Sorularıma cevap arıyorum

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #16
    32.ayette imaikum ve ibadikümler, 33.ayette görüldügü gibi "ma meleket eymanuküm" içerisinde ifade edilmislerdir.

    Her iki ayette de konu, adi gecenleri evlendirmenizdir, tamam. Ama bu onlarin ayni konumda olduklarini göstermiyor. Nitekim 32'de "bekarlariniz -eyâmé minkum" var; onlari da evlendireceksiniz ama mâ meleket eymânuküm icerisinde ifade edilmiyorlar; sizin kendi özgür cocuklariniz onlar.

    Bir iletide bir konuyu müzakere edelim. Bu iletide bu kadar.

    Sevgi ile,
    Hasan Akcay
    Last edited by Hasan Akçay; 17. November 2012, 01:08 PM.

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #17
      Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
      32.ayette imaikum ve ibadikümler, 33.ayette görüldügü gibi "ma meleket eymanuküm" içerisinde ifade edilmislerdir.

      Her iki ayette de konu, adi gecenleri evlendirmenizdir, tamam. Ama bu onlarin ayni konumda olduklarini göstermiyor. Nitekim 32'de "bekarlariniz -eyâmé minkum" var; onlari da evlendireceksiniz ama mâ meleket eymânuküm icerisinde ifade edilmiyorlar; sizin kendi özgür cocuklariniz onlar.

      Bir iletide bir konuyu müzakere edelim. Bu iletide bu kadar.

      Sevgi ile,
      Hasan Akcay
      Teşekkürler, sayın akçay.

      Rabbim izin verirse, uygun olduktan sonra elbette ayrı bir başlıkta detaylandırılabilir.

      selamlarımla,
      aorskaya

      Comment

      • Hasan Akçay
        Uzman Üye
        • Dec 2010
        • 826

        #18
        Görüs birligine varmamiz sart degil; amacimiz bir birimize meramimizi anlatmak olmali. "Mâ meleket eymânikum"un tipki eyâmé minkum gibi "imâikum" ve "ibâdikum"un icerisinde ifade edilmedigini anlatabildim mi, efendim?

        Hatta, bu anlatimlardan sonra, bunlarin artik kolaylik saglanarak anlasmaya varilmasi halinde bedel ödeyerek özgürlüklerini isteyebilecekleri (mukatebe) durumlari anlatilmistir.

        Allah'in emri: Allah'in size verdigi mallardan "mâ meleket eymân"iniza verin -âtûhum! Siz, bunu emreden Allah'a inat, "mâ meleket eymân"inizdan bedel alacaksiniz. Bunu yapan müslüman midir?

        Arti, kimin özgürlügünü kime satiyorsunuz? Ayette öyle bir sey yok.

        Sevgi ile,
        Hasan Akcay
        Last edited by Hasan Akçay; 18. November 2012, 07:29 PM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #19
          Ketebe - كتب fiili
          örnegin
          Nisâ 103 ve Bakara 183'te
          ne ise

          Nûr 33'te de o.

          Namaz inananlarin üzerine vakitleriyle yazilmistir - kitâben mevkûta.
          Oruc sizin üzerinize de yazildi - kütibe aleykumüs siyâm.
          Yazilmasini isteyenlere gelince, yazin onlara - fe kâtibû hum.

          Namaz ve oruc
          insanlarin Islami yasamalari icin
          yazilmistir.

          Insanlarin
          namaz ve oruca
          ihtiyaci var.

          Tipki bunun gibi
          yeminleriniz kime sahipse onlarin da
          evlenebilmeleri icin sizin izninize
          ihtiyaci var.

          O izni
          yazin onlara -kâtibûhum.
          Last edited by Hasan Akçay; 17. November 2012, 03:37 PM.

          Comment

          • aRaYaN
            Katılımcı Üye
            • Sep 2012
            • 81

            #20
            Böyle konularda parça parça tartışmak yerine geniş çaplı makaleler ile olası heryönlü görüşleri ve cevaplarınızıda belirterek MAKALE şeklinde yazılar yazmanız daha bilgilendirici olur.

