iyi insan olarak bilinip de müslüman olmayan bazılarının ahriette hali nasıl olacak:

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • dost1
    Site Yöneticisi
    • Sep 2008
    • 1905

    #46
    Selamun Aleyküm! Değerli Aorskaya Kardeşim!

    aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
    Aleykümselam,

    Değerli dost1,

    Müslüman tanımızın kapsamı bakımından yazınıza itirazım dışında diğer kısımlarda belirttiğiniz gibi, imansızlarla mücadele ve davetlerdeki yöntemlerle ilgili kurandan delillerle yaptığınız anlatımı aynen kabul ediyor ve şahsen böyle de yapmaya çalışıyorum.
    Allah razı olsun. "Müslim/müslüman" sözcüğünü biraz daha açmamıza vesile oldunuz.

    " Müslüman" sözcüğünün aslı "müslim"dir. “Sağlama alan” demektir. İslam olan kişilere denilir.

    الإسلام[islâm] sözcüğü, “berâet/uzak tutma; korkudan, kuşkudan, beladan, huzursuzluktan, mutsuzluktan, kavgadan savaştan, ağrıdan, sızıdan, maddî ve manevî sıkıntılardan, zayıflıktan çürüklükten… tüm olumsuzluklardan uzak olma" anlamındaki س ل م(s-l-m) kökünden türemiş if‘âl kalıbında mastar bir sözcük olup isim ve mastar olarak kullanılır. Günlük yaşantımızda sıkça kullanılan "[B]sâlim, selâm, teslim" de bu kökten türetilmiş sözcüklerdir.

    Bu kök harflerden türetilen islâm kalıbı, “sağlamlaştırma” (dertten, tasadan, korkudan, mutsuzluktan, kavgadan, savaştan ve benzeri şeylerden uzaklaştırma) demektir.

    "İslâm dini" de, “insanları sağlamlaştıran din” [dert, tasa, savaş, zayıflık, manevî hastalık, mutsuzluk ve benzeri şeylerden uzaklaştırıp sağlama, güvenceye alan ilkeler] demektir.

    İslam olana da müslim/müslüman denilir.

    Hucurat;14: Kaletil a'rabu amenna* kul lem tu'minu ve lâkin kulu eslemna ve lemma yedhulil iymanü fiy kulubiküm* ve in tutıy'ullahe ve RasûleHU layelitküm min a'maliküm şey'a* innAllahe Ğafurun Rahıym;

    Bedevî Araplar, "İman ettik!” dediler. De ki: "Siz "İman etmediniz", ama 'eslemnâ'/müslim olduk (sağlamlaştırdık; kendimizi sağlama aldık) deyin; iman henüz kalplerinize girmedi. Ve eğer Allah'a ve elçisine itaat ederseniz, O, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi size eksiltmez." Gerçekten Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir!


    aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
    Ancak; burada ne davet etme vardır, ne de mücadele etme vardır.Sadece bir durum tespiti vardır. Bu ise kurandan deliller getiren müslümanlardan olan bizler ile, kurandan delil getirmeden yine müslüman olan diğer kardeşlerimizin uyuşmazlığıdır.

    Bu tür ortamlarda aslında bizleri rahatsız eden ve geren durumlarda bizzat iki tarafında müslüman olmakla birlikte, kur'andan delil getirmeden konuya ters iddilarda bulunmasıdır.

    Yoksa karşı taraf olarak müslüman olmayan birinin iddiaları olsa idi, gayet tabi onun kurandan delil getirmesi de beklenilmeksizin, konu anlatılmaya çalışılırdı.

    Şimdi, sizin müslüman tanımızdan farklı olarak bir hususu açıklayarak yazımı bitiriyorum.

    Müslüman, Allah'a (dini islama) teslim olan kimsedir. Bu kimse gerek islama yeni giren biri olabileceği gibi gerekse de islamı iyi bilen ve yaşayan biri olabilir. İşte islamı iyi bielrek yaşamaya devam eden birisi artık mümin olmuş demektir.

    Bu durumda, Mümin de müslüman tanımının kapsamına girer. Ama, diğer müslümanlardan üstün derecede müslüman olarak kendisine mümin denilir.

    Saygı ve sevgilerimle...
    aorskaya
    Değerli Kardeşim hepimiz de Allah'ın İslam Dinini/Hak dinini, açığa çıkararak zaman içerisinde "İslam etiketi" vurulmuş dunillahlarca oluşturulan sahte dinlerin açığa çıkmasına uğraşmıyor muyuz? Bu yapılanlar insanlık için çağrı/davet değil midir?


