HZ. KUR'AN'DA YÜCE ALLAH'IN İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ)

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • EVVAB_İNSAN
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 220

    #1

    HZ. KUR'AN'DA YÜCE ALLAH'IN İsimleri (Esmâ-i Hüsnâ)

    HZ. KUR'AN'DA YÜCE ALLAH'IN İsimleri (Esmâ-i Hüsn&#226

    Esmâ-i Hüsnâ, YÜCE ALLAH’IN isimleri için kullanılan bir tabirdir. İsmin çoğulu olan esmâ ile “güzel, en güzel” anlamındaki Hüsna kelimelerinden oluşan esmâ-i Hüsnâ terkibi HZ. KUR’AN ayetlerinde YÜCE ALLAH’A nisbet edilen isimleri ifade etmektedir. Yüce yaratıcının duyular ile idrak edilmesi mümkün değildir. YÜCE ALLAH’I, HZ. KUR’AN ayetlerinin bize ifade ettiği şekilde ancak evren ve insan ile olan ilişkisi bakımından tanıma imkânımız bulunmaktadır. HZ. KUR’AN ayetlerinin ifadesiyle en güzel isimler YÜCE ALLAH’INDIR. HZ. KUR’AN’DA, YÜCE ALLAH’A bu isimleri ile yönelmemiz O’nu bu isimleri ve sıfatları ile yüceltmemiz buyrulmaktadır.

    RAHMAN RAHİM ALLAH ADINA

    …En güzel isimler ALLAH’INDIR; O’na onlarla dua edin. O’nun isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın. Yapıp ettiklerinin cezasını çekeceklerdir. A’raf Suresi/180

    …De ki: “İster ALLAH diye yakarın, ister RAHMAN diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül hüsna O’nundur. Namazında sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut.” İsra Suresi/110

    …ALLAH’TIR O. İlah yok O’ndan başka. Esmâül hüsna, en güzel isimler O’nundur. Tâ-hâ Suresi/8

    …ALLAH’TIR O! HAALİK, BARİ’, MUSAVVİR’DİR O! En güzel isimler/Esmâül hüsna O’nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O’nu tespih eder. AZİZ’DİR O, HÂKİM’DİR. Haşr Suresi/24

    YÜCE ALLAH tektir. Kendisinden başka ilah, eşi ve benzeri yoktur. Doğmamış ve doğurulmamıştır. Varlığı zorunlu ve kendisinden olandır. Başlangıcı ve sonu yoktur. Yaratan var eden, her an her şeye güç yetiren, yarattıklarının ihtiyaçlarını en güzel biçimde sağlayandır. Gören, işiten, lütfu ve rahmeti sınırsız olandır. Din gününün sahibidir. Koruyup gözetendir. Tüm övgülerin sahibi, cömertliği ve ikramı sonsuz, eşsiz kudrettir. Övgülerin, yakarışların, tövbelerin, duaların yöneldiği tek kudrettir… YÜCE ALLAH’IN HZ. KUR’AN ayetlerinde geçen tek kelimelik isim ve sıfatlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

    Allah : Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere lâyık bulunan, yaratan, yapıp eden, ezeli, ebedi olan, eşsiz ortaksız kudret.
    Adl: Çok adaletli, mutlak adil.
    Afüvv : Affeden, hataları ve günahları bağışlayan.
    Ahad : Zatında varlığında tek olan.
    Âhir : Sonu olmayan.
    A’lâ : En yüce.
    A’lem : En iyi bilen.
    Âlim : Tüm bilgilerin kaynağı olan, her şeyi gereğince bilen.
    Aliyy : Yüceliğin kaynağı ve sahibi. Ulu.
    Azîm : Ululuğun kaynağı ve sahibi, çok yüce.
    Azîz : Kudret ve onurun kaynağı ve sahibi. Çok güçlü, çok onurlu.

    Bâ`is: Öldükten sonra dirilten.
    Baki: Varlığının sonu olmayan.
    Bâri : Var eden, bir model olmaksızın canlıları var eden.
    Basîr : Görme gücünün kaynağı, en iyi şekilde gören. Her şeyi gören.
    Bâsit: Ruhları bedenlere yerleştiren, genişleten, açan ve bolluk veren.
    Bâtın : Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan.
    Bedî : Var eden, yarattıklarını ahenk ve güzelliklerle donatan.
    Berr : İyilik ve lütfu sonsuz olan.

