KISAS: (İmansızların müslümanları döndürmek için kullandıkları ayet: bakara-178

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #46
    Fers Nickli Üyeden Alıntı
    öldürülenler için kısas dendi demek, biri diğerini öldürmüş başladılar hesaba, öldürülenin fikrinide sormadılar nasılsa,
    belki dile gelse "ulan dünyayı verseniz ne fayda değişmem aldığım üç kuruş nefese, siz kimsiniz tutuştunuz benim adıma girdiniz hesaba" der midir bilinmez...
    sonra çıkardılar kardeşini/yakınını/herkimse meydana verdiler yetkiyi, tutuşturun eline/cebine sus payını, ha belki tok gözlü çıkarsa eğer "yok brader önemi, giden gitti nasılsa" der belki...
    yetmedi birde adama üç kuruş diyete sildirdiler kardeşinin doyamadığı! ömrünü...
    1- Sen bu şekilde kabul edince gerçek öyle olmuyor. Yaratanın, yarattıkları için takdir ettiği cezalandırmaya söz söylemeye hakkın varmıdır? Onun hükümlerine karşı çıkmak gibi bir ayrıcalığın varmıdır da bunları yazabiliyorsun?

    Rabbimiz, haksız yere öldürenin de maktülün yakınları tarafından afedilmedikçe öldürülmesi emrini vermişse, senin adil bulmayışın ancak günümüzde dillendirilen "çağdaşlık" masalına yakın durmandan kaynaklanabilir.

    Ayrıca, kısas cezası bu dünyada verilen karşılıktır. Hesap gününde öbür taraf için nasıl bir karşılığı olacağını ise sadece rabbim bilmektedir.

    2- Ayrıca; öldürülenin fikri, hangi durumlarda sorulabiliyor da kısasta onun fikrinin sorulmadığını yazabiliyorsun?

    Ölenin yakınlarının af etmesini anlayamayan sen, zamanımızdaki pratiklerden tanık olduğumuz, genel af, meclis yada cumburbaşkanı affı veya bazı ülkerin eyalet valilelerinin affını kabul edebiliyormusun? Kabul edemiyorsan, katile ne ceza verilmelidir.


    Bu nedenle, sözlerindeki yanlış kabullerine daha fazla değinmeden, rabbin bir konuda verdiği hükme sadece boyun büküp kabul etmek gerektiğini hatırlatarak son veriyorum.

    selamlar,
    aorskaya

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #47
      Fers Nickli Üyeden Alıntı
      yeniden yazıyorum, ifadelerin bütünü mal/mal bırakma/vasiyet, kısası cımbızla almışın diğerlerine yapıştırmışsın...
      Bakara 178 den önceki ayetleri ve sonraki ayetleri de yazdım. Bakara 178 de kısas vardır, bu ayet de arada yer almaktadır.

      Buna rağmen sen nasıl oluyorda kısası araya yapıştırdığımı söyleyebiliyorsun kardeşim?

      Kısasta kabul edemediğin, katilin hayatına son verilmesimidir? Peki katile hangi evrensel boyutlu ceza verilmelidir, niçin? Bunu da yazabilirmisin?


      Selamlar...
      aorskaya

      Comment

      • aorskaya
        Uzman Üye
        • Aug 2009
        • 932

        #48
        Fers Nickli Üyeden Alıntı
        182 yi yazdım zaten brader, yazılardan sürekli kopuksun, aynen devam...
        Yazdığını biliyorum. Bakara 182, (devamla) 183 e geçseydin diye yazdığımı sanıyordum. Ama parantez içini atlamışım. Yoğunluk ve acele yazılar yüzünden bu konuyu olumsuz etkilemeyen bir atlama olmaktadır. Ancak, bu; "kopukluk demek değildir" değilmi?

