Selam nacikocak. Namaz olmadığı görüşünde olan arkadaşlarla aynı görüşte değilim fakat yine de ben yanıtlayayım.
Verdiğiniz ayette secde emrediliyor, NAMAZDAKİ YERE KAPANMA değil. Yere kapanmak sandığınız gibi secde değildir.
Daha önceden yazmış olduğum bir yazı:
Secde kelimesi yere kapanmak değildir.
"Secde etmek" ve "yere kapanmak" Kurandaki 2 FARKLI kelimedir ve asla birbirleri yerine kullanılmamış, YERLİ YERİNDE kullanılmışlardır.
Secde zaten yere kapanma olmadığı için sadece Allaha değil herkese ve her şeye her konuda "secde" sözü edilebilir.
Örneğin bir ülkenin kapılarından girdiğiniz anda o ülkenin yasalarını kabul etmiş, secde etmiş olursunuz. Aynı cümle Kuran'da da vardır şehrin kapılarından secde ederek girdiler şeklinde. Bunu "şehre yere kapanmış, yüzleri üstünde sürünerek girdiler" olarak anlamayın
)
Secde 15. ayeti ele alalım:
"Gerçekten Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine ZİKİR verildiği zaman
(SECDE EDEREK)¹
(YERE KAPANAN)²
ve Rablerine hamd ile tesbih eden ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar."
Burada her iki kelime birden vardır SECDE EDEREK YERE KAPANAN sözü bile ikisinin farklı ifadeler olduğunu ortaya koyar.
1. innemâ : fakat, sadece, ancak
2. yu'minu : mü'min olurlar, inanırlar, îmân ederler
3. bi âyâti-na : âyetlerimize
4. ellezîne : o kimseler, onlar
5. izâ : o zaman
6. zukkirû : zikredildiler
7. bihâ : ona
8. HARRU : YERE KAPANDILAR
9. SUCCEDEN : SECDE EDEREK
10. ve sebbe-hû : ve onu tesbih ettiler
11. bi hamdi : hamd ile
12. rabbi-him : onların Rabbi, Rab'leri
13. ve hum : ve onlar
14. lâ yestekbirûne : büyüklük taslamazlar, kibirlenmezler
Eğer succeden kelimesini anladığınız YANLIŞ ANLAMDA Türkçeye çevirecek olursanız oraya YERE KAPANARAK anlamını vermeniz gerekir. Bu durumda ayet "YERE KAPANARAK YERE KAPANDILAR" gibi saçma sapan bir meale dönüşür.
"Secde etmek" ve "yere kapanmak" Kurandaki 2 FARKLI kelimedir ve asla birbirleri yerine kullanılmamış, YERLİ YERİNDE kullanılmışlardır.
Secde zaten yere kapanma olmadığı için sadece Allaha değil herkese ve her şeye her konuda "secde" sözü edilebilir.
Örneğin bir ülkenin kapılarından girdiğiniz anda o ülkenin yasalarını kabul etmiş, secde etmiş olursunuz. Aynı cümle Kuran'da da vardır şehrin kapılarından secde ederek girdiler şeklinde. Bunu "şehre yere kapanmış, yüzleri üstünde sürünerek girdiler" olarak anlamayın
)Secde 15. ayeti ele alalım:
"Gerçekten Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine ZİKİR verildiği zaman
(SECDE EDEREK)¹
(YERE KAPANAN)²
ve Rablerine hamd ile tesbih eden ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar."
Burada her iki kelime birden vardır SECDE EDEREK YERE KAPANAN sözü bile ikisinin farklı ifadeler olduğunu ortaya koyar.
1. innemâ : fakat, sadece, ancak
2. yu'minu : mü'min olurlar, inanırlar, îmân ederler
3. bi âyâti-na : âyetlerimize
4. ellezîne : o kimseler, onlar
5. izâ : o zaman
6. zukkirû : zikredildiler
7. bihâ : ona
8. HARRU : YERE KAPANDILAR
9. SUCCEDEN : SECDE EDEREK
10. ve sebbe-hû : ve onu tesbih ettiler
11. bi hamdi : hamd ile
12. rabbi-him : onların Rabbi, Rab'leri
13. ve hum : ve onlar
14. lâ yestekbirûne : büyüklük taslamazlar, kibirlenmezler
Eğer succeden kelimesini anladığınız YANLIŞ ANLAMDA Türkçeye çevirecek olursanız oraya YERE KAPANARAK anlamını vermeniz gerekir. Bu durumda ayet "YERE KAPANARAK YERE KAPANDILAR" gibi saçma sapan bir meale dönüşür.
Comment