Allah az; rivayetçiler çok biliyor.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Fers
    Uzman Üye
    • Sep 2012
    • 304

    #226
    allah'ın sevgisini gazabını görmesini sınırsız olarak değilde aciziyet olarak düşünürsen kuran'ıda yanlış algılarsın allah'ıda
    allah'u teala kendi özelliklerinin bazılarını azar azar olmak üzere insanlara vermiştir
    ...(nacikocak)

    insan üzülünce zayıf düşer, üzülür çünkü engel olamaz/acizdir...Allah üzülmez/aciz değildir...
    insan sevinir o da acziyetten gelir...Allah sevinmez çünkü ihtiyaç duymaz...
    insan eziyet eder/yıkar, yakar, döker çünkü acizdir duygularına/nefsine/kibrine yeniktir...Allah bunlardan uzaktır...

    Allah hak edilenin verilmesini sistemine yerleştirendir...
    o "ol" dedi onun sistemdeki herşey yerini aldı...
    karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmassan kamyonun tekerleğinle muhatab olursun..
    ölümü veren Allahtır ama kamyonla samimiyet kuran sensin...
    kalkıp kamyonu, ölümü, acıyı da o yarattı, bana eziyet etti diyemessin...

    ha, demek isteyen der, keyfi bilir...

    Comment

    • dost1
      Site Yöneticisi
      • Sep 2008
      • 1905

      #227
      Selamun Aleykum! Değerli Fers Kardeşim!

      Lütfen! "Ha-ke-me" kök harflerinden türemiş "hakkimül ve tuhakkimü" sözcüklerinin kullanıldığı bu cümleyi: “ حكّم اليتيم كما تحكّم ولدكHakkimül yetime kema tühakkimü veledeke" Türkçeye çevirir misiniz?

      Yine aynı kök harflerden türemiş olan "hıkmet" sözcüğünün de Türkçesini belirtir misiniz?


      Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
      Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
      Sevgi,saygı ve muhabbetle.
      Allah'a emanet olunuz.
      Halil Ay

      Comment

      • nacikocak
        Katılımcı Üye
        • Jul 2012
        • 92

        #228
        Fers Nickli Üyeden Alıntı
        allah'ın sevgisini gazabını görmesini sınırsız olarak değilde aciziyet olarak düşünürsen kuran'ıda yanlış algılarsın allah'ıda
        allah'u teala kendi özelliklerinin bazılarını azar azar olmak üzere insanlara vermiştir
        ...(nacikocak)

        insan üzülünce zayıf düşer, üzülür çünkü engel olamaz/acizdir...Allah üzülmez/aciz değildir...
        insan sevinir o da acziyetten gelir...Allah sevinmez çünkü ihtiyaç duymaz...
        insan eziyet eder/yıkar, yakar, döker çünkü acizdir duygularına/nefsine/kibrine yeniktir...Allah bunlardan uzaktır...

        Allah hak edilenin verilmesini sistemine yerleştirendir...
        o "ol" dedi onun sistemdeki herşey yerini aldı...
        karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmassan kamyonun tekerleğinle muhatab olursun..
        ölümü veren Allahtır ama kamyonla samimiyet kuran sensin...
        kalkıp kamyonu, ölümü, acıyı da o yarattı, bana eziyet etti diyemessin...

        ha, demek isteyen der, keyfi bilir...
        neden kesik attın oraya allah'ın sevgisinide yazdım insanlar nefsine kapılır sever acizdir allah sevmez aciz değildir niye yazmadın

        ve yine "insan eziyet eder/yıkar, yakar, döker çünkü acizdir duygularına/nefsine/kibrine yeniktir...Allah bunlardan uzaktır..." yazmışsın
        peki bu sözünün doğruluğunu kanıtlamak için aşağıda ayetlerini verdiğim helak edildiği yazan kavimleri kim helak etti yazarmısın


        en-am suresi 6. ayet

        1. e lem yerev : görmüyorlar mı
        2. kem ehleknâ : nice, kaç tane helâk ettik
        3. min kabli-him : onlardan önce, kendilerinden önce
        4. min karnin : nesillerden
        5. mekkennâ-hum : onları yerleştirdik
        6. fî el ardı : arzda, yeryüzünde
        7. mâ lem numekkin : yerleştirmediğimiz bir şekilde
        8. lekum : sizi
        9. ve erselnâ : ve gönderdik
        10. es semâe : semâ, gökyüzü
        11. aleyhim : onlara
        12. midrâren : bol yağmurlu olarak
        13. ve cealnâ : ve kıldık, yaptık, var ettik
        14. el enhâre : nehirler
        15. tecrî : akar
        16. min tahti-him : onların altından
        17. fe ehleknâ-hum : fakat onları helâk ettik
        18. bi zunûbi-him : günahları sebebiyle
        19. ve enşe'nâ : ve inşa ettik, yarattık
        20. min ba'di-him : onlardan sonra
        21. karnen âharîne : başka, diğer nesiller


