Allah az; rivayetçiler çok biliyor.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • dost1
    Site Yöneticisi
    • Sep 2008
    • 1905

    #136
    Selamun Aleykum! Değerli Nacikocak Kardeşim!


    Kur`an`daki “مولى Mevlâ” kelimesi ile eş anlamlı olan الرّب Rabb, şu özellikleri taşır:

    1. Rabb; emri, kudreti altında bulunan bir şeyin yegâne sahibi ve yöneticisi olup, her şey üzerinde kendi isteği ve ilmine uygun olarak tasarrufta bulunandır.

    2. Rabb; kendisine itaat edilerek boyun eğilecek, emirlerine uyulup, yasaklarından uzak durulacak yegâne, tek efendidir.

    3. Rabb; her şeyi düzelten, sivrilikleri çıkıntılıkları tesviye eden, yaratılışı tam bir şekilde hâlden hâle geçirerek düzenleyen, arıtıp saflaştırıp olgunlaştıran, ıslah eden, terbiye edendir.

    Yukarıda söz edilen üç özellikten de kolayca anlaşılabileceği gibi Rabb kelimesi sadece ve sadece Yüce Allah için kullanılabilir. Fakat Arap dilinde izafet terkibi (isim tamlaması) olarak (meselâ, evin sahibi, devenin sahibi gibi), insanlar için de kullanılmıştır.

    Özetle Rabb; “terbiye edip eğiten, yarattıklarını belirli bir programa uygun olarak bir takım hedeflere götüren, tekâmülü programlayıp yöneten” demektir.

    Değerli Kardeşim!
    Arapçada "Rabb" kelimesinin çoğulu "erbab"dır.

    Lütfen aşağıdaki ayetlere bakar mısınız?

    Yususf;39: "Ya sahıbeyissicni e erbabün müteferrikune hayrun emillahul Vahıdül Kahhar"

    Tevbe;31: "İttehazu ahbarehüm ve ruhbanehüm erbaben min dunillahi vel Mesiyhabne Meryem* ve ma ümiru illâ liya'büdu ilâhen vâhıda* la ilahe illâ HU* subhaneHu amma yüşrikûn"

    Ali İmran 64:" Kul ya ehlel Kitabi tealev ila kelimetin sevain beynena ve beyneküm ella na'büde illAllahe ve la nüşrike bihi şey’en ve la yettehıze ba'duna ba'dan erbaben min dunillahi, fein tevellev fekulüşhedu bi enna müslimun"

    Ali İmran;80: "Ve la ye'mureküm en tettehızül Melaikete ve Nebîyyiyne erbaba* eye'muruküm bil küfri ba'de iz entüm müslimun"

    Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
    Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
    Sevgi,saygı ve muhabbetle.
    Allah'a emanet olunuz.
    Halil Ay

    Comment

    • nacikocak
      Katılımcı Üye
      • Jul 2012
      • 92

      #137
      dost1 Nickli Üyeden Alıntı
      Selamun Aleykum! Değerli Nacikocak Kardeşim!


      Kur`an`daki “مولى Mevlâ” kelimesi ile eş anlamlı olan الرّب Rabb, şu özellikleri taşır:

      1. Rabb; emri, kudreti altında bulunan bir şeyin yegâne sahibi ve yöneticisi olup, her şey üzerinde kendi isteği ve ilmine uygun olarak tasarrufta bulunandır.

      2. Rabb; kendisine itaat edilerek boyun eğilecek, emirlerine uyulup, yasaklarından uzak durulacak yegâne, tek efendidir.

      3. Rabb; her şeyi düzelten, sivrilikleri çıkıntılıkları tesviye eden, yaratılışı tam bir şekilde hâlden hâle geçirerek düzenleyen, arıtıp saflaştırıp olgunlaştıran, ıslah eden, terbiye edendir.

      Yukarıda söz edilen üç özellikten de kolayca anlaşılabileceği gibi Rabb kelimesi sadece ve sadece Yüce Allah için kullanılabilir. Fakat Arap dilinde izafet terkibi (isim tamlaması) olarak (meselâ, evin sahibi, devenin sahibi gibi), insanlar için de kullanılmıştır.

      Özetle Rabb; “terbiye edip eğiten, yarattıklarını belirli bir programa uygun olarak bir takım hedeflere götüren, tekâmülü programlayıp yöneten” demektir.

      Değerli Kardeşim!
      Arapçada "Rabb" kelimesinin çoğulu "erbab"dır.

      Lütfen aşağıdaki ayetlere bakar mısınız?

