Allah Domuz Etini Neden Haram Kılmıştır?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • khaos
    Uzman Üye
    • Apr 2012
    • 346

    #46
    mustafabey Nickli Üyeden Alıntı
    Acaba Araplar o devirde ölmüş hayvan eti, leş, kan ve arabistanda yetişmeyen domuz eti gibi maddeleri yiyerek mi besleniyorlardı?


    Haksız yere can alınmasına, gıybet etmeye, fitne fesat çıkarmaya, domuzluğa kimsenin sesi çıkmıyor, ses çıkarmayarak helal görülüyor ama, zaten kimsenin mecburda kalsa yemediği yiyemeyeceği şeylere, bunlar yenmez, aman haa! , merak etmeyin
    Mustafa bey kardeşim paylaşımınız için sağolun.Gerçi Aorskaya kardeşimizin yazdıklarına cevap vermişsiniz ama benimde konuyla ilgili söylemek istediğim bir iki şey var.

    SORU:Araplar o devirde ölmüş hayvan eti leş ve kan yiyormuydu?
    CEVAP:Kur an yani Tanrı nın buyrukları sadece araplar için mi indi.Mesela bu gün arabistan da yetişmiyor dediğiniz domuz anadolu nun dağlarında cirirt atıyor.Genellemiyorum kendini müslüman olarak tanımlayan ama domuz eti yiyen domuz salamı seven çok balkan göçmeni arkadaşım var.Yani kimse domuz eti yemiyor değil. bu konuda yanılıyorsunuz.

    ''Haksız yere can alınmasına, gıybet etmeye, fitne fesat çıkarmaya,domuzluğa kimsenin sesi çıkmıyor'' bu söylediklerinizi MÂİDE 60 da bulabiliriz sanırım
    De ki: "Allah katında ceza olarak bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Allah'ın lanetlediği, üzerine gazap indirdiğidir o. Allah böylelerinden maymunlar, domuzlar ve tağut uşakları yapmıştır. İşte bunlardır yer bakımından daha kötü, yolun denge noktasını kaybetme bakımından daha şaşkın olanlar."

    Tanrı zaten yoldan sapanlar için bu terimleri kullanmış.
    sizin söylediklerinize uygun ayet bu olabilir daha önceki yazılarda bakara173 ve maide 60 arasındaki farkları tartışmıştık lütfen bakınız.
    (FOR RAVEN)

    Comment

    • merdem
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 1364

      #47
      İslam Atom Çagını yaşıyor

      Sonu hayrola, ne iştir anlamadım.

      Asırlardır ne abdest, ne namaz, ne hacc, en önemlisi ne de başörtüsü 100% bir açıklığa kavuşmadan domuz eti problem oldu çıktı.

      Kur'an dan mı çıkarıyoruz acaba tüm sonuçları, yoksa Kur'an'ı felsefi yollardan edebiyat usülü siyasetin ve ticaretin yönünden mi ele alıyoruz? Bizler mi Kur'an'a uyuyoruz yoksa Kur'an'ı mı kendimize uyduruyoruz?

      Kur'an mı bize ayak uyduramaz oldu?

      Ben bir takım çelimsizlikler görüyorum, ama ayetler arasında değil, beşer arasında bu çelimsizlikler. Ademoğlu birdenbire pek modernleşti (!) yok Allah onu demek istiyor yok bunu demek istiyor. Canım Kur'an'a bir de Ademoğlu ortak çıktı ve böylece çıkmaza takıldık kaldık.

      Meallerin sayısı arttıkça şahsi görüşler de arttı. Kimi matematik yoluyla kimi felsefe yoluyla kimi en güzel edebi yollarla başladı kendi kendini açıklayan Kur'an'ı açıklamaya. Tarikat, cüppeli, takkeli, çarşaflı, mezhepli derken birdenbire moda değişti, din demek o değil bu demektir, iman öyle olmaz böyle olur, Allah bir dedinmi akan sular durur gerisini boşver, yanınana zekatı sadakayı tuzluca koy cenneti navi olmadan bulursun denir anlamına kadar getirdik.

      Acaba hepimiz erenlerden mi olduk? Bu mudur Rabbimizin bizlere buyurduğu?

      Fazla ve fuzuli sorulmasının hoş karşılanmadığını unuttuk, başladık yeni baştan sorulara.