        ankebut suresi 40. ayet

        1. fe : bunun üzerine, böylece
        2. kullen : hepsi
        3. ehaznâ : biz aldık, yakaladık
        4. bi : ile
        5. zenbi-hi : onun günahı
        6. fe : bunun üzerine, böylece
        7. min-hum : onlardan
        8. men : kim, kimse
        9. erselnâ : biz gönderdik
        10. aleyhi : ona, onun üzerine
        11. hâsıben : kasırga
        12. ve : ve
        13. min-hum : onlardan
        14. men : kim, kimse
        15. ehazet-hu : onu aldı, yakaladı
        16. es sayhatu : sayha (şiddetli ses dalgası)
        17. ve : ve
        18. min-hum : onlardan
        19. men : kim, kimse
        20. hasefnâ : yere geçirdik, yerin dibine batırdık
        21. bi-hi : onu, onunla
        22. el arda : arz, yeryüzü
        23. ve : ve
        24. min-hum : onlardan
        25. men : kim, kimse
        26. agraknâ : biz boğduk
        27. ve : ve
        28. mâ kânâllâhu : Allah değildi, olmadı
        29. li yazlime-hum : onlara zulmeden
        30. ve lâkin : ve lâkin, fakat
        31. kânû : oldular
        32. enfuse-hum : onların nefsleri, kendi nefsleri
        33. yazlimûne : zulmediyorlar


        araf suresi 4. ayet

        1. kem : kaç tane, nice
        2. min : ...den
        3. karyetin : ülke, şehir, kasaba
        4. ehleknâ-hâ : biz onu helâk ettik
        5. fe : o zaman
        6. câe-hâ : ona geldi
        7. be'su-nâ : azabımız
        8. beyâten : geceleyin
        9. ev : veya
        10. hum : onlar
        11. kâilûne
        (kaylûle) : öğle uykusu uyuyanlar
        : (öğle uykusu)

        kasas suresi 58. ayet

        1. ve kem : ve kaç adet, nice
        2. ehleknâ : helâk ettik
        3. min karyetin : ülkeden
        4. batırat : azıp şükretmedi
        5. maîşete-hâ : onun geçimi
        6. fe : o zaman, işte
        7. tilke : bu
        8. mesâkinu-hum : onların meskenleri
        9. lem tusken : iskân edilmedi (oturulmadı)
        10. min ba'di-him : onlardan sonra
        11. illâ : ancak, den başka
        12. kalîlen : az
        13. ve kunnâ : ve biz olduk
        14. nahnu : biz
        15. el vârisîne : varis olanlar


        taha suresi 128. ayet

        1. e fe lem yehdi : hâlâ hidayete ermedi mi
        2. lehum : onlar
        3. kem : kaç, nice
        4. ehlek-nâ : helâk ettik
        5. kable-hum : onlardan önce
        6. min el kurûni : nesillerden
        7. yemşûne : yürürler, yürüyorlar, dolaşıyorlar
        8. fî : orada, de
        9. mesâkini-him : onların meskenleri
        10. inne : muhakkak
        11. fî : içinde, de, vardır
        12. zâlike : işte bunda
        13. le âyâtin : elbette âyetler
        14. li : için
        15. ulî en nuhâ : nehy sahipleri, Allah'ın yasaklarına riayet edenler


        arkadaşım lütfen allah hakkında bilmediğiniz hükümleri vermekten vazgeçin gerçekten büyük günah işliyorsunuz

        ben kuran'ın mealini ezbere bilen biri değilim ancak siz birşey söylediğiniz zaman veya size birşey söyleyeceğim zaman google da ilgili ayet varsa bulup kelime mealinden doğruluğuna bakıp daha sonra size mesaj yazıyorum

        tabi sen bunu yapmazsan allah eziyet etmez yakmaz yıkmaz dökmez diye bilmediğin bir konu hakkında hüküm verirsen şimdi yapacağını tahmin ettiğim gibi ya konuyu kapatmaya veya değiştirmeye çalışırsın ya cevap vermezsin yada kelime oyunu yaparsın yada benzeri birşey yaparsın ama neredeyse eminim yaptığın hatayı kabullenmezsin çünkü ben hata kabullenmeyi şimdiye kadar burda görmedim gördüğüm şeyler hep yukarıda yazdığım konuyu kapatmak veya değiştirmek cevap vermemek kelime oyunu yapmak yada benzeri şeyler
        Last edited by nacikocak; 26. September 2012, 12:30 AM.

