allah kimi dilerse hideyete erdirir?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • yolcu42
    Uzman Üye
    • Oct 2016
    • 183

    #1

    allah kimi dilerse hideyete erdirir?

    Kuranda Allah dilemeden iman edilemeyeceği açıktır.

    Ayetlerde Allah sabredenleri, adil olanı, iyilik ve yardım edeni, tevekkül edeni, sakınanı vb...sever diyor.(3/76-3/134-3/146-3/159-5/42-5/93-9/108-49/9-60/8-61/4)Allahın sevgisini kazandıran eylemler.

    Üç kavram daha var. tezekkür, iman, şükür.

    İşte bunlar Allahın sevgisini kazanan veya seçtiği kuluna lütfudur.
    (Bu iki grup kavramın kurandaki dikkat çeken farklı kullanımlarını aşağıda anlatacağım inşallah.)

    Yani adaletli ,yardımsever, olarak Allahın sevgisini kazanan kimse için Allah tezekkür yeteğini artırır.

    Böylece kişinin atomdaki,canlılardaki,göklerdeki ve kitaptaki mucizeleri görmesi ve imanının artması beklenir.

    Böylece kişi allah ve ahiret inancı arttığı için hep şükür halinde mutlu olur.Çünkü dünyanın geçiciliği,asıl hayatın ahiret olduğu,allahın hep yanında olduğu gerçeği kişinin mutlu olmasına,tevekkülün keyfini yaşamasına sebep olur.En doğrusunu Allah bilir.

    Tezekkür,kişinin allahın ayetlerini görüp imanın artması için sebeptir.

    Şükür ise imanın göstergesidir.yani kişinin imanı ne kadar güçlüyse o kadar hayatından memnundur(allaha minnet duyar).Allahın ona verdikleriyle mutlu olur.bardağın boş tarafına bakmaz. (göğsü sanki göğe yükseliyormuş gibi daralmaz enam125)

    Elinde olana minnet duymak gibi sanırım.

    Kuranda bu iki grup kavramların dikkat çekici farklı kullanımları:

    Ne az iman ediyorsunuz.Ne az tezekkür ediyorsunuz.Ne az şükrediyorsunuz (7/10-23/78-40/58-69/41-)ayetleri vardır.(dikkat edin tezekkür,iman,şükür hep aynı kalıplarla geliyor)fakat ne az tevekkül ediyorsunuz.Ne az adaletli davranıyosunuz. gibi ayetler yoktur.Yani biz az iman ediyorsak demekki Allahın sevgisini yeterince kazanamamışız demektir(?).

    Allah tevekkül edeni sever. Allah adil olanı sever....der. Fakat bu tabirler yine iman,şükür, tezekkür kelimeleri için geçmez.

    Yani tevekkül,adalet,infak,....Allahın sevgisini kazanmak için sebep, tezekkür iman ,şükür ise Allahın bu kişiye hediyesidir,sonuçtur.

    Şükür ve imanın zıt anlamlısı kuranda küfür olarak geçer.Yani ikisi aynı anda artar azalır.Şeytanın yemini şudur,onlardan çoğunu şükreder bulamayacaksın.

    Ayetlerde iki kalıp geçer. Allah dilmedikçe iman edemezsin.(6/111) ve Allah dilemedikçe tezekkür edemezsin(74/56)

    Yani biraz karşık oldu.kusura bakmayın sonuç olarak zannımca tezekkür, iman, bizim elimizde değildir.Allahın adil, yardımsever ,sakınan, tevekkül eden kullarına bir lütfudur.
    Veya seçilmiş kullarına.(hac78)

    Ayrıca(maide41-49 tevbe55 saffat80-121 hucurat14-15-16-17özellikle hucurat 17)(hud34)(araf43)(enam111)allahın dilediği açıktır.

