Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 Allah az; rivayetçiler çok biliyor. - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

Allah az; rivayetçiler çok biliyor.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • khaos
    Uzman Üye
    • Apr 2012
    • 346

    #46
    nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
    arkadaşım peygamberler senden on kat fazla ibadet yapıyor zoruna gitmiyorda sana haram kılınan 2-3 şey onlara helal kılınıncamı zoruna gidiyor yoksa allah haşa hata yapıpta sana helal kılması gerekenlerimi elçisine helal kıldı bu yüzdenmi zoruna gidiyor

    veya sen aciz bir insan olarak sevdiklerine ayrıcalıklı davranma hakkına sahipsinde herşeyin tek sahibi yüce allah böyle bir hakka sahip değil öylemi

    sen allah'ı kendinlemi kıyaslıyosun yoksa allah'ın bir emir verirken sanamı sormasını bekliyorsun

    gerçekten bu düşüncelerin seni büyük bir azaba götürür allah yücedir ne dilerse ona ol der oda olur ve kimse buna engel olamaz ve karışamaz böyle sadece dilinle eleştirebilirsin ama o gün o dilini yakacaklarını unutma yada tövbe et allah bağışlayıcıdır
    Hep aynı laflar...yüzyıllardır İslamın sokulduğu kalıp bu.Papağan gibi tekrarlayın durun.
    Anlattığım şeyi lütfen bir daha okuyun.çok dar kapsamda düşünüyorsunuz.sizin yaptığınız yaratıcıyı kalıba sokmak.
    Rabbimize sevgili,arkadaş,yoldaş atamak sizce onun azametine saygısızlık etmek olmaz mı?
    Ben ne diyorum kutsal olan yalnızca Allah tır.El kuddüs o dur.Vahid o dur.
    Bu düşüncelerim mi beni azaba götürecek?
    Ben yaratıcıyı sizin gibi insanlaştırmadığım için mi azaba gideceğim?
    Allah ı düşünürken onun gücüne kudretine saygıyla karışık duyduğum hayranlık mı beni azaba götürecek?
    Onu kalbimin en derininde bile korkudan çok sevgiyle içselleştirdiğim için mi beni azaba götürecek?

    Ben aciz bir insan olarak sevdiklerime ayrıcalıklı davranırım.Ama herşeyin yaratıcısı olan yüce Allah kendisine inanmayana bile adaletli davranır.Herkese hakkını verir.Hangi kulunu ne kadar sevdiğinide yalnızca o bilir.

    Önce Allah ı tanıyın gerçekten içselleştirin.İster korkun ister sevin ama önce tanıyın.Milyarlarca yıldızı ,galaksiyi,elementleri,canlıları ve daha bilmediğimiz tanımlayamadığımız nice şeyleri yaratan rabbimizi insanlaştırmayın.
    (FOR RAVEN)

    Comment

    • nacikocak
      Katılımcı Üye
      • Jul 2012
      • 92

      #47
      khaos Nickli Üyeden Alıntı
      Hep aynı laflar...yüzyıllardır İslamın sokulduğu kalıp bu.Papağan gibi tekrarlayın durun.
      Anlattığım şeyi lütfen bir daha okuyun.çok dar kapsamda düşünüyorsunuz.sizin yaptığınız yaratıcıyı kalıba sokmak.
      Rabbimize sevgili,arkadaş,yoldaş atamak sizce onun azametine saygısızlık etmek olmaz mı?
      Ben ne diyorum kutsal olan yalnızca Allah tır.El kuddüs o dur.Vahid o dur.
      Bu düşüncelerim mi beni azaba götürecek?
      Ben yaratıcıyı sizin gibi insanlaştırmadığım için mi azaba gideceğim?
      Allah ı düşünürken onun gücüne kudretine saygıyla karışık duyduğum hayranlık mı beni azaba götürecek?
      Onu kalbimin en derininde bile korkudan çok sevgiyle içselleştirdiğim için mi beni azaba götürecek?

      Ben aciz bir insan olarak sevdiklerime ayrıcalıklı davranırım.Ama herşeyin yaratıcısı olan yüce Allah kendisine inanmayana bile adaletli davranır.Herkese hakkını verir.Hangi kulunu ne kadar sevdiğinide yalnızca o bilir.

      Önce Allah ı tanıyın gerçekten içselleştirin.İster korkun ister sevin ama önce tanıyın.Milyarlarca yıldızı ,galaksiyi,elementleri,canlıları ve daha bilmediğimiz tanımlayamadığımız nice şeyleri yaratan rabbimizi insanlaştırmayın.
      allah peygambere mahsus haramı helal kılmaz diye allah'ın ayetini yalanlıyorsun sonrada diyorsunki ben bu yüzdenmi azap göreceğim benim buna cevap verme yetkim ve hakkım yok ancak sana kuran'ı kerimde allah'u tealanın ayetlerimi yalanlayanları büyük bir azap bekliyor dediğini söyleyebilirim ve yine tövbe edenleri bağışlayacağını va'dettiğini

      ahzap suresi 50. ayet

      Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir

      Comment

      • khaos
        Uzman Üye
        • Apr 2012
        • 346

        #48
        yine anlamamışsın yine anlamamışsın
        ben ayeti inkar mı ediyorum? sen yalancısın, iftiracısın

        ben sana
        ''Allah insanlara yasakladığı ve her toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen şeyleri peygamberlerinin yapmasını emreder mi?''diye sormuştum.verdiğim örnekler içki,adam öldürme ve zinaydı

        sen Allah isterse bebeği bile peygambere helal kılardı diyosun.yani sen diyorsun ki Allah isteseydi peygambere pedofiliyi serbest bırakırdı.Benim yazımda verdiğim örneklerin ayette bahsedilen şeylerle ne alakası var.bu ayette(ahzap 50) tüm toplumlar için ahlaksızlık olarak görülebilecek bir konu yok ki.ama sen böyle bir iğrençliği peygambere yakıştırabiliyorsun.seninle aramızdaki fark bu zaten.