        Comment

        • Fers
          Uzman Üye
          • Sep 2012
          • 304

          #229
          sizede selam sayın dost1,

          “ حكّم اليتيم كما تحكّم ولدكHakkimül yetime kema tühakkimü veledeke"

          yetime hükmet veledinde hükmetiğin gibi...
          yetim hakkında hükmedeceksen/karar verirken kendininkinde/kendi çocuğunda olduğu gibi karar ver...

          ve men yu’tel hikmete fe kad uutiye hayran.../ hikmet verilen hayr/ilim/akıl verilmiş demektir...

          Comment

          • Fers
            Uzman Üye
            • Sep 2012
            • 304

            #230
            neden kesik attın oraya allah'ın sevgisinide yazdım insanlar nefsine kapılır sever acizdir allah sevmez aciz değildir niye yazmadın...(nacikocak)

            sayın nacikocak,
            ne demek istediğini anlamadım...yer kaplamasını istemediğim için almam gerektiğini düşündüğüm kadarını aldım...sorun olacağını kestirseydim hepsini de alıntılardım arkasında birşey aramanın alemi yok...

            arkadaşım lütfen allah hakkında bilmediğiniz hükümleri vermekten vazgeçin gerçekten büyük günah işliyorsunuz...(nacikocak)

            Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik;(enam-6)...(nacikocak)

            her yoldan çıkmış sizin anladığınız manada Allah ın helakına muhatab olduysa...yüzlerce yıldır insanların kanını emen/dünyaya hükmeden günümüzün zalimleri neden hala helaktan nasibini almadı...katledilenlerin sayısının birkaç milyar olması mı bekleniyor...

            şimdi yapacağını tahmin ettiğim gibi ya konuyu kapatmaya veya değiştirmeye çalışırsın ya cevap vermezsin yada kelime oyunu yaparsın yada benzeri birşey yaparsın ama neredeyse eminim yaptığın hatayı kabullenmezsin...(nacikocak)

            sayın naci, daha öncede yazdım,

            "nerden bildin de adıma hükm/karar verdin, Allah tan da mı çekinmedin böyle kesin konuşurken" dersem haksızlık etmiş olmam hocam...(Fers)

            ister beğeniyim ister beğenmiyim fikir sahiplerinden nasiplenmektir amaç, benimki yorumdan ibaret seni ikna etmek gibi bi derdim yok, sorun değil benim için, inandıklarına/yorumlarına katılmısamda küçümsemişte değilim..

            yazışma tarzından hoşlanmadım, boşa konuşuyoruz, seninle fikir alışverişi yapılmaz...
            doğrusunu Allah bilir...

            kal sağlıcakla...

            Comment

            • dost1
              Site Yöneticisi
              • Sep 2008
              • 1905

              #231
              Aleykumusselam! Değerli Kardeşim!

              Fers Nickli Üyeden Alıntı
              sizede selam sayın dost1,

              “ حكّم اليتيم كما تحكّم ولدكHakkimül yetime kema tühakkimü veledeke"

              yetime hükmet veledinde hükmetiğin gibi...
              yetim hakkında hükmedeceksen/karar verirken kendininkinde/kendi çocuğunda olduğu gibi karar ver...

              ve men yu’tel hikmete fe kad uutiye hayran.../ hikmet verilen hayr/ilim/akıl verilmiş demektir...
              Bakın yaptığınız meallendirmede "Hakkimül ve tühakkimü" yu olduğu gibi Arapça bıraktınız ve direk "karar vermek" diye çevirmediniz. Ayrıca "hikmet" sözcüğünü de meallendirmemişsiniz.

              Değerli Kardeşim!
              Her dilin bir yapısı var. Bildiğiniz gibi Arapça önden ve sondan bükümlü bir dil. Sözcükler, "Kök harflerden" belli kurallara göre türetililerek anlam kazanmaktadır. Ancak türetilen sözcükler hangi kalıp ve babda olursa olsun kök anlamı yitirmezler.

              "ha-ke-me" kök harflerinin de anlamı, engel olmak,denetim altına almak vbdir.

