Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 Kur an, Kitap... - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

Kur an, Kitap...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Fers
    Uzman Üye
    • Sep 2012
    • 304

    #1

    Kur an, Kitap...

    selam

    alemlerin efendisinden bildirilen tek bir sistem,

    eski ibranicede tevrat ın kelime anlamı, "yazılı olmayan kanun, kural, ittifak, birlik, anlaşma, sözleşme, adlaşma, öğretme, gösterme, yönlendirme, öğreti, yasa"
    yunancadan "euangelion/evangelion/evangile/incil/iyi haber, müjde...
    kur an; okuma, okunan şey, toplamak, bir araya getirme, söylev, nutuk...

    alemlerin efendisinden aktarılan ve her muhatabın kendi dilinde belirtilmiş olan değişmeyen ve tek bir sistem/ilim ....

    kıyame/17,18
    inne aleynaa cem ahu ve kur aanehu.../ onun toplanması ve okunması bize aittir...
    fe izaa kara naahu fettebi kur aanehu.../ topladığımızda okunmasına uy...

    isra/78
    ...kur aanel fecri.../ sabah okuması/söylevi/nutku/toplanması...

    yusuf/2
    innaa enzelnaahu kur aanen arabiyyen.../ onu arapça söylev olarak indirdik...

    yasin/69
    ilaa zikrun ve kur aanun mubiinun.../ yalnız öğüt ve izahlı söylev...

    fussilet/26
    ve kaalelleziine keferuu laa tesmeuu li haazel kur aani.../ inkarcılar bu söylevi dinlemeyin dediler...

    kur an: alemlerin efendisinden indirilen bildirinin muhataplara aktarımı/okunması/söylevi...
    Last edited by Fers; 20. November 2012, 10:16 PM. Sebep: koyu kelime
  • Fers
    Uzman Üye
    • Sep 2012
    • 304

    #2
    kitap: bildirme/bildiri/alemlerin efendisine ait sistemin bildirisi...
    kitaben fii kırtasin: yazılı bildiri...
    kitabun musaddikun lisaanen arabiyyen.../ doğruluğu tasdik edilmiş arapça lisanlı bildiri...

    bakara/235
    hattaa yeblugal kitaabu ecelehu.../ bildirilen süresine erişinceye kadar...

    maide/47
    vel yahkum ahlul inciili bimaa anzalallaahu fiihi.../ incil ehli Allah ın onda indirdiğiyle hükmetsinler....
    maide/48
    ve enzalnaa ileyka alkitaaba bialhakkı musaddıkan limaa beyna yadeyhi min alkitaabi ve muheyminan aleyhi.../
    sana bildiriyi gerçek ile indirdik, bildiriden "limaa beyna yadeyhi" olanı doğrulayan olarak.....

    kitap/bildiri hak ile daha önce gelenden "limaa beyna yadeyhi" olanı doğrulayan olarak inmiş olan...
    ikinci ayetteki kitap yazılı sayfalar değil, alemlerin efendisinden daha önce gönderilendeki "limaa beyna yadeyhi" yani önceki ayetteki Allah ın onda indirdikleri, öncekilerdeki Allah ın sistemine/bildirisine ait olan delil/öğüt...

    saff/6
    ya benii israaiile innii rasuulullaahi ileykum musaddikan li maa beyna yadeyye minet tevraati.../
    ey israiloğulları, size Allahtan haberciyim tevrattan iki elim arasındakilerinin/Allah ın onda indirdiklerinin doğruluğunu tasdik eden...
    ve mubaşşiren bi rasuulin ye tii min ba diismuhuu ahmedu.../ sonra gelecek sözü övgüye layık haberciyi müjdeleyen...

    israiloğullarına seslenen habercinin bahsettiği "li maa beyna yadeyye minet tevraati" tevrattaki Allah ın onda indirdikleri, sistemin/bildirinin delilleri/öğüdü...

    ali imran/3
    nezzele aleykel kitaabe bil hakkı musaddikan limaa beyne yedeyhi ve enzelet tevraate vel inciile.../
    sana iki eli arasındakilerinin/Allah ın onda indirdiklerinin doğruluğunu tasdik eden gerçek ile bildireni indirdi, tevrat ve incili indirdi...

    en am/7
    ve lev nezzelnaa aleyka kitaaban fii kırtaasin fe le mesuuhu bi eydiihim.../ sana yazılı bir bildiri olarak indirseydik, sonra elleriyle dokunsalar...
    le kaaleleziine keferuu in haazaa illaa sihrun mubiinun.../ inkarcılar mutlaka "bu masaldan başkası değil" derlerdi...

