Kur'an memesinden zehir içilmez!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • TEBYİN
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 240

    #1

    Kur'an memesinden zehir içilmez!

    Diyanet 2010 yılını Kur'an yılı ilan etmiş?
    "Günaydın" mı demeli yoksa "ÜSKÜDARDA SABAH OLDU" mu bilemiyorum ama bildiğim tek şey..
    DİNİN YEGANE KAYNAĞINA, KUR'ANA DÖNDÜĞÜdür.
    Diyanet başta olmak üzre, dinden nemalanan yüzlerce cemaat, tarikat, mezhep, meşrep yapılanmaları..
    Yıllarca, görmemezlikten gledikleri bir kaynağı..
    Yeni bir buluşmuş gibi "EVRAKA"laması, güzel bir niyet gibi gözükse de..
    Gerçekler hiçte öyle değildir.
    Sabah yüzünü göstermekte, şafak çatmakta, güneş ısı ve ışığını evrene yaymak üzereyken.
    Birilerinin "IŞIK VE ISI YENİ BULUNDU" havasında "EVRAKA" çığlığı atması..
    Olsa olsa, "bir gerçeğe kayıtsız kalamama" eylemi olarak algılanabilir.


    Bir araştırma yapılsa ve "İnsanlığın en birincil problemi nedir?" diye sorulsa..
    Muhakkak, "KÜRESEL ISINMA" şıkkı şampiyonluğunu açık ara ilan edecektir.
    Oysa, birincil problem ne küresel ısınmadır ne de diğer sıkıntılar.
    Birincil problem, insanoğlunun 1400 yıldır yaşadığı "BEYİNSEL ISINMA" dır.
    Beynini bir türlü kendi mecrasında işletemeyen insanoğlu, her çırpınışta batan "BATIK" misali.
    Kendi kuyusunu kazmakta ama kazdığı kuyuda boğulduğunun da farkına varamamaktadır.

    Spor amaçlı bir yürüyüş esnasında, içimden mırıldandığı aşağıdaki ayetler..
    "BEYİNSEL ISINMA" hastalığı ile alakalı mücize şeyler fısıldayıverdi, benim de pençesinde kıvrandığım problemler hakkında.
    Ve hep birlikte bu hastalığın tanısını orta yere serelim.
    Ve yine hep birlikte "BİZE IŞIK OLMASI GEREKEN AYETLERİN NASIL YANLIŞ ANLAŞILDIĞINA" şahitlik edelim.


    VAKİA 75–80. Artık hayır. Necmlerin /her indirilmede gelen Âyetlerin/ yerlerini/ zamanlarını /inişini/ kanıt gösteririm ki -ve eğer bilirseniz bu büyük bir yemindir, - /kanıt gösterimedir/ hiç kuşkusuz o, şerefli Kur'ân'dır. Saklanmış /korunmuş/ bir kitaptadır. Ona mutahherlerden /temizlenmişlerden/ başkası temas edemez.

    * Âlemlerin Rabbinden indirilmedir.


    81. Peki, şimdi siz bu Söz'ü mü /Kur'ân'ı mı/ küçümsüyorsunuz?

    82. Ve rızkınızı, şüphesiz kendi yalanlamanızı mı kılıyorsunuz?



    Hemen bildiğimiz bütün tefsirleri serelim önümüze!
    Tarayalım tek tek ve bu ayetin manasını özümsemeye çalışalım.

    Hepsinin ağzbirliğiyle söyleyeceği şey şu olacaktır.

    "BU AYETLER, KUR'ANA CÜNÜB VE ABDESTSİZ İKEN EL SÜRMEMEMİZ"i söylüyor.
    Kimse de çıkıp şunu demez.
    "Ya hu, bir korunmuş kitaptan söz ediliyor, demek ki ortada bir korunan bir de korunanı bozmaya niyetlenmiş fikribozuklar var"

    İşin tam da "bam teli" burasıdır işte.
    Şimdi bu ayetin altına şu ayeti de iliştirelim..

    VAKİA 75–80. Artık hayır. Necmlerin /her indirilmede gelen Âyetlerin/ yerlerini/ zamanlarını /inişini/ kanıt gösteririm ki -ve eğer bilirseniz bu büyük bir yemindir, - /kanıt gösterimedir/ hiç kuşkusuz o, şerefli Kur'ân'dır. Saklanmış /korunmuş/ bir kitaptadır. Ona mutahherlerden /temizlenmişlerden/ başkası temas edemez.