        yazık...
        Last edited by khaos; 7. September 2012, 11:29 PM.
        (FOR RAVEN)

        Comment

        • galipyetkin
          Uzman Üye
          • Sep 2011
          • 1389

          #49
          Sayın Naci Koçak.

          Hani Peygamberimizin Miraç'ta huzura çıkmıştı da Diğer Peygamberlere İmamlık yapıp da namaz kıldırmıştı ya. Kaçıncı katta idi.
          Hani Huzurdan çıkıp da Musa Peygamber'e rastlamıştı da, Musa ''50 rekat fazla, çık söyle indirsin'' diye ültimatomlar yağdırıp, Peygamberimiz de, her seferinde ''emrin olur'' deyip, Allah'a namazı hani 5'e indirtmişlerdi ya?, bu görüşmeler kaçıncı katta olmuştu? Ben unutmuşum da. Ne ''arş''ı Naci bey. Basbayağı, Zeus'un Olimpos dağına oturtulduğu gibi, gök'ün 7. katına oturttular Allah'ı.

          Sayın Naci Koçak. Demişsiniz ki. allah bizi heran görür işitir bize şah damarımızdan daha yakındır ancak biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman allah'ı unuturuz namazı ise allah'ın bizi görüp işittiğini bilerek ve düşünerek kılarız onun için sadece namazda allah'ın huzurundaymış gibi hissederiz halbuki sadece namazda değil herzaman allah'ın huzurundayız çünkü bizi herzaman görüp işitmekte ve yine en yakın olduğumuz an secde olarak anılır bunun anlamıda yine mekan olarak değil manevi yakınlıktır çünkü secdede yere kapanıp allah'a övgüler yağdırıp yüceltip yalvarıp yakarıp ona bağlılığımızı gösteririz.

          Gelin şu söylediklerinizi cümle cümle ayırıp tahlil edelim:
          a-allah bizi heran görür işitir bize şah damarımızdan daha yakındır
          b-ancak biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman allah'ı unuturuz
          c-namazı ise allah'ın bizi görüp işittiğini bilerek ve düşünerek kılarız
          ç-onun için sadece namazda allah'ın huzurundaymış gibi hissederiz
          d-halbuki sadece namazda değil herzaman allah'ın huzurundayız
          e-çünkü bizi herzaman görüp işitmekte ve yine en yakın olduğumuz an secde olarak anılır bunun anlamıda yine mekan olarak değil manevi yakınlıktır
          f-çünkü secdede yere kapanıp allah'a övgüler yağdırıp yüceltip yalvarıp yakarıp ona bağlılığımızı gösteririz

          Bakın ben bu yazılanlardan ne anlıyorum:
          Ezanla hatırlatan olmasa, biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman Allah'ı unuttuğumuzdan onu bile yapmayacağız ama, işte bir günde ancak beş kere hatırlamamız hatırlatılıyor ezanla. Bunu da bizi görüp işittiği için yapıyoruz. Sadece namazda Allahın huzurundaymış gibi hissederiz; sair zamanlarda mı? Sorma. Onun için secdeye kapanıp salya, sümük, gözyaşı yalvarıp yakarıp övgüler YAĞdırıp yüceltiriz.

          Arkadaşım. Daha yücesi, ya da daha yüce makam mı var ki Allah'ı yüceltiyorsunuz. Nerede yazıyor bana övgüler YAĞdırıp, yalvarıp yakarın beni yüceltin diye? Sana bana mı muhtaç? Yoksa zalim mi?

          Naci Bey.
          Şefaat sorumu atlamışsınız, cevaplamamışsınız. Şefaati neden Allah'tan değil de Peygamber'den istiyorsunuz? Allah Şefaat benim katımda demiyor mu?

          Saygılarımla.
          Galip Yetkin.
          Last edited by galipyetkin; 13. September 2012, 12:41 PM.

          Comment

          • nacikocak
            Katılımcı Üye
            • Jul 2012
            • 92

            #50
            khaos Nickli Üyeden Alıntı
            yine anlamamışsın yine anlamamışsın
            ben ayeti inkar mı ediyorum? sen yalancısın, iftiracısın

            ben sana
            ''Allah insanlara yasakladığı ve her toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen şeyleri peygamberlerinin yapmasını emreder mi?''diye sormuştum.verdiğim örnekler içki,adam öldürme ve zinaydı

            sen Allah isterse bebeği bile peygambere helal kılardı diyosun.yani sen diyorsun ki Allah isteseydi peygambere pedofiliyi serbest bırakırdı.Benim yazımda verdiğim örneklerin ayette bahsedilen şeylerle ne alakası var.bu ayette(ahzap 50) tüm toplumlar için ahlaksızlık olarak görülebilecek bir konu yok ki.ama sen böyle bir iğrençliği peygambere yakıştırabiliyorsun.seninle aramızdaki fark bu zaten.

