allah kimi dilerse hideyete erdirir?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • yolcu42
    Uzman Üye
    • Oct 2016
    • 183

    #31
    Galip hocam o yazıyı tüm okursanız orada mevzu "kuranı okuyan kişi, allahın sevgisini kazanmak için iyi insan olmaya çalışır.
    Kuranın, incilin ne olduğunu bilmeyen birisi de iyi insan olabilir.fıtratında vardır.
    Lakin bunu,itibar için,sevilen biri olmak için,vicdanen belki mesleği gereği iyi,adaletli,yardımsever,mütevazi...olabilir.
    Diye düşündüğümü belirtmek içindi.

    Yoksa o cümleyi parçadan koparırsanız anlam değişiyor.kuranı insan,allaha yakınlaşmak için okur.kendi iyiliği için
    En doğrusunu allah bilir.

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #32
      Eh be kardeşim.
      İşte onu soruyorum ya!
      Allah'a nasıl yakın oluyorsun, komşuluk mu yapıyorsun?
      Sırnaşıyor musun?
      Allah karakterli ve tutarlı kullar, yani imamın/peygamberin ve kitabın ilettiği buyrukları yerine gertiren halifeler istiyor.
      Yakınlıktan kastın ne?
      Arkadaş mı olacaksınız?
      Torpil mi bekliyorsun?

      O Allah, bir mevhum, bir ide. Sen ise bir maddesin. Nasıl yakın olursun.
      Ruhen dersen güldürürsün. O düşünce tarzın hüsnü kuruntudur, veya ifade eksikliğidir.

      Sen Allah'ın Müslüman bir kulu isen sana Kitaplar ve Peygamberler vasıtası ile gönderdiklerini O'nun istediği seviyeye yükselmen için yerine getirirsin veya getirmezsin, veya şirk koşar üç kaatçılık yaparsın.

      Ne demek Allah'a yakın olmak.
      Arkadaşın mı?.
      Ben bunu anlamıyorum
      Bunu bana anlat.
      Niye buna ihtiyaç duyuyorsun..

      Sana ödülü kazanman için yüklediği vazifeni yap; ödülünü/vaad edileni al. Ya da hüsran/cehennem.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #33
        Bu konuda eğer "bam telime basılmazsa" son sözlerimi söyleyeyim.

        Kitaptan biliyoruz ki müşrik düşüncesine göre Allah o kişilere çok uzak olduğundan, O'na ulaşmak için bazı aracı/yardımcılardan medet umuyordu müşrikler.

        (Sen ne yapıyorsun?
        Allah'a yakın olmak için Kur'an'ı kullanıyorsun.
        Kur'an kullara vazife talimatıdır, yol bulma, yakın olma, avantaya ulaşma yolunu/yöntemini öğreten değildir. Tabii anlayana.
        Kendini halife bilenlere izdir.)

        Bu düşünce tarzı ne yazık ki bu gün dahi hüküm sürdürüyor; Allah'a kurban kesiliyor, evliya diye ünlendirilen mezarlar adak yeri oluyor, onların yüz suyu hürmetine Allah'tan dilekte bulunuluyor; "Helvacı Baba", "Zürtümül Efendi Türbesi" akıp giden zaman içinde, kutsal diye hiç bir dayanağı olmayan "Kutsal cuma günleri mahşer oluyor, ki bundan maksat Allah'a yakınlaşmak. Yani "şirk".

        Peki "Allah'a yakınlaşmak için yapılan bu eylemleri Allah'ın isimleri/sıfatları olarak nitelediğimiz "ESMA'ÜL HÜSNA" ile nasıl bağdaştırıyorsunuz..
        Esma-Ül Hüsna'nın anlattığı manaları siz, size ait değer ve kriterlerle nasıl özdeştirebileceksiniz ki Allah'a yakınlaşasınız. Hangi eylemleriniz "esma-ül hüsna" anlatısı içinde yer alıyor?

        Kendinizi bilin.

        Siz Allah'a kulsunuz.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin
        Last edited by galipyetkin; 6. September 2017, 08:52 AM.

        Comment

        • yolcu42
          Uzman Üye
          • Oct 2016
          • 183

          #34
          Galip hocam kısaca fikrimi söyleyeyim.
          1.ben 3 boyut+ zaman boyutunda düşünebilirim.ve allah bunları yaratandır.
          (yani bu boyutların dışındadır.benim ona benzetme yapmam imkansız)
          2.o her şeyin ve benim sahibim.ben ise tek nefese muhtaç et ve kemiğim.
          (yani onun bana hiç ihtiyacı yok,benim ona ihtiyacım var)
          3.o gördüğüm ve göremediğim herşeyin sahibi.ben bir hiçim

          O yüzden dediğiniz anlamda bir kıyaslama yapamam.

          fakat allah" yakınlardan olabileceğimizi söylüyor" bu bana yeter.