      Yususf;39: "Ya sahıbeyissicni e erbabün müteferrikune hayrun emillahul Vahıdül Kahhar"

      Tevbe;31: "İttehazu ahbarehüm ve ruhbanehüm erbaben min dunillahi vel Mesiyhabne Meryem* ve ma ümiru illâ liya'büdu ilâhen vâhıda* la ilahe illâ HU* subhaneHu amma yüşrikûn"

      Ali İmran 64:" Kul ya ehlel Kitabi tealev ila kelimetin sevain beynena ve beyneküm ella na'büde illAllahe ve la nüşrike bihi şey’en ve la yettehıze ba'duna ba'dan erbaben min dunillahi, fein tevellev fekulüşhedu bi enna müslimun"

      Ali İmran;80: "Ve la ye'mureküm en tettehızül Melaikete ve Nebîyyiyne erbaba* eye'muruküm bil küfri ba'de iz entüm müslimun"

      Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
      Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
      Sevgi,saygı ve muhabbetle.
      Allah'a emanet olunuz.
      aleyküm selam

      kardeşim şu an baktım doğru erbab rab'bın çoğulu imiş ancak yukarıda sizinde yazdığınız gibi arapça'da çoğul olarak kullanılıyor

      ancak ben sizin ve arkadaşlarınızın anlaması için türkçe karşılığının ehil iyi bilen ve iyi anlayan olduğunu ve benim erbabım derken bu anlamı kullandığımı açıkça yazdım sizin bu yazımı okuduğunuz halde bu açıklamayı yapmanız biraz garip

      bana garip gelen başka birşey ise diğerlerininde yaptığı gibi

      arkadaşınız şirk olduğu halde allah'tan başkalarına rab derken ayetlerin anlamlarını değiştirirken onu uyarmayıpta erbab kelimesinin arapçada rab'bın çoğulu olduğu konusunda beni uyarmanız bu davranışınız bende sizin için pramid'i savunmanın allah'ı savunmaktan daha önemli olduğu fikrini uyandırdı

      oysa farkındaysanız ben pramid'e rab kelimesini allahtan başkası için kullanma diyerek allah'ı savundum şimdi yine yanlış tarafa çekip allah'ın senin savunmana ihtiyacımı var derseniz cevabım şu allah'ın benim savunmama ihtiyacı yok o kavi'dir ben sadece kimin tarafında olduğumu göstermek için savundum

      Comment

      • raven
        Uzman Üye
        • Sep 2012
        • 102

        #138
        Naci süper cevap vermişsin.Aslında onlar senin ne demek istediğini gayet iyi biliyorlar.Dışarıya çık 10 yaşındaki çocuğa sor erbab nedir diye sana vereceği cevap bir işin ustası,işi iyi bilen yapan manasında olduğunu söyler.En azından dilimize öyle geçmiş.Ama daha öncede dediğim gibi dertleri senin veya benim sorularıma cevap vermek değil.Onların atomun çekirdeğiyle işi yok.Onlar en dış yörüngedeki elektronla ilgileniyorlar.

        olay şu... korkuyorlar yada zor geliyor.O yüzden ayetlerin altından girip üstünden çıkıp bilinç altında yaptıklarının veya yapmadıklarının doğru olduğunu kanıtlamaya çalışıyorlar.Peygamber yok ! Namaz yok! oruç yok! hac yok! kurban yok! şeytan zaten yok melekler ise gama ışını içkiyi fazla içmezsen sarhoş olup devrilmeyecek kadar ne bileyim hafif çakırkeyf gibi oda olabilir haydeeeeeeeeeeeee böyle dine can kurban
        anladın demi ne demek istediğimi
        Last edited by raven; 21. September 2012, 11:33 PM.
        Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

        Comment

        • dost1
          Site Yöneticisi
          • Sep 2008
          • 1905

          #139
          Selamun Aleykum! Değerli Nacikocak Kardeşim!

          nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
          aleyküm selam

          kardeşim şu an baktım doğru erbab rab'bın çoğulu imiş ancak yukarıda sizinde yazdığınız gibi arapça'da çoğul olarak kullanılıyor.
          Piramid kardeşimiz de aynı şeyi söylemişti.

          nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
          ancak ben sizin ve arkadaşlarınızın anlaması için türkçe karşılığının ehil iyi bilen ve iyi anlayan olduğunu ve benim erbabım derken bu anlamı kullandığımı açıkça yazdım sizin bu yazımı okuduğunuz halde bu açıklamayı yapmanız biraz garip
          Değerli nacikocak size de Piramid'e de Kardeşim diyorum. İkiniz de Müslüman Kardeşlerimsiniz. İkinizi de yazılarınız dışında tanımıyorum. Bu yüzden; "...sizin ve arkadaşlarınızın..." türünden ayrımcılık içeren sözleri kullanmazsanız mutlu olurum.

          Piramid Kardeşimizle olan yazışmanızda:

          Piramid Kardeşimizin :
          "Erbab rabler demektir. Kuranda türkçe değil, anlaşılsın diye Arapça inzal olmuştur. Ve sen nebiyi erbab ittihaz etmişsin. Bu özellik müslüman olmayanlara hasdır."

          sözüne:

          "erbab rabl'er demekmi senin google bozulmuş sanırım erbab'ın anlamı yaz hatta türk dil kurumu yaz oradan bak erbab'ın japoncasımı rab'ler demek yoksa ben türkçesine baktımda"

          dediğiniz için, müzakerenize ışık olsun, gereksiz tartışmalarla gönüller incinmesin diye "Rabb" kelimesi ile bilgi vererek çoğulunun "erbab" olduğunu belirttim. Bu durumun sizin için neden garip geldiğini anlayabilmiş değilim.

          nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
          bana garip gelen başka birşey ise diğerlerininde yaptığı gibi


          arkadaşınız şirk olduğu halde allah'tan başkalarına rab derken ayetlerin anlamlarını değiştirirken onu uyarmayıpta erbab kelimesinin arapçada rab'bın çoğulu olduğu konusunda beni uyarmanız bu davranışınız bende sizin için pramid'i savunmanın allah'ı savunmaktan daha önemli olduğu fikrini uyandırdı
          Piramid kardeşimiz hangi ayetlerin anlamlarını değiştirmiş? Lütfen belirtir misiniz?