    Câmi : Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için mahlukatı toplayan.
    Cebbâr : İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların halini iyileştiren.
    Celil: Ululuk, azamet ve büyüklük sahibi, emir ve yasak koyma hakkına sahip.

    Darr: Dilediğine belâ verici, zarar verici, O’nun takdiri olmadan kimseye zarar verilemeyen.

    Ekrem : Cömertlerin cömerdi. Cömertliği sonsuz.
    Evvel : İlk. Başlangıcına zaman belirlemek söz konusu olmayan.

    Fâlık : Yarıp parçalayarak ortaya yeni bir şey çıkaran, tohum ve danelerin içinden yeni ürün çıkaran.
    Fâtır : Yaratan. Birtakım varlıkları yarıp parçalayarak yeni varlıklara ve yeni oluşlara vücut veren.
    Fettâh : Açan. Fetih ve zafer lütfeden. Kolaylık sağlayan.

    Gaffâr : Dilediğinde günahları beklenmedik şekilde affeden.
    Gâfir : Bağışlayıcı affedici.
    Gâfur : Sürekli bir biçimde günahları affeden.
    Gâlib : Her hal ve şartta galip gelen.
    Ganî : Zengin. Zenginliği sınırsız olan. Yanında herkesin yoksul kaldığı kudret.

    Haalik : Yaratan, var eden.
    Habîr : Her şeyden en iyi biçimde haberdar olan.
    Hâdî : Hidayet veren. Doğruya, iyiye ve güzele kılavuzlamada en yüce kudret.
    Hâfid: Aşağıya indiren, alçaltan, değerini azaltan.
    Hâfiy : Lütufkâr.
    Hâfız : Koruyan ezberinde tutan.
    Hafîz : Koruyup gözeten. Her şeyi kontrol ve gözetimi altında tutan.
    Hakîm : Tüm hikmetlerin kaynağı. Her yaptığında mutlaka bir hikmet bulunan.
    Hakk : Gerçeğin kaynağı ve belirleyicisi. Her yaptığı ve emri gerçeğe en uygun olan. Hakkın ve hukukun kaynağı ve belirleyicisi.
    Halîm : Davranışlarında yumuşak ve şefkatli. Sertlik ve katılıktan uzak olan.
    Hallâk : Yaratışı sürekli olan.
    Hamîd : Her türlü övgünün sahibi ve muhatabı olan.
    Hasîb : En iyi ve en hassas biçimde hesap soran.
    Hayy : Sürekli diri. Hayatın kaynağı. Kendisi için ölüm söz konusu edilemeyen.

    İlah : Tapılmaya layık tek kudret. Yüce, eşsiz.

    Kabid: Ruhları kabzeden, sıkan, daraltan, rızkı belli ölçülerde veren.
    Kaadir : Kudretin kaynağı ve sahibi.
    Kaahir : Yarattıkları üzerinde hüküm ve egemenlik kuran.
    Kadîr : Gücü her şeye ulaşan, her şeyde hissedilen.
    Kâfî : Hem kendisine hem de yarattıklarına yeten. Kullarının her türlü istek ve ihtiyaçlarına cevap veren.
    Kahhâr : Gerçeği örtüp, buyruklarına karşı çıkan inkarcıları kahrı altında ezen.
    Karîb : Çok yakında olan. Kullarına şah damarlarından daha yakın olan.
    Kavî : Gücü bizzat kendinden olan.
    Kayyûm : Kudretin kaynağı.
    Kebîr : Tüm büyüklük ölçülerinin kavrayamayacağı şekilde büyük olan.
    Kerîm : Lütfu hep işleyen, cömert.
    Kuddûs : Tüm kutsallıkların kutsadığı, tüm varlığın tespih edip yücelttiği.

    Latîf : Gözle görülmeyen.