      Nasıl desem ki, beynimizdeki hücreler başka bir şekilde mi çalışmaya başladı acaba, yoksa anlamak istemediğimiz ve zamanında değiştirilmesi istenen Kur'an açıkca bizden yüz çevirmeğe mi başladı.

      Bir anormallik var ortalıkta.

      Hepimiz bir şeyler anlatıyoruz, çok güzel bir şekilde uyumlu olarak ayetleri yapıştırıyoruz, nafile, soruların ardı arkası kesilmiyor, yenilerine yeniler ekleniyor, kafalar çalıştırılıyor, nafile.

      Kolaylaştıracağımız yerde zorlaştırıyoruz.

      Ben çıkamadım altından bir türlü. OKU diye başlanan Kitabımızı anlamazsınız diye okutmayanlar oldu, okumaya başladığımızda anlamadığımız ortaya çıktı. Anlamış olsaydık hepimizin bir noktada birleşmesi gerekmezmiydi? Her kafadan ayrı bir düşünce ortaya atıldığına göre ne yazık ki biz bu Kitabı anlamıyoruz.

      Kimi kelimelere uyar, kimi tabiata uyar, kimi mecazına kaçar, kimi onun bunun lafına bakar. Allah' ın İslam dediği dini ben anlamaz oldum. Nasıl anlıyayım ki, her gün yeni yeni bir şeyler duyuyorum. Elimdekini tam anlıyamadım, ayetler devamlı iniyormuş gerisini nasıl tamamlayacağım ki harmoni sağlansın.

      Allah biliyor içimden geçenleri, kelimelere dökemiyorum hepsini, ama niyetim bozuk değil diyorum, kim demiyor ki.

      Gecenin bu vakti Cornwall' de odamda bu karmakarışık düşünceler içindeyim. Acaba neyi nasıl yapsam doğru olur derken ecele yaklaşıyor belki de amaçtan uzaklaşıyorum.

      Allah yardımcımız olsun cihadımızda.

      Comment

      • bartsimpson
        Super Moderator
        • Mar 2012
        • 692

        #48
        Ülkenin içinde bulunduğu duruma bakarak diyebiliriz ki... Eğitim şart!!!
        "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

        Comment

        • khaos
          Uzman Üye
          • Apr 2012
          • 346

          #49
          iyi hiç bir şey tartışmayalım öyle mal gibi oturalım.


          not: ne domuz etiymiş arkadaş.meraklısı varsa buyursun yesin elini kolunu bağlayan yok.
          Last edited by khaos; 20. March 2013, 10:23 PM.
          (FOR RAVEN)

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #50
            Saygın Dostlar.

            Şu domuz ve etini epeyi kurcaladık, üzerine çok şey söyledik, çok şey anlattık, ama hepsi eskilerdendi; yeni bir şey-düşünce ürünü bir şey yoktu. Bazan birbirimizi de kırdık.

            Şimdi ben bambaşka bir düşüncemi getireyim bakalım ne tepki alacağız. Ama lütfen biraz düşünelim.

            Sayın Dost1'e sormuştum da cevaben mevzubahs olanın ''domuz eti'' değil de ''domuzun eti'' olduğunu çünkü Arapça'sının belirli isim tamlaması olduğunu belirtmişti. Biz de bu domuzun herhangi bir domuz değil de bilinen, tanınan, belli bir domuz olduğunu ve hangi domuz bu diye sormuş idik; çünkü ''domuzUN'' denilerek domuz belirleniyordu.

            Bu görüşümüze kerşı gelen bir eleştiri ve eleştiriye verdiğimiz cevap dolayısı ile bu konuda yazmaya bir müddet ara verdikten sonra ''domuzUN eti'' hakkındaki düşüncelerim şöyledir:

            Biliyoruz ki domuz denilen hayvan her türlü pislik içinde yaşayan ve her trürlü pisliği yiyen ve durmadan semiren bir hayvandır. Bu haliyle bu hayvan bana başkalarının hakların el koyup çalan, helâl-haram, pis-temiz para demeden ''Bakara-219/2, Muminun-4-5, ve Nahl-71'' belirlemesine aykırı olarak ''cukkasına'' atıp semiren kapitalisti hatırlatıyor. İhtiyaç fazlası paranın, ki pistir, zimmette tutulması insanı kirletir. Bu ''cukkaya'' atılan, semirip kodamanlaşmayı sağlayan da domuzdaki et ne ise, ''komprador''daki para, mülk, aynı şeydir. Domuz ne ise kapitalist, ''komprador'' da aynı şeydir.