    Allah dilediği kulları seçer.herkes bir değil.bakınız(hacc78)

    (tabiki burada allah sadece bu kişileri diler demiyorum.allah dilediğini yapar.
    Yani çok iyi birisi niye ateist olmuş diyemeyiz.allahın bildiği bizim bilmediğimiz sırlarda vardır.bize düşen allahın sevdiği bir kul olmak için çabalamak ve dua etmektir)

    En doğrusunu rabbim bilir.Bu yalnızca benim zannımdır.
    Last edited by yolcu42; 14. January 2018, 09:40 AM. Sebep: çok karışık olmuş
  • Abdullah Tanrıkulu
    Yeni Üye
    • Dec 2016
    • 20

    #2
    Evet Allah yalnızca dilediğini hidayete erdirir, En zekiyi, en çok araştıranı, en çok bileni, en çok dindar gözükeni değil.
    Diledikleri ise RABBİN ÖĞRETTİKLERİNİ HAYATINA KOYARAK hidayeti hak edenlerdir.

    Comment

    • yolcu42
      Uzman Üye
      • Oct 2016
      • 183

      #3
      Abdullah kardeşim çoğu konuda benzer düşünüyoruz galiba.

      "Özgür irademiz yoktur."konusuna yazı yazmıştım.düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #4
        Biraz ağır gibi olacak ama sakın alınmayın kişileri hedeflemiyorum: ifade tarzını kınıyorum, siz de beni kınayın.. İfade edeceğinİzi anlatmak için daha seçici olun, UYGUN İFADELER KULLANIN. Benim gibi olmayın.
        Ne demek "özgür irademiz yoktur"
        Allah bizi "HALİFE" olarak yarattı.
        bir de cennet yanında da cehennemi yarattı, iş olsun diye mi? Cehenneme gidecekler için yazı-tura mı atıyor?
        Kısa boyutta düşünüyorsunuz. Beyniniz ve düşünceniz bütünün içinde olmalı. O bütün de Kur'an'ın felsefesi.

        Şöyle ki:
        Eğer özgür iradeniz yoksa:
        esirsiniz;
        hıyar gibisiniz demektir, yani onun toprağa bağlı olduğu gibi bir yerlere bağlısınız;
        salaksınız,
        yaptıklarınızdan sorumlu olamayacağınızdan tımarhaneliksiniz....
        Daha fazla uzatmaya gerek yok.
        Bu durumda "insan" olarak birey olarak yoksunuz.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        Last edited by galipyetkin; 3. September 2017, 03:44 PM.

        Comment

        • yolcu42
          Uzman Üye
          • Oct 2016
          • 183

          #5
          Değerli kardeşim,
          "Özgür irademiz yoktur"başlığını ben yazmadım.
          Konuya insanlar iki türlü yaklaşıyor.kader var mı yok mu diye.
          Yazımda 3. Seçenek olabileceğini tamamen ayet no vererek yazmaya çalıştım.

          Eğer verdiğim ayetler ve benim yazım arasında en ufak bir çarpıtma olduğunu görürseniz bana da söyleyin de bu kardeşinizi de bir yanlıştan kurtarın
          Çünkü ben de en doğrusunu arıyorum
          Esenlikler

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #6
            Sayın yolcu42.

            O yazdıklarım seni veya herhangi bir kişiyi hedeflemiyor ki.
            Orada genele hitap ile bir düşüncemin anlatılması var.
            Alıngan olma.
            Eğer ben birini hedef alırsam onun ismini zikretmekten çekinmem ki.

            Yazdıklarım biraz kabaca olsa bile arkadaşların (sen dahil),kolay anlaşılıp da düşünüp araştırmaya yönelmesi hedefini taşıyor.

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 3. September 2017, 04:05 PM.

            Comment

            • dost1
              Site Yöneticisi
              • Sep 2008
              • 1905

              #7
              Selamun aleyküm, değerli kardeşlerim,

              Müzakerelerinize ışık olması dileğiyle.


