden uzaktayim; internete su anda bir kafeden giriyorum. Iletimde ayet numaralarinin bulunmayisi o yüden. Lütfen hos görünüz.

                            Devleti kim yönetsin?

                            Allah
                            "Bir kral yönetsin!" mi der,
                            din adamlari mi,
                            halk mi?

                            Konumuz bu.

                            Eger
                            Allah

                            devleti bir kralin yönetmesini isteseydi
                            kralligi överdi.

                            Firavun'u övüyor mu?

                            Yetmedi.
                            Saba melikesinin agzindan

                            krallari yerden yere vuruyor:

                            Krallar
                            girdikleri ülkenin
                            altini üstüne getirirler ve
                            sayilan halkini sayilmaz ederler.


                            Allah

                            eger
                            devleti din adamlarinin yönetmesini isteseydi
                            sahip cikardi onlara ve onay verirdi.

                            Asla sahip cikmiyor:

                            Ruhbanligi Biz yazmadik onlarin üzerine;
                            Allah'in hosnutlugu bahanesiyle kendileri buldular ama
                            onun gereklerini de yerine getirmediler.


                            Yetmedi.

                            Din adamlarinin
                            Allah'in yoluna engel olduklarini,
                            Allah'in dinine ihanet ettiklerini
                            acikliyor:

                            Hahamlarin ve rahiplerin cogu
                            haksizca
                            halkin malini yerler ve
                            Allah'in yolunu kapatirlar.


                            Peki,
                            Allah

                            halki
                            halkin yönetmesini istiyor mu?

                            Kesinlikle evet.
                            Bunu dile getiren bir sürü ayet var.
                            Onlari insallah dikkatinize sunacagim.

                            Simdilik ricam, suna dikkat etmeniz:

                            Kavram olarak
                            hakimiyet baskadir
                            yönetim baska.

                            Hakimiyet
                            yetkidir.

                            Allah

                            onu
                            krallara da verir
                            halka da.

                            Ve

                            krali da
                            halki da

                            sorumlu tutar.

                            Kavramlari harmanlayip
                            "Hüküm Allah'in'dir; onun icin demokrasiyi Allah onaylamaz..." demek
                            tipik kafa karisikligidir.

                            ve

                            demokrasiyi buyuran Allah'la
                            inatlasmaktir.

                            Sevgi ile,
                            Hasan Akcay

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #15
                              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                              Selamlar,
                              Sevgili Hocam,
                              Demokrasinin islama uygun olmadığı, (ama kuranın terk edilerek yaşanmasını islam sayılması halinde ise en uygun rejim olduğunu) anlatılan bir başlıkta, daha önce sorduğum soruların hepsine cevap vererek devam etmek yerine, konuyu sadece zina cezası tartışmasına dönüştürerek, dar bir alan hapsetmek, dikkatleri başka yöne çekmekten vazgeçin lütfen.

                              Zina cezası, islam ve demokrasi konuları içinde sadece çok küçük bir yer kaplar. Demokrasi ve onun kurumsal çalışma anlayışları ile devam etmek üzere, zina cezası konusunda son olmak üzere cevaplarımı vermek istiyorum.

                              İnşallah sonra asıl konumuzdan devam etmek istersiniz.
                              Sevgili kardeşim,
                              Yukarıdaki yazımda da değindiğim gibi; demokrasinin islamın gereği olduğunu iddia eden sizinle demokrasiyi asli unsurları ile ele alıp, islama neden uyup uymadığını ortaya koymak gerektiğini belirtmiştim. Ancak sizin bunun yerine; hala zina cezası üzerinden tartışma yürütmekte kararlı olduğunuzu gösteren aşağıdaki yazılarınızdan, ceza konusunu sonlandırmadıkça, demokrasiyi ele alamayacağımız anlaşıldığından yeniden yazılarınıza cevap veriyorum.

                              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                              100 sopa zinanın cezası değildir ki.
                              Zİnanın cezasını verecek olan hakimlerdir...