            İşte bana göre domuzun etini yemek, bu para babalarını, bana aş-iş veriyor deyip onu ilahlaştırmak, put yapmak, fatiha suresine aykırı gitmektir.

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 23. November 2021, 05:18 PM.

            Comment

            • khaos
              Uzman Üye
              • Apr 2012
              • 346

              #51
              galip bey abicim
              kapitalizm ve ''domuzluk''konusunda seninle hemfikirim.ne yazık ki bu gün itibarı ile kapitalizm in baronlarının ülkemiz üzerindeki emellerini gerçekleştirmede artık sona geldiğini düşünmeye başladım.Söylediklerini yabana atmıyorum sakın ha yanlış anlamayasın.Ben bu ayeti okurken bahsedilenin domuzlukla değil direk beslenme ile ilgili olduğunu düşünüyorum.mesela aynı ayette geçen ölü hayvan ,kan ve Allah tan başkası adına kesilmiş kavramları hakkında ne düşünüyorsun.
              sizin ve dost 1 ağabeyimizin ayetin tamamına ilşkin aydınlatıcı düşüncelerinizi bekliyorum.
              (FOR RAVEN)

              Comment

              • dost1
                Site Yöneticisi
                • Sep 2008
                • 1905

                #52
                Selamun Aleyküm! Değerli Khaos Kardeşim!

                khaos Nickli Üyeden Alıntı
                galip bey abicim
                kapitalizm ve ''domuzluk''konusunda seninle hemfikirim.ne yazık ki bu gün itibarı ile kapitalizm in baronlarının ülkemiz üzerindeki emellerini gerçekleştirmede artık sona geldiğini düşünmeye başladım.Söylediklerini yabana atmıyorum sakın ha yanlış anlamayasın.Ben bu ayeti okurken bahsedilenin domuzlukla değil direk beslenme ile ilgili olduğunu düşünüyorum.mesela aynı ayette geçen ölü hayvan ,kan ve Allah tan başkası adına kesilmiş kavramları hakkında ne düşünüyorsun.
                sizin ve dost 1 ağabeyimizin ayetin tamamına ilşkin aydınlatıcı düşüncelerinizi bekliyorum.
                Bu başlığın 2 ve 3 üncü sayfalarında bu konu ile ilgili yazım var. Bakar mısınız?

                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                Allah'a emanet olunuz.
                Halil Ay

                Comment

                • mustafabey
                  Katılımcı Üye
                  • Aug 2012
                  • 92

                  #53
                  Selam Khaos Kardeşim;

                  Ölü eti(leş), kan, leş, domuz eti, Allahtan başkası adına kesilenlerin haram olması, bu nedenle yenmemesi işin ritüel yanı, şeklen yerine getirilen sembolik kısmıdır. Birde bunların yaşamda karşılıkları anlamları manaları olması gereklidir. Yazdığımız yazılarda cevap bulmaya çalıştığımız kısım manası nedir? Boyutundadır.

                  Ölü eti(leş), kan kimsenin zaten sofrasında tüketemeyeceği şeylerdendir, sadece domuz etini tüketenler olduğu için dikkatler domuz etine yönelmektedir, işin mana yönünün üstü örtülmektedir.

                  Araplar domuz eti, leş kan gibi maddeleri Müslüman olmadan evvelde yememekteydiler. Ayrıca peygamberimiz araptı ve arap kavmine geldi, etrafında Araplar yoğunluktaydı ve onların gelenek ve görenekleri vardı, kuranda anlatılanlarda bir hadis olarak hadiselerden doğmuş ve Arapça bir lisan ile ayetler okunmuştur. Ama ortaya konulan akıl, düşünce sistemi evrenseldir. Kuranda Türklerin, İranlıların veya başkaca Hintlerin Çinlilerin, Amerika yerlilerinin adetlerinden bahsetmez, arap adetlerinin, anlayışının yaşama bakış açısını eleştirir, aynı zamanda Yahudilerin gelen peygamberle mücadelesini , tevratta anlatılanlara atıf yaparak, geçmişte insanlık adına elde edilen unutulan kazanımları tekrar gündeme getirerek ögüt verir, düşünceye sevk eder, akledin der.


                  Ayetleri tekrar yazıp genel olarak anladıklarım manaları yazmaya çalışacağım, düz mantık yürütmeyeceğim! Size yanlış veya ters gelebilir, herkesin bilgisi, anlayış düzeyi, bakışı farklıdır.