            yazık...
            tabi ayetleri yalanlayıp değiştirmeye çalışan biri için kendi yazdığı soruyu değiştirmesi gayet normal işte senin sorduğun sorunun ilk şekli


            5.Allah insanlara yasakladığı ve her toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen şeyleri peygamberlerinin yapmasına izin verir mi? yada emreder mi?

            burada iki soru var emredermi ve izin verirmi ama bu soruyu emredermi diye değiştirmişsin

            oysa ben senin gibi çaktırmadan değil açıkça verdiğim cevabı değiştiriyorum ben senin emredermi soruna emretmez demiştim ancak daha sonra düşündüm ve yanıldığımın farkına vardım ve tövbe ettim çünkü allah toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen suçsuz olan kendi çocuğunu boğazlamayı hz ibrahime emretmiştir allah dilediğini yapar ve bunu yaparken toplumun ahlaksızlık sayıp saymamasını umursamaz çünkü toplumu ve toplumun ahlaksızlık saydığı şeyleri zaten o yaratmıştır bu husus içki kumar zina ve aklına gelebilecek herşey için aynıdır allah birşeyi emredeceği zaman ve izin vereceği zaman ne senden nede toplumdan ne utanır nede korkar

            Comment

            • nacikocak
              Katılımcı Üye
              • Jul 2012
              • 92

              #51
              galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
              Sayın Naci Koçak.

              Hani Peygamberimizin Miraç'ta huzura çıkmıştı da Diğer Peygamberlere İmamlık yapıp da namaz kıldırmıştı ya. Kaçıncı katta idi.
              Hani Huzurdan çıkıp da Musa Peygamber'e rastlamıştı da, Musa ''50 rekat fazla, çık söyle indirsin'' diye ültimatomlar yağdırıp, Peygamberimiz de, her seferinde ''emrin olur'' deyip, Allah'a namazı hani 5'e indirtmişlerdi ya?, bu görüşmeler kaçıncı katta olmuştu? Ben unutmuşum da. Ne ''arş''ı Naci bey. Basbayağı, Zeus'un Olimpos dağına oturtulduğu gibi, gök'ün 7. katına oturttular Allah'ı.

              Sayın Naci Koçak. Demişsiniz ki. allah bizi heran görür işitir bize şah damarımızdan daha yakındır ancak biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman allah'ı unuturuz namazı ise allah'ın bizi görüp işittiğini bilerek ve düşünerek kılarız onun için sadece namazda allah'ın huzurundaymış gibi hissederiz halbuki sadece namazda değil herzaman allah'ın huzurundayız çünkü bizi herzaman görüp işitmekte ve yine en yakın olduğumuz an secde olarak anılır bunun anlamıda yine mekan olarak değil manevi yakınlıktır çünkü secdede yere kapanıp allah'a övgüler yağdırıp yüceltip yalvarıp yakarıp ona bağlılığımızı gösteririz.

              Gelin şu söylediklerinizi cümle cümle ayırıp tahlil edelim:
              a-allah bizi heran görür işitir bize şah damarımızdan daha yakındır
              b-ancak biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman allah'ı unuturuz
              c-namazı ise allah'ın bizi görüp işittiğini bilerek ve düşünerek kılarız
              ç-onun için sadece namazda allah'ın huzurundaymış gibi hissederiz
              d-halbuki sadece namazda değil herzaman allah'ın huzurundayız
              e-çünkü bizi herzaman görüp işitmekte ve yine en yakın olduğumuz an secde olarak anılır bunun anlamıda yine mekan olarak değil manevi yakınlıktır
              f-çünkü secdede yere kapanıp allah'a övgüler yağdırıp yüceltip yalvarıp yakarıp ona bağlılığımızı gösteririz

              Bakın ben bu yazılanlardan ne anlıyorum:
              Ezanla hatırlatan olmasa, biz dünyanın zevklerine kapılıp çoğu zaman Allah'ı unuttuğumuzdan onu bile yapmayacağız ama, işte bir günde ancak beş kere hatırlamamız hatırlatılıyor ezanla. Bunu da bizi görüp işittiği için yapıyoruz. Sadece namazda Allahın huzurundaymış gibi hissederiz; sair zamanlarda mı? Sorma. Onun için secdeye kapanıp salya, sümük, gözyaşı yalvarıp yakarıp övgüler YAĞdırıp yüceltiriz.

              Arkadaşım. Daha yücesi, ya da daha yüce makam mı var ki Allah'ı yüceltiyorsunuz. Nerede yazıyor bana övgüler YAĞdırıp, yalvarıp yakarın beni yüceltin diye? Sana bana mı muhtaç? Yoksa zalim mi?

              Naci Bey.
              Şefaat sorumu atlamışsınız, cevaplamamışsınız. Şefaati nadan Allah'tan değil de Peygamber'den istiyorsunuz? Allah Şefaat benim katımda demiyor mu?