    "lev nezzelnaa" indirseydik, "kitaaban fii kırtaasin" yazılı bildiri, "fe le mesuuhu bi eydiihim" sonra ona elleriyle dokunsalardı,
    yazılı bir bildiri indirilmedi, haberciye gelen elleriyle dokunabilecekleri/inceleyebilecekleri yazılı bir kitap/bildiri değil...

    şuara/192,193,194,195,196
    ve innehu le tenzilu rabbil aalemin.../ kesinlikle o alemllerin efendisinin indirmesi...
    nezele bihir ruhul emin.../ onunla indi itimat edilir bilgi...
    alaa kalbike li tekuune minel munziriine.../ kalbine, uyaranlardan olman için...
    bi lisaanin arabiyyin mubiinin.../ izahlı arapça bir dil ile..
    ve innehu lefii zuburil evveliin.../ ilk metinlerinde de var olduğu kesin olan....

    alemlerin efendisinden gelen ve ilk metinlerde de olan güvenilir bilgi, lisanları/dilleri arapça olan muhatapların uyarılması için arapça bir dil ile kalbe indirilen....

    alemlerin efendisinden bildirilen, toplumlardaki isimlendirilmeleri ayrı ama içeriği değişmeyen ve her muhatabın kendi dilinde belirtilmiş olan tek bir sistem/ilm/bildiri....
    yazılı gelmeyen, yazdırılma emri olmayan...
    Last edited by Fers; 21. November 2012, 01:23 AM. Sebep: koyu kelime

    Comment

    • merdem
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 1364

      #3
      Fers Nickli Üyeden Alıntı
      kitap: bildirme/bildiri/alemlerin efendisine ait sistemin bildirisi...
      kitaben fii kırtasin: yazılı bildiri...
      kitabun musaddikun lisaanen arabiyyen.../ doğruluğu tasdik edilmiş arapça lisanlı bildiri...

      bakara/235
      hattaa yeblugal kitaabu ecelehu.../ bildirilen süresine erişinceye kadar...

      maide/47
      vel yahkum ahlul inciili bimaa anzalallaahu fiihi.../ incil ehli Allah ın onda indirdiğiyle hükmetsinler....
      maide/48
      ve enzalnaa ileyka alkitaaba bialhakkı musaddıkan limaa beyna yadeyhi min alkitaabi ve muheyminan aleyhi.../
      sana bildiriyi gerçek ile indirdik, bildiriden "limaa beyna yadeyhi" olanı doğrulayan olarak.....

      kitap/bildiri hak ile daha önce gelenden "limaa beyna yadeyhi" olanı doğrulayan olarak inmiş olan...
      ikinci ayetteki kitap yazılı sayfalar değil, alemlerin efendisinden daha önce gönderilendeki "limaa beyna yadeyhi" yani önceki ayetteki Allah ın onda indirdikleri, öncekilerdeki Allah ın sistemine/bildirisine ait olan delil/öğüt...

      saff/6
      ya benii israaiile innii rasuulullaahi ileykum musaddikan li maa beyna yadeyye minet tevraati.../
      ey israiloğulları, size Allahtan haberciyim tevrattan iki elim arasındakilerinin/Allah ın onda indirdiklerinin doğruluğunu tasdik eden...
      ve mubaşşiren bi rasuulin ye tii min ba diismuhuu ahmedu.../ sonra gelecek sözü övgüye layık haberciyi müjdeleyen...

      israiloğullarına seslenen habercinin bahsettiği "li maa beyna yadeyye minet tevraati" tevrattaki Allah ın onda indirdikleri, sistemin/bildirinin delilleri/öğüdü...

