Nur Cemaati...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • hiiic
    Uzman Üye
    • Mar 2010
    • 1980

    #61
    LÜTFEN DİKKATLİ OKUYUN
    Siz bu ayetleri okurken Allahın sizi titizlikle izlediğini ve dua ettiğinizde size cevap vereceğini unutmayın!!!


    İsrâ 2
    Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
    Neml 2
    İman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
    Neml 77
    Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir
    Lokman 3
    Güzel davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet olmak üzere (indirilmiştir).
    Mü’min 54
    O, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberidir.
    Nûr 46
    And olsun ki, açıklayıcı ayetler indirmişizdir. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
    Yâsîn 69
    Ve biz, ona şiir belletmedik ve bu, ona yakışmaz da; bu, ancak bir öğüttür ve her şeyi açıklayan Kur'an.
    Zuhruf 2
    Andolsun her şeyi açıklayan kitaba.
    Duhân 2
    Andolsun her şeyi açıklayan Kur'an'a.

    Zümer 23
    Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, bu Kitab'ın etkisinden tüyleri ürperir, derken hem bedenleri ve hem de gönülleri Allah'ın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu Kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren olmaz.
    En’âm 114
    Allah'tan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtaç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.

    ve kuranda daha niceleri geçer... artık isteyen varsın başka kaynaklara, isteyende onun ayetlerini derinlemesine düşünüp şöyle bir etrafına baksın da hayatına geçirip tatbik etsin.

    Kuranda açıklaması tam olarak verilmediği söylenen ayetler ki buna namazda dahil, tamamen kulun kendi iradesine ve isteğine bırakılmıştır.

    Aksini idda eden kişi yukarıdaki ayetlere ters düştüğü için dinden çıkabilir.

    Her sıkıntıda önce Allaha dua edelim, o bize doğruyu gösterecektir.

    Comment

    • message
      Yeni Üye
      • Jun 2010
      • 7

      #62
      toslunba kardeşim Allah razı olsun senden... işte her şey apaçık ortada ya. "Öyleyse nereye gidiyorsunuz? bu (mesaj, kuran), bütün insanlık için bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir, doğru yolda yürümek İSTEYEN her biriniz için. ama ALLAH, bütün alemlerim rabbi, (o yolu size göstermeyi) istemedikçe SİZ onu İSTEYEMEZSİNİZ." [Tekvir, 26-27-28-29]

      cemaatte düşünme hakkın yoktur. sana yukarıdan(bu da ayrı komik ya) emir gelir, bugün bunları yapacaksın, şu kitabı okuyacaksın gibi. sen de bir güzel okursun. birileri ne derse onu yapmakla yükümlüsündür. "hiç mi düşünmüyorsunuz" düşünemezsin arkadaşım senin yerine abin düşünür, onun yerine de biri bulunur düşünmesi için. en son sağolsun hoca efendiler düşünür de senin ne yapman gerektiğini belirlerler.

      ben görmedim ya daha cemaatte hadi bugün kuran okuyoruz arkadaşlar diyeni. risale oku, boş boş hikaye oku, ne alâ ya değil mi?

      arkadaş madem peygamberimizin hayatını örnek almak istiyorsun işte ortada KURAN. nereye bakıyorsun? Allah için bir şeyler yapmak istiyorsun işte ortada KURAN.

      Allah görenlerden ve istememizi istediklerinden olmamızı nasip eder inşallah...

      Comment

      • Toslunba
        Uzman Üye
        • Sep 2008
        • 217

        #63
        Bir istihbaratçı şöyle demişti ;
        Hiçbir cemaat yada tarikat olmasınki bilerek yada bilmeyerek herhangi bir istihbarat teşkilatının oltasında olmasın. Bu yerler insanların gönülden bir bağlılıkla topluluk oluşturduğu yerler olduğu için istihbari açıdan çok önemli ve zengin yerlerdir.

        Hakikatende özellikle islam tarihi incelendiğinde yüzlerce yıldır bu tür oluşumların kurulduğu ,kullanıldığı ,ele geçirildiği çokça görülür. Ne denli güçlendikleri ve işe yaradıklarıda birinci dünya savaşında ve kurtuluş harbinde ortaya çıkmıştır.

        Comment

        • hiiic
          Uzman Üye
          • Mar 2010
          • 1980

          #64
          Kuran herşeyi açıklamış diyoruz ayet gösteriyoruz adam hala çıkıyor ayeti inkar ediyor diyorki, yok efedim rivayet hadisler kuranın eksiklerini tamamlar, yok efedim imamı azam dinimizi tamamladı eksikti çünkü, yok efendim saidi nursi kuranı açıkladı...

          Ya bunu söylerken dinden çıktıklarının farkında değilmi bu adamlar?

          Hadi onu anladımda bu fetullahda neyin nesi, islami yapıyı kullanarak kendisine kölemen sistemi kuruyor daha da ötesi kazandıklarının çok az bşr kısmıyla fakir ülkelere okul yaptırıyor (şirin gözükmek için) diğer gelirlere böylece bakın cebe atmıyorum imajı gösteriyor...


