İnfak

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • nerdogan
    Katılımcı Üye
    • May 2011
    • 39

    #16
    hiiic Nickli Üyeden Alıntı
    nerdoğan kardeşim. 1. olarak bahsettiğiniz ayetin muhatabı, zulüm edenlerin emri altında çalışanlardır. Ayeti arayıp buraya yazmıyorum, ama konuya bütünsel bakınız. firavunun askerlerinden söz eder. bu gün kaddafiye hizmet edip kendi halkına kurşun sıkan aynı ayetin mutabıdır mesela, melekler vura vura canlarını alacak (acıtarak)

    2. olarak.
    orada bir cümle gördüm; "çocuklarımızın geleceğini garantilemek" diye
    buyrun varsa öyle bir imkanınız yapınız. nice iş adamları nice hazine sahipleri bırakın çocuklarını, kendi geleceklerini garantileyemediler...

    3. olarak.
    Allahın bizlerin, iyi eğitim almasını, bilgili olmasını, sorgulayıcı ve şüpheci olmasını (bilimsel bakış), zengin olmasını (şükrünü vermek şartıyla), cesur ve her an karşı müdafaya hazır olmamızı (gerekli enstürümanların da hazır olmasını), kısaca fıtratınızda, kafanızdan geçen ideal insan olmanızı emreder..

    İlgili sureler; yusuf kıssası, ibrahim kıssası, v.s. bol bol okuyun...

    anlaşılmayan konu, nimetin karşılığını (şükrünü vermek) ve aşırıya gitmemek...
    şimdi bi konu anlatasım var ama yanlış anlaşılır anlatmıyorum... Allahın verdiği nice nimetler nice hoşnutluklar vardır.. Bunlar günah değildri tersine sevaptır bile! bunları günah sayanlar halkı müslümanları bunalıma sürüklüyor, dinden de hayattan da soutuyorlar.. Allahın verdiği nimeti, ziyneti, zevki kim yasaklayabilir???? sıkıntı sınırı aşmamak ta, haramdan uzakdurmakta... bu hayat çok güzel, hele ölümden sonraki sheyehatlar göreceklerim, yaşayacaklarım beni daha da heycanlandırıyor... tek sıkıntı güneş gibi olan o korkunç yer cehennemden uzakta durmak, bi ondan korkuyorum, yoksa Allah bize karşı çok lütufkar, bütün hoşluk ve güzellkleri önümüze sermiş...

    lütfen geleneksel yaklaşımın size dayattığı sıkıntılı uyduruk inancı kafanızdan atın... Allahın vahyi önünüzde, zaten samimi ve boyun eğen bir kalple ona yönelirseniz, fıtratınızda hepsi var, doğruyu yanlıştan ayırabilirsiniz.
    Yanlış anlaşılacağından korktuğunuz konu eğer iyi bir açıklama getirecek ise anlatmanızı isterdim doğrusu..

    Geleceği garanti altına almak elbette mümkün değil hele ki saniyelerimiz bile sayılı iken ve ne zaman sona ereceğini yalnızca Rabbimizin bildiği bir hayatı yaşıyorken..Benim kastım tamamen -her insan gibi- yaşayacağımızı farz ederek gelecek için evlatlarımızın geleceği için endişelenmek ve bu nedenle de eğitim, sağlık gibi konularda yeri gelince kenara para koymak yeri gelince de elimizdeki varımızı yoğumuzu bunlar için yatırmak, ya da şehir şartlarındaki geçim sıkıntısı nedeni ile ev almak için didinmek, emekliliği hak etmek için çabalamak..Gelecek kaygısı ile yapılan her ne varsa..Yoksa ne yaparsak yapalım kelime anlamı ile mümkün olamaz haklısınız..

    Ayrıca henüz maalesef o bahsettiğiniz bilimsel sorgulama aşamasına geçemedim sanırım..Ancak elimden geldiğince o noktaya gelebilmek için çalışıyorum..Allah aklımızı korusun da bu çaba hiç bitmesin ..

