Eren Erdem şiirleri

Collapse
This is a sticky topic.
X
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Eren Erdem
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 122

    #1

    Eren Erdem şiirleri

    AŞKNAME

    Yandım ben bu sevda ile, derdimi bilenler anlar,
    Bu gönül düştü bu derde, Hakka kul olanlar anlar,

    Bir Sultan Süleyman ile, bir olurum şol cihanda,
    Kuş olup cama konanda, ol kelamı bilen anlar,

    Salkım olup koca dalda, güneş ile yar olanda,
    Ham iken pişeduranda, tel toprağa düşen anlar,

    Düşüp toprağı bilende, toprakta kurtla dolanda,
    Özün kıymetin bilende, kurda dil olanlar anlar,

    Varıp hayranlık alanda, Varlığın özün bilende,
    Gönlü aşk ile dolanda, fakr’a köşk olanlar anlar,

    Asa’sın yere serende, ol Hakkı kula verende,
    Nemrut’a selam edende, Firavn’u bilenler anlar,

    Kuşlara kardaş olanda, ol nefse yoldaş olanda,
    Nefesi Kuran dolanda, Göz ile görenler anlar,

    Alemi özde bulanda, varıp o özde kalanda,
    Esma’yı SÖZe salanda, bir gönle girenler anlar,

    Ölüye nefes verende, Huzurda kıyam duranda,
    Cahile kolay kılanda, bir ehil bulanlar anlar,

    Eren, şu alem görende, ol nefse beden örende,
    Varıp bir secde duranda, gönlümü bilenler anlar.
  • Eren Erdem
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 122

    #2
    AŞK

    Aşk

    Ol nefes, bir can’da bul ki ÖZ vücud,
    Defterin çizilsin, hayra dolasın,
    Ne kır gönül kapısın, ne dil incild,
    Selam ile maşuğa yol olasın

    Eyleme özü terk edip bir namaz,
    Evvel, işin hakikatin bilesin,
    Ne hoş imiş bilenlere pak niyaz,
    Sev ki, Hak’ta sevdiğinden dilesin,

    Yoldur uzun, var sen AŞK ol cahile,
    Ol ki, Cahillere derman olasın,
    Selam eyle, muhabbet ol ehile,
    Ol ki yüreğinde huzur bulasın

    Yürü Kıyam eyle huzur-u Hak’ta,
    Eyle ki Canan’a yakın durasın
    Var deme sen,HİÇ ol Samed-i TEK’te
    Ol ki, ÖZ’ün ile Halil kalasın

    Dar gelir bir kabr’olur Can’a cihan,
    Bil ki, Sende ol ihsandan alasın,
    Hengamedir düzeni heryer dühan,
    Gör ki, Sen de hak huzura dalasın

    Eren söyler bunca sözün cabasın,
    Duy ki, sende bir Mana’yı bilesin
    Yürür Eren bir tek yırtık abasın,
    Gör ki, sende varlığından geçesin..

    Comment

    • Eren Erdem
      Uzman Üye
      • Sep 2008
      • 122

      #3
      Ben

      BEN

      Oy BEN, BEN’i dinledim ki, gönül söyler başka ilden,
      Varam dedim ÖZ yurduma, Hak çağırdım içli dilden,
      Ben bir şeycik istemem ki, Hakkın yarattığı kuldan,
      Varam gidem Hakka doğru, Yol benim Yolcu BEN’im.

      Sarmışım şu kabr’im ile, örtmüşüm öz nefesimi,
      Acep söylesem duyar mı, Aşıklar şu iç sesimi,
      Ben eylerim Haktan beri, yok bir zerrem ol işimi,
      Sararım Nefs alemimi, Ay Benim, yıldız Benim.

      Eren’im var söyle sözün, üşenme ol kır şu dizin,
      Varsın cahil küfreylesin, sen ser yere için özün,
      Sen koşasan nefs yurduna, bir tek Canan görür gözün,
      Görem ki meğer ne imiş, gül Benim bülbül Benim.