          İsrâ 2
          Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.
          Neml 2
          İman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
          Neml 77
          Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir
          Lokman 3
          Güzel davrananlar için bir hidayet rehberi ve rahmet olmak üzere (indirilmiştir).
          Mü’min 54
          O, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberidir.
          Nûr 46
          And olsun ki, açıklayıcı ayetler indirmişizdir. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
          Yâsîn 69
          Ve biz, ona şiir belletmedik ve bu, ona yakışmaz da; bu, ancak bir öğüttür ve her şeyi açıklayan Kur'an.
          Zuhruf 2
          Andolsun her şeyi açıklayan kitaba.
          Duhân 2
          Andolsun her şeyi açıklayan Kur'an'a.

          Ben bu ayetlerde ne risaleyi nur nede sahihihi buhari göremiyorum. ama açıklayıcı gerekmediğiniz yani bu kitaplara gerek olmadığını görüyorum... bu nurculukta acayip bir din, keşke müslüman olsalardı
          Last edited by hiiic; 17. July 2010, 12:56 PM.

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #65
            fetullaha ayet yazalım biraz da.. çok kitap yazmış yarıdan çoğu yalan dolan iftira. Bunlar olmuşlar ehli kitap. bugünkü klasik müslümanlar ehli kitap ayetlerinin muhatabı olmuşlar.

            Âl-i İmrân 78
            Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap'tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah'a iftira ediyorlar.

            Bakara 79
            Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!
            ------------------------------------------------------

            Comment

            • pramid
              Uzman Üye
              • Sep 2010
              • 984

              #66
              Kuranı allah anlaşılması için arapça olarak indirdi. Kuran anlşılması güç bir kitap değil. Sadece dua edin ve şöyle deyin

              "rabbim ilmi artır."
              "müslüman olarak vefat ettir ve salihlerle beraber eyle."
              "dosdoğru yola ilet".

              Kurandan insanları soğutmak ne kadar kötü

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #67
                Kuranı allah anlaşılması için arapça olarak indirdi. Kuran anlşılması güç bir kitap değil. Sadece dua edin ve şöyle deyin

                "rabbim ilmi artır."
                "müslüman olarak vefat ettir ve salihlerle beraber eyle."
                "dosdoğru yola ilet".


                Kurandan insanları soğutmak ne kadar kötü
                Ellerine sağlık pramid

                Bazı zümreler (müslüman olduklarını idda eden kendini bilmezler) böyle dua işe yaramaz diyor, illa şeyh lazım diyor sanki doğru yola kılavuzlamak Allahın işi değilmiş gibi yada Allah duaya karşılık vermezmiş gibi bile bile hakikatların üstünü örtmeye onu değiştirmeye çalışıyorlar... Allahın gazabı zalimlerin üzerine olsun.

                Ancak ona itaat ve kulluk ederiz; umarız ki bizi doğru yola, nimet verdiklerinin yoluna iletir.

                Comment

                • aşık74
                  Uzman Üye
                  • Feb 2009
                  • 294

                  #68
                  Bu konuyu açalı uzuuun zaman olmuş. O zamandan bu zamana düşüncelerimde değişmeler ve gelişmeler oldu.

                  En sonunda cemaat'imi buldum...

                  YARATICISINA KOŞULSUZ GÜVENİP VE YALNIZ O’NA ÇAĞIRAN, İŞİNE SIMSIKI SARILIP VE DÜZGÜN YAPAN.BARIŞI(SALAAT'I) AYAKTA TUT ' ANLAR CEMATİ

                  ÇİZGİM : YANLIZ ALLAH'IN ÖĞRETİLERİ.

                  VAZGEÇİLMEZİM : İNSANLARIN DİRLİK VE ESENLİĞİ( SALAAT)'NE ÇALIŞMAK.

                  Adımız : Barış.
                  Kulvarımız : Barış kulvarı.
                  Andımız : Dirlik ve esenlikli olarak,barış'ı sürdürmek.(salaat).

                  Ve şuna inandımki ; rabbim ; iyi niyet ile kendine yönelenlere doğru yolunu gösteriyor...

                  Kafamdaki dumanlar yaklaşık 2 yıl içerisinde dağıldı..Çok mutluyum.Sizlerle paylaşmak istedim....

                  Selam ALLAH aşık larının hepsine olsun.... Sizleri çok seviyorum....

                  Comment

                  • TEBYİN
                    Uzman Üye
                    • Sep 2008
                    • 240

                    #69
                    YARATICISINA KOŞULSUZ GÜVENİP VE YALNIZ O’NA ÇAĞIRAN, İŞİNE SIMSIKI SARILIP VE DÜZGÜN YAPAN.BARIŞI(SALAAT'I) AYAKTA TUT ' ANLAR CEMATİ

                    ÇİZGİM : YANLIZ ALLAH'IN ÖĞRETİLERİ.

