Mahmud efendi hazretleri k.s. Asrımızın m ü c e d d i

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • TEBYİN
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 240

    #16
    Ah Miralay kardeşim ah
    Kur'anı okumak ve onunla gönlünü dokumak kimin umurunda ki
    Adam rüyaya saplanmış, battıkça hayallere dalıyor ve daldıkça boğuluyor ama farkında değil
    Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

    www.teblig.net

    Comment

    • FEDAKARADAM
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 418

      #17
      TEBYİN Nickli Üyeden Alıntı
      Ben günde en az 100 kez ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERİLENE, GÖNDERİLEN emanetini görüyor, okuyor, kalbimi sunuyorum fedakar.
      Bir misal vereyim sana,
      Çok sevdiğin biri sana bir emanet bırakmış,
      Sen emaneti arkana atmışsın, emanet bırakanı rüyanda görmeye ve onunla hasbihal yapmaya çalışıyorsun.
      Bu aradada emanete binlerce ihanet ediyorsun
      Tam buluşup emanetini ne yaptığını sorduğunda ise, verecek cevap bulamıyorsun
      Furkan 30 bu sahneyi ne güzel gözler önüne sermekte, istersen bir gözatıver
      .Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar." (FURKAN SURESİ-30)

      Bu mübarek ayetl, Resûl-i Ekrem'in Kur'an-ı Kerim'in emir ve yasaklarını gözetmeyen kavminden şikâyetini içine almaktadır. Cenab-ı Hak'kın geçmiş ümmetlerin durumlarına işaretle muhretem Peygamberine teselli vermekte olduğunu bildirmektedir. Ve kâfirlerin Kur'an-ı Kerim hakkındaki şüphelerini, bâtıl düşüncelerini ve onlardan itirazlarının bâtıl oluşunu teşhir ediyor ve öyle itirazcıların ne acı bir vaziyette cehenneme sevkedileceklerini ihtar buyurmaktadır. Şöyle ki: Kavminin Kur'an-ı Kerim hakkındaki bâtıl iddialarını işitip duran (Peygamber de) Hz. Muhammed Aleyhisselâm da (dedi ki: Yarabbü. Şüphe yok, benim kavmim bu Kur'an-ı) nazarı dikkate almadılar, onu tamamı ile (terk ettiler) ona inanmadılar, onu bir gerçek kabul etmediler, onun yüce beyanlarını dinlemek istemediler. Bunun içindir ki: Bir takım alaycı temennilerde bulundular.

      Böylece tefsirini verdikten sonra diyeceklerim var..

      Şimdi Kur'an da peygamberimize itaat etmek var mıdır yok mudur?.Bu sitede ben hadis filan tanımam diyenlere sorum bu olacaktır.Peygamberimizi Kur'andan dışlayıp da onun sözlerini anlamak istemeyenlere binlerce yazıklar olsun.

      Peygambere uymayan hadisleri hiçe sayanlar art niyetlidir.Burada boşuna konuşmasınlar adam gibi müslüman olsunlar.

      KALEM SURESİ
      4.Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.
      5.Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
      6.Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını.'
      7.Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.
      8.Şu halde yalanlayanlara itaat etme.





      "Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır." (ahzab suresi-21)

      DEMEK Kİ ONU KENDİMİZE ÖRNEK ALMALIYIZ Kİ ALLAHIMIZ BİZDEN RAZI OLSUN.HADİS-İ ŞERİFLERİ İNKAR EDENLERE BU AYET YETERLİDİR. SÜNNETLERİ YAŞAMAYANLAR PEYGAMBERİ SEVMİYOR DEMEKTİR.BUNUN AKSİNİ SÖYLEYENLER YALANCILARIN TA KENDİSİDİRLER.

      AYETLERİ KENDİLERİNE GÖRE SEÇİP BURADA AHKAM KESİLMESİNLER.BİZ HİÇBİR AYETİ İNKAR ETMİYORUZ AMA GELİN GÖRÜN Kİ HADİS DÜŞMANLARI BUNLARI GÖRMÜYOR VE BAŞINDAN SAVUYOR.BÖYLE GAFLET VE BÖYLE CAHİLLİĞE PES DOĞRUSU!...
      Last edited by FEDAKARADAM; 3. January 2011, 11:38 AM.
      Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

      Comment

      • Miralay
        Uzman Üye
        • May 2010
        • 372

        #18
        Selam fedakradam kardeşim.

