Bir tarikatin merkezine gittim.

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    Scientology de kendisini kilise diye adlandiriyor, ayni bu tarikat meselelerine benziyor. Adami sifirdan baslatip basamak basamak yükseltiyorlar (!). Tom Cruise daha tam yükselememis herhalde aynen 1.60 lik kalmis boyu :-)

    Eninde sonunda hepsi ayni. Yam yam olmus hepsi, üyelerini yemek icin kazani isitacak odun olarak kullaniliyorlar üstüne üstlük.

    Allah iyiliginizi versin Kardeslerim, bastaki satirlari okurken gülmekten kahvemi püskürttüm bilgisayarin tuslarina.

    Tarikat meselesi ne oldu? Herhalde Hasan Kardesimiz tarikatin birisine takildi, derin bir husu icinde bulundugundan paylasimlara katilamiyor olsa gerek. Nede olsa Gavsinin her olandan bitenden haberi var.

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #17
      Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
      Merhaba gercek hanif kardesim. Ben hanif dostlardaki o Hasan Akcay'im. Orda aciklamaya calistigim bütün görüslerimin arkasindayim. Eger onlar bu tarikata ya da her hangi bir tarikata girmeme el veriyorsa evet girerim, Allah isterse.

      Sayin gercek hanif, benden ne beklenir bu iletinizde belirttiginiz üzere siz biliyorsunuz cünkü görüslerimi okudunuz. O tarikata girmem icin beni ikna etmeye calisanlar da okuyacak ve ögrenecekler.

      Sizce kim kazanir, kim kaybeder?

      Sevgi ile,
      Hasan Akcay
      Selamun aleyküm,

      Ben sevgili Akçay ağabeyimizin tarikatlı halini senaryo ettim. Sonra, bir ara yalnız kalma fırsatı buldum.

      Orada karşılaştıkları, yaşadıkları gözümün önüne geldi ve gerçekten karnımı acıtacak kadar gülmekten kendimi alamadım.

      Belki, sevgili ağabeyimizin (İndiana Jones karakterine bürünerek serüven yaşama isteği için yanlış coğrafyayı seçmesi nedeniyle) tarikattaki düştüğü konumunu gördükçe "oh olsun" deme isteğimden gülme krizine girmiştim.

      Belki de bir kez daha tarikat gerçeğini yeniden hatırlamaktan sinirlerim bozulduğundan gülebiliyordum.

      Bunlardan sonra en son kalan ise kahkanın yerini acı bir tebessümün alması ve sevgili Akçay'ı oradan nasıl kurtarabileceğimizi düşünmek olmuştu!

      Ama, "Stockholm sendromu" denen bir tehlikeyi Akçay abimiz bilmiyor olabilirmiydi acaba!

      Ya orada bu sendroma yakalanmış olursa ne yapardık değilmi?

      Selamlar,
      aorskaya

      Not: Sevgili akçay'ın affına ve anlayışına sığınarak anlatma gereği duydum. Bugüne dek hiç bir gurup içerisinde bulunmayan ben, nedense; zorlasam da tarikatla kendisini bir türlü bağdaştıramıyorum...
      Last edited by aorskaya; 15. January 2013, 11:28 AM.

      Comment

      • khaos
        Uzman Üye
        • Apr 2012
        • 346

        #18
        Hasan akçay kardeşimiz içine girdiği bir tarikatten çarpıcı örnekler vermiş okurken benimde aklıma bundan 7-8 yıl önce yaşadığım bir olay geldi.

        Aynı işyerinde çalıştığımız mühendis bir abimiz bir gün yanımıza gelerek
        arkadaşlar sizlerde inançlı insanlarsınız bakın biz haftada bir iki kez toplanıyoruz sohbetler ediyoruz hem bir kaynaşma oluyor hemde dini konularda bilgimizi artırıyoruz diyerek birazda ısrarcı bir biçimde bizi evine davet etti.