                    VAZGEÇİLMEZİM : İNSANLARIN DİRLİK VE ESENLİĞİ( SALAAT)'NE ÇALIŞMAK.
                    02:125 Ve biz sistemi (evi) insanlar için bir kazanç/ödül yeri ve güvenli bir yer kıldık. Ve (Rabbine) bağlı / kendini adayan İbrahim 'in makamından bir yer edinin. İbrahim ve İsmail'e "Sistemimi (evimi) ziyaret edenler, sadık kişiler ve boyun eğip itaat edenler için temiz tutacaksınız" diye emretmiştik.

                    Sen de ibrahimi emmareler görüyorum demiştimya,
                    Yanıltmayan RABBE kainatın zerratınca ham ederim
                    Tekrar kutlu olsun aşik kardeş
                    Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

                    www.teblig.net

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #70
                      Ve şuna inandımki ; rabbim ; iyi niyet ile kendine yönelenlere doğru yolunu gösteriyor...

                      Kafamdaki dumanlar yaklaşık 2 yıl içerisinde dağıldı..Çok mutluyum.Sizlerle paylaşmak istedim....

                      Selam ALLAH aşık larının hepsine olsun.... Sizleri çok seviyorum....
                      Şimdi söyler misiniz?
                      ALlah hidaye vermedikçe, biz aciz nankör ve günahkar kimseleri kim doğru yola iletir.
                      Allahın terbiye sisteminden, rabliğinden ve yol göstericiliğinden dhaa mükemmel ne vardır?

                      Allah kuranda sınırsız anlatılacakların sadece yeterli kesimini bize göndermiş, sürekli okuyanı arındıran, temizlenmek isteyeni temizleyen bir kitap, arapçasını bilmem ama meali dahi temizliyor. Orada peygamberleri temizleme ve doğru yola iletme stretejilerini vermiş, aslında bize yazılanda onlarınkınden farksız...

                      Azıcık daha sıkacağız dişimizi ve sabredeceğiz belalara karşı.
                      Bir kere temizlendik mi artık bu konuları cennette tahtlarda konuşuruz inşallah, ama erdemli insan olmak zor, çok dert sıkıntı görmek lazım çok. nimete ulaşınca şımarmayan, böbürlenmeyen, şükrünü eda eden kullar olamazsak eğer, Rab bizi cennete sokar mı? ki o galaksinin az ötesinde dahi olsun...

                      Comment

                      • aşık74
                        Uzman Üye
                        • Feb 2009
                        • 294

                        #71
                        Size katılıyorum hiiiç kardeşim. Şımarma'dan,böbürlenmeden , dürüst'ce, ve en önemlisi kararlı bir şekilde yürümemiz lazım.
                        Sürekli öğrenme ve anlama modunda olmalıyız!

                        Sıkıntılar ve dertler illaki olacak bu yolda,bunun farkındayım\farkındayız .

                        Mesela yaşadığım bir olayı kısaca anlatayım sizlere.

                        Cemaat sohbetlerine 6 aydır gitmiyordum.Dolayısıyla sohbet gurubundan,arkadaşların dikkatleri bana çekilmişti. Çünkü yanlış yapıyordum(onlara göre).

                        Neden yanlış ? Risaleler den nasiplenmeden olmaz ! O yüzden yanlış...!

                        Israr lar üzerine kıramadım ve 1 kere daha gittim. Çay'lar ,kahve'ler içildi.Risaleler okunuldu ve dinlendi.

                        Sonra sıra geldi serbest kürsü sohbet'e.Ben ise bu serbest kürsülerde , her defasında,geleneksel yaşanan islamı eleştirdim(nazikce).

                        En sonunda bu işe bozulan hoca ları , bana dedi ki;

                        Eeeeee abi, sen yakında kendini 'peygamber' de ilan edersin dedi.

                        Ve doğal olarak benim nazik liğim , yerini hafif sert liğe bıraktı...

                        Karşılıklı tatlı sert konuşmalar oldu,bu arada yaklaşık 20 kişiydik.

                        En sonunda zurna zırrtt dedi, ve şunu dedi bana HOCA ..!!!

                        'Abi ; sen bizim kutsalımıza laf söylüyorsun' dedi..

                        Ne diyeceğimi bilemedim,nutkum tutuldu.Dedimki; size kutsalınızla ( risale-i nurlar) mutluluklar.Benim kutsal'ım beşer kelam'ı olmayan kuran dır. dedim.

                        Ve sohbeti sonlandırdım.Bu olay beni üzdü ve etkiledi.Sıkıntı yarattı bende...

                        Yani uzun lafın kısası illaki sıkıntılar yaşayacağız,bize sapık diyecekler,kafayı yemişin sen diyecekler,yakında peygamber ve ya mehdilik ilan edersin bile diyecekler...

                        Ama yılmayacağız ( elçiler gibi ).