                  Diyanet Meali - el-EN'ÂM : 144. Deveden de iki, sığırdan da iki (yarattı.) De ki: O bunların erkeklerini mi, dişilerini mi, yoksa bu iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı haram kıldı? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahit mi oldunuz? Bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurandan kim daha zalimdir! Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.


                  Bu ayette genel olarak neden bahsediyor; zalimler var zulum ediyor; en büyük zulum gerçeklerin ters yüz edilmesidir, yani yanlışı olanın doğru, doğru olanın yanlış görülmesi ve bunun neticesinde ahlakın bozulması insanlıktan uzaklaşmadır. Mesala” devletin malı deniz yemeyen domuz” deyimini düşünürsek durum anlatmak istediğime uyar. Zihniyet olarak devlet malı yenmesi başarı olarak değerlendiriliyorsa, tasdik ediliyorsa, aferin nasıl yapmış be deniyorsa helal olsun! deniyorsa zalimler topluluğu oluşmuştur.

                  Bilgisi olmadığı halde veya noksan olduğu halde kesin bu doğrudur veya haramdır diyerek insanlar yanlış yönlendirilmesi, insanların sığmayacağı kaplara girmeye zorlanması, Allahın adı kullanılarak bunun yapılması, dinen böyledir denmesi, misal olarak firavunun emrindeki din adamlarının ortaya koyduğu anlayıştır. (Domuz eti yemek gibidir)


                  Diyanet Meali - el-EN'ÂM : 145. De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.


                  Diyanet Meali - el-EN'ÂM : 146. Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları ya da kemiğe karışan yağlar hariç olmak üzere sığır ve koyunun iç yağlarını da onlara haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır. Biz elbette doğru söyleyeniz.

                  Burdada yine zulumden dolayı cezadan, haram kılmadan bahsediyor. Zulüm nedir? Yahudiler gerçekleri ters yüz ederek, dini kendi kafalarına göre, dünya çıkarlarına göre yorumlayıp hamanlaşarak, diğer insanlar üzerinde hegemonya oluşturmaları, insanlar esir etmeleri, düşünmelerini kısıtlamaları şu şudur buda budur diyerek, haddi aşmaları neticesinde tırnaklı hayvanlar ve koyunun iç yağı haram kılınmış. Koyunda nazlı bir hayvandır ve hatırlasak Yahudilere gelen peygamberler çobanlık yapmışlardır. Dİn yaşanmak için vardır, kelam ve kelimeler insanların birbirine satacağı matağ değildir. Koyunlaşmış sürüler halindeki insanları yönetmek için, doğru bilgiyi sunmak ve paylaşmak yerine dini tabulaştırarak, aman ha dinden çıkarsınız diye korku salarak şu haramdır, şu helaldir, caizdir veya değildir diyerek insanların kanımı emmeyin. Yahudilere Koyunun veya sığırın iç yağı haram kılınmıştır.

                  Diyanet Meali - el-EN'ÂM : 151. De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz-; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah'ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.

                  Buradaki haram kılınanlara dikkat edelim öldürmekten bahsediyor haksız yere cana kıymayın diyor, bunları yapmak bir bakıma kan içmektir. Kan canı temsil eder. Kan haramdır.

                  Diyanet Meali - el-A'RÂF : 32. De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.

                  Burada yine insanların düşünmesini, yaşantısını engellemek için şu haramdır diye yasaklayanlar, tabu oluşturanlar uyarılmaktadır, bir bakıma bu durum domuz eti yemek domuzluk yapmaktır.

                  Diyanet Meali - el-A'RÂF : 33. De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.

                  Esasen araf 33 de domuz etini yemenin, domuzluk yapmanın ne olduğu açıklanmaktadır.

                  Diyanet Meali - el-A'RÂF : 157. Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nûr'a uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.

                  Bu ayetede dikkat edersek insanların üzerinde bir ağırlık ve zincir olduğu, bu ağırlık ve zincirleri, düşünmenin yaşamı engelleyen etmenleri kaldırmak için helal ve haramın ne olduğunu getirilen nura uyarak anlayarak ulaşılabileceği söyleniyor. İnsan olmaya adaylar insanlığın ne olduğunu anladıktan sonra üzerlerindeki ağırlık ve zincirleri kendileri kaldıracak idrak etmeye, düşünmeye, görmeye başlayacaklar.