    * Âlemlerin Rabbinden indirilmedir.


    Hicr; 9: Zikr'i Biz indirdik ve Muhakkak onun koruyucuları da Biziz.

    81. Peki, şimdi siz bu Söz'ü mü /Kur'ân'ı mı/ küçümsüyorsunuz?

    82. Ve rızkınızı, şüphesiz kendi yalanlamanızı mı kılıyorsunuz?


    Ayetler ne abdestten ne cünüblükten ne de başka bir ritüelden behsediyor.
    Resmen ve alenen diyor ki;
    Allah'ın, büyük yemin ve kanıtlarla..
    Şerefli bir şekilde indirdiği..
    Ve hep Allah'ın saklaması ve korunmasında olan..
    Küçümsenemeyecek kadar da yücelerde yer alan bu gıda ile gıdalanmak isteyen.

    1- Allah'ı çok iyi bilecek ve anlayacak.

    2- Yemin ve kanıtları iyi özümsemiş olacak..

    3- Şerefine ve korunmasına layık bir şekilde yaklaşacak..

    4- Bu yüceliği küçük emellerine alet etmeden.. "Yüce" olanın kadir kıymetine uygun tavarlırla hareket ederek..
    Bütün gereksinimi iyi bir niyetle elde etmeye çalışacaktır..

    İnsanoğlu hep,
    Vahyin neden beden ve ruh bünyesine ağır geldiğinden..
    Vahyin apaçık bir şifa olmasına karşın neden insanlığın derdine derman olmadığından şikayetlenir durur..
    İşte bunun cevabı da bu ayetlerde yatıyor.

    Bir kere VAHY asla biberon.. ara kablosu.. ara hortumu.. aracılık edecek araç-gereç istemiyor.
    Şunu diyor;

    "Eğer bünyene bir zarar gelmesini istemiyor, aldığın vahy gıdasıyla yücelmeyi diliyorsan, araçsız ve gereçsiz otur vahyin kaynağına, yapay hiçbir müdahele olmadan istifade etmeye çalış"

    Ya biz ne yapıyoruz.
    Vahyin o asude kaynağını önce bir hadis..
    Bu da yetmedi, icma, kıyas, rivayet, kelam, ilmühal kepçeleriyle saatlerce karıştırıyoruz.
    Sonra da,
    Aldığımız gıdanın bulanıklığından şikayetleniyoruz.
    Oysa Allah, korunan, saklanan, muhafaza edilen bir kaynaktan bahsediyor ve bizden muhafazalı şekliyle istifade etmemizi..
    O'na dışardan hiçbir katkıyı eklemememizi murat ediyor..

    Yazımızın başında,
    "DİYANET 2010 YILINI KUR'AN YILI İLAN ETMİŞ".. diye bir ifade kullanmıştık.
    Her iddiasına varım,
    Bu yıl asla ve asla "KUR'ANI ANLAMA VE KUR'AN İLE ANLAMLANMA" yılı olmayacaktır

    Bir kere DİYANET Kur'anı anlayacak ve anlamlanacak kapasitede görevlilere sahip değil.
    Yapacağı şu..
    Bir yerlerden meşhur ses sanatçıları (bunlara KARİ diyorlar) getirtip, yine o muteşem mesajları makam ve notalara boğdurup.
    Ses sanatçılarının (Pardon, hafızlarının mı demeliydim yoksa) cüzdanlarını şişirip, şişirip..
    Kur'an ile nemalanmanın provalarını yapacaktır.

    Bizim dinimizin adı İSLAMdır ve ALLAH tarafından ekmelleştirilmiş bir dindir ve de hep O'nun korumasındadır.
    Bizim, imam gibi, müftü gibi, diyanet gibi aracılara ihtiyacımız yok, bunun İslamda da yeri yoktur.
    HİRİSTİYANVARİ, ruhbanlara tahsis edilmiş bir din yapılanması, ne Kur'anidir ne mantiki..
    Gidip, pazar ayinleri gibi, imam nezaretinde (ki namazdan maaş alan imamın kazandığı ne kadar helaldir, bunuda sağduyunuza bırakıyorum) iki yatıp bir kalkıp, sonra da 27 derece fazla sevap bonuslarına ağız sulandıranların..
    Hem dünya da Kur'an'dan ve İslamdan bir nasibi olmayacaktır...
    Ve hem de ukba da..