              Saygılarımla.
              Galip Yetkin.
              galip bey ilk önce siz şimdiye kadar benim sorduğum hiçbir soruya cevap vermeyip birde bana şefaat sorumu atlamışsınız demeniz garip değilmi değilmi

              şefaat allah katındadır ve peygamber efendimize görevini en iyi şekilde yerine getirdiği için hediye olarak allah soracak rasulüm ümmetinden kimlere şefaat ediyim ve peygamber efendimiz eliyle tek tek seçmeyecek sıfatlarını sayacak sünneti yerine getirenler iyiliği çok yapanlar gibi

              günde beş kere allah'ı hatırlamamız değil allah'ın emri olan namaz ibadetini yerine getirmemiz için ezan okunur sadece namaz değil insanlara camilerde vaaz ve hutbelerde bütün ibadetler hatırlatılır

              allah bizim ibadetimize muhtaç olduğu için değil biz şeytanla yarıştığımız için ve ona muhtaç olduğumuz için onu yüceltir emirlerini yerine getirir ve yalvarırız

              allah'tan daha yücesi yoktur bizim yücesin allah'ım dememizin nedeni şeytana uyup allah'tan başkasına ilah olarak iman etmediğimizi ve müşriklerden farklı olduğumuzu göstermektir çünkü onlar yüce allah değil yüce fravun yüce nemrut yüce ateş derler diğer ibadedtlerimizin sebebide aynıdır

              son olarak bundan sonra eğer gerçekten öğrenmek istediğiniz bir konu olursa ve benim bildiğim bir konu ise cevap vericem çünkü khaos isimli üyenin bir sorusuna yanlış cevap verdim sonradan hatırlayıp düzelttim ancak konu yüce olan allah'ın ayetleri yanlış yapmaktan o'na sığınırım

              ve o peygambere nahl suresi 37. ayette derki

              Onları doğru yola sevketmek için, üzerlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki, Allah sapıklığı kabul edeni, doğru yola getirmez ve onlara birtek yardımcı da yoktur

              Comment

              • galipyetkin
                Uzman Üye
                • Sep 2011
                • 1389

                #52
                Sayın Naci Bey.

                Allah'ın adaletine benim tam güvenim, imanım var. Zerre ağırlığında bile olsa herkes hakkını alacak. Kimse kayırılmayacak. Allah kitabında öyle söylüyor; ben de Allah'a inanıyorum.

                Herhalde siz buna inanmıyorsunuz. Ki bazı kişilere şefaatten bahsediyor, hem de şafaat edilecek kişilerin seçimini Peygamber'in yaptığını söylüyorsunuz.

                Bu torpil sistemi, Allah'a, Allah'ın ''El Adl' ismine aykırı değil mi? Bazılarına şefaatle torpil yapılırsa ''zulum'' ortaya çıkmaz mı? Allah'ın adaletinden şüphe edilmez mi?. Bu eylem itiraza uğramaz mı?

                Hangi ayet?

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin
                Last edited by galipyetkin; 19. April 2014, 08:10 PM.

                Comment

                • nacikocak
                  Katılımcı Üye
                  • Jul 2012
                  • 92

                  #53
                  galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                  Sayın Naci Bey.

                  Allah'ın adaletine benim tam güvenim, imanım var. Zerre ağırlığında bile bile olsa herkes hakkını alacak. Kimse kayırılmayacak. Allah kitabında öyle söylüyor; ben de Allah'a inanıyorum.

                  Herhalde siz buna inanmıyorsunuz. Ki bazı kişilere şefaatten bahsediyor, hem de şafaat edilecek kişilerin seçimini Peygamber'in yaptığını söylüyorsunuz.

                  Bu torpil sistemi, Allah'a, Allah'ın ''El Adl' ismine aykırı değil mi? Bazılarına şefaatle torpil yapılırsa ''zulum'' ortaya çıkmaz mı? Allah'ın adaletinden şüphe edilmez mi?. Bu eylem itiraza uğramaz mı?

                  Hangi ayet?

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin
                  allah elbette adaletlidir o yüzden bizden kat kat daha fazla ibadet edip günahları ise sayılacak kadar az olan peygamberlerine bunun karşılığında sizin deyiminizle torpil geçmiştir öyleki hz isa'ya hastaları iyileştirme yetkisi hz musa'ya kimsenin sahip olamayacağı asa hz süleyman'ın emrine rüzgarı ve sayısız hazineler vermiştir ve peygamber efendimize ise şefaat edeceği bazı kullarını seçme izni vermiştir

                  yine allah peygamberlerin bazen zulüm görmesine izin vermiş fakat kaldıramayacakları yüküde yüklememiştir birçok peygamberi ölümden kurtarmıştır allah'ın ilmi başkadır bizim çoğunu anlamamız mümkün değil o yüzden khaosun yaptığı gibi eleştirme hakkımızda yoktur

                  allah elbette adaletlidir herkese hakettiğini verir ancak merhametlidirde birçok ayette yapılan iyiliklerin ve ibadetlerin karşılığının alınacağı va'dedilirken aşağıda yazdığım ayette olduğu gibi günahlar için aynı şey geçerli değildir onlar şirk hariç affedilebilir tabi tövbe etmiş olmak bunu dahada kolaylaştırır