    Mâlik : Sahip olan.
    Malikül Mülk: Mülkün ebedî sahibi.
    Mani: Dilediğini engelleyen.
    Mecîd : Cömertlik ve ululuğun kaynağı.
    Melik : Güç, saltanat ve yönetimin en yüce sahibi.
    Melîk : Güç ve saltanatı dilediği şekilde dağıtan.
    Metîn : Her hal ve tavır karşısında sebat ve dayanıklılığını koruyan. Güçlü, zorlu.
    Mevlâ : Koruyup gözeten, destek veren. Sevdiklerinin her hal ve şartta yanında bulunan.
    Mucîb : En iyi şekilde, en kısa zamanda cevap veren.
    Muaahhir: İstediğini sona erteleyici, yüksek mertebelerden indirilen.
    Muhît : Her şeyi çepeçevre kuşatan.
    Muhsi: Her şeyin sayısını bilen.
    Muhyî : Yaratan, hayat veren. Ölüleri dirilten.
    Muğni: Dilediğini zengin eden.
    Muid: Öldükten sonra tekrar dirilten.
    Muiz: İzzet veren, yükselten.
    Mukît : Yarattıklarının gıda sistemlerini, beslenme tarzlarını belirleyen ve her birinin gıda edinmesini sağlayan.
    Muktedir : Her şeye gücü yeten, kudretli.
    Mukaddim: İstediğini öne alıcı, dilediğinin mertebesini yükselten.
    Muksit: Adalet gösterici, adaletin gerçek sahibi, hükmünde adil.
    Musavvir : Şekil, renk ve desen veren. Görünüş kazandıran, görünüşü ahenkli kılan.
    Mübdiü: Maddesiz ve örneksiz yaratıcı, yoktan yaratıp var eden.
    Mücîb: Duaları kabul eden.
    Müheymin : Hükmü altında tutan. Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten.
    Mümin : Güven veren, vaadine güvenilen.
    Mümit: Öldüren, ölümü yaratan.
    Müntekim: İntikam alan (ceza vererek adaleti sağlayan).
    Müsteân : Darda ve zorda kalanın başvurduğu yardım dilediği kudret. Kendisinden yardım ve destek istenen.
    Müteâl : Aşkın, yüce. İzzet, şeref ve hükümdarlık bakımından en yüce olan.
    Mütekebbir : Ululuk ve yüceliğin kaynağı olan. Kibre ve böbürlenmeye sapanları hizaya getiren.
    Müta`ali: Pek yüce, yüceler yücesi, aklın alabileceği her şeyden pek yüce.
    Mürid: İrade eden iradesi sınırsız.
    Müzil: Alçaltan, zillet veren, hor ve hakir eden.

    Nafi: İstediğine fayda sağlayan, O’nun takdiri olmadan kimseye yarar verilemeyen.
    Nasîr : Yardım eden.
    Nûr : Işık. Işığın, aydınlığın, yol gösterişin, erdirişin kaynağı ve yöneticisi olan.

    Rab : Besleyip, terbiye edip eğiten.
    Râfi: Dereceleri yükseltici, rızkı yükseltici.
    Rahîm : Rahmet ve merhameti sınırsız olan. Bağışlayan, esirgeyen.
    Rahman : Rahmeti sonsuz olan. Bağışlayan, esirgeyen.
    Rakîb : Kontrol eden, gözleyip gözetleyen.
    Raûf : Acıma, şefkat ve esirgemesi sınırsız olan.
    Reşid: Doğru yolu gösteren.
    Rezzâk : Yarattığı tüm varlıkların rızklarını fazlasıyla veren.

    Sabur: Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen.
    Samed : Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz kudret.
    Selâm : Esenlik, barış ve mutluluğun kaynağı.
    Semî : En iyi şekilde işiten, duyan. Her şeyi işitip duyan.
    Şâkir : Şükredenleri duyup ödüllendiren.
    Şehîd : En yüce tanık. Her şeyi görüp gözetleyen.
    Şekur : Bütün şükürlerin yöneldiği kudret. Az iyiliğe çok mükâfat veren.

    Tevvâb : Tövbeleri çok kabul eden. Tövbe nasip eden. Kendisine yönelenlerin bu yönelişlerini karşılıksız bırakmayan.

