Bir ateist'in düşünceleri !!!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • hiiic
    Uzman Üye
    • Mar 2010
    • 1980

    #16
    ya ben okudum okudum ama bu ateistin düşüncelerinden hiç bişi anlamadım yaaaa...

    bunlar en son bıraktığımda, Allah kaldıramıyacağı taşı yaratabilirmi diye soruyorlardı.
    lise 1 matematik dersi mantık konusunda 1 ve 1 = 1, 0 ve 0 =1 dir, bunun dışında 1 ve 0 ile 0 ve 1 ise =0 yanlış önermelerdir.zati alilerine şu soruyu sormuştum, lise 1 deki yeğenim bu cümlede mantık hatası olduğunu anladığına göre siz nasıl anlıyamadınız?
    Allahın kaldıramıyacağı,,,,,, burdan sonraya ne yazarsan yaz zaten buraya kadar yanlış, hem allah hem kaldıramıyacağı, yani 1 ve 0 = 0...



    for example; şu soruların cevabınıda versinler bakalım
    -bir ateist imanıyla cennete gidebilir mi?
    -darwin bulamıyacağı kanıtla evrimi ispatlayabilir mi?
    -hiç durdurulamaz trenle hiç yıkılmayacak duvar karşılaşırsa..
    -----
    ama bu kıt kafalıları en son burda bırakmıştım bakıyorum bir arpa boyu yol alamamışlar. hala sayıyorlar.
    --------------------------------------

    ben ama harbiden bu ateistin yazdığından bişi anlamadım, kısaca özetleyebilecek var mı? yani ne demek istiyor? bu aklınca sunduğu deliller ne dir yeniyor mu?

    Comment

    • hiiic
      Uzman Üye
      • Mar 2010
      • 1980

      #17
      Cin suresindeki; bizim beyinsizimiz şeytan Allah hakkında atıp tutuyormuş ayeti geldi aklıma...
      bizim beyinsizlerimizde Allah hakkında olur olmadık şeyler söylüyormuş, bunlar kesinlikle bu dünyada ve inanmadıkları sonrasında başıboş bırakıldığımızı sanıyorlar...


      Neml 84
      (Mekkî 48) Nihayet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah buyurur: Siz benim ayetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?
      Last edited by hiiic; 23. July 2010, 05:35 PM.

      Comment

      • Ali Rıza Borazan
        Uzman Üye
        • Feb 2009
        • 399

        #18
        82- Dediler ki: "Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?"

        83- "Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."

        Comment

        • Ali Rıza Borazan
          Uzman Üye
          • Feb 2009
          • 399

          #19
          HANİFLİK BİR DİN Mİ?
          BİR ATEİSTİN YAZDIKLARINA CEVAP

          Uzman Üye

          Üyelik tarihi: Feb 2009
          Mesajlar: 294
          Tesekkür: 135
          45 Mesajina 102 Tesekkür Aldi
          Tecrübe Puanı: 3

          Bir ateist'in düşünceleri !!!
          ________________________________________
          Arkadaşlar bir ateist forumda okuduğum bu yazı dikkatimi çekti!Sizlerede okutmak istedim!
          Ne kadar kıt akılla ve önyargılı yazılmış bir yazı, yuh dedim kısacası
          Mana bilmeyen birisi , etkilenir bu yalan yanlış bilgilerden !!

          Ben çok bilgili biri değilim,kendi çapımda yani Bu ateist forumunda bir kaç müslüman arkadaş , savaş veriyoruz, sünni yapıda kişiler var , nur cemaati kesiminden arkadaşlar var,hanif düşünce yapısında arkadaşlar var.

          Size bir şey soracağım nacizane,sakın beni yanlış anlamayın ! Bu foruma gireli 2 ay kadar oldu,bilgi baabında hakkaten derya kişiler olduğunu gördüm bu forumda!
          Yani diyeceğim , neden bu ateist forumu hep beraber olup bilgi bombardumanına tutmuyoruz ?Altta yazdığım yazıların olduğu forumun link ini vermedim,ama ver diyen olursa verebilirim...



          Son yıllarda Kuran Türkçe okunup etrafa yayıldıkça ne olduğu gözler önüne serildi..
          Amacımız çok eşlilik, sariye, kölelik, kadın dövmek, ganimet gibi konuları tartışmak değil.. Onlar ayrı başlıklarda zaten tartışılıyor..

          Evet Kuran ın hiçte kendi iç dünyamızda ki gibi bir kitap olmadığı ortaya çıkınca çevrede yeni tipler ve yeni söylemler türemeye başladı.. Bunlardan biride Hanifliktir..Şimdi hanifliği onların anlayışı ile tarif edelim. Zira tarihte hanifliğin ne olduğuna dair elde tek bir yazılı belge ve kayıt yoktur..

          Haniflik nedir? Kısacası İbrahime tabi olmak putları reddedip Allaha ortak koşmamaktır.. Kısacası Haniflik ile Müslümanlık bu anlamda aynıdır.. Nahl-23- Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy!

          Buraya kadar her şey doğal.. Ama bu siteden tanıdığın haniflere bakarak Haniflerin günümüzde yaşayan milyarın üzerinde ki Müslümanların Kuran ı ve ayetleri öne sürerek uyguladıkları bir çok şeye karşı çıktıklarını görüyorum.. İşte tam bu noktada İbrahimin dini sayılan Haniflik hakkında ellerinde ilk orjinali ile bir bilgi yokken neye bakıp müslümanlara kuranda şu yoktur, bu putperestliktir diye iddialarda bulunduklarıdır?