    "İslam dinine çağrı De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat Kendisi beslenmeyen Allah'tan başka velî mi edineyim?” De ki: “Ben İslâm kişilerin ilki olmakla emrolundum.” Ve sen sakın Allah'a ortak koşanlardan olma!" (En‘âm/14)

    "De ki: “Benim salâtım [sosyal desteğim], ibâdetim, hayatım ve ölümüm sadece Kendisinin ortağı olmayan âlemlerin Rabbi Allah içindir. Ve ben böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.” (En‘âm/162-163)

    "De ki: “Ben kesinlikle dini yalnızca Kendisine özgü kılarak Allah'a kulluk etmekle emrolundum. Ve bana Müslümanların ilki olmam için emir verildi.” De ki: “Şüphesiz Rabbime karşı gelirsem büyük günün azabından korkarım.” (Zümer/12-13)

    Değerli Kardeşim!

    "Cihad", İslam dinin temel sabitelerinden biridir. Günün şartlarına göre Kur’an (bilgi) ile, mal ile, dil ile, beden ile yerine getirilir.

    Daha açık bir ifade ile Cihad, Allah tarafından kullarına verilmiş olan “bedenî, malî ve zihnî kuvvetleri" Allah yolunda; Kur’an’ı anlama, anlatma, yaşama ve yayma, tanıtmak için kullanmak, o yolda kuvvet harcamaktır. Bu da bilgi, beden ve mal ile yapılır.

    İslâm dinin tanıtılması Kur’an’ın tebliğ ve tebyin esasına dayanır. Bu faaliyetinin adı “ilim ile cihad”dır. Buna “Kur’an ile cihad” da denilir.

    Ayette Kur’an ile cihadın “Büyük cihad” olarak nitelenmesi, Allah’ın ilim ile cihad konusuna ne kadar önem verdiğini göstermektedir.

    Allah’ın insana ihsan etmiş bulunduğu mal ve servetin Allah yolunda harcanması mal ile yapılan cihaddır. Bilindiği gibi dünyada her iş para ile yapılmaktadır. Hakkın korunması ve zafere ulaşılması da yine paraya bağlıdır. Bunun için mal ile cihadın önemi de çok büyüktür.


    “Ey inanmış olan kimseler! Size, sizi can yakıcı bir cezadan kurtaracak, kazançlı bir ticaret göstereyim mi?
    Allah’a ve O’nun elçisine inanacaksınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla çaba harcayacaksınız. İşte bu, eğer bilirseniz, sizin için daha iyidir: Sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki hoş meskenlere girdirir. İşte bu, büyük kurtuluştur. “Saf, 10-12


    “De ki; eğer ki babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, O’nun elçisinden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyiniz. Ve Allah fasıklar kavmine doğru yolu göstermez. “Tövbe; 24:


    “Müminler ancak, Allah’a ve O’nun elçisine iman edenler, sonra da şüpheye düşmeyen ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad eden kimseledir. İşte bunlar sadıkların ta kendisidir.” Hucûrât, 15:


    “Hafif techizatla, ve ağırlıklı olarak sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” Tövbe; 41:


    “Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlara fazlalıklı kıldı. Ve Allah onların hepsine “En Güzel”i vaad etmiştir. Ve Allah mücahitlere, oturanların üzerine büyük bir ecir fazlalaştırmıştır: Kendi katından dereceler, bir mağfiret ve rahmet. Ve Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” Nisa 95, 96:
    Ayrıca şu ayetlere de bakılmalıdır:
    Al-i Imran 142, Tevbe 16, 19, 20, 24, 73, 88, Bakara; 218, Muhammed; 31, Enfal, 72, 74, 75, Nahl; 10, Ankebut; 68, Maide; 35, 43, Tahrim 9, Hacc; 78.

    Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
    Doğrusunu en iyi bilen Alalh'tır.
    Sevgi,saygı ve muhabbetle.
    Allah'a emanet olunuz.
    Halil Ay

    Comment

    • ates demir

      #47
      Sevgili kardeşim Bart;
      Çok sevdiğim bir dostum vardı, aynen benim gibi yazar aynen düşündüğüm gibi düşünürdü. Sanki ikizimdi. Kardeşimdi.
      ... yı her yaptıgımda onu hatırlarım.
      Bir dileği begenmenize mutlu oldum.
      İnsallah...
      Sayın aorskaya amacım ne sizi nede sayın merdemi kırmak. Aksine bazı yazılariniza katilmasam da hepsini severek okuyorum. Sanirim bu forumda kacirdigim hicbir yazi yok uzun suredir. Anlatiş şeklimi bağışlayın ama kişisel olarak algılamayınız.
      Burayi bir okul olarak goruyorum.
      Daha ogrenecek cok seyi olan ogrencileriz biz.
      Benim dogrularim kesindir dogrudur demem bence boyledir derim.
      Selametle

      Comment

      • aorskaya
        Uzman Üye
        • Aug 2009
        • 932

        #48
        ates demir Nickli Üyeden Alıntı
        Sevgili kardeşim Bart;
        Çok sevdiğim bir dostum vardı, aynen benim gibi yazar aynen düşündüğüm gibi düşünürdü. Sanki ikizimdi. Kardeşimdi.
        ... yı her yaptıgımda onu hatırlarım.
        Bir dileği begenmenize mutlu oldum.
        İnsallah...
        Sayın aorskaya amacım ne sizi nede sayın merdemi kırmak. Aksine bazı yazılariniza katilmasam da hepsini severek okuyorum. Sanirim bu forumda kacirdigim hicbir yazi yok uzun suredir. Anlatiş şeklimi bağışlayın ama kişisel olarak algılamayınız.
        Burayi bir okul olarak goruyorum.
        Daha ogrenecek cok seyi olan ogrencileriz biz.
        Benim dogrularim kesindir dogrudur demem bence boyledir derim.
        Selametle
        Sevgili ateş kardeşim,

        Beni kırmanız çok önemli değildir. Çünkü, herhangi bir zamanda basitçe "kusura bakma" demeniz halinde kırgınlık giderilebilir, yada aynı şekilde devam edilirse de kırgınlık sürebilir.

        Ancak, bunlarla kıyaslanmayacak kadar önemli olan başka bir tehlikeli durumu yaratmamaya dikkat etmek gerekir.

        Ahiret konusu, cennet ve cehennem konusu hayati öneme sahip konulardır. Bu hususlarda yapılacak yanlışlar, kişinin ebedi yaşamını cehennemde geçirmesine sebep olabilecek, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.

        İşte bu yüzden, cennet ve cehennem gerçeği, kur'andaki anlatımı ile ele alınmalı, burayı kimlerin ne şekilde yaşayarak hakedecekleri, hiç bir durum hafife alınmadan anlatılabilmelidir.

        Bu durumun aksine, kurana dayanmayan akıl yürütmeleri ile kişilerin ahiret yerlerini belirlemeye çalışmak telafisi imkansız yanlışa düşmek olur.

        Konular hakkındaki hassasiyetim bu yüzdendir. İmansızların, zalimlerin bilerek bu durumu yaratmalarına sadece buna kanacak kimseler için ikaz amaçlı yazılarımı yazar, bırakırım ama aynı durum müslüman kardeşim tarafından kur'andan ayrılması yüzünden oluşuyorsa, kendisine de hatasını görmesi için çabalara girerim.

        Size yazdıklarımla ilgili yansımaları bu şekilde değerlendirmenizi rica eder, gelişmelerle ilgili açıklamanız için teşekkür eder ve özellikle ahiret konularına çok dikkat ederek yazmanızı dilerim.

        saygı ve selamlarımla...
        aorskaya

        Comment

        • aorskaya
          Uzman Üye
          • Aug 2009
          • 932

          #49
          dost1 Nickli Üyeden Alıntı
          Selamun Aleyküm! Değerli Aorskaya Kardeşim!
          Allah razı olsun. "Müslim/müslüman" sözcüğünü biraz daha açmamıza vesile oldunuz.
          Değerli dost1,

          Eksik bulduğum kısımla ilgili son yazınızdaki içerikle düzeltmeleriniz sonucu konu okuyucular tarafından daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.

          Nazikane yaklaşamınız ve zahmetten kaçınmadan ortaya koyduğunuz güzel yazılarınız için teşekkür ederim.

          saygı ve selamlarımla,
          aorskaya

          Comment

          • ates demir

            #50
            aorskaya Nickli Üyeden Alıntı

            İşte bu yüzden, cennet ve cehennem gerçeği, kur'andaki anlatımı ile ele alınmalı, burayı kimlerin ne şekilde yaşayarak hakedecekleri, hiç bir durum hafife alınmadan anlatılabilmelidir.

            Bu durumun aksine, kurana dayanmayan akıl yürütmeleri ile kişilerin ahiret yerlerini belirlemeye çalışmak telafisi imkansız yanlışa düşmek olur.