        Fers Nickli Üyeden Alıntı
        yaa eyyuhelleziine aamenuu kutibe aleykumus sıyaamu.../

        bak kardeş gene bilip etmeden laf olsun diye konuşuyorsun, konu 182 de bitmiş yeni konuya tekrar "yaa eyyuhelleziine aamenuu" bu ifadeyle girilmiş...

        gene anlamadın di mi...
        Madem ""yaa eyyuhelleziine aamenuu" denilerek yeni konuya girildiğini biliyorsun, o halde neden bakara 178 deki; ""yaa eyyuhelleziine aamenuu" deyimiyle yeni konuya girildiğini anlamak istemiyorsun?

        O halde en son bakara 177 de önceki konu bitirilip, 178 de kısas konusuna geçildiğini anlamıyormusun, anlamakmı istemiyorsun?


        Fers Nickli Üyeden Alıntı
        hem oruçta ne ola, o nereden çıktı, devamındaki ayette oruç mu var...

        Bakara 183 e bakmamışsın hala! Hiç değilse, bu kardeşin neden ayetlere 183 ile devam edip, oruçla ilgilendirseydin diye neden dediğini anlamak için baksaydın bari!

        Şimdi, ayetlerden kopuk olma iddiasının sana döneceğini görebiliyormusun?

        Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. (Bakara-183)

        Baksaydın, devamında oruç anlatımını görecektin ve devamındaki ayette oruçmu var diye sormayacaktın.

        Bakara 183 le bu defa da anlatım oruca getirilmiştir.

        selamlar...
        aorskaya
        Last edited by aorskaya; 29. October 2012, 03:27 PM.

        Comment

        • Fers
          Uzman Üye
          • Sep 2012
          • 304

          #49
          O halde en son bakara 177 de önceki konu bitirilip, 178 de kısas konusuna geçildiğini anlamıyormusun, anlamakmı istemiyorsun?
          bakara 177 maldan bağış, 178 ile başlayan konu ve sonrası mal bırakma/vasiyet...

          yanlış mıdır...

          Bakara 183 e bakmamışsın hala! Hiç değilse, bu kardeşin neden ayetlere 183 ile devam edip, oruçla ilgilendirseydin diye neden dediğini anlamak için baksaydın bari!
          okumamışsın ya da dikkat etmemişsin gene...

          182 yi yazdım zaten brader, yazılardan sürekli kopuksun, aynen devam...

          yaa eyyuhelleziine aamenuu kutibe aleykumus sıyaamu.../
          bakara/183
          yaa eyyuhelleziine aamenuu kutibe aleykumus sıyaamu.../

          bu ifade bakara 183 e ait brader...

          Comment

          • Fers
            Uzman Üye
            • Sep 2012
            • 304

            #50
            buarada,

            birader/beraader/kardeş...
            biraderii/Kardeşlik...

            ben kısaca brader yazdım "i" si eksik ama niyet kötü değil, sen neden dellendin anlamadım, gerek yok...

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #51
              Fers Nickli Üyeden Alıntı
              buarada,

              birader/beraader/kardeş...
              biraderii/Kardeşlik...

              ben kısaca brader yazdım "i" si eksik ama niyet kötü değil, sen neden dellendin anlamadım, gerek yok...
              Ben dellenmedim, ama bazı konularda aynı fikirde olmasalar bile kardeş olduklarını neredeyse unutmak isteyen ve zoraki kardeş anlamında sözler kullanılmasının yanlışına değindim.

              Kardeş diye hitap etmeyecekseniz, hiç değinmezsiniz. Ama "brader" gibi bir deyimide kullanmamak gerektiğini anlatmaya çalıştım. Sizin "brader" yazdığınız şey aslında ingilizce kökenli "brother"dan gelmekte olup, dilimize de birader olarak yerleşmiştir. Bu sözün, müslümanlar arasında kullanılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum.

              Bir müslüman diğer bir müslümana kardeşim diyemiyorsa, zaten olay bitmiştir. "Biradere, hele de bradere" hiç gerek yoktur.

              Çünkü; birader;
              1. Erkek kardeş anlamında,
              2. yahu arkadaş, hey arkadaş anlamında seslenme olarak,
              3. Masonların birbirlerine verdikleri ad olarak
              kullanılır.

              selamlar,
              aorskaya
              Last edited by aorskaya; 29. October 2012, 07:25 PM.