                  Diyanet Meali - en-NAHL 114. Artık, Allah'ın size verdiği rızıktan helâl ve temiz olarak yeyin, eğer (gerçekten) yalnız Allah'a ibadet ediyorsanız, onun nimetine şükredin.

                  Verilen en büyük nimet akıldır.

                  Diyanet Meali - en-NAHL : 115. (Allah) size, sadece ölü hayvanı kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı. Ancak kim mecbur kalırsa (başkalarının haklarına) saldırmaksızın, sınırı da aşmadan (bunlardan yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.

                  Diyanet Meali - en-NAHL : 116. Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak "Bu helâldir, şu da haram dır" demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.


                  İşte burdada bir domuzluktan bahsediyor. En tehlikeli olan şey insanın bilmeden ağzından çıkan sarfettiği şeylerdir.

                  Diyanet Meali - en-NAHL 117. (Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

                  Diyanet Meali - en-NAHL 118. Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmedik, fakat, onlar kendilerine haksızlık ediyorlardı.

                  Tekrar zulmü hatırlarsak, Allah insanlar zulmetmez, insanlar gerçeği teryüz ederek birbirine zulmederler.

                  Diyanet Meali - el-FURKÂN : 68. Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur;

                  Diyanet Meali - el-FECR : 19. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.

                  Bize geçmişten gelen her türlü bilgi, anlayış mirasdır. Doğruluğunu yanlışlığını tartmadan iman etmeyelim, araştıralım. Hemen işimize geldiği için yemeyelim, haddi aşmayalım. Zorda kalırsak başkalarının hakkına tecavüz etmeden yeterince yiyelim.

                  Bir görüntüde olan kısım vardır, birde görünmeyen buzdağının altı vardır.
                  Last edited by mustafabey; 22. March 2013, 01:51 PM.

                  Comment

                  • bartsimpson
                    Super Moderator
                    • Mar 2012
                    • 692

                    #54
                    Bu konuda birşey dikkatimi çekti...

                    "Herkes işin gırtlak kısmında, bu ne et sağlığı sorunu, ne de mutfak kültürü meselesidir. Allah müslümanlara damak zevki öğretmiyor ki. Mesele başkadır Allah bizim yediğimize içtiğimize ve sofra adabımıza mı karışıyor"... deniyor.

                    İyide Allah;

                    Mirasımızı nasıl pay ediceğimize karışıyor,
                    Kadınlarımızla nasıl ilişki kuracağımıza karışıyor,
                    Kazancımızı nasıl paylaşacağımıza karışıyor,
                    Adet döneminde kadının yapıp yapmayacaklarına karışıyor,
                    Zina edenlere ne yapılacağına karışıyor,
                    Rasulünün eşi Aişe'yi aklamak için ayet indiriyor,
                    Piyasa ekonomisine karışıyor,
                    Borç ve Alacak işlerimize karışıyor,
                    Ölçü ve tartı işlerine karışıyor,
                    Rehin, kira işlerine karışıyor,
                    Av ve avlanma işlerine karışıyor,
                    Çiftçilik ve hayvancılık,
                    Mal ve mülk kavramımız,
                    Vasiyet,
                    .
                    .
                    .
                    .
                    .
                    eh ne yiyip içeceğimize de karışmış çok mu?

                    bunun altında hala ne arıyorsunuz?


                    Last edited by bartsimpson; 23. March 2013, 05:00 PM.
                    "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                    Comment

                    • galipyetkin
                      Uzman Üye
                      • Sep 2011
                      • 1389

                      #55
                      Kardeşim Bartsimpson.

                      ''Aç kalmazsınız,
                      çıplak olmazsınız,
                      susuzluk çekmezsiniz,
                      güneşin sıcağında yanmazsınız''vaadi,
                      ''adem ve eşi'' denilen açgözlü, haris, hırsız/kapitalist'in/ademin cennetten afaroz edilmesinden sonra, ''dünya'' hayatını dünya yaşamında yaşamaya başlamasıyla ''adaleti koruma'' şartına bağlanmıştır.

                      Onun için Allah insanlara damak zevki öğretmiyor, sofra adabımıza karışmıyor, ama ''adil yaşama ve yaşatma'' yönünde eylemlerimizi denetliyor. Biraz dikkat ederseniz sıralı olarak yazdıklarınızın geri planlarında hep adalet ve adil davranmayı bulacaksınız.