            Konular hakkındaki hassasiyetim bu yüzdendir. İmansızların, zalimlerin bilerek bu durumu yaratmalarına sadece buna kanacak kimseler için ikaz amaçlı yazılarımı yazar, bırakırım ama aynı durum müslüman kardeşim tarafından kur'andan ayrılması yüzünden oluşuyorsa, kendisine de hatasını görmesi için çabalara girerim.

            Size yazdıklarımla ilgili yansımaları bu şekilde değerlendirmenizi rica eder, gelişmelerle ilgili açıklamanız için teşekkür eder ve özellikle ahiret konularına çok dikkat ederek yazmanızı dilerim.

            saygı ve selamlarımla...
            aorskaya
            Kurani sizin algiladiginiz gibi algilama zorunlulugum yok. Kurani bir sözlük olarak kullanip kelimelere anlam bindirecek kadar çok okumaliyiz. Bu yuzden Kurana dayanmayan akil yurutme iddiasi yalnizca sizin iddianiz ve zanninizdir. Kurandan ayrilma iddianiz da ayni sekilde. Zandan ibaret ve zan gercek namina bombos bir balon. Zan ile konusmayin. Bu mumin tavri degil. Gorusu elestirmek boyle olmaz. Buraya gelene kadar bu baslikta yazdiklarimin hepsi Kurana dayaniyor zaten. Ama bende de bir akil idrak ve vicdan var. Orn: hirsizin siz elini kesersiniz belki ama bence yanlistir. Ve bunu da Kuranla cok rahat ispatlarim gibi.
            Aslinda biliyor musun insanlar birbirine aynadir. Ve bir insandaki kusur veya guzellik aslinda sizdedir. Buna egosal yönlendirme denir. Neyse selam ederim Allah bizleri vahiyden ayirmasin...

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #51
              ates demir Nickli Üyeden Alıntı
              Kurani sizin algiladiginiz gibi algilama zorunlulugum yok. Kurani bir sözlük olarak kullanip kelimelere anlam bindirecek kadar çok okumaliyiz. Bu yuzden Kurana dayanmayan akil yurutme iddiasi yalnizca sizin iddianiz ve zanninizdir. Kurandan ayrilma iddianiz da ayni sekilde. Zandan ibaret ve zan gercek namina bombos bir balon. Zan ile konusmayin. Bu mumin tavri degil. Gorusu elestirmek boyle olmaz. Buraya gelene kadar bu baslikta yazdiklarimin hepsi Kurana dayaniyor zaten. Ama bende de bir akil idrak ve vicdan var. Orn: hirsizin siz elini kesersiniz belki ama bence yanlistir. Ve bunu da Kuranla cok rahat ispatlarim gibi.
              Aslinda biliyor musun insanlar birbirine aynadir. Ve bir insandaki kusur veya guzellik aslinda sizdedir. Buna egosal yönlendirme denir. Neyse selam ederim Allah bizleri vahiyden ayirmasin...
              Size kur'anı yada başka metinleri benim gibi algılayın diyen olmadı! Ama, bu başlık altındaki konularda, kurandan ayetlerle delillendirerek, iman etmeyenlerin insanlara ne kadar iyilik yaparak vefat etselerde cenete gidemeyecekleri anlatımına karşılık siz; kur'andan hiç bir delil getiremeden, kişisel düşüncenizle insanlara çok iyilikle yaşayıp ölenlerin cennete gideceğini iddia ettiniz.

              Bununlada kalmayıp, dini bir konuda, dinin kaynağından delil getiren anlatımlarımıza, dinin kaynağından delil getirmediğinizi kabul edemeyip, bizi anlayamamakla, akıl edememekle, vicdansızlıkla itham edebildiniz.

              Ama, bunların önemi yoktur. Siz kendinize algılamayla ilgili olarak dahi şartlanma koymuşsanız bir şey anlatmaya çalışmak boşa uğraş olur.

              Selamına karşılık ben de selam ederim. Ancak; duana karşılık, "Allah zaten kimseyi vahiyden ayırmaz. Vahiyden ayrılan insanların kendileridir." diye bir küçük uyarıda daha bulunarak, bu duayı, inşallah kur'andan ayrılmadan, kurani akılla yaşayarak ölenlerden olabilmeyi becermeye çalışanlardan olmayı ve rabbimizin bu konuda yardımlarını diliyorum" diye ediyorum.

              selamlar,
              aorskaya

              Comment

              Working...