Kuran'a göre miras hukuku

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • bartsimpson
    Super Moderator
    • Mar 2012
    • 692

    #31
    sevgili kuman sorularını ilgi ile takip ediyorum. devam lütfen.
    "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

    Comment

    • kuman
      Uzman Üye
      • Mar 2013
      • 583

      #32
      galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
      Dinler zamana ve ortama göre değişir görüşüne gelirsek, Allah'ın adet ve sünnetinde dolayısı ile din diye insanlara yaptığı bildiride hiçbir değişiklik bulamazsın. Anlayışlara/kişinin kendi anlayışına göre dinine/yani menfaatlerine, kendi anlayışına göre yön verilir ki bunun için "senin dinin sana benim dinim bana"dır.
      Ve "aklını çalıştıran" doğru yolu bulur.

      Amazon'da balta girmemiş orman içlerinde yaşayıp kendi komşu kabilelerinden başka insan ve din ile peygamber görmemiş olan yerliler
      bunlar cennete girmeyecekler mi?
      Maoriler?
      Eskimolar?
      Kızılderililer?

      Cennete veya cehenneme gitmek için illaki insanın din mi görmesi gerekiyor?
      Fıtrat ve vicdan bazı yerlerde yeterli olabilir mi Sayın Kuman?
      Ne dersin?

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      sayın yetkin,

      dengemi alt üst ettiniz teşekkürler. çok zor sorular.

      Comment

      • kuman
        Uzman Üye
        • Mar 2013
        • 583

        #33
        ....
        Last edited by kuman; 30. September 2017, 05:53 PM.

        Comment

        • kuman
          Uzman Üye
          • Mar 2013
          • 583

          #34
          sayın yetkin,

          Allah, dini gönderendir, din de bir değişiklik olmaz.

          Akıl yolu ile doğru yola ulaşabilir miyiz.

          Öncelikle İnsan akıl yolu ile ulaşabileceği, kendisinin algılayabildiği farkında olabildiği yada hissedebildiği olgulardır.
          İnsan aklı neden sonuç ilişkisi ile kavrayabildiği/algılayabildiği ne göre Akıl yolu bir yola ulaşabilir bu yolun doğru olup olmadığına da o insanlar karar verir.
          Bu yüzden doğru yol her zaman birden fazladır.

          Doğru yola ulaşırken insanlar coğrafi konum, iklim, bilgi/tecrübe gibi etmenleri kullanırlar bu açıdan doğru yol kavramı da bu bilgilerin farklılık gösterdiği yerlerde doğru yol olarak kullanılamazlar.
          Arap coğrafya sında yaşayan bir insanın doğru yolu ile Eskimo coğrafya sında yaşayan insanlar doğru yol farklıdır yada Anadolu da yaşayan insanlar için.

          Her coğrafyanın doğru yolu farklı olsa da hepsi akıl yolu ile bulunmuştur. Peki bulunan bu doğru yollar Allah ın bize gönderdiği/gösterdiği doğru yol mu dur
          Bana göre evet...

          Kur an da bulunan ve hüküm cümleleri içeren pek çok konuda verilen hükümlerin eskiden beri Arapların uyguladığı uygulamalar ise, ki öyle olduğu söyleniyor, Allah insanların ulaştığı yola doğru yol diyor.

          Yine bana göre Akıl yolu ile ulaşılan yol aynı zaman da Doğru yoldur ve herkes için farklılıklar gösterebilir.

          Doğru yol olarak siz din dir derseniz evet dinler coğrafya ya, iklime, tecrübelere ve zamana bağlı olarak değişir. Değişmek zorundadır.

          Eğer ki siz hayır doğru yol Kur an da gösterilen yoldur derseniz eğer Eskimolar, Kızıldereliler, Çinliler, Moğollar, Hintliler, Ruslar, Afrikalılar, Astekler, maalesef cennet e gidemiyeceklerdir.

          Akıl yolu ile doğru yol bulunabilir dediğim içn de Fıtrat ve vidan yada diğer başka şeyler söylememe gerek yok sanırım.