                              100 sopa şeriatın emridir, yani zinakarın yüzünü ekşitecek toplumsal manevi yaptırımdır.

                              zinanın cezası ise;
                              -yapılan zinanın çeşidine
                              -topluma ya da kişilere verdiği zarara
                              -gizli ya da aşikar işlenip işlenmediğine göre v.s. verilir.

                              Zina var ZİNA var. üst konularda da değindiğimiz gibi her zina aynı değildir.
                              Kimisi var para karşılığı kimisi var aşk karşılığı, kimisi var cehaletten...
                              Bu ceza yasası adil bir şekilde verilmeli, verilmiyorsa hukukda sorun vardır.
                              Kuran ayetindeki açık ceza uygulamasını yukarıda da anlatmama rağmen, hala zina cezasının 100 vuruş olmadığını, zinanın cezasının şeriatın emri olduğunu ve zinakarın yüzünü ekşitecek toplumsal manevi yaptırımlar olduğunu, bunu da hakimlerin vereceğini yazmışsınız?

                              Peki hakimler neye göre karar vereceklerdir? Kendi vicdanlarına, toplumdaki etik anlayışa veya toplumdaki zina kültürüne, toplumdaki zina kabulüne göremi vereceklerdir?

                              Bizim toplumuzu ele alacak olursak;


                              1- zinayı hem kınayanlar ve hemde çok normal görenler vardır. Bu durumda, hakim niçin ceza verecektir? Hakimin vereceği ceza, zinayı normal bulanlar tarafından nasıl kabul edilecektir?

                              2- Bizim toplum ayrışmasına rağmen, yasalarımızda zina suç değildir! Peki sen hakim olsan, zinaya ceza verebilirmisin?

                              3- Zina ilgili bir referandum yapılsa, toplumun çoğunun zinaya ceza verilmesini isteyeceğini sanırım tahmin edebilirsin? Peki bu durumda, nasıl oluyorda, zinayı cezasız bırakan bir demokrasi olabiliyor. Demokrasi kendisi bile kendisini tanımamış olmuyormu? Kendini bile reddeden bir demokrasiyi islam neden kabul etsinki?

                              4- Tabiki zinadan zinaya fark vardır. Kuranın zina cezası, taraflardan başkasına zarar vermeyen zinalar için geçerlidir. Zina, aynı zamanda 3. Şahıslara da zarar vermişse, zarar zina cezasından ayrı olarak tazmin ettirilir.

                              5- “Kimisi var para karşılığı kimisi var aşk karşılığı, kimisi var cehaletten... Bu ceza yasası adil bir şekilde verilmeli, verilmiyorsa hukukda sorun vardır.” Buyurmuşsunuz da, bu konuda kurandan uzaklaştıkça battığınızı ve çözümsüzlüğe doğru gittiğinizi göremediğiniz anlaşılıyor.


                              Ülkede zina niye cezasız biliyormusun? İşte tamda yukarıda ifade ettiğini biçimde senin gibi düşünenler yüzünden!

                              Çünkü; bu dediklerini ve daha akla gelmeyen bir sürü zina sebebi olabileceğinden, bunları dikkate alarak ceza belirlemek imkansızdır. Her zaman, ne kadar sebep belirlemiş olursan ol, cezadan kurtulmak için mutlaka olmayan bir sebep üreten kimseyle karşılaşabilirsin… O zaman da ceza sebepleri içinde yer almayan bir sebebe ceza veremezsin. İşte insan yapımı hukukun en büyük aczi bu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Hiçbir zaman, hiçbir yerde bütün insanları kucaklayacak şekilde adil olabilecek, insan icadı bir hukuk olamaz, hatta aynı özellikte hiçbir insan icadı olamaz.

                              Bu nedenle, bütün insanlar için en iyisini her konuda, sadece onları yaratan Rabbimiz ortaya koyabilir. Bunu artık daha fazla konuşmaya gerek kalmamıştır umarım.