        Peygamberimizle aynı çatı altında yaşamış,seferde ve hazarda hep beraber olmuş, Hz.Aişe (Allah ondan razı olsun) validemizin naklettiği bir rivayet vardır. Doğruluğunu rabbim daha iyi bilir. Lakin örnek olması açısından size sunuyorum evvela.

        "Resulun yaşantısını,ahlakını merak edenler Kur'ana baksınlar"

        Tabii ki, Muhammed aleyhisselam "urvetulvuska" dır. Yani güzel ahlakıyla bize çok güzel bir örnektir. O mübareğin yaşantısı,sünnetleri Kur'andan ibarettir. Kur'anı okuyan mübareğin hayatını gözünün önünde canlandırır adeta.

        Necm suresinde,"O hevasından konuşmaz" diye buyurur yüce Allah. Yani söylemleri vahiyden ibarettir.

        Aşağıdaki konuları okumanızı tavsiye ederim.


        http://www.hanifler.com/showthread.php?t=383

        Ayrıca Hakka suresinde;

        43. (O), alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
        44. Eğer (Peygamber) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,
        45. Elbette onu kıskıvrak yakalardık.
        46. Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık). (Diyanet meali)

        Diye buyurmaktadır rabbulalemin. Konu uzun olduğu için şimdilik bunlar aklıma gelenler.

        Comment

        • Anonymous
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 179

          #19
          FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
          Şeytan,rüyalarda asla peygamber efendimizin suretine maalesef giremiyor.
          Allah Allah. Şeytanla yaptığınız özel bir anlaşmanız mı var?
          Karşılığında ne verdiniz? Öyle ya, "sen peygamberin kılığına girme, ben de şunu yapacağım" demiş olmalı kim anlaşma yapmış ise. Ayrıca peygamberin kılığını biliyor musun ki onun kılığına girip girmediğini bilesin? Peygamberin foto albümü mü var elinde?

          Ben Kuran'a baktım öyle bir anlaşma falan göremedim. Kimmiş bu şeytanla anlaşma yapan?

          Mahmut hocaya bir garezim yok. Söylediklerinin çoğuna katılmasam da söylediği doğruları kaçırmamak için herkesi dinlediğim gibi dinlerim. Benim gözümde 100% yanlış alim yoktur. Ama 100% doğru alim de yoktur. Çünkü hepimiz insanız. Alimi alim seçen kimdir? Doğru şeyin alimi midir? Örneğin yüzlerce Hristiyan alim bir araya geliyor papa seçimi yapılıyor. Onlar doğru yoldalar mı? Onlara sorsan doğru yoldalardır.

          Kimin doğru yola yakın olduğunu YALNIZCA Allah bilir. O yüzden değil bütün alimler, tüm insanlar bir kişiyi dünyanın alimi, zamanın dahisi vb. seçseler bile bana göre ASLA değildir. Çünkü ben Kuran gibi dosdoğru bir rehberi olan bir insanım, kandırılmam imkansız. Alim dediğiniz adam gelip bana "şunu şunu yapmalısın" dediğinde Kuran'da zıttı varsa uymam o kadar basit. Kendi söylediklerinin "Allahın emri" olduğunu iddia eden varsa Allahın emirlerini içeren yasa kitabı olan Kuran'dan o emri bulup göstermekle mükelleftir. Dolayısıyla ben benim gibi ACİZ insanlara uymam yalnızca Allaha uyarım. Söyleyen alimmiş değilmiş önemi yoktur, söylediği lafa bakarım. Yolda yanıma 6 yaşında çocuk yanaşsa "dinen şu şu gereklidir" diye bilmediğim bir şey söylese onun da gerekçelerini sorarım. 6 yaşında diye "sen nerden bilecen len zırtapoz, ben alimleri dinlerim ancak" dersem onun söylediği doğru ise resmen ayağıma gelen doğruyu kendi ellerimle terslemiş olurum ki bundan Allaha sığınırım.

          Değil rüyanızda, beyniniz sulanıp yeterli kıvama geldiğinizde uyanıkken bile istediğiniz her şeyi/her kişiyi/her varlığı görebilirsiniz. Yeter ki isteyin.