                        Yaradanımıza sımsıkı sarılacağız,onun sistemine çağıracağız dostlarımızı,işimizi düzgün yapacağız,salaatı ayakta tutacağız.

                        Yaşamımızın vazgeçilmezi ,salaat(dirlik ve esenlik) dir diyeceğiz.

                        Çizgimiz ALLAH'ın öğretileridir diyeceğiz...

                        Adımız : Barış.

                        Kulvarımız : Barış kulvarı.

                        Andımız : Dirlik ve esenlikli olarak,barış'ı sürdürmek(salaat). , diyeceğiz.

                        Ve bu sistem üzerine son nefesimizi vereceğiz inşaallah...

                        sevgi ve selamlar kardeşlerim...
                        Last edited by aşık74; 25. January 2011, 04:42 PM.

                        Comment

                        • hiiic
                          Uzman Üye
                          • Mar 2010
                          • 1980

                          #72
                          Laf söyletmedikleri Kutsalın onları görecek gözleri mi var? yoksa işitecek kulakları mı?
                          İnsan oğlu kendisini yaratan rabbin yeryüzü ve gökyüzündeki hakimiyetinin oralarda gezen yada uçan dirilerden daha fazla olduğunu ne zaman anlayacak. En diri ve mutlak hakimiyet sahibi Allah dururken neden başka dirilerden, üstelik ALlah tarafından hidayete erdirilmedikçe hidayeti bulamayan dirilerden medet istenir onların ölüsü yada yazdığı deli saçması şeyler kutsal kabul edilir?


                          İsrâ 2
                          Biz, Musa'ya Kitab'ı verdik ve İsrailoğullarına: "Benden başkasını dayanılıp güvenilen bir rab edinmeyin" diyerek bu Kitab'ı bir hidayet rehberi kıldık.


                          İnsan oğlu rabbin yeryüzünde gezen her aciz canlıdan daha diri ve hüküm sahibi olduğunu hala anlamadı mı? O ne güzel vekildir, o ne güzel dayaılacak dosttur.

                          Âl-i İmrân 2
                          Hayy ve kayyum olan Allah'tan başka ilah yoktur.


                          Bırak onlar Allahın berisinden bir takım kutsallarını dillerine dolasın dursunlar, yakında her an çok titiz ve sürekli bir gözetim altında olduklarını, hiç bir yerde en ufak dahi olsa rabbin denetiminden uzak olmadıklarını ve olamayacaklarını görecekler. O vakit Allahtan başka saydıkları kutsalları da kendilerinden uzaklaşmış olacak.

                          En’âm 59
                          Gaybın anahtarları Allah'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; O'nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O yerin karanlıkları içindeki tek bir taneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.

                          Comment

                          • Derin Düşünce
                            Katılımcı Üye
                            • Feb 2011
                            • 95

                            #73
                            aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
                            Selamlar;

                            Ben şu an bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine , o arkadaşımla nur cemaati'nin sohbet lerine katılıyorum.
                            Acaba bu cemaat hakkında sizinde iyi veya kötü yönde görüşlerinizi alabilirmiyim ?

                            svg...
                            Selam Kardesim.

                            Nur cematinin sohbetlerine katılıyor olman, halk diliyle nurcu olmanı gerektirmiyor. Evet belki fethullah Gülen Allahu alem birilerinin maşasıdır, evet nur cemati icerisinde okuyageldikleri kitabı belki kurandan daha cok onemseyenler vardır. Evet kendi iclerinde bike parcalara ayrılmıslardır. Evet belki onların dogru diye algıladıkları bizlerin yanlıs olarak nitelendirdiklerimizde olabilir.

                            Sozumun ozu asıl demek istedigim sudur; Said Nursi gercekten alim ve muvahhit bir kişiliktir. Sözleriyle ve amelleriyle o doneme damgasını vurmus, tagut karsısındaki dik durusuyla bir cok insana emsal teskil etmistir. Eserlerinde genellikle iman konusu uzerinde durmus, asıl meselenin iman oldugunu savunmustur. Bu baglamda bakıldıgında ideolojik kaygılar bir yana koyuldugunda, Nur risaleleri adı ile nesredilen kitaplar gercekten faideli ve ilim kokan kitaplardır. Osmanlıca dili nedeniyle anlasılması yeni nesil icin zor olsada Maalesef sadelestirme yapmıyorlar.

                            Said Nursi bir alimdir. Bir insandır. İctihadlarında, soylemlerinde, fikirlerinde isabet yada hata sozkonusu olabilir. Bizim asıl kitabımız kurandır, ancak nasıl birbirimizin soylemlerinden faydalanıyor ve Kuranı, kelamı, yasamı, esyayı, tarihi anlamak icin kuran uzerine munazara ve istisareler yapıyorsak, yeri geldiginde icimizde beyin fırtınaları yaratıp, farklı ilim sahibi arastırmacıların goruslerini paylasıp uzerinde konusuarak en sonunda kanaatimizi ortaya koyuyor isek, aynı sekilde Said Nursi efendiden de faydalanmakta beis gormuyorum.