              Comment

              • aorskaya
                Uzman Üye
                • Aug 2009
                • 932

                #52
                Fers Nickli Üyeden Alıntı
                bakara 177 maldan bağış, 178 ile başlayan konu ve sonrası mal bırakma/vasiyet...

                yanlış mıdır...
                Diğer kısımlara değinmeyeceğim. Çünkü kör dövüşüne dönüştü. Ama şu yukarıdaki kısım için cevabım "yanlıştır" olmaktadır.

                Bakara 177 nin nasıl maldan bağış olduğunu söyleyebiliyorsunuz? Bu ayet sadece mal bağışınımı anlatıyor? hayır değilmi? O halde, o ayeti sadece mal bağışı olarak ele alıp, 178. ayetide onun devam anlatımı şeklinde yine malla ilgilendirmeniz yanlış.

                Bunun daha iyi anlaşılması için biraz daha önceki ayetleri ele alarak aşağıda yazacağım.

                Önceki kısım 177 de bitirilirken bu defa Bakara 178 de "haksız yere öldürmelerde verilecek adil karşılık konusu" başlamaktadır. Devam eden ayetlerle de 183 e kadar bu konu işlenmektedir.

                selamlar,
                aorskaya

                Comment

                • aorskaya
                  Uzman Üye
                  • Aug 2009
                  • 932

                  #53
                  Fers Nickli Üyeden Alıntı
                  bakara 177 maldan bağış, 178 ile başlayan konu ve sonrası mal bırakma/vasiyet...

                  yanlış mıdır...
                  Evet, kardeşim hem de en büyük yanlışlardandır.

                  Bakara 177 nin, neden sadece maldan bağış olmadığını biraz daha önceki ayetlerden başlayarak yazınca daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

                  Bakara 174 den 177ye kadar olan kısımlarda imansızların anlatımı varken Bakara 177 de mümin anlatımı vardır. Yani bu ayet sadece mal bırakmaya ilişkin bir ayet bile değildirki, 178 de mal bırakmadan bahsedilebilsin.


                  BAKARA SURESİNDEN ALINTILAR:

                  174. Şüphesiz Allah'ın kitaptan, indirdiği bir şeyi gizleyen ve bunu [gizlediği şeyi] çok az bir bedelle satanlar; işte onlar, karınlarına ateşten başka bir şey yemezler. Ve kıyâmet günü Allah, onlara konuşmaz ve kendilerini temize çıkarmaz ve onlara acı veren bir azap vardır.

                  175. İşte onlar, hidâyet karşılığı sapıklığı, bağışlanma karşılığı azap satın alan kimselerdir. Bunlar, ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!

                  176. İşte bu, şüphesiz Allah'ın Kitab'ı hakk ile indirmesi sebebi iledir. Ve şüphesiz Kitap hakkında ihtilafa düşen şu kimseler kesinlikle çok uzak, bir parçalanma içindedirler.


                  Görüldüğü gibi 174,175 ve 176.ayetlerde imansızlar ele alınmaktadır.

                  177. Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz birr değildir. Ama birr [iyi olan kimseler], Allah'a, Âhiret Günü'ne/Son Gün'e, meleklere, Kitab'a, peygamberlere inanan; malını akrabalara, yetimlere, miskinlere, yolcuya ve dilenenlere ve boyunduruktakilere [kölelere], ona [Allah'a/mala/vermeye] sevgisi olmasına rağmen veren ve salâtı ikâme eden, zekâtı veren kimselerdir. Ve de sözleştiklerinde, sözlerini tastamam yerine getiren, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreden kimselerdir. İşte onlar, sadık olanlardır. Ve işte onlar, takvâlı olanların ta kendileridir.

                  İşte burada mal bırakmadan değil, bir müminin, bir takva sahibi kimsenin niteleliklerinden bahsedildiği görülmektedir.

                  Peki nasıl oluyorda, siz; "bu ayeti bütün olarak ele alıp, mümin anlatımı yerine, içinden bir kısmını ele alıp, bu ayet mal bırakmaktan, vasiyetten bahsediyor ve öyleyse 178. ayette vasiyetten bahsetmektedir" diyebiliyorsunuz?