          Bunun çeşitli yöntemlerini tasavvufçular, metalciler, budistler, hindular, satanistler, spiritüalistler, eroinmanlar falan bulmuşlar onlardan öğrenebilirsiniz.

          Allah hepimizi doğru yoluna iletsin.
          Last edited by Anonymous; 3. January 2011, 04:36 PM.

          Comment

          • FEDAKARADAM
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 418

            #20
            Anonymous Nickli Üyeden Alıntı
            Allah Allah. Şeytanla yaptığınız özel bir anlaşmanız mı var?
            Karşılığında ne verdiniz? Öyle ya, "sen peygamberin kılığına girme, ben de şunu yapacağım" demiş olmalı kim anlaşma yapmış ise. Ayrıca peygamberin kılığını biliyor musun ki onun kılığına girip girmediğini bilesin? Peygamberin foto albümü mü var elinde?

            Ben Kuran'a baktım öyle bir anlaşma falan göremedim. Kimmiş bu şeytanla anlaşma yapan?

            Mahmut hocaya bir garezim yok. Söylediklerinin çoğuna katılmasam da söylediği doğruları kaçırmamak için herkesi dinlediğim gibi dinlerim. Benim gözümde 100% yanlış alim yoktur. Ama 100% doğru alim de yoktur. Çünkü hepimiz insanız. Alimi alim seçen kimdir? Doğru şeyin alimi midir? Örneğin yüzlerce Hristiyan alim bir araya geliyor papa seçimi yapılıyor. Onlar doğru yoldalar mı? Onlara sorsan doğru yoldalardır.

            Kimin doğru yola yakın olduğunu YALNIZCA Allah bilir. O yüzden değil bütün alimler, tüm insanlar bir kişiyi dünyanın alimi, zamanın dahisi vb. seçseler bile bana göre ASLA değildir. Çünkü ben Kuran gibi dosdoğru bir rehberi olan bir insanım, kandırılmam imkansız. Alim dediğiniz adam gelip bana "şunu şunu yapmalısın" dediğinde Kuran'da zıttı varsa uymam o kadar basit. Kendi söylediklerinin "Allahın emri" olduğunu iddia eden varsa Allahın emirlerini içeren yasa kitabı olan Kuran'dan o emri bulup göstermekle mükelleftir. Dolayısıyla ben benim gibi ACİZ insanlara uymam yalnızca Allaha uyarım. Söyleyen alimmiş değilmiş önemi yoktur, söylediği lafa bakarım. Yolda yanıma 6 yaşında çocuk yanaşsa "dinen şu şu gereklidir" diye bilmediğim bir şey söylese onun da gerekçelerini sorarım. 6 yaşında diye "sen nerden bilecen len zırtapoz, ben alimleri dinlerim ancak" dersem onun söylediği doğru ise resmen ayağıma gelen doğruyu kendi ellerimle terslemiş olurum ki bundan Allaha sığınırım.

            Değil rüyanızda, beyniniz sulanıp yeterli kıvama geldiğinizde uyanıkken bile istediğiniz her şeyi/her kişiyi/her varlığı görebilirsiniz. Yeter ki isteyin.

            Bunun çeşitli yöntemlerini tasavvufçular, metalciler, budistler, hindular, eroinmanlar falan bulmuşlar onlardan öğrenebilirsiniz.

            Allah hepimizi doğru yoluna iletsin.
            Peygamberimizi Rüyada Görmek

            Abdullah Ibn-i Mesud’un (r.a) rivayetine göre Peygamberimiz şöyle buyurmustur:

            “Kim beni rüyasında görürse, o kimse uyanık iken beni görür gibidir, rüyası doğrudur. Çünkü şeytan bana benzer bir surete giremez.”