          Alak19"secde et ve yaklaş"

          56/11"onlar yakınlaştırılanlardır/yakınlardır.

          83/28"yakın olanların içtiği kaynaktır.

          Yakın olmak demek; onun sevgisini kazanıp rahmanın krallığında mutlu yaşamaktır bence.
          O rahmandır,(bunun içindir ki)bizim gibi tek bir nefese dahi muhtaç olan zayıf kullarına lutfedip kitabı verdi.o kullarına çok acıyandır.
          Öncelikle bizim hiç değerinde olduğumuzu ve bizi yaratanın bize değer verdiğini anlayıp,kendimizi müstağni görmemek gerekir bence.
          O bize böyle merhamet ederken,onun sevgisine biraz daha yaklaşmaya çalışmaktan niye kaçar insan?
          Last edited by yolcu42; 6. September 2017, 09:31 AM.

          Comment

          • kuman
            Uzman Üye
            • Mar 2013
            • 583

            #35
            Benim tek anladığım;

            Hiç bir şey anlamadığım....
            Last edited by kuman; 5. September 2017, 06:35 PM.

            Comment

            • yolcu42
              Uzman Üye
              • Oct 2016
              • 183

              #36
              Üç mesaj önceki galip beyin mesajına cvptır.önce onu okuyuverin bir zahmet

              Comment

              • galipyetkin
                Uzman Üye
                • Sep 2011
                • 1389

                #37
                yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
                O bize böyle merhamet ederken,onun sevgisi.....
                Sevgili Kuman .
                İnsana has özellikler Allah'a yakıştırlırsa hiçbir şey anlamaman normal.

                Şimdi anında bir itiraz gelecek zannederim ki şöyle:
                -Meallerde öyle yazıyor.

                Sayın yolcu42. Lütfen bana "hocam" filan diye hitap etme. Benim ismim var.

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin
                Last edited by galipyetkin; 5. September 2017, 08:15 PM.

                Comment

                • bartsimpson
                  Super Moderator
                  • Mar 2012
                  • 692

                  #38
                  halil ağabey tam da bam telini yakalamış olayın. çalmasını bilene buradan güzel besteler çıkar.
                  "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                  Comment

                  • yolcu42
                    Uzman Üye
                    • Oct 2016
                    • 183

                    #39
                    Değerli kardeşim işin beste kısmını boşver.

                    Ya sadece,"allaha yakınlaşmak istemek müşrik adetidir,nasıl yakınlaşırsın ki. Yazısına cvp verdim.benim bestemi beğenmiyor olabilirsin fakat şu 3 ayeti ne yapacaz(83/28)(56/11)(alak19)

                    Doğrusu şuydu,allaha yakınlaşmak için ARACILAR edinmek müşrik adetidir.

                    Esenlilkler kardeşim.

                    Comment

                    • yolcu42
                      Uzman Üye
                      • Oct 2016
                      • 183

                      #40
                      Tamam be ya besteyi de ben yapayım.

                      Mesajlara bir bir baktın diyelim.
                      Yolcu42. yi kafana taktın diyelim.
                      3 ayet var onu nasıl silelim.
                      Sen beni ömründe(burasını bulamadım)

                      Comment

                      • dost1
                        Site Yöneticisi
                        • Sep 2008
                        • 1905

                        #41
                        Selamun aleyküm, değerli kardeşlerim,
                        Müzakerenize ışık olması dileğiyle mukarrebun/yaklaştırılmışlar sözcüğü ile ilgili bilgi paylaşımı yapmak istedim.



                        المقرّبونMUKARREBUN [YAKLAŞTIRILMIŞLAR]

                        “Yaklaştırılmışlar”ın kimler olduğu vakıa suresinde açıklanmıştı:

                        10Öne geçenler de, öne geçenlerdir.
                        11İşte onlar [öne geçenler], yaklaştırılanlardır.
                        12İşte onlar [öne geçenler], Naim cennetlerindedirler.
                        13,14Bir topluluk [çoğu] evvelkilerdendir, çok azı da sonrakilerdendir.
                        (Onlar), yaptıklarına karşılık olarak; 15mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. 16Karşılıklı onların üzerinde yaslanırlar. 17-23Üzerlerinde [çevrelerinde], kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler, kadehler -ki ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir- beğendiklerinden meyveler, canlarının çektiğinden kuş eti ile; süreklileştirilmiş [hep aynı bırakılmış] çocuklar, saklı inciler gibi iri gözlüler dolaşırlar. 25Orada lağv [boş söz, saçmalama] ve günaha sokan işitmezler. 26Sadece söz olarak: “selâm!”, “selâm!”
                        (Vakıa/10- 26)