          Elbette ilk cevapları Kuran olacaktır.. Zira bazı ayetlerde İbrahimden ve haniflikten söz etmiş ama Haniflikte ne vardır ne yoktur tam bir tarifini vermemiştir.. Eğer iddiaları Kuranda geçen topu topu 10 tekil, 8 çoğul hanif kelimesinin geçtiği cümlelerse bunu haklı olarak garipserim.. Zira Kuran ifadelerinde haniflik bir dinden ziyade sadece teist anlamında yani Allaha inanan ve ona ortak koşmayan olarak geçmiştir..

          Oysa Hanifler sanki kesin bilgilere sahipmiş gibi bir tutum içindedirler.. Muhammedi de hanif olarak kabul etmelerine rağmen hem Kuran da yazılı, hem de Muhammedi tasvir eden hadislerde yer alan tanımlamaların çoğunu reddederek İslam bu değildir bu putperestliktir derler.. Muhammed Haniflerin dediği gibi bütün bunları yapmadıysa nasıl olurda elimizde bunu destekleyen tek bir kayıt olmaz?

          O zaman aklımıza şu geliyor.. O zaman Muhammed hanifliği esas alıp gerisine yaşadığı dönemde kendi doğru saydığı putperest inançlar katıp ortaya atmıştır, vahiyle ve Allahla hiç bir alakası yoktur..

          Hanifliğin İslamla uyuşmayan bir tarafı ise Allah son din olarak İslamı seçtim demesine rağmen Hanifliği İslamın önüne koymalarıdır.. Elbette bunu yaparken ne yaptıklarının farkında değiller..

          "Şu da emredildi: "Yüzünü, bir hanîf olarak dine çevir. Sakın müşriklerden olma!" (Yunus Suresi 105)

          Ayetten anlaşıldığı gibi ortada Hanif diye bir İbrahim dini yok.. Haniflik İslamın Allaha inanıp ona ortak koşmama ilkesi diyebiliriz.. Ama ortada birde din var.. Gözlemlediğim kadar ile hanifler için bu din milyarlarcainsanın inandığı İslamiyet değil.. Tekrar aynı soru hanifler İbrahimin hanif olarak yaşadığı İslam dinini neye dayanarak 1400 yıldır milyarlarca insanın kendilerini hanif olarak addedip inandığı İslamiyetten farklı algılıyorlar? İbrahim İslam ı ile Muhammed İslamı arasındaki farkları ortaya sunmak için ellerinde İbrahim in İslamına dair bilgi olması gerekmez mi?

          Bana göre Hanifilik günümüzde İslamdan bağımsız ayrı bir din haline girmiştir.. Aslında buna din demekte doğru değil bir inanç olmuştur.. Peki ama neden böyle olmuştur? Din, günlük yaşantının anlaşılmaz ve tehlikeli ortamı içinde gönül huzuruna iç huzuruna götürecek bir yolun bulunmasıdır. Kuran ın yazılışı üzerine 1400 yıl geçmiştir ve 1400 yıl önce günlük yaşantıda anlaşılmaz olanlar anlaşılır hale gelmiş, o dönem gelenek ve ahlakında normal sayılan olgular günümüzde yadsınır olmuştur.. Elbette günümüzde 1400 yıl öncesinde ki gibi yaşayan milyarlarca inanır mevcuttur.. Zaten onların da küçük yaşta evlilik, kölelik, yağmuru allah ın yağdırması, gemileri Allah ın yüzdürmesi ile bir sorunları yoktur..

          İşte bunlarla sorunu olanlar günümüz gerçekleri ile bağdaşmadığını içsel olarak farkedip duygusal mantıktan arınamayanlar için bir çıkış yolu gerekiyor.. İşte burada dinle özdeş tutulan ama bu iç içelikte tamamen farklı olan inanç devreye girmektedir.. İnanç kişinin kendi iç dünyasıdır ve dinden bağımsızdır.. İşte bazıları inançlarının birey psikolojisinde gördüğü işlevlerini dinlere aktarıyorlar.. İnanç, akıl ve mantık yürütme sonunda varılan bir çıkarıma değil, genellikle; korku, umut gibi insani hasletlerin ortaya çıkardığı "ihtiyaca" dayanır.

          Bütün olan biten yaşandığı dönemde çok normal olup, binlerce yılın içinden süzülüp hiç değişime uğramadan günümüze ulaşmış arkaik dini uygulamaları kendi iç dünyalarında çevre ve ailenin oluşturduğu çağının gerçekleri ile harmanladığı inançlarıyla bağdaştırma çabası sonucudur..

          Durum böyle olunca ortaya Hanifilikten tutunda, Moon Tarikatına kadar onlarca new age inanışının çıkması gayet normaldir.. Zira artık 21 yy da Haniflik sadece Allaha inanıp ona ortak koşmama tanımını aşıp new age bir din haline getirilmiştir..


          HANİFLİK
          HANİFLİK: Hiç bir dini görüşün hiçbir meşrebin cemaatin hiç bir beşeri sistemlerin ortaya koyduğu inanış ve yaşam biçimlerinden etkilenmemiş olup çevreye ve kainata baktığı zaman Berrak, bağımlı olmadan ön yargı ve ön bilgilerden beyinleri kirlenmemiş ve kalplerin marazlanmamış kötü duygu ve kötü emelleri kendisinde barındırmayan saf ve temiz bir duruşla gelen bilgilere karşı beyin antenlerinin açık olup, dinledikten sonra bir ölçüyle tartabilen anlayış demektir.