    Vâcid: İstediğini istediği an bulan, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan.
    Vahhâb : Bağışı sınırsız olan. Sürekli ve sınırsız bir biçimde bağışta bulunan.
    Vâhid : Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan.
    Vehhab: Karşılıksız veren, sonu gelmeyen bağışların sahibi.
    Vâris : Bütün mülk ve saltanatların sonunda kendine teslim edildiği kudret. Dilediğini dilediğine mirasçı kılan.
    Vâsî : Varlığı sürekli genişleten. Yaratışı ve yarattıklarını dilediği şekilde artırıp genişleten.
    Vedûd : Sevginin kaynağı olan. Seven. Sevdiren. Tüm sevgilerin en son ve en yüce gayesi olan.
    Vekîl : Gücü ve yönetimi kullanan. Güvenilip dayanılan.
    Velî : Dost, yardımcı. Destek veren.

    Zâhir : Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında, kendisinden görülebilir izler, işaretler bulunan.
    Zü`l - Celali Ve`l - İkram: Ululuk ve ikram sahibi.
    Last edited by EVVAB_İNSAN; 10. October 2008, 01:04 PM.
    Gerçekler Bizi Özgür Kılar...
  • HanifTürk
    Katılımcı Üye
    • Sep 2008
    • 43

    #2
    Benim ilk dikkatimi çeken ALLAH"ın Mürid yani irade eden ismini kaçırmışsınız

    Comment

    • EVVAB_İNSAN
      Uzman Üye
      • Sep 2008
      • 220

      #3
      Selam…

      Saygıdeğer HanifTürk kardeşim

      YÜCE ALLAH’IN irade sıfatının ismi olan MÜRİD ismini işaret ettiğiniz için çok teşekkür ederim, hemen ekledim. Aslında MÜRİD isminin manası diğer isimlerine göre daha yaygın zikredilir (bilinir) olmadığından kaçırabiliyoruz YÜCE ALLAH bizleri af eylesin…

      Saygıdeğer kardeşim dikkatiniz fevkalade sizi tebrik ederim…

      Selam ile kalın…
      Gerçekler Bizi Özgür Kılar...

      Comment

      • hiiic
        Uzman Üye
        • Mar 2010
        • 1980

        #4

        Comment

        • bartsimpson
          Super Moderator
          • Mar 2012
          • 692

          #5
          Burada bu konuda enteresan bir paylaşım var
          Onlarda Hanif olduğundan burada paylaşmayı uygun gördüm

          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

          Comment

          • dost1
            Site Yöneticisi
            • Sep 2008
            • 1905

            #6
            Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!

            Allah kendisine rahmet etsin, İbnü'l-Kayyim der ki:

            Rabb Teâlâ'ya sıfat olarak bildirilen ve O'nunla ilgili gelen haberler birkaç kısımdır:

            Birincisi; Allah Teâlâ'nın zâtına ait olanlar. Zât, Mevcut, şey gibi.

            İkincisi; Allah Teâlâ'nın manevî sıfatlarına ait olanlar. el-Alîm, el-Kadîr, es-Semî gibi.

            Üçüncüsü; Allah'ın fiillerine ait olanlar. el-Hâlık, er-Razzak gibi.

            Dördüncüsü; Allah'ın her türlü eksiklik ve kusurdan münezzeh/uzak oluşuna delâlet edenler. Allah'a nisbet edilen bir ismin sebat ve devamlılık ihtiva etmesi gerekir. Çünkü yoklukta mükemmellik bulunmaz. el-Kuddûs, es-Selâm gibi isimler bu dördüncü gruptandır.

            Beşincisi; Bunu insanların pek çoğu zikretmez. Bunlar belirli bir sıfata özgü olmaksızın birçok sıfata birden delâlet eden isimler. Bu isimler tek bir mânâya değil birçok mânâya delâlet ederler. el-Mecîd, el-Azîm, es-Samed gibi.


            Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah Resulü Muhammed'e (selam olsun) vahyettiği Kur'an'da şöyle buyurmaktadır:

            A'raf: 7/180 :"En güzel isimler (Esmâ-i Hüsnâ) Allah'ındır. O halde ona en güzel isimlerle dua edin."