                  Önceki ayetlerle İmansızlardan bahsedildikten sonra bu ayetle; iman edenlerin, yani müminlerin, yani takva sahiplerinin anlatımı yapılıyor. Sonraki ayet olan bakara 178 ila 182 ile de yine iman sahiplerinin ölüm ve öldürme durumlarında nelerle karşılaşacağı, neler yapmaları gerektiği anlatılıyor.

                  178. Ey iman etmiş kişiler! Ölümlü olaylarda kısas [âdil karşılık] size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, onun [ölenin] kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uymalı, ona güzellikle ödemelidir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim sınırları aşarsa artık acı veren azap onun içindir.

                  179. Ey kavrama yetenekleri olanlar! Takvâlı davranırsınız diye bu kısasta sizin için hayat vardır.

                  180. Sizden birinize ölüm hazır olduğu vakit, eğer bir hayır [mal] bıraktıysa, muttakiler üzerine bir hakk olarak, babası-anası ve en yakın akrabası için, ma‘rûf ile vasiyet etmek yazıldı [farz kılındı].

                  181. Artık her kim, bunu duyduktan sonra onu değiştirirse, onun günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah, en iyi işitendir, en iyi bilendir.

                  182. Artık her kim vasiyet edenin, bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden korkar da onların arasını düzeltirse, ona hiç bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.


                  İşte burada 182. ayetle iman edenlere haksız öldürmede yapılacak kısas ve onların vasiyetlerini hazırlamaları gereği anlatıldıktan sonra, devam eden ayetle de müminlere oruç sebepleri ile birlikte açıklanmaktadır.

                  183-184. Ey iman etmiş kimseler! Oruç tutmak, takvâ sahibi olasınız diye, sizden evvelkilere, sayılı günlerde, o nedenle sizden her kim hasta olursa veyahut yolculuk üzere olursa diğer günlerden sayısıncadır. Oruca takati zail olmuş olanlar/gücü yetenler üzerine ise bir yoksulun yiyeceği fidye vardır [borçtur]. Kim de gönüllü hayır [iyilik] yaparsa bu kendisi için çok hayırlıdır [yararlıdır]. Ve eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için hayırlıdır [yararlıdır]” şeklinde yazıldığı [farz kılındığı] gibi, size de yazıldı [farz kılındı].

                  Sanırım artık, kısasın mal bırakma olmadığı, haksız yere insan ölümüne sebebiyetlerde yapılması gerekenlerin anlatıldığı konusunda uyuşmazlık kalmayacaktır.

                  selamlar...
                  aorskaya

                  Comment

                  • Fers
                    Uzman Üye
                    • Sep 2012
                    • 304

                    #54
                    Bir müslüman diğer bir müslümana kardeşim diyemiyorsa, zaten olay bitmiştir. "Biradere, hele de bradere" hiç gerek yoktur.

                    Çünkü; birader;
                    1. Erkek kardeş anlamında,
                    2. yahu arkadaş, hey arkadaş anlamında seslenme olarak,
                    3. Masonların birbirlerine verdikleri ad olarak
                    kullanılır.
                    brader uçtun gittin, nerden nerelere geldin, şu yazdıkların bile senin maksadını ortaya dökmüş, niyetin paylaşım değil karşındakine "muhalif muamelesi yapmak adına ne dersen de" mantığı...

                    sıkıntı vermeye başladın...

                    Comment

                    • Fers
                      Uzman Üye
                      • Sep 2012
                      • 304

                      #55
                      Bakara 177 nin, neden sadece maldan bağış olmadığını
                      brader araya sokuşturma kelimelerle ifadelerimi yönlendirmeler yaparak benle fikir paylaşımı yapamassın, niyetin bilgi alışverişi olmadığı için senle yazışmak istemiyorum, ifadelerimi doğru ve tam olarak alıntılıyarak eleştirecek/üzerine yorum yapacaksan eyvallah yok bu şekilde gideceksen bi zahmet uzak elleme...

                      ve aatel maale alaa hubbihii zevil kurbaa vel yetaamaa vel mesaakiine vebnes sebiili, ves saailiine ve fiir rıkaabi.../
                      malına sevgi duyan ama ihtiyaç sahibi olarak görülenlere ondan verenler...

                      ifade ortada "malına sevgi duysan dahi ondan ihtiyaç sahiplerine veriyorsan" ayetin "el birre" kısmına dahilsin, bu ayet mal ile ilgili değil midir, öncesinde ve devamında
                      ki ifadeler onu mal konusundan soyutlar mı/mal dan ibaret değildir diye mal dan uzak mıdır, ne diye işin içine "sadece" sokuşturarak kendine yontuyorsun...