                        Mutaffifin 18-28 ayetlerde geçen “Artık yarışanlar, işte bunda yarışmalıdırlar” ifadesiyle akıllı adamların yapması gereken hareket gösterilmiş ve dünyada hiçbir şeyin “yaklaştırılmış”lar için hazırlananların yerini tutamayacağı, dünya malı için yarışanların bunun için yarışmaları gerektiği vurgulanmıştır. Buna benzer mesajlar daha evvel de geçmişti:

                        Saffat;38-61:Şüphesiz siz, o acı azabı tadacaksınız ve sadece yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
                        Allah'ın arıtılmış kulları müstesnadır.
                        İşte onlar [Allah’ın arıtılmış kulları], kendileri için belli bir rızık; meyveler olanlardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı olarak tahtlar üzerinde ikram görenlerdir. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş, kendisinde zararlı bir yön olmayan, sarhoşluk da vermeyen bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır. Yanlarında da gözlerini kendilerine dikmiş iri gözlüler vardır. Korunmuş yumurta gibidir onlar.
                        Sonra da bazısı bazısına dönüp birbirlerine sorarlar.
                        Onlardan bir sözcü der ki: “Şüphesiz benim ‘Sen gerçekten, kesinlikle doğrulayanlardan mısın? Öldüğümüz ve toprak, kemik olduğumuz zaman mı, gerçekten mi biz karşılık göreceğiz?’ diyen bir karinim [yaşıtım, yakın arkadaşım] vardı.”
                        Dedi ki: “Siz muttali olanlar mısınız [onu tanıyan, bilen biri misiniz]?”
                        Derken kendisi muttali oldu da onu cahimin [cehennemin] ta ortasında gördü.
                        Dedi ki: “Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, kesinlikle ben de bu hazır bulundurulanlardan olacaktım. Peki, nasılmış bak! Biz ilk ölümümüzden başka bir daha ölmeyecek miymişiz? Biz azaba uğratılmayacak mıymışız?”
                        Şüphesiz işte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.
                        Artık, çalışanlar, sadece bunun [büyük kurtuluşun] gibisi için çalışsınlar."

                        Secde15-17: Gerçekten Bizim ayetlerimize ancak, kendilerine öğüt verildiği zaman secde ederek yerlere kapanan ve Rablerine hamd ile tesbih eden ve büyüklük taslamayan kimseler inanırlar.
                        Onların yanları yataklardan uzaklaşır, onlar korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan bağışlarlar.
                        İşte, kişi, kendileri için, yaptıklarına karşılık gözler aydınlığı olacak şeylerden gizlenmiş olan şeyleri bilmiyor!

                        İnsan;5-22: Şüphesiz, ebrar/iyiler/yardımseverler, kâfur katılmış bir tastan içerler, fışkırtıldıkça fışkırtılacak bir pınardan ki, ondan, verdikleri sözleri yerine getiriren ve kötülüğü yayılan bir günden korkan ve “Biz sizi, ancak Allah yüzü [Allah rızası] için doyuruyoruz ve sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz; evet, biz asık suratlı ve çatık kaşlı bir günde, Rabbimizden korkarız.” diyerek Allah sevgisi için, yiyeceği, yoksula ve öksüze ve tutsağa veren Allah’ın kulları, içerler. Allah da, bu yüzden onları, o günün kötülüğünden korur; onlara aydınlık ve sevinç rastlayacak, sabretmelerine karşılık onlara Cennet’i ve ipekleri verecek; orada tahtlara kurulmuş olarak kalacaklar; orada bir güneş de, dondurucu bir soğuk da görmeyecekler ve bahçenin gölgeleri onların üzerlerine sarkacak ve onların koparılması son derece kolaylaştırılacak. Ve aralarında gümüş bir kap ve billûr kâseler dolaştırılacak, Kendilerinin ayarladığı billûrları gümüştendir. Ve orada, onlara karışımı zencefil olan bir tastan sulanırlar, Orada Selsebil denilen bir pınardan... Ve aralarında büyümez, yaşlanmaz çocuklar dolaşır; onları gördüğünde, saçılmış birer inci sanacaksın! Orayı gördüğünde, mutluluk ve büyük bir krallık [mülk ve yönetim] göreceksin; üzerlerinde ince, yeşil ipekli, parlak atlastan giysiler olacak; gümüş bileziklerle süslenmiş olacaklar; Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecek. Şüphesiz ki bu, sizin için karşılıktır. Çalışmalarınız da meşkûrdur [karşılık ödenecek niteliktedir].

                        Kıyamet;22,23: Yüzler var ki o gün apaydınlıktır.
                        Rabblerine nazar edicidirler.

                        Abese;38,39: Yüzler vardır o gün, pırıl pırıl.
                        Gülen, müjdeleyen.