          Rabbimizin Tevbe 71 de belirtilen emrine uyduk.
          Kardeşçe yapılan bu bilgilendirmeye neden bu kadar alınganlık gösterdiniz? Gerçekten de anlamakta zorlanıyorum.
          Değerli Kardeşim!
          Müzakerelerin kişileştirmeden kişiliğe yönelik olmadan yapılması daha güzel değil midir?



          nacikocak Nickli Üyeden Alıntı
          oysa farkındaysanız ben pramid'e rab kelimesini allahtan başkası için kullanma diyerek allah'ı savundum şimdi yine yanlış tarafa çekip allah'ın senin savunmana ihtiyacımı var derseniz cevabım şu allah'ın benim savunmama ihtiyacı yok o kavi'dir ben sadece kimin tarafında olduğumu göstermek için savundum
          Değerli Kardeşim! Bu forumda bulunan insanlar forum kurallarına uymak koşuluyla düşüncelerini paylaşabilirler.
          İnanıyorum ki, yazdıklarınız ve yazılanları önyargısız okursanız gerçeği tüm çıplaklığıyla görebilirsiniz.

          Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
          Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
          Sevgi,saygı ve muhabbetle.
          Allah'a emanet olunuz.
          Halil Ay

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #140
            Peygamber yok ! Namaz yok! oruç yok! hac yok! kurban yok! şeytan zaten yok melekler ise gama ışını içkiyi fazla içmezsen sarhoş olup devrilmeyecek kadar ne bileyim hafif çakırkeyf gibi oda olabilir haydeeeeeeeeeeeee böyle dine can kurban
            peki senin inancın?

            Salat yok, Kıyam yok, Secde yok, Kurban yok, Hac yok...
            bu isimler adı altında bir takım uydurma, saçma ve batıl hareketler var. Allah rızası için 5 vakit apaçi dansı yapmaktan farkı yok.

            tam tersine, taşa tapma var, ramazanda yemediğini değil yediğinin fidyesini veriyorsun v.s.

            haydeeeeeeeeeeeee böyle dine can kurban
            gerçekten bilen insanlar için, anlattığımız din can kurban edilmeye layıktır.

            Comment

            • raven
              Uzman Üye
              • Sep 2012
              • 102

              #141
              sorduğum soruyu tekrar ediyorum yine yeniden

              Allah rızası için cevap verin birader Allahın Resulu nasıl ibadet ederdi.

              bak hakikaten meraktan soruyorum .yokmu bilen (zikirmi yapardı yapıyorduysa onu nasıl yapıyordu.gökyüzüne bakıp dans mı ediyordu ateşin etrafında şarkımı söylüyordu yoksa hiiiç in dediği gibi günde beş vakit apaçi dansımı yapıyordu.haka dansımı yapıyordu ne yapıyordu arkadaş bir tane bilen yokmu?

              bakın siz ne yapıyorsunuz demiyorum ne yaparsanız yapın beni ilgilendirmez.Ama Resulullah nasıl ibadet ederdi biride yazsın arkadaş.Kuranın dediği gibi güzel örnekse güzel örnek veya galip yetkinin dediği gibi taklitse taklit haka dansıda apaçi dansıda olsa onun yaptığını yapmak isterim.
              Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

              Comment

              • dost1
                Site Yöneticisi
                • Sep 2008
                • 1905

                #142
                Selamun Aleykum! Değerli Raven Kardeşim!

                Allah Resulu'nun(Selam olsun) Allah'a nasıl ibadet/kulluk yaptığını gerçekten öğrenmek istiyorsunuz, cevabını Allah'ın, Resulüne vahyettiği Kur'an'dan arayınız. Mutlaka bulursunuz.

                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                Sevgi saygı ve muhabbetle.
                Allah'a emanet olunuz.
                Halil Ay

                Comment

                • hiiic
                  Uzman Üye
                  • Mar 2010
                  • 1980

                  #143
                  İnsan gibi yaşıyordu...

                  Medeni bir insan gibi.
                  Eğitime önem veriyordu (savaş esirlerini okuma öğretme karşılığı serbest bıraktı)
                  Sosyal sorunlara önem veriyor, toplumsal çözümlerde taşın altına el sokuyordu.
                  Ailesine, akrabalarına, yakınlarına ve insanlara karşı merhametli, anlayışlı, affedici, cömertti.
                  Yani medeni bir insandı.

                  Selam verenin selamını daha güzeliyle alır, insanların kalbini kırmaz, özellikle de kendisini diğer insanlardan üstün görmezdi.

                  Kibirlenmezdi.
                  İşini en güzel şekilde yapar, tembellik yapmaz, bir işi bıraktımı diğerine koşar v.s.

                  Bunların hepsi Kuranda yazar.
                  Farzet ki yazmadı, ya da yazdı ama sen okuyamadın...
                  Allah bunları sadece Kuranda yazmadı, zaten Kuranda yazanlar da denizde damladır (kehf 109 gereği ya da Lokman 27).

