Kuranı anlamak için Hadislere ihtiyaç varmıdır

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • hiiic
    Uzman Üye
    • Mar 2010
    • 1980

    #46
    Maide 43. İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.

    ***
    Allah yukarıdaki ayeti anlamayı nasip etsin.

    Siz kitap anlaşılmaz demişsiniz, oysaki bu lafınız KÜFÜR'dür, ayeti inkardır. Şöyle demeniz gerekliydi, "ben Kuran apaçık olmasına rağmen bişey anlayamıyorum" demeliydiniz. Çünkü ayeti inkara girdiniz bence hemen tevbe edin, yoksa mahşerde bu konu size sorulacak, gerken cevabı verirsiniz ama siz kendinize güveniyorsunuz.

    Bakara 99
    Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder.


    Kehf 57
    Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

    Comment

    • Anonymous
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 179

      #47
      ebu Maruf Nickli Üyeden Alıntı
      ALLAHI anın buyrulur.
      Ben derimki 33 defa anın sen dersin ki 10 defa
      bu derim işi hadistir işte.

      Sevgili Ebu Maruf kardeşim, Allah'ı anmanın sayısı mı olur? Bunu yaşamınıza yaymak varken neden "ödev" belliyor ve göstermelik bir hale sokuyorsunuz?


      Bir hikaye vardır:
      Bir gün bir derviş,
      Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…
      Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..
      “Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
      Diye sormuş derviş.
      Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
      “Sevdiğim çalışıyor orada…
      Ona elma götürüyorum.”
      “Kaç tane” diye soruvermiş derviş.
      Kız şaşkın:
      “İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..
      Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini..
      Bir de "ilahi aşk" sözünü ağızlarından düşürmezler. Ebu Maruf kardeşim siz hiç bir kadına aşık olmadınız mı? Sevdiğinizin hoşnut kalacağı bir şeyler yapmayı düşünmek ve yapmak yerine "Ayşe ayşe ayşe" diye mi anarsınız? Sevgilinizle buluştuğunuzda o size sevginizdeki samimiyeti görmek için "Benim için ne yaptın" dediğinde "aşkım dün gece oturdum 37bin kere Ayşe dedim yaaa" mı dersiniz? Peki bunu yer mi?

      dost1 arkadaşın zikir ile ilgili yazdıklarını ve ilgili zikir konusunu tekrar okuyup atalarınız ile şeyhlerinizin zırvalıklarını bırakıp "aklınızı da kullanarak" düşünürseniz zikir'i nasıl TÜM yaşamınıza yayacağınızı, nasıl Allahı her daim anacağınızı görebilirsiniz diye umut ediyorum. Belki insan hayatında çok önemli bir yeri olması gereken gerçek zikrin nasıl "göstermelik" bir hale getirildiğini de anlamış olursunuz. Allah'ın doğru yola kılavuzlaması için lütfen doğruyu arayan olun. Farklı görüşten de olsa her yazı üzerinde "acaba" diye düşünün ve yorumlayın lütfen. Her şeyi boşverin Kuran'a bakın. Allah takvaya ulaşmak için ameller yapmanız gerek şeklinde detaylı olarak açıklamışken kestirme yollar aramak neden? Bu şark kurnazlığı olmuyor mu? Şeytanın kandırma yolu da bu değil midir? O verdiğiniz hadislerin yalnızca lafzı ve kendi içindeki mantıksızlığı bile "uydurma" demek için yeterlidir. Yani Kuran'a hakim olmayan birisi bile o hadisleri SINAV SİSTEMİNDEN HABERİ OLMAYAN BİRİSİnin uydurduğunu anlar. Lütfen verdiğiniz "sayılı" hadisleri de okuyup onlar üzerine de düşünün.

      Ayrıca sizin iddia ettiğiniz şekilde iki tekrarda her şeyin bir çırpıda affedildiği(!) sayılı zikir gibi "kestirme yol" varken sizinle bu konuda tartışan bunca insan neden "zor yol"u seçmiş, kafaları hiç mi çalışmıyor lütfen bunu da düşünün.

      Ayrıca bu anlamsız kelime tekrarlarının "beyin uyuşturma" etkisini Amerikalılar bile biliyorlar. Aşağıdaki mesajdaki videoya da bir göz atmanızı öneririm. Tanıdık bir çok şey göreceğinizi düşünüyorum:
      http://www.hanifler.com/showpost.php?p=8187&postcount=9

      Bu arada şunu unutmayın ki sizi mensubu olduğum herhangi bir "yol"a da davet etmiyorum, sizden vaktimi aldığınız için bir ücret de istemiyorum. Ayrıca bilmediğim bir konuda da atıp tutmuyor, kendi deneyimlerimden ve araştırmalarımdan edindiğim bilgileri sizinle paylaşıyorum. Yalnızca konuştuğumuz konular üzerine düşünmenizi sağlamak için yazıyorum. Eğer bir şeyler kabul ettirmek değil de doğru yolu bulmak amacındaysanız lütfen yazılanları tekrar okuyup tekrar düşünün, konuyu tekrar gözden geçirin.

