Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 Zikir - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

Zikir

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • hiiic
    Uzman Üye
    • Mar 2010
    • 1980

    #16
    Hülya Nickli Üyeden Alıntı
    ZİKR / ZİKRULLAH


    “ الذّكرZİKR” sözcüğünün sözlük anlamı “anmak, hatırlamak, hatırdan çıkarmamak, öğüt almak, unutmamak, ibret almak” demektir. (el Müfredat; zkr mad.)

    ...“zikrullah” tamlaması “salât”, “zekât”, “savm [oruç]” gibi bir terim olmayıp “yemek”, “içmek” gibi eylem ifade eden sözcüklerdir. Bilindiği gibi, “namaz”, “belirli zamanlarda, belirli beden hareketleriyle, belirli dua ve ayetlerin okunmasıyla yapılan kulluk” anlamında bir terimdir. Aynı şekilde “oruç” da bir terim olup “belirli bir zaman diliminde ve özel bir amaçla yemeyi, içmeyi ve cinsel ilişkiyi terk etmek” demektir. Zikr ve zikrullah ise birer terim değildir.
    İşin aslı böyle olmasına rağmen, Arapçadan Türkçeye yapılan tüm çevirilerde “zikr” sözcüğü Türkçeleştirilmeden Arapça olarak bırakılmış ve böylece sözcük, sanki bir dinî terim gibi kullanıla gelmiştir. Bu bilgisizlik, her zamanki gibi, açıkgözler ve art niyetliler tarafından çokça istismar edilmiştir. Bu istismara uygun olarak cahil halk arasında zikir halkaları, zikir şekilleri ve zikir aletleri icat edilmiştir. Bu sözcüğün yanlış algılandığının farkında olan İslâm düşmanları ise, binlerce senedir sürdürdükleri faaliyetlerine bu konuyu da dâhil ederek Müslümanların daha fazla uyuşturulmalarını, daha çok perişan edilmelerini, daha derin bir sapkınlığa düşürülmelerini sağlamaya çalışmışlardır. Bilerek ya da bilmeyerek bu istismara alet olanlar, bu sapkınlığın faziletlerini anlatan kitaplar yazarak bunları Müslümanlara satmışlardır.
    Kur’an’ın birçok ayetinde “zikrullah [Allah’ın anılması] olgusundan bahsedilerek bunun önemine ve gereğine değinilmektedir:

    Âl-i Imran 191: O [Aklını kullanan] kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler: “Ey Rabbimiz! Sen bunu boşu boşuna yaratmadın! Senin şanın yücedir. Bizi ateşin azabından koruyuver!”

    Nisa 103: Sonra da namazı tamamlayınca, artık Allah’ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sonra sükûnet bulduğunuzda da, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakitlenmiş bir farz olmuştur.

    Bakara 114: Ve Allah’ın mescitlerini, içlerinde Allah’ın adı anılmasın diye engelleyen ve onların yıkımı için uğraşan kişiden daha zalim kim olabilir! Böylelerinin, o mescitlere girmeleri ancak korka korka olacaktır. Onlar için dünyada bir rezillik vardır. Bunlar için ahirette de büyük bir azap vardır.

    Ankebut 45: Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Şüphesiz ki namaz, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah’ı anmak daha büyüktür. Allah yaptığınız şeyleri bilir.

    Hadid 16: İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah’ı anmak ve Hakk’tan gelen için ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmiş de kalpleri katılaşmış kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu da yoldan çıkmıştır.

    Zümer 22: Peki Allah kimin göğsünü İslâm’a açarsa, o zaman o, Rabbinden bir ışık üzerinde olmaz mı? Öyleyse Allah’ı anmaya karşı kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun. İşte onlardır, açık seçik sapıklık içindekiler.

    Ta Ha 42: Sen ve kardeşin ayetlerimi götürün ve Beni anmakta ikiniz de gevşeklik etmeyin.

    Ta Ha 124–126: Kim Benim anılmamdan [beni anmaktan] yüz çevirirse hiç şüphesiz onun için zor, sıkıcı bir geçim vardır. Kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. O der ki: “Rabbim, ben gören biri olduğum hâlde beni neden kör olarak haşrettin?” (Allah) Der ki: “Bu böyledir, ayetlerimiz sana geldiğinde sen onları terk etmiştin; bu gün de aynı şekilde sen terk ediliyorsun.”

    A’râf 205: Ve sabah akşam [her zaman] kendi içinden, korkarak ve yalvararak, yüksek olmayan bir sesle Rabbini an ve umursamazlardan olma!

    Cinn 17: Onları, onun içinde imtihan edelim. Kim Rabbinin anılmasından yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe yükselen bir azaba sokar.

    Nur 37: Öyle erkekler vardır ki, ne bir ticaret ne bir alış veriş onları Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar kalplerle gözlerin ters döneceği günden korkarlar.

    Münafikun 9: Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Böyle bir şeyi kim yaparsa işte onlar, hüsrana uğramışların ta kendileridir.