                      Saygılarımla.
                      galip Yetkin.
                      Last edited by galipyetkin; 12. September 2019, 05:22 PM.

                      Comment

                      • merdem
                        Uzman Üye
                        • Nov 2012
                        • 1364

                        #56
                        galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                        Kardeşim Bartsimpson.

                        ''Aç kalmazsınız,
                        çıplak olmazsınız,
                        susuzluk çekmezsiniz,
                        güneşin sıcağında yanmazsınız''

                        vaadi, ''adem ve eşi'' denilen açgözlü, haris, hırsız/kapitalist'in cennetten afaroz edilmesinden sonra ''dünya'' hayatını, dünya yaşamında yaşamaya başlamasıyla ''adaleti koruma'' şartına bağlanmıştır.

                        Onun için Allah insanlara damak zevki öğretmiyor, sofra adabımıza karışmıyor, ama ''adil yaşama ve yaşatma'' yönünde eylemlerimizi denetliyor. Biraz dikkat ederseniz sıralı olarak yazdıklarınızın geri planlarında hep adalet ve adil davranmayı bulacaksınız.

                        Saygılarımla.
                        galip Yetkin.
                        Insanlara damak zevki ögretmeyen, sofra adabimiza karismayan Allah acaba neden ickimizle ugrasiyor?

                        Comment

                        • galipyetkin
                          Uzman Üye
                          • Sep 2011
                          • 1389

                          #57
                          İçkinin bizzat kendisi ile uğraşan Allah değil ki. Allah içki ile ima ettiği şeyle uğraşıyor.
                          Şurayı bir daha okuyun isterseniz:
                          http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3083


                          Hep siz soruyorsunuz. Şimdi de ben sorayım:

                          İçkimizle de uğraştığını söylediğiniz Allah ''Onda insanlar için bazı yararlar'' olduğunu da söylüyor. Herhalde dünyanın en ''kaka'' şeyi olan bu içkinin yararları üzerinde düşünmüşsünüzdür. Biraz bunlardan bahsediverseniz.

                          Bir de Nahl-67 ayetinde anlatılmak istenenden ne anlıyorsunuz?

                          Galip Yetkin
                          Last edited by galipyetkin; 26. March 2013, 06:18 AM.

                          Comment

                          • merdem
                            Uzman Üye
                            • Nov 2012
                            • 1364

                            #58
                            Insan, maymun ve domuz dna benzerligi

                            google tercümesi biraz yarim yumalak olmustur belki, ama arzu eden türk sayfalarindan yeterli bilgi edinebilir.

                            Domuz etinin haramliginin insan-DNA benzerliginden dolayi olabilecegini hic düsünen oldumu?

                            ***


                            INSAN

                            biyoloji

                            Anatomi:

                            İnsan vücudu% 60 su,% 20 protein ve% 15 katı,% 5 mineraller oluşan bir kompleks bir yapıdır. Bu vücut anatomisi ayrıntılı olarak insan anatomisi makalede anlatılan: diğer omurgalılarda olduğu gibi, aynı zamanda bir lokomotor aparatı, iç organları, sinir sistemi ve duyu organları içine vücut yapısı sağlar. Ama vücudun tamamen işlevsel perspektife azaltılması vazgeçilmez zihnini için çerçeve ve dünya tecrübesi temsil insanın varlığı için zemin koşulu olarak insan vücudunun kısa düşüyor.

                            Genetik ilişki:

                            * Insan diğer memeliler ve yaratıklar ile yaklaşık 40 proteinlerin ortak DNA baz çifti zincir uzunluğuna sahiptir. Eşleştirerek bu baz çifti zincirleri bir ilişki elde edebilirsiniz. Kendileri arasında, insanların ortak genetik materyalin 99 9%. Sağlanması bu baz çifti domuzların% 96-98 şempanzelere tutarlı zincirleri ve 90%. ile çakışması ilginç bir gerçektir.


                            Asagidaki 5 ayetten sadece 5/60 mecazidir, geri kalan 4 ü apacik izah ediyor kendisini. Adalet, terazilerin dogrulugu hakkinda yeterince ayetler vardir, ayrica domuz eti ile Allah'in kelime oyunlarina ihtiyaci olmadigidir. Yüce Allah bildirmek istedigi yasaklari, helalleri ve haramlari dolambacli yollardan bildirmez.