            İsra: 17/110: “De ki: İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini derseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır."

            Tahâ: 20/8: "Allah kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler O’na mahsustur."

            Haşr: 59/24: "O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir. Hikmet sahibidir."

            Bu nedenle Allah'ın isimlerini meşhurlaşan 99 sayısı ile sınırlamak doğru değildir.

            Kusursuzluk sadece Allah'a mahsustur.
            Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
            Sevgi,saygı ve muhabbetle.
            Allah'a emanet olunuz.
            Halil Ay

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #7
              dost1 Nickli Üyeden Alıntı

              Bu nedenle Allah'ın isimlerini meşhurlaşan 99 sayısı ile sınırlamak doğru değildir.

              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsustur.
              Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
              Allah'a emanet olunuz.
              Başka söze gerek bırakmadan konuyu anlatan kısa ve öz bir söz.

              Bu nedenle Allah'ın isimlerini meşhurlaşan 99 sayısı ile sınırlamak doğru değildir.


              Yaratanın, sadece ilahlık ve rablik özellikleri bile dikkate alınsa, onu tanımlayacak sıfatları bulmakla bitiremeyiz.

              Rabbimizi kastediyorsak, o an onunla ilgili hatılardığımız bir ismi hitabımız bile yeter. Rabbimize gizli olmadığına göre, hitapta zorlansak bile, samimi niyetlerimiz yeterli olacaktır.

              selamlar,
              aorskaya

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #8
                .....
                Last edited by hiiic; 27. February 2017, 11:35 PM. Sebep: düzeltme, yanlış uslup, özür

                Comment

                • dost1
                  Site Yöneticisi
                  • Sep 2008
                  • 1905

                  #9
                  Selamun Aleykum! Değerli Hiiç Kardeşim!

                  hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                  açlıktan ölenler akla geliyor da. bu isim tek başıan doğru değil. Allah rezzak olduğu gibi aynı zamanda antirezzak.

                  Bir de kafama takılıyor...
                  Allaha isim, sıfat mı biçilirmiş. haşa bu Allahı sınırlandırmak olur. Allah şöyledir demek de laftan öte değil. Allah merhametli diyoruz sürekli, peki ya gazap ettiği zaman? peki ya depremlerde çoluk çocuk demeden bağrışan insanları helak ederken? Allah merhametlidir ama bazı durumlarda da çok merhametsizdir.
                  Allah'a isim ve sıfat biçmekten yine Allah'a sığınırız. Allah, kendisini bizlere nasıl tanıttıysa biz öyle tanımaya çalışırız.

                  Kendisini Er Rezzak olarak tanıtan Yüce Allah, yarattıklarını rızıklandırmıştır. Mülkün sahibinin kendisi olduğunu belirterek; Yararttığı insanların İman ederek/güvenerek buyruklarını yaşamlarına geçirerek doğrulanmasını istemiştir. Sadaka... zekat... infak...

                  Bakara;177: "Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz “iyi adamlık” değildir. Ama “iyi adamlar”, Allah'a, Âhiret Günü'ne/Son Gün'e, meleklere, Kitab'a, peygamberlere inanan; malını akrabalara, yetimlere, miskinlere, yolcuya ve dilenenlere ve özgürlüğü olmayanlara, Allah'a/mala/vermeye sevgisi olmasına rağmen veren ve salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluşturan-ayakta tutan], zekâtı/vergiyi veren kimselerdir. Ve de sözleştiklerinde, sözlerini tastamam yerine getiren, sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreden kimselerdir. İşte onlar, özü-sözü doğru olanlardır. Ve işte onlar, Allah'ın koruması altına girmiş kişilerin ta kendileridir."

                  Bakara;195: "Ve Allah yolunda infak yapın, ellerinizi [kendinizi] ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve iyileştirin-güzelleştirin. Şüphesiz Allah, iyileştirenleri-güzelleştirenleri sever."