    Sanırım birçok tuhaf anlayış bize puta tapan ya da neye taptığını bilmeyen toplumlardan geçiyor..Dünya hayatının acı çekme tüm nimetlere gözü kapama yeri olması anlayışı gibi..Sonuçta hindular, budistler, katolik inançlar ..Hep bunlarla besleniyor..Bizim sözde "din"imize de çok fazla yansıması var..Sanırım insanoğlu herşeyi abartmakta çok başarılı..Allahın bizden istediklerini çarpıtmak için ne gerekirse yapılıyor..

    Comment

    • nerdogan
      Katılımcı Üye
      • May 2011
      • 39

      #17
      Sayın Miralay, anlayışınız için çok teşekkür ederim.
      Allah razı olsun sizlerden..

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #18
        Öncelikle Miralayın sözlerine tamamen katılıyorum.


        Size empoze edilen dinin benzerinden bana da (bize de ) empozeedildi.
        geleneksel din benim güzel giyinmemi, süslenmemi yasaklar, bana cübbeyi yada kötü giyinmemi emrederdi. takıların bir kısmını haram, giysilerin bir kısmını haram saymışlardı.

        AMA
        A’râf 31
        Ey Adem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.


        A’râf 32
        De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.


        Bir kenara para koymayı kim yasaklıyor??
        çoluğunuzun çocuğunuzun geleceği için (yalnızca Allah izin verirse), kötü günler yada hesapta olmayan harcamalar için bir kenara birikim yapmamayı kim emrediyor? Bunu emredenler müslümanları borç içinde yaşamasını isteyen yahudilerden başkası değil.
        Allah sadece cimri olmamayı emreder, bir kenara birikim yapmak ALLAHIN emridir. Cimri olanlar (o ayetlerin muhatabı) ise siz ve ben gibi sade vatandaşlar değil. Sürekli oturup saydığı o birikimlerinin bulunduğu kasalar sizin benim evimden daha büyük, Ahirette o dolar koçanının közlü halde ağzına sokulacağı görüntüsü gözümden hiç gitmez...

        İsrâ 29
        Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.


        size emredilen infak size verilen kadardır. Allah fazlasını emretmez, Allah zorlaştırmaz da.

        Yeryüzünde kazanç için dolaşmak da Allahın emridir.. Bütün bunlar imtahan içindir, hangimizin güzel amel işleyeceğini ortaya çıkarmak için. Yoksa Allahın vereceği zenginlik ne çalışmayla kazanılır ne uğraşla, onun vereceği fakirlikten de insanı çalışmak kurtarmaz. Biz ondan yardım isteyip çalışacağız.

        Bütün güzel şeyleri gelenksel yaklaşım yasaklıyor, bize ruhbanlığı emrediyor;

        Hadîd 27
        Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.



        Lütfen... Rabbim bizim dünyada mutlu, ahirette de mutlu olmamızı ister. O bize karşılıksız verendir, nimetlerini o kadar bol verdi ki,,, Mutluluğumuz için, huzumuz için bize eşler verdi. Bize aile verdi. Yalnız bırakmadı...

        Rûm 21
        Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.


        A’râf 189
        Sizi bir tek candan (Âdem'den) yaratan, ondan da yanında huzur bulsun diye eşini (Havva'yı) yaratan O'dur. Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yük yüklendi (hamile kaldı). Onu bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, Rableri Allah'a: Andolsun bize kusursuz bir çocuk verirsen muhakkak şükredenlerden olacağız, diye dua ettiler.


        ve diyor ki; size verdiklerimi vermediğim kimseler var. Annesiz çocuklar yarattım. Yoksul insanlar yarattım, yolda kalmış çaresizler yarattım. Size verilen nimetleri onlardan esirgemeyin ŞÜKRÜNÜZÜ verin diyor.

        ve diyorki,, size verdiğim nimetleri yiyin için tadını çıkarın. Ama israf etmeyin,,, ama AŞIRIYA KAÇMAYIN...

        bu ikisine uyacağız; ŞÜKREDECEĞİZ ve AŞIRIYA KAÇMAYACAĞIZ...
        bunların dışında bizi bekleyen çok nefis bir hayat ve daha da güzel ahiret var.

        Bakara 201
        Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler.


        Âl-i İmrân 148
        Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever.


        Kasas 77
        Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.


