Hergün Bir Ayet....

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Bilgi
    Uzman Üye
    • Apr 2012
    • 352

    #616
    Hadid:11

    Kimdir o, Allah'a güzel bir ödünç verecek olan kişi ki Allah da onun için kat kat artırsın! Onun için şerefli bir ödül de vardır.

    Comment

    • merdem
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 1364

      #617
      Hadid / 12: O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşar iken görürsünüz. «Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan Cennetlerdir.» İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.

      Comment

      • 40tr40
        Katılımcı Üye
        • Jan 2013
        • 88

        #618
        بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
        FATİHA(5)
        5. إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ
        5. İyyâke na’budu ve-iyyâke nesta’în(u)
        5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.
        Euzubillahimineşşeytanirraciym
        Bismillahirrahmanirrahiym
        [Bakara131'den]
        أَسْلَمْتُ لِرَبِّ الْعَالَمِي
        Eslemtu li rabbil âlemîn
        Ben, âlemlerin Rabbine teslim oldum.

        Comment

        • merdem
          Uzman Üye
          • Nov 2012
          • 1364

          #619
          NECM / 26Göklerde nice melekler vardır ki, Allah’ın dileyip razı oldukları için, izin vermesinden başka onların şefaatleri (aracılık etmeleri) hiçbir şeyle yarar sağlamaz.

          Comment

          • Bilgi
            Uzman Üye
            • Apr 2012
            • 352

            #620
            Hâkka:38-48
            Artık gördüklerinize ve görmediklerinize kasem olsun ki şüphesiz Kur’ân, şerefli bir Elçi sözüdür. Ve o, bir şair sözü değildir. –Siz ne az inanıyorsunuz!– Bir kâhin sözü de değildir. –Siz ne az düşünüyorsunuz/öğütleniyorsunuz!– Kur’ân, âlemlerin Rabbinden indirilmedir.
            Eğer Elçi/Muhammed, bazı sözleri Bizim sözlerimiz olarak ortaya sürseydi, kesinlikle O'ndan tüm gücünü alırdık. Sonra O'ndan can damarını kesinlikle keserdik. Artık sizden hiç biriniz O'na siper de olamazdınız.
            Ve şüphesiz Kur’ân, Allah'ın koruması altına girmiş kişiler için bir öğüttür.

            Comment

            • merdem
              Uzman Üye
              • Nov 2012
              • 1364

              #621
              Hakka Suresi:

              49. Ve Biz kesinlikle sizden yalanlayanların varlığını biliyoruz.

              50. Ve şüphesiz o [Kur'ân], kâfirler için bir hasrettir.

              51. Ve şüphesiz o [Kur'ân], kesin bilginin gerçeğidir.

              52. O halde, çok büyük Rabbinin ismini tesbîh et [temize çıkar]!

              Comment

              • merdem
                Uzman Üye
                • Nov 2012
                • 1364

                #622
                FURKAN / 16

                Orada istedikleri her şey sonsuza dek onlar içindir. Bu Rabbimin yerine getireceği bir sözdür.

                Comment

                • Bilgi
                  Uzman Üye
                  • Apr 2012
                  • 352

                  #623
                  Bakara:48
                  Ve hiçbir kimsenin başka bir kimseye herhangi bir şey için karşılık ödemediği, hiçbir kimseden yardımın, adam kayırmanın kabul edilmediği, kimseden fidyenin/kurtulmalığın alınmadığı ve hiçbir kimsenin yardım olunmadığı güne karşı Allah'ın koruması altına girin.

                  Comment

                  • merdem
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 1364

                    #624
                    BAKARA / 84–85. Ve hani Biz, sizin mîsâkınızı almıştık: Kanlarınızı dökmeyeceksiniz, kendilerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Sonra siz tanıklık ederek ikrar verdiniz. Sonra, siz, işte, o kimselersiniz; nefislerinizi öldürüyorsunuz ve sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar size esir olarak gelirlerse de onlar için fidyeleşirsiniz. Hâlbuki o; onların çıkarılmaları size haramlaştırılmıştır. Peki, siz Kitab'ın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanların alacağı karşılık dünya hayatında bir rüsvalıktan başka nedir? Kıyâmet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gâfil [duyarsız] değildir.


                    Allah'im! Bu gün de ayni halti karistiriyorlar, asirlardir yapageldiklerinden hala vazgecmiyorlar. Üstüne üstlük bu ahlaksizlar kendilerini milletlerin en üstünü görüyorlar hem Allah katinda hemde yeryüzünde.