          Bir başka deyişle Yaratılışa fıtrata yönelerek Olayları inceleme ve tahlil etme sonucunda bulduğu bulgulara yönelme anlayışı demektir. Bu anlayışı kendisinde barındıranların adı da haniftir.
          Hanifelik bir din değildir. Hanifelik dinlere ön yargısız ve kalbi marazlı olmadan bakabilme saf arı duru bir anlayışı ortaya çıkarabilmenin adıdır. Böyle düşünenler ancak doğru yolu ve doğru bir dini yakalayabilirler.

          İşte Kuranda Hanifliğin öğülerek Hazreti İbrahim’in yakınları annesinin ve babasının şirk içerisinde olduğu kirli bilgilerin toplumun bütününü istila ettiği halde yalnız başına saf bir arayışla doğru bilgiye ve inanca ulaşabilmiştir. o toplum içerisinde sadece yerleri ve gökleri yaratan Allah’ı bularak kulluğu ve ibadeti ona yapmayı başarabilmiştir. onun dışındaki bulunan yaratıklara ait dinleri onun önüne geçirmemeyi sevgide saygıda ihtiramda sadece ve sadece Allaha yapmayı anlaması kavraması Allah tarafından öğülmektedir.

          3/67- İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi.

          Müşrik: Allaha ortak koşandır. Her insana sorsan seni kim yarattı desen Allah der. Ama ateist olsa da Allahın varlığını fıtratlarında olan bir sesi dinlediklerinde, onlar inkâr ettiklerinden dolayı gerçeği gizlediklerinden onlara kuran kâfir kelimesi kullanmaktadır. Bu evrenin tesadüfen yaratılmayacağını aklı olan her insan kavrar ve bilir. Ama inkâr edişinden dolayı tabiat der diö der Allah demese de Allaha atfedilen kelimeleri söylerler.

          Bu da gösteriyor ki Allah’ı inkar edenlerin sayısı dünyada yok denecek kadar azdır.

          39/38- Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, elbette "Allah" diyecekler. De ki: "Gördünüz mü-haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "Allah, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."

          Asıl sorun Allahın varlığını kabullendikten sonra, Allaha ortak koşma sorunudur. İşte Bu Ortak koşma olayı kuranın belirlediğine göre iki tip din anlayışına sahip insanlardan gelmiştir. Puta tapıcılar ve ehli kitap olanlardan

          Puta tapıcılar Allaha inandıkları halde Onları islamdan nasip almayı engelleyen ata dininin onların beyinlerini kirlendirmiş olmalarıdır. Bir bağımlılıkları olduğundan dolayı onların beyin antenleri doğruyu yakalamaktan uzak kalıyor. İşte Kuran imranın karısının duasından bahsederken şunları söylemiştir.

          3/35- Hani İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımda olanı, 'her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak' Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen" demişti.

          Bağımlı olmak; Bedeni alışkanlıklara zarar verip, bedeni tahrip ettiği gibi İnsanlar o madde bağımlılığından zarar olduğunu anladığı zaman insan ondan uzaklaşmak istese bile vücut ondan uzaklaşmayı bir türlü kabul etmeyip ondan ayrılamıyor. İçki içenin içkiyi bırakamaması eroin içenin ondan ayrılamaması fuhuş yapanın fuhuş yapmayı bırakamaması onları kendisine bağımlı kılmamasından kaynaklanmamaktadır. Elbette Bu Bağımlı olmak bir hastalıktır. İnsan isterse O hastalıklardan uzman yardımı ile kurtulabilir. Ama onu kendisinden uzaklaştırmak her yiğidin harcı değildir.

          Beyinleri Kirlenmiş olanlar düşüncelerde ata dinine ve ehli kitap gibi âlimlerine peygamberlerini rab edinme konusunda bağımlı olanlar da doğru bir anlayışa gelmesi zor gözükmektedir.. Beyinlerini o kirlilikten temizlemedikçe Ne söylesen nasıl deliller getirsen onlar Kabul etmezler. Çünkü Onların gözleri kör kulakları sağır kalpleri mühürlenmiştir.

          2/171- İnkâr edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.
          ATEİST DÜŞENCENİN DİNİ
          Ateist olanlar ateist olmayı her ateistim diyen düşünme tahlil ve aklettikten sonramı bu ateistliği kabullendi. Hayır. Bu Ateistlik bir beşeri bir din uydurma anlayış şeklidir. Onlarda temel İnanış Allahı inkâr etmedir. Onlara göre Allah kitap ve peygamber göndermez. Ve ahir et alemi de yoktur. Her ateist bu felsefeyi atalarından duydukları şekilde devam ettirip durmaktadırlar.

          6/148- Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."
          23/82- Dediler ki: "Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?"
          23/83- "Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."