        şimdilerin güncel konusu bu mühendis abimizin F.G cemaatine bağlı olduğunu biliyorduk.Benim sohbete gitmekte isteksiz olduğumu gören arkadaşım Nihat gel gidelim birader bakalım işin altından ne çıkacak diyerek beni ikna etti.
        Gittik... selamlaşma falan filan derken sohbete girildi.Üç tane büyük abi var sohbeti onlar yönlendiriyor.Biri konuşuyor öteki onu destekliyor örnekler falan hikaye üstüne hikaye.
        Yok Hocaefendi şunu yapmış yok kazakistana giden öğretmen hizmet aşkıyla üç kuruş paraya çalışıyormuş.Yok okullar, şöyle böyle falan derken benim kan basıncım yükselmeye başladı.
        Dedimki Hocam bunların hepsi iyi güzelde biz buraya kuran dinleriz ne bileyim ayetlerden örnekler verilir, bunlar üzerinde konuşulur diye geldik ama tek duyduğumuz faaliyet raporları İslami konulara ne zaman geçeceğiz.
        ZONK!
        salonda oturan otuz kişi buz kesti.Bir anlık şaşkınlığın ardından gayet kibar bir şekilde bana
        kardeşim sırasıyla herşeyi konuşacağız merak etme dedi.Sonra aynen muabbete devam.
        Benim fabrika ayarlarımın kaçtığını gören arkadaşım Nihat
        Aga az sabret bak ben bunları nasıl perte çıkartıcam dedi usulca
        neyse beş on dakika daha geçti bizim nihat başladı sorulara. Adamlar soruları dinledikten sonra söze bizim ev sahibi mühendis abimiz girdi.Nihata dönüp
        Kardeşim bizim sohbetlerimiz bu minval üzerine yürümüyor. Abilerimiz anlatıyor bizde dinliyoruz.

        Hoppala paşam malkara keşan! Olur olur siz anlatın bizde koyun gibi her söylenene baş sallayalım diye geçirdim içimden.Ama bu arada iyice cereyan kaçırmaya başladım yerimde duramıyorum.Yine bir konu geçerken baktım adam mantığa, akla, dine uygun olmayan bir şey söylüyor hemen araya girdim
        Hocam, bunun böyle olmaması lazım.Bence bu konu şu şekilde incelenmeli dedim.Abilerden biri hemen atıldı.Sen bu konuda fetva veremezsin diye.Eee Hocam siz hangi merciden aldınız fetva yetkisini deyiverdim.
        ZONK!
        tekrar herkes buz...
        Hocam bakın dedim saolun bizi buraya sohbete çağırdınız teşekkürler ama akla mantığa dine uygun olmayan şeyleri kabullenmemiz beklemeyin.Geldiğimizden beri hikaye dinliyoruz.Asıl konuya hiç girmediniz ve bana fetva veremezsin dediği konuyla ilgili yanlış hatırlamıyorsam şeytanla ilgiliydi bir soru patlattım.
        Üçü birbirine bakıyor zaten diğer koyunlar sus pus.
        search...
        search...
        search...
        not found
        cevap veremediler.Büyük abi baktı elemanlar error veriyor.biz bu konuyu bir araştıralım sanırsam şunun kitabında bu konuyla ilgili bir yazı vardı.İnceleyelim bir dahaki sohbette cavaplarız diye geçiştiriverdi.
        Anladım o an abilerin ne kadar tırt olduğunu.Hep aynı mavralarla insanların aklını çelip hizmet! hareketine yandaş topluyorlardı.Din iman hikaye önemli olan imam.
        Sanırsam o gün bize daha fazla dayanamadıkları için sohbeti kısa kestiler ev sahibi mühendis abimiz bir kaç gün daha bize hizmet!hareketini anlatıp oalaya girmemizi istedi.Ama her nedense sohbetlere bir daha çağrılmadık.

        not:Biz sohbet sırasında sorduğumuz sorularla adamları intiharın eşiğine getirip ortalığı karnaval alanına çevirirken bile dikkatimi çeken şey ne kadar zorlarsak zorlayalım kibarlıklarından hiç ödün vermediler.
        Last edited by khaos; 12. March 2014, 12:50 AM.
        (FOR RAVEN)

        Comment

        • ates demir

          #19
          Bakin.
          Kulaklarinizi 4 açın.
          Kuran Muhamed diye bilinen insanin vicdaninin sesidir. Aksi mantigimla bagdasmaz.
          Allah her kuluna seslenmiyorsa o sizin Allahinizdir, benim degil. Benim Allahim sizinki gibi adaletsiz degildir.
          Arapca bilmeye ihtiyacim yok, boyle bir ihtiyacla beni o kitabi anlamaya yollayan sizin ilahiniza tapmiyorum.
          Siz de benim ilahima tapmazsiniz.
          Sizinkiler size yardim etsin, benimki bana.
          Benim ilahim benim icimde, disarida degil. Beni kimseye hicbir dile muhtaç etmez, her zamanin ve her toplumun, her insanin Rabbidir O. Yol gosterir resulleri ile. Cagirir kendine. Kimseyi kendime cagirmadim, bu cok buyuk saygisizlik. Sizi kendine cagiranlara itaat etmeyin. Itaat edeceginiz sey vicdanlariniz.
          Bir kopek, bir baska kopekle kapisiyor.
          Biri siyah biri lacivert.
          Biri olsun diye oburunu zehirliyor.
          Biri yokolsun diye oburune kndi enikleri ile saldiriyor. Enikleri cok, dis destekli, ajan.
          Hepiniz izleniyor ve fisleniyorsunuz.
          Enikler ve kopekler kapisiyor, fil olmasalar da olan cimenlere oluyor.
          Zalimlerin omru olene kadardir.