      Bana delil getirip durmanıza gerek yok zira ben sayılı zikir yanlışına düşmemiş insan değilim. Ben o işlerin içindeyken de BİLMEDİĞİM ŞEYİN ARDINA DÜŞÜP tam teslim olmak yerine konuyu detaylıca araştırdım, bulabildiğim her noktayı değerlendirdim ve çıktım. Doğru yolda mıyım asla emin olamam ama "bu konuda" doğru yolda olduğuma dair kalbim mutmain olmuş durumda. Benim kalbim mutmain olduğu için bu sitedeyim. Hiç bir "tasavvuf" sitesine takıldığım ve bu konularla ilgili "tartışma aradığım" görülmemiştir. Size de tek tavsiyem Allahın kitabının rehberliğinde, Allaha samimi dualarınızın eşliğinde, tekrar düşünüp araştırıp konuyu tekrar değerlendirmenizdir. Paylaşacak tüm bilgilerimiz bittikten sonra burada "sen haklısın" "ben haklıyım" tartışması yapmak bana anlamsız geliyor. Bu noktadan sonra herkesin yolu kendinedir.

      Allah hepimizi doğru yoluna iletsin.

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #48
        *derviş hikayesi ve zikir yorumunuz harika,

        *yaşadıklarımız ortak

        *amin

        Comment

        • FEDAKARADAM
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 418

          #49
          hiiic Nickli Üyeden Alıntı
          Ebu marul

          Bahsettiğin rivayetteki tespiK namazını peygamberimiz ömrü boyunca kılmamıştır, kıldığıyla alakalı ne bir ayet ne bir hadis ne de sağlam bir kaynak vardır. İsterseniz ilim sahiplerine sorun... yada googlede araştırın ki belki öğrenmiş olursunuz.

          Öylseyse bu oluyor ki peygamber yapmadığı şeyleri emrediyor.. HAYIR!!! siz apaçık yalancısınız. ALlah resulüne hakkında hiçbir bilginmiz olmadan sözler atfediyorsunuz. Bu günah olarak yeterli. Savunulacak yada ılımlaştırılıp yumuşatılacak hiçbir tarafınız yok. Allahın saptırmak dilediğine de hiçbir söz fayda vermez. Yüklendiğiniz şey ne kötüdür.

          Önce şu ayeti okuyalım ondan sonra hadise geçelim.

          "Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir gazap nedenidir." (Saf Suresi, 2-3)

          Bu ayet müslümanın yaşamadığı dini konuları başkalarına anlatamayacağı anlamında değildir. Ayet, geçmişte yapmadığı şeyleri yaptım diye yalan söyleyenleri ve yapmayacağı ya da yapamayacağı halde yapacağım diye söz verenleri azarlamak içindir.

          Ayeti iki şekilde yorumlamak mümkündür:

          1- Kişinin yapmayacağı bir şeyi vaad etmesi,

          2- Kendi fiilleri hakkında gerçeğe uymayan bir beyanda bulunması, yapmadığını yapmış gibi anlatması.

          Tefsirlerde bu yorumların hemen her birini destekleyici birçok olaya yer verilir. (bk. Taberî, XXVHI, 83-85; Zemahşerî, IV, 92)


          Kütüb-ü sitteden:

          Hadis No : 3081
          Ravi: İbnu Abbas ve Ebu Rafi
          Tanım:Resulullah (sav) Abbas İbnu Abdilmuttalib (ra)'e dediler ki: "Ey Abbas, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapmayayım mı? Sana bağışta bulunmayayım mı? Sana ikram etmeyeyim mi? Sana on haslet(in hatırlatmasını) yapmayayım mı. Eğer sen bunu yaparsan, Allah senin bütün günahlarını önceki-sonraki, eskisi-yenisi, hataen yapılanı-kasden yapılanı, küçüğünü-büyüğünü, gizlisini-alenisini yani hepsini affeder. Bu on haslet şunlardır: Dört rek'at namaz kılarsın, her bir rek'atte Fatiha süresi ve bir süre okursun. Birinci rek'atte kıraati tamamladın mı, ayakta olduğun halde onbeş kere "Subhanallahi velhamdülillahi ve lailahe illallahu vallahu ekber" diyeceksin. Sonra rüku yapıp, rükuda iken aynı kelimeleri on kere söyleyeceksin. Sonra secde edip, secdede iken onları onar kere söyleyeceksin. Sonra başını secdeden kaldıracaksın, onları onar kere söyleyeceksin. Sonra tekrar secde edip aynı şeyleri onar kere söyleyeceksin. Sonra başını kaldırır, bunları on kere daha söylersin. Böylece her bir rek'atte bunları yetmişbeş defa söylemiş olursun. Aynı şeyleri dört rek'atte yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada birkere yap, haftada yapamazsan her ay da bir kere yap. Ayda olmazsa yılda bir kere yap. Yılda da yapamazsan hiç olmazsa ömründe bir kere yap!."


          Kaynak: Ebu Davud, Salat 303, (1297, 1299); Tirmizi, Salat 350, (482); İbnu Mace, İkamet 190, (1386, 1387)

          Hz.peygamberimiz (S.A.V.efendimiz, yukarıda ki vermiş olduğum ayete göre asla riayetsizlik etmemiştir.Etmiş olsaydı Allah tarafından cezalandırılırdı.Peygamberimizin tesbih namazını hergün kılıp kılmadığı bilinmemektedir.Büyük ihtimal arasıra kıldığıdır.resulullah'ın her sözü senettir.Nitekim ayet-i Celile'de Allah şöyle buyuruyor:
          NECM SURESİ
          3. O,arzusuna göre de konuşmaz.

          4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.


          Mesele anlaşılmıştır İnşaallah...
          Last edited by FEDAKARADAM; 17. April 2011, 11:05 PM.
          Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #50
            vahy edilen kuran mıdır. evet mesele anlaşıldı...gerisi allah ve rasulü adına uydurulan koskoca yalan

            Comment

            Working...