Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını

Collapse
This is a sticky topic.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Umar
    Uzman Üye
    • Nov 2008
    • 157

    #1

    Gönül Çalamazsan Aşkın Sazını

    Google Video
    ERROR: If you can see this, then Google Video is down or you don't have Flash installed.


    ...
    Düşünüp, tutabilmek adına; 'oku'mak !
  • Barış
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 569

    #2
    Aşık Hüdai

    Gönül Çalamazsan

    Gönül çalamazsan aşkın sazını
    Ne perdeye dokun ne teli incit
    Eğer çekemezsen gülün nazını
    Ne dikene dokun ne gülü incit

    Bülbülü dinle ki gelesin coşa
    Karganın namesi gider mi hoşa
    Meyvesiz ağacı sallama boşa
    Ne yaprağını dök ne dalı incit

    Bekle dost kapısın sadık dost isen
    Gönüller tamir et ehli dil isen
    Sevda Sahrasında Mecnun değilsen
    Ne Leyla'yı çağır ne çölü incit

    Rızaya razı ol hakka kailsen
    Ara bul mürşidi müşkülde isen
    Hakikat şehrine yolcu değilsen
    Ne yolcuyu eğle ne yolu incit

    Gel haktan ayrılma hakkı seversen
    Nefsini ıslah et er oğlu ersen
    Hüdai incinir inciden versen
    Ne kimseden incin ne eli incit


    Ayrı Duruyor

    Ey erenler yine bozuldu bendim
    Manalar dilimden ayrı duruyor
    Aşkın ateşine yandıkça yandım
    Dumanım külümden ayrı duruyor

    Bağbancı hasiret sümbül çiğdeme
    Bir od düştü yanar dertli sineme
    Seher vakti bülbül gelmez bu deme
    Bülbülüm gülümden ayrı duruyor

    Bu benim derdimin yok mu ilacı
    Bitip tükenmiyor çektiğim acı
    Gazel döktü şu ömrümün ağacı
    Yaprağım dalımdan ayrı duruyor

    Katlanayım dedim derde mihnete
    Gayrı gönül dayanmıyor hasrete
    Kader kısmet aldı attı gurbete
    Hüdai ilimden ayrı duruyor

    Makbuldür

    Faydası olmayan bahardan yazdan
    Yüce dağbaşının kışı makbuldür
    Cahilin ettiği sohbetten sözden
    Alimin hayali düşü makbuldür

    Lokma yeme muhannetin elinden
    Kurtulaman sonra acı dilinden
    Namertlerin kaymağından balından
    Merdin kuru yavan aşı makbuldür

    Hüdai konuşur bir ince dilden
    Hal ehli olmayan bilir mi halden
    Bilgisiz görgüsüz duygusuz kuldan
    Ölülerin mezar taşı makbuldür
    Last edited by Barış; 16. August 2009, 04:34 PM.
    Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

    Comment

    • Barış
      Uzman Üye
      • Sep 2008
      • 569

      #3
      Aşık Hüdai

      Dostlarım

      Dostlarım hep bende kusur aradı
      Gerçek yanlarımı göremediler
      Yar dediğim yad ellere yaradı
      Sevdiklerim bana eremediler

      Saflar kandı fitnelerin sözüne
      Körler düştü kalleşlerin izine
      Dinamitler kondu suyun gözüne
      Yine de farkına varamadılar

      Kalmadı sevdiğim lezzetim tadım
      Devrildi seneler bak adım adım
      Yıllarımı insanlara adadım
      Bir günümü geri veremediler

      Göz koydular varlığıma malıma
      Kurtlar çoban oldu kuzularıma
      Zalimi koydular mazlum yerine
      Haklının hakkını aramadılar

      Hüdai'nin yaraları döşünde
      Duman eksik olmaz garip başında
      Yar yari pişirir aşk ateşinde
      Yarsızlar yarasın saramadılar


      Duygular Dönüştü Söze

      Erenler Zehir Getirin
      Balınan Öldürmen Beni
      Bağrıma Diken Batırın
      Gülünen Öldürmen Beni

      Hiçlik Aleminde Mestim
      Varlık Sevdasını Kestim
      Yokluk Benim Eski Dostum
      Malınan Öldürmen Beni