          75/3- İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
          4- Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
          5- Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
          6- "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar
          İşte Puta tapıcıların din anlayışları bu dur bu miras kendisinden sonra gelen müşriklerin devam ettirip durdukları bir dindir. Ahiret alemine inanmazlar sadece hayatın dünya olduğuna inanırlar.
          23/34- "Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."
          35- "O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman, sizin mutlaka (yeniden diriltilip) çıkarılacağınızı mı va'dediyor?"
          36- "Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat..."
          37- "O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."
          38- "O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."
          45/24- Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi "kesintisi olmayan zaman' (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar.
          İşte Puta tapıcıların müşriklerin veya ateistlerin veya materyalistlerin veya deistlerin din anlayışları bu olduğundan dolayı onlar gelen bilgileri önyargısız bir şekilde dinleyemedikleri için veya dinlemeye sabır gösteremedikleri için onların hakka gelmeleri zorlaşıyor.
          EHLİ KİTAP OLANLARIN BAĞIMLILIKLARI
          Kuran Ehli Kitap olanların bağımlılıklarını da şöyle tanımlamaktadır. Onlar Allaha Allahtan Bir kitap geldiğine Peygamberler olduğuna Ve ahi ret gününe iman ettim dediği halde Zan ve tahminlere dayanarak kendilerine bir takım âlimleri meşrepleri mezhepleri papazları, din koyucu yasa koyucu kabul ettiklerinden dolayı onlar doğru yolda değillerdir. Hatta öyle aşırı boyutlarda sevgiyi saygıyı Allahın önüne geçirerek Peygamberleri ilahlaştırıyorlar.
          2/79- Artık vay hallerine; Kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için "Bu Allah Katındandır" diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına.
          Allah kendi peygamberlerini kendisine itaat ve kulluk etmekten başka bir şey için göndermediği halde, Kitap ehli olanlar peygamberlerini sanki haram ve helal koyma makamına yükselmelerinden dolayı onları hidayete eriştirmiyor.
          5/116- Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki İlah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen."
          117- "Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sendin. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.�
          İşte Bu Gün de İslam toplumlarında binlerce ortaya yol edinerek Allahın helâlını Allahın haramını değiştirerek din uydurmuşlardır. Bunlar Kuranın dışıda kendilerine bir takım yollar edinerek peygambere ve âlimlere taparak bağımlı hale gelmekten kendilerini sağlıklı düşünmeye getirememişlerdir.
          Amam Müslüman olanlar, hanif olanlşar gelen bilgileri ön yargısız olarak dinlerler ve doğru olana teslim olurlar

          Comment

          • Ali Rıza Borazan
            Uzman Üye
            • Feb 2009
            • 399

            #20
            Bir ateistin düşüncelerinden

            HANİFLİK BİR DİN Mİ?
            BİR ATEİSTİN YAZDIKLARINA CEVAP

            Uzman Üye

            Üyelik tarihi: Feb 2009
            Mesajlar: 294
            Tesekkür: 135
            45 Mesajina 102 Tesekkür Aldi
            Tecrübe Puanı: 3

            Bir ateist'in düşünceleri !!!
            ________________________________________
            Arkadaşlar bir ateist forumda okuduğum bu yazı dikkatimi çekti!Sizlerede okutmak istedim!
            Ne kadar kıt akılla ve önyargılı yazılmış bir yazı, yuh dedim kısacası
            Mana bilmeyen birisi , etkilenir bu yalan yanlış bilgilerden !!

            Ben çok bilgili biri değilim,kendi çapımda yani Bu ateist forumunda bir kaç müslüman arkadaş , savaş veriyoruz, sünni yapıda kişiler var , nur cemaati kesiminden arkadaşlar var,hanif düşünce yapısında arkadaşlar var.

            Size bir şey soracağım nacizane,sakın beni yanlış anlamayın ! Bu foruma gireli 2 ay kadar oldu,bilgi baabında hakkaten derya kişiler olduğunu gördüm bu forumda!
            Yani diyeceğim , neden bu ateist forumu hep beraber olup bilgi bombardumanına tutmuyoruz ?Altta yazdığım yazıların olduğu forumun link ini vermedim,ama ver diyen olursa verebilirim...



            Son yıllarda Kuran Türkçe okunup etrafa yayıldıkça ne olduğu gözler önüne serildi..
            Amacımız çok eşlilik, sariye, kölelik, kadın dövmek, ganimet gibi konuları tartışmak değil.. Onlar ayrı başlıklarda zaten tartışılıyor..

            Evet Kuran ın hiçte kendi iç dünyamızda ki gibi bir kitap olmadığı ortaya çıkınca çevrede yeni tipler ve yeni söylemler türemeye başladı.. Bunlardan biride Hanifliktir..Şimdi hanifliği onların anlayışı ile tarif edelim. Zira tarihte hanifliğin ne olduğuna dair elde tek bir yazılı belge ve kayıt yoktur..

            Haniflik nedir? Kısacası İbrahime tabi olmak putları reddedip Allaha ortak koşmamaktır.. Kısacası Haniflik ile Müslümanlık bu anlamda aynıdır.. Nahl-23- Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy!

            Buraya kadar her şey doğal.. Ama bu siteden tanıdığın haniflere bakarak Haniflerin günümüzde yaşayan milyarın üzerinde ki Müslümanların Kuran ı ve ayetleri öne sürerek uyguladıkları bir çok şeye karşı çıktıklarını görüyorum.. İşte tam bu noktada İbrahimin dini sayılan Haniflik hakkında ellerinde ilk orjinali ile bir bilgi yokken neye bakıp müslümanlara kuranda şu yoktur, bu putperestliktir diye iddialarda bulunduklarıdır?

            Elbette ilk cevapları Kuran olacaktır.. Zira bazı ayetlerde İbrahimden ve haniflikten söz etmiş ama Haniflikte ne vardır ne yoktur tam bir tarifini vermemiştir.. Eğer iddiaları Kuranda geçen topu topu 10 tekil, 8 çoğul hanif kelimesinin geçtiği cümlelerse bunu haklı olarak garipserim.. Zira Kuran ifadelerinde haniflik bir dinden ziyade sadece teist anlamında yani Allaha inanan ve ona ortak koşmayan olarak geçmiştir..