                  Allah bunları senin vicdanına da yazdı.
                  Allah kullarına (bizlere) doğru yolu bulabilmemiz için AKIL verdi. İyiyi kötüden ayırmak, kötü olana şüphe duymak için vicdan verdi. Hayatı bir sünnet (kanun) kural ile inşa etti ki bilimsel veriler yol gösterici olsun, delil olsun.



                  Farzet ki Kuran peygamberin nasıl ibadet ettiğini yazmadı...
                  Şimdi sen Aklını, vicdanını ve dünyanın gerçeklerini kullanarak cevap ver.
                  Peygamber bugün gelse nasıl ibadet ederdi? Ülkede nice sosyal ve ekonomik sorunlar varken, eğitimsizlik ve sağlık sorunları artmışken, terör olayları ve basının deforme edici etkisi hat safhadayeken, Allah resulu acaba ne yapardı?
                  Nasıl davranırdı?

                  Milli mücadele mi verirdi? yoksa kaderine boyun eğip cami köşesinde tespik mi çekerdi? 200 milyara minare mi yaptırırdı yoksa o parayla daha yararlı kurumları mı desteklerdi..

                  Bu yık hacca 74 bin hacı gidecek... 8 binlirilalık masrafı var her birisnin.

                  74 bin çarpı 8 bin =600.000.000 yapar. eski parayla 600 trilyon....
                  bir tarafta 600 trilyon, diper tarafta ülkenin haline kafanı çevir ve bak...

                  Aklını, vicdanını ve hayatın gerçeklerini kullanırsan, Peygamberin hangi tarafta olacağını göreceksin zaten.

                  farzet ki Kuran yazmadı, ya da bize ulaşmadı: ALlah kullarına aklı boşuna vermedi.

                  Comment

                  • raven
                    Uzman Üye
                    • Sep 2012
                    • 102

                    #144
                    bak bu söylediklerinin altına imzamı atarım(resulullahla ilgili Allah ın selamı onun üzerine olsun)ama konu o değil.ayrıca konuyu çok dallandırıp budaklandırmışsın.bunun için vaktimi ayırıp daha sonra uzun uzun yazacağım.
                    ama kısaca senin dediğinden yola çıkarsak evrensel hukuk evrensel ahlak kuralları bizim için yeterli olacak.nasılsa onlarıda Allah yarattı.yada başka boyuttan bakarsak
                    farzedelim peygamber yok
                    farzedelim kuran yok
                    farzedelim Tanrı yok.
                    aklımız var ya

                    yetecekmi sence
                    Last edited by raven; 22. September 2012, 03:34 AM.
                    Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

                    Comment

                    • Miralay
                      Uzman Üye
                      • May 2010
                      • 372

                      #145
                      Selamünaleyküm güzel kardeşlerim

                      Hepiniz güzel şeyler yazıyorsunuz,fikirlerinizi bu ortamda tartışıyorsunuz.
                      Bunlar güzel şeyler.

                      Bu siteyi okuyanlar,biz "Kur'an" dedikçe; bizi resule düşman olmakla suçluyorlar.
                      Sitede defalarca yazılanları okumadan yargısız infaz ediyorlar.
                      Bu atalarının dinine inananların klasik savunma yöntemidir. Gerçek hayatta da böyledir.Ne zaman,"Kur'an" desek, hepsi gözlerini faltaşı gibi açarak,"yoksa sen resule düşman mısın,O'nu yok mu sayıyorsun,resule itaat Allah'a itaattir,hadisler olmasaydı nasıl namaz kılardık?" gibi suçlamamalara maruz kalıyoruz.

                      Öncelikle,BİZ RESULE DÜŞMAN DEĞİLİZ.

                      O (selam O'na olsun) Allah'ın seçtiği güzel bir kuldur ve dinin en güzelini O'ndan öğreneceğiz tabii ki.
                      Lakin resul şu anda hayatta değildir ve ne yazık ki, o zamanlara ait ne bir ses, ne de bir kamera kaydı vardır. Ne de resul ibadet ederken,veya yaşantısına ait birtek fotoğraf kaydı yoktur. Sadece insanların yazıp çizdiği siyer,hadis kitapları piyasada bolca mevcuttur ve hepsi çelişki içindedir. Belki ilk sahabeler aynen O'nu taklit etmişlerse de, zamanla bunlar gelenek haline gelmişler;zamanla da toplumların kültür,inanç yapılarına göre de farklılaşmışlardır. Geleneklerle de dini yaşayamayız. Öyle değil mi güzel kardeşlerim.

                      Dost1 kardeşimizin de belirttiği gibi, O'nun hayatı Kur'andan ibarettir. (Ayişe validemizin de bu meyanda sözü vardır.) O'nun yaşantısını merak edenler, buyursunlar Kur'ana başvursunlar.

                      Kur'anda herşeyden bolca,ayrıntılı bahsedildiğini cenab-ı Allah beyan ediyorsa, ona uymamız söz konusudur.