      Comment

      • Eren Erdem
        Uzman Üye
        • Sep 2008
        • 122

        #4
        Bugün

        BUGÜN

        Sardı yeller yüreğimi, yine bir başkayım bugün,
        Bildim Maşuğun izini, ben söz ile doldum bugün
        Daldım seyre, kaldım AN’da, yürüdüğüm yollar SENin
        Vardığım her belde bir hoş, ben bir başka coştum bugün

        Evvel aldın beni benden, götürdün bir gül yurduna,
        Hayran oldum bahçasına, düştüm halimin derdine,
        Ey Can’dan seven sevgili, takıldım senin ardına
        Varayım DEM kıymetine, Doyayım aşkına bugün

        Bir giderim TUR’i SİN’e, Olurum Musa’ya yoldaş,
        Bir giderim Kudüs yurda, kalırım İsa’ya sırdaş
        Hıra ile Aksa şimdi, olurum aleme kardaş
        OKU ile yürüyorum, kanayım huşu’ma bugün

        Gönüllerde beste olur, kimseler bunu bilmez,
        Yürü SEN’de Hakkı bilen, bu varlık sana kalmaz,
        Dosttan ayrı kaldım ise, şu yüzüm ki hiç gülmez,
        Bir mana ile düştüm, yollarda kaldım bugün,

        Aldım Asasın Musa’nın, ben koştum Nefsime karşı,
        Geldim Hayy’dan, yolum Hu’ya, gezerim çarşı çarşı,
        Katarımız ola gönül, başımız dik kalka arşa,
        Gönül bir söze geldi, bir başka söyledi bugün.

        Ey Canım Dostlarım, giderim uzundur yolum,
        Boş sanırdım ki gördüm, doludur sağım solum,
        Kilidimiz DOST’ta bizim, açığa vurdurdu dolum,
        Bir Dost ile Hiç olmuşum, gönül selam eydi bugün.

        Alak, Kalem, Araf ve Tin, bilmelidir kişi Hak Din,
        Yükseltme Nefsini arşa, pak eyle gönl’ü bitsin bu kin,
        On bahçadan çık gel, vardığın o bahçadan in,
        Adem gördüm söz eyledim, sır aldım ondan bugün

        Eren’im bir yokuş çıktım, Aleme GÖZ ile baktım,
        Kilidi kaldırıp attım, Gönl’ü ol Aşk ile yaktım,
        Bilmez idim görmek nedir, bir hak gözlüğün taktım,
        Dem bu Dem’dir, Gören kalır, sana içim döktüm bugün.

        Comment

        • Eren Erdem
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 122

          #5
          Dertname

          DERTNAME

          Gönül istemez Dünya’yı, Ol de bitir şu Rüya’yı,
          Nefste ol Hırs-u heva’yı, Ben bilirim benden gelir.

          Cihan derdiyle kavrulur, yel olur gönl’e savrulur,
          Bazı sanırsın durulur, gül sanırım, diken gelir.

          Şu Cihan külli yalandır, Cahiller bundan alandır,
          Arif’se Hakkı bilendir, Hak dediğin DİL’den gelir,

          Derya denizleri aştım, bir boş idim imdi taştım,
          Ol Hak sevdasıyla coştum, Hakkın sözü benden gelir,

          Gönül ister vara Dost’a, koymaz kendini tüy posta,
          Behey sen de bunu iste, iste sana senden gelir,

          Toprak dediğin hanedir, Ol aşıklar divanedir,
          Sayısı kırkbin tanedir, çağır aşığı hoş gelir,

          Bir cihana sığmaz olduk, Vardık bin şerbetle dolduk,
          Ey Can-u Cihan bildik, söyler isek bu hoş gelir,

          Maşuk dediğin Canandır, Has Hanif buna yanandır,
          Alem boş söze kanandır, boş söz gönl’e bir hoş gelir,

          Yan ol ateş ile kardaş, Kurdunan kuş olsun yoldaş,
          Secde eyler kaya-u taş, hepsi ol divana gelir,

          Varalım geçelim taş’tan, giydirelim ÖZ’ü baştan,
          Rahman hoşnuttur bu işten, O vakit kul Aşka gelir,