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #35
            kuman Nickli Üyeden Alıntı
            Kur an da bulunan ve hüküm cümleleri içeren pek çok konuda verilen hükümlerin eskiden beri Arapların uyguladığı uygulamalar ise, ki öyle olduğu söyleniyor.....
            Olur mu öyle şey:
            Şura-13:-Süleyman Ateş: "O size, dinden Nûh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrâhim'e, Mûsâ'ya ve Îsâ'ya tavsiye ettiğimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allâh dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir"

            4.Nisa-163:-"Muhakkak ki Biz, Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrâhîm'e, İsmail'e, İshak'a, Yâkub ve torunlarına, İsa'ya, Eyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Ve Davud'a Zebur'u verdik."

            Saygın kuman.
            Alıntıdaki gibi düşünenler, ne kadar Arap gibi hareket ederlerse o kadar Arap olacaklarını ve dolayısı ile din Araplar'a indiğinden onlara benzeyince daha Müslüman olacaklarını zanneden, Arap örfünü "din" diye kabul eden zavallılardır. Bilmiyorlar ki Allah ikaz etmeden, uyarmadan helak etmez ki bunlar da Muhammed Peygamber ile ikaz edilmiş, sapkın ve mimlenmiş olanlardır.

            Bu nedenle gerek giyiniş, gerek hareket tarzı gerekse de başka diğer yönlerden "kendi" olmayıp kişiliksiz taklitçileri kınıyorum.

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 24. October 2017, 08:58 AM.

            Comment

            • kuman
              Uzman Üye
              • Mar 2013
              • 583

              #36
              sayın yetkin abi,

              Nuh tan öncesini ne olacak yada
              Asya, Afrika, Amerika, Avustralya gibi yerlerde yaşayanlar ne olacak peki ?

              O alıntı İhsan Eliaçık tan idi

              Comment

              • yolcu42
                Uzman Üye
                • Oct 2016
                • 183

                #37
                Burada cevap şu olabilir,
                "siz sadece kendinize bakın"
                (kişi önce allahın istediği bir kul olmalı ve çevresine bunu tavsiye etmelidir.
                Başkalarının ne olacağı ,bizi alakadar etmemeli.)(taha51)

                Bu düyada bazısı bazısının sınavıdır
                Bakınız(furkan20-enam53-enfal28)

                Şu sorunuza 2 cevabım olacak,
                "eskimoların durumu ne olacak"
                Cevap

                1.dünyanın her yanında "tanrı" kavramı geçen her topluma kutsal kitap gelmiştir bence.
                Örneğin,
                "gök tanrı" inancı kökünde kutsal bir kitaptan besleniyor gibi.
                Veya bir budist rahibinin ibadet şekli bize tanıdık gelir.

                Fakat her dinde şeytan,bu inanca şirk bulaştırmıştır.

                Burada yaşayan kişi,üzerinde bulunduğu dini akıl ve vicdan süzgecinden geçirdiği zaman şirki terkeder veya kendine doğru bir din bulur diye düşünüyoru


                2. Bazı toplumlara (henüz) uyarıcı gelmemiştir.(yasin6)
                Zannımca Bunlar sorumlu değildir.
                (bu 2. cevap daha makul sanırım.)

                Bu fikirler zannımdır.
                En doğrusunu allah bilir.
                Last edited by yolcu42; 13. October 2017, 10:24 AM.

                Comment

                • galipyetkin
                  Uzman Üye
                  • Sep 2011
                  • 1389

                  #38
                  Sayın Kuman.

                  Şimdi iki ayet yazıyorum:

                  Bakara Süresi, 35 – 39. Ayetler:
                  “Dedik ki: ‘Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.’. Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, ‘Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır’ dedik. Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz o, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır. ‘İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir’ dedik. İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.”

                  Ta – Ha Süresi, 115 – 123. Ayetler:
                  “Andolsun, bundan önce biz Adem’e (cennetteki ağacın meyvesinden yeme diye) emrettik. O ise bunu unutuverdi. Biz onda bir kararlılık bulmadık. Hani meleklere, ‘Adem için saygı ile eğilin’ demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı. Biz de şöyle dedik: ‘Ey Adem! Şüphesiz bu (İblis) sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra mutsuz olursun.’. ‘Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur.’. ‘Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın.’. Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: ‘Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?’. Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı. Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi. Allah şöyle dedi: ‘Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.’.”

                  Ayetlerden de anlaşılıyor ki İnsanlara uyarıcı gelmeden de, dolayısı ile yaradılıştan gelen fıtrat ve akıllarının çalıştırılması, vicdan vs. gibi olumluya sevk edici hissiyat ve kurallar ile de mesela bir kabileyi idare eden örf ve adetleri ile de o kabilenin insanı cenneti yaşayabilmektedir.
                  Uyarıcıların gönderilmesi ve ayetlerin indirilmesi ise insanlar sapıttığında, onları ikaz ve doğru yola döndürmek için.......