                            Ben gucum yettigi kadar her cemaatin sohbetlerine katılmaya calısırım. Cunku ben biliyorum ki halkın icinden olan bu insanların hepsinin gayesi Allah rızasıdır. Bu sayede yargı gucumun geliştigini dusunuyorum. Kimse herseyiyle dogruyu isabet ettiremez. Cemaatlarin fikirleri deyisleri farklı olabilir. Yaklasımlar degişik olabilir, ancak Allah ihlasla yola cıkmıs her muslumana bir sekilde arayısının sonucunda gercegi bulduracaktır. Resullerin dualarındaki su nokta dikkatimizden kacmasın. "Rabbim beni suan uzeride oldugumdan daha dogru olana eristir." Dogrunun ve gercegin pesinde arayıcı ve takipci olalım insaallah. Allahın verdigi aklı kullanarak bir kanaat ortaya koymak icin herkese soz vermeyi,faydalanmayı bilmeliyiz.

                            Selam ve dua...
                            Last edited by Derin Düşünce; 16. February 2011, 11:02 AM.
                            Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

                            Comment

                            • aşık74
                              Uzman Üye
                              • Feb 2009
                              • 294

                              #74
                              Öncelikle hoş geldiniz kardeşim.

                              İnşallah bu platformda faydalı bilgi paylaşımlarımız olur hep beraber.

                              Bende aynı sizin gii davranıyordum,sürekli farklı guruplara katılır,bir şeyler öğrenmeye çalışırdım. Ama ters giden birşeyler vardı !!!
                              Ters giden şey ise bu gittiğim toplulukların hiç birinde KURAN ' ı anlama adına hiçbir çalışma yapılmamasıydı.

                              Ama basit bir mantık yürütürsek rabbimiz bize KURAN' dan sorumlu tutulacağımızı bildirmiş,bu ipe sarılın demiş,buna uyan mutlu sonu bulacaktır demiş.

                              Rabbime çoook dualar ettim,çok yalvardım.Çok şükür'ki rabbim dua larımı kabul etti,birileri ve birşeyleri vesile kıldı,ve yaşadığım şehir de ,YANLIZ KURAN konuşulan bir gurup insanlarla tanışmamı nasip etti.

                              Ve bu KURAN konuşmalarımızı ,cuma suresine uyarak yapıyoruz çok şükür
                              Yani KURAN da farz olan bir ibadeti de yapmış oluyoruz.

                              Nurculuk ile ilgili ise alttaki yazıyı okumanız faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

                              1- İslam dininin ana kaynağı olan Kuran'da mezhep, tarikat yoktur. Kuran-ı Kerim bölücü değil bütünleştiricidir. Oysa bütün mezhepler ve tarikatlar bölücüdür, ayrı ayrı topluluklar oluşturmayı yeğler.

                              2- İslam’da bütün ibadetler, Kuran’da adı sanı geçmeyen kişiler için değil Allah adına sürdürülür. Oysa Nurculukta kurucusunun adı, Allah’ın adları yanında anılır.

                              3- İslam’ın biricik kitabı Kuran-ı Kerim’dir. Onun yenisi, eskisi olmaz, benzeri, örneği yazılamaz, başka bir kitap Kuran anlamında alınamaz, yorumlanamaz. Oysa Nurculukta Risale-i Nur, Kuran yerine de okunabilmektedir. Bu tutum İslam’a büsbütün aykırıdır; “Küfr-i kebir”dir, büyük suçtur.

                              4- Kuran'da bütün inananların kardeş oldukları, Allah’ın bütün evrenin yaratıcısı olduğu bildirilir, insanlar arasında üstünlük-aşağılık ayrımı gözetilmez. Oysa Nurculukta Said-i Kürdi; üstün yaratılışlı, Allah’la aracısız bağlantı kuran bir kimse diye nitelenir.

                              5- Kuran'a göre ibadet belli bir düzene göre, alçakgönüllüce sürdürülür. Nurculukta değişik kılıklara bürünmek, olduğundan başka türlü görünmek, elde değnek (asa) bulundurmak, vs… vardır.

                              6- İslam'da belli bir toplumsal sınıf ayrımı yoktur, bütün insanlar eşittir. Oysa Nurculukta “Nur talebesi” denen özel bir topluluk, ayrı bir sınıf vardır. Bunlar gerçek Müslümanken öbürleri dinsizdir, kafirdir.

                              7- İslam'da ibadet açıktır, gizli kapaklı değildir. Nurculuktaysa gizlidir, toplumun gözünden uzaktır. Nitekim ülkemizde Nurcuların oluşturdukları toplulukların tümü dışarıya gizlidir.