                  Kusursuzluk sadece Allah'a mahsustur.
                  Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                  Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                  Allah'a emanet olunuz.
                  Halil Ay

                  Comment

                  • aorskaya
                    Uzman Üye
                    • Aug 2009
                    • 932

                    #10
                    hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                    açlıktan ölenler akla geliyor da. bu isim tek başıan doğru değil. Allah rezzak olduğu gibi aynı zamanda antirezzak.

                    Bir de kafama takılıyor...
                    Allaha isim, sıfat mı biçilirmiş. haşa bu Allahı sınırlandırmak olur. Allah şöyledir demek de laftan öte değil. Allah merhametli diyoruz sürekli, peki ya gazap ettiği zaman? peki ya depremlerde çoluk çocuk demeden bağrışan insanları helak ederken? Allah merhametlidir ama bazı durumlarda da çok merhametsizdir.
                    Yaratılanın, yaratanı anlayamamasına güzel bir örnek yazı olmuş.

                    1- Bütün rızıkların daha yaratılırken rabbimizce verildiğini anlayamazmısın? Sonra, insanların varlıkla yada yoklukla karşılaştırılarak, bollukla yada kısıtlılıkla imtihan edilerek yaşatıldığını kurandan göremedinmi?

                    2- Allah, kendisine asi gelmeyen hiç bir kuluna gazap etmez.

                    3- Depremlerde ölen kimseler için merhametsiz olduğu yerine çok güvendiğin aklına "eceli müsemma" nedir onu getirmeliydin!

                    Eğer, herkesin değişmez bir eceli olduğunu, uzayıp, kısalmadığını ve her vefatın aslında bir sebeple mutlaka gerçekleştirildiğini, deprem, yangın, boğulma, sonunda ecel dolmuşsa hiç farketmediğini mantığın almalıydı.

                    Kardeşim, hangi sebeple olduğunu bilmiyorum ama, sen aklını sağlıklı kullanmayı engelleyen bir sorunla boğuşuyor olmalısın. Aksi halde, bu kadar tutarsız davranmayacağını düşünüyorum.

                    Kendine biraz süre vermeni, sorununun ne olduğunu ve çözüp çözemediğini düşünmeni, çözemiyorsan gerekirse yardım almanı tüm samimiyetimle öneriyorum.

                    Aksi halde, yaratılan olduğunu bile anlamamakla kalmayıp, birde yaratıcıyı, yani rabbimizi yakışmayacak nitelemelerde bulunmaya devam ederek günaha girmeyi sürdüreceksiniz.

                    selamlar,
                    aorskaya
                    Last edited by aorskaya; 4. November 2012, 02:39 AM.

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #11
                      ....
                      Last edited by hiiic; 27. February 2017, 11:32 PM. Sebep: düzeltme, yanlış uslup, özür

                      Comment

                      • aRaYaN
                        Katılımcı Üye
                        • Sep 2012
                        • 81

                        #12
                        Merhamet : Nötr olabilecekken Pozitif olmayı seçmek.
                        Gazap : Negatif olması gerekirken negatif olması.
                        Rezzak : Dünya da yeteri kadar kaynak var, ancak adil dağılım yok.Avrupa'da 1 yıl parfüme giden paralar afrikanın açlık sorununu çözer.

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #13
                          hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                          arkadaşım sen neyin derdindesin? Burada Allah'a yakışmayan söz nerede? Gazap eden Allahın gazabında merhamet vr mıdır.
                          aklınca kraldan çok kralcılık yapıyorsun...

                          Allahın merhametsiz yanı yok mu diyorsun?
                          O zaman ben de sadece şu duayı ediyorum, beni buna inan mecbur bıraktın: Eğer Allahın merhametsiz tarafı varsa, o sana isabet etsin.

                          ki bak bakalım merhamet, rahmet kaç bucakmış.

                          oturmuş pc başından anca klavye karalıyorsun, kafanı kaldırda çevrene bak insanlar neyin mücadelesini veriyor. klavye müslümanı seni...
                          Bak yeter artık, ne laf anlamaz, uslanmaz birisi olduğunu gör yahu!

                          Allah'ın kendisinin bildirdiği bir sıfatına bile laf edebildiğini görmeden hala saldırmaktasın.

                          Klavye müslümanıymış... Aslında, uzak sandığın mesafelerin rabbimize çok yakın olduğunu, onun tanık olduğunu hatırlasaydın söyleyemezdin.