    Maide; 67: Ey Rasül! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun verdiği elçilik görevini iletmemiş (yerine getirmemiş) olursun. Allah da seni insanlardan koruyacaktır. Allah kesinlikle, küfre batmış topluluğa doğru yolu göstermez.

    Ve bir türlü doğruya kılavuzlanamayanlar...
    Umarım, ARTIK BU YÜCE KİTABIN KADRİ KIYMETİ KAVRANIR DA..
    HİRİSLAM karmaşası artık bir son bulur..
    Last edited by TEBYİN; 26. January 2011, 12:17 PM.
    Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

    www.teblig.net
  • brkelit
    Yeni Üye
    • Jan 2011
    • 19

    #2
    Temizlenmeden kuran'a dokunmak onu yüksekte tutmak baş köşelere koymak ama okumamak öğretildi bize anlayamacağımız hep birilerin yardımına ihtiyaç duyacağımız aklımızın ermeyeceği nedeni sorduğun sen nerden bileceksin ki veya sus çarpılacaksın ben ve bir çok insan böyle büydük çocukluğumuzun en güzel çağında imam adı altında birinin yanına gönderildik kuran kurslarına ve soğduk kitaptan veballeri boyunua biz ne hocaya nede imam a ihtiyacımız kuran bize yeter biz yüzümüzü yaradana dönelim diğerlerini tüm kalbimizle red edelim onlar devam etsinler ALLAH ın kitabını öğretmek için para alsınlar namaz kıldıkları için para alsınlar ceplerini doldurmaya devam etsinler ama unutmasınlar ALLLAH hesap görücüdür

    Comment

    • TEBYİN
      Uzman Üye
      • Sep 2008
      • 240

      #3
      brkelit Nickli Üyeden Alıntı
      Temizlenmeden kuran'a dokunmak onu yüksekte tutmak baş köşelere koymak ama okumamak öğretildi bize anlayamacağımız hep birilerin yardımına ihtiyaç duyacağımız aklımızın ermeyeceği nedeni sorduğun sen nerden bileceksin ki veya sus çarpılacaksın ben ve bir çok insan böyle büydük çocukluğumuzun en güzel çağında imam adı altında birinin yanına gönderildik kuran kurslarına ve soğduk kitaptan veballeri boyunua biz ne hocaya nede imam a ihtiyacımız kuran bize yeter biz yüzümüzü yaradana dönelim diğerlerini tüm kalbimizle red edelim onlar devam etsinler ALLAH ın kitabını öğretmek için para alsınlar namaz kıldıkları için para alsınlar ceplerini doldurmaya devam etsinler ama unutmasınlar ALLLAH hesap görücüdür
      Açıklamanız bana iki ayeti hatırlattı

      nkebut Suresi 51 Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

      Zümer Suresi 36 Allah, kuluna Kafi değil mi, yetmiyor mu? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa artık ona kılavuzluk edecek yoktur.
      Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

      www.teblig.net

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #4
        +

        Ben meal okurken bana "Kuran okumayı biliyor musun" diye soran oldu bu memlekette. Sonra da pişkin pişkin "bırak bu meal felan, okuyacaksan ya yüzünden arapça oku her harfe 10 sevap al yada tefsir oku" dedi. tavsiye tefsirinde de malum...

        Bu memlekette Kuran haftası, Kuran ayı, Kuran yarışması gibi adlarla yine arapça uzun hava haftası, ayı, yarışması yaptırılıyor. Ya Kuranın neden indirildiğini bilmeyen insanlar bunlar, Ya da bile bile bazı gerçekleri saklıyorlar ki o gerçekleri söyleseler dinciler ekonomik krize girer, fakir fukaranın hakkı da camilere minarelere değil o garibanların sofralarına, sobalarına, beyinlerine, yüreklerine girer.

        Bekliyoruz içimiz sızlaya sızlaya, bu işin sonunda birilerinin canı çok pis yanacak ama hadi hayırlısı.