                      O halde Kur'ana baktığımızda namazla, şekilsel ibadetlerle ilgili ayrıntılı,açıklayıcı en ufak bir ipucu olmamasına karşın; Kur'anın heryerinde,"SALAT" la ilgili bolca ipucu yer almaktadır. Bunu bilmek için allame olmaya gerek yoktur. Sadece Kur'anı tefekkür ederek güzelce okuduğumuzda güzel dinimizi en güzel şekilde yaşayacağız. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Öncelikle Kur'anda "NAMAZ" diye bir kelime yoktur. Namaz urducadan farsçaya geçmiş farsça bir kelimedir. "Namaste" kelimesinden türemedir. Merak edenler namaste kelimesini araştırsınlar. Arapça olan bir kitapta farsça kelimenin ne yeri ne de anlamı olmaz.Abdest,oruç gibi farsça kelimeleri de buna ilave edebiliriz.
                      Eğer "namaz kılmak" ibaresi Kur'anda geçseydi,"eqımıssalat" değil,"cealennamaz" diye geçerdi. Kur'anda bu meyanda geçen kelimelr varsa lütfen yazınız da ufkumuz açılsın.

                      Ancak namaz diye bildiğimiz ibadeti çağrıştırırsa,"yusebbihu" fiili çağrıştırır ki, "sebeha" fiilini kardeşlerimiz bu sitede def'aten açıklamışlardır ki,isabetli ve bilimsel açıklamalardır. Okumanızı tavsiye ederim.

                      Atalarının dinine inanan kardeşlerimiz, okudukları kütüphaneler dolusu kitapları uyguladıkça; güzel dinimiz zorlaşmakta; adeta halk dilinde,"kıldan ince,kılıçtan keskin" hale gelmektedir.

                      Halbuki cenab-ı Allah Kur'anda dini bizim için kolaylaştırdığını, bu güzel dinin çok kolay bir din olduğunu beyan etmektedir. Din de zorlama olmayacağını buyurmaktadır.

                      Daha yazacağım çok şey,cevaplayacağım çok soru olmasına karşın, işyeri ortamında rahat yazamadığımdan dolayı lütfen bu yazdıklarımı ibretle okumanızı istirham ediyorum.

                      Selam ve saygılarımla
                      Last edited by Miralay; 22. September 2012, 10:11 AM.

                      Comment

                      • nacikocak
                        Katılımcı Üye
                        • Jul 2012
                        • 92

                        #146
                        hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                        peki senin inancın?

                        Salat yok, Kıyam yok, Secde yok, Kurban yok, Hac yok...
                        bu isimler adı altında bir takım uydurma, saçma ve batıl hareketler var. Allah rızası için 5 vakit apaçi dansı yapmaktan farkı yok.

                        tam tersine, taşa tapma var, ramazanda yemediğini değil yediğinin fidyesini veriyorsun v.s.



                        gerçekten bilen insanlar için, anlattığımız din can kurban edilmeye layıktır.
                        kardeşim en az 5-10 defa sordum salat kıyam secde ve diğerleri eğer kuranda bizim yaptığımız yanlış ise doğrusu ney söyleyin bizde doğrusunu öğrenelim niye söylemiyorsunuz devlet sırrı'mı kaç kişisiniz biriniz söylemiyor

                        eğer doğrusunu bilmiyorsanız yanlış olduğunu nerden biliyorsunuz ravenin söylediği gibi işinize öylemi geliyor

                        Comment

                        • nacikocak
                          Katılımcı Üye
                          • Jul 2012
                          • 92

                          #147
                          dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                          Selamun Aleykum! Değerli Raven Kardeşim!

                          Allah Resulu'nun(Selam olsun) Allah'a nasıl ibadet/kulluk yaptığını gerçekten öğrenmek istiyorsunuz, cevabını Allah'ın, Resulüne vahyettiği Kur'an'dan arayınız. Mutlaka bulursunuz.

                          Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                          Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                          Sevgi saygı ve muhabbetle.
                          Allah'a emanet olunuz.
                          sevgili dost1 kardeşim bana pramid ile herhangi bir arkadaşlığımız yok onu neden koruyum yazmışsın söyleyimmi

                          onunla fikir arkadaşlığınız var aynı düşüncelere aynı bilgilere sahipsiniz yani aslında hiç bilginiz yok eğer olsa idi erbab'ın açıklamasını yaptığınız gibi 5-10 defa sorduğum salat secde ve kıyamın nasıl yapılması gerektiğinide söylerdiniz ama söylemiyorsunuz bunun birkaç sebebi olabilir ya bilmiyorsunuz ya birisi size söylememenizi tembihlemiş ya söylemenin günah olduğuna inanıyorsunuz yada benim aklıma gelmeyen başka bir sebebi var anlamlarını ve naıl yapılacaklarını söylemiyorsunuz bari neden söylemediğinizi söyleyinde anlamlarını öğrenirsek bizde kimseye söylemeyelim eğer günah ise günah işlemeyelim

                          Comment

                          • nacikocak
                            Katılımcı Üye
                            • Jul 2012
                            • 92

                            #148
                            hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                            İnsan gibi yaşıyordu...