                  Maide 39. ayette Allah: "ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve davranışlarını düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir"

                  kuran'ı kerimde birçok ayette kimsenin kayrılmayacağı yazar ancak ayetlerin önünü ve arkasını okursanız kayrılmayacak olanların cehennemi fazlasıyla haketmiş olanlar olduğunu görürsünüz ve allah benim azap edeceklerime kimseden yardım dokunmaz diyor ben kimseyi affetmem demiyor yani kayırma var allah dilediğini kayıracak ancak allah birde ben kayıracağım diye günah işlemeyin ozaman sizde kayrılmayacaklar arasına girersiniz diyor

                  allah kuran'ı kerimde peygamberlerin bile hatalarını söylüyor mesela tevbe suresi 43. ayette allah peygamber efendimize "Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?" diyor yani peygamberler bile hata yapmış günah işlemişken eğer kayırma olmasa cennete kim girebilir eğer allah merhametli ve bağışlayıcı olmasa cennete sadece sayılacak kadar insan girerdi hatta insanlık hiç olmaz hz adem direk cehenneme giderdi çünkü yasak olan elmayı yiyerek ilk günahı o işledi ancak allah onu senin deyiminle şeytana karşı kayırdı yani bağışladı
                  Last edited by nacikocak; 8. September 2012, 05:21 PM.

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #54
                    Sayın Naci Bey.

                    allah elbette adaletlidir herkese hakettiğini verir ANCAK...
                    Yine
                    kuran'ı kerimde birçok ayette kimsenin kayrılmayacağı yazar ANCAK...

                    demenizden sonra biraz düşünmem gerekiyor.

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.

                    Comment

                    • khaos
                      Uzman Üye
                      • Apr 2012
                      • 346

                      #55
                      nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
                      tabi ayetleri yalanlayıp değiştirmeye çalışan biri için kendi yazdığı soruyu değiştirmesi gayet normal işte senin sorduğun sorunun ilk şekli


                      5.Allah insanlara yasakladığı ve her toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen şeyleri peygamberlerinin yapmasına izin verir mi? yada emreder mi?

                      burada iki soru var emredermi ve izin verirmi ama bu soruyu emredermi diye değiştirmişsin

                      oysa ben senin gibi çaktırmadan değil açıkça verdiğim cevabı değiştiriyorum ben senin emredermi soruna emretmez demiştim ancak daha sonra düşündüm ve yanıldığımın farkına vardım ve tövbe ettim çünkü allah toplum tarafından ahlaksızlık olarak kabul edilen suçsuz olan kendi çocuğunu boğazlamayı hz ibrahime emretmiştir allah dilediğini yapar ve bunu yaparken toplumun ahlaksızlık sayıp saymamasını umursamaz çünkü toplumu ve toplumun ahlaksızlık saydığı şeyleri zaten o yaratmıştır bu husus içki kumar zina ve aklına gelebilecek herşey için aynıdır allah birşeyi emredeceği zaman ve izin vereceği zaman ne senden nede toplumdan ne utanır nede korkar


                      "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır." (SAFFAT/96)

                      Biz bir şeyi dilediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir. (NAHL/40)

                      Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır. (EN'AM/73)

                      O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir. (BAKARA/117)

                      Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şanı yücedir. (KASAS/68)

                      O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz. (YASİN/83)


                      Naci Bey,
                      yukardaki ayetlere bakarak burdan yola çıktığınızı düşünüyorum.
                      Evet Allah her şeyi yaratmıştır.şeytanıda,haramıda,zinayıda,cinayetide .Ama hep iyiliği,doğruluğu,adaleti emretmiştir.
                      ne yazmıştım Allah Herşeyi bilimsel bir sebeple(+/-) ,kanunla ve düzenle yaratmıştır. buradaki (+)ve(-) zıtlıklarıyla manasındaydı.


                      Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. (NİSA/110)

                      Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir. (RA'D/6)


                      Bakın Allah kötüyü de zulmüde yaratmış ama hep iyiliği yada iyi olanı emrediyor.Ve başından beri kötü olanı ve kötü şeyleri cezalandırdığını söylüyor.


                      Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir. (NİSA/111)

                      Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. (FURKAN/70)

                      Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir. (NİSA/40)

                      İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. (YUNUS/26)



                      Allah zaten başından beri iyiyi kötüyü belirlemiş.Düzeni kurmuş.İnsanoğlu cennetten kovulmadan önce bile.Ve yarattığı insanın neye ihtiyacı olduğunuda biliyor.Dünyada örnekleri olsada zalim,adaletsiz,despot bir Tanrıya kimse inanmaz.(hür iradeyle)

                      İşte bu yüzden sana yaratanı hafife alıyorsun derken söylediklerimde ne kadar haklı olduğumu çıkardın.bir örnek mizansen vereceğim
                      diyelim ki;
                      Bilinmeyen bir yerde bilinmeyen bir zamanda bir adam ortaya çıkıyor.Ben peygamberim bana Allah tan ayetler geliyor diyor.
                      Ahali soruyor senin tanrın ne diyor?
                      Adam cevaplıyor:
                      -Adam öldürmeyeceksin(adam öldürmek ilk insandan beri suç bakınız habil ve kabil)
                      -zina yapmayacaksın
                      -yalan söylemeyeceksin
                      iyi anlaman için bu üç örneği veriyorum çünkü dünyanın neresine gidersen git bu söylediklerim toplumlar tarafından en azından ahlaksızlık olarak değerlendirilir.
                      Sonra peygamber olan adam durduk yere adam öldürüyor,istediği zaman istediği kadınla zina yapıyor,bir gün öyle bir gün böyle konuşuyor milleti kandırıp duruyor.
                      Ahali bir zaman sonra diyorki;
                      -Ya sevgili peygamberim iyi hoşta sen bunları bize yapmayın diyorsun ama Allah ın yasakladığı şeylerin maşallah hepsini yapıyorsun.
                      Peygamberde;
                      -Bana gelen ayetleri okumadınız mı?Allah bu konuda yalnızca bana imtiyaz tanıdı size yasak ama bana serbest.Siz Allah ın ayetlerini mi sorguluyorsunuz?inkar mı ediyorsunuz?Allah dilerse her şeyi yapar.
                      ve sorular...
                      Ahali bu adamın Tanrısına neden inansın veya bu adamın peşinden neden gitsin veya söylediklerine neden inansın