            Bir konu hakkında birşeyler söylüyorsunuz fakat söylediklerinizin bir kısmı bir konuda diğeri başka bir konuda hatta bazısının birazı bu forumda birazı başka bir forumda.Bu da olayı bütünüyle algılamamızı zorlaştırıyor.

            Mesela Kölelik ve Cariye konusunda geniş çaplı kendi makalenizi yazın( ya da yazmışsanız paylaşın) o makalede kanıtlarınızı ve aksi görüşlere cevaplarınızı sunun.

            Bir konu hakkında 400-500 mesajlı bir cevaplar yumağı içinden ne dediğinizi,neyi savunduğunuzu kavramaya çalışmak çok zor.Gereksizce zor.Basite indirgemek lazım.
            Last edited by aRaYaN; 17. November 2012, 06:20 PM.

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #21
              aRaYaN Nickli Üyeden Alıntı
              Böyle konularda parça parça tartışmak yerine geniş çaplı makaleler ile olası heryönlü görüşleri ve cevaplarınızıda belirterek MAKALE şeklinde yazılar yazmanız daha bilgilendirici olur.

              Bir konu hakkında birşeyler söylüyorsunuz fakat söylediklerinizin bir kısmı bir konuda diğeri başka bir konuda hatta bazısının birazı bu forumda birazı başka bir forumda.Bu da olayı bütünüyle algılamamızı zorlaştırıyor.

              Mesela Kölelik ve Cariye konusunda geniş çaplı kendi makalenizi yazın( ya da yazmışsanız paylaşın) o makalede kanıtlarınızı ve aksi görüşlere cevaplarınızı sunun.

              Bir konu hakkında 400-500 mesajlı bir cevaplar yumağı içinden ne dediğinizi,neyi savunduğunuzu kavramaya çalışmak çok zor.Gereksizce zor.Basite indirgemek lazım.
              Farklı başlıklarda ortaya çıkan konuları, şahsen ben, konuyu ilgilendiren başlığada taşıyorum.

              Böylece, o konuyu okuyan kardeşlerimizin, o konudaki yazıların bütününü görme ve fikir edinmelerini de sağlamaya çalışıyorum.

              Eğer konuyu bir başlıkta ben açmışsam, kısa tutmak yerine olabildiğince detaylı olarak anlatmaya çalışarak yazıyorum....

              İlk bakışta, yazarın bütün yazıları topluca olmadığından, eksik anlatım gibi görünse de araya giren aksi görüş yazılarla konunun daha da farklı açılardan düşünülmesinin sağlanması gibi bir fayda da ortaya çıkardığını düşünüyorum.

              Diğer kardeşlerimde, bir başlıkta yazışmalar esnasında, başka bir konu açılmışsa, o konuyu kendisiyle ilgili bir başlık bulurlarsa oraya taşımalarını öneriyor ve bunun daha doğru ve faydalı paylaşım olacağını düşünüyorum.

              selamlarımla...
              aorskaya

              Comment

              • Hasan Akçay
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 826

                #22
                aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                Bu ayetin (47'4'ün) neresinde kuran ifadesi ile köleligin kaldirildigini görebiliyorsunuz?
                Kafirlerle karsilastiginizda vurun o boyunlari
                ta ki onlari dize getirinceye kadar.
                O zaman baglari saglam atin
                .

                Ayetteki anlam örgüsünden anlasilan, "baglari saglam atin" (şuddûl vesâk) size saldiran kafirleri esir alin ve SIKI tutun demek. Yoksa esirleriniz kacip size yine saldirabilirler.

                Sonra
                savas agirliklarini birakana kadar

                ya

                iyilikle (mennen) ya da
                fidyeyle (fidaen)...


                Buradan anlasilan ise: sonra (ba'du) esirleri ya karsiliksiz ya da fidye ile birakacaksiniz. Yani esirler konusunda Allah size yalnizca iki secenek taniyor:

                1.karsiliksiz birakin
                2.fidye ile birakin.

                Inananlarin baska bir secenegi yok. Örnegin esirleri alikoyup köle yapamazlar.

                Aslinda secenek tek: birakin. Esir ben olsam fidye vermem. Cünkü beni esir alan icten bir inanirsa fidye vermesem de birakacak; yok münafiksa fidye versem de birakmaz. Parami ona verecegime muhtaclara tasadduk ederim.