                          Rabbim, sadece kim neyi hakederse onu başına getirir. Ancak, çoğu zamandan gazap yada belayı haketse de bunu uygulamaz. Çünkü, onun rahmeti gazabını geçmektedir.

                          Azgınlara, zalimlere gazap ederken merhamet etmezse, sen şimdi bunu merhametsizlik olarakmı anlayacaksın?

                          Anlamanı değiştirmeye çalış artık.

                          Ayrıca, şu ettiğin duanın kabul görür olmayacağını da idrak et. Çünkü yaratan merhametsiz olamaz, zalim olamaz, karşılıksız, yani hak etmeden kimseye eziyet yapmaz.

                          Hakedene verdiği gazap ise merhametsizlik değildir.

                          Merhamet, rabbimiz açısından, insana haketmese bile rahmetini vermek, acıma, kollama, kötülüğü haketmesine rağmen onu bağışlamadır. Bunu iyi kavra...

                          selamlar,
                          aorskaya
                          Last edited by aorskaya; 4. November 2012, 04:04 AM.

                          Comment

                          • dost1
                            Site Yöneticisi
                            • Sep 2008
                            • 1905

                            #14
                            Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!

                            Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah, kendisini sürekli olarak tesbih etmemizi emreder. Bir ismin sahibini “tesbih” etmek demek, Tesbih edilecek olanı her tür noksanlıklardan uzak tutup, yüceltmek demektir.

                            Bunu yaparken dikkat etmemiz gereken; sadece ismin sözlük anlamlarının değil, asıl o sıfat ve isimlerin sahibinin arındırılmasına yönelik olmasına dikkat etmek olmalıdır.

                            Kur`an`daki bazı ayetlerde, Allah`ın tuzak kurduğuna dair ifadeler yer almaktadır. İşte bu ayetler örnek gösterilerek Allah`a, “hile ve tuzak kuran” sıfatını yakıştırmak doğru değildir. Çünkü bu ifadeler, Rad suresinin 13. ayetinde açıklandığı gibi sadece Allah`ın “tuzak kuranların hilelerini başlarına geçirmede çok güçlü” olduğu anlamına gelmektedir.
                            Ayetlerdeki asıl maksadın, yani Allah`ın gücünü vurgulamaya yönelik maksadın göz ardı edilip, hile-tuzak kurma gibi Kur`an`ın her tarafında kınanmış bir özelliğin Allah`a yakıştırılması yanlıştır.

                            Bizler de, Allah'ın tesbih etme emrine uyarak, Allah'a yakışmayan isim ve sıfatların, Rabbimizden uzak tutulması yönünde çabalayanlardan olalım. İnşaAllah.

                            Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                            Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                            Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                            Allah'a emanet olunuz.
                            Halil Ay

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #15
                              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                              arkadaşım sen neyin derdindesin? Burada Allah'a yakışmayan söz nerede? Gazap eden Allahın gazabında merhamet vr mıdır.
                              aklınca kraldan çok kralcılık yapıyorsun...

                              Allahın merhametsiz yanı yok mu diyorsun?
                              O zaman ben de sadece şu duayı ediyorum, beni buna inan mecbur bıraktın: Eğer Allahın merhametsiz tarafı varsa, o sana isabet etsin.

                              ki bak bakalım merhamet, rahmet kaç bucakmış.

                              oturmuş pc başından anca klavye karalıyorsun, kafanı kaldırda çevrene bak insanlar neyin mücadelesini veriyor. klavye müslümanı seni...
                              bakınız, arayan kardeşimiz ne kadar güzel açıklamış

                              aRaYaN Nickli Üyeden Alıntı
                              Merhamet : Nötr olabilecekken Pozitif olmayı seçmek.
                              Gazap : Negatif olması gerekirken negatif olması.
                              Rezzak : Dünya da yeteri kadar kaynak var, ancak adil dağılım yok.Avrupa'da 1 yıl parfüme giden paralar afrikanın açlık sorununu çözer.
                              Teşekkürler arayan kardeşim.

                              selamlar,
                              aorskaya

                              Comment

                              Working...