              Şimdi "Hakkimül yetime kema tühakkimü veledeke" yi meallendirecek olursak: Sizin yaptığınız gibi "yetime hükmet veledinde hükmetiğin gibi..." şeklinde meallendirilebilir. Çünkü bu sözcüğün Arapçası Türkçeleşmiştir.

              Meallendirme yaparken bu gerçeği gözardı eder ve Arap dilinin kuralalrına göre meallendirirsek durum:
              "Kendi çocuğunu engellediğin gibi yetimi de engelle! Yani kendi çocuğunun zulümüne, fesadına, kötü yetişmesine mani olduğun gibi yetime de mani ol, o da iyi yetişsin, kötü birisi olmasın." şeklinde olur.

              Hacc 52 de bu daha rahat görülür:
              " Ve ma erselna min kablike min Rasûlin ve la Nebîyyin illâ iza temenna elkaşşeytanu fiy ümniyyetih feyensehullahu ma yulkış şeytanu sümme yuhkimullahu ayatiHi, vAllahu Aliymun Hakiym"

              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
              Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
              Allah'a emanet olunuz.
              Halil Ay

              Comment

              • Fers
                Uzman Üye
                • Sep 2012
                • 304

                #232
                Bakın yaptığınız meallendirmede "Hakkimül ve tühakkimü" yu olduğu gibi Arapça bıraktınız ve "karar vermek" diye çevirmediniz. Ayrıca "hikmet" sözcüğünü de meallendirmemişsiniz.
                ...(dost1)

                yetime hükmet veledinde hükmetiğin gibi...
                yetim hakkında hükmedeceksen/karar verirken kendininkinde/kendi çocuğunda olduğu gibi karar ver...(Fers)

                bu ne hocam

                ve men yu’tel hikmete fe kad uutiye hayran.../ hikmet verilen hayr/ilim/akıl verilmiş demektir...(Fers)

                illaki adalet, ihsan, kanun vs... mi
                kelime ezberlerine girmedik hocam...
                ayete göre, hikmet sahibi hayr sahibidir daha ne olsun,,

                "Kendi çocuğunu engellediğin gibi yetimi de engelle! Yani kendi çocuğunun zulümüne, fesadına, kötü yetişmesine mani olduğun gibi yetime de mani ol, o da iyi yetişsin, kötü birisi olmasın." şeklinde olur...(dost1)

                engellemeye takıldınız, üstelik sizin ifadenizde "kendi çocuğunda hükmettiğin/karar verdiğin gibi karar vermek" ifadesinin kapsama alanında...

                Comment

                • nacikocak
                  Katılımcı Üye
                  • Jul 2012
                  • 92

                  #233
                  Fers Nickli Üyeden Alıntı
                  neden kesik attın oraya allah'ın sevgisinide yazdım insanlar nefsine kapılır sever acizdir allah sevmez aciz değildir niye yazmadın...(nacikocak)

                  sayın nacikocak,
                  ne demek istediğini anlamadım...yer kaplamasını istemediğim için almam gerektiğini düşündüğüm kadarını aldım...sorun olacağını kestirseydim hepsini de alıntılardım arkasında birşey aramanın alemi yok...

                  arkadaşım lütfen allah hakkında bilmediğiniz hükümleri vermekten vazgeçin gerçekten büyük günah işliyorsunuz...(nacikocak)

                  Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik;(enam-6)...(nacikocak)

                  her yoldan çıkmış sizin anladığınız manada Allah ın helakına muhatab olduysa...yüzlerce yıldır insanların kanını emen/dünyaya hükmeden günümüzün zalimleri neden hala helaktan nasibini almadı...katledilenlerin sayısının birkaç milyar olması mı bekleniyor...

                  şimdi yapacağını tahmin ettiğim gibi ya konuyu kapatmaya veya değiştirmeye çalışırsın ya cevap vermezsin yada kelime oyunu yaparsın yada benzeri birşey yaparsın ama neredeyse eminim yaptığın hatayı kabullenmezsin...(nacikocak)

                  sayın naci, daha öncede yazdım,

                  "nerden bildin de adıma hükm/karar verdin, Allah tan da mı çekinmedin böyle kesin konuşurken" dersem haksızlık etmiş olmam hocam...(Fers)

                  ister beğeniyim ister beğenmiyim fikir sahiplerinden nasiplenmektir amaç, benimki yorumdan ibaret seni ikna etmek gibi bi derdim yok, sorun değil benim için, inandıklarına/yorumlarına katılmısamda küçümsemişte değilim..