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Last edited by galipyetkin; 13. October 2017, 03:56 PM.

                  Comment

                  • bartsimpson
                    Super Moderator
                    • Mar 2012
                    • 692

                    #39
                    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                    Uyarıcıların gönderilmesi ve ayetlerin indirilmesi ise insanlar sapıttığında, onları ikaz ve doğru yola döndürmek için.......

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    o halde "la ilahe" demenin bu derece zorlaştığı günümüzde ya yeni bir uyarıcıya ihtiyaç var yada kıyamet yaklaştı...
                    "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #40
                      sayın yetkin,

                      İki ayette de herhangi bir şekilde akıl vicdan yada fıtrata atıf yapan bir kelime dahi geçmiyor ancak bir şekilde tevil yada yorum yada çıkarım yaparsınız bulursunuz ancak üzgünüm ben yapamıyorum.

                      Fıtrat veya vicdan insanların topluluk olarak yaşayıp daha doğrusu ekip biçmeyi öğrenip yerleşik hayat geçmesi ile başlayan bilgiler zinciridir

                      Örneğin ; İnsanoğlunun fıtratında yardımseverlik vardır.
                      Cümlesi tamamen yanlıştır yerleşik hayata geçmeden önce yapılan yardım sadece zayıflıktan kaynaklanıyordu ancak siz bu zayıflık zaten Allah ın öngördüğü ve insanların yardımlaşması için gerekli bir olgu idi zaten derseniz ben sadece
                      Eyvallah derim..
                      YErleşik hayat ise zaten tamamen birbirine yardım üstüne kurulu bir düzendir yardım yoksa toplum düzen yoktur
                      Asıl soru şu tüm bunlar bizim Fıtrat özelliğimiz mi yoksa zorunluluk mu ?

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #41
                        Saygın kuman.

                        Bakara:
                        30. ayette şöyle der:"...... (Melekler de): “Orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? ........"
                        31. ayet: "Ve (Allah), Âdem’e, (Allah’ın) isimlerinin hepsini (bu isimlerdeki hikmetleri) öğretti. ..........."
                        32. ayet: "(Melekler): “Seni tenzih ederiz.” dediler. “Senin bize öğrettiğinden başka (hiç) bir ilmimiz yoktur. ....."
                        33. ayet: "(Allah): “Ey Âdem! Bunları onlara, isimleriyle haber ver (bildir).” dedi. Âdem onları isimleriyle onlara bildirdiği zaman .........."
                        34. ayet: "Ve meleklere: “Âdem’e secde edin.” ..........
                        35. ayet: "Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin, cennette yerleşin. ......".

                        Bu pasajdan da anlaşılıyor ki anlatılanlar insanın ilk yaratılışı değil, yaratılıştan uzun, çok çok uzun bir zaman(dehr) geçmesinden ve insana bilgi üfürülmesinden sonra bilgi sahibi/medenileşmiş insana yapılan ikinci secdedir. İlk secde yaratılıştadır.
                        Cennette toplu olarak yaşamak da, adem ve eşinin/benzerlerinin bu bilgiye sahip olmalarından sonradır.
                        Bu bir yorum değil, kitabın anlatısı.

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin.
                        Last edited by galipyetkin; 16. October 2017, 03:27 PM.

                        Comment

                        • kuman
                          Uzman Üye
                          • Mar 2013
                          • 583

                          #42
                          sayın yetkin,

                          Size bir sorum olacak.
                          Şimdi akıl,fıtrat ve vicdan ile doğru yolda olabiliyorsak neden Peygamberlik var yada peygamberliğe neden ihtiyaç var ?
                          Eğer peygamberlik var ise bu üçlü işe yaramıyor demek olmaz mı

                          Bu koşulda Kızılderili ve Eskimolar haydi cehenneme tekrar.

                          Sanırım peygamberlik yada bu üçlü kuvvet aynı yerde tanımlanamaz.

                          Yada bu üçlü kuvvet ve peygamberlik birbirini tamamlıyor biri olmadan diğeri olmuyor. Peygamber sadece bu üçlü kuvvetin çalışmasını sağlamak için mi geliyor?

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #43
                            Arkadaşım.