                      Comment

                      • Fers
                        Uzman Üye
                        • Sep 2012
                        • 304

                        #56
                        paylaştığın ayet meali,,

                        174. Şüphesiz Allah'ın kitaptan, indirdiği bir şeyi gizleyen ve bunu [gizlediği şeyi] çok az bir bedelle satanlar; işte onlar, karınlarına ateşten başka bir şey yemezler. Ve kıyâmet günü Allah, onlara konuşmaz ve kendilerini temize çıkarmaz ve onlara acı veren bir azap vardır.
                        kopyaladın yapıştırdın madem soruyorum buradaki koyu ifadeler nedir,
                        kur an da teşbih yok herşey doğrudan yazılmıştır diyen sen, neymiş bu "karınlarına ateş yemek" diğer ifade nedir "onlara konuşmaz" ne demek, kıyamet günü Allah onlara küsecek mi/muhatab olmayacak mı yargılamayı "görünür ayrı bir varlık olan melekleriniz" mi yapacak...

                        Comment

                        • Fers
                          Uzman Üye
                          • Sep 2012
                          • 304

                          #57
                          "bu ayeti bütün olarak ele alıp, mümin anlatımı yerine, içinden bir kısmını ele alıp, bu ayet mal bırakmaktan, vasiyetten bahsediyor ve öyleyse 178. ayette vasiyetten bahsetmektedir"
                          yazılan ifadelerden hiçbirşey anlamadığınız her ifadenizde ay gibi parlıyor, benim size örnek verdiğim ayetler 178-182 arasıydı 177 diyi "bak buda mal ile ilgili" diyerek sonradan koydum...

                          177 sade maldan paylaşım, mal bırakma ve vasiyetten bahseden ifadeler 178-182 arasındaki ayetlerin konusu, bu "sadece maldan ibarettir ve bu ayet mal bırakmaktan, vasiyetten bahsediyor" yapıştırmaları sana ait benden iyi niyet içermeyen yapıştırmalarını uzak tut...

                          Comment

                          • Fers
                            Uzman Üye
                            • Sep 2012
                            • 304

                            #58
                            İşte burada 182. ayetle iman edenlere haksız öldürmede yapılacak kısas ve onların vasiyetlerini hazırlamaları gereği anlatıldıktan sonra, devam eden ayetle de müminlere oruç sebepleri ile birlikte açıklanmaktadır.
                            bu alıntıladığın meallerle senin arandaki mesele, senin yorumun seni bağlar...
                            benim yorumum da ki meallendirme bana ait beni bağlar doğrusu budur iddiasında değilim şuan öyle yorumluyorum, belki günün birinde ilmim ve bakış açım genişler başka türlü yorumlarım ya da değişmez aynı kalır...

                            Sanırım artık, kısasın mal bırakma olmadığı, haksız yere insan ölümüne sebebiyetlerde yapılması gerekenlerin anlatıldığı konusunda uyuşmazlık kalmayacaktır.
                            senin ki yorumdan ötesi midir/hükm sana mı ait ki bu kadar net konuşuyorsun, ne de eminsin alıntılarından ve de kendinden, kibir midir/ayrı bir fitneci varlık olarak gördüğün iblis fısıltısı mıdır bu "hükm bana ait ahali ben ne dersem o" sen dedin anlaşmazlıklar bitti...

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #59
                              Fers Nickli Üyeden Alıntı
                              brader uçtun gittin, nerden nerelere geldin, şu yazdıkların bile senin maksadını ortaya dökmüş, niyetin paylaşım değil karşındakine "muhalif muamelesi yapmak adına ne dersen de" mantığı...