                      Şimdi bunları niye yazdım
                      Sen ne dedin.''Allah isterse yeni doğmuş bebeği bile peygambere helal kılardı''
                      pedofiliyi peygamberine serbest bırakan bir tanrı.

                      şimdi senin kafandan bakarak şunuda diyebiliriz Allah isteseydi İslam a şeytanı peygamber atardı.Yada Allah isteseydi melekler insanlara her gün tecevüz ederdi.istediğin kadar çoğalt.
                      İşte bu yüzden yaratıcıyı hafife alıyorsun diyorum.

                      Allah ın kurduğu düzene bir bak lütfen


                      Birde insan Tanrı ya neden inanma ihtiyacı hisseder? bunun cevabını verirsen yukarda anlattığım şeylerin cevabınıda alırsın?

                      not:Aramızdaki fark senin baldırı olan bir yaratıcıya, Benim ise hayatın tek kaynağı,ezeli ve ebedi olan,eşi ve benzeri olmayan,adil olan,bağışlayan bir yaratıcıya inanıyor olmam.
                      Last edited by khaos; 9. September 2012, 03:30 AM.
                      (FOR RAVEN)

                      Comment

                      • ates demir

                        #56
                        Kasas 30

                        1. fe : böylece, artık
                        2. lemmâ : olduğu zaman
                        3. etâ-hâ : oraya geldi
                        4. nûdiye : nida edildi, seslenildi
                        5. min : den
                        6. şâtıı el vâdi : vadi tarafı
                        7. el eymeni : sağ taraf
                        8. fî : de
                        9. el buk'ati : yer
                        10. el mubâreketi : mübarek
                        11. min eş şecerati : ağaçtan
                        12. en yâ mûsâ : ey Musa
                        13. innî : muhakkak ben
                        14. ene allâhu : Ben Allah'ım
                        15. rabbu : Rab
                        16. el âlemîne : âlemler
                        Last edited by Misafir; 8. September 2012, 09:37 PM.

                        Comment

                        • khaos
                          Uzman Üye
                          • Apr 2012
                          • 346

                          #57
                          ates demir Nickli Üyeden Alıntı
                          Kasas 30

                          1. fe : böylece, artık
                          2. lemmâ : olduğu zaman
                          3. etâ-hâ : oraya geldi
                          4. nûdiye : nida edildi, seslenildi
                          5. min : den
                          6. şâtıı el vâdi : vadi tarafı
                          7. el eymeni : sağ taraf
                          8. fî : de
                          9. el buk'ati : yer
                          10. el mubâreketi : mübarek
                          11. min eş şecerati : ağaçtan
                          12. en yâ mûsâ : ey Musa
                          13. innî : muhakkak ben
                          14. ene allâhu : Ben Allah'ım
                          15. rabbu : Rab
                          16. el âlemîne : âlemler

                          aracı yok!
                          (FOR RAVEN)

                          Comment

                          • ates demir

                            #58
                            aracı yok!!!

                            Comment

                            • nacikocak
                              Katılımcı Üye
                              • Jul 2012
                              • 92

                              #59
                              khaos Nickli Üyeden Alıntı
                              "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır." (SAFFAT/96)

                              Biz bir şeyi dilediğimiz zaman, ona sözümüz sadece "ol" dememizdir. O da hemen oluverir. (NAHL/40)

                              Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir. O'nun sözü haktır. "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açığı bilendir. O, hikmet sahibi, her şeyden haberdardır. (EN'AM/73)

                              O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir. (BAKARA/117)

                              Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şanı yücedir. (KASAS/68)

                              O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz. (YASİN/83)


                              Naci Bey,
                              yukardaki ayetlere bakarak burdan yola çıktığınızı düşünüyorum.
                              Evet Allah her şeyi yaratmıştır.şeytanıda,haramıda,zinayıda,cinayetide .Ama hep iyiliği,doğruluğu,adaleti emretmiştir.
                              ne yazmıştım Allah Herşeyi bilimsel bir sebeple(+/-) ,kanunla ve düzenle yaratmıştır. buradaki (+)ve(-) zıtlıklarıyla manasındaydı.


                              Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse, Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur. (NİSA/110)

                              Ayrıca senden iyilikten önce hemen kötülüğü getirmeni isterler. Oysa daha önce onlara misal olacak cezalar gelip geçmiştir. Ve gerçekten Rabbin, zulümlerine karşılık insanlara mağfiret sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı da cidden çok çetindir. (RA'D/6)


                              Bakın Allah kötüyü de zulmüde yaratmış ama hep iyiliği yada iyi olanı emrediyor.Ve başından beri kötü olanı ve kötü şeyleri cezalandırdığını söylüyor.