                              Risale-i Nur’daki Sayıklamalar :

                              Said-i Nursi, “Sikke-i Tasdik-i Gaybi” adlı risalesinde kendi yazılarını Kuran’la özdeş sayar, kendini Allah’la konusan peygamberle eş tutar. Nitekim şöyle bir yorum getirir : “

                              “Risale-i Nur”u Allah Kuran-ı Kerim’de imzalamıştır. Basta Hz. Muhammet olarak Hz. Ali, Abdulkadir Geylani, Muhittin Arabi ve öteki büyükler de Risale-i Nur'a imza koymuşlardır.”


                              Said-i Kürdi Isparta'da yazdığı lemalardaysa şunları söylüyor :

                              “Risale-i Nur girdiği her yeri kutsallaştırmış, bu arada Isparta'ya mübareklik kazandırmıştır. Risale-i Nur, Isparta'ya bütün illerin üzerinde bir dindarlık meziyeti kazandırmıştır.”

                              Kendini böylece Allah yerine de koyan Said-i Nursi(Said-i Kürdi), “Sönmez Risalesi”nde su sözlerle “Risale-i Nur”u övmektedir :

                              “Risale-i Nur Kuran’ın aynasıdır, bir mucize niteliğindedir… Risale-i Nur’a kimse karşı koyamaz; onunla boy ölçüşemez, hiçbir kitap ona denk tutulamaz.”

                              Said-i Nursi’ye göre Risale-i Nur, kendisine Allah’ın isteği üzerine dolaysız olarak indirilmiştir. “Bediüzzaman Cevap Veriyor, 1960” adlı yazıda da “Risale-i Nur, Said-i Nursi’ye Allah tarafından verilmistir.” denmektedir.


                              İslam dinine göreyse Allah dört peygambere kutsal kitap indirmiştir. Tersini iddia eden sahte peygamber Kürt Sait’in ardından gitmek sapkınlıktır.

                              Nursi'nin “Mesnevi-yi Nuriye” adlı yazısındaysa şu ifadeler vardır :

                              “Risale-i Nur, Kuran’ın bir mucizesi olduğundan her şeyde bir marifet penceresi açmıştır. Bu kitap, Kuran'a ait bir sırrı çözerek bir yıllık bir işi bir saatte bitirecek duruma gelmiştir... Risale-i Nur, Musa peygamberin asası gibi nereye değdiyse oradan su çıkarmıştır.”


                              İslam dinine göre başta insan olmak üzere, bütün yaratılmışlar kendi dillerince Allah’ın adını anarlar. Bizim Said-i Nursi ise bakınız bu konuda ne der:

                              “Risale-i Nur'u sadece kuşlar değil, gökte ve yerde bulunan bütün varlıklar alkışlar.”


                              Said-i Nursi yazılarının çoğunda kendini kimi yerde üstü kapalı, kimi yerde çok açık olarak Allah’la aracısız konuştuğunu vurgular. Onun “Hizmet Rehberi” dediği yazısında şu ifadeler vardır :

                              “...Ama onda (Risale-i Nur'da) yazılanlar Kuran’ın malıdır. Hepsi Allah’tandır... Peygamberimiz Kuran-ı Kerim'in sadece bir tercümanıydı. Üstat da (Said-i Kürdi) Risale-i Nur'un sadece bir tercümanı gibidir.”


                              “İman Hakikatleri” başlıklı yazısında söyledikleriyse ürperticidir :

                              “Risale-i Nur, peygamberimizin risaletini yani peygamberliğinin bir mirasını üstada verir.”


                              Risale-i Nur'un “Hizmet Risalesi” bölümünde geçen şu sözler de ilginçtir :

                              “Risale-i Nur'a itiraz edilemez. Yapılacak her itiraz en ulu kişilerden , Kutbu'l Azam'dan da gelse aldırış edilmemeli.”


                              İslam terminolojisinde Kutbu’l Azam peygamber demektir.

                              Said-i Nursinin eserlerinden birkaç örnek daha :

                              “Kuran-ı Kerim ve Risale-i Nur, rahman ve rahim olan Allah’ın bir indirişidir. Kuran-ı Kerim ve Risale-i Nur'un indirilişi aziz ve hakim olan Allah’tandır.”


                              “İşte o nur hem Kuran-ı Kerim’dir hem de Risale-i Nurdur.” “



                              “Risale-i Nur'un 129 parçası Kuran'dan uzanan elektrik telinin ucuna takılan 129 elektrik lambası gibidir.”



                              Kuran-ı Kerim’deki Secde suresinin 2. ve 3. ayetleri, Said-i Nursi'ye göre Risale-i Nur'u anlatmaktadır. Nurculara göre Risale-i Nur öyle bir kitaptır ki Fussilet suresi 33. ayette de anlatılan Nur tarikatı üyeleridir.


                              Said-i Nursi'ye göre de “Hiç bir sözün kendisininkinden daha güzel olamayacağı “söz” , Risale-i Nur külliyatından olan “Sözler” adli risaledir. Fussilet suresi 33. ayette de işte bu kitap anlatılmak istenmiş ve övülmüştür.