          Saralım olalım bir Aşk, gönüllerde kuralım köşk,
          Gafilin gönlünde ol meşk, ol cahile başka gelir,

          Vardığım huzur nicedir, şu hayrın garip aca’dır
          Ol cahil şimdi hocadır, alem ki küfre koş gelir,

          Var dur mecliste divanda, yol ol gel şu koca handa,
          Ol Canan vardır şu Can’da, Gerisi bana boş gelir,

          Eren çağlar oldu dertten, üç çift söz işitti kurttan,
          Ol atıldı han’dan yurttan, Bu ki iş bir başka gelir.

          Comment

          • Eren Erdem
            Uzman Üye
            • Sep 2008
            • 122

            #6
            Gel

            GEL

            Biz sürmüşüz HAK boyası, vur da sende çıkanda gel,
            Olmuşuz biz ÖZ mayası, gönl’e sevda akanda gel,

            Çiğ idik topraktan gayrı, düşüncü pişmeye durduk,
            Varsın Dal ol evvelinde, Ol toprağa düşende gel,

            Çiçek açtık, Meyve dolduk, vardık özümüzü bildik,
            ÇÜN sözün işit gönülde, var bir sevda dolanda gel,

            Kendin bilmek ile kaldık, durduk hakikate daldık,
            Seyreyle sende közünü, dur bir gönl’e dalanda gel,

            OKUduk Muhammed ile, Yürüdük İbrahim ile,
            Yoldaş ol ki Nemrut ile, GÖZle Hakk’ı görende gel,

            Salat’a durduk kul ile, Secd eyledik bir gül ile,
            Sevda öğren bülbül ile, var sende gül bulanda gel,

            Bildik tevhidin özünü, duyduk Rahmanın sözünü,
            Doldur Hak ile azını, LA sözünü bilende gel,

            Yolumuz Canan’a varır, koştuk biz bu yoldan gayrı,
            Gör ilini, bak haline, ser özün yol olanda gel,

            Salarız sevda illere, dolarız AŞKlı dillere,
            Selam eyle bülbüllere, ol dilleri saranda gel,

            Var Eren’im pişir özün, pişir de HAK olsun sözün,
            Salat’tan yorulsun dizin, sende bir SÖZ olanda gel.

            Comment

            • Eren Erdem
              Uzman Üye
              • Sep 2008
              • 122

              #7
              Gönül

              Gönül

              Ne koşarsın deli gönül, sen ki senden ötesi var
              Hakkı arama uzakta , ibretlik kul atası var

              Sus desem ki susmaz dilin, bir başkadır senin ilin,
              Dermanısın sen bülbülün, bil ki gülün ötesi var

              Yara öldürür mü seni , Hayran güldürür mü seni,
              Dost ki bildirir mi seni, bunda kulun hatası var,

              Göz’de sende Söz’de sende, bir başka BEN oldun Bende,
              Aşk ile piştiğim anda, sen de maşuğun izi var.

              Yol olursun Hana gidem, Söyleki ben sensiz nedem,
              Böyle Ruhlanmıştı Adem, Sen’de ruh’un bestesi var

              Seyreylerim SEN’le, BEN’İ , Sensin ÖZ’ümün Alemi,
              Bilir isen şu halimi, Sende BEN’in Manası var,

              Baktım gözünden cahile, kum oldum kuru sahile,
              Dolumca gittim ehile, Sende cahil şifası var,

              Doldurmuşsun kendin aşk’la, Kimisi doludur meşkle,
              Kanmazsın huri ve köşkle, Sende Hakk’ın sevdası var,

              Kim ki söyledi sözünü, kırdılar onun özünü,
              Vurdular Senin dizini, bunda başka bir şemal var,

              Eren gördüyse bu gözden, o ki vakit bilir sözden,
              Gönül Dar eylesin TEZden, bu ki Hak bir Manası var.