            Oysa Hanifler sanki kesin bilgilere sahipmiş gibi bir tutum içindedirler.. Muhammedi de hanif olarak kabul etmelerine rağmen hem Kuran da yazılı, hem de Muhammedi tasvir eden hadislerde yer alan tanımlamaların çoğunu reddederek İslam bu değildir bu putperestliktir derler.. Muhammed Haniflerin dediği gibi bütün bunları yapmadıysa nasıl olurda elimizde bunu destekleyen tek bir kayıt olmaz?

            O zaman aklımıza şu geliyor.. O zaman Muhammed hanifliği esas alıp gerisine yaşadığı dönemde kendi doğru saydığı putperest inançlar katıp ortaya atmıştır, vahiyle ve Allahla hiç bir alakası yoktur..

            Hanifliğin İslamla uyuşmayan bir tarafı ise Allah son din olarak İslamı seçtim demesine rağmen Hanifliği İslamın önüne koymalarıdır.. Elbette bunu yaparken ne yaptıklarının farkında değiller..

            "Şu da emredildi: "Yüzünü, bir hanîf olarak dine çevir. Sakın müşriklerden olma!" (Yunus Suresi 105)

            Ayetten anlaşıldığı gibi ortada Hanif diye bir İbrahim dini yok.. Haniflik İslamın Allaha inanıp ona ortak koşmama ilkesi diyebiliriz.. Ama ortada birde din var.. Gözlemlediğim kadar ile hanifler için bu din milyarlarcainsanın inandığı İslamiyet değil.. Tekrar aynı soru hanifler İbrahimin hanif olarak yaşadığı İslam dinini neye dayanarak 1400 yıldır milyarlarca insanın kendilerini hanif olarak addedip inandığı İslamiyetten farklı algılıyorlar? İbrahim İslam ı ile Muhammed İslamı arasındaki farkları ortaya sunmak için ellerinde İbrahim in İslamına dair bilgi olması gerekmez mi?

            Bana göre Hanifilik günümüzde İslamdan bağımsız ayrı bir din haline girmiştir.. Aslında buna din demekte doğru değil bir inanç olmuştur.. Peki ama neden böyle olmuştur? Din, günlük yaşantının anlaşılmaz ve tehlikeli ortamı içinde gönül huzuruna iç huzuruna götürecek bir yolun bulunmasıdır. Kuran ın yazılışı üzerine 1400 yıl geçmiştir ve 1400 yıl önce günlük yaşantıda anlaşılmaz olanlar anlaşılır hale gelmiş, o dönem gelenek ve ahlakında normal sayılan olgular günümüzde yadsınır olmuştur.. Elbette günümüzde 1400 yıl öncesinde ki gibi yaşayan milyarlarca inanır mevcuttur.. Zaten onların da küçük yaşta evlilik, kölelik, yağmuru allah ın yağdırması, gemileri Allah ın yüzdürmesi ile bir sorunları yoktur..

            İşte bunlarla sorunu olanlar günümüz gerçekleri ile bağdaşmadığını içsel olarak farkedip duygusal mantıktan arınamayanlar için bir çıkış yolu gerekiyor.. İşte burada dinle özdeş tutulan ama bu iç içelikte tamamen farklı olan inanç devreye girmektedir.. İnanç kişinin kendi iç dünyasıdır ve dinden bağımsızdır.. İşte bazıları inançlarının birey psikolojisinde gördüğü işlevlerini dinlere aktarıyorlar.. İnanç, akıl ve mantık yürütme sonunda varılan bir çıkarıma değil, genellikle; korku, umut gibi insani hasletlerin ortaya çıkardığı "ihtiyaca" dayanır.

            Bütün olan biten yaşandığı dönemde çok normal olup, binlerce yılın içinden süzülüp hiç değişime uğramadan günümüze ulaşmış arkaik dini uygulamaları kendi iç dünyalarında çevre ve ailenin oluşturduğu çağının gerçekleri ile harmanladığı inançlarıyla bağdaştırma çabası sonucudur..

            Durum böyle olunca ortaya Hanifilikten tutunda, Moon Tarikatına kadar onlarca new age inanışının çıkması gayet normaldir.. Zira artık 21 yy da Haniflik sadece Allaha inanıp ona ortak koşmama tanımını aşıp new age bir din haline getirilmiştir..


            HANİFLİK
            HANİFLİK: Hiç bir dini görüşün hiçbir meşrebin cemaatin hiç bir beşeri sistemlerin ortaya koyduğu inanış ve yaşam biçimlerinden etkilenmemiş olup çevreye ve kainata baktığı zaman Berrak, bağımlı olmadan ön yargı ve ön bilgilerden beyinleri kirlenmemiş ve kalplerin marazlanmamış kötü duygu ve kötü emelleri kendisinde barındırmayan saf ve temiz bir duruşla gelen bilgilere karşı beyin antenlerinin açık olup, dinledikten sonra bir ölçüyle tartabilen anlayış demektir.

            Bir başka deyişle Yaratılışa fıtrata yönelerek Olayları inceleme ve tahlil etme sonucunda bulduğu bulgulara yönelme anlayışı demektir. Bu anlayışı kendisinde barındıranların adı da haniftir.
            Hanifelik bir din değildir. Hanifelik dinlere ön yargısız ve kalbi marazlı olmadan bakabilme saf arı duru bir anlayışı ortaya çıkarabilmenin adıdır. Böyle düşünenler ancak doğru yolu ve doğru bir dini yakalayabilirler.