      ali imran/3
      nezzele aleykel kitaabe bil hakkı musaddikan limaa beyne yedeyhi ve enzelet tevraate vel inciile.../
      sana iki eli arasındakilerinin/Allah ın onda indirdiklerinin doğruluğunu tasdik eden gerçek ile bildireni indirdi, tevrat ve incili indirdi...

      en am/7
      ve lev nezzelnaa aleyka kitaaban fii kırtaasin fe le mesuuhu bi eydiihim.../ sana yazılı bir bildiri olarak indirseydik, sonra elleriyle dokunsalar...
      le kaaleleziine keferuu in haazaa illaa sihrun mubiinun.../ inkarcılar mutlaka "bu masaldan başkası değil" derlerdi...

      "lev nezzelnaa" indirseydik, "kitaaban fii kırtaasin" yazılı bildiri, "fe le mesuuhu bi eydiihim" sonra ona elleriyle dokunsalardı,
      yazılı bir bildiri indirilmedi, haberciye gelen elleriyle dokunabilecekleri/inceleyebilecekleri yazılı bir kitap/bildiri değil...

      şuara/192,193,194,195,196
      ve innehu le tenzilu rabbil aalemin.../ kesinlikle o alemllerin efendisinin indirmesi...
      nezele bihir ruhul emin.../ onunla indi itimat edilir bilgi...
      alaa kalbike li tekuune minel munziriine.../ kalbine, uyaranlardan olman için...
      bi lisaanin arabiyyin mubiinin.../ izahlı arapça bir dil ile..
      ve innehu lefii zuburil evveliin.../ ilk metinlerinde de var olduğu kesin olan....

      alemlerin efendisinden gelen ve ilk metinlerde de olan güvenilir bilgi, lisanları/dilleri arapça olan muhatapların uyarılması için arapça bir dil ile kalbe indirilen....

      alemlerin efendisinden bildirilen, toplumlardaki isimlendirilmeleri ayrı ama içeriği değişmeyen ve her muhatabın kendi dilinde belirtilmiş olan tek bir sistem/ilm/bildiri....
      yazılı gelmeyen, yazdırılma emri olmayan...

      isra/78
      ...kur aanel fecri.../ sabah okuması/söylevi/nutku/toplanması...

      yusuf/2
      innaa enzelnaahu kur aanen arabiyyen.../ onu arapça söylev olarak indirdik...

      yasin/69
      ilaa zikrun ve kur aanun mubiinun.../ yalnız öğüt ve izahlı söylev...

      fussilet/26
      ve kaalelleziine keferuu laa tesmeuu li haazel kur aani.../ inkarcılar bu söylevi dinlemeyin dediler...

      kur an: alemlerin efendisinden indirilen bildirinin muhataplara aktarımı/okunması/söylevi...



      Degerli Fers Kardesim,

      Kur'an söylev seklinde indirilmistir, ki parca parca meallerden misaller vermissin,
      yazili gelmeyen ve yazdirilma emri olmayan diye eklemissin. Acaba neden yazdirildi ve bizlere ulastirildi?

      Anlatmak istedigin nedir burada, izah edermisin lütfen.

      Benim de merak ettigim hususlar var, yazdiginda hakli olabilirsin ( kim kimi oltasina cekiyor acaba ) cünkü Arapca tam gelismis bir dil degildi o zamanlar, hic bir yazili belge bulunmamistir Kur'an indirilmeden evvel, bu Araplarin dil hususunda pek de ilerlememis oldugunu gösterir.

      Ve Rabbimiz herhalde her seyi en iyisiyle gören bilen ve isitendir. Acaba neden Kur'an Arap dilinde indirildi, yaziya dönüstürüldügünde yabancilar tarafindan (besbelli Araplar tarafindan da) okununup anlasilmasi imkansiz oldugunu herkes söylüyor. Bu yüzden seslendirilmesi icin bir takim calismalarda bulunulmustur.