        Comment

        • TEBYİN
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 240

          #5
          İkamet ettiğim ilçenin en büyük cami imamına meal götürmüştüm, belki tarikat zırvalarından sıra gelirde okur diye..
          Aldı yere çaldı ve..
          BENİM BUNLARA İHTİYACIM YOK dedi..
          Bunların İLAN ETTİKLERİ KUR'AN yılından kime ne hayır gelir ki, keza, önce kendileri ihtiyaç duymuyor o yegane kaynağa..
          Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

          www.teblig.net

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #6
            Allahın adı yalnız anılınca yüzleri ekşiyen tipler... İlla onun yanında başka ilahlarınıda uydurmalarınıda anacaklar. Kurandan ayet sundun mu hemen yüzleri de değişir arkalarını dönerler.
            Evet bu gün ihtiyacı yok, belki yarın nur ararken ihtiyacı olabilir, o vakit dönsün de ihtiyacı olan neymiş bulsun artık bulabilirse.

            Comment

            • brkelit
              Yeni Üye
              • Jan 2011
              • 19

              #7
              onlara göre kuran arapça okunmalıdır yoksa bir değeri yoktur günümüzün emevileri olan bu kişiler toplum içinde arapça kelimeleri kulanmaya bayılırlar herkes onlara saygı göstersin isterler ama ben hala okuduklarını düşünüyorum sadece anladıklarını sanmıyorum bir kısmınında anladığını fakat sakladığını düşünüyorum gerçekleri yaradanın hepsine idrak vermesini ve islah etmesi ni diliyorum ayrıca bir ülkede Allahın kelamı para ile satılıyorsa burada ciddi sorunlar demektir ve yine kelamda sadelikten kaçılıp yaldızlar ile süsleniyorsa yapanlara yazıklar olsun diyorum

              Comment

              • TEBYİN
                Uzman Üye
                • Sep 2008
                • 240

                #8
                hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                Allahın adı yalnız anılınca yüzleri ekşiyen tipler... İlla onun yanında başka ilahlarınıda uydurmalarınıda anacaklar. Kurandan ayet sundun mu hemen yüzleri de değişir arkalarını dönerler.
                Evet bu gün ihtiyacı yok, belki yarın nur ararken ihtiyacı olabilir, o vakit dönsün de ihtiyacı olan neymiş bulsun artık bulabilirse.

                “Size verilmiş bulunan şeyler dünya hayatının metaıdır. Allah’ın yanındakiler ise iman edip sadece Rablerine dayananlar için daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Onlar büyük günahlardan (kebâire’l-ism) ve çirkin davranışlardan uzak dururlar.” (Şura; 42/36-37).

                Din tüccarı DÜNYA METAI'NI AHRETe tercih ettiklerinden, NEBİNİN AYET AYET, TEBLİĞİME ÜCRET İSTEMİYORUM haykırışını görmek istemiyor.
                Meal okusa görecek ve altındaki 50 binliralık arabası batacak vicdanen.
                Onun için, şimdilik karanlıkta kormamak için ıslık çalan korkaklar gibi hareket etmekteler
                Mahşer çok çetin geçecek bunlar için, çoook
                Yüksek fikirler yüksek dağlara benzer: Görenleri ürpertir!

                www.teblig.net

                Comment

                • FEDAKARADAM
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 418

                  #9
                  Fakihlerin tamamı 4 mezhebteki tüm müctehidler:

                  Abdestli olmayan bir kimsenin;kuran okuyabileceği veya ona dokunmaksızın bakabileceğine ittifak etmişlerdir.nitekim küçük çocuğun öğrenmek kasdı ile dokunabilmesinide caiz görmüşlerdir.(zuhayli c.2,s.212)

                  mezhebteki tüm müctehidlere göre:bütünüyle veya bir ayete dahi olsa,kısmen bir musafa el sürmek haramdır..(zuhayli;c.2,s:212-213-214-215)

                  4 mezhebe göre namaz abdesti olmaya kimsenin kurana dokunmasının haram olmasının 2 nedeni vardır:

                  1)vakıa;79:''ona ancak çokça temizlenmiş olanlar dokunur''şeklindeki ayetin mealini yani ancak taharet üzere olanlar dokunur şeklinde yorumlamaları ve buradaki haberi nehiy(yasaklama) olarak algılamalarıdır.