              “مشيئة Meşiet” sözcüğü, Türkçe`ye de aynen Arapça`daki anlamıyla geçmiş olan ve sözlük anlamı “Bir şey üzerinde karar vererek onu yapmaya azmetmek” olan “إرادة irade” sözcüğü ile eş anlamlı bir sözcüktür. Bu durumda nasıl “İrade” Allah`ın sıfatlarından biri ise, “Meşiet” de Allah`ın ilim ve kudret sıfatlarından başka ayrı bir sıfattır. Ancak dinî gelenekte Allah`ın bu sıfatı belirtilirken “Meşiet” değil de daha çok “İrade” kullanılmış ve kullanılmaktadır.
              Genel olarak, irade sahibi olanın elindeki seçeneklerden bir tanesi üzerinde karar vermesi, yani bir seçenek üzerindeki tercihi şeklinde ortaya konan irade/ meşiet sıfatı, Allah için açıklanmak istenirse; “Allah`ın olabilecek veya olmayabilecek her şeyi, dilediği zamanda ve dilediği niteliklerde yapması veya yapmaması” şeklinde ifade edilebilir. Bu tanım, evrendeki olmuş veya olacak her şeyin Allah`ın dilemesiyle olduğunu ve olacağını, O`nun her dilediğinin mutlaka olacağını, dilemediğinin ise asla olmayacağını bildiren şu ayetlerle de Kur`an`dan destek almaktadır:

              Âl-i Imran; 47: … Dedi ki: Bu böyledir! Allah dilediğini yaratır. O bir şeye karar
              verince, yalnızca “Ol!” der o da oluverir.

              Ya Sin; 82: O bir şeyi dilediğinde, O`nun buyruğu yalnızca o şeye “Ol!”
              demektir; o da oluverir.

              Allah insanlara inanç özgürlüğü tanımıştır:

              Nitelikleri yukarıda açıklanmaya çalışıldığı ölçülerde bir Meşiet/ İrade sahibi olan Allah, bu sıfatından, kapasiteleri nispetinde insanlara da bahşetmiş ve insanlara inanç özgürlüğü, özgür irade ile seçim hakkı tanımıştır.
              Herkes bilir ki, insanları baskıyla bir şeye inandırmak veya inandırmamak mümkün değildir. İnanç bir gönül işidir, kalp işidir. Bu sebeple insanların kalplerine nüfuz etmek, beyinleri kontrol etmek mümkün değildir. İnanç konusunda insanları zorlamak ise iki yüzlü kimselerin oluşmasından başka bir işe yaramaz. Ayrıca جبر cebr/ zorlama, baskı, imtihan esprisine de aykırıdır. O nedenle Yüce Rabbimiz bu konuda insanları özgür bırakmıştır. Şimdi bu sözlerimize Kur`an desteği aramak üzere Rabbimizin ayetlerine bir göz atalım:

              Bakara; 256: Dinde zorlama yoktur; rüşd ğayden (iman küfürden, iyi
              kötüden, güzel çirkinden, doğruluk sapıklıktan) iyice
              ayrılmıştır. O halde kim tağutu tanımayıp Allah`a inanırsa,
              kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah,
              hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

              Hud; 28: … “…Hoşlanmadığınız halde, zorla sizi buna mecbur mu
              ediyoruz?”

              Kâfirun; 6: “Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim
              içindir.”

              Yunus; 99: Oysa Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi topluca
              inanırdı. Artık, inananlar olmaları için, insanları sen mi
              zorlayacaksın?

              Teğâbün; 2: O sizi yaratandır.. Kiminiz kâfirdir, kiminiz mümin. Allah
              yaptıklarınızı görmektedir de.

              Kehf; 29: Ve de ki: “O hak Rabbimizdendir. Artık dileyen iman etsin,
              dileyen inkâr etsin.” Çünkü biz zalimler için öyle bir ateş
              hazırladık ki, duvarları, çepeçevre onları içine alan. Eğer feryat
              edip yardım isteseler, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su
              ile cevap verilir. O ne kötü bir içecektir ve dayanma yeri olarak
              ne kadar kötüdür!

              Zümer; 7: Eğer inkâr ederseniz, gerçekten Allah, sizden zengindir (size
              muhtaç değildir). Bununla birlikte, kulları için,
              küfürden/inkârdan hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz, sizden
              bunu hoşnutlukla karşılar. …

              Zümer; 15: “Buna rağmen siz , onun astlarından dilediğinize kulluk edin!”...

              Fussılet; 40: … Dilediğinizi yapın, gerçekten O, yaptıklarınızı görendir.

              İnsan; 2, 3: Doğrusu biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan
              edeceğiz bu nedenle onu işitici, görücü yaptık. Kuşkusuz biz
              ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.