    Cuma 9: Ey inananlar! Toplantı günü namaz için çağrı yapıldığı zaman Allah’ı anmaya koşun, alış verişi de bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

    Bakara 152: Öyleyse Beni anın ki, Ben de sizi anayım. Ve Bana şükredin, Bana nankörlük etmeyin.

    Ra’d 28: O kişiler inanan ve kalpleri Allah’ı anmakla yatışan kişilerdir. Gözünüzü açın! Kalpler yalnız ve yalnız Allah’ı anmakla yatışır / tatmin olur.

    Bir Kuran müslümanı "Allahı hatırlamak" konusunu tartışmamalı.
    Görülüyor ki "Allahı unutmamak" konusunu tartışmalı.

    Comment

    • pramid
      Uzman Üye
      • Sep 2010
      • 984

      #17
      Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken (namazı) kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin.Bakara / 239

      Ayette geçen ibare

      كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا

      Allah namazı şekilsel olarak öğrettiğini söylemekte. Nasıl?

      Bir ayet karşımıza çıkıyor ve ibare aynı:

      مما علمكم الله

      Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz şeyler helal kılındı. Allah'ın size öğrettiği şekilde yetiştirdiğiniz av hayvanlarının yakalayıp sizin için alıkoyduklarından yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Allah'a karşı gelmekten de sakının. Şüphesiz Allah hesabı hızlı görendir."Mâide / 4

      Peki Allah, av hayvanlarını eğitmemizi nasıl öğretti ?

      ek:
      BAKARA 282: ...Hiçbir katip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın...
      Last edited by pramid; 13. March 2012, 04:05 PM.

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #18
        Yûsuf 21
        Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlat ediniriz." İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.


        Yûsuf 21
        ...İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik....

        -Allah'ın, Yusuf'a öğretmek için onu koyduğu yer; Allah'tan bir haber putperest bir toplumun yöneticisi ve onun cinsel hakimiyeti olmayan karısı...

        -Yusuf orada formal bir eğitim almadı, zaten alınış amacı onun mısıra hakim edilmesi değildir.

        -Yusuf orada edindiği tecrübeler sayesinde bir birikim (Musa'nın Asası) edindi. Bu edinilen tecrübe ve bilgiler Allah'ın elindedir.

        ***

        Pek çok ders çıkaracaksınız ama İKİ TANESİ konunun ruhunu anlamak için ÇOK ÖNEMLİ!!!

        1-Allah birşey öğretmek için şeyhe, alime, müslümandan mürşide ihtiyaç duymaz, yerine göre kafirden de öğretir çünkü hayatın gerçekleri din tanımaz.
        2-Allah'ın öğretmesi, tecrübeyle yaşayarak kazanılır, edinilen bilgiler (bilimsel veriler) Allah'ın direk vahyidir.
        Hayatın gerçeklerini de doğa kanunu da, bilimsel sonuçları da Allah yaratmıştır. Batıl fikirler ise bazı küstah cahillerin uydurmasından ve telkin kirliliğinden öte değildir.

        **************

        Gelelim verdiğiniz ayete;

        Eğer korkarsanız, yaya veya binekte iken (namazı) kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi zikredin (değil, salatı ikame edindir bunun aslı).Bakara / 239
        O ayet Salat ayetidir (Zihni İmar kısmı)...Yani bilimsel öğreti, yani ders, yani eğitim, yani çıkarılacak dersler, yaşananlardan alınacak öğütler. O ayete namaste gibi batıl manalar vermek, vahyin manasını katletmektir.
        Rahata erdiğinizde, tehlike geçtiğinde toplanın (cemaat olun) ve zihni imarınızı geliştirin tıpkı Allah'ın size bilmediğiniz şeyleri öğrettiği gibi. Ders çıkarın, yaşananları değerlendirin, öğüt alın, kendi kendinizi eğitin, zihinsel gelişiminizi sağlayın. Bilimsel çalışma yapın... Allah size bu yaşadığınız tecrübelerden neler öğretti, elle tutulur gözle görülür verileri işleyin... (bunu bu gün yapan devletler uzaya çıktılar)


        Peki Allah, av hayvanlarını eğitmemizi nasıl öğretti ?

        ek:
        BAKARA 282: ...Hiçbir katip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın...
        Yukarıda ki açıklama yeterli olmuştur sanırım?

        Allah ilmimizi artırsın...
        Last edited by hiiic; 13. March 2012, 05:52 PM.

        Comment

        • ates demir

          #19
          Saat gece ikiydi, yarı uyanıktı gözüm
          Bir çift lafta sen et dedi bana kendi özüm
          Zikr boş laf değilmiş, andı hatırlamakmış
          Fıtratını bulanın herdaim yüzü akmış
          Dosdoğru kılınacak işte buymuş namaz
          Anlayan anlarmış ama ham güruh anlamaz
          Kelime-i şehadet olmakmış şahit böyle
          Bakan kim? Sen misin? Ben mi? Hadi söyle
          Vechini terbiye edicine dönmekmiş din
          İki deniz kavşağı Allah, fikredinin.
          Last edited by Misafir; 28. June 2012, 05:20 PM. Sebep: İmla

          Comment

          Working...