                  yazışma tarzından hoşlanmadım, boşa konuşuyoruz, seninle fikir alışverişi yapılmaz...
                  doğrusunu Allah bilir...

                  kal sağlıcakla...
                  arkadaşım kızma siz bana cevap vermeyerek o tarzda yazmak zorunda bırakıyorsunuz eğer beni inandırmaya veya kandırmaya değilde birşeyin doğruluğunu ispatlamaya çalışıyorsan yer kaplayıp kaplamamasına bakmadan doğru olan cevabı vermen gerekir fazla değil bir soru sordum ve tahmin ettiğim gibi cevaplamamışsın ve "nerden bildin de adıma hükm/karar verdin, Allah tan da mı çekinmedin böyle kesin konuşurken" dersem haksızlık etmiş olmam hocam" demişsin ve bak bu söylediğin bile yanlış çünkü ben oraya tahmin ediyorum yazdım kesin konuşmadım ve tahminim doğru çıktı sorduğum soruyu aşağıdaki soruyu cevaplamamışsın

                  kavimleri helak eden boğduk diyen kasırga yakaladı diyen yani bu yıkımları yapan kim

                  ve sen bir soru sormuşsun yine kızacaksın ama sen cevap vermesende ben vereyim

                  senin sorun

                  her yoldan çıkmış sizin anladığınız manada Allah ın helakına muhatab olduysa...yüzlerce yıldır insanların kanını emen/dünyaya hükmeden günümüzün zalimleri neden hala helaktan nasibini almadı...katledilenlerin sayısının birkaç milyar olması mı bekleniyor...

                  benim cevabım

                  allah'u teala daha önceki zulm eden kavimleri ya helak etmiş yada onlara yeni mucizeler ile yeni peygamber göndermiştir şu anda ise zulmün artmasına rağmen daha önceki kavimlere yaptığını yapmamasının sebepleri ise aşağıdakilerdir

                  1 kendinden önce gelenleri ve kendinden sonra gelecek olanı tastik etmek için gönderilen incilde bildirildiği üzere hz muhammed'in son peygamber kuran'ı kerimin son kitap oluşu

                  2 kendinden önce gelenleri tastik edici ve kendinden sonra gelecek olan kıyametin habercisi olan kuran'ı kerimin ve hz muhammed'in bildirdiği üzere kıyametin yaklaşmış ve her an kopabilecek olmasıdır

                  Comment

                  • dost1
                    Site Yöneticisi
                    • Sep 2008
                    • 1905

                    #234
                    Değerli Fers Kardeşim!

                    Takıldığımız sadece dilin özelliklerinden kaynaklanan bir durumdur. "Hıkmet" sözcüğüne anlam vermemişsiniz. Sadece "hikmet" verilene hayır/ilm/akıl verildiğini belirtmişsiniz.

                    Bir bölümünü alıntı yaptığınız Bakara 269 da Rabbımız :
                    "Yü'til Hıkmete men yeşau' ve men yü'tel Hıkmete fekad utiye hayren kesiyra ve ma yezzekkeru illâ ülül elbab" diye buyurmaktadır.

                    “Hukm” mastarının farklı türevleri Kur’an’da 210 yerde geçmektedir ve dikkatle incelendiği takdirde hepsinin de “zulüme ve fesada mani olma, engelleme” anlamında kullanıldığı açıkça görülebilir.

                    "Hukm” mastarından türemiş olan “ hikmet” sözcüğü ise, “Bina-i Nev’i; İsm-ün Nev’i” kalıbında olduğu için fiilin, yani “zulüme ve fesada engel olma”nın adı olmak durumundadır. Buna göre de “hikmet”; “zulüm ve fesadı engellemek için konulmuş olan; kanun, düstur ve ilke…” anlamını alır.
                    “Hikmet” sözcüğü, hepsi de gerçek, sözcük anlamıyla kullanılmış olarak Kur’an’da 19 ayette 20 kez geçmektedir ki, dikkatle incelendiğinde bu durum rahatlıkla görülebilir.

                    Alıntı yaptığınız Bakara 269 meallendirilirse :

                    "Allah, dilediğine Hıkmete/haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeler verir. Ve kime hıkmet/haksızlık, bozgunculuk ve kargaşayı engellemek için konulmuş kanun, düstur ve ilkeler verilirse, gerçekten ona pek çok hayır verilmiştir. Kavrama yetenekleri olanlardan başkası da iyice düşünmez."

                    olur.

