Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ozkanates
    Uzman Üye
    • May 2014
    • 291

    #46
    .
    Fiziksel evrim:

    “Gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık.” Enbiya 30
    Big Bang, evrenin yaratılış anı.

    “O ki yarattı, düzene koydu,” Ala 2
    İlk yaratıştan sonra düzene koyma, evrim.

    “Her canlı şeyi sudan oluşturduk.” Enbiya 30, Nur 45
    Hayatın evrimi, denizlerdeki su ve…

    “Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık.” Muminun 12
    Toprak karışımında başladı:

    "Ve insanın yaratılışına çamurdan başladı." Secde 7
    Dünya, ilk 500 milyon yılda soğudu, karalar ve denizler oluştu. Ay, o dönemde Dünya'ya daha yakındı. Karaya yüzlerce kilometre giren gelgit dalgaları, durmaksızın denize toprak taşıdı. Hayat, ikinci 500 milyon yılda, bu su ve toprak karışımında, yani çamurda başladı.

    "Ve Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi. Sonra sizi yere geri gönderiyor ve sonra bir çıkarışla tekrar çıkarıyor.” Nuh 17-18
    Sonraki 3,5 milyar yılda, bitkiden şimdiki insana kadar…

    "O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı." Nur 14
    Pek çok evrelerle evrildi:

    “Sonra onu çok dayanaklı bir karargâhta bir damlacık yaptık1. Sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık2, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık3 ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik4. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk5.” Muminun 13-14
    1- Tek hücreliler
    2- Çok hücreliler
    3- Kabuklular
    4- Omurgalılar
    5- Memeliler

    “İnsan üzerinden, henüz anılan bir şey olmadığı bir süre geçmedi mi zamandan?” İnsan 1
    6- İnsansılar: İnsanın olduğu ama henüz insan denmediği 18 milyon yıl.

    “Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi.” Secde 9
    7- İnsan: Öğrenmenin başlayarak kulak ve gözün bir öğrenme aracı olması, 200.000 yıl önce ortaya çıkan homo sapiens. Gönül hem diğer bir öğrenme aracı; hem de fizyolojik evrime (homo sapiens), ruhsal evrimin (Âdem) eklendiği seviye (insan).

    “Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.” İnşıkak 19, İnsan 28
    8- İnsan evresinden sonra da evrim sürecek.

    Comment

    • Fers
      Uzman Üye
      • Sep 2012
      • 304

      #47
      bunu "belli ki..." gibi ibarelerle biz değil, Kuran kurmalı.

      Buna sen, ben, biz karar veremeyiz.
      Bu ikisi aynı şeyse, Kuran'da şerhi olmalı.
      Eğer böyle bir şehr yoksa, bu ikisi aynı değil, farklı.
      Çamur dediği çamur, su dediği su ve zigot dediği zigot.

      ozkanates, ayetlerin yanındaki açıklamalar benim yorumum/çevirim yani beşer aklı, yanılgı yanında bedava...
      aslını astarını sözün gerçek sahibi bilir, bildiğini zannedip destursuz meallendiren çakma sahipleri ve destursuz kopyalayan dağıtıcıları değil...

      sana sınırsız ve desteksiz atış serbest bana yorum bile fazla mı ozkanates,
      aslında, ne olduğunu bile bilmediğin mealleri kopyalayıp yapıştıracaksın sonra üzerine desteksiz hikayeler sıralayacaksın ki millet bilgilensin değil mi ozkanates...

      Cin madde formunda değil, ateş/enerji/ruh formunda. O halde melek de öyle.
      hepsi bir arada "ateş/enerji/ruh ve melek" yani adem e üfledğin hem cin hem ateş hem enerji hem melek, full adem, oyle mi...

      Halef atanan Adem ve sonra Adem-oğulları. İlki yaratılış, sonrakiler varoluş. Dolayısıyla Adem bir kez yaratıldıktan sonra, gelenler de ademoğlu olacak, gidenler de ademoğlu olacak. Başka bir seçenek yok ki.
      Özetle, melek, cin ve adem ruh/enerji formundayken, ademoğulları (insanlar) madde formuna bağlanmış ademlerdir. Tersten giderek verdiğim ayetlerin sağlamasını da yapabiliriz. Bu yoruma uymayan tek bir ayet var mı. Bu yorumun dışında herhangi bir yorum yapan tek bir ayet var mı.
      heryer ademoğlu nerede bu adem kızları...

      Alıntı:
      Fers Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
      bilinen meleklerin kendilerinle ademi kıyasladığı, yapılan kıyas davranış tarzları üzerine, "öven, yüceltip hürmet edenler ve kan döken bozguncu tipler", birinin homonun türleri, diğerinin dağ, tepe, doğa güçleri vs olduğuna kanıt yok,
      Kanıt verdiğim ayetler. İnançta başka kanıt olmaz. Söylenmiş söz, vakti gelince bilinir; vakti gelmeyince vaktinin gelmesi beklenir.
      ozkanates ben sana ayet üzerinden yorum yapıyorum sen hayal dunyana kanıtlı ayet diyorsun, o ayetlerdeki kıyas davranış tarzları üzerine mi senin homo türleri üzerine mi...