              Comment

              • Eren Erdem
                Uzman Üye
                • Sep 2008
                • 122

                #8
                AKreP

                AKreP

                Vay seni Dünya gönüllü, Karun oldun koştun boşa
                Alemi mülkün eyledin, üç baharı sattın kışa,

                Sen ki sandın Can senindir, bilmedin bugün dünündür,
                Sana kalan ol dinindir, küfreyledin gitti hoşa,

                Vardın Karun Divanına, sandın bu kalır yanına,
                Huzur-u Hak’ta Canına, sorulup, vurulur taşa,

                Halk ağladı küle döndü, o boş sözlerine yandı,
                Sana şol Cahiller kandı, Leheb bile şaştı işe,

                Hakkı dile mal eyledin, vardın hep yalan söyledin,
                Dünya’da ricsi boyladın, senden çok selamım kuşa,

                Eren dedi ey cahiller, uymaz bunlara ehiller,
                Hak ile aldatılmayın, şol ameller gitti boşa.

                Comment

                • Eren Erdem
                  Uzman Üye
                  • Sep 2008
                  • 122

                  #9
                  Yandım

                  Yandım


                  Yürür idim ÖZ yolumda, durdum bir bahara kandım,
                  Bilir idim SÖZ dilimde, HAK’kı iki cümle sandım,
                  Olur idim aşk gönülde, köz oldum meşk ile yandım,
                  Vardım hayran beldesinde, seyr ile alemde kaldım,

                  Ben’dir hakikati kulun, Gönül görmez olur GÖZ’ü,
                  LA ile kelam eyler ki, İlla ile bulur ÖZ’ü,
                  ‘’Dem’’ bu ‘’Dem’’ dir söyledim ki, bundan gayrı gider SÖZ^ü
                  Seyrim ile avunurken, Ben ki gayrım ile yandım,

                  Gönül bahçasında zambak, tuttum ki bir gül eyledi,
                  Canan deryasında SIR Hak, Gittim ki Selam söyledi,
                  Ben var iken DİRİ köz’de, bu işi gören neyledi,
                  Var’dım Bahçadan yukarı, Bildiklerim ile yandım,

                  Serdi yere huzur etti, ASA’sın bir nezir etti,
                  Önde giden İlim Közü, Musa ile Hızır etti,
                  Bir, TEK bilen geldi, birde TEKten bilen gitti,
                  Baktım ki yok imiş gökte, Zanneylediğime yandım,

                  Bildim Sen ile Ben olduk Özümüzde bir biz,
                  Yürür ise tüm alem, kurtarıcı olur bu iz,
                  Ne var ise SEN’de beyan, Ne Sır var bunda Ne Giz,
                  Kendim ikra eyledim, Dile geldikçe ben yandım,

                  Adem ile yol yürüdüm, Nuh ile kervan çağırdım,
                  Musa ile çile çektim, İbrahim ile bağırdım,
                  Evvelinde bir boş idim, duyarken ÖZ’de sağırdım,
                  Söz vücuda girdi ahir, Ben ki işittikçe yandım,

                  Gördüm kendimde vaizi, Gördüm kendimde inciyi,
                  Evvelinde vahy ayırır, Muhammed ile dinciyi,
                  Dilde Dost söyleyip gülen, Gönlünde ricsli kinciyi,
                  Bir muhabbet eri sandım, sandım da kendime yandım,

                  Kitab zuhretti ÖZ’ünde, Muhammed’in Hak Sözünde,
                  Kalmadı Alem Gözünde, Fazlasın Gördü Azında,
                  Zuhra koştu, Kin toplandı, Kan geldi kutlu dizinde,
                  Can’ım yaralı olan ki, Bende Muhammed’le yandım,

                  Vardım, İbrahim yurduna, Divanda Kıyam bekledim,
                  Gaflet ocağında hanif, birde ben kendim ekledim,
                  Hakikatın aşkın izi, Sırrı bir bende sakladım,
                  Küfreylediler özüme, Gaflet hallerine yandım,

                  Var ki, OKU sen Alemi, OKUnan orada SÖZ’lü,
                  Sendedir Lut’ta, Musa’da, hepsi de Özünde gizli,
                  Hanef eyle ki özüne, sen varasın hakka hızlı,
                  Hakikat bildirdim daim, söz bilmezlere yandım,