            İşte Kuranda Hanifliğin öğülerek Hazreti İbrahim’in yakınları annesinin ve babasının şirk içerisinde olduğu kirli bilgilerin toplumun bütününü istila ettiği halde yalnız başına saf bir arayışla doğru bilgiye ve inanca ulaşabilmiştir. o toplum içerisinde sadece yerleri ve gökleri yaratan Allah’ı bularak kulluğu ve ibadeti ona yapmayı başarabilmiştir. onun dışındaki bulunan yaratıklara ait dinleri onun önüne geçirmemeyi sevgide saygıda ihtiramda sadece ve sadece Allaha yapmayı anlaması kavraması Allah tarafından öğülmektedir.

            3/67- İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyandı: ancak, O hanif (muvahhid) bir Müslümandı, müşriklerden de değildi.

            Müşrik: Allaha ortak koşandır. Her insana sorsan seni kim yarattı desen Allah der. Ama ateist olsa da Allahın varlığını fıtratlarında olan bir sesi dinlediklerinde, onlar inkâr ettiklerinden dolayı gerçeği gizlediklerinden onlara kuran kâfir kelimesi kullanmaktadır. Bu evrenin tesadüfen yaratılmayacağını aklı olan her insan kavrar ve bilir. Ama inkâr edişinden dolayı tabiat der diö der Allah demese de Allaha atfedilen kelimeleri söylerler.

            Bu da gösteriyor ki Allah’ı inkar edenlerin sayısı dünyada yok denecek kadar azdır.

            39/38- Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, elbette "Allah" diyecekler. De ki: "Gördünüz mü-haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "Allah, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."

            Asıl sorun Allahın varlığını kabullendikten sonra, Allaha ortak koşma sorunudur. İşte Bu Ortak koşma olayı kuranın belirlediğine göre iki tip din anlayışına sahip insanlardan gelmiştir. Puta tapıcılar ve ehli kitap olanlardan

            Puta tapıcılar Allaha inandıkları halde Onları islamdan nasip almayı engelleyen ata dininin onların beyinlerini kirlendirmiş olmalarıdır. Bir bağımlılıkları olduğundan dolayı onların beyin antenleri doğruyu yakalamaktan uzak kalıyor. İşte Kuran imranın karısının duasından bahsederken şunları söylemiştir.

            3/35- Hani İmran'ın karısı: "Rabbim, karnımda olanı, 'her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturulmuş olarak' Sana adadım, benden kabul et. Şüphesiz işiten bilen Sensin Sen" demişti.

            Bağımlı olmak; Bedeni alışkanlıklara zarar verip, bedeni tahrip ettiği gibi İnsanlar o madde bağımlılığından zarar olduğunu anladığı zaman insan ondan uzaklaşmak istese bile vücut ondan uzaklaşmayı bir türlü kabul etmeyip ondan ayrılamıyor. İçki içenin içkiyi bırakamaması eroin içenin ondan ayrılamaması fuhuş yapanın fuhuş yapmayı bırakamaması onları kendisine bağımlı kılmamasından kaynaklanmamaktadır. Elbette Bu Bağımlı olmak bir hastalıktır. İnsan isterse O hastalıklardan uzman yardımı ile kurtulabilir. Ama onu kendisinden uzaklaştırmak her yiğidin harcı değildir.

            Beyinleri Kirlenmiş olanlar düşüncelerde ata dinine ve ehli kitap gibi âlimlerine peygamberlerini rab edinme konusunda bağımlı olanlar da doğru bir anlayışa gelmesi zor gözükmektedir.. Beyinlerini o kirlilikten temizlemedikçe Ne söylesen nasıl deliller getirsen onlar Kabul etmezler. Çünkü Onların gözleri kör kulakları sağır kalpleri mühürlenmiştir.

            2/171- İnkâr edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler.
            ATEİST DÜŞENCENİN DİNİ
            Ateist olanlar ateist olmayı her ateistim diyen düşünme tahlil ve aklettikten sonramı bu ateistliği kabullendi. Hayır. Bu Ateistlik bir beşeri bir din uydurma anlayış şeklidir. Onlarda temel İnanış Allahı inkâr etmedir. Onlara göre Allah kitap ve peygamber göndermez. Ve ahir et alemi de yoktur. Her ateist bu felsefeyi atalarından duydukları şekilde devam ettirip durmaktadırlar.

            6/148- Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."
            23/82- Dediler ki: "Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?"
            23/83- "Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."