      Yar Diyerek Yana Yana
      Can Teslim Ettik Canana
      En Yakınım Kıysın Bana
      Elinen Öldürmen Beni

      Bir Aşktır Düştü Özüme
      Yanarım Kendi Közüme
      Leyla Görünüp Gözüme
      Çölinen Öldürmen Beni

      Duygular Dönüştü Söze
      Yanık Seda İşler Öze
      Dertli Dertli Vurup Saza
      Telinen Öldürmen Beni

      Hüdaiyim Daldım Gama
      Saldı Beni Demden Deme
      Asın Kesin Yüzün Amma
      Dilinen Öldürmen Beni

      ..................


      Bahçıvanım derler bağı bilmezler
      Gülüş hırsızları, gül hırsızları
      Yürekler dağlayan dağı bilmezler
      Duygu hırsızları, dil hırsızları

      Kargalar her seher etseler zarı
      Onlara yer vermez gönül diyarı
      Kovana boş girer yabani arı
      Emek hırsızları, bal hırsızları

      Bizi böyle bölük bölük bölmüşler
      Nefse uyup hakikatı silmişler
      Ocak zadeliği nerden almışlar
      Ocak hırsızları, kül hırsızları

      Hüdayi’yim düştüm çileye gama
      Yaralar yürekte bak yama yama
      Hırsızın hırsızdan farkı yok ama
      Onlardan şerefli mal hırsızları
      Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

      Comment

      • Barış
        Uzman Üye
        • Sep 2008
        • 569

        #4
        Kız Niçin

        Kız niçin bakıp bakıp gülersin
        Yanağında güller açılasıca
        Gülüp gülüp ne aklımı çelersin
        Güzeller sultanı seçilesice

        Bilir misin bana ne iş eyledin
        Aklımı fikrimi bir hoş eyledin
        İçkisiz mezesiz sarhoş eyledin
        Elinden badeler içilesice

        Koymayasın beni eller yerine
        Sana hizmet edem kullar yerine
        Gel bir koklayayım güller yerine
        Gül gibi kokusu saçılasıca

        Hüdai aşıktır ey ahu gözlü
        Yüreğimi yaktın ciğerim közlü
        İçimde yıllardır hasretin gizli
        Gel uğruna candan geçilesice




        Anlamaz ki

        Aşık olmak bir alemdir
        Tatmayanlar anlamaz ki
        Her sözü bir mücevherdir
        Tartmayanlar anlamaz ki

        Kim ki haktan olsa cüda
        İbadetten almaz gıda
        Bu yolda başını feda
        Etmeyenler anlamaz ki

        Sil gönlünün kem pasını
        Gütme benlik davasını
        Daim hasretlik yasını
        Tutmayanlar anlamaz ki

        Hüdai'yim kalksın perde
        Aşk ateşi yanar serde
        Eyüp gibi dertten derde
        Batmayanlar anlamaz ki




        Öyle Gel

        Bu aşkın sırrına ereyim dersen
        Önce bir ermişe sor da öyle gel
        Hakkın cemalini göreyim dersen
        Evvela sen seni gör de öyle gel

        Hakikat ilminin sabırdır başı
        Şah olsa da benlik gütmez er kişi
        Sen kendi nefsinle eyle savaşı
        Sadık ol sözünde dur da öyle gel

        Hüdai emeğin gitmesin zaya
        Bozulan süt artık tutmuyor maya
        Bu aşkın yoluna gidilmez yaya
        Aşk atına binip sür de öyle gel



        Bana Sor


        Adım adım gezdim gurbet elleri
        Gezdim ama kardaş gel de bana sor
        Ömrümün yükünü dert sıraladım
        Dizdim ama kardaş gel de bana sor

        Genç yaşımda terk eyledim yurdumu
        Geri dönüp gözlemedim ardımı
        Gönül defterine gizli derdimi
        Yazdım ama kardaş gel de bana sor

        Hüdai hastayı eylerim nazar
        Ben kendi içimde kurdum bir pazar
        Bu kötü nefsime kazmasız mezar
        Kazdım ama kardaş gel de bana sor
        Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

        Comment

        Working...