      Yazi tekniginde hic bir ilerleme olmayan bir kavim acaba aralarinda hic mi yazili anlasmalar yapmiyorlardi? Yoksa tarihciler bizleri uyutuyorlar mi Arap harfleri yaziya döküldügü zaman seslendirme imkansizligi olduguna dair?

      Peygamberimizin yapmis oldugu antlasmalar hangi dil üzerine yapiliyordu ? Yoksa o zamanlar bambaska bir dilleri mi vardi acaba Kur'an'in dilinden baska?

      Arap dili ile Kur'an dili aynimidir? Ki bir kavme indirilen bir Lafzin elbette ki günlük konusmalarinda gecerli olan bir dilde olmasi lazim gerekir, ki anlasilabilsin.

      Gelelim söylev Kur'an'a; satirlara gecirilmesi nasil olmustur acaba? Peygamberimiz daha hayatta iken mi satirlara dökülmüstür, yoksa bu kutsal vazifeyi baskalarimi üstlenmislerdir?

      Elimizde bulundurdugumuz Mushaf Alemlerin Efendisi'nin SÖYLEV'inle tipa tip aynisimidir?

      En son sorum; son elciye indirilen SÖYLEV günümüze kadar kulaktan kulaga ulasmismidir orijinal haliyle?

      Selam ve dua ile.

      Not: Almancasi olanlar okuyup bizlerede izah edebilirler konunun icerikligini:

      Comment

      • Fers
        Uzman Üye
        • Sep 2012
        • 304

        #4
        Peygamberimizin yapmis oldugu antlasmalar hangi dil üzerine yapiliyordu ? Yoksa o zamanlar bambaska bir dilleri mi vardi acaba Kur'an'in dilinden baska?

        Arap dili ile Kur'an dili aynimidir? Ki bir kavme indirilen bir Lafzin elbette ki günlük konusmalarinda gecerli olan bir dilde olmasi lazim gerekir, ki anlasilabilsin.

        Gelelim söylev Kur'an'a; satirlara gecirilmesi nasil olmustur acaba? Peygamberimiz daha hayatta iken mi satirlara dökülmüstür, yoksa bu kutsal vazifeyi baskalarimi üstlenmislerdir?

        Elimizde bulundurdugumuz Mushaf Alemlerin Efendisi'nin SÖYLEV'inle tipa tip aynisimidir?

        En son sorum; son elciye indirilen SÖYLEV günümüze kadar kulaktan kulaga ulasmismidir orijinal haliyle?
        kim ne demiş fark etmez, ondört asır öncesindeki kureyş kabilesidir söylevin asıl muhatabı, soruları onlara sormak lazım, "en am/7 ne demek istiyor brader, hem mademki yazdırılma emri yok en am/7 nereden çıktı" eyy en iyi bilen kureyşliler, nerelerdesiniz...

        Comment

        • bartsimpson
          Super Moderator
          • Mar 2012
          • 692

          #5
          Sevgili "Fers",

          Görüşlerinize değer veren ve öğrenmekisteyen birisi olarak, yanlış anlamazsanız size bir sorum olacak.

          Bu soruma vereceğiniz cevap akabinde bir fikrimi paylaşmak istiyorum

          Evrensel mesaj, Zikir; Allah'ın bizzat kendisi yada Cebrail yada "???her kim???" vasıtası ile Muhammed'e ilettiği bir bildiri bir söz müdür?

          Resuller için geçerli olan vahiy müessesesi;
          Karşılıklı bir görüşme ve konuşma (Mülakat, münazara, istişare) mıdır?
          Kaynaktan mesaj aktarımı (Vasıta yada taşıyıcı) mıdır?
          Yoksa tek taraflı bir ileti (Direkt bağlantı) midir?

          Saygılarımla,
          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

          Comment

          • Fers
            Uzman Üye
            • Sep 2012
            • 304

            #6
            Bu soruma vereceğiniz cevap akabinde bir fikrimi paylaşmak istiyorum
            Resuller için geçerli olan vahiy müessesesi;
            şuara/192,193,194
            ve innehu le tenziilu rabbel alemiine.../ elbette o, alemlerin rabbinin indirmesidir...
            nezele bihi er ruuhu el emiinu.../ indi onunla güvenilir bilgi...
            alaa kalbike li tekuune min el munziriine.../ kalbine, uyaranlardan olman için...