            75/3- İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
            4- Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
            5- Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
            6- "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar
            İşte Puta tapıcıların din anlayışları bu dur bu miras kendisinden sonra gelen müşriklerin devam ettirip durdukları bir dindir. Ahiret alemine inanmazlar sadece hayatın dünya olduğuna inanırlar.
            23/34- "Eğer sizin benzeriniz olan bir beşere boyun eğecek olursanız, andolsun, siz gerçekten hüsrana uğrayanlar olursunuz."
            35- "O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman, sizin mutlaka (yeniden diriltilip) çıkarılacağınızı mı va'dediyor?"
            36- "Heyhat, size va'dedilen şeye heyhat..."
            37- "O (bütün gerçek), yalnızca bizim (yaşamakta olduğumuz bu) dünya hayatımızdan ibarettir; ölürüz ve yaşarız, biz diriltilecekler değiliz."
            38- "O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."
            45/24- Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi "kesintisi olmayan zaman' (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar.
            İşte Puta tapıcıların müşriklerin veya ateistlerin veya materyalistlerin veya deistlerin din anlayışları bu olduğundan dolayı onlar gelen bilgileri önyargısız bir şekilde dinleyemedikleri için veya dinlemeye sabır gösteremedikleri için onların hakka gelmeleri zorlaşıyor.
            EHLİ KİTAP OLANLARIN BAĞIMLILIKLARI
            Kuran Ehli Kitap olanların bağımlılıklarını da şöyle tanımlamaktadır. Onlar Allaha Allahtan Bir kitap geldiğine Peygamberler olduğuna Ve ahi ret gününe iman ettim dediği halde Zan ve tahminlere dayanarak kendilerine bir takım âlimleri meşrepleri mezhepleri papazları, din koyucu yasa koyucu kabul ettiklerinden dolayı onlar doğru yolda değillerdir. Hatta öyle aşırı boyutlarda sevgiyi saygıyı Allahın önüne geçirerek Peygamberleri ilahlaştırıyorlar.
            2/79- Artık vay hallerine; Kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için "Bu Allah Katındandır" diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına.
            Allah kendi peygamberlerini kendisine itaat ve kulluk etmekten başka bir şey için göndermediği halde, Kitap ehli olanlar peygamberlerini sanki haram ve helal koyma makamına yükselmelerinden dolayı onları hidayete eriştirmiyor.
            5/116- Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki İlah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sende olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sensin Sen."
            117- "Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sendin. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.�
            İşte Bu Gün de İslam toplumlarında binlerce ortaya yol edinerek Allahın helâlını Allahın haramını değiştirerek din uydurmuşlardır. Bunlar Kuranın dışıda kendilerine bir takım yollar edinerek peygambere ve âlimlere taparak bağımlı hale gelmekten kendilerini sağlıklı düşünmeye getirememişlerdir.
            Amam Müslüman olanlar, hanif olanlşar gelen bilgileri ön yargısız olarak dinlerler ve doğru olana teslim olurlar

            Comment

            • Derin Düşünce
              Katılımcı Üye
              • Feb 2011
              • 95

              #21
              Sevgili dostum konuya verilen en son cevabın tarihi 2010 yılına tekabul etsede konu hakkında bir iki cumleyi museadnizle sarf etmeyi dilerim. Eger dikkat ederseniz hic birimiz, bir ateistin cikipta, bakin kurani kerimde su cumle ne kadar guzel dedigini duymamisizdir. Cunku bir ateist en bastan dusunmustur zaten. Seni beni dogmalarla suclarken kendiside soyleminden farkli davranmaz. Bastan karar vermistir, bastan dusunmusdur o. Dusundugu tek sey Allaha kitaba muslumana baska nereden saldirabilirim kaygisidir. Onun icin arastirir sorar merak eder. Amaci konusmak ogrenmek degildir. Kurduklari sitelerde orumcek agina sinek dusurmek misali orumcek olmus beklerler. Acikcasi muslumanlarin ilgi gostermedigi bu tip forumlar zamanla kapanip gitmistir. Oralari canli tutan yine bizleriz. Bir ateistin amaci; saldirmak yikmak ve boylece kendi yerini saglamlastirmaktir. Basarili olmazsa baska yerden yeni sorular getirir ve asla kaybetmek istemez. Cok bilimsel oldugunu iddia eder ama kitaplari incelerken asla analiz etmez. Ornegin Kuranin % 30 yanlis %70 dogrudur demez. %100 yanlistir diyerek toptan kokten isi bitirmek ister. Hic bir cevapta onlari tatmin etmez. Kurana dogrumu diye bakmaz kuran nasil yanlistir diye okur. Bir ateist kurana yaklasimiyla asla etik degildir, modern dusunceli, fikirsel degildir, saygisida hic yoktur zaten. İnaniyor ve bir yaratici gercegini takdir ediyorsan salaksindir aptalsindir, geri zekalisindir. Bilimselligi savunur ancak musbet ilimlerde kendilerine 5 cekecek bilim adamlarini bile sadece inaniyor oldugu icin aptal muamelesi yapar.

              Ateisler takilmistir bir yerlere, argumanlarini duzmustur ve hep onlarin uzerinden oynar. Yeni takilacagi yeni yerler bulmak icin cabalar. Amaci cozum degil sorundur. Eger sen onun saldirilarina, onu ters duz eden cevaplar verirsen, direk konuyu baska yerlere ceker. Paradoksal bakis ve bilissel carpitmalar yapar. Burun Allahin nimetidir derseniz, hemen burnun kotuluguyle basarisizligiyla tasarimi ile ilgili Allahi kotuleyici deliller getirir ki eger Allah olsaydi burun mukemmel olurdu mevzusuna erisebilsin. Yakıncagda yasamis maymun teorileri uretmis bir adamin pesinde "ideolojik kaygılarla" laylaylom gider ve insana giden maymunsu oldugunu dusunur. Ama kuran maymundan daha asigidirlar ifaesini kullanirsa bunu hakaret kabul eder.