                Köleligin kaynagi bu sekilde kurutuluyor. Artik inananlar köle edinemez. Daha önce edindiklerini ise tasfiye ayetlerinin geregini yaparak özgür birakacaklar.

                Bir de ayette benim dikkatimi ceken ifadeler var.

                Sonra (ba'du): ateskes te denen gecici baris anlasmasi yapildiktan sonra
                Savas agirliklarini atana kadar (hattâ tedaal harbu evzârehâ): sürekli baris anlasmasi yapilana kadar

                Esirlerin birakilmasi bu iki anlasma (ateskes ve sürekli baris anlasmasi) arasinda tamamlanacak.

                Kafirleri esir alip SIMSIKI baglayanlar
                birey olarak sizsiniz ama
                derhal devlete teslim edeceksiniz.

                Burada fidye diye gecen savas tazminati ve esirlerin birakilmasi devletin tasarrufunda olan islerdir. Yoksa devlet, devlet olmaktan cikar.

                Sevgi ile,
                Hasan Akcay

                _________________________

                Prof Abdülaziz Bayindir (video, http://www.youtube.com/watch?v=K46Tt2LC9P0):

                Simdi diyorlar ki bir müddetten beri: ''Aslinda Islam köleligi kaldirmayi hedeflemisti ama o devirde ne yapsin; iste sunlar bunlar vardi. Onun icin kaldiramadi ama hedefi buydu.''

                Hani özrü kabahatinden büyük derler ya, iste bu da öyle bir sey. Allahu Teale kaldiracaksa kaldirir. Yani insanlardan mi cekinecek hâsâ? Önceki derste Ibrahim aleyhisselamin nasil kesin tavir koydugunu gördük. Cenabi Hak emretti, bitti.

                Peki, isin gercegi nedir?

                Islam
                köleligi kaldirmayi hedeflemis falan degildir;

                köleligi kaldirmistir.

                Hedeflemek demek… mesela buradan simdi hepiniz evinize gitmeyi hedefliyorsunuz degil mi bu saatten sonra. Evinize gittiniz mi?

                O, varacaniz son nokta.

                Islam öyle hedeflemez. Hedeflememistir öyle bir seyi. Ya? Bunu kesin olarak kaldirmistir. Peki, nerde? 47 nci sûrenin 4 üncü ayetini acin bakalim…
                Last edited by Hasan Akçay; 19. November 2012, 02:15 AM.

                Comment

                • Tenzin
                  Yeni Üye
                  • Nov 2012
                  • 5

                  #23
                  Dostlar hepinizin yazdıklarını tek tek okudum ve böyle bir durumun var olmadığına ikna oldum.İlgi alaka ve samimiyetiniz için teşekkür ederim.Ama bazı sorularım daha var yani aslında bir çok sorum varda böyle aklıma gelince unutmadan size danışayım diyorum.

                  1-) İslamda kölelik ve cariyelik kavramı (Bilinen manasıyla) olmadığına göre ve Allahın dinini yaymak adına dahi olsa durup dururken fetih düzenlenemeyeciğne gör. Asırlar boyunca müslüman devletler diğer ülkelere fetih düzenlemiş işgal etmiş kimisi yakıp yıkmış kimisi adaletle davranmış kimisi islamı o tapraklara hakim din kılmış. Şimdi sormak istediğim soru şu geçmişte hiç bir toplum islamı düzgün yaşamadımı.Yani doğru islamı bır avuç insan mı biliyor dünya da. 1400 yıllık bir zincirden bahsediyoruz şimdi bu zincirin bütün halkalarını bunlar paslanmış en temiz halka bizim ki diye kestirip atamıyorum. Bu devletlerin hükümdarları veya o devletler de yaşayan insanların hükmü nedir. Bunlar cehennemlik mi yani. Mesela osmanlı döneminde padişahların cariyeleri vardı devletlerden vergi isteniyor vermezseler savaş açılıyordu vs. anlatmak istediğmi anladınız yani o zamanda yaşamış bir müslümanın hükmü nedir. Bu adamlar müslüman değilmi yani bunu sormak istiyorum.