      Kuran'ın ilk sözü/emri "Oku".
      Kuran henüz "Oku" kelimesinden ibaretken, ne okunacaktı?
      Okunacak 3 kitap:
      - Evren kitabı (bilim)
      - Gönül kitabı (benlik/felsefe)
      - Kitap'taki kitap (mistik metin
      kim dedi sana, "Kuran'ın ilk sözü/emri "Oku", Kuran henüz "Oku" kelimesinden ibaretken" diye, bunları ispatlayabilir misin ?..
      Last edited by Fers; 29. June 2014, 02:16 PM.

      Comment

      • Fers
        Uzman Üye
        • Sep 2012
        • 304

        #48
        Eğer...
        - Melekler halefin selefi ise,
        - Melekler halef ile aynı formda/türde, aynı kavme hükmeden, hatta aynı kavimdense,
        - Özetle melekler, bozguncu/yoldan çıkmış insan toplumların egemenlerinden başka bir şey değilse,
        bu, Kuran'ın hangi ayet veya ayet grubunda belirtiliyor? Çünkü eğer melek = insan denkliğini kuran bir Kuran ayeti yoksa, bu, kişisel bir çıkarımdır.

        Soruyu tersten de sorabiliriz: Meleklerin, tekamül etmeyen ruhlar olduğuna dair ayetleri belirttim. Bu yargı ile çelişen tek bir Kuran ayeti var mı? Meleklere herhangi başka bir misyon yükleyen tek bir Kuran ayeti var mı?
        hangi ayetlerle belirttin ozkanates, sen sadece ne olduğunu bile bilmediğin/yada öyle işine geldiği için alıntıladığın alakasız mealleri bunlar yorumdur bile demeden kesin bir dille
        bu böyledir diye dayattın, sözün sahibi senmişsin gibi...


        ayette geçen "meaaiketi" ifadesi hakkında bilgin var mı, bu ayetteki melaaiketi/malikler/malik olanlar/gücü elinde bulunduranlardır,
        senin hayal gücündeki ruhani/enerji boyutundaki emre amade tekamülden tırsmış görünmez varlıklar değil...


        onlar o ayete kadarki zaman diliminde arzda malik olanlar, adem dediğinde arzda bozguncuk eden kan döken kavm e ait bir ifade...
        ne ilk insan ne de senin homonun ruhi tekamül seviyeli hali..

        yunus/13
        ve lekad ehleknel kurûne min kablikum lemmaa zalemuu.../ önceki dönemlerde helak edilen zalimler...
        yunus/14
        Summe cealnaakum halaaife fiil ardı min ba’dihim li nanzure keyfe ta’meluun.../
        sonra onların ardından amelleri değerlendirilmek için yeryüzüne halef atananlar...

        araf/69
        vezkuruu iz cealekum hulefaae min ba'di kavmi nuuhın.../ sizi nuh tan sonra halef atadığını zikredin...

        hud/57
        ....ve yestahlifu rabbii kavmen gayrekum, ve laa tedurrûnehu şey’aa.../
        ...rabbi yerlerine onlardan başka bir topluluğu geçirir birşey de yapamazlar....

        araf/74
        vezkuru iz cealekum hulefaae min ba'di aadin ve bevveekum fiil ardı...ve la ta'sev fiil ardı mufsidiin.../
        ve ad dan/ad kavminden sonra sizi arzda halef atadığını hatırlayın...arzda bozgunculuk yapmayın...

        meryem/59
        fe halefe min ba’dihim halfun edaaus salaate vettebeuuş şehevaati fe sevfe yelkavne gayyaa.../
        onlardan sonra salat yerine şehvete uyan halefleri...
        bu ayetler kur andaki halef-selef ilişkisine kanıttır, selef neyse halef te o dur,
        domuza insan, kuş a barbunya, bulgur a hamam böceği, görünmez varlıklara da görünür varlıklar halef olmaz, kanıtı bu ayetlerdir..

        bakara/30
        ve iz kaale rabbuke lil melaaiketi "innii caailun fiil ardı haliifeh".../
        belirtilen, arzda halef atanacağının meleklere bildirilmesi...

        kaaluu "e tec’alu fiihaa men yufsidu fiihaa ve yesfikud dimaa".../
        belirtilen, meleklerin atanan hakkındaki görüşleri, "kan döken bozguncu"..

        ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek.../
        belirtilen, meleklerin kendileri hakkındaki görüşleri, "övüp yüceltip hürmet eden"...

        kaale innii a’lemu maa laa taa’lemuun.../
        belirtilen, " meleklerin kendilerine göre konuştukları rabbin ise bilmedikleri gerçeği/bilinmeyenleri/sebepleri/işin doğrusunu/uygununu bilen olduğu...

        burada rabbin muhatab olduğu/sözlü temasta bulundukları melekler ve ismen atanacak olan halef, belliki bunlar arasında bir ilişki var, atanacak halefi bozguncu ve kan döken olarak tanımlamalarının sebebi halefin arzdaki kan döken bozguncular arasından seçilmiş olması, yani halefin atandığı o kavme dahil olması...
        aynı buradaki gibi,
        BELLİKİ, muhatablar birbirlerinden haberdar, birbirlerine denkler ve tanımlamalar davranış tarzları üzerine, bedenlerler/fiziksel boyut üzerine değil...

        Comment

        • Fers
          Uzman Üye
          • Sep 2012
          • 304

          #49
          “Gökler ve yer bitişik idi, biz onları ayırdık.” Enbiya 30
          Big Bang, evrenin yaratılış anı.

          “O ki yarattı, düzene koydu,” Ala 2
          İlk yaratıştan sonra düzene koyma, evrim.
          demek bu ayetin özeti big bang, ilk yaratış ve evrim,
          çeviri/yorum senin mi...?


          alıntıladığın mealin ayetinin başında ne diyor, bilgin/yorumun var mı ?

          أَلَمْ تَرَ.../ e lem tera.../ bu tabirin anlamı; görmedin mi/bilmion mu/bilmez misin/duymadın mı, beklenen cevap olumlu, yani biliyorsun ki, görüyorsun ki, gibi...

          embiya/30
          أَوَلَمْ يَرَ.../ e ve lem yere.../ yani "ve görmediler mi, ve bilmezler mi ki"...yani biliyorlar, görüyorlar ki...

          "elleziine keferuu" ennes semaavaati vel arda kaanetaa retka.../ yerin göğün bitişik olduğunu bal gibide bilenler kim "elleziine keferuu" yani inkarcılar...

          demek o zamanın zındıkları big bang i senden önce keşfetmişler !!!


          ceale fiili yoktan yaratmayı kapsamaz, zaten var olan şeyi işlevli kılar veya başka bi hale sokar...

          zümer/6
          halaqakum min nefsin vahıdetin summe ceale minhaa zevceha.../ tek nefs olarak tasarlanıp ondan eşi yapılan...
          var olandan yapılan eş...
          nahl/81
          vallaahu ceale lekum mimmaa halaka zılaalen ve ceale lekum.../ ve Allah size tasarladıklarından gölgeler yapan...
          var olandan yapılan gölge...

          enbiya/30
          ve cealnaa min el maai kull şey in hayy.../ sudan kıldık canlıları...

          bu zındıklar canlıların suyla olan bağlarınında, suya bağımlılıklarınında farkındalar...

          yahu arkadaş, demekki bu ifadeler onların anlayabileceği/zaten bildikleri kavramlardan bahsediyor onlar için gökteki ay gibi ortada,
          ne bilsinler big bang i, sudaki hücreyi, ne evrimi...

          bak senin alıntıladığın mealler de bile ne diyor,


          Nur 42 “Göklerin ve yeryüzünün hükümranlığı yalnızca Allah'a aittir. Dönüş de ancak Allah'adır.

          43 Şüphesiz Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları bir araya getirdiğini, sonra da üstüste yığdığını görmedin mi/ hiç düşünmedin mi? İşte görüyorsun ki bunların arasından yağmuru çıkarıyor. Ve O, gökten, içinde dolu bulunan dağ gibi bulutları indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğin parıltısı nerdeyse gözleri alır!

          44 Allah, geceyi ve gündüzü çevirir durur. Şüphesiz sağduyu sahipleri için kesinlikle bir ibret vardır.

          45 Ve Allah, her canlıyı sudan oluşturdu. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimileri iki ayak üzerinde yürümekte, kimi de dört ayak üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini oluşturur. Hiç şüphesiz Allah, her şeye en iyi güç yetirendir.

          46 Andolsun ki Biz, açıkça ortaya koyan âyetler indirdik. Ve Allah, dileyen kimseyi dosdoğru yola iletir."
          nur/43
          أَلَمْ تَرَ .../ e lem tera.../ görmedin mi yani görüyorsun ki....
          bulutları ve yağmuru, geceyi ve gündüzü görüyorsun ya işte bunların idaresi Allah a ait...

          muhatabların görüp durdukları bilgi sahibi oldukları şeylerden bahseder kur an,
          bulutların sulamasından, gece ve gündüzün ard arda gelişinden, canlıların suya bağımlılığından, yerde ve gökte görebildikleri dağlardan, inen dolulardan, çakan şimşekten yani yerde ve gökte olup biten herşeyin bir sahibi olduğundan,
          açık ayetler bunlardır senin bugün doğruluğu ispattan yoksun masallar/bulduğunu sandığın hikayelerden değil...