                  Eren derki, yolcuyum, yolum uzanır HAKKA,
                  Özün bilmez cahile, Fayda etmez on MEKKE,
                  Dolanır usulünce, Alem olur bir TEKKE
                  Zalim bilmez nedir MANA, Orda göründüm de yandım…

                  Comment

                  • Eren Erdem
                    Uzman Üye
                    • Sep 2008
                    • 122

                    #10
                    Seyir Defteri

                    Seyir Defteri

                    Can tutuşur Canan ile, Cümle Alem dalar seyre,
                    Var sen yor bu işi hayra, Ben ki kul olmaya geldim

                    Yer ile gök ki ayrışır, Bu işle akıl karışır,
                    Alem birbirin soruşur, Ben ki iz olmaya geldim

                    Zevk ile sefa olmaya, Boş gönl’e sevda dolmaya,
                    Cahil manasın bilmeye, Ben ki söz olmaya geldim

                    Bu aşkın adıdır kelam, başlar kelam ilkin selam,
                    Bende bu deryadan alam, Ben ki az olmaya geldim

                    Sanma ki Adem beridir, özün ondan bir geridir,
                    O öz’de halen diridir, Ben ki O olmaya geldim

                    ‘’Nuh’’ deme benden uzakta, Bunu söyleyen tuzakta
                    Nefsinin gözü azıkta, Nuh’a yol olmaya geldim

                    Bir Salat’a koştu İsa, kırküç’te söyledi NİSA,
                    Bu yoldaydı BEN’le Musa, Ben ki köz olmaya geldim

                    Aşığın özü turandır, boş lafa kanan virandır,
                    Hakikat bir tek Kuran’dır, Ben ki öz olmaya geldim

                    La dedi Hak’tan ötesi, anlamadı kul Atası,
                    Sarmalar zulm’ün kıtası, Ben ki LA olmaya geldim

                    Göz ile görmez ise kul, Gönül ile ara da bul,
                    Partında ki yırtık bir çul, Ben ki şal olmaya geldim

                    Bir burdayım bir’de Tur’da, Yoldaş olurum aç kurda,
                    Esas muhabbet’se Nur’da, Ben ki BİR olmaya geldim

                    Dal’da gördün sanma gülü, Gül çağırmaz’sa bülbülü
                    Anlamaz bu sözü ÖLÜ, Ben ki Sır olmaya geldim

                    OKU dedi Ruh Ahmed’e, Sır var bunda idrak ede,
                    Sırrı yazdı Emin Ad’a , Ben ki secd bilmeye geldim

                    Türlü şaşkın seyreyledim, Kendimi Hayret eyledim,
                    Gönlü gönüle bağladım, Ben ki habl’olmaya geldim

                    Uçtu kuşlar gördüm ayet, ÖZ’de vardır çift HAK niyet,
                    Burda Nesne olmak Diyet, Ben ki Hiç olmaya geldim

                    Nefs’eyledi Rahman Cann’a, İç o sudan kana kana,
                    Aşığın gönlü bunla yana, Ben ki aşk dolmaya geldim

                    Hak TEKtir yoktur bir eşi, Halık’tır O’nun bir işi,
                    Seyreyle gökteki kuşu, Ben ki hoş olmaya geldim

                    Eren söyler başka dilden, OKUyanlar var bu ilden,
                    ‘’Hak’’ Okusun ister ki Kul’dan, Ben ki GÜL olmaya geldim…

                    Comment

                    • Eren Erdem
                      Uzman Üye
                      • Sep 2008
                      • 122

                      #11
                      Merhale-i Nefs

                      Merhale-i Nefs

                      Gönül bir pazara daldı, neye muhtac ise aldı,
                      Kel keramet dergahında, alem bir cism ile kaldı

                      Bunca yarenle doluymuş, Kişi kendin diri sandı,
                      Kabr oluncu nefse beden, gören buna baka kaldı,

                      Pazarımız derman ola, ol erenler sevda dola,
                      Bildirdi bunu bilenler, birtek aşkın sana kaldı,