                              İslam dininin ve de Kuran-ı Kerim’in nasıl çarptırmalara uğratılarak Nurculuk denilen sayıklamanın desteklenmek istediği, Allah buyruğuymuş gibi gösterilmeye çalışıldığı açıkça ortadadır.


                              Said-i Nursi “Nur Meyveleri” adlı yazısında da şöyle der :

                              “Risale-i Nur okumak veya yazmak alim olmak için yeterlidir, başka bilgiye gerek yoktur.”

                              Said-i Nursi’ye göre “Risale-i Nur, kendisine hizmet edenleri en başta Nur talebelerini mutlak cennete götürecektir.” Ortaçağ Avrupası’nda kiliseler de varsıl (zengin) kişilere büyük paralar karşılığında cennetten arsa satıyorlardı.


                              Nurcular Kendilerine Niçin Cemaat Derler?

                              Nurculukta “tarikat” sözcüğü kullanılmaz. Nurcular kendi sapkın topluluklarına “cemaat” derler. Kendilerine “cemaat” demelerinin nedeniyse “Cemaat-i Müslimin” örneğinde olduğu üzere Said-i Nursi’nin kurduğu, Risale-i Nur’un da sözde kutsal kitap olduğu, sözde “yeni İslam dininin” üyelerini de “Nur Cemaati” oluşturmaktadır.

                              Yanıtı Belli Sorular :

                              1- (Said-i Kürdi) Bediüzzaman(!) Said-i Nursi Risale-i Nur’da gecen sözlerinin Allah’tan geldiğini, esin kaynağının Allah olduğunu savunmaktadır. Bu iddia, onun aracısız olarak Allah’la bağlantı kurduğu anl!!!!! gelmez mi? Allah’la aracısız bağlantı kuran kişilere ne denir? İslam’a göre son peygamber Hz. Muhammet olduğuna göre Kürt Sait kimdir?

                              2- Said Nursiye göre “Risale-i Nur'a itiraz edilemez. Yapılacak her itiraz en ulu kişilerden , Kutbu'l Azam'dan da gelse aldırış edilmemeli.” diye tanımlanan Risale-i Nur’u Kuran-ı Kerim’den üstün gören Nurcular kimdir?

                              3- Said Nursinin Nur Cemaati ve ilhamını ondan alan Fettulah Gülen’in tarikatı bu para kaynağını nereden bulmaktadır? Açılan bütün okulların, binaların, yurtların, çalıştırılan insanların masrafları kişisel bağışlarla karşılanmaktadır iddiasına inanıp bu sapkınların peşinden gidenlere ne denir?

                              …

                              KURAN'DA LAİKLİĞE İLİŞKİN AYETLER

                              "Size Rabbinizden basiretler (gerçekleri anlama, kavrama yetenekleri) verildi. Artık kim hakkı (iyiyi kötüyü, eğriyi-doğruyu) görürse kendine, kim de körlük ederse kendi zararınadır. Ben, sizin üzerinizde muhafız (koruyan, kollayan) değilim." (En'am / 104)

                              "Ey iman edenler! Peygamberinize raina (çobanımız) demeyin." (Bakara / 104)

                              "Kim doğru yola gelirse kendisi için gelmiş, kim doğru yoldan saparsa, kendi aleyhine sapmış olur. Kimse, kimsenin günahını çekmez." (İsra / 25)

                              "Kimse başkasının yükünü taşımaz." (En'am / 164)

                              "Hiç kimse başka birisinin günahını yüklenmez." (Necm / 38 )

                              "Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir." (Leyl / 12)

                              "Yolun doğrusunu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi." (Nahl / 9)

                              "Dinde ikrah (zorlama) yoktur." (Bakara / 256)

                              "Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi kesinlikle inanırlardı... Durum böyleyken inanmaları için insanları sen mi zorlayacaksın." (Yunus / 199)

                              "Öğüt ver, çünkü sen ancak bir öğütçüsün. İnsanlar üzerine musallat (rahatsız eden, ısrar eden) değilsin." (Gaşiye / 188)

                              "Allah dileseydi hepinizi tek bir ümmet yapardı. Verdikleriyle sizi denemek için tek bir ümmet yapmadı." (Maide / 48 )

                              "Sizin dininiz sizin olsun, benim dinim bana yeter." (Kâfirun / 109)

                              "Rabbin dileseydi, insanları tek bir ümmet haline getirirdi." (Hud / 118, 119)

                              "Her ümmetin bir yönü ve yöntemi vardır ki ona doğru yönelir. Öyleyse hayırlı işlerde birbirinizle yarışın." (Bakara / 148)

                              "Müminler, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah'a ve ahiret gününe inanır ve iyi hareketlerde bulunursa onların Rableri katında elbette mükafatları olacaktır. Onlara bir korku da yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır." (Bakara/62)

                              "Üzerlerine gerekli kılmadığımız halde, Allah'ın rızasına erişmek için, ruhbaniyeti din adına icat edip ortaya çıkardılar." (Hadid / 27)