                            Daha evvel sana şurayı işaret etmiştim. http://hanifler.com/showthread.php?t=2616
                            İstersen bir daha göz at.
                            Orada bir insanın neden sapıttığı çok açık bir şekilde anlatılıyor.
                            Bizim normal hayatımızda da mesela bir tek sigaradan, veya bir kadehten bir şey olmaz dedikten sonra müptela olanımız az mı?
                            Tövbe ile eski hale dönülmez ise, bu sapıtma toplumsal düzeye ulaşınca da İkaz, dolayısı ile peygamber şart oluyor.

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin
                            Last edited by galipyetkin; 17. October 2017, 12:01 PM.

                            Comment

                            • kuman
                              Uzman Üye
                              • Mar 2013
                              • 583

                              #44
                              Yok galip bey benden bu kadar siz sinirlenmeye başladınız.
                              Ben nerede duracağımı bilirim.
                              Benim sorularım gıcıklık olsun diye değil ama galip bey.
                              Saygılar

                              Ama bir sorum olacak size Peygamberden sonra hemen bir kaç sene sonrasında başlayan bozulma halen artarak devam etmekte türlü sapkınlıklar türlü bozulma devam ederken neden bir peygamber daha gelmiyor ?
                              Allah bizden ümidini mi kesti yoksa söz söylendi ve son peygamberin gönderildiği söylendiği için mi ?
                              Last edited by kuman; 21. October 2017, 11:04 PM.

                              Comment

                              • kuman
                                Uzman Üye
                                • Mar 2013
                                • 583

                                #45
                                yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
                                Burada cevap şu olabilir,
                                "siz sadece kendinize bakın"
                                (kişi önce allahın istediği bir kul olmalı ve çevresine bunu tavsiye etmelidir.
                                Başkalarının ne olacağı ,bizi alakadar etmemeli.)(taha51)

                                Bu düyada bazısı bazısının sınavıdır
                                Bakınız(furkan20-enam53-enfal28)

                                Şu sorunuza 2 cevabım olacak,
                                "eskimoların durumu ne olacak"
                                Cevap

                                1.dünyanın her yanında "tanrı" kavramı geçen her topluma kutsal kitap gelmiştir bence.
                                Örneğin,
                                "gök tanrı" inancı kökünde kutsal bir kitaptan besleniyor gibi.
                                Veya bir budist rahibinin ibadet şekli bize tanıdık gelir.

                                Fakat her dinde şeytan,bu inanca şirk bulaştırmıştır.

                                Burada yaşayan kişi,üzerinde bulunduğu dini akıl ve vicdan süzgecinden geçirdiği zaman şirki terkeder veya kendine doğru bir din bulur diye düşünüyoru


                                2. Bazı toplumlara (henüz) uyarıcı gelmemiştir.(yasin6)
                                Zannımca Bunlar sorumlu değildir.
                                (bu 2. cevap daha makul sanırım.)

                                Bu fikirler zannımdır.
                                En doğrusunu allah bilir.
                                sayın yolcu 42,

                                Ben kendime bakacaksam eğer İnsanoğlu tek yaşamalıdır topluluk içinde doğmamamlı ve yaşamamalıdır. Eğer topluluk içinde yaşıyorsanız kendinize bakamazsınız.
                                Sizden uzak bir topluma bakmayın diyorsan eğer Mushaf Evrensel dir diyorsanız yani tüm zamanları ve tüm coğrafya yı kapsamalı değil mi ?
                                Yani bakman gerekiyor.

                                Sizin cevabınıza cevabım,
                                Yok eskimolora gelmedi herhangi bir kutsal kitap. Kızılderililere de gelmedi. Ben ispatlarım da sen nasıl ispatlayacaksın ?

                                Diğer inanç sistemlerine Şeytan şirk bulaştırdı da sizin ki ni Es mi geçti ? Diğer inanç sistemlerini Şirk olarak tanımlayabilmek için çok fazla fırın ekmek yemek gerekir bence.

                                Şirk i akıl süzgeçinden geçirdik doğru dini nasıl bulacak kişi 1650 yılında yaşayan eskimo ?
                                ilk önce mushafı bir okumalı ki Allah ne diyor bilsin yoksa nasıl bilecek yaratanın ondan ne istediğini!
                                Din bir yaşam tarzı olarak kabul ederseniz Eskimo ile Çöl Bedevisini nasıl aynı konuma sokacağız ?

                                Comment

                                Working...