                    Rabbim! Senin lanet ettiklerine hepimiz lanet ediyoruz. Sen kimseye haketmedikce zulmetmezsin.

                    Comment

                    • merdem
                      Uzman Üye
                      • Nov 2012
                      • 1364

                      #625
                      Yasin / 59–64. Ayetler:

                      Ve ey günahkârlar! Bugün (şimdi) siz haydi ayrılın!
                      Ben, “Ey âdemoğulları! Şeytana kulluk etmeyin, kesinlikle o size apaçık bir düşmandır ve Bana kulluk edin, işte bu dosdoğru yoldur ve ant olsun ki o (şeytan) sizden birçok nesilleri saptırdı.” diye size ahd vermedim mi? Hâlâ aklını kullananlar değil miydiniz?
                      İşte bu, sizin vaat olunmuş olduğunuz cehennemdir.
                      İnkâr edip durduğunuz şeyler nedeniyle haydi bugün (şu an) yaslanın ona!

                      Comment

                      • bartsimpson
                        Super Moderator
                        • Mar 2012
                        • 692

                        #626
                        Bakara 104

                        يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُوا وَلِلْكَافِرٖينَ عَذَابٌ اَلٖيمٌ

                        Ya eyyuhellezine amenu la tekulu raina ve kulunzurna vesmeu, ve lil kâfirine azabun elîm.

                        Ey iman edenler! “Râ’inâ (bizi gözet)” demeyin, “unzurnâ (bize bak)” deyin ve dinleyin. Kâfirler için acıklı bir azap vardır.

                        Kur’an-ı Kerim, Bakara suresi 104. ayet, sanki Allah ve Rasülü arasında şifreymiş gibi, sanki anlaşılması hiç mümkün olmayan ifadeler içeriyormuş gibi, nedense geçmiş ulema tarafından, tercümelerde ve tefsirlerde, Arapçadaki lafızlar olduğu gibi konarak, ayet manalandırılmaya çalışılmıştır. Hemen hemen hiçbir dönemde de, bu kelimelerin geçtiği cümleler anlaşılmamıştır. Yaşayan mealciler arasından kendilerini ferîd ü asr sayanlar birçok ayeti anlamadıkları gibi bu ayeti de anlamamışlardır.

                        “râi” müfaale babından emr-i hazır-emir kipidir. Ra’y, riayet ve merâ’ kökünden türemiştir. Bu kelime insanlar ve toplumlarla ilgili kullanıldığı zaman, toplumun liderliğini üzerine almak, toplumun meseleleriyle işleriyle ilgilenmek manasına gelir. Mefûlü-tümleci hayvanlar ve hayvan sürüleri olduğu zaman da, hayvanlara çobanlık etmek manasında kullanılar. Tabi, bu kökten, müfaale babında bir kelime türetince de, yukardaki manalara bir de müşareket-ortaklık manası eklenir.

                        Bu ifade, dini, siyasi ve idari otorite olanlara hitaben söylenebilecek bir sözdür. Başta Hz. Peygamber s.a. olmak üzere, idarecilere: dinî, siyasî, idarî otoriteni, bizim de çıkarlarımızı dikkate alarak, menfaatlerimizi gözetip kollayarak kullan manasını ifade etmektedir. Ayrıca “rainâ” kelimesinin “rainen” şeklinde okumamasını da ihtiva eder. Bu takdirde kelime “raûnet” kökünden türemiş olur. Saçma sapan konuşan ahmak manasına gelir. Peygamber s.a.’e ve kendimize hakaret içerecek iltibasa meydan vermeyin demektir.

                        “Ünzur” kelimesi de, “nazran, manzaran, manzaraten, tenzâren, nazarânen” mastarlarından türemiş emr-i hazır-muhataba hitabeden bir emir kipidir. Bu kelimenin burada 8 manasının, sekizi de kullanılmıştır. Nazırluk, nâzır kelimeleri de bu köklerin türevidir.

                        Kulak vermek, destek ve imkan sağlamak, gelecek hesabı yapabilmek, ihtilafları halletmek, meseleleri zamana yayarak çözmek, danışarak tedbir ile yönetmek, meclis ve hükümet kurmak, bakanlar ve hakimler tayin etmek manalarına gelir. Bu kelime burada yalın kullanıldığı için bu manaların hepsine açıktır. Buradaki “ismeû” kelimesi de yalın kullanıldığı için bir çok manalara açıktır. Kur’an’a, sünnete kulak vermekten tutun da, idarecilerin emir ve kararlarını, dinlemeye, yerine getirmeye kadar her şeyi içine alır.