            Comment

            • bartsimpson
              Super Moderator
              • Mar 2012
              • 692

              #7
              Fers Nickli Üyeden Alıntı
              şuara/192,193,194
              ve innehu le tenziilu rabbel alemiine.../ elbette o, alemlerin rabbinin indirmesidir...
              nezele bihi er ruuhu el emiinu.../ indi onunla güvenilir bilgi...
              alaa kalbike li tekuune min el munziriine.../ kalbine, uyaranlardan olman için...
              Cevabınıza teşekkür ederim Sevgili Fers...

              Bu cevap ne zamandır düşündüğüm bir konuya açıklık getirmiş oldu, sanırım sizde soruyu neden sorduğumu anladınız ki ona uygun ayetlerle cevap vermişsiniz.

              Bazı kimseler bu söylemimi aşırı bulabilir. Ama bana bunu sorgulama ve söyleme cesaretini forumdaki dostlarım verdi. Yanlışım varsa da düzeltirim inşaallah.

              Kendimi bildim bileli Allah kavramının nesnelleştirilmesini ve kişiselleştirilmesini anlayamamışımdır. Neden insanlar ilahi bir varlığı, gücü yada sistemi kişiselleştirme ve nesnelleştirme ihtiyacında olsunlar... Neden ellerini açıp göklerdeki bir tanrıya yalvarsınlar... Neden Rasullerin onunla konuşabileceğini ve ona mesaj iletebileceğini sansınlar... Neden Rasuller olmadan bu irtibatı kuramayacaklarını yada Rasullerden sonra dinsel kişiliklerle bu işlerin halledilebileceğine inansınlar.

              "İlahi" dahi olsa Allah'ı bir varlık olarak tanımlamamız "vahdaniyet" ilkesine terstir. Yaratılış hiyerarşisinde (insanın muhteşem egosundan dolayı) sanki insandan bir gömlek yukarıda oda "ilahi" kavramı ile bi nebze korumaya alınarak "Allah" kavramı yerleştiriliverilir hemen. "Allah" kavramını ulaşılabilir kılma arzumuz bizleri ister istemez şirk ve aldanışa sürüklemektedir.

              Ulaşabileceğimiz yada ulaşmak için çabalayacağımız bir Allah kavramı yok...
              Çünkü "Allah bize şah damarımızdan daha yakın"

              Onu konuşturmaya çalışmak, iletişim kurmaya çalışmak, dua edip cevap beklemek (bulutların üstündeki bir tanrıya) boşuna...
              Çünkü "Allah birdir. Allah sameddir. Doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur."

              Rasuller aracılığı ile ondan bir mesaj geldiğine ve iletildiğine inanmak da boşuna...
              Çünkü "ve innehu le tenziilu rabbel alemiine.../ elbette o, alemlerin rabbinin indirmesidir... nezele bihi er ruuhu el emiinu.../ indi onunla güvenilir bilgi... alaa kalbike li tekuune min el munziriine.../ kalbine, uyaranlardan olman için..."

              Mesaj her zaman oradaydı (LEFHI MAHFUZ)... Evren varolduğundan beri (KALU BELA)... Ama bunu (ZİKRİ) anlayabilen yada okuyabilen (IKRA - yada günümüz dili ile download edebilen-) insanlar sayılıydı (RASULLER)... bu mesajı okuyabilen ve idrak edebilen her vicdan sahibi insan gibi RASULLER'de bunu bilemeyen ve idrak edemeyen ruhlara ve akıllara iletme, bilinçlendirme ihtiyacı hisettiler ve dediler ki... "aklınızdaki, vicdanınızdaki tüm putları, tüm dogmaları, tüm inançları, tüm kötülükleri yokedin" (LA İLAHE)... vicdanınızdaki, aklınızdaki ve özünüzdeki (DNALARINIZDAKİ) evrensel mesaja ve onun yoluna inanın (İLLALLAH)...