                            Medeni bir insan gibi.
                            Eğitime önem veriyordu (savaş esirlerini okuma öğretme karşılığı serbest bıraktı)
                            Sosyal sorunlara önem veriyor, toplumsal çözümlerde taşın altına el sokuyordu.
                            Ailesine, akrabalarına, yakınlarına ve insanlara karşı merhametli, anlayışlı, affedici, cömertti.
                            Yani medeni bir insandı.

                            Selam verenin selamını daha güzeliyle alır, insanların kalbini kırmaz, özellikle de kendisini diğer insanlardan üstün görmezdi.

                            Kibirlenmezdi.
                            İşini en güzel şekilde yapar, tembellik yapmaz, bir işi bıraktımı diğerine koşar v.s.

                            Bunların hepsi Kuranda yazar.
                            Farzet ki yazmadı, ya da yazdı ama sen okuyamadın...
                            Allah bunları sadece Kuranda yazmadı, zaten Kuranda yazanlar da denizde damladır (kehf 109 gereği ya da Lokman 27).

                            Allah bunları senin vicdanına da yazdı.
                            Allah kullarına (bizlere) doğru yolu bulabilmemiz için AKIL verdi. İyiyi kötüden ayırmak, kötü olana şüphe duymak için vicdan verdi. Hayatı bir sünnet (kanun) kural ile inşa etti ki bilimsel veriler yol gösterici olsun, delil olsun.



                            Farzet ki Kuran peygamberin nasıl ibadet ettiğini yazmadı...
                            Şimdi sen Aklını, vicdanını ve dünyanın gerçeklerini kullanarak cevap ver.
                            Peygamber bugün gelse nasıl ibadet ederdi? Ülkede nice sosyal ve ekonomik sorunlar varken, eğitimsizlik ve sağlık sorunları artmışken, terör olayları ve basının deforme edici etkisi hat safhadayeken, Allah resulu acaba ne yapardı?
                            Nasıl davranırdı?

                            Milli mücadele mi verirdi? yoksa kaderine boyun eğip cami köşesinde tespik mi çekerdi? 200 milyara minare mi yaptırırdı yoksa o parayla daha yararlı kurumları mı desteklerdi..

                            Bu yık hacca 74 bin hacı gidecek... 8 binlirilalık masrafı var her birisnin.

                            74 bin çarpı 8 bin =600.000.000 yapar. eski parayla 600 trilyon....
                            bir tarafta 600 trilyon, diper tarafta ülkenin haline kafanı çevir ve bak...

                            Aklını, vicdanını ve hayatın gerçeklerini kullanırsan, Peygamberin hangi tarafta olacağını göreceksin zaten.

                            farzet ki Kuran yazmadı, ya da bize ulaşmadı: ALlah kullarına aklı boşuna vermedi.

                            daha önceki mesajlarda kuran'da herşey vardır diye iddia eden siz değilmiydiniz şimdi raven'e "Allah bunları sadece Kuranda yazmadı, zaten Kuranda yazanlar da denizde damladır" yazıp kehf suresi 109 ve lokman suresi 27.ayetleri delil göstermen kendi yalanınızı ortaya çıkarmak değilmidir

                            ayrıca ravenin sorduğu ibadetler selam vermek akrabaya iyi avranmak değil allah'ın üzerinde defalarca durduğu salat secde kıyam rüku gibi ibadetler bunu ben anlıyorumda sen neden anlamıyorsun veya hiç alakası olmayan cevaplar veriyorsun

                            allah rasulu yaşasaydı bukadar toplumsal sorunun arasında camiye gidip tesbih'mi çekerdi yazmışsın senin bu sorunun cevabını allah vermiş ama sen anlarmısın bilmiyorum

                            nisa suresi 102. ayet

                            1. ve izâ : ve ... olduğu zaman
                            2. kunte : sen oldun
                            3. fî-him : onların arasında
                            4. fe : o taktirde
                            5. ekamte : ikame ettirdin, kıldırdın
                            6. lehum : onlara
                            7. es salâte : namaz
                            8. fe li tekum : öyle ki ayağa kalksın, namaza dursun
                            9. tâifetun : taife, grup, bölük, bir kısmı
                            10. min-hum : onlardan
                            11. mea-ke : seninle beraber
                            12. ve li ye'huzû : ve alsınlar
                            13. eslihate-hum : kendi silâhlarını
                            14. fe : böylece, bu şekilde
                            15. izâ secedû : secde ettikleri zaman
                            16. fe li yekûnû : böylece olsunlar
                            17. min varâi-kum : sizin arkanızda
                            18. ve li te'ti : ve gelsin
                            19. tâifetun : taife, grup, bölük
                            20. uhrâ : diğer, başka
                            21. lem yusallû : namaz kılmadılar
                            22. fe li yusallû : böylece, bu şekilde namaz kılsınlar
                            23. mea-ke : seninle beraber
                            24. ve li ye'huzû : ve alsınlar
                            25. hızra-hum : kendilerini koruma tedbirleri
                            26. ve eslihate-hum : ve kendi silâhlarını
                            27. vedde : temenni etti, istedi
                            28. ellezîne : onlar, olanlar
                            29. keferû : inkâr ettiler, kâfir oldular
                            30. lev : keşke, eğer, olsa
                            31. tagfulûne : gâfil olursunuz
                            32. an eslihati-kum : kendi silâhlarınızdan
                            33. ve emtiati-kum : ve kendi emtianız, mühimmatlarınız, teczihatlarınız
                            34. fe yemîlûne : böylece hamle yaparlar, baskın yaparlar, hücuma geçerler
                            35. aleykum : sizin üzerinize, size
                            36. meyleten : hücum, hamle
                            37. vâhıdeten : bir, tek
                            38. ve lâ : ve yoktur
                            39. cunâha : günah
                            40. aleykum : sizin üzerinize, size
                            41. in : eğer, ise
                            42. kâne : oldu, ...dır
                            43. bi-kum : size
                            44. ezen : eziyet, güçlük
                            45. min matarin : yağmurdan, yağmur sebebiyle
                            46. ev : veya
                            47. kuntum : siz oldunuz
                            48. mardâ : hasta
                            49. tedaû : sizin bırakmanız, çıkarmanız
                            50. eslihate-kum : silâhlarınız
                            51. ve huzû : alın
                            52. hızra-kum : korunma tedbirleriniz
                            53. inne : muhakkak
                            54. allâhe : Allah
                            55. eadde : hazırladı
                            56. li el kâfirîne : kâfirler için
                            57. azâben : azap
                            58. muhînen : alçaltıcı, rüsvay edici
                            59. en : olmak