                  Peygamber efendimizinde bu konuda hadisi vardır:kur'an'a ancak abdesti olan bir kimse el sürer.bu hadisi;ebu davud,nesai,taberani,darekutni,beyhaki,malik rivayet etmiştir.(zuhayli;c.2,s.212)

                  kur'ana tazim vaciptir.abdestsiz dokunmak ise tazime aykırıdır.
                  Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                  Comment

                  • FEDAKARADAM
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 418

                    #10
                    Kur’an-ın üstünlükleri

                    1- Hem lafzı hem de manasıyla eşsizdir.

                    2- Allah kelamıdır.

                    3- Son kitaptır, kolayca öğrenilir, kolayca ezberlenir ve anlaşılır. Zevkle de asırlardan beri dinlenir.

                    4- Zamanın değişmesiyle değişmez. Reforma ihtiyacı yoktur. Onun hükmü geçmez ve değişmez, çağa uymaz.

                    5- Hiç değişmemiştir. Onda insan sözü, şeytan sözü ve peygamber ilavesi yoktur. – “Geçmişte ve gelecekte onu geçersiz kılabilecek bir güç yoktur. O Allah katından indirilmiştir.” (Fussılat: 42)

                    6- Kur’an’da geçmişin ve geleceğin bilgisi vardır.

                    7- Pozitif ilimlere ışık tutan ayetler vardır. “Geçmişin, geleceğin ilmi Kur’an’dadır” (Neml: 16)

                    Kur’an en mükemmel bir kitaptır. Kur’an, çağlar üstü bir kitaptır.

                    Binlerce yıl sonraki insan da ondan istifade edecektir.

                    Gelişen ilim ve teknoloji, Kur’an-ın sesini kısamamıştır. İcatlar keşifler ise Kur’an’ın daha güzel anlaşılmasına neden olmuştur. Bir NASA yetkilisi: “Kur’an’ın açıkladığı gerçekleri, ,ilim ancak çözüyor” demiştir.

                    Kur’an, kıyamete kadar bâkidir, insanlığın ihtiyacına cevap verecek bir kitaptır. Kur’an’dan ilham alan Müslümanlar, ileri gitmiş, icat ve keşifler yapmışlardır. Ortaçağ karanlığını aydınlatan, insanlığı uyandıran Kur’an olmuştur.

                    Kur’an eşsizdir: Kur’an şöyle meydan okur:

                    - “De ki: And olsun, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere ins-ü cin bir araya gelseler, birbirine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler”(İsra: 88)

                    - “Eğer kulumuza indirdiğimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız haydi onun benzeri bir sure getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayrı yardımcılarınızı da çağırın.” (Bakara: 23)

                    - “Yoksa Kur’an’ı kendisi mi uydurdu diyorlar. De ki: eğer doğru iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi yardıma çağırın da siz de onun gibi on sure getirin.” (Hud: 13)

                    Kur’an-ı taklide yeltenenler olmuş, şairler Kabe duvarına asılan şiirlerini kendi elleriyle indirmiştir.

                    Kur’an, 14 asır önce son sözü söylemiş, ilim yeni buluşlar yapmış ama Kur’an ile ilim çatışmamıştır. Çünkü Kur’an Allah sözüdür.
                    Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                    Comment

                    • FEDAKARADAM
                      Uzman Üye
                      • Dec 2010
                      • 418

                      #11
                      Son zamanlarda İncil ve Tevrat’tan söz ederken, sanki Kur’an’dan bahsediliyormuş gibi ayet, sure denilmektedir. Bu asla doğru değildir. Bu misyonerlerin oyunudur.

                      Ayet, alamet, ibret, mucize delil demektir. Bu Kur’an’a özeldir. İncil ve Tevrat’ta bölümlere “Bab” denir. Cümlelere de “Sözcük” denir.

                      Din bilgisi ve dine bağlılığı az olan insanımıza sıcak yaklaşmak için yol arayan misyonerler, değişik taktikler uygulamaktadır.

                      - İncil’i de okuyalım onu Allah gönderdi.

                      - Biraz da İsa’ya uysak olmaz mı? o da Allah’ın peygamberi

                      - Kiliseye de gelin rahatlayın

                      - Hepimiz Ehl-i Kitabız, bizim farkımız yok gibi propaganda etmektedirler.