                    Değerli Kardeşim katkı ve açıklamalarınız için sağolun. Müzakereye zenginlik kattığınız için teşekkür ediyorum.

                    Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                    Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                    Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                    Allah'a emanet olunuz.
                    Halil Ay

                    Comment

                    • Fers
                      Uzman Üye
                      • Sep 2012
                      • 304

                      #235
                      eğer beni inandırmaya veya kandırmaya değilde birşeyin doğruluğunu ispatlamaya çalışıyorsan...(nacikocak)

                      ister beğeniyim ister beğenmiyim fikir sahiplerinden nasiplenmektir amaç, benimki yorumdan ibaret seni ikna etmek gibi bi derdim yok, sorun değil benim için, inandıklarına/yorumlarına katılmısamda küçümsemişte değilim...(Fers)
                      hocam sen hem konudan hem yazılanlardan kopuksun...

                      kavimleri helak eden boğduk diyen kasırga yakaladı diyen yani bu yıkımları yapan kim
                      ve sen bir soru sormuşsun yine kızacaksın ama sen cevap vermesende ben vereyim
                      allah'u teala daha önceki zulm eden kavimleri ya helak etmiş yada onlara yeni mucizeler ile yeni peygamber göndermiştir
                      ...(nacikocak)

                      kasırgalar depremler sürekli olup biter, "kasırgayla helak edilip yerine yeni nesil getirilien toplum" örneklemesi senin anladığın gibiyse eğer,
                      toplumun içinde üç günlük bebekten dokuz yaşındaki çocuğa kadar dünyadan bi haberlerin pirinç gibi ayıklandı mı, bide bunların hayvanlar alemi de var yoksa Allah içlerindeki zibidilere inat onlarada mı zulmetti...

                      sizce, resul, nebi, elçi nedir, nedir bu "ellezine uutuul ılme"...

                      1 kendinden önce gelenleri ve kendinden sonra gelecek olanı tastik etmek için gönderilen incilde bildirildiği üzere hz muhammed'in son peygamber kuran'ı kerimin son kitap oluşu
                      2 kendinden önce gelenleri tastik edici ve kendinden sonra gelecek olan kıyametin habercisi olan kuran'ı kerimin ve hz muhammed'in bildirdiği üzere kıyametin yaklaşmış ve her an kopabilecek olmasıdır
                      ...(nacikocak)

                      kur anı hazırdan nasiplenmeye devam ettiğin sürece bu hikayelere aldanıp gidersiniz...

                      kolay gelsin size...

                      Comment

                      • Fers
                        Uzman Üye
                        • Sep 2012
                        • 304

                        #236
                        selam dost1

                        Değerli Kardeşim katkı ve açıklamalarınız için sağolun. Müzakereye zenginlik kattığınız için teşekkür ediyorum.

                        elbetteki "yorumlarım neyse o dur" gibi bi derdim yok...
                        siz sundunuz ben inceledim bende kendimce bişeyler sundum, kimsenin dediğini kulak ardı etmem, beğensemde beğenmesemde kaale alırım, uymayabilirim o ayrı mesele...

                        ben teşekkür ederim, memnun oldum...

                        Comment

                        • nacikocak
                          Katılımcı Üye
                          • Jul 2012
                          • 92

                          #237
                          Fers Nickli Üyeden Alıntı
                          eğer beni inandırmaya veya kandırmaya değilde birşeyin doğruluğunu ispatlamaya çalışıyorsan...(nacikocak)

                          ister beğeniyim ister beğenmiyim fikir sahiplerinden nasiplenmektir amaç, benimki yorumdan ibaret seni ikna etmek gibi bi derdim yok, sorun değil benim için, inandıklarına/yorumlarına katılmısamda küçümsemişte değilim...(Fers)
                          hocam sen hem konudan hem yazılanlardan kopuksun...

                          kavimleri helak eden boğduk diyen kasırga yakaladı diyen yani bu yıkımları yapan kim
                          ve sen bir soru sormuşsun yine kızacaksın ama sen cevap vermesende ben vereyim
                          allah'u teala daha önceki zulm eden kavimleri ya helak etmiş yada onlara yeni mucizeler ile yeni peygamber göndermiştir
                          ...(nacikocak)

                          kasırgalar depremler sürekli olup biter, "kasırgayla helak edilip yerine yeni nesil getirilien toplum" örneklemesi senin anladığın gibiyse eğer,
                          toplumun içinde üç günlük bebekten dokuz yaşındaki çocuğa kadar dünyadan bi haberlerin pirinç gibi ayıklandı mı, bide bunların hayvanlar alemi de var yoksa Allah içlerindeki zibidilere inat onlarada mı zulmetti...