          Comment

          • ates demir

            #20
            Ama, ben ama iken bu noktaya Kuran okuyarak geldim.
            Bunu celiski olarak alglamayiniz.
            Aslinda Kuran inda yaptigi bu. Sizi kendi icinize, vicdanlariniza yonlendiriyor.
            Aksi mumkun degil. Kelimeler anlamlarindan koparilsalar da, anladigim bu.
            Bir nebi dusunun. 6. yy da. Siz de orada sahit oldunuz ona.
            Nebi ne yapar?
            Ilahi buyrugu duyurur. Sabah gun dogarken ve aksam gun batarken. Bu salat, geriye kalan hersey dua icine girer.
            Malin artanini verin der, affettiginiz miktari, zorlamaksizin. Arinmak.
            Sonra bu ilahi buyrugu sistemli sekilde duyurmak ister. Kurallari olan bir organizasyon olusturur. Kuralar basit, egitim 10 gun, her ay, toplam 4 ay.
            Duymak icin gelenlerin uyacagi kurallar: susun ve dinleyin, gunduz cinsel iliski yasak ki kafaniz anlasin, baska yerlerde zihninizi dolastirmayin, amaca aykiri hareket etmeyin.
            Organizasyonun yeme icme kismi gelemeyen bagiscilardan.
            Bağ, arinma, hacc ve oruç ve haccda hedye.
            Kuran baştacimdir ama her insanda kodludur.
            Anlayana.

            Comment

            • ebumaruf
              Katılımcı Üye
              • May 2014
              • 38

              #21
              es-Selamun Aleykum ey ehli iman
              Arkadaşım hangi şeyhden bahsediyorsun bilmiyorum. O yüzden sanırım biraz tarafsız yazabileceğimi tahmin edebilirsin kafanı karıştıran sorularla alakalı bildiğim kadarıyla cevap yazmaya çalışayım inşaALLAH. Konu ile alakam şundan dolayıdır benzer bir tarikata mensubum o açıdan sorularının cevabını bildiğimi zannediyorum.

              Bir: Gavs hazretlerinden aldigim tövbenin basinda "Ya Rabbi!" diye Rabbime seslendigim halde tövbenin sonunda "Gavs hazretlerini seyhim olarak kabul ediyorum," demek zorunda birakildim.

              Hayir! Gavs hazretlerine itaat edecegime dair Rabbime böyle bir söz veremem. Kimseyi seyhim kabul edemem. Cünkü Rabbime benim adima su ya da bu seyh hesap vermeyecek. Ben hesap verecegim; ben özgür ve yetkili olmaliyim. Yetkisiz sorumluluk olmaz.

              Bu meseleye misal olarak şunu vereyim Hz. Muhammed s.a.v efendimizin Peygamber olduğunu kabul etmek gibi düşün. Onun peygamber olduğunu kabul etmen demek ALLAH Rasulu s.a in senin adına hesap vermesi manasına gelmediği halde Peygamber olmayan birisi nasıl olurda senin adına hesap verebilir. Şeyh olarak kabul etmen şudur ki. Ya Rabbi ben bu kişinin yani Gavs h.z lerinin senin yolunu iyi anladığına ve insanlara iyi anlattığına inanıyorum. Yani onun iyi bir hoca olduğuna inanıyorum. Senin bana açıkladığın yolda,
              bana güzel şeyler öğreteceğine inanıyorum manasındadır. Yani Ya Rabbi niyetim sana yaklaşmaktır. Bunun içinde bu kişinin bana yardımcı olacağına inanıyorum. Onun bana yap dediklerinde benim ve onun fark edemedi yanlışlıklar olabilir. Bu yanlışlardan dolayı beni bağışla demektir.
              Nasıl ki sana burda herhangi bir arkadaşın bir şeyler öğretmesi normalse buda o derece normaldir. Ona itaat edeceğine dair o tevbe esnasında ifade geçmez.
              Kaldıki onun söylediklerini yapmayacaksan onu şeyh olarak kabul etmeninde manası yoktur. ALLAH c.c a, Rasulune s.a ve sizden olan ulul emre itaat edin diye buyrulan Ayeti kerime neden vardır.,
              Burda insanın özgür iradesine tapu konulmuyor ki . Yapıp yapmamakta sen serbestsin. Çok yaparsan çok yol katedersin az yaparsan az yol kat edersin. Tabiki O kişinin ALLAH a yakın olduğuna inanıyorsan. Onun her söylediğininde doğru olacak diye bir şey yok. Netice de peygamber değil bir alim. Alimler de hata edebilir. Sende onun hata ettiğini düşündüğün zaman yapmazsın.