              Nahl; 9: Doğru yolu göstermek Allah`a borçtur. Çünkü yolun eğrisi de
              vardır. Oysa, Allah dileseydi, elbette, hepinizi doğru yola iletirdi.

              Secde; 13: Biz dileseydik, hiç kuşkusuz, herkese doğru yolu getirirdik.
              Ama tarafımdan şu söz kesinlik kazanmıştır: “Hiç kuşkusuz,
              cehennemi, cin ve insten (her tür insandan) tamamen
              dolduracağım.”

              Maide; 48: … Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet yapardı. Ama bu,
              verdikleri konusunda sizi denemek içindir. …

              Nahl; 93: Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı. Fakat
              Allah dilediğini saptırır ve dilediğine de hidayet verir (dileyeni
              saptırır dileyeni doğruya ulaştırır). Şüphesiz ki, bütün
              yaptıklarınızdan sorumlu tutulacaksınız.

              Yunus; 108: De ki: “Ey insanlar! Rabbinizden, elbette, size gerçek gelmiştir.
              Artık doğru yola giren, ancak kendisi için girmiş ve gerçekten,
              sapan da, kendi zararına sapmıştır. Ve ben, sizin üzerinize
              vekil (sizden sorumlu) değilim.”

              İsra; 15: Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa
              ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkâr başkasının günah
              yükünü çekmez. Biz bir peygamber göndermedikçe, azap
              edeci değiliz.

              Nahl; 36: Ant olsun ki biz her ümmete, “Allah`a ibadet edin ve putlara
              tapmaktan sakının.” diyen bir peygamber gönderdik. Allah, bu
              ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık
              hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın
              yalanlayanların sonu nasıl olmuş?

              Şûra; 20: Her kim ahiret kazancını isterse, biz onun kazancını artırırız,
              her kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz, ama
              ona ahirette hiçbir nasip yoktur.

              Hud; 15: Her kim şimdiki hayatı ve süsünü isterse, yaptıklarının
              karşılığını, hiç eksiltmeden, orada tastamam veririz. Onlar
              orada hiçbir zarara uğratılmazlar.

              İsra; 18: Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz
              kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. …

              (Benzer ayetler: En`âm; 35, Rad; 31, Şuara; 3, 4)


              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
              Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
              Allah'a emanet olunuz.
              Halil Ay

              Comment

              • yolcu42
                Uzman Üye
                • Oct 2016
                • 183

                #8
                Halil hocam,"allahı dileyen hideyete erer" derken kastınız,
                "meal öyledir" mi,
                yoksa "mealden kasıt öyledir" mi

                Meal öyle derseniz,çoğu ayet zamirleri o meali karşılamıyor
                (6/111)"Onlar allahı dilemeden doğru yola ulaşamazlardı."
                olsaydı,"yeşae" yerine "yeşaüne" gelmesi gerekirdi diye düşünüyorum.(bu ayrıca size sorumdur,çünkü arapçanız benden kat kat iyidir kanaatimce.bir yanlışım varsa yardımınızı bekliyorum)

                Kasıt öyle derseniz,örneğin düşünün bir adam dünya hırsıyla allahın sevdiği tavırlardan uzak yaşasın.ne adaleti gözetsin ne yardım yapsın.sadece cebini doldursun.
                Veya allahın sevmediği"kibirlenme" "böbürlenme" gibi fiillerle yaşasın

                Sonra desin ki bu dünyada işim iyi,ahireti de kurtarayım desin,her gece sabahlara kadar kuranı anlamaya çalışsın.

                Ben anlayamaz demiyorum.yanlış anlamayın fakat....allah bilir...

                Ayrıca bazı ayetlerde dileyen iman etsin diyor.bir tanesinde yanılmıyorsam devamında,allah dilemeden siz dileyemezsiniz diyor.(yani,bu kesinlikle bir çelişki değil aksine şöyle bir kast var sanki,
                "iman etmeyi diliyorsan benim sevgimi kazan ben de imanını artırayım gibi.")

                Kasıt olarak tamam,kişi allahı dilerse zaten onun sevgisini kazanmak için uğraşır allah da dilerse o kişiye hidayet verir.