                          sizce, resul, nebi, elçi nedir, nedir bu "ellezine uutuul ılme"...

                          1 kendinden önce gelenleri ve kendinden sonra gelecek olanı tastik etmek için gönderilen incilde bildirildiği üzere hz muhammed'in son peygamber kuran'ı kerimin son kitap oluşu
                          2 kendinden önce gelenleri tastik edici ve kendinden sonra gelecek olan kıyametin habercisi olan kuran'ı kerimin ve hz muhammed'in bildirdiği üzere kıyametin yaklaşmış ve her an kopabilecek olmasıdır
                          ...(nacikocak)

                          kur anı hazırdan nasiplenmeye devam ettiğin sürece bu hikayelere aldanıp gidersiniz...

                          kolay gelsin size...

                          fers kardeşim yine cevap vermemişsin
                          soruma karşılık soru sormuşsun

                          benim sorum

                          kuran'dan örnek verdiğim ayetlerde kavimleri helak ettik boğduk diyen kim bu sözlerle neyi anlatmış benim anladığıma yanlış diyorsun bende diyorumki ozaman sen senin anladığın doğru olanı yaz helak edilen kim helak eden kim boğulan kim boğan kim hz musayı kovalayan firavunun ordusunu kim suda boğdu denizde 12 yolu kim açtı firavunun ordusu geçerken kim kapattı ölüm kimin emri her canlı ölümü tadacaktır kimin sözü eğer diyorsan yanlış anlıyorsun tekrarlıyorum sana göre doğru olanı senin anladığın gibi yaz benim istediğim cevap bu

                          senin sorunun cevabı ise allah kavimleri toplumları helak etmiştir bütün dünyadaki canlıları topyekün değil helak ettiği toplumda ise ayetlerde mevcuttur allah peygamberlere oradan uzaklaş iman edenleride yanına al diye emretmiştir yani yaşlarına göre değil imanlarına göre ayırmıştır


                          bu ayırma araf suresi 64. ayette açıkça anlatılmaktadır

                          1. fe kezzebû-hu : fakat onu yalanladılar
                          2. fe enceynâ-hu : o zaman, bu sebeble, bu yüzden onu kurtardık
                          3. ve ellezîne : o kimseleri
                          4. mea-hu : onunla beraber
                          5. fî el fulki : gemide
                          6. ve : ve
                          7. agrak-nâ : suda boğduk
                          8. ellezîne : o kimseleri
                          9. kezzebû : yalanladılar
                          10. bi âyâti-nâ : âyetlerimizi
                          11. inne-hum : muhakkak ki onlar
                          12. kânû : oldular
                          13. kavmen : bir kavim
                          14. amîne : kör, âmâ

                          şuara suresi 114. ayette yine bu ayrım anlatılmıştır


                          1. fe : böylece
                          2. enceynâ-hu : onu kurtardık
                          3. ve men : ve kimseleri
                          4. mea-hu : onunla beraber
                          5. fîl fulki (fî el fulki) : gemi içinde, gemide
                          6. el meşhûni : dolu


                          hayvanlara gelince allah her canlı için bir süre tain etmiştir bu süre dolduğu zaman canlarını alırken senin benim onların ölümüne acıdığımız gibi acımaz eğer sen ölümü allah'ın zulmü olarak düşünüyorsan birde şöyle düşün yeryüzünün yaratılmasından bu yana kaç insan kaç hayvan ne şekilde öldü ölüm allah'ın zulmü değil emridir

                          kuran'ı hazırdan nasiplenmek derken mealden bahsediyorsan dikkat edersen çoğunlukla kelime mealini kullanıyorum birisi beni yanlış meal edilmiş bir kelime hakkında uyardığı zaman ise arapça karşılıklarının tamamını bulmaya çalışıyorum çünkü söz allah'ın sözü söylemediği birşeyi söylemiş gibi veya söylediği birşeyi söylememiş gibi anlamak ve anlatmaktan korkar ve ona sığınırım tabi insanım böyle bir hata belki bilmeyerek yapmış olabilirim bu büyük bir günahtır eğer yaptıysam allah affeder inşallah
                          Last edited by nacikocak; 26. September 2012, 11:05 PM.