              Rasuller neden hayatta iken yazılı bir metin yada kitap bırakmadılar? Bunun cevabı pek çok defa bu forumda verildi. Kul eli ile yazılan hiç bir metin İLAHİ olamaz... Asıl olan mesaj'dır (ZİKİR). Ve Rasullerin insanlara (İKRA- okuyup-) ilettikleri budur...

              "NEFSİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR ?????"

              Gerçekleri görmemizi ve idrak etmemizi engelleyen şartlanmalarınız ve sınırlarımız olabilir mi? Hanif bir müslüman olduğumuzu idda etsekte LA İLAHE emrinin gereğini yerine getirebiliyormuyuz? Ya da ALLAH'tan başka herşeyi reddetmeyi?

              Bizi doğru yola, kendilerine nimet (buradaki nimet; akıl, bilinç ve vicdan olmasın?) verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
              Last edited by bartsimpson; 21. March 2013, 10:44 PM.
              "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

              Comment

              • Fers
                Uzman Üye
                • Sep 2012
                • 304

                #8
                Neden Rasuller olmadan bu irtibatı kuramayacaklarını yada Rasullerden sonra dinsel kişiliklerle bu işlerin halledilebileceğine inansınlar...bartsimpson

                kurtarıcılarla yüzleşip merak edilenleri doğrudan mesaj sahibine soramamak...
                gelen kurtarıcılardan mahrum kalan ara zamandakiler geçek muhatabların yüzlerce yıl ardından, "acaba domuzun eti miydi yoksa domuzluk etmek miydi" ...

                Onu konuşturmaya çalışmak, iletişim kurmaya çalışmak, dua edip cevap beklemek (bulutların üstündeki bir tanrıya) boşuna...bartsimpson

                dualara icabet,
                bir yarışma programı, üç bayan, ödül tek bir kişi için tek bir araba ve herbiri dua ediyor "Allah ım noolur yardım et"...
                herbir duaya icabet gerek, söz var sonuçta üstelik herbiri kendi çapında muhterem, olsun ne fark eder araba tek bir kişiye gitti...

                ol emrindeki dualara icabet, var edilen sistem olması gerektiği gibi işledi, en çok çabayı sarfedenin duasına icabet edildi, arabayı kaptı...

                yeryüzünde olan biten herşeyin var edeni alemlerin efendisiyse eğer, eylemleri, üzerlerine yüklendikleri özgür iradeleriyle gerçekleştirenler sadece kendilerine sunulanı keşfedebilip tercih edenlerdir...
                sunulanı sunan Alemlerin Efendisi, sunulana özgür iradesiyle tercihte bulunup eylemi gerçekleştiren, sunulandan başkasına sahip olmayan muhterem...
                Mesaj her zaman oradaydı (LEFHI MAHFUZ)... Evren varolduğundan beri (KALU BELA)... Ama bunu (ZİKRİ) anlayabilen yada okuyabilen (IKRA - yada günümüz dili ile download edebilen-) insanlar sayılıydı (RASULLER)...bartsimpson

                Allah, durup, bekleyip, izleyip, gözlemleyip duruma göre "seni gidi seni veya ne güzel şeysin sen" der misali sisteme müdahale eden midir brader...

                ortaya çıkacak resuller dahil herşey o ilk "ol" emrinde yerli yerinde değil miydi zaten...olgunluk yaşlarına erdiklerinde o nun mesajını getirdim diyenlere her bir olay karşılığı neyin emredildiğini aanı aanına sunan cebrail adıyla anılan melekler değildi...dualara icabet veya icabetsizlik ilk "ol" emrinde sistemin içine bilindiği sanılan mananın çok ötesinde kusursuz bir denklem olarak kodlanmıştı...

                Alemlerin efendisi evreni var etmeden önce durup düşünen midir "şöyle, böyle yapsam durumlara göre müdahale etsem"...

                Comment

                • Fers
                  Uzman Üye
                  • Sep 2012
                  • 304

                  #9
                  yanlış veya doğru, düşünen insan bartsimpson...