                              Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir. (NİSA/111)

                              Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. (FURKAN/70)

                              Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir. (NİSA/40)

                              İyi iş, güzel amel yapanlara daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılık vardır. Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar. Cennet ehli işte bunlardır. Orada ebedî kalacaklardır. (YUNUS/26)



                              Allah zaten başından beri iyiyi kötüyü belirlemiş.Düzeni kurmuş.İnsanoğlu cennetten kovulmadan önce bile.Ve yarattığı insanın neye ihtiyacı olduğunuda biliyor.Dünyada örnekleri olsada zalim,adaletsiz,despot bir Tanrıya kimse inanmaz.(hür iradeyle)

                              İşte bu yüzden sana yaratanı hafife alıyorsun derken söylediklerimde ne kadar haklı olduğumu çıkardın.bir örnek mizansen vereceğim
                              diyelim ki;
                              Bilinmeyen bir yerde bilinmeyen bir zamanda bir adam ortaya çıkıyor.Ben peygamberim bana Allah tan ayetler geliyor diyor.
                              Ahali soruyor senin tanrın ne diyor?
                              Adam cevaplıyor:
                              -Adam öldürmeyeceksin(adam öldürmek ilk insandan beri suç bakınız habil ve kabil)
                              -zina yapmayacaksın
                              -yalan söylemeyeceksin
                              iyi anlaman için bu üç örneği veriyorum çünkü dünyanın neresine gidersen git bu söylediklerim toplumlar tarafından en azından ahlaksızlık olarak değerlendirilir.
                              Sonra peygamber olan adam durduk yere adam öldürüyor,istediği zaman istediği kadınla zina yapıyor,bir gün öyle bir gün böyle konuşuyor milleti kandırıp duruyor.
                              Ahali bir zaman sonra diyorki;
                              -Ya sevgili peygamberim iyi hoşta sen bunları bize yapmayın diyorsun ama Allah ın yasakladığı şeylerin maşallah hepsini yapıyorsun.
                              Peygamberde;
                              -Bana gelen ayetleri okumadınız mı?Allah bu konuda yalnızca bana imtiyaz tanıdı size yasak ama bana serbest.Siz Allah ın ayetlerini mi sorguluyorsunuz?inkar mı ediyorsunuz?Allah dilerse her şeyi yapar.
                              ve sorular...
                              Ahali bu adamın Tanrısına neden inansın veya bu adamın peşinden neden gitsin veya söylediklerine neden inansın


                              Şimdi bunları niye yazdım
                              Sen ne dedin.''Allah isterse yeni doğmuş bebeği bile peygambere helal kılardı''
                              pedofiliyi peygamberine serbest bırakan bir tanrı.

                              şimdi senin kafandan bakarak şunuda diyebiliriz Allah isteseydi İslam a şeytanı peygamber atardı.Yada Allah isteseydi melekler insanlara her gün tecevüz ederdi.istediğin kadar çoğalt.
                              İşte bu yüzden yaratıcıyı hafife alıyorsun diyorum.

                              Allah ın kurduğu düzene bir bak lütfen


                              Birde insan Tanrı ya neden inanma ihtiyacı hisseder? bunun cevabını verirsen yukarda anlattığım şeylerin cevabınıda alırsın?

                              not:Aramızdaki fark senin baldırı olan bir yaratıcıya, Benim ise hayatın tek kaynağı,ezeli ve ebedi olan,eşi ve benzeri olmayan,adil olan,bağışlayan bir yaratıcıya inanıyor olmam.
                              arkadaşım bak ben arapça okumayı biliyorum ancak anlamını bilmiyorum belki sende bilmez anlamazsın diye türkçe anlamını yazıyorum ama onuda anlamıyorsun öldürmek günah habil ile kabil örnek demişsin doğru ama bak allah hz ibrahim'e neyi emretmiş ayet allah'ın ayeti aşağıda ve türkçe

                              Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik. Böylece (çocuk) onun yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): "Oğlum" dedi. "Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun." (Oğlu İsmail) Dedi ki: "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah, beni sabredenlerden bulacaksın."

                              lütfen başka hiçbirşey yazmadan ve yorum yapmadan eğer anladıysan bana sadece allah hz ibrahim'e neyi emretmiş onu yazarmısın

                              Comment

                              • nacikocak
                                Katılımcı Üye
                                • Jul 2012
                                • 92

                                #60
                                khaos Nickli Üyeden Alıntı
                                aracı yok!
                                allah'u teala hz musa ile defalarca konuştu hz ibrahim ilede konuştu belki diğer peygamberlerlede konuşmuştur ben allah rasulleri ile konuşmamış demiyorum rasulleri ile çok nadir konuşmuş diğer zamanlarda melekleri elçi aracı olarak kullanmıştır diyorum ve bunu açıkça anlatan aşağıdaki allah'ın ayetlerini sana delil olarak sunuyorum yaratılmışlardan değil yaratan'ın ayetlerinden ve kelime mealleri anlayasın diye



                                bakara 98. ayet

                                1. men : kimse, kim
                                2. kâne : oldu, idi
                                3. aduvven : düşman
                                4. lillâhi (li allâhi) : Allah'a
                                5. ve melâiketi-hi : ve onun melekleri
                                6. ve rusuli-hi : ve onun resûlleri
                                7. ve cibrîle : ve Cebrail
                                8. ve mîkâle : ve Mikail
                                9. fe innallâhe (inne allâhe) : o zaman hiç şüphesiz Allah
                                10. aduvvun : düşman
                                11. li el kâfirîne : kâfirler için, kâfirlere