                        2/104 Ey iman nimetine kavuşanlar, peygambere ve idarecilerinize,

                        "-Dinî, siyasî ve idarî otoriteni bizim de çıkarlarımızı dikkate alarak, menfaatle-rimizi gözetip kollayarak kullan" demeyin, peygambere ve kendinize hakaret içerecek iltibasa meydan vermeyin.

                        "- Kur’an, sünnet ve ilmî esaslarla, örfün kuralları ve aklın verileriyle çalışan, se-simize kulak veren, yardım, destek ve im-kân sağlayan, bize neler kazandırılabilece-ğinin hesabını yapabilen, ihtilâfları halleden, meseleleri zamana yayarak çözen, danışa-rak tedbir ile bizi yöneten hükümet ve meclis kur, bakanlar ve hâkimler tayin et" deyin.Rasulullahın tebliğini,teşriini,uygulamak-hayata geçirmek niyetiyle,can kulağı ile dinleyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

                        (Yazı alıntıdır)

                        Günümüz şartlarına ne kadar uyan bir ayet...
                        "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                        Comment

                        • merdem
                          Uzman Üye
                          • Nov 2012
                          • 1364

                          #627
                          Cok haklisin Bart Kardesim,

                          Güzel bir konuya ilismissin. Tesekkürler.

                          Hem Kur'an kendi kendisini aciklar diyorlar, tabiiki Arabca bilenler icin, ama meallere gelince Arapca kelimelerin Türkce karsiligi alinmadigi zaman, yine kendi kendini aciklayan Kur'an Arapcaya hakim olamayan kullar icin bir muamma kaliyor.

                          Basliyoruz lügatlar karistirmaya. Madem adina MEAL diyorlar, ozaman özel isimler haricindeki tüm sözcükleri anlasilir bir Türkce ile yazmalari elbette bizler icin daha makbul olacaktir.

                          Selam ve dua ile.

                          Comment

                          • merdem
                            Uzman Üye
                            • Nov 2012
                            • 1364

                            #628
                            MÜZZEMMIL Suresi:

                            1- Ey örtüsüne bürünen!
                            2- Geceleyin kalk! Kısa bir süre hariç,
                            3- gecenin yarısını ayakta geçir veya bundan biraz eksilt!
                            4- Ya da buna biraz ekle! Ve Kur’ân’ı düzgünce düzene koy!
                            5- Doğrusu, Biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

                            Comment

                            • Bilgi
                              Uzman Üye
                              • Apr 2012
                              • 352

                              #629
                              İbrahim:40-41
                              Rabbim! Beni salâtı ikame eden kıl! Soyumdan da. Rabbimiz! Duamı da kabul et! Rabbimiz! Hesabın kurulduğu günde benim için, anam-babam için ve müminler için mağfirette bulun!" demişti.

                              Comment

                              • merdem
                                Uzman Üye
                                • Nov 2012
                                • 1364

                                #630
                                Bilgi Nickli Üyeden Alıntı
                                İbrahim:40-41
                                Rabbim! Beni salâtı ikame eden kıl! Soyumdan da. Rabbimiz! Duamı da kabul et! Rabbimiz! Hesabın kurulduğu günde benim için, anam-babam için ve müminler için mağfirette bulun!" demişti.

                                Kurban oldugum Rabbim! Bu ne güzel bir dua. Ayetleri okudugumda her zaman tenim titremiyorsa, gözlerimden yaslar akmiyorsa, en azindan bu dua yeterli beni titretmeye ve aglatmaya.

                                Allah'in selami tüm peygamberlerinin , müminlerin üzerine olsun,

                                Bilgi Kardesim, hüngür hüngür aglattin beni. Allah senden razi olsun.

                                Düsünebiliyormusunuz kardeslerim, bir Peygamber, hem Rabbimiz O'nu DOST tanimistir, bizler icin dua ediyor. Rabbim, nasil olurda mü'minligi red ederim ben, SEN kabul olunmayacak duayi ettirmessin, SEN bu mübarek ZAT'in dualarini elbette kabul edeceksin. Rabbimiz, bizleri yolundan ayri düsürme!
                                Last edited by merdem; 1. February 2013, 10:44 PM.

                                Comment

                                Working...