            Hadis-i şerifte belirtildiği gibi şeytan Peygamber Efendimizin suretine girememektedir. Hakeza evliyaların, asfiyaların suretine de girememektedir. Ancak söz olarak taklit edebilmektedir. Bu bakımdan rüyadaki sözleri şeriat-ı Garra-yı Muhammedî terazisiyle tartmak lazımdır. Şeytan ses olarak evliyâ-yı i’zâma, yani büyük evliyalara dahi musallat olabilmektedir. Bu hususta

            Abdülkadir Geylanî hazretlerinin macerası meshurdur. Şah-ı Geylani, bir dağ başına çekilmiş riyazet yapmakta ve bütün vaktini ibadetle değerlendirmektedir. Bir gün mağaranın önündeyken bir ses duyar. Ses, “Ya Abdülkadir! Sen artık kemâle erdin. İbadet etmene lüzum kalmadı!” demektedir. Bu sesi işiten Abdülkadir Geylânî bir anda bütün Kur’an’ı hafızasından geçirmeye başlar. “Va’büd Rabbeke hatte ye’tiyeke’l yagîn” (Ve gelmesi muhakkak olan ölüm sana erisinceye kadar Rabbine kulluk et./ Hicr sûresi 99. Âyet) âyetine gelince durur ve “Sen şeytansın, defol!” der. İşte bu bakımdan uyanıkken olduğu gibi, rüyada iken de sözleri Islam dininin terazisiyle tartmak lazımdır.

            Hadis-i şeriflere bakmaya devam edelim. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: “sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur.”

            “Rüyasına yalan katarak anlatan kimseye kıyamet gününde bir arpa danesinin iki ucunu bir araya getirip düğüm yapması teklif edilir. Bir kimse gözleri üzerine yalan söylerse, Cennet kokularını alamaz. İftiranın en büyüğü, adamın kendi gözlerine yaptığı iftiradır ki, ‘Ben gördüm ’ der, halbuki bir şey görmemiştir.”

            “Yalandan en büyük yalan rüyasında görmediği şeyi iki gözüyle görmek iddiasıdır.”

            İftiranın en büyüğü, bir kimsenin babasından başkasına intisap etmesi veya görmediği rüyayı demesi veya Hazret-i Muhammed’in söylemediği sözü ona isnad etmesidir.”

            Hz. Ömer (r.a.), bir gün Hz. Ali (r.a.) ile karşılaşır: “Ey Hasan’ın babası! Adam rüya görür, bir kısmı tasdik olunur, bir kısmı yalanlanır. Buna ne dersin.”

            Hz. Ali, bu soruyu bir hadis-i şerif naklederek cevaplandırır: “Evet, Resûlullah Efendimizden duydum, şöyle buyurdu: “Herhangi bir erkek veya kadın uyumaya görsün, mutlaka uykuya dalınca ruhu arşa doğru yükselir. Ruh henüz arşa varmadan uyanırsa bu rüya yalan olur. Arşa ulaştıktan sonra uyanırsa bu rüya sadık rüya olur.”

            Hadislerle verilen temel ölçüler

            Bu hadis-i şerifler bizlere, rüya ile ilgili temel ölçüler vermektedir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

            . Salih kimselerin gördüğü rüyalar mânalıdır. Mühim mesajlar ihtiva edebilmektedir. Bu bakımdan mühimdir.

            . Mü’minlerin görmüş oldugu güzel rüyalar Allah’ın bir lütfudur, ihsanıdır. Bu rüyalar iyi kimselere söylenebilir.

            . İnsanı üzen, kötü rüyalar ise şeytandandır. Bu rüyalar hiç kimseye söylenilmemelidir.

            Uyanınca, sol tarafa üç kere tükürülmeli ve “E’ûzu billâhi mine’ş-şeytânirraciym” denilmelidir.

            . Seher vakti ve gündüzleyin görülen rüyalar sadık rüyalardır. Bu rüyalar dikkate alınabilir.

            . Rüyaları, salih ve rüya tabirini bilen kimselere anlatıp yorumlatmalıdır. Fâsık ve işin ehli olmayan kimselere kesinlikle anlatılmamalı ve tâbir ettirilmemelidir. Zira rüyâ onların tâbir ettiği şekilde çıkar ve neticede rüya gören kimse üzülür.

            . Rüyada görmediği şeyleri “gördüm” diye anlatmanın vebali ve mesuliyeti çok büyüktür. Bu gibi kimseler âhirette hesap vereceklerdir.