          “O ki yarattı, düzene koydu,” Ala 2
          İlk yaratıştan sonra düzene koyma, evrim.
          secde/7
          ellezii ahsene kulle şey’in halakaHU.../ en iyi halde tasarlanan...
          ve BEDEE HALKal insaani "min tiin".../ "nemli topraktan" YOKTAN TASARLAnan insan...

          bedii nin burada kattığı anlam, öncesinde eşi/numunesi olmayanı tasarlayan/yoktan var edendir..

          ala/2
          ellezii halaq fesevv.../ tasarladı, biçimlendirdi...

          burda kullanılan yalnız tasarım, bedii siz...

          Comment

          • Fers
            Uzman Üye
            • Sep 2012
            • 304

            #50
            “Her canlı şeyi sudan oluşturduk.” Enbiya 30, Nur 45
            Hayatın evrimi, denizlerdeki su ve…

            enbiya/30
            ve cealnaa min el maai kull şey in hayy.../ sudan kıldık canlıları...

            burada kullanılan "ceale",

            nur/45
            vallahu halaka kulle daabbetin min MAAİN.../ SUdan tasarlanan yürüyen varlıklar...
            fe minhum men yemşii alaa batnih ve minhum men yemşii alaa ricleyn ve minhum men yemşii alaa erba.../
            karınları, iki ve dört ayakları üzerinde yürüyen mahluklar...

            kullanılan "halq",

            tarık/5
            fel yenzuril insaanu mimme hulık.../ insan nasıl tasarlandığına baksın...
            tarık/6
            hulika "min maain daafik".../ "atılan sudan" tasarlandı...

            sudan tasarlanan türlü canlılar evet ama tarık/5 in naası ve secde/8 in beşeri ATILAN sudan halq/halk edilen/tasarlanan...

            nedir atılan su bilir misin,


            secde/7
            ellezii ahsene kulle şey’in halakaHU...ve bedee halkal insaani "min tiin".../

            en iyi halde..."nemli topraktan" "bedee halq" yoktan tasarlanan insan...
            yani sudan çıkıp karada evrimleşen zombi değil, nemli topraktan hiç yoktan tasarlanan insan...

            secde/8
            summe ceale neslehu min sulaaletin min maain mehiin.../ tasarımdan sonra neslini kendi hakir suyundan, yani kendi bir kaç damlacık menisinden devam ettiren...
            furkan/54
            ve huvellezii halaka minel maai beşeren fe cealehuu neseben ve sıhraa..../ akıcı sudan yani meniden tasarlanan beşer ve ona kılınan soy sop..

            o "su" secde/8 deki MENİ/HAKİR SU dur, denizlerdeki muhteşem tek hücreden karaya yayılan zombilerden bahsetseydi "deniz" ile ilgili ifadeyi de ayetlere koyardı zaten,
            sudaki hücreden evet ama senin hikayendeki sihirli deniz suyundaki değil beşerin KENDİ ATIK SUYUNDAKİ hücre...

            tabiki bunlar yanında yanılgı payı hediyesi olan yorumlarım, doğrusunu sözün sahibi bilir..

            Comment

            • ozkanates
              Uzman Üye
              • May 2014
              • 291

              #51
              Fers Nickli Üyeden Alıntı
              ozkanates, ayetlerin yanındaki açıklamalar benim yorumum/çevirim yani beşer aklı, yanılgı yanında bedava...
              aslını astarını sözün gerçek sahibi bilir, bildiğini zannedip destursuz meallendiren çakma sahipleri ve destursuz kopyalayan dağıtıcıları değil...

              sana sınırsız ve desteksiz atış serbest bana yorum bile fazla mı ozkanates,
              aslında, ne olduğunu bile bilmediğin mealleri kopyalayıp yapıştıracaksın sonra üzerine desteksiz hikayeler sıralayacaksın ki millet bilgilensin değil mi ozkanates...
              Fers kardeşim, serzlenişlerinden anlıyorum ki seni germişim.
              Bense ilimde ileri kardeşlerimle, sizle olmaktan memnunum.

              Sözü dikkate almadan hatta okumadan sözünü tekrarlarsın.
              Bana bu da uyardı, Arapça bilginden nasiplenir, sevinirdim.

              Maksat hamasi duygularda değil, ilimde gayret göstermek.
              Bu gerginliğin üzerine söz, ne sana fayda ne bana fayda.

              Sen davet etmedikçe ve sohbet muhabbete dönmedikçe,
              Cevap hakkım bende saklıdır.

              Comment

              Working...