                                ali imran 39. ayet

                                1. fe nâdet-hu el melâiketu : bunun üzerine, melekler ona nida etti
                                2. ve huve : ve o
                                3. kâimun yusallî : ayakta namaz kılıyor
                                4. fî el mihrâbi : mihrapta
                                5. enne allâhe : Allah, ... olduğunu
                                6. yubeşşiru-ke bi yahyâ : seni Yahya ile müjdeliyor
                                7. musaddikan : tastik edici olan, tastik edici olarak
                                8. bi kelimetin min allâhi : bir kelime ile, Allah'tan
                                9. ve seyyiden : ve seyyid, peygamber soyundan gelen
                                10. ve hasûran : ve son derece nefsine hakim
                                11. ve nebiyyen : ve peygamber
                                12. min es sâlihîne : salihlerden

                                ali imran 42. ayet

                                1. ve iz kâlet : ve demişdi
                                2. el melâiketu : melekler
                                3. yâ meryemu : ey Meryem
                                4. inne allâhe : muhakkak ki Allah
                                5. estafâ-ki : seni seçti
                                6. ve tahhare-ki : ve seni temizledi, tertemiz yarattı
                                7. ve estafâ-ki : ve seni seçti
                                8. alâ nisâi el âlemîne : âlemlerin kadınları üzerin

                                en-am 50. ayet bu ayette sadece vahyedilene diyerek kuran'ı kerimin vahy yoluyla geldiğini açıklamaktadır

                                1. kul : de, söyle
                                2. lâ ekûlu lekum : size demiyorum, söylemiyorum
                                3. indî : benim yanımda
                                4. hazâinu allâhi : Allah'ın hazineleri
                                5. ve lâ a'lemu : ve ben bilmiyorum
                                6. el gaybe : gayb, bilinmeyen
                                7. ve lâ ekûlu : ve demiyorum, söylemiyorum
                                8. lekum : size
                                9. innî melekun : gerçekte, mutlaka ben bir meleğim
                                10. in ettebiu : ben ancak tâbî olurum (eğer tâbî olursam)
                                11. illâ mâ yuhâ : sadece vahyedilen şeye
                                12. ileyye : bana
                                13. kul : de, söyle
                                14. hel yestevî : eşit, bir olur mu?
                                15. el a'mâ : görmeyen, kör, âmâ
                                16. ve el basîru : ve basiretle gören
                                17. e fe : hâlâ, ...mı?
                                18. lâ tetefekkerûne : tefekkür etmiyorsunuz

                                nahl suresi 2. ayet yine bu ayette melekler indirir diyor

                                1. yunezzilu : indirir
                                2. el melâikete : melekler
                                3. bi er rûhi : ruh ile
                                4. min emri-hi : onun emrinden
                                5. alâ : üzere, e
                                6. men yeşâu : dilediği kimse(ler)
                                7. min ibâdi-hi : kullarından
                                8. en enzirû : uyarmaları (için), uyarsınlar diye
                                9. enne-hu : onun olduğu
                                10. lâ ilâhe : ilâh yoktur
                                11. illâ : başka
                                12. ene : ben
                                13. fettekû-ni (fe ittekû-ni) : öyleyse, bana karşı takva sahibi olun (ruhunuzu ölmeden evvel bana ulaştırın)

                                nahl suresi 28. ayet yine bu ayette insanları vefat ettirmek içinde meleklerin aracı olarak kullanıldığı apaçık yazar

                                1. ellezîne : o kimseler
                                2. teteveffâ-hum : onları vefat ettirir
                                3. el melâiketu : melekler
                                4. zâlimî : zalim olanlar, zulmedenler
                                5. enfusi-him : onların nefsleri
                                6. fe : o zaman
                                7. elkavû : (attılar) cevap verdiler
                                8. es seleme : teslim olmak
                                9. mâ kunnâ : biz olmadık
                                10. na'melu : yapıyoruz (yaparız), amel ederiz
                                11. min sûin : (kötülüklerden) bir kötülük
                                12. belâ : hayır
                                13. innâllahe (inne allâhe) : muhakkak Allah
                                14. alîmun : en iyi bilen
                                15. bi-mâ : şeyleri
                                16. kuntum : siz oldunuz
                                17. ta'melûne : yapıyorsunuz

                                hacc suresi 75. ayet bu ayette allah meleklerden ve insanlardan elçiler seçtiğini yani meleklerin elçi aracı olduğunu belirten en açık ayettir


                                1. allâhu : Allah
                                2. yastafî : seçer
                                3. min el melâiketi : meleklerden
                                4. rusulen : resûller
                                5. ve min en nâsi : ve insanlardan
                                6. inne allâhe : muhakkak Allah
                                7. semîun : (en iyi) işitendir
                                8. basîrun : (en iyi) görendir

                                khaos kardeşim yukarıdaki ayetlere rağmen hala aracı yok melekler elçilik yapmaz diyorsan ben başka birşey söylemiyorum gerisini hesap günü allah söyler
                                Last edited by nacikocak; 9. September 2012, 02:12 PM.

                                Comment

                                Working...