                            Kur’an’da sembolizm vardır, evet, ama bu helallerde ve haramlarda değil; daha çok metafizik konuları kavratmada, kimi kıssalarda ve hatta kıssaların kimi tabir, kelime ve deyimlerindedir.




                            2:173 - O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

                            5:3 - Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen; boğulmuş, vurulmuş, yukardan düşmüş, boynuzlanmış, canavar yırtmış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâmı beğendim. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.

                            5:60 - De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".

                            En önemlisi hangi sartlar altinda mecbur kalindiginda domuzlasmaga müsade edilmistir, kimsenin hakkina tecavüz etmeden, asiri gitmeden domuzlasmak (domuz eti yemek) nasil olur birisi aciklayabilirmi?

                            6:145 - De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.

                            16:115 - O size ancak ölü hayvanı, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilenleri haram kıldı. Her kim bu haram şeyleri yemeye mecbur kalırsa (başkasının hakkına) saldırmadan ve aşırı gitmeden yiyebilir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

                            Comment

                            • merdem
                              Uzman Üye
                              • Nov 2012
                              • 1364

                              #59
                              Insan, maymun ve domuz dna benzerligi

                              google tercümesi biraz yarim yumalak olmustur belki, ama arzu eden türk sayfalarindan yeterli bilgi edinebilir.

                              Domuz etinin haramliginin insan-DNA benzerliginden dolayi olabilecegini hic düsünen oldumu?

                              ***


                              INSAN

                              biyoloji

                              Anatomi:

                              İnsan vücudu% 60 su,% 20 protein ve% 15 katı,% 5 mineraller oluşan bir kompleks bir yapıdır. Bu vücut anatomisi ayrıntılı olarak insan anatomisi makalede anlatılan: diğer omurgalılarda olduğu gibi, aynı zamanda bir lokomotor aparatı, iç organları, sinir sistemi ve duyu organları içine vücut yapısı sağlar. Ama vücudun tamamen işlevsel perspektife azaltılması vazgeçilmez zihnini için çerçeve ve dünya tecrübesi temsil insanın varlığı için zemin koşulu olarak insan vücudunun kısa düşüyor.

                              Genetik ilişki:

                              * Insan diğer memeliler ve yaratıklar ile yaklaşık 40 proteinlerin ortak DNA baz çifti zincir uzunluğuna sahiptir. Eşleştirerek bu baz çifti zincirleri bir ilişki elde edebilirsiniz. Kendileri arasında, insanların ortak genetik materyalin 99 9%. Sağlanması bu baz çifti domuzların% 96-98 şempanzelere tutarlı zincirleri ve 90%. ile çakışması ilginç bir gerçektir.


                              Asagidaki 5 ayetten sadece 5/60 mecazidir, geri kalan 4 ü apacik izah ediyor kendisini. Adalet, terazilerin dogrulugu hakkinda yeterince ayetler vardir, ayrica domuz eti ile Allah'in kelime oyunlarina ihtiyaci olmadigidir. Yüce Allah bildirmek istedigi yasaklari, helalleri ve haramlari dolambacli yollardan bildirmez.


                              Kur’an’da sembolizm vardır, evet, ama bu helallerde ve haramlarda değil; daha çok metafizik konuları kavratmada, kimi kıssalarda ve hatta kıssaların kimi tabir, kelime ve deyimlerindedir.




                              2:173 - O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

                              5:3 - Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen; boğulmuş, vurulmuş, yukardan düşmüş, boynuzlanmış, canavar yırtmış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâmı beğendim. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.

                              5:60 - De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".

                              En önemlisi hangi sartlar altinda mecbur kalindiginda domuzlasmaga müsade edilmistir, kimsenin hakkina tecavüz etmeden, asiri gitmeden domuzlasmak (domuz eti yemek) nasil olur birisi aciklayabilirmi?

                              6:145 - De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.

                              16:115 - O size ancak ölü hayvanı, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilenleri haram kıldı. Her kim bu haram şeyleri yemeye mecbur kalırsa (başkasının hakkına) saldırmadan ve aşırı gitmeden yiyebilir. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

                              Comment

                              • merdem
                                Uzman Üye
                                • Nov 2012
                                • 1364

                                #60
                                galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                                İçkinin bizzat kendisi ile uğraşan Allah değil ki. Allah içki ile ima ettiği şeyle uğraşıyor.
                                Şurayı bir daha okuyun isterseniz:
                                http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3083


                                Hep siz