                      - İncil okuyun acılarınız dinsin. Depremden hemen sonra koşarlar halka İncil dağıtırlar.
                      Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                      Comment

                      • FEDAKARADAM
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 418

                        #12
                        Bazıları, Allah’ın ayetlerde ne murat ettiğini insanın tam olarak anlayıp, anlatamayacağı gerekçesiyle tercüme tefsir okumanın doğru olmadığını ifade ediyor.

                        Bazıları da, Kur’an okuyanlara ne anladınız ? diyerek tercüme ve tefsir okumadan sevap kazanamazsınız, demektedir.

                        Bu iki ifade de doğru değildir. Biri Kur’anı hayattan koparma, biri de Kur’an’ın manevi etkisinden uzaklaştırmaya yöneliktir.

                        Şimdi soralım: Kur’an niçin inmiştir ? okunsun, anlaşılsın, yaşansın…

                        Elbette Kur’an’ın aynen tercümesi yapılamaz. Çünkü kıyamete kadar mucize olan, hükmü kıyamete kadar baki, Allah kelamıdır. Ne dünün, ne sadece bugünün ve nede sadece geleceğin kitabıdır.

                        Bütün İslam alimleri Kur’an’ın tercüme ve tefsirini caiz görmüş ve yapmışlardır. Kürsülerde, minberlerde ayetler okuyup Türkçe olarak “Rabbimiz böyle diyor” demişlerdir.

                        Bazı TV ve Radyolarda mealli hatim programları yayınlanmaktadır. Büyük ilgiyle takip edilmekte ve istifade edilmektedir.

                        Kur’an’ı okuyup geçmektense anlamı ile beraber okumak iki sevap birden kazandıracaktır.

                        Kur’an’ın emir, yasak ve hükümlerini bilmek her Müslüman’ın görevidir.

                        Nahl: 44’de : “Rasülüm biz sana Kur’an’ı indirdik ki inanlara ne indirildiğini açıkça anlatasın”

                        “Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik” (Yusuf: 2) buyrulmuştur.

                        Burada iki endişe var. Biri Kur’an yanlış anlaşılır, diğeri de İslam ya tam olarak anlaşılıverirse…

                        Kur’an’ı anlamazsak nasıl yaşarız? Allah’tan gelen mesajları nasıl anlarız.

                        İslami ilimleri bilen, uzmanlık derecesine ulaşmış kimseler tercüme tefsir etmişlerdir. Buna ihtiyaç vardır.

                        1- Müslüman dinini öğrenecek ve yaşayacaktır.

                        2- Gayrimüslim de kendi dilinde okuyup Müslüman olacaktır.

                        Bugün tercüme tefsir olmasaydı kaç Müslüman Arapça biliyor?...

                        İran’lılar Selman-ı Farisi’den Fatiha suresinin tercümesini istemişler. O da tercüme etmiş. Peygamberimiz müdahale etmemiştir.

                        Ayrıca 4 mezhep de tercüme ve tefsiri caiz görür. Ancak kötü niyetli bir hareket asla tasvip edilmez.

                        İnsanlık Kur’an’a muhtaçtır.

                        Misyoner İncil’i Türkçe’ye çevirip insanımızın eline tutuşturuyor.

                        Kur’an’ı okumanın sevabı olduğu gibi anlamanın da sevabı vardır.

                        - “Size iki şey bırakıyorum. Kur’an ve sünnetim” diyor peygamberimiz.

                        Tercümelerdeki ifade tarzından doğan farklılıklar kimseyi şüpheye sevk etmemelidir.

                        Kur’an’ın yolumuzu aydınlatan ışık olabilmesi için önce anlaşılması lazımdır. Sözün özü budur…
                        Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                        Comment

                        • FEDAKARADAM
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 418

                          #13
                          Önce Müslüman, Kur’an ahlakı ile ahlaklanması lazımdır ki, Kur’an ona fayda versin.