              Demem oki ; eger soyleyen Allah ise kendi dogrularini bile yalanlamaktan asla geri durmazlar. İnancsizligin inanci oldugunun farkina varamazlar. Dersin ki inanmiyorsan inanma arkadas nedir bu dusmanlik geri dur? Duramaz durursa yerinden oynar amac yerini saglamlastirmak ve alkislanmaktir. Yaratici yoktur der,cunku olsaydi bu dunya daha harika ve guzel olmaliydi, hastaliklar sakatliklar olmamaliydi, fakirlik olmamali ve kimse kimseyi oldurmemeliydi. Yemeliydik ama sismanlayip hasta olmamaliydik. Asla yaslanmamali ve olumsuz olabilmeliydik, tanri olsaydi kesin boyle olurdu o yuzden tanri yoktur olsaydi neden bunca kotulukler var der. Kendi kafasindaki tanri dusuncesini dayatir. Halbu ki Kuran ve kutsal kitaplar boyle bir yerden yani "Selam yurdundan" zaten bahsetmektedir ancak o israrla organizma yemegi olacagini dusunmek ister. İcindeki ulan ya varsa korkusunu bir cogu atamaz. Ama yandaslarinin yazilarindan ve sozlerinden guc ve kuvvet almayi ister. Bu sayede "oh be iyi ki yok demek ister. Cunku yiyecegi nanelerden ve yediklerinden dolayi 3,5 atmaktadir.

              Dolayısıyla bir kardesimizin dedigi gibi, Kuran bizden Allaha inanan ancak sirke karısmıs insanlarla iletisimde olmamızı, onlara gercegi teblig etmemizi ister. Bu sitelere girmenin faydası olduguda dogrudur. Ummetin hastalaıklarını carpık din anlayısları nedeniyle ve materyalist dusuncelerin etkisiyle insanların nasıl inkar ettigini gorur kendini asılarsın. Ancak ben tavsiye ediyorum ki, muminler muminlerle oturup kalkmalıdır. Cunku bu sitelerdeki virusler bulasıcıdır. Eger mumin arkadaslarımz ve ilimde derinlesmis dostlarımız cevremiz platformlarımız yoksa bu siteler zihinlerimizi bulandırır bizlere zarar verebilir.

              Selam ve dua..
              Last edited by Derin Düşünce; 16. February 2011, 12:23 AM.
              Rabbim! ilmimizi, anlayışımızı, imanımızi ve sıdk üzere yakinimizi çoğalt! Rabbim! gerçeğe erdirdikten sonra kalplerimizi o gerçekten saptırma; bize indinden rahmet bağışla; kesinlikle sen sonsuz bağışlarda bulunansın. Rabbim! Dünyada ve ahirette sen bizim velimizsin. Bizim canımızi müslüman olarak al ve bizi iyilere kat. Rabbim! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında en iyi sen hükmedersin. Rabbimiz bizi, suan üzerinde bulundugumuzdan daha doğru olana ulaştır.

              Comment

              • hiiic
                Uzman Üye
                • Mar 2010
                • 1980

                #22
                Allah razı olsun Derin Düsünce,, özellikle ilk paragrafını daha önce hiç düşünmemiştim, gerçektende Kuranda iyiye barışa yönelik o kadar söz varken bundan hiç bahsetmeden kötüleyecek şeyler arıyor bunlar...


                Oysa;
                Allahın izniyle DİKKATLİCE! okuyalım inşallah

                Meryem 67
                İnsan düşünmez mi ki, daha önce o hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?

                Tûr 35
                Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

                Kehf 37
                Karşılıklı konuşan arkadaşı ona hitaben: "Sen, dedi, seni topraktan, sonra nutfeden (spermadan) yaratan, daha sonra seni bir adam biçimine sokan Allah'ı inkar mı ettin?"

                İnsan 28
                Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerıni getiririz.

                Kıyâme 37
                O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?



                Yani aşağıdaki hücre, yapışık, sıkışık, değersiz zerre büyüdü gelişti, insan oldu da rabbine nankörlük etmeye başladı.


                İşte bu sendin insanoğlu...Bu resimdeki sendin bir zamanlar,,,






                Kehf 51
                Ben onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de bizzat kendilerinin yaratılışına şahit tuttum. Ben yoldan çıkaranları yardımcı edinecek değilim.

                Comment

                • hiiic
                  Uzman Üye
                  • Mar 2010
                  • 1980

                  #23
                  Aklımca ayet derledim,, Okuyun hem zikir hem tekrar olmuş olur.
                  Ama harfine 10 sevap cinsinden değil, sindire sindire, ayetteki şahısları etrafta göre göre okuyun. bakalım şu bir tanesini tanıyabilecek olan var mı?
                  Allah razı olsun

                  Âl-i İmrân 196
                  İnkarcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın!

                  Mü’min 4
                  İnkar edenler müstesna, hiç kimse Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların şehirlerde (rahatlıkla) gezip dolaşması seni aldatmasın.

                  A’râf 51
                  O kafirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz

                  En’âm 70
                  Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felakete duçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı. O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. İnkar ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

                  Hadîd 14
                  Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi başınızı belaya soktunuz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı!

                  En’âm 112
                  Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.

                  Âl-i İmrân 185
                  Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günnü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. [COLOR="Red"]Bu dünya hayatı ise aldatma metaından başka bir şey değildir

                  En’âm 130
                  Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi! Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

                  Lokman 33
                  Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Ne babanın evladı, ne evladın babası namına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.

                  Fâtır 5
                  Ey insanlar! Allah'ın vadi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!

                  Hadîd 20
                  Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlat sahibi olma isteğinden ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibidir ki, bitirdiği ziraatçilerin hoşuna gider. Sonra kurur da sen onun sapsarı olduğunu görürsün; sonra da çer çöp olur. Ahirette ise çetin bir azap vardır. Yine orada Allah'ın mağfireti ve rızası vardır. Dünya hayatı aldatıcı bir geçimlikten başka bir şey değildir.

                  Comment

                  Working...