                              sıkıntı vermeye başladın...
                              "brader" diye bir hitabı müslüman olarak kabul edemediğimi, ya "kardeş" denmesi gerektiğini veya hiç bir şey denmeden yazışmalara devam edilmesi gerektiğini sana usulünce anlatınca, "sıkıntı vermeye başlamış" mı oluyorum!

                              Bu deyimi kullanmamanı istememe rağmen, ısrarla "brader" şeklinde hitaplarını devam ettirmen, senin bu konudaki kastını, senin daha kişilere yaklaşımında asgari müşterekleri kabul etmeye yanaşmaya niyetin olmadığını gösteriyor.

                              Bu şekilde davranarak verdiği sıkıntıları görmek istemeyen birinin, "sıkıntı çekmeye başlaması" inandırıcı değildir.

                              Müslümanların bir birine hitapları, kardeş yada selam olabilir. Bunları yapmayacaksan yapma, kimse senden aksini istemez. Ama, "brader" de deme yahu, bunda anlayamadığın neresi var?

                              selam,
                              aorskaya

                              Comment

                              • aorskaya
                                Uzman Üye
                                • Aug 2009
                                • 932

                                #60
                                Fers Nickli Üyeden Alıntı
                                brader araya sokuşturma kelimelerle ifadelerimi yönlendirmeler yaparak benle fikir paylaşımı yapamassın, niyetin bilgi alışverişi olmadığı için senle yazışmak istemiyorum, ifadelerimi doğru ve tam olarak alıntılıyarak eleştirecek/üzerine yorum yapacaksan eyvallah yok bu şekilde gideceksen bi zahmet uzak elleme...
                                Söylemediğin hangi sözü söylemişsin gibi yazdım da bunları konuşuyorsun?

                                Fers Nickli Üyeden Alıntı
                                ve aatel maale alaa hubbihii zevil kurbaa vel yetaamaa vel mesaakiine vebnes sebiili, ves saailiine ve fiir rıkaabi.../
                                malına sevgi duyan ama ihtiyaç sahibi olarak görülenlere ondan verenler...

                                ifade ortada "malına sevgi duysan dahi ondan ihtiyaç sahiplerine veriyorsan" ayetin "el birre" kısmına dahilsin, bu ayet mal ile ilgili değil midir, öncesinde ve devamında
                                ki ifadeler onu mal konusundan soyutlar mı/mal dan ibaret değildir diye mal dan uzak mıdır, ne diye işin içine "sadece" sokuşturarak kendine yontuyorsun...
                                Bir müminin olması gereken özelliklerinden sadece birisini ele alıp, bu ayet de maldan bahsediliyor, dolayısıyla bakara 178 deki kısas da vasiyet, yani mal bırakma ile ilgilidir diye söyleyebilen sen, ayetlerin anlamlarını kaydırdığını hala göremeyip,

                                "bu ayet mal ile ilgili değil midir, öncesinde ve devamında
                                ki ifadeler onu mal konusundan soyutlar mı/mal dan ibaret değildir diye mal dan uzak mıdır, ne diye işin içine "sadece" sokuşturarak kendine yontuyorsun..."


                                diye nasıl sorabiliyorsun?

                                Evet kardeşim, bir kez daha söylüyorum. Çok önem verdiği maldan infakta bulunma özelliğ anlatılsa bile bu ayet malla ilgili değildir. Bu ayet bütünüyle mümin ile ilgilidir, mümini anlatır.

                                Bakara 177. ayette müminlerin diğer özellikleri de anlatılıyor.

                                Hala aynı görüşünü sürdüreceksen, o zaman; "neden malla ilgili kısmı alıyor ve kısası da malla ilgilendiriyorsun, ayette örneğin salat da geçmektedir, o halde ayet salattan bahsediyor, kısas da salatla, yani eğitim, öğretim ile ilgilidir diye neden demiyorsun?" diye soruyorum.

                                selamlar,
                                aorskaya

                                Comment

                                Working...