            Kaynak: Milli Gazete



            Aşağıda ki linkte bir rüya anlatılıyor

            Tıkla!
            Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

            Comment

            • FEDAKARADAM
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 418

              #21
              Peygamber (SALLALLAHU ALEYHİ VESSELLEM) Efendimiz'i görmek çok mühimdir. Resûl-i Ekrem bir hadislerinde, "Beni rüyasında gören hakkıyla görmüş demektir." buyurur. Bazıları bu hadisi, "Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)'i burada gören orada da görür; görür ve şefaatinden istifade eder. Havz-ı Kevseri'nin başına gider, orada onun eliyle kevser içer." şeklinde yorumlamışlardır. Bazıları da hadisi, "Efendimiz'i rüyada gören, aynıyla görmüş demektir." şeklinde anlamışlardır. Zira hadisin sonunda, "Şeytan benim suretime giremez." buyurulmaktadır. Bununla beraber ulema tarafından meselenin daha farklı yorumları da yapılmıştır. Yorumlardan biri şöyledir: Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), herkese değişik şekilde görünür. Hatta Efendimiz'i birkaç defa rüyasında gören bir kimse O'nu farklı ruh haletleri itibarıyla her defasında farklı suretlerle görmüş de olabilir. Mesela bir defasında tıraşlı bir çehre olarak, bir defasında büyük gözlü, mukavves burunlu, açık alınlı, siyah saçlı ve başka bir defasında da ise saçlarında beyazlık olarak görmüş olabilir. Bundan dolayı, "Efendimiz'i her gören onu görmemiştir" diyenler de olmuştur. İmam Rabbani gibi bazı mudakkik ve muhakkikler, "Efendimiz'i doğru görebilmek için evvela O'nu Ravza-i Tâhire'de, sâniyen şemailine uygun olarak görmek gerekir." demişlerdir. Vâkıa, Efendimiz'in belli bir sûreti ve şemâili vardır. Allah Resûlü, orta boyludur. İri kemiklidir. Parmakları kalındır. Adeta bir pehlivan tipindedir. Göbekli değildir. Göğsüyle karnı aynı hizadadır. Alnı gayet geniştir. Burnunda tatlı bir kavis vardır. Yüz hatlarıyla fevkalade sevimlidir. Dişleri inci gibidir ve hiç dökülmemiştir. Dudakları lâl ü güher gibi bir parlaklık içindedir, vs... İşte İmam Rabbani, Allah Resûlü'nün bu şekilde şemailine uygun olarak görülmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ancak âlimlerin büyük ekseriyeti, bir kimsenin Efendimiz diyerek rüyasında gördüğü kişinin Allah Resûlü olduğunu söyleye gelmişlerdir. Zira bizzat Efendimiz, "Şeytan benim suretime giremez." buyurmuştur.

              Allah Resûlü'nün rüyalarda farklı suretlerde görülmesi meselesine gelince, herkes O'nu rüyasında biraz mir'ât-ı ruhuna (ruh aynası) göre, biraz da altında kaldığı hadiselerin tesirine göre görür. Kiminin mir'at-ı kalbi dev aynası gibidir, o ona göre görür. Kimisininki mukavves bir ayna gibidir o da ona göre müşahede eder. Bunları bir ölçüde mir'at-ı ruh belirler. Kimisinin kalbi dupdurudur, berraktır, orası apaçık bir visal koyudur, o, böyle dupduru bir keyfiyetle görür. Kimisi de bir kısım his ve pas içindedir, böyleleri için de bu tür hisler, görmeyi bulandırır.

              Burada istidradi olarak insanların kafasına takılan bir mevzuya da açıklık getirmekte fayda var. Efendimiz'i rüyada gören değil, saadet asrında hakikaten gören kişi sahabi olur. En makbul sahabi tarifini yapan İbn Hacer, sahabiyi şu ifadelerle tanımlamıştır: Sahabi, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)'i gören, kurb-u huzura müşerref olan, sohbet-i nebeviden az dahi olsa istifade eden kimsedir.

              Dahası bir kimse, değil rüyada, temessül etmiş olarak bile Efendimiz'i görse sahabi olmaz. Mesela Hafız Suyuti, Allah Resûlü'yle yetmişin üstünde temessülen görüştüğünü ifade etmektedir. Suyuti, bir ruh degajmanıyla (ruhun bedenden imtisaliyle) doğrudan doğruya Efendimiz'le buluşma temin ettiğini ve açıktan açığa konuştuğunu dile getirmektedir ki, bu bir rüya değildir. Bu, ruh âlemine ait bir şey de değildir. Belki hakikat-i Ahmediye ile Suyuti'nin hakikati yüz yüze gelmiştir. Buna rağmen Hafız Suyuti sahabi değildir. Pek çok kimse Suyuti gibi temessülen Efendimiz'i görmüştür.