                  Comment

                  • ates demir

                    #10
                    Dua davettir, bir iş için Allah a dua eden O nu şahdamarınında yakınında bulur. Bulur ama bulduğunun farkında bile değildir. Ne ironi ama.
                    Ressam resmiyle bilinir, tanımlama nesneden özneyedir. Asla ressam tam olarak tanımlanamaz. Sadece öngörülebilir.
                    İlah yok Allahtan başka deyip sonra Allah ın kılavuzladığı (ve bu yüzden Rab sıfatını aldığı) yoldan değil de iblisin yolundan gitmek bu işin ironik başka bir kısmıdır.
                    Kitabı okuyanların neyi okuduğunu ne ile konuştuğunu bilirsen kitabın anlamını da çözersin. Sonra nebinin sözünü okursun, "benim kavmim kitabı devre dışı bıraktılar" sözünü anlarsın. Kavminin neyi devre dışı tuttuğunu anlarsın.
                    Sonra nahl yani hurma ağacını, zeytin, incir, narı ve bunların ağaçtaki cennetlerde nasıl olduğunu anlarsın.
                    Kul eli ile atılan oku nasıl atan Allah sa kul eli ile yazılan Kuranı/kitabı da Allah yazar. Nasıllığını mı düşündünüz? Fıtrata gelin.
                    İster prangalarından kurtulmuş biri ol, ister kaotik, ister paslıteneke, ister sesli ister sessiz, ister medeni ister barbar,ister güneş ister ay, istersen ışığı getiren prometheus, istersen toprak ol. Ne olursan ol...ben seni tanırım...
                    Selametle

                    Comment

                    • Fers
                      Uzman Üye
                      • Sep 2012
                      • 304

                      #11
                      Kul eli ile atılan oku nasıl atan Allah sa kul eli ile yazılan Kuranı/kitabı da Allah yazar.
                      böyle ise,
                      atılan okun istikametini yönlendiren de O mudur...
                      ok savunmasız bir kalbi gereksiz yere kasten deldiğinde, günaha giren midir girdiren mi...

                      Comment

                      • kuman
                        Uzman Üye
                        • Mar 2013
                        • 583

                        #12
                        Fers Nickli Üyeden Alıntı
                        böyle ise,
                        atılan okun istikametini yönlendiren de O mudur...
                        ok savunmasız bir kalbi gereksiz yere kasten deldiğinde, günaha giren midir girdiren mi...
                        Bu biraz abartı olmuş gibi geldi.
                        Ayet hatırladığım kadarıyla bedir savaşını anlatırken kullanılan bir ayet. ''oku sen atmadın allah attı sen öldürmedin allah öldürdü''
                        yanlışsam düzeltin.
                        Burda yuklarıda yazılan ile bu ayetin anlamı ne alaka ? savaşta masum mu vardır ?

                        Allah bizi günahı sokan özelliklerimizi içimize kodladı yerleştirdi biz bu özelliklerimizden dolayı günaha giriyoruz ama bu özellikler bizim Dünyada yaşamamızı sağlayan özellikler.
                        bir bebek düşünün tamamen bu iç güdüleri ile yaşama tutunur bu iç güdüler olmasa idi yaşama tutunamaz yok olur giderdi.

                        Gece geç saatlerde akıl bu kadar çalışıyor unutuğum ve asıl söylemem gereken şimdi aklıma geldi.
                        bu ayet allahın irade beyanı olmaksızın bizim hiçbirşey yapamıyacağımızı anlatıyor.
                        (Daha önce tartışıldı galiba irade beyanı- Allahın geleceği bilip bilmediği-Sınav dünyası konuları)
                        Last edited by kuman; 23. March 2013, 11:59 AM.

