Allah'ın kulları ile haberleşme frekansı nedir?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
    ...sanki.... yavaş yavaş frekansı tutturacağız gibime geliyor....

    Insanin yaratilmasindaki maksat nedir?

    Yalniz Allah'a kulluk etmemiz.

    Mal ve mülkün yegane sahibi olan Allah'in ( ki ihtiyaci yoktur ) neden insanoglunun hizmetine sundugu?

    Allah'in mal ve mülkünü her insanin faydalanabilecegi bir sekilde paylastirmak.

    Herseyi hakkiyle gören, bilen ve isiten Allah'in neden insanogluna görme, isitme ve aklini kullanma vasiflarini bahsettigi?



    Hakkin yaninda yer almak, her seyi hakkiyla görebilmek, isitebilmek, aklimizi calistirarak hakka ulasmak.

    Allah tevbeleri kabul edendir, merhametlilerin en merhametlisidir.

    Affetmesini bilelim, bizlere verilen merhamet duygularimizi körletmeyelim.

    Rabbimiz kendine has özelliklerinden bahsediyor devamli ve inceledigimizde insanogluna verdigi degerlerden anladigimiz bir sekilde, mal ve mülkünü bizlere sunuyor ve ramizda esitlikle paylasmamizi istiyor, bizlere verdigi duygulari yerinde kullanip uygulamamizi istiyor. Sanirim anlasilmayacak bir durum yok ortada. Seytan araya karismadigi müddetce, Rabbimizin has özelliklerini uygulamamiz gerekir. Yaratmak, öldürmek ve tekrar diriltmek, tek ilah olarak kabul ve iman ettigimiz Rabbimizin bu vasiflarinin haricinde geri kalan özelliklerini uygulamamiz sarttir.

    Allah'a imandan hemen sonra anne ve babaya saygi, sevgi ve yardimin gelmesi bizleri uzun uzun düsündürmelidir.

    Kalbimizde merhamet koskoca yazilmis ise mesele yok.

    En basta Allah'a iman, sonra tüm insanliga merhamet Rabbimizin buyrugudur.

    Allah'in biz Ademogluna verdigi kiymeti, bizlerinde aynen uygulamasini istiyor. Budur halifelik vazifemiz.


    Biz insanoglunu hayvanlardan ve tüm kainattan ayiran özellikler. Rabbimize karsi olan vazifelerimizi tam olarak yerine getirebilmemis icin her ölcü uygun vasiflandirilmisizdir.

    Hayvanlarin bir coklarinin yaptigi gibi ille de bana diyerek baskasinin malina canina göz dikmemeliyiz. Sirtlanin ve kurtlarin avlarini henüz canli iken yemege baslamalari gibi korkunc bir hareketten örnek almaliyiz. Ne kadar vahsi bir hareket.

    Agac degiliz yerimizde kök salalim, devamli harekette olmaliyiz, ibadetlerimizle hayirlarda yarismalarimizla ve gecimimizi saglikli yollarla kazanmamizla yerine getirebiliriz bunlari.

    Firtinalarin, depremlerin, yanardaglarin sundugu gibi yikicilardan olmamaliyiz, yapici olmaliyiz.

    Sonunda Allah'a döndürülecegiz.

    Yeryüzünde gerektigi sekilde halifelik vazifemizi yerine getirebildik mi, evet ise sorun yoktur. Getiremediysek her sey bitmistir, yeni imkanlar verilmeyecektir bir daha. Hayatta oldugumuz müddetce yeryüzünün halifeleriyiz ve hayatta oldugumuz müddetce bizlere verilen imkanlari hakkiyla kullanmaliyiz.

    Mal ve mülk, can. Bizlere emanet olarak verilmistir, emanete hiyanetlik etmememiz emredilmistir. Bizim duamiz budur. Her insanin yasami, yaptiklari bir duadir. Illede icimizden yada sesli olarak "Rabbim.......ver, yap, nasip eyle" demek dilemek degildir dua.

    Ufff ! yaklastim mi konuya Bart kardesim?

    Comment

    • bartsimpson
      Super Moderator
      • Mar 2012
      • 692

      #17
      galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
      Dostum Bartsimpson.

      Dua, akla gelenin, canın çektiğinin, istek ve arzuların yerine getirilmesi için Allah'a sunulan sözlü bir arzu-hal değil. O, bir kişinin isteği veya görevi gereği, yapılması gerekeni yapıp eylemini bitirdikten sonra, o eyleminin bir netice vermesi için Allah'tan temennisidir. Bu temenni kendisi, bir başkası veya hem kendisi hem de bir başkası için olabilir; bunu ''Bakara-127 ve devamı'' ayetlerde görürüz. Buradan da anlıyoruz ki eylem ve temenni aynı yönde ve birbirini tamamlayıcı olmalı. Bu nedenlerle yukarıda linkini verdiğim sayfalardaki Sayın hiiiç'in ve aynı link ikinci sahifedeki Sayın dost1'in ilk yazısını da bu yönde çok önemli kabul ediyorum.