                              "İyi bilin ki öz din yalnız ve yalnız Allah'ındır." (Zümer / 3)

                              "Yoksa Allah'tan başka şefaatçılar mı edindiler? De ki; şefaat tümden Allah'ındır." (Zümer / 43, 44)

                              "Kitlelerin malını, emeğini 'Sizi Allah'a götüreceğiz.' diyerek çeşitli oyunlarla yiyenler..." (Tövbe / 34)


                              Sapkındır, delidir denilerek Toptaşı Tımarhanesi’ne atılan Atatürk’ün özenle adaylarını belirlediği İkinci Meclis’e alınmayan, Kuvayı Milliye düşmanı, Kürdistan talepçisi, sahte peygamber Kürt Sait’in Risale-i Nur adlı yazıları bir sayıklamadan ibarettir. Bunun tersini inanmak isteyenler binbir demogoji ve saptırmayla kendi bildikleri yolda yürümeye devam edebilirler. Kuran-ı Kerim’i bile saptırmaktan çekinmeyen kişilerin yazdığımız sözleri, bunca kanıtı saptıracakları da kuşkusuzdur. Bizim sözlerimiz bu yolun yolcularına değil kendi öz ve temiz İslam inançlarından dolayı bu gibi sapkınların ağlarına düşebilecek kesimler içindir.


                              “Türk ulusu daha dindar olmalıdır. Yani bütün yalınlığıyla dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam ona da öyle inanıyorum. Bilince ters, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor. Oysa Türkiye'ye bağımsızlığını veren bu Asya ulusunun içinde daha karışık, yapay, boş inançlardan ibaret bir din daha vardır. Ancak bu cahiller, bu acizler sırası gelince aydınlanacaklardır. Onlar aydınlığa yaklaşamazlarsa kendilerini yok ve mahkum etmişler demektir. Onları da kurtaracağız.”(Mustafa Kemal ATATÜRK)

                              Last edited by aşık74; 16. February 2011, 11:37 AM.

                              Comment

                              • Derin Düşünce
                                Katılımcı Üye
                                • Feb 2011
                                • 95

                                #75
                                Selam kardesim, yukarıda alıntısını yaptıgın yazıya kısmen katılıyorum. Katılmadıgım kısımlarada simdilik katılmıyorum, cunku Risale kitapları ve Said nursi hakkında yukarıda alıntıladıgın iddiaları ya daha once duymadım yada risaleden faydalandıgımda dikkatimden kacmıs. Ben bu kitapların tamamını okumus biri degilim. Savunma geregide duymuyorum. Bizzat teyid etmedende takdir etmek istemiyorum. Ancak yukarıda ki bazı maddelerin ise sanki bir onyargı olusturdugunu sezinliyorum. Bu benim zannımdır.

                                Su konuda hemfikiriz. İslam dininde mezhep, tarikat, cematcilik yoktur, kuranı kerimde Allah bize muslumanlar ismini vermistir ve buda hepimize kafidir. Benim ise bu konuda dikkat cekmek istedigim husus sudur; ben tarikatcılıgı, mezhepciligi, cemaatciligi, akımları ve ekolleri savunmuyor, bilakis zararlarının faydalarından cok daha fazla oldugunu dusunuyorum. Ve bu durumdan dolayı birbirimiz icine karısmalı, oncelikle hepimizin musluman oldugumuzun bilinci ile dıslamadan, otekinin bizi dıslamasına museade etmeden, kendi kabuklarımıza cekilip, diğerlerinin kabuklarına cekilmesine museade etmeden, gercegi hakkıyla takdir etmeye calısarak, dini nasıl Allaha has kılarız dusuncesi ile hareket edebilmeliyiz. Belkide bu sadece benim iyi niyetimdir. Bu taassubları kırmanın yolu yeni bir taassubla karsılarına cıkmak degildir, vah vah bunlar yanlıs yoldalar Allah onlara hidayet etsin diye acıyarak bakmak degildir. Yasantımızla, mutevaziligimizle, fikirlere onem veren, dinleyen, yorumlayan, tekfir etmeyen kişiliklerimizle beraber olma gayreti ile olmalıdır.

                                Lafa geldiginde hepimiz dunyada 1-1,5 milyar musluman var deriz. Amma velakin, siası, mutezilesini, cebriyesini, mezhepsizini, selefini, tarikatcısını, tasavvufcusunu yani bizim gibi dusunmeyen herkesi cıktıgımızda sadece kendimiz gibi dusunen toplulugun kaldıgını goruruz musluman olarak. Onlarıda, sen surada yanlıssın, sen burda çarpıksın, sen surada gunahtasın, aksın sütsün, kasın gozun derken birde bakıyoruz tek bir musluman kalmıs. Oda kendimiz.

                                Selam ve dua ile
                                Last edited by Derin Düşünce; 16. February 2011, 02:56 PM.
                                Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

                                Comment

                                Working...