                      Seyr-i Sefa’da kavruldum, ol dağdan dağa savruldum
                      Bir fidan idim devrildim, bir bende bu yara kaldı,

                      Hoşnut olam diye Haktan, keşfeyledim varı yoktan,
                      Ben gelmişem oysa TEKten, ol canda bu pare kaldı,

                      Salındım yel olup ele, bulandım kil olup sele,
                      Dolandım kuş olup dala, bir sevdam o gülde kaldı,

                      Yürüdüm alemler gördüm, nefsime bedeni ördüm,
                      Yetmiş bin aleme sordum, cevabı özümde kaldı,

                      Bir Dost’un yaktığı ateş, oldu o dost gönlüme eş,
                      Selam eyler olurum hoş, bir Halil’le Eren kaldı,

                      Ol dosta sordum alemi, bildirdi bana halimi,
                      Doldurdu gönül dilimi, gayrı ki sefa kaldı,

                      Kal şu cana dost olmaya, Aşk ile huşu dolmaya,
                      Hakikat özün bilmeye, bil ki buna sızım kaldı,

                      Gönül telin titrer yine, ağlar o göz günden güne,
                      Alemi versen yüzbine, bende alacak ne’m kaldı,

                      Sordum Hakka varmı çare, diner mi bu gamlı yare,
                      Hele bildir pare pare, gönül ilimde dem kaldı,

                      Eren derki pişir kendin, Rahmandır senin efendin,
                      Ne vakit sen Hakkı andın, Haktan gelen sana kaldı…

                      Comment

                      • Eren Erdem
                        Uzman Üye
                        • Sep 2008
                        • 122

                        #12
                        Isra - 14 –

                        İSRA - 14 –

                        OKU, kendi kitabını, var bir seyr’e dalıver,
                        Gör Hele ettiklerini, ne’n var onda biliver,
                        Yazılıdır KUŞ diliyle, varlığında hiçliğinde,
                        OKU’da ÖZ kitabını, hakikat ile doluver.

                        Hak söyler ki Rahman dörtte, sen kendinle BİR kalıver
                        Bir tek AŞK’ın Hakka olsun, var sor mutmain oluver,
                        Yar dediğin bildirirse, İSRA hakikatin ÖZÜ
                        YÜRÜ Ey Hakkın sevdiği, kitabın ile geliver..

                        Tapın Ay’a, Ol Güneşe, tapında HAKK’ı biliver,
                        Sen AŞIKsın, ÖZ’ün başka, ol Canan’a bir gülüver,
                        Canan nuzleyler Aşığa, var o nefesten alıver,
                        Hoş, bu diyar Mana Evi, sende burada kalıver..

                        Eren bildi İsra ondört, Hak söyler kitabın Sen’de,
                        OKU! Dedi bana Rahman, bu iş beyan oldu BEN’de,
                        OL dedi Alem UYUDU! DİR sandı bunu Cahiller,
                        Var OKU sende Seni’ni, Oku’da bir kul oluver…

                        Comment

                        • Eren Erdem
                          Uzman Üye
                          • Sep 2008
                          • 122

                          #13
                          Gönl’e

                          Gönl’e

                          Ey benim divane gönlüm, dolanırsın yaban elde,
                          Gözün görmez mi Maşuğu, var kaybol sen de o külde
                          Ben den ileri bilirsin, benim sözüm kalır dilde,
                          Var bir yol ol şu canıma, zevk ile HAKKA varayım

                          Sürdün gözüm bir avam’ım, kırdın dizim biçareyim,
                          Bir olursak kalır Özüm, gayrında ben ki pareyim,
                          Hele bir bak şu halime, oldum ki ben divaneyim,
                          Var secd ile eğ boynunu, eğ ki ben AŞKa dalayım.

                          Eren söyler gönül dinler, Gönül söyler kimler dinler,
                          Bunu bir Süleyman anlar, varıp bir feyz’le dolayım.