      İbrahim Peygamber, İsmail'le Bakara-127'de ''beytin duvarlarını yükselttikten'' sonra, yani kendilerine verilen görevi-düşeni ''yaptıktan sonra'' devamında duasını yapıyor.

      Rad-14. ayeti ile de bir eylem-fiil yapılmadan edilen duanın ne ifade ettiği belirtiliyor. Furkan-77 de kulluğa(eyleme-fiile) dayanmayan yalvarmalara-asalaklara niye cevap versin ki. İşte frekans bu yapılması gereken fiildir; eylemdir. Ben böyle anlıyorum.

      Tevbe 103. ayete gelince; ayrı bir başlığa taşımak gerekiyor. Herhalde sitemizin ''Nüzul sırasına göre necm necm Kur'an meali'' bölümünün Tevbe suresinde konu başlatılmalı, ve şöyle başlatılmalı: '' Mealler ile Peygamber'e istettirilen sadaka'' acaba pazarlığa tâbi idi mi? Şimdi durum ne?'' Allah'ın ''göç etseydiniz ya'' deyişine göre islama girmek ve islam ülkesinde yaşamayı istemek ''ayak bastı parası''na mı tâbi? ''Sadaka'' diye ifade edilen bir ''haraca'' mı tâbi?
      O zaman Isra-24'ü ne yapacağız.

      Tevbe Suresinde buluşmak üzere.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      Galip Abi

      Buna göre sınavlara deli gibi hazırlanan çocuk (görevini yerine getirdikten sonra) sınav günü dua ederse, başarılı olacaktır.

      Değil mi?

      Ama öyle olmuyor... Sorular çalınıyor... Cevaplar dağıtılıyor... "Hak" etmeyenler "Hak" ediyor.

      Olan, garibim çalışan çocuğa oluyor...

      Eeee... nerde kaldı duanın netice vermesi için temennisi????
      "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #18
        Güzel arkadaşım.

        Sorular çalınıyor, cevaplar dağıtılıyor, hak etmeyenler hak eder duruma geliyor ise bu hali yaratanlar, bu halin oluşmasına mani olmayanlar değil mi? Yetki ve görevi ehline vermezseniz katlanırsınız, katlanmakla kalmayıp Allah'a çıkışırız:"Neden?" diye!

        Allah'ın yeryüzüne inip yapılması gerekeni onun yapmasını bekliyoruz. Yani vahiyler, peygamberler kitaplar, kıssalar hep boşuna. O'nun istediği sistemi siz kurmazsanız, başkaları kendi istediği sistemi kurar, siz de o sistemde koyun sürüsü olursunuz. Şikâyet etme hakkınız yok.
        Saygılar.
        Last edited by galipyetkin; 23. April 2014, 09:02 PM.

        Comment

        • bartsimpson
          Super Moderator
          • Mar 2012
          • 692

          #19
          galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
          Güzel arkadaşım.

          Sorular çalınıyor, cevaplar dağıtılıyor, hak etmeyenler hak eder duruma geliyor ise bu hali yaratanlar, bu halin oluşmasına mani olmayanlar değil mi? Yetki ve görevi ehline vermezseniz katlanırsınız, katlanmakla kalmayıp Allah'a çıkışırız neden diye! Allah'ın yeryüzüne inip yapılması gerekeni onun yapmasını bekliyoruz. Yani vahiyler, peygamberler kitaplar, kıssalar hep boşuna. O'nun istediği sistemi siz kurmazsanız, başkaları kendi istediği sistemi kurar, siz de o sistemde koyun sürüsü olursunuz. Şikâyet etme hakkınız yok.
          Saygılar.
          artık şikayet etmiyom, bol bol beddua ediyom zaten de... anlamadığım???

          neden ibranilerin dualarına cevap olarak musa geldi de, ibranileri firavunun zulmünden kurtarıp vadedilmiş topraklara ulaştırdı.

          bu halin oluşmasına onlar mı sebep oldu? yetki ve görevi ehline vermemişlermiydi? "O"nun istediği sistemi kuramamışlarmıydı? firavun bu boşluktan yararlanıp istediği gibi at mı koşturmuştu? o zaman neden şikayet ettiler de bir kurtarıcı istediler?
          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

          Comment

          Working...