                Fakat benim fikrim yukarı da belirttiğim gibi önce kaliteli,adaletli,yardımsever,sakınan,.... İnsan olup allahın sevgisini kazanarak (yukarıda verdiğim ayetlerde bu kişileri sevdiğini söylüyor)onun bizi hidayete erdirmesi için dua etmek.

                Ayrıca müşrikler diyor ya (enam148)(nahl35)allah dileseydi ortak koşmazdık veya hiçbir şeyi haram kılmazdık.
                Müşrkler bu söylemi,"senin iddian böyleyse zaten şirk koşmamızı allah dilemiş" demektedir veya "onlar allahın rasgele bir seçim yaptığına inanıyorlardı"kanaatindeyim.

                Çünkü,ayetin devamına "hiçbir şeyi haram kılmazdık" diyorlar. Müşrikler"bunu allaha iftira atarak allah böyle emretti diyorlardı.şimdi "yok biz allaha iftira attık diye itiraf yapmadıklarına göre,
                "Senin iddian biz haramlar oluşturuyoruz ve allah dilemiş bunu,o zaman zaten biz suçsuzuz."demektedirler.
                Allah,"onların bu konuda bir ilmi mi var."diyor.
                İlim şu zannımca,allah dilediğini hideyete erdirir fakat bunu rasgele yapmaz,sevdiğini hidayete erdirir.

                İlginç olan bir sonraki ayette (enam 149)
                Eğer dileseydi hepinize hidayet verirdi demesi.
                Burada siz allahı dileseydiniz olması için "yeşae" yerine "teşaune" olması gerekir.
                Böyle düşünüyorum.En doğrusunu allah bilir.

                Şu ayetler allahın dilediği konusunda çok net ifadeler veriyor sanki.( men yeşae) ifadeleri geçmiyor çoğunda,(tevbe55)(hud34)(araf43)(maide41-49)(saffat80-121)(hucurat14-15-16-17)


                Kaderde sizinle ayrı fikirlerde karşılaşmak da varmış.
                Last edited by yolcu42; 4. September 2017, 10:18 AM. Sebep: "

                Comment

                • Abdullah Tanrıkulu
                  Yeni Üye
                  • Dec 2016
                  • 20

                  #9
                  @yolcu42 size katılıyorum.
                  Kasas 56'da söylendiği gibi, Allah DİLEDİĞİNİ hidayete erdirir. İnsanlar bu ifadenin özgür iradeyi hiçe saydığını zannettikleri için OLDUĞUNDAN farklı şekilde tevil etmeye çalışıyorlar (başka ayetlerle de çeliştiği için). Halbuki "dilediğimi" diyen Rab kimler (ÖZGÜR İRADESİ İLE NELERİ YAPANLAR/YAPMAYANLAR) için hidayeti dilediğini de açıklamış. Dolayısıyla Kuran'a bütün olarak baktığımızda bu ifadede özgür irade açısından zaten bir sorun yok.
                  Last edited by Abdullah Tanrıkulu; 4. September 2017, 05:44 AM.

                  Comment

                  • yolcu42
                    Uzman Üye
                    • Oct 2016
                    • 183

                    #10
                    Abdullah bey teşekkürler.
                    Benim düşündüğüm ve sizin söylediğiniz şu olabilir mi(tabi ki farklı düşündüğümüz noktalar da vardır),iyi insan olmak ve allahın sevgisini kazanmak bizim şeçimimizdir,
                    Ancak İman etmemiz ise bizim elimizde değildir,allahın sevdiği iyi kullarına hediyesi.(hidayetin kelime kökü burdan geliyor olabilir)
                    Biz iyi insan olmazsak,dünyaya hırsla bağlanırsak,allahı ve ahiret gününü unutursak allah kalbimizi mühürler ve ne kuranı anlarız ne de doğadaki ayetleri görebiliriz.


                    (yunus7)

                    En doğrusunu allah bilir.
                    Last edited by yolcu42; 7. October 2017, 07:47 PM.