        şart; ahireti unutmayacağız... ikisini de isteyeceğiz. yoksa sadece dünya isteyene ahirette nasip yok... İşte o cimriler o ateşte yanacak. ahireti unuttukları için. oysaki bizler için her iki tarafında mutluluğu esirgenmiş dğeildir.

        Şûrâ 20
        Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya karını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.



        Dünya malını kim hangi hakla yasaklıyor ben anlamadım ki!!!!!
        Allahın yarattığını Allahtan başka kim yasaklayabilir !!!!!!!!!!!!!!
        Yasak olan, şükretmemezlik (cimrilik, nankörlük, teşekkür bilmezlik, fakirin hakkını gözetmezlik, malın karşılığını vermemezlik v.s.) ve aşırıya kaçmaktır (yasak olan ve pis olanlara da bulaşmak, israf etmek, gösteriş yapmak v.s.).

        Sâd 32-33.
        Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman: ) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı.


        Peygamberler bile bizim sevdiklerimizi sevidiler, sevmemeleri bilimsel olarak imkansız, aynı tadı aldılar benzer yemekleri yediler, benzer mallara sevgiler beslediler. Ama ahiret unutmadılar ve verilen nimetlere karşı nankörlük edip insanları kötü hale getirmek için çalışmadılar, fesatlık ve kıskançlık yapmadılar.
        Yapanlar ise;

        Nahl 112
        Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı.

        Burda Allahın nimetine nankörlük ettiden kasıt; bu memleket halkları başlamış birbirleriyle kavgaya, kıskaçlığa başlamışlar,,, fakirin hakkını gözetmez olmuşlar, bencilleşmişler, seferlerimizin arasını aç demişler, düşmanlık, kin, kan davaları sokmuşlar... Allahta bolluğu bereketi başlarına geçirmiş. Çünkü ayetle sabit, insan kendisini ihtiyaç sahibi hissetmeyince azgınlık eder. Allah bu nedenle insanlara bol bol vermiyor, azmasınlar diye bir dereceyle indiriyor. ve bu azlığı bize aynı zamanda bir imtahan vesilesi kılıyor.

        şimdi ayetlere bütün olarak baktığınızda iş nekadar berrak öyle değil mi?
        İşte sıkıntınızın sebebi bu... sadece bir kanaldan bakmak.. ve ataların uydurmaları..
        Şunun altına imzamı atarım ki, çoğu avrupalı, Allahın emrettiği islamı yaşıyorlar. yani çoğu bizim saçmalıklarımızı yapmadığı halde müslümanca, insan haklarına saygıyla, bilimle, batıldan uzak, sevgi ve saygıyla v.s. yaşıyor.


        ---------------------------------------------------
        Kesin hükmü Allah vahyetmiştir;;;
        En’âm 160
        Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.
        Last edited by hiiic; 20. June 2011, 11:29 AM.

        Comment

        • hiiic
          Uzman Üye
          • Mar 2010
          • 1980

          #19
          Kalem 17
          Biz, vaktiyle "bahçe sahipleri" ne bela verdiğimiz gibi, onlara da bela verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi.


          işte cimriler bu ayetteler, devamını Kurandan bularak okuyun, bu bahçe sahibi vatan hayinleri ne yapmış başlarına ne gelmiş...

          Sınav sorularını çalan HIRSIZLAR aynı bahçe sahipleri gibi değil miydi? üstelik müslüman olduğunu idda eden cemaatin adı karışan bir hırıszlık... sadece kendilerini düşünen bencil, cehennem odunu ehli kitaptan küfre düşmüş hainler...

          Yada bakın şu ihalelere fesat karıştıranlara.

          Yada bakın şu kimseye ki; oğluna 3 milyon dolarlık gemi alıyor da, sonra onu hangi bahçeden devşirdiği belli değil. Öyle gizli devşirmeye gitmiş ki... Ama yarın hiçbir şefaatın olmadığı Allahın huzrunda hesap verirken, yada o görünen ucu 3 milyon dolar olan servetin geri kalanı cehnnemde derilerine dağlanırken halini hiç düşün medi mi? Onu şeyhi mi kurtaracak yokda evliya sı mı? göreceğiz bakalım bekliyruz. biz uyarımızı tebliğimizi de yaptık.