                  2-) 4 halife döneminde bilinen manda cariye ve kölelik uygulanmışmıdır ve diğer ülkelere sebepsiz yere saldırılmışmıdr. Yani islamda ki bu hükümler ne zaman bozulmuştur. Eğer 4 halife döneminde böyle bir şey olduysa kuranın anlamını değiştirmekren dolayı kafir olmuş olmazlarmı?
                  Biz bir dağdan Allah diye bağırırız o ses karşı vadiden Özgürlük diye yankılanır...

                  Comment

                  • Hasan Akçay
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 826

                    #24
                    Yarim agizla konustuklari icin
                    kafa karistiriyorlar, demistim.

                    Örnegin

                    Profesör Abdülaziz Bayindir’a
                    göre

                    Allah

                    bir inanirin
                    kendi ''ferc''ini yani ''dizkapaklari ile göbegi arasi''ni

                    yönetimi altindaki esirlere
                    (mâ meleket eymân)

                    23:6’da
                    acabilecegini belirtiyor; caizdir;

                    24:58’de
                    acamiyacagini belirtiyor; caiz degildir.

                    Hanifler.com'daki dostlar!

                    Bu,
                    ''mâ meleket eymân"in konumuyla ilgili olarak
                    neyi gösterir?

                    O ayetlerde anilan
                    ma meleket eymân
                    kim olabilir?

                    Sev gi ile,
                    Hasan Akcay
                    Last edited by Hasan Akçay; 19. November 2012, 06:54 AM.

                    Comment

                    • Hasan Akçay
                      Uzman Üye
                      • Dec 2010
                      • 826

                      #25
                      Profesör Bayindir:

                      Kölelik ve cariyelikle ilgili ayetlerden
                      anlami carpitilmamis olan
                      hic bir tane yoktur.

                      Su anda elinizdeki mealler dahil
                      anlami carpitilmamis bir tek ayet
                      birakilmamistir.

                      Kölelik ve cariyelik
                      ayetlerin anlami carpitilarak
                      olusturulmustur.


                      Sayin profesör bu gercegi dile getirdigi icin ne kadar takdir edilse azdir degil mi. Ah bi de kendisi carpitmasa. Iddia ediyor ki

                      23:6’daki mâ meleket eymân ile
                      24:58’deki mâ meleket eymân

                      ayni
                      konumdadir.

                      Oysa

                      23:6’daki
                      mâ meleket eymânuhum inananlarin nikahli esleridir. O yüzden
                      inananlarin ferclerini yani cinsel organlarini görebilirler, caizdir.

                      24:58’deki
                      meleket eymânukum ise sizin öz cocuklariniz konumundalar. O yüzden
                      tipki kendi öz cocuklariniz gibi yatak odaniza izinsiz giremezler; haramdir.

                      Üzücü olan,
                      sayin profesör
                      tesettür bid’atina kilif uydurmak icin
                      yapiyor bu carpitmayi.

                      Insanin avret yeri
                      göbegi ile diz kapaklarinin arasiymis ta

                      cariyeleriniz

                      vücudunuzun
                      ancak

                      göbeginizden yukarisini ve
                      diz kapaklarinizdan asagisini

                      görebilirlermis te...
                      Mismis de mismis.

                      Lütfen 23:5-6'ya bakin. Zerre kadar kusku yok. Sayin profesörün sürekli cariyeler dedigi o mâ meleket eymânuhum inananlarin "fercler"ini görebilirler ferclerini. Cünkü onlar inanan erkeklerin zevceleri ve inanan kadinlarin zevcleridir.

                      Allah fercler diyormus ama feclerin DISINI kastediyormus. Ah "Allah onu diyor ama kulak asmayin; bunu kastediyor!" demeyi bi birakabilsek; ah Allah ne diyorsa ona bi razi olabilsek.
                      Last edited by Hasan Akçay; 20. November 2012, 08:45 AM.

                      Comment

                      • aorskaya
                        Uzman Üye
                        • Aug 2009
                        • 932

                        #26
                        Sayın akçay,

                        Başlığı açan kardeşimizin sorularına cevabını aldığını söylemesi ve daha da önemlisi konular, islamiyette kölelik varmıdır, yokmudur, varsa kimlerdir, nasıl davranmalıdır gibi boyutlarıyla ele alınmaya başlandığından; 22,24 ve 25 nolu kısımlarda yazdıklarınıza cevabımı, rabbim izin verirse; http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2971 linkinde ve " Islamda alım-satım konusu kölelik ve cariyelik varmıdır" başlığı altında vereceğim.