                        Comment

                        • ates demir

                          #13
                          Beyin 2 lobludur. Sağ ve sol.
                          Diyelimki beynin sol lobu da sağ lobuda tüm vücut için birer hükümdar.
                          Birbirinin aynı ama zıt çalışan bu iki hükümdardan biri iyiliği biri kötülüğü tavsiye ediyor olsun.
                          Sağ iyi sol lob kötü olsun.
                          Oku attığında hangi hükümdara uyduğuna göre yanıt değişir.
                          Ancak ifadeniz çeldirici ve yönlendirici sözcükler barındırıyor kadim dostum. Savunmasız kalp, gereksiz yere, kasten gibi. Yönlendirme, dışavurumda bir kaçış mekanizmasıdır. Sol lob acı istemez ve aslında yaptığınız şeyi başkası yapmış gibi yönlendirir, dışavurdurur. Buna kendini ifade etmek isteyen insanın başka bir insanı aynalaştırması diyebiliriz. Kişilerin birbirini, Kuran dan edindiğiniz ifadeler ve Kurana bakış açınızın da aslında sizi yansıtması gibi.
                          Cümlenizde İfade edilmek istenen bence şudur:
                          Savunmasız bir kalbi gereksiz yere kasten delen ok benim okumdur.
                          Sonuç; ben dediğiniz yerde biz yoktur ve bu cümle sağ lobun değil acıyı yönlendirmek isteyen sol lobun ürünüdür.
                          Meramımı umarım anlatabilmişimdir.
                          Selametle
                          Last edited by Misafir; 23. March 2013, 01:26 AM.

                          Comment

                          • Fers
                            Uzman Üye
                            • Sep 2012
                            • 304

                            #14
                            Kul eli ile atılan oku nasıl atan Allah sa kul eli ile yazılan Kuranı/kitabı da Allah yazar.
                            yorumum bu ifade üzerineydi, Kur an(enfal/17) ile ilişkilendirmiş değilim,

                            Bu biraz abartı olmuş gibi geldi
                            Ayet hatırladığım kadarıyla bedir savaşını anlatırken kullanılan bir ayet. ''oku sen atmadın allah attı sen öldürmedin allah öldürdü'' yanlışsam düzeltin.
                            Burda yuklarıda yazılan ile bu ayetin anlamı ne alaka ? savaşta masum mu vardır ?
                            ayetten ne anladığınızı bilmiyorum, yukarıdakiyle neden ilişkilendirdiğinizi de...
                            ok atmak, adam öldürmek Alemlerin efendisinin işi midir, hangi anlamda olursa olsun bana göre rabbi yeryüzüne insan suretinde indirmektir...
                            saygılar, hayırlı geceler.

                            Ancak ifadeniz çeldirici ve yönlendirici sözcükler barındırıyor kadim dostum. Savunmasız kalp, gereksiz yere, kasten gibi.Yönlendirme, dışavurumda bir kaçış mekanizmasıdır.
                            Buna kendini ifade etmek isteyen insanın başka bir insanı aynalaştırması diyebiliriz. Kişilerin birbirini, Kuran dan edindiğiniz ifadeler ve Kurana bakış açınızın da aslında sizi yansıtması gibi.
                            bu ifadeler üzerine yapılacak yorumum yoktur, gönlüde gönlün ötesini de gönlün asıl sahibi bilir, gerisi varsayımdan, yanılgıdan ibaret...
                            saygılar, hayırlı geceler.

                            Comment

                            • ates demir

                              #15
                              Dostum Fers
                              Sana dostum diye hitab ettim, çünkü hala böyle görüyorum.
                              Dargınlığa yol açacak ifadem olduysa kusuruma bakma. Kelimelerin önündeki ve ardındaki anlamları analiz ettim hepsi bu.
                              Ayette savunmasız kalp gereksiz yere ve kasten isim ve sıfat tamlamaları yok.
                              Bunları spontane/kendiliğinden ifade etmenle analiz ettim, yoksa gönullerin ozünü elbetteki sadece Rabbim bilir.
                              Dunyada milyarlarca insan varken ego ve superego nun ortak olmasından hareketle durum tespiti yaptım, genelden ozele indim.
                              Dostlarım; bir insan hakkindaki fikirlerinizi soylerken ne soyluyorsaniz bu aslında sizsiniz. Söylediklerinizi düşünün, herkes kendini söyledikleri ile ele verir, dışavurdurur, betimler. Kisiler kendini baskalarinin gozunden gorur, şahit olur.
                              Sevgiyle
                              Last edited by Misafir; 26. March 2013, 10:26 PM.

                              Comment

                              Working...