                              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                              100 sopa zinanın cezası değildir ki.
                              Bakın bir de şu açıdan anlatmaya çalışayım belki daha açıklayıcı olur...

                              100 sopa cezası kime? Müslümana...
                              Hristiyana 100 sopa cezası var mı?
                              ya Yahudiye? yahudi hep recm edilme cezası var. Ama bunu uygulamak bize düşmez.

                              TOplumda zina yapan yahudi ve hristiyanları cezalandırmayacak mıyız?
                              ya kafir ve müşriklere de mi 100 sopa vuracağız?
                              Yoksa onlara ceza vermeyip sadece müslümanlara mı ceza vereceğiz???

                              İşte şeriat hukuku bu nedenle LAİK tir. Hıristiyan Yahudi, Müslüman demeden, dinli dinsiz demeden herkese adilane olarak cezasını uygular...

                              Ama Allahın emri olmak üzere müslümanlar 100 sopa (rezilliği) tatmalıdırlar. Bu da kullanılmış bir deyimdir.
                              Tıpkı; "hatalarını yüzüne vurun" gibi.
                              Kuran Türkçe inse ve rabbimiz orada Türkçe şiir özellikleri kullansa acaba ne olursu
                              herhalde zina yapanın yüzüne kondom felan vururlardı hata dediğine göre patlak olanı kullanırlardı sanırım...
                              1- Kurandaki hükümlerin bağlayıcılığının iman edenleri ilgilendirdiğini, iman etmeyenlerin hesabının görülmesinin Allah’a bırakılması gerektiğini, bu nedenle iman edenlere zarar vermedikçe, imansızların yaptıkları ile ilgilenmenin gereksizliğini size hatırlatırım.

                              Bu yazıyı laf olsun diye yazdığınız belli oluyor? İmansızların zinası neden iman edenleri (onlara zarar vermedikçe) ilgilendirsinki?


                              2- “İşte şeriat hukuku bu nedenle LAİK tir. Hıristiyan Yahudi, Müslüman demeden, dinli dinsiz demeden herkese adilane olarak cezasını uygular...” sözünü hala düşünmeden tekrarlayıp duruyorsun be kardeşim.

                              Şu senin, laik şeriat hukukunun; zina için ceza belirlemediğini, aksine genelevleri açmakta ve orayı sağlıklı, güzel kılmaya çalışmakta olduğunu da hatırlayarak, kuranda ceza verilmesi istenen bir durumun (hadi cezasının şekline değinmeyelim) kuranın aksine cezasız kalmasını sağlayan demokrasi ve laiklik nasıl islama uygun olabilir diye düşünebilirmisin?

                              Yoksa, hala inadına, gelenekçiler gibi sen de bu konuda şartlanmış olarak, demokrasi islamdandır demeye devammı edersin?

                              Kurana ters düşen kişiler Müslüman olamazken, ters düşen sistemler ise islami olabilirmi?


                              Bunu iyi düşünün ona göre cevap verin lütfen…


                              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                              Eyübün kıssası da aynı ölçüdedir. Eyüp eşine kızmıştır. Onun zina yapmış olmasında korkmuştur ve onu utandırmak, rencide etmek istemiştir. 40 rakamı orada mecazidir. gerçek sayısını Allah bilir, bir çok hatasını yüzüne vurmak istemiştir...
                              İyileşince Allah ona ; bütün hatalarını yumuşakca yüzüne vur demiştir.
                              40-100-1000 gibi rakamlar kuranda gerçek manasının dışında kullanılmıştır.
                              Daha 7 uyuyanların (ashabı keyf) kaç kişi olduklarını bile bilmiyoruz. Allah cahiliye zannından uzak kılsın ama ben orada yüzlerce kişi olduğunu zannediyorum. 7 rakamı onların genel ülke nüfusuna oranla ne kadar az olduğunu ifade etmek için kullanılmıştır.