                        selamlarımla
                        Orskaya

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #27
                          Sayin Örskaya,

                          Daha önce de
                          dile getirmeye calistim.

                          Önemli olan,
                          iletisim.

                          Hatlari kesik telefonun biri bu ucunda ötekisi o ucunda yalnizda kendine konusanlarin durumuna düsmeden bir birimize meramimizi anlatabilmemiz.

                          Bunu bir ricami vurgulamak icin yaziyorum:

                          Benim aklimdan bile gecmeyen iddialarin cevabini verip te beni onlari okumaya zorlamayin. Örnegin savaslarda düsmani esir almamizin caiz oldugunu ayetler getirerek bana anlatmayin...

                          Buradan baska bir linkte de olsa Allah isterse cevap vereceginizi belirtiyorsunuz. Bunu ögrendigime sevindim. Allah razi olsun.

                          Sevgi ile,
                          Hasan Akcay
                          Last edited by Hasan Akçay; 20. November 2012, 04:04 AM.

                          Comment

                          • aorskaya
                            Uzman Üye
                            • Aug 2009
                            • 932

                            #28
                            Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                            Sayin Örskaya,

                            Daha önce de
                            dile getirmeye calistim.

                            Önemli olan,
                            iletisim.

                            Hatlari kesik telefonun biri bu ucunda ötekisi o ucunda yalnizda kendine konusanlarin durumuna düsmeden bir birimize meramimizi anlatabilmemiz.

                            Bunu bir ricami vurgulamak icin yaziyorum:

                            Benim aklimdan bile gecmeyen iddialarin cevabini verip te beni onlari okumaya zorlamayin. Örnegin savaslarda düsmani esir almamizin caiz oldugunu ayetler getirerek bana anlatmayin...

                            Buradan baska bir linkte de olsa Allah isterse cevap vereceginizi belirtiyorsunuz. Bunu ögrendigime sevindim. Allah razi olsun.

                            Sevgi ile,
                            Hasan Akcay
                            Sayın akçay,

                            Bu yazıda değindiğiniz hususları sizi tanıdığım kadarıyla, sizin benimsememeniz gerektiğini düşündüğümden, yazıdaki gibi anlamamamk için zorlanıyorum ve yazıdaki anladığım gibi ise de düzelteceğinizi düşünüyorum.

                            1- Öncelikle, yazışmalara katıldığım dostların yazılarına mutlaka cevap vermeye çalışırım. Ancak, bazen gerçekten yazmamı engelleyen ya sonuçlarının tesiri bakımından daha öncelikli cevaplanması gereken yazılar ortaya çıkabiliyor, veya bazı sosyal gelişmeler zaman bakımından imkansız kılabiliyor.

                            Bu yazıyı yazamdan önce de keşke, yazınızın cevabı verilmiş olabileceğini düşünerek, verilen linke baksaydınız, "hattı kesik telefondakiler" hissine kapılmazdınız.

                            Bu kısmı, katıldığım konularda cevaplamam gereken durumlar olursa, mutlaka cevaplamaya çalışacağımı, ama yukarıda belirttiğim gibi sebebplerle gecikebileceğini bir kez daha belirterek, en azından bundan sonrakiler için bunun bilinmesini rica ederek kapatıyorum.

                            2- Benim aklimdan bile gecmeyen iddialarin cevabini verip te beni onlari okumaya zorlamayin. Örnegin savaslarda düsmani esir almamizin caiz oldugunu ayetler getirerek bana anlatmayin... demişsiniz.

                            Ben, siz dahil kimsenin aklından geçenleri veya geçmeyenleri bilemeyeceğimi bilirim. Bu nedenle, aklınızdan geçenler yerine yazdıklarınızın ortaya koyduğu sonuçlar üzerinden ve anladıklarıma göre cevaplandırmaya çalışırım.