                          Hz. Peygamber: -“Kalbinde Kur’an’dan bir şey olmayan kimse harap bir ev gibidir.” (Tirmizi Fezaili Kur’an: 5/3079)

                          -“En hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” (Buhari, Fezaili Kur’an: 11/1775)

                          -“Allah Kur’an’a uyanları yüceltir, uymayanları alçaltır.” (Müslim: 2/817)

                          Allah da: - “Kur’an okununca susun, onu dinleyin ki size rahmet edilsin.” (A’raf: 204)

                          -“Kur’an şifadır, hidayettir, rahmettir.” (Yunus: 57+ İsra: 82)

                          Kur’an çağları ardından sürükleyen bir kitaptır. Hiç bir devirde modası geçmemiştir, geçmeyecektir.
                          Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                          Comment

                          • FEDAKARADAM
                            Uzman Üye
                            • Dec 2010
                            • 418

                            #14
                            - Kur’an, Müslüman’ın kutsal kitabıdır. Yolunu o aydınlatacaktır, hayatını o tanzim edecektir.

                            - Müslüman, onu bir torbaya koyup asma yerine önce Kur’an’ı okumasını öğrenmelidir. Kur’an’da Allah’ın emir ve yasaklarını öğrenmelidir. Eğer bir Müslüman Kur’an’ı öğrenemiyor veya öğrenme arzusu taşımıyorsa veya Kur’an’ın emir ve yasaklarını hayatında yer vermiyorsa, önce: haram yiyor musunuz? Hak yiyor musunuz?, faize, rüşvete bulaşıyor musunuz? Ona bakın. Yani mideniz temiz mi? sonra kafanız temiz mi?, kalbiniz temiz mi? ona bakın.

                            - Kur’an’ı Müslüman, zevkine vara vara okumalıdır. Sadece okumak değil, güzel okumalıdır. Aynı zamanda anlamını da okumalıdır.

                            - Müslüman, Kur’an’ı abdestsiz dokunmayacak, göbekten aşağı indirmeyecektir.

                            - Müslüman, Kur’an’a uyacak, Kur’an ahlakı ile ahlaklanacak, Kur’an’ı çoluk, çocuğuna ve başkalarına tebliğ edecektir.

                            - Müslüman, Kur’an’a müdahaleye, ayetlerin hükmünü değiştirmeye kalkışmayacaktır. İşine geliyor uyuyor, işine gelmiyor uymuyor.

                            - “Bize Kur’an yeter” diyenler gibi Kur’an adına sünneti terk etmeyecek. Hz. Peygamberin vasiyeti var: “Size iki şey bırakıyorum. Kur’an ve sünnetim. Onlara uyarsanız yolunuzu şaşırmazsınız. Uymayan yolunu şaşıracaktır.

                            - Kur’an Allah’ın bize uzattığı bir iptir. Ona sarılan kurtulur. Kur’an’sız hiçbir yere varılamaz.

                            - Müslüman Allah bana Kur’an’da ne diyor? Diye merak edecek, yaptığı işin Kur’an’a uyup uymadığına bakacaktır.

                            - Kur’an okuyan, okuduğuna uymalıdır. Okuduğu ayet ne diyorsa icabını yapmalıdır. Ne güzel akşam sabah Kur’an okuyoruz. Kur’an “hak yeme, rüşvet alma, faiz yeme, günah işleme” diyor. Örtün diyor biz aksini yapıyorsak, o Kur’an okumak bize fayda vermemiş demektir.

                            Rabbim bizi Kur’an’ın şefaatinden mahrum etmesin.

                            Rabbim bizi Kur’an ahlakıyla ahlaklanmamızı sağlasın.

                            Rabbim bizi Kur’an’ın rehberliğinde, kurtulan kullarından eylesin.
                            Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

                            Comment

                            • kamer
                              Super Moderator
                              • Sep 2008
                              • 272

                              #15
                              FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı

                              - “Size iki şey bırakıyorum. Kur’an ve sünnetim” diyor peygamberimiz.
                              Veda hutbesinin 100.000 kişiden fazla bir topluluğa hitab edildiği üzerinde ittifak var. Fakat bu hutbede;
                              -1- “Kur’an”,
                              -2- “Kur’an ve sünnetim”,
                              -3- “Kur’an ve Ehlibeytim”
                              .Emanet ettiğine dair rivayetler var.
                              Bu kadar kalabalığa rağmen 3 farklı versiyonunun kayıtlara geçmesi sizce ne anlama geliyor?
                              And olsun Biz Kur`an`ı düşünme/öğüt için kolaylaştırdık/hazırladık. O hâlde var mı ibret alıp düşünen? Kamer/17-22-32-40

                              Comment

                              Working...