                              ***

                              Peki Allah neden bu uygulamaları böyle vermiş de daha açık vermemiş, rakamları tam söylememiştir?
                              En doğrusunu Allah bilir elbette ama zannımca Kuranın akışkan ve çekici okunuşunu kuvvetlendirmek amacıyla mecazi anlatımlara yol vermiştir. Çünkü Kuran insan aklına hitap ettiği kadar yüreklerin derinlerine de işlemektedir. Rasyonel kesin rakamlarla kafa karıştırmak yerine yuvarlak hesaplara başvurur. Bunun bir örneğini miras paylaşımı ayetinde görebilirsiniz. İnanmayanlar o ayeti bir hata olarak değerlendirmektedir, çünkü gerçekten de eline kağıdı kalemi alıp hesapladığında orada matematiksel hata vardır. Tıpkı eline kağıdı kalemi alıp 100 sopanın insana vereceği zararı hesapladığında ortaya çıkan tıbbi hata gibi.

                              Saygılar.
                              A- 100 sopayı , rezil etmek olarak anlamaya çalışanlar tarafından, “ot demetiyle” vurulmasını da “hatanın yüze vurulması” olarak iddia etmek tuhaf karşılanmamalıdır.

                              Zina edenleri, zinanın suç kabul edilmediği islami (!) bir demokrasi ile cezalandırmak gerektiği paradoksuna (açmazına) düşen sevgili kardeşim, daha önce de anlattım.

                              Vuruşun yerine getirilmesi ille de kaba sabaca olmaz. Utandırmak içinde nazikçe vurulabilir. Hani bazen çocuklarımıza ders vermek için “onları dizimize yatırıp acıtmadan, popolarına vurma” şefkatinde bulunuruz ya; işte Eyüp a.s.nın vuruşuda aynı şefkatle ceza vermenin sonucudur.


                              B- Bir de kuranda verilen net sayıların, müteşabihliği gereği tam kesinlikte bilinemeyecek ayet yorumlarına dahil edilmesinden vazgeçin lütfen.

                              Mağarada uyutulanların sayısının sorulması, bilinmek istenmesi üzerine; bunun boşa uğraş olduğunu, asıl mesajla ilgilenmenin doğrusu olduğunu, bu konuda kesin sayıyı vermediğini belirten rabbimizin sözlerinden zaten nerede sayı verilip verilmediğini anlayalım lütfen.

                              Asli mesaj bırakılıp, İşin magazin kısmı ile ilgilenilmesin diye mağaradakilerin sayısı verilmemiştir. Bizlere düşen, uzun süre uyutulanların olduğu, uyandırıldıkları ve diğer gerçeklerin bilinmesi, bunun rabbimiz için imkanlı olduğunun anlaşılmasına çalışmak olduğunu bilmektir.

                              Rabbimiz, yuvarlak rakam vermez. Ya rakam verir, yada vermez. Onun kelamında belirsizlik olmaz.

                              Miras oranları konusunda da aynı şey geçerlidir. O oranlar kesin oranlar değil, sınır oranlar olduğu için ve buda tam anlaşılmadığı için bazı durumlarda matematiksel hata olduğu kanısı yanlış yere oluşur.

                              Yoksa, miras oranları da yuvarlak rakamlar değildir.

                              Toparlayacak olursak, konu demokrasinin islama uygun olmadığı konusudur. Konu bu bağlamda ele alınarak, demokrasinin bütün unsurları ile tartışmaya katılınmalıdır. Sadece, hukuk, hatta islam hukuku üzerinden yazışmaların sürdürülmeye çalışılması, asıl konunun anlaşılmasını engellemese bile geciktirmektedir.

                              Demokrasiden devam edelim, islam hukukunu ilgilendiren konuları ele almak isterseniz sonra onlarla devam edebiliriz.

                              Saygılarımla…
                              aorskaya

                              Comment

                              Working...