                            Siz, savaşlarda esir alınmayacağını söyeleyebilirken, buna karşılık savaşlarda esir alınması gerektiğine ilişkin ayetleri size getirenlere, ayetleri anlayıp, yorumlayarak;

                            a- ayetlerin esir alınmasını anlatmadığını,
                            b- ayetlerde esir alınması anlatımını görüyorsanız da, bir hatanızı düzeltilmesine yardımcı olunduğunu,

                            anlatan biri olarak yazılara yaklaşmalısınız.

                            Sayın akçay, sonuç olarak;

                            Örnegin savaslarda düsmani esir almamizin caiz oldugunu ayetler getirerek bana anlatmayin...

                            şeklindeki sözünüzü, ayetleri pratize ederek anlatmaya çalışan sizinle bağdaştıramadım.

                            Peki, size nasıl anlatalım?

                            Ayet yazmadan anlatabilirmiyiz, yahutta sizin gibi olmazsa anlatmayalımmı?

                            selamlarımla...
                            aorskaya

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #29
                              Siz, savaslarda esir alinmayacagini söyeleyebilirken...

                              Savaslarda
                              esir alinamiyacagini
                              asla söylemedim.

                              Tam aksine,
                              47:4'ün cevirisini vererek
                              dedim ki:

                              Kafirlerle karsilastiginizda vurun o boyunlari
                              ta ki onlari dize getirinceye kadar.
                              O zaman baglari saglam atin.

                              Ayetteki anlam örgüsünden anlasilan, "baglari saglam atin" (şuddûl vesâk) size saldiran kafirleri esir alin ve SIKI tutun demek. Yoksa esirleriniz kacip size yine saldirabilirler.


                              Bundan önceki
                              her hengi bir iletimde
                              öyle bir ifadem olduysa lütfen
                              alintilar misiniz.

                              Özür dilerim,
                              sizin yanildiginizi söylemek üzer beni.
                              Ama lütfen siz de biraz dikkat.

                              Bir de
                              aklima gelen
                              olasi baska bir
                              yanilgi:

                              Basini açan kardesimizin sorularina cevabini aldigini söylemesi...

                              Nolur,
                              konuyu

                              inanan
                              kadinlarin "basörtüsü"ne
                              saptirmayalim.

                              Bizim buradaki konumuz

                              yeminleriniz kime sahipse onlar - mâ meleket eymânüküm ve
                              onlara cinsel organlarinizi acmanizin caiz ya da haram olmasi acisindan
                              hangi gözle bakacaginiz.

                              Sevgi ile,
                              Hasan Akcay
                              Last edited by Hasan Akçay; 20. November 2012, 11:00 AM.

                              Comment

                              • aorskaya
                                Uzman Üye
                                • Aug 2009
                                • 932

                                #30
                                Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                                Siz, savaslarda esir alinmayacagini söyeleyebilirken...

                                Savaslarda
                                esir alinamiyacagini
                                asla söylemedim.

                                Tam aksine,
                                47:4'ün cevirisini vererek
                                dedim ki:

                                Kafirlerle karsilastiginizda vurun o boyunlari
                                ta ki onlari dize getirinceye kadar.
                                O zaman baglari saglam atin.

                                Ayetteki anlam örgüsünden anlasilan, "baglari saglam atin" (şuddûl vesâk) size saldiran kafirleri esir alin ve SIKI tutun demek. Yoksa esirleriniz kacip size yine saldirabilirler.


                                Özür dilerim,
                                sizin yanildiginizi söylemek üzer beni.
                                Ama lütfen siz de biraz dikkat.
                                Sayın akçay,

                                Bu kısımda yazım hatası yapmışım, sizin; "savaşlarda esir alınmayacak iddiasında olmadığınızı" burada belirtir, yazım hatası için özür dilerim.

                                Ama, yazının o kısmı, "savaşta" değilde, "ateşkes ve teçhizatların bırakılıp savaşın bitmesi arasında" esirlerin salıverilmesini şeklinde iddia ettiğinizi belirteyim.

                                Sayın akçay, böyle de olsa, bu ayetten ve genel olarak savaş ve esir alınması olup olmadığı konularında hatalı olduğunuzu açıklayan yazımı verdiğim linkten okumadığınızı sanıyorum.

                                Eğer, oradan konuyu okur ve düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim.

                                selamlar,
                                aorskaya

                                Comment

                                Working...