              Bunlardan biri de Hallac-ı Mansur'dur. Hallac, bu müşahedesini şöyle anlatır: Kürsüde "Benim şefaatim, ümmetimden günah-ı kebair işleyenleredir." hadisini okurken aklımdan şöyle bir şey geçti: "Ya Resûlallah, niye himmetini dûn tutuyorsun? Küfür işleyenlere de şefaat ederim demiyorsun da sadece günah-ı kebair işleyene şefaat ederim diyorsun?" O esnada Resûl-i Ekrem karşımda temessül etti. Başımdan sarığımı açtı, boynuma doladı ve şöyle buyurdu: "Zannediyor musun ki söylediğimi ben kendimden söylüyorum?"

              Hâsılı, Efendimiz'i rüyasında veya temessülen gören bir kimse sahabi olmaz. Sahabi olabilmek için on dört asır ötede yaşamak gerekir. Ancak sahabinin arkasında olunabilir ki, o da bu asırda dîn-i mübîn-i İslam'a hizmetle mümkündür.

              Allah (celle celêlühü) bizim mazhariyetlerimizin şükrünü edaya, selef-i sâlihîne karşı da saygı ve vefaya muvaffak kılsın.

              ÖZETLE

              1- Efendimiz (sas)'i rüyada görmek, muhakkak bir hayır ve bereketin ifadesidir. Resûl-i Ekrem bir hadislerinde, "Beni rüyasında gören hakkıyla görmüş demektir." buyurur.

              2- "Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)'i burada gören orada da görür; görür ve şefaatinden istifade eder. Havz-ı Kevseri'nin başına gider, orada onun eliyle kevser içer."

              3- Efendimiz'i rüyada gören değil, saadet asrında hakikaten gören kişi sahabi olur. İbn Hacer'e göre sahabi, Efendimiz'i gören, sohbet-i nebeviden az dahi olsa istifade eden kimsedir.
              Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

              Comment

              • Anonymous
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 179

                #22
                Anladım. Birileri hadis uydurmuş ki birilerini yüceltmenin önü açılsın.

                Peygamberin değil hayalini gerçek halini kanlı canlı karşısında gören Ebu Cehil mübarek olmadı da sen mi mübarek olacaksın be adam demezler mi adama?

                Birileri uydurmuş siz de yemişsiniz. Ben inanamıyorum diye kusuruma bakmayın.

                Comment

                • FEDAKARADAM
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 418

                  #23
                  Anonymous Nickli Üyeden Alıntı
                  Anladım. Birileri hadis uydurmuş ki birilerini yüceltmenin önü açılsın.

                  Peygamberin değil hayalini gerçek halini kanlı canlı karşısında gören Ebu Cehil mübarek olmadı da sen mi mübarek olacaksın be adam demezler mi adama?

                  Birileri uydurmuş siz de yemişsiniz. Ben inanamıyorum diye kusuruma bakmayın.

                  Hidayet Allah'dan olduğunu her halde unuttunuz galiba.Ebu Cehil'in kalpi perdeli olduğu için bu dünyadan kafir olarak gitmiştir..

                  Peygamberimİzi rüyada görmek muradına ermek değildir.O bir Allah tarafından gelen bir lütuftur.Haydi siz de deneyin rüyada görün bakalım nasıl görebilecekseniz?...
                  Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                  Comment

                  • Anonymous
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 179

                    #24
                    FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
                    Haydi siz de deneyin rüyada görün bakalım nasıl görebilecekseniz?...
                    Ben rüyada görmek istemem. Sonra kendimi bi halt sanarım da havalanıp yoldan çıkarım diye korkuyorum. Allah peygamberi rüyada görmeyi amaç edinmekten korusun.

                    Allah diğer hayatımızda bizzat görmeyi, tanışmayı nasip etsin.

                    Comment

                    • Anonymous
                      Uzman Üye
                      • Dec 2010
                      • 179

                      #25
                      Arkadaşlar rüya tabirinden anlayan var mı?

                      Birisi bir gün rüyasında firavunun sarayında helak edilen firavuna hizmet ettiğini görse. Firavun rüyada o kadar da kötü birisi olarak gözükmese gözüne bunun yorumu nedir?