                        Saffat;41-49: İşte onlar [Allah’ın arıtılmış kulları], kendileri için belli bir rızık; meyveler olanlardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı olarak tahtlar üzerinde ikram görenlerdir. İçenlere lezzet veren, pınardan doldurulmuş, kendisinde zararlı bir yön olmayan, sarhoşluk da vermeyen bembeyaz bir kadehle onların etrafında dolaşılır. Yanlarında da gözlerini kendilerine dikmiş iri gözlüler vardır. Korunmuş yumurta gibidir onlar.

                        Muhammed;15: Takvalı davranmışlara vaad edilen cennetin örneği: “Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunlar, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimse gibi olur mu?

                        Mutaffifin 26. Ayetteki “… mührü/ neticesi misktir” ifadesi, “meşrubatın bulunduğu şişenin başı misk ile mühürlenmiştir, kimse açmamıştır. Bunu tadan, o nimete mazhar olan ilk kişi olacaktır” veya “o içkinin neticesinin misk olması” şeklinde anlaşılabilir. Yani, bu kimse, meşrubatını bitirince, tadının hoşluğunun yanı sıra, onun lezzetini ve en güzel kokusunu da alacaktır” anlamı çıkarılabilir. Kazançlı, hayırlı sonuçlar için “misk gibi!” deyimi buradan gelse gerektir.

                        Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                        Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                        Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                        Allah'a emanet olunuz.
                        Halil Ay

                        Comment

                        • yolcu42
                          Uzman Üye
                          • Oct 2016
                          • 183

                          #42
                          Burda dikkat etmek gereken bişey var.
                          Allah,şah damarımızdan daha yakın olduğunu,dua edenin duasına icabet ettiğini,söyler.
                          Buna bakarak,"allah bize zaten yakın"denilebilir.
                          Allah,"aracılar edinip allaha ulaşmaya çalışanlar,duasını duyurmaya çalışanlar için,aracı edinmeyin,zaten size yakınım,sizi duyarım".manasında bir cvp vermiş olabilir.
                          Allah bize yakın da,biz allahın sevgisine yakınmıyız?

                          Halil hocam acaba yakınlaşmakla kastın cennete yaklaşmak olduğunumu düşünüyorsunuz.
                          Last edited by yolcu42; 7. September 2017, 07:09 AM.

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #43
                            yolcu42 Nickli Üyeden Alıntı
                            Halil hocam acaba yakınlaşmakla kastın cennete yaklaşmak olduğunumu düşünüyorsunuz.
                            Galiba oluyor.

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin.

                            Comment

                            • bartsimpson
                              Super Moderator
                              • Mar 2012
                              • 692

                              #44
                              sevgili yolcu42 bu tip konularda açmaza girilen durumlarda karşı tarafa hep şunu söylemişimdir.

                              kendinize muhatap bir Allah arıyorsanız yanlış yoldasınız.

                              galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                              O Allah, bir mevhum, bir ide. Sen ise bir maddesin. Nasıl yakın olursun.
                              Ruhen dersen güldürürsün. O düşünce tarzın hüsnü kuruntudur, veya ifade eksikliğidir.
                              Galip ağabeyin yukarıdaki sözünü tefekkür ile düşününüz.
                              Bence o söz pek çok soruya cevap olabilir.
                              "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                              Comment

                              • yolcu42
                                Uzman Üye
                                • Oct 2016
                                • 183

                                #45
                                Teşekkürler.yazmamamın sebebi,çıkmaza girmek değil,forumu gereksiz işgal etmemekti.
                                Rasüllerin söylemi zaten,"muhatap olarak allah(allahın kitabı) yeter"der

                                Yakınlık konusunda,fikirlerimiz(cennete yakın olmakta birleştiyse zaten tartışmanın manası yok.
                                Başta da söylediğim gibi,allahın sevgisine yakınlaşıp rahmanın krallığında mutlu yaşamak. Zaten bu ifade,cennete yaklaşmayı da karşılıyor.

                                Sadece bir soru,(cvp vermek zorunda değilsiniz)
                                (7/113-114)Sihirbazlar firavuna;"galip gelirsek bize ücret var değil mi?"diyor.
                                Firavun;"evet, ve YAKINLAŞANLARDAN olacaksınız",diyor.
                                Aynı kelime bu.
                                Sizce firavun ne demek istiyor.
                                a.) saraya yakın mahallelerde oturacaksınız.
                                b.)benim koltuğumun yanındaki sandalyelerde oturacaksınız.
                                c.)bizim himayemizde,gözetimimiz altında,yokluk sıkıntısı çekmeyecek,firavunun kadrolu hizmetinde çalışacaksınız.
                                (allahı tenzih ederim,o böyle benzetmelerden yücedir.sadece kelimeyi tahlil etmeye çalıştım.)
                                Last edited by yolcu42; 9. September 2017, 08:58 AM.

                                Comment

                                Working...