                          Comment

                          • Fers
                            Uzman Üye
                            • Sep 2012
                            • 304

                            #238
                            selam

                            fers kardeşim yine cevap vermemişsin
                            soruma karşılık soru sormuşsun
                            ...(nacikocak)

                            soruya soruyla cevap vermek gerekir bazen, şimdi olduğu gibi...

                            allah kavimleri toplumları helak etmiştir bütün dünyadaki canlıları topyekün değil...(nacikocak)

                            tüm dünyadaki canlılardan kim bahsetti...

                            kasırgalar depremler sürekli olup biter, "kasırgayla helak edilip yerine yeni nesil getirilen toplum" örneklemesi senin anladığın gibiyse eğer, toplumun içinde üç günlük bebekten dokuz yaşındaki çocuğa kadar dünyadan bi haberlerin pirinç gibi ayıklandı mı, bide bunların hayvanlar alemi de var yoksa Allah içlerindeki zibidilere inat onlarada mı zulmetti...(Fers)

                            bu ifade gözünüze ilişmemiş !
                            yazılanlardan kopuksunuz demiştim...

                            helak ettiği toplumda ise ayetlerde mevcuttur allah peygamberlere oradan uzaklaş iman edenleride yanına al diye emretmiştir...(nacikocak)

                            hud/40
                            kulnaahmil fiihaa min kullin zevceynisneyni ve ehleke..../

                            kulnaahmil.../ yükle dedik...
                            dedim değil, dedik/kulnaa...

                            madem Allah veriyor helak ve kurtuluş emrlerini, neden "dedim" değilde "dedik" ifadesi kullanıldı...

                            ayetlerde kavimleri helak ettik boğduk diyen kim...(nacikocak)

                            fe enceynaahu.../ selamet verdik ona...
                            ve agraknelleziine.../ onları batırdık...

                            "diyen" değil "diyenler" kim...
                            bende soruyorum işte; neden "batırdım" değilde "batırdık", neden selamet "verdim" değilde "verdik"...
                            neden Allah ben yaptım/ettim demiyor doğrudan....

                            batırılma hali ve selamet veriliş...
                            burada "doğal afet boyutunda bir helak söz konusu olduğunu düşünmüyorum"...

                            Allah hak edilenin verilmesini sistemine yerleştirendir...
                            o "ol" dedi onun sistemdeki herşey yerini aldı...
                            karşıdan karşıya geçerken sağa sola bakmassan kamyonun tekerleğinle muhatab olursun..
                            ölümü veren Allahtır ama kamyonla samimiyet kuran sensin...(Fers)

                            bu ifadeleri boşuna kullanmışım...bunlar süs değil cevaptı...

                            melek, meleke, resul kavramlarını inceleyip iyice bir düşünün...

                            Comment

                            • Fers
                              Uzman Üye
                              • Sep 2012
                              • 304

                              #239
                              sen ölümü allah'ın zulmü olarak düşünüyorsan...(nacikocak)

                              zulm olarak düşünen sizsiniz, ben oluşturduğu sistemin/tasarladığı düzeneklerin bir parçası olarak düşünüyorum/tahmin ediyorum/yorumluyorum, her ne ise...
                              Musanın peşinden kovalayan, hırslarına ve kibrine yenik düşen ahmakların tuzağa düşüp suda boğulmaları doğal bir sonuçtur, helakla ilgisi yok...
                              aklını kullanmayan sonuçlarına katlanır...

                              çünkü söz allah'ın sözü söylemediği birşeyi söylemiş gibi veya söylediği birşeyi söylememiş gibi anlamak ve anlatmaktan korkar ve ona sığınırım tabi insanım böyle bir hata belki bilmeyerek yapmış olabilirim...(nacikocak)

                              ne güzel, herkes için aynı şey dimi sayın naci...

                              Comment

                              • dost1
                                Site Yöneticisi
                                • Sep 2008
                                • 1905

                                #240
                                Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!


                                “ هلاكHelâk” sözcüğü “değişime, yıkıma uğramak, bozulmak, düşmek” demektir. (Lisanü’l-Arab, c.9, s. 118-121) Genel olarak zannedildiği gibi bu sözcük “yok olmak” anlamına gelmez.

                                Rabbimiz yerlerin, göklerin değişimi ile ilgili olarak şöyle bir açıklamada bulunmuştur:

                                İbrahim;48: "O gün yeryüzü bir başka yeryüzüyle değiştirilecek. Gökler de. Ve onlar, Bir ve gücüne karşı durulmaz olan Allah için ortaya çıkacaklardır."

                                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                                Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                                Allah'a emanet olunuz.
                                Halil Ay

                                Comment

                                Working...