                      Allah'ın lanetlediği firavunu rüyasında gördüğü için o kişi de Allah'ın lanetine uğramış sayılır mı?

                      Rüyadaki firavun kesin firavundur çünkü melekler lanetlenmiş firavunun kılığına girecek değiller herhalde.

                      Comment

                      • Anonymous
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 179

                        #26
                        Bu arada rüya dediğiniz nedir ki. Bizzat gördüğünü iddia edenler var.

                        Yanlış hatırlamıyorsam İmam Rabbani meşhur Mektubat kitabında peygamber efendimizi bizzat gördüğünü söylüyor. Hep merak etmişimdir acaba zaman yolculuğu falan mı diye Koskoca alim gördüm diyorsa görmüştür herhalde

                        2012limitsiz.com adresinde de melek gören insanlar var bir sürü mesaj yayınlıyorlar meleklerden. Bunlar Müslüman değiller ama olsun. Yaa, görün daha ne mübarek insanlar var dünyada.

                        Comment

                        • Derin Düşünce
                          Katılımcı Üye
                          • Feb 2011
                          • 95

                          #27
                          Benim, kimin alim olup olmadıgıyla bir derdim, alıp veremedigim yok mesela... Benim derdim Alimlerini ilah yapanlarla. İslam icin mucadele veren, dini Allah has kılmak icin gayret eden tum arastırmacılardan, alimlerden Allah razı olur insaallah.

                          Dileyen diledigine tapınsın. Dileyen seydasına, seyhine, dileyen bu makamı kimden, nasıl ve nereden aldıgını bilemedigim kutuplara, dileyen buhariye, dileyen maturidiye... Alim dediklerimizin her biri doneminin geregi ilimleri icra etmisler hizmetlerini bitirip gocup gitmisler. Hesapları Allahadır artık. Niyetlerini ve kalplerini bilmem. Sorun onlarda degil sorun bizde. Onları neredeyse ilahlastıran bizlerde. Papazını, rahibini, ruhbanını, hahamlarını, imamlarını, alimlerini, seyhlerini, ilahlastıranlarda. Sozumuz yok, alıp veremedigimiz yok bizim alimlerle. İslamı 7. yuzyil entegrizmine hapseden, peygamber giydigi icin, sarık cubbe salvar giydigini idda ederken, aynı elbiseyi mekkeli musriklerinde giydigini dusunemeyen sekilci islam anlayısında.

                          Hazirci dindar anlayisini terkedin artık... Artik her seyin bittigini, ellerinizin altinda hazir paket bir program bulundugunu, artik baska hicbir seye ihtiyaciniz kalmadigini dusunmeyi bırakın. Allahin hukmunu ve sinirlarini pazarlayanlarin, somurgenlerin, post davasinda olanlarin foyasini gorun ne olur. Ve anlayın, sonra anlatın. Erkegin hangi renk elbisegiyemeyecegine dair fıkhi hukumler verenlerin, birde bunların kolaylık ve rahmet oldugunu soyleyenlerin, Allah adina; resulun bile soylemedigi, kuranla celişik binlerce yalan yanlıs hadislere itibar ederek hukumler cıkarıp, helalleri haram edenlerin kulu kolesi olmayın.

                          Birileri asrın muceddidi olsa ne olur olmasa ne olur. O muhterimi ben boyle gormez isem dinden mi cıkarım, yoldan mı sapmıs olurum. Birilerine muccedditlik, allemelik, kutupluk veren bu otorite nerededir. Bunu kim tespit eder. Neden birileri surekli en yuce olmak zorundadır. Saygınlık, guvenilir ve el emin olmak yetmez mi? Mistik imandan kurtulun, uykusunda birbirleri ile gorusen seyhler, obur dunyadan haber getirenler, keramet ustune kerametler gosterenler... Allahım aklımı muhafaza et. Ustunlukte ve yucelik yarısında, resulle bile yarısan insanlar. Keramette mucizede, Resulu gectiklerinin farkına varıp, altta kalan resulu Allaha esitleyerek (haşa) adaleti saglayanlar... Öte yandan, belkide niyetleri has oldugu halde muritleri tarafından yuceltilip adına hikayeler uydurulanlar. Musluman gibi yasayıp oldukten sonra cemaati tarafından ucurulanlar, adına masallar yazılanlar...