                    Comment

                    • Abdullah Tanrıkulu
                      Yeni Üye
                      • Dec 2016
                      • 20

                      #11
                      yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
                      Abdullah bey teşekkürler.
                      Benim düşündüğüm ve sizin söylediğiniz şu olabilir mi(tabi ki farklı düşündüğümüz noktalar da vardır),iyi insan olmak ve allahın sevgisini kazanmak bizim şeçimimizdir,
                      Ancak İman etmemiz ise bizim elimizde değildir,allahın sevdiği iyi kullarına hediyesi.(hidayetin kelime kökü burdan geliyor olabilir)
                      Biz iyi insan olmazsak,dünyaya hırsla bağlanırsak,allahı ve ahiret gününü unutursak allah kalbimizi mühürler ve ne kuranı anlarız ne de doğadaki ayetleri görebiliriz.En doğrusunu allah bilir.
                      Aynen katılıyorum. Hidayet tamamen Allah'ın elindedir. Geri kalan her şey (peygamber ve kitap dahil) hak edenin yakınlaşması hak etmeyenin de uzaklaşması için birer araçtan ibarettir.

                      Aslında bence daha doğrusu; ilmi sonsuz olan yüce Alim'in her şeyi hesaplayarak yarattığı TAM OTOMATİK işleyen sistem böyledir. Sistemi yaratan o olduğu için fail Allah'tır.

                      Comment

                      • yolcu42
                        Uzman Üye
                        • Oct 2016
                        • 183

                        #12
                        Tam otomatik işleyen sistem fikrinize aynen katılıyorum.
                        Teşekkürler

                        Comment

                        • galipyetkin
                          Uzman Üye
                          • Sep 2011
                          • 1389

                          #13
                          Özgür irademiz yoktur."
                          Evet Allah yalnızca dilediğini hidayete erdirir,
                          O halde cennete veya cehenneme gitmek bizim fiillerimize bağlı değil. Ne nane yersen ye sonunda mutluluğa, hidayete erebileceğin gibi, mum olsan kahırlar içinde kendini bulabilirsin. Demek ki mutluluğa erişmek, cennete gidebilmek için benim eylemlerimin hiç bir önemi yok

                          Yukarıdakileri okuttuktan sonra cennete gidebilmenin ölçülerini ve insanın yapması gerekli eylem/fiilleri Allah kitabında açıklamışsa, her hangi bir kişiye bunları okur veya okutursanız ne der?
                          Diyeceği tek şey "buradaki tenakuzu bana açıklar mısınız?"
                          Kur'an'da çelişki yoktur, biliyorsunuz.

                          Ve
                          1- Şu ayetten ne anlıyorsunuz:
                          "Nahl; 36: Ant olsun ki biz her ümmete, “Allah`a ibadet edin ve putlara
                          tapmaktan sakının.” diyen bir peygamber gönderdik. Allah, bu
                          ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık
                          hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın
                          yalanlayanların sonu nasıl olmuş?

                          2- Allah hep sizi takip edip tepenizde mi duruyor?
                          Siz mi Allah'ın kulusunuz,? O mu size kul?

                          Öyle ise niye Peygamberler, kitaplar gönderiyor ki, diyorsunuz "en doğrusunu Allah bilir". Bize en doğrusunu anlatmıyor mu? Gizlediği sakladığı şeyler mi var?

                          Saygılarımla.
                          Galip Yetkin.
                          Last edited by galipyetkin; 6. September 2017, 08:01 PM.

                          Comment

                          • Abdullah Tanrıkulu
                            Yeni Üye
                            • Dec 2016
                            • 20

                            #14
                            galipyetkin hocam biraz et yiyin hazır bayramken

                            Comment

                            • galipyetkin
                              Uzman Üye
                              • Sep 2011
                              • 1389

                              #15
                              Sayın Abdullah Tanrıkulu.

                              Benim bildiğim diğer faydaları yönında et yemenin şu faydası da var. Bunu mu kast ettiniz.

                              "Kreatin yalnızca et gibi hayvansal gıdalarda bolca bulunur ve beyin sağlığı için oldukça önemlidir. Etin içerdiği kreatin fiziksel, zihinsel performansı attırmaya yarar."

                              Çekinmeyin.
                              Açık olun.

                              Saygılarımla.
                              Galip Yetkin.

                              Comment

                              Working...