                            Comment

                            • nacikocak
                              Katılımcı Üye
                              • Jul 2012
                              • 92

                              #149
                              Miralay Nickli Üyeden Alıntı
                              Selamünaleyküm güzel kardeşlerim

                              Hepiniz güzel şeyler yazıyorsunuz,fikirlerinizi bu ortamda tartışıyorsunuz.
                              Bunlar güzel şeyler.

                              Bu siteyi okuyanlar,biz "Kur'an" dedikçe; bizi resule düşman olmakla suçluyorlar.
                              Sitede defalarca yazılanları okumadan yargısız infaz ediyorlar.
                              Bu atalarının dinine inananların klasik savunma yöntemidir. Gerçek hayatta da böyledir.Ne zaman,"Kur'an" desek, hepsi gözlerini faltaşı gibi açarak,"yoksa sen resule düşman mısın,O'nu yok mu sayıyorsun,resule itaat Allah'a itaattir,hadisler olmasaydı nasıl namaz kılardık?" gibi suçlamamalara maruz kalıyoruz.

                              Öncelikle,BİZ RESULE DÜŞMAN DEĞİLİZ.

                              O (selam O'na olsun) Allah'ın seçtiği güzel bir kuldur ve dinin en güzelini O'ndan öğreneceğiz tabii ki.
                              Lakin resul şu anda hayatta değildir ve ne yazık ki, o zamanlara ait ne bir ses, ne de bir kamera kaydı vardır. Ne de resul ibadet ederken,veya yaşantısına ait birtek fotoğraf kaydı yoktur. Sadece insanların yazıp çizdiği siyer,hadis kitapları piyasada bolca mevcuttur ve hepsi çelişki içindedir. Belki ilk sahabeler aynen O'nu taklit etmişlerse de, zamanla bunlar gelenek haline gelmişler;zamanla da toplumların kültür,inanç yapılarına göre de farklılaşmışlardır. Geleneklerle de dini yaşayamayız. Öyle değil mi güzel kardeşlerim.

                              Dost1 kardeşimizin de belirttiği gibi, O'nun hayatı Kur'andan ibarettir. (Ayişe validemizin de bu meyanda sözü vardır.) O'nun yaşantısını merak edenler, buyursunlar Kur'ana başvursunlar.

                              Kur'anda herşeyden bolca,ayrıntılı bahsedildiğini cenab-ı Allah beyan ediyorsa, ona uymamız söz konusudur.

                              O halde Kur'ana baktığımızda namazla, şekilsel ibadetlerle ilgili ayrıntılı,açıklayıcı en ufak bir ipucu olmamasına karşın; Kur'anın heryerinde,"SALAT" la ilgili bolca ipucu yer almaktadır. Bunu bilmek için allame olmaya gerek yoktur. Sadece Kur'anı tefekkür ederek güzelce okuduğumuzda güzel dinimizi en güzel şekilde yaşayacağız. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Öncelikle Kur'anda "NAMAZ" diye bir kelime yoktur. Namaz urducadan farsçaya geçmiş farsça bir kelimedir. "Namaste" kelimesinden türemedir. Merak edenler namaste kelimesini araştırsınlar. Arapça olan bir kitapta farsça kelimenin ne yeri ne de anlamı olmaz.Abdest,oruç gibi farsça kelimeleri de buna ilave edebiliriz.
                              Eğer "namaz kılmak" ibaresi Kur'anda geçseydi,"eqımıssalat" değil,"cealennamaz" diye geçerdi. Kur'anda bu meyanda geçen kelimelr varsa lütfen yazınız da ufkumuz açılsın.

                              Ancak namaz diye bildiğimiz ibadeti çağrıştırırsa,"yusebbihu" fiili çağrıştırır ki, "sebeha" fiilini kardeşlerimiz bu sitede def'aten açıklamışlardır ki,isabetli ve bilimsel açıklamalardır. Okumanızı tavsiye ederim.