                          Comment

                          • Eren Erdem
                            Uzman Üye
                            • Sep 2008
                            • 122

                            #14
                            Nesne

                            Nesne

                            Alem dolanır elbet, özüne varmak niyet,
                            ’’Hu’’ sesi var sözünde, nesne olmaktır diyet,
                            Nesnesiyim kendimin, azım bu can bu beden
                            Uykuda fısıldaşır, sarmalar enaniyet

                            Kubbe tepede değil, arş’dan uzanır arz’a
                            Nübüvvet ki söz verir, iletir beni farza
                            Nefesler uçuşuyor, nefisler kaçışırken,
                            Hak değilse söylenen, sadece kalır lafza

                            TEKtenim, TEK değilim, olur ki nesnem düşe
                            Taş değil, kan değilim, gitmese de bu hoşa,
                            Evvelim gayrıdır ki, ahirimdir bu benim,
                            Seyrimdir benim şeklim, hiçbirşey gitmez boşa.

                            Akleder dağlar, taşlar, akleder ki emirdir,
                            Aklettiren TEK ise, eyleyenler Demirdir,
                            ÖZ buluşunca SÖZ’le ağlar alem-i canan,
                            Kim ki selim eylemez, o ki akıl zehirdir.

                            Hak Muhammed düsturu, vahyeyler Rahman, Sözü,
                            Mesele ki söz alıp, bulmaktır gerçek özü
                            Canlar sanır CAN etten, bilmezmi ki CAN uyur,
                            Baktığı yer batındır, zahiri görmez gözü!

                            Melekutun perdesi, kalkar açıksa gönül,
                            Nesneyim ben diyerek, devam et böyle yanıl,
                            Zerreyi göremedin, zerre ki bilir seni,
                            Teslim et ki özünü, o TEKte sen de anıl.

                            Kara gördüm ’’Ben’’-imi, yüz çevirdim yüzümden,
                            Aradım durdum sözü, kan getirdim dizimden,
                            Mevla oysa ne yakın, ne bendeymiş halbuki,
                            Aliym rahmet eyledi, fazla oldum azımdan.

                            OKUmak gerek CAN’ı, Okumak gerek BEN’i,
                            BEN dediğim SENsin ki, böyleydi bunun dünü,
                            OKUrken akıl, işlerse ki SÖZ(vahiy) ile
                            Tesbih eder tüm alem, secd-eyler kutsar SEN’i.


                            Durursan ki Kıyamı,Haksın evvelinde işin
                            Rüku dediğin nedir ? Çift olan bir gidişin,
                            Salat Çifttir, 2 sayar, 1 eksikle yok niyaz,
                            Secdesidir eğiliş, hem beden hem gönülle.

                            Sarmışsa zulüm diyarı, Diyarı terk eyleme,
                            Dilin susmasın senin, başka bir söz söyleme,
                            Emn olmak tır işin, hakikatı nesnesiz,
                            Elin kolun çaresiz, salatsızca bağlama.

                            Bak gör ÖZün nedir ? Hilafetin kendisi
                            Zalimin candüşmanı, Alimin efendisi,
                            Göz dediğin göremez, doğruyu hakikatı
                            Esas nesnesizlik ki, Adem'in BEN döngüsü…

                            Comment

                            • Eren Erdem
                              Uzman Üye
                              • Sep 2008
                              • 122

                              #15
                              ÖRTÜ

                              ÖRTÜ


                              Keramet ne sakalda, ne de örtülü baş’ta
                              ’’Ol’’ demeseydi Rahman, ot bitermiydi taşta
                              Takvasını kuşanmış, gönlü aşk ile dolu
                              Secdesinde titreyen, yarenlere bin selam

                              Bir gecede vahyolan, ''Hak''kın nefesi Kur’an
                              Gül Muhammed Mustafa, içine rahmet dolan
                              Onun ile yol alıp, Onun ile saf duran
                              ''Hak''ka koşup eyleyen, cananlara bin selam

                              Sadık olan bir kul’a, değmez dünyanın malı
                              Sersen itibar etmez, ayağına al halı
                              Kalbi ’’Yar’’ diye çarpar, Besmele söyler dili
                              Hakkı ’’yar’’i edinen, gönüllere bin selam

                              Comment

                              Working...