                          Evrenin, tarihin, esyanın ve insanın sırlarını çözmeyi bütün bütüne reddedip kendini gülsuyu ve hacıyagı kokularıyla kaplı bir sis bulutunun rahatlıklarına kapıp koyvermek.. Bilimi, sanatı, esyayı, tarihi, felsefeyi, insanın aklını boşlayıp sepet gibi yaşayıp ölmek... Gökyuzunun bilmem hangi katında bilmem kaç bin tane melegin tesbih duasını mırıldanarak, aptesanede poposunu yıkarken, bilmem hangi parmagını hangi bogumuna kadar kullanacagını bile önceden saptayan, şekilci bir din anlayışının, demir kasnaklarına boynunu uzatıp kendini esir eden, adını teslimeyet zannedip ötesine karışmayanlar.. Dogrusu bu mu, yoksa Allah ve resulun istedigi bu degil mi. İlk bunlara mı Laaaa.. diyerek girdi Resul bu yola? sonuçta hepsi aynı hesaba mı geliyor. Varın gerisini siz dusunun.

                          Selam ve dua ile..

                          Rabbim VEHİM karanlığından bizi çıkart ve nurunla anlayış ikram et!.. Rabbim ilmimizi, anlayışımızı, imanımızı ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim bize kitabı ve hikmeti ve bilmediklerimizi ögret. Rabbimiz dünyanın gerçek güzelliklerini, ahıretin gercek güzelliklerini ver, ateşin azabından bizi koru. Rabbim gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. - Elhamdulillah
                          Last edited by Derin Düşünce; 17. February 2011, 02:17 PM. Sebep: Bazı kelime hatalarımı duzelttim.
                          Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

                          Comment

                          • Miralay
                            Uzman Üye
                            • May 2010
                            • 372

                            #28
                            Allah razı olsun Derin Düşünce kardeşim.

                            Yazını okurken gözlerim yaşardı ve tefekküre daldım. Bu yazıyı müslümanım diyen herkesin okuması ve hidayetlerine vesile olması dileklerimle.

                            Tekrar Allah razı olsun. Rabbim ilmini çoğaltsın.

                            Comment

                            • yeşil
                              Uzman Üye
                              • Oct 2011
                              • 105

                              #29
                              44. İçinde hidâyet ve nûr bulunan Tevrât'ı, şüphesiz Biz indirdik. Müslümanlaşmış kişiler olan peygamberler onunla Yahûdilere hükmederler, rabbânîler [kendilerini Allah'a adamış kişiler] ve ahbar [âlimler] da, Allah'ın kitabından kendilerinden korumaları istenilen ve kendilerinin de üzerine tanıklık ettikleri şeylerle hükmederler. İnsanlara saygı duyup ürpermeyin Bana saygı duyup ürperin. Benim âyetlerimi de az bir paraya satmayın. Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.


                              İsmi geçen zat çevrelerince alim kabul edilmiş olabilir ama ne alimi? Gerçek alim midir Allah katında? Peki yukardaki ayete ne kadar riayet etmiştir? Daha doğrusu yukardaki ayette bahsedilen alim çerçevesinde olabilmiş midir? Her alim diye görünen gerçek alim midir? İlmi muazzam olabilir ama Allah huzurunda ne kadar geçerlidir bu ilim?

                              Ayrıca rüya konusuna geçerken.. Tek soru sorucam.. Gerçek hayatta Peygamberimizi 1 defa olsun göreniniz var mı? Daha önce ne zaman gördünüz de O zatın Peygamber olduğuna kanaat getirdiniz? Doğuştan kör rüyasında mavi gökyüzünü görse inanacaksınız yani savunduğunuz bu misalle eşdeğer.. Cehaletten ne zaman kopacağız Allah aşkına??

                              Comment

                              • pramid
                                Uzman Üye
                                • Sep 2010
                                • 984

                                #30
                                said nursi yedek, mahmut asil, erbakan kaleci.... takım tamam...

                                benim müceddit ne olacak... en iyisi bir yarışma düzenleyelim...

                                yaşayan kurandır müceddit. zira yaşayan Allah göndermiştir.

                                siz eskilerin masalı derseniz kurana, onu yenileyecek kişiler de ihdas edersiniz. Bunların din anlayışı kıt ve bir o kadar şeytani...

                                Comment

                                Working...