                              Atalarının dinine inanan kardeşlerimiz, okudukları kütüphaneler dolusu kitapları uyguladıkça; güzel dinimiz zorlaşmakta; adeta halk dilinde,"kıldan ince,kılıçtan keskin" hale gelmektedir.

                              Halbuki cenab-ı Allah Kur'anda dini bizim için kolaylaştırdığını, bu güzel dinin çok kolay bir din olduğunu beyan etmektedir. Din de zorlama olmayacağını buyurmaktadır.

                              Daha yazacağım çok şey,cevaplayacağım çok soru olmasına karşın, işyeri ortamında rahat yazamadığımdan dolayı lütfen bu yazdıklarımı ibretle okumanızı istirham ediyorum.

                              Selam ve saygılarımla
                              pramid allah'a soğan peygambere put dedi sen hala neyi savunuyosun aişe annemizin peygamberin hayatı kuran'dan ibarettir sözünü anlıyorsunuzda namazla ilgili okadar sözü var neden anlamıyorsunuz namazla ilgili olanlar uydurma rivayetler değilmi yok yok yok aslında namaz ile ilgili olanlar değil işinize gelmeyenler uydurma kardeşim bak son mesajlarımda herkese aynı soruyu sordum sanada soruyorum hadi hadisler rivayetler uydurma baştan beri itiraz ettiğiniz ibadetler salat secde kıyam rüku nedir nasıl yapılır hadi söylede sizin ibadet anlayışınızı öğreniyim yoksa kuranda salat secde kıyam ve rükü emredilen ayetlerdemi uydurma

                              Comment

                              • Miralay
                                Uzman Üye
                                • May 2010
                                • 372

                                #150
                                Selamünaleyküm Naci kardeşim
                                Pramid kardeşimiz teşbihte bulunmuşlar.
                                Burada herkes kendi yazdıklarından sorumludur. Eğer ilmi,mantıklı,Kur'ana uygun mesajlar içeriyorsa katılırız,değil se katılmayız.

                                Sitede salat,kıyam,secde,rüku ile ilgili çok açıklamalar oldu. Bir kısmımız katıldı,bir kısmımız katılmadı. Bu sitenin kurucu ve müdavimlerinin bile birbirleriyle fikir ayrılığına düştüğü zamanlar oldu.
                                Burada herkes aynı düşünceyi kabul edecek diye bir kaide yok. Fikir ayrılıklarından güzel fikirler çıkar. Aklın yolu birdir.

                                Şahsım adına yazıyorum: (Bunları Kur'andan anlıyorum,kendi fikirlerim değil)

                                Salat = Köstek olmanın zıddı,yani destek olmak. Arka çıkmak,ahdine sadık olmak.
                                Secde= İnat etmeyi bırakarak, kabullenmek. Teslim olmak. Emri yerine getirmek.
                                Kıyam= İslam adına köskös oturmayıp,ayağa kalkmak elini taşın altına sokmak. Ayaklanmak.
                                Rüku= Alçak gönüllü olmak. Saygıda kusur etmemek.

                                Pekala benim sizin engin ilminizden öğrenmek istediğim şey.

                                "Namazını kıl,ve rüku edenlerle beraber rüku et."
                                "Namazını kıl,ve secde edenlerle beraber secde et."


                                Buradan rüku ve secdenin namazdan gayrı birşey olduğunu çıkarabilir miyiz? Zira rüku ve secde namazdan ayrı olarak bahsedilmiş.

                                "Şehre secde ederek girin"

                                Bir şehre secde ede ede nasıl girilir?

                                "Binek üstünde,yaya olarak,...namaz kılın"

                                Bana yürüyerek (yaya olarak) nasıl namaz kılınır?

                                Tarif edebilir misiniz?

                                "Kutuplarda nasıl namaz kılınır?" sorusuna daha cevap verebilen olmadı. Cevap verenler ise, saçma sapan cevaplar verdiler. Mesela "Bulunduğunuz yere en yakın yerin namaz saatine uyarsınız." dendi. O halde ben de örneğin İstanbul'da yaşıyorsam namazımı Erzurum saatine göre kılabilir miyim? veya orucumu Erzurum'a göre açabilir miyim? Mesafe tahmini kutuplarla en yakın yere göre yakın mesafeler.

                                Resul (selam olsun) kutuplarda nasıl namaz kılmışlardır.

                                Eğer ki, şekilsel ibadetler var diyorsak; cenab-ı Allah'ın yeryüzünün her yerine göre bir ibadet biçimi emretmesi kaçınılmaz değil miydi? (ki, Kur'anda en asgari bir ibadet şekli anlatılmaz) Bana "namazın uygulamasını resule bırakmıştır" tarzında birşey söylemeyin. Geçerli olmaz. Zira Kur'anda miras taksimatını,abdest almayı (bu farsça kelimelere gıcık oluyorum) bile ayrıntılı anlatmış. En önemli namazı mı anlatmamış? Namazla ilgili küçücük bir sure olabilirdi mesela Kur'anda. Haşa cenab-ı Allah unutmamış. (Unutmaktan münezzehtir.) Orada başka şeyden bahsettiğinden dolayı anlatmamış.

                                Selametle
                                Last edited by Miralay; 22. September 2012, 11:10 AM.

                                Comment

                                Working...