              Iki: Gavs hazretleri namaz kildirmaya baslarken bir misvakla cemaate göstere göstere dislerini fircaladi. Oysa orasi Allah'in evi. Orada burun karistirilmaz; dis fircalanmaz.

              Yoksa burundan düsen seyler nasil orayi kirletir ve cemaati igrendirirse dislerden düsen seyler de kirletir ve igrendirir. Midesi duyarli olanlari kusmaya bile zorlar.

              Gavs hazretlerinin cemaati igrendirecek seyler yapmamasi gerekiyor. Cok ters gelecek, hattâ belki ukalalik bu söyledigim ama bazi durumlarda müridlerin mürsidi irsad etmesi gerekiyor.

              Diş fırçalanması özellikle namaz öncesi sünnettir. O sebeblede misvaklarını yanlarında bulundururlar ve namaz öncesi diş fırçalarlar. Onlar ALLAH Rasulunun s.a öyle yaptığına inandıkları için onu yapıyorlar yoksa camiyi kirletmek adına değildir. Kaldıkı diş fırçalamakla cami kirlenmez zira zaten onlar namaz öncesi abdest alıyorlar. Ağızlarını yıkıyorlar. Namaz öncesi misvak kullanmanın maksadı ağız kokusunu önlemek içindir. Yani Rabbimin huzurunda ağzım kokmasın diyedir.

              Üc: Tövbeden sonra yerine getirmem gereken sekiz sarttan biri, sefaat isteginde bulunacakmisim. Oysa benim Kuran'dan anladigim, sefaat diye bir kiyak yok. Yargi gününde hic kimse örnegin Muhammed aleyhisselam benim hakkimda taniklik edemiyecek ki bana sefaat kiyagi gecsin. O benim zamanimda yasamiyor; beni görmedi. Ben onun icin gaybim. Ve gaybi yalnizca Allah bilir; nebiler dahil hic kimse bilemez.
              Arkadaşım sekiz şartın içinde şefaat konusu yoktur. Sadece orda ismi geçen kişilere Fatiha okumak vardır. Sanırım yanlış anlamışsın. Kaldıki onların ve benimde inancıma göre şefaat vardır ve haktır. Zira
              Ta Ha
              (109) O gün, Rahmân'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
              Ayeti Kerimesi Rabbimin izin verdiği bazı insanlar olduğuna delildirki. bunların içindede ALLAH Rasulu s.a olması muhtemeldir.
              Tabiki
              Bakara
              (48) Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.8 Onlara yardım da edilmez.,
              yada
              Bakara
              (254) Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
              Bir çok ayet vardır bunlar şefaatin yokluğuna değil. Size yardım edeceğini sandığınız kişilerin Rabbin müsaede etmedikçe hiç bir işe yaramayacağı manasındadır. Yani sen çok değerli birisindir ALLAH katında benim için dua edersin yani şefaat edersin ALLAH c.c kabul eder yada etmez.
              Al-i İmran
              (159) Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.
              ALLAH c.c kendisi bizzat şefaat etmesini istiyor. Benzer bir çok ayet vardır.
              Tabiki şefaat anlayışları biraz farklı olabilir. Uzun bir mesele olduğu için kısa geçeceğim.


              Dört: Tarikatin merkezinde tipki Suudi Arabistan'daki gibi kadin erkek ayrimi var. Kadinlar camiya gidemiyor, erkeklerin yürüdügü sokakta yürüyemiyor, erkeklerin yemek yedigi lokantalara giremiyor.

              Oysa Kabe'de fiilî sünnetullah olarak kadin erkek bir arada namaz kiliyor. Orada Yüce Allah'in kadin erkek ayrimi yapmamasindaki hikmeti görebilmeliyiz.


              Eskiden Kabede bu şekilde bir uygulama yoktu. Bu uygulama Suud rejiminin uygulamasıdır. Önceleri kadınların tavafı için bazı günler vardı erkekler o zamanlar tavaf yapamazdı. Namazı da ayrı ayrı yerde kılarlardı. Bu günkü uygulamanın islamın aslı olduğu iddia edilmiyor tamamen Suud krallığının Hac dönemindeki izdihama çözüm bulamamasından kaynaklanır.
              Halbuki eski kaynaklar farklı farklı yerde namaz kıldıklarını beyan ediyor.


              Sonuc olarak, itirazlarim var. Ama kalbim sicak o tarikate. Itirazlarimi susturabildigim an sartlari yerine getirip intisap edecegim Allah isterse.


              İnşaALLAH yardımım dokunmuştur.
              Rabbim senin hakkında ne hayırlı ise onu nasip etsin

              selametle

              Comment

              Working...