          ahirette
          Siz sıradan vatandaşlar, hiç kurandan şöyle bir ayet okudunuz mu?
          "o fakirlerleri ahirette yakacağız, o gelecek kaygısı taşıyanı, o infak etmeye aranıp, hayır yapmaya aranıpda elindeki 3-5 kuruşu versem ben ne yerim diye düşüneni yakacağım"diye bir ayete rastladınız mı????

          merak etmeyin, ve toplumu, özellikle toplumun önderlerini muhatap Alan ayetler için bir uygulama yolu bulamıyorsanız üzerinize dert almayın. siz size vahyolunan rehbere uyun. Uydurmalardan temizlenin. Realist ve materyalist olun. O hurafecilerin hurafeleri başlarında patlıyacak.

          -siz;
          Nisâ 31
          Eğer yasaklandığınız büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız.


          Dünyanın ve ahiretin mutluluğu, huzuru, keyfi sizlerle olsun.
          Şükretmeyi unutmayın, sınıra dikkat edin. Sınırı sıkıp da ruhbanlık da uydurmayın.

          Comment

          • nerdogan
            Katılımcı Üye
            • May 2011
            • 39

            #20
            Aslında birde şu beni rahatsız ediyor..Her ne kadar bedeni olarak zulüm görmüyorsak da psikolojik olarak ciddi bir zulüm görmüyor muyuz ülkemizde?Düşünüyorum da topla tüfekle kimse saldırmıyor artık birbirine ancak inanılmaz bir beyin yıkama operasyonu mevcut..Öyle ki normal medeni"" bir arkadaş ortamında boş boş konuşan bir grup insanın içinde rahatsız olup da konuları Kurana, Kuran anlayışına Allahın bizden istediklerine bağlamak istesen, muhtemelen ya dinci, gerici, bağnaz olur dışlanırsın, ya da sinir hastası vs ilan edilirsin..Artık Kuran öyle bir tabu haline geldiki tüm yaşantımızı ona göre belirlememiz gerekirken, onu yaşantımızın dışına itmek için inanılmaz bir çaba gösteriliyor sanki..Artık kimseyle bu konuları konuşamaz haldeyiz..Zaten cehalet-dini anlamda- almış başını gitmekte..Sadece normal bir arkadaş grubunda değil hepsi çarşaflı tüm gün Arapça hatim eden bir grupla da oturup konuşamazsın ..Bu kez çok daha ağır sonuçları olacaktır bu konuşmanın ..Yani aslında biz kendi ülkemizde-çoğunluğu müslüman??- müslümanlık ne kadar doğru anlaşılıyor ne kadar doğru yaşanıyor..Şu halde o zulüm gören inananlardan ne kadar farklıyız ki?Gerek klasik ruhbanlık anlayışı ile gerekse "modernlik" adı altında sürdürülegiden toplumsallıktan, sosyal devletçilikten uzak bir kapitalist anlayış ile arada sıkışan gerçek inançlıların hali ne kadar farklı?

            Comment

            • hiiic
              Uzman Üye
              • Mar 2010
              • 1980

              #21
              Mal ve mülk, bana ağırlık veriyor. Bunları, soylu milletime geri vermekle büyük ferahlık duyuyorum. Zenginlikten ne çıkar; insanın serveti, kendi manevî şahsiyetinde olmalıdır!

              M.Kemal ATATÜRK
              (Mallarını millete bağışlaması nedeniyle söylemiştir)

              ***
              İşte infa budur. Oğullarına gemiler, amerikalarda katlar alanlara ibret olsun. Münafıklar için hazırlanmış hutamenin çığlıkları karşısında hesap verilirken asıl kimin bozguncu olduğunu öğreneceğiz

              Comment

              • gerçek hanif
                Uzman Üye
                • Mar 2011
                • 117

                #22
                Bir lokma bir hırka misali başkalarına muhtaç,el açmış yardım bekleyen,maddi olarak başkalarına bağımlı olduğundan ,ondan emir alan , makara olmuş bir yaşantı müslümanca ,dindar bir insanın yaşantısı olamaz.Dindar insan çölde ki bedevi gibi yaşamamalı.
                Bugün çıksın devlet bana desindi : kardeşim senin kendinin , çocuklarının ev , araba ,,okuma,evlenme,iş ,sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlarını devlet olarak ben üstleniyorum ,bundan endişen olmasın.Rahat ol. Bende gidip Noterden Evimin , arabamın satışını devlete bağışlamazsam gel o zaman beni eleştir.Diğer türlü neden ben sefil,geleceği karanlık, köle yada başkalarına hizmetçilik yapayım.
                Bu durumda orta yolda olmak lazım.

                Comment

                • nerdogan
                  Katılımcı Üye
                  • May 2011
                  • 39

                  #23
                  Bahsettiğiniz gibi bir ülke var mı dünyada?Her vatandaşın severek isteyerek infak edebileceği bir yer herhalde cennet olurdu.Maalesef insanı ayartan en kötü şeytani güdüsü olan açgözlülüğü..Bu olmasa idi dediğiniz ideal hayat gerçek olurdu sanırım..

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #24
                    Bu başlık pahalıya mal olacak.

                    Zevkini rabbinin yasasını okumaktan alan ve o öğüdün en güzeline uymayı huy edinen kardeşlerim için İnfak ile ilgili ayetlerin bir kısmını derledim. Fazla söze gerek yok Yüce Rabbim gerekeni apaçık bir şekilde biz kullarına merhameti gereği önceden uyararak bildirmiş. Ahiretin bilgisine sahip olup torpilli yaşayan kardeşlerim, iyi okumalar.





                    Âl-i İmrân 92
                    Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.


                    Bakara 177
                    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekat verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakiler ancak onlardır!


                    Âl-i İmrân 134
                    O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.


                    Enfâl 3
                    Onlar salatlarını dimdik ayakta tutan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir.


                    Hac 35
                    Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, Salatı ikame ederler ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.


                    Bakara 3
                    Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar.


                    Ra’d 22
                    Yine onlar, Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, salatlarını dimdik ayakta tutan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık olarak (Allah yolunda) harcayan ve kötülüğü iyilikle savan kimselerdir. İşte onlar var ya, dünya yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.

                    Şûrâ 38
                    Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve Salatı ikame ederler. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.


                    Kasas 54
                    İşte onlara, sabretmelerinden ötürü, mükafatları iki defa verilecektir. Bunlar kötülüğü iyilikle savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah rızası için harcarlar.


                    Secde 16
                    Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için), vücutları yataklardan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.


                    Furkân 67
                    (O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.


                    Bakara 215
                    Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah yapacağınız her hayrı bilir.


                    Bakara 267
                    Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın. Biliniz ki Allah zengindir, övgüye layıktır.


                    Bakara 219
                    Sana, şarap ve kumar hakkında soru sorarlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. "İhtiyaç fazlasını" de. Allah size ayetleri böyle açıklar ki düşünesiniz.


                    Kasas 77
                    Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez.









                    Sebe’ 39
                    De ki: Rabbim, kullarından dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden de) kısar. Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.


                    Bakara 261
                    Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir dane gibidir ki, her başakta yüz dane vardır. Allah dilediğine kat kat fazlasını verir. Allah'ın lütfu geniştir, O herşeyi bilir.


                    Bakara 270
                    Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı muhakkak Allah bilir. Zalimler için hiç yardımcı yoktur.


                    Bakara 262
                    Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, onların Allah katında has mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir.





                    İbrahim 31
                    İman eden kullarıma söyle:salatlarını dimdik ayakta tutsunlar, kendisinde ne alışveriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli-açık harcasınlar.

                    Hadîd 7
                    Allah'a ve Resulü'ne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizden iman edip de (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük mükafat vardır.



                    ***

                    Muhammed 38
                    İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi de olmazlar.

                    Bakara 264
                    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kafirleri doğru yola iletmez.

                    Tevbe 98
                    Bedevilerden öylesi vardır ki (Allah yolunda) harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. (Bekledikleri) o kötü bela kendi başlarına gelmiştir. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.

                    Âl-i İmrân 117
                    Onların, bu dünya hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgarın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.

                    Tevbe 54
                    Onların harcamalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarından başka bir şey değildir.

                    İsrâ 100
                    De ki: Rabbimin rahmet hazinesine eğer siz sahip olsaydınız, harcanır korkusuyla kıstıkça kısardınız. İnsanoğlu da pek eli sıkıdır!

                    Nisâ 39
                    Allah'a ve ahiret gününe iman edip de Allah'ın kendilerine verdiğinden (O'nun yolunda) harcasalardı ne olurdu sanki! Allah onların durumunu hakkıyle bilmektedir.

                    Ahkâf 20
                    İnkar edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!





                    Teğâbun 16
                    O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

                    Münâfikûn 10
                    Herhangi birinize ölüm gelip de: Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.

                    Bakara 254
                    Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. Gerçekleri inkar edenler elbette zalimlerdir.

                    Bakara 195
                    Allah yolunda harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. Her türlü hareketinizde dürüst davranın. Çünkü Allah dürüstleri sever.











                    Bakara 272
                    (Ya Muhammed!) Onları doğru yola iletmek sana ait değildir. Lakin Allah dilediğini doğru yola iletir. Hayır olarak harcadıklarınız kendi iyiliğiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın rızasını kazanmak için yapmalısınız. Hayır olarak verdiğiniz ne varsa; karşılığı size tam olarak verilir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.











                    Bu arada bir dipnot... Fetullahın 240 milyon dolar civarı serveti var diyorlar. Geçende bir nakşibendi şeyhinin 5 milyon doları için dayısı çocuklarını kaçırdı, yine doğuda 20 milyondolarlık şeyhin mirası için çocukları birbirine girdi, hepsi nübüvet nurunda hak idda etti. Yine pek saygın şeyhler bir anda dönümlerce toprak alıp sağımlık müridlerini bedavadan çalıştırıyor. Bunların servetleri hakkında henüz bir bilgi yok
                    Deniz fenerinden, yimpaşdan kombassandan jetpadan uçan paraları hesaba bile katmıyorum, hepsinin ortak yanı yeşil sermaye yani islam adı altında para toplanması...

                    Allah bu konuda ne diyor?

                    Tevbe 34
                    Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve rahiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!

                    Comment

                    • nerdogan
                      Katılımcı Üye
                      • May 2011
                      • 39

                      #25
                      Allah razı olsun sizden sayın hiiic...defalarca okumak baştan baştan sürekli okumak gerekli ..Bakara 177 de geçen "dilenenlere" sevdiği maldan harcamak kavramı acaba gerçekten ülkemizde veya günümüzde gerçekçi mi?Dilenmenin o kadar çeşitli yöntemi geliştirildi ki günümüzde..Bireyselden kurumsala hırsızlığa yeni bir kılıf giydiren dilencilere, heryerde rastlamak mümkünken nasıl bu sorumluluğumu yerine getireceğim ben? Maalesef insanlar hiçbirşeyi masum bırakamıyorlar sözkonusu para olunca..

                      Comment

                      • hiiic
                        Uzman Üye
                        • Mar 2010
                        • 1980

                        #26
                        ..Bakara 177 de geçen "dilenenlere" sevdiği maldan harcamak kavramı acaba gerçekten ülkemizde veya günümüzde gerçekçi mi?Dilenmenin o kadar çeşitli yöntemi geliştirildi ki günümüzde..Bireyselden kurumsala hırsızlığa yeni bir kılıf giydiren dilencilere, heryerde rastlamak mümkünken nasıl bu sorumluluğumu yerine getireceğim ben? Maalesef insanlar hiçbirşeyi masum bırakamıyorlar sözkonusu para olunca..
                        Bu sorunuzun cevabını vicdanen verebilirsiniz, zaten vermişsiniz... Dilenciliği huy ve meslek edinenlere değil ama gerçekten ihtiyaç içinde olanlara.


                        Bakara 273
                        (Yapacağınız hayırlar,) kendilerini Allah yoluna adamış, bu sebeple yeryüzünde kazanç için dolaşamayan fakirler için olsun. Bilmeyen kimseler, iffetlerinden dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.




                        Zaten bu amaçla Fakir Fukara Fonları kurulmuş, Öğrencilere Burs ve Kredi verecek Kurumlar ve Hastalar için Sosyal güvenlik Kurumları kurulmuştur. Hepsi MESCİTTİR. Hepsine yapacağınız yardım ve hizmet SALATTIR. Yani bu kurumların ayakta kalmasını (Salatın dimdik ayakta tutulmasını/ Namazın doğdoğru kılınmasını) sağlayacak vergiyi vermeniz de Salat uğrunda yaptığınız harcamadır. Siz verginizi veriyorsunuz, bırakın vergi kaçıranlar düşünsün başlarına gelecek olanı... Heleki bu mescitleri tehrif eden, onları aakta tutan gelirleri çalan yada yok edenler yok mu? İşte gerçekten yanan ateşli gezegen cehennemin sürekli azabı onlara yeter...

                        Vergilerinizi zaten vererek bu kurumları maddi olarak destekliyorsunuz. Ayrıca;
                        Örneğin KAN infak ediyor musunuz? bir müslümanın düzenli olarak kan infak etmesi gerekli. Hastane kapısında bir yakını için KAN dilenen binlerce insan var...
                        Bu amaçla kurulan tek resmi mescit KIZILAY KAN BAĞIŞ merkezlerinde düzenli olarak Salatınızı ikame edebilirsiniz.
                        Sizden tamamen infak etmeniz istenmiyor, elinizdekileri dağıtmanız istenmiyor,,, sizden istenen cimrilik etmemeniz, eğer imkanınız varsa verginizi vermeniz, daha imkanınız varsa isteyenlere, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeniz, keza bireysel olarak değil, yardım kurumları aracılığıyla dolaylı yardım etmeniz emrediliyor. Çünkü siz kimsesiz bir çocuğu, yetimi alıp evinizde yetiştirmeniz pek mümkün değil. Ama Kimsesiz çocuklar yurduna yapılan nice küçük bağışlar sel olup o yetimlerin (Kutsal emanetlerin) ihtiyaçlarını gideriyor... Yine bir fakiri evinizde doyuramayabilirsiniz çünkü tanımadığınız birisine evinizde barınma talep edemezsiniz, ama onların barınmasını sağlayan mescitlere destek yapabilirsiniz. Zaten Allahın emrettiği Cemaat ile mescitlerde, toplumun zekatları ile salatın ikame edilmesi... yapacağınız her ayrı harcama ve hizmet karşılığı Allah sizlere mutlaka daha güzelini verecek. Ahiret yurdu gerçek yurttur, bu dünyanın zevki neşesi geçici...

                        örnekler uzar gider. Ahireti hedeflemiş insan için ufacık yardımların birikip ihtiyaç sahiplerine sel olduğu mescitlerimiz var ve bunlar sayesinde Allahın affını umut ediyoruz.
                        *Ancak şu anki hükümetin bulunduğu hiçbir kuruma güvenmiyorum. Kızılay bile şu anda tehlikede çünkü bu adamlar şuana kadar görmediğim derecede dehşet bir şekilde haram yemeyi adet edinmiş. Bağışları bile hiç vicdanları sıszlamadan alıp kendi çıkarlarına kullanırlar. Deniz Fenerini sömüren hırsızların hiç bir mescidine güvenmem,, herşeyin cılkını çıkardılar memlekette, her mescitin değeri azaldı ama hristian papazları ile tekke şeyhlerinin değeri arttı. Bunlar Kuranda bize bildirilen grup, o münafık grubu... Korkmadan Allahı siyasetlerine alet edenler, yoksulun hakkını çalanlar bide utanmadan ülkenin saygınlığını, saygın kurumlarını mahvettiler. Yazıkları olsun diyorum, Mahşer günü hiçbir şefaatin olmadığı o gün haklarında hüküm Allah tarfından verilecektir. Papazlarında, rahiplerinde, şeyhlerin hocaların da hükmü kararı bağlanacak...


                        EDİT.... Bu kısım biraz siyasete girdi editledim sildim.
                        Dinime siyaset sokunca rahatsız hissediyorum. Ben onlar gibi olmak istemem...
                        Vatikan aynen devam etsin, Mahşer günü göreceğim ben o vatikan papazlarının yöneticilerini de yönetilenlerini de...
                        Last edited by hiiic; 2. September 2011, 02:31 PM. Sebep: Dinime siyaset sokunca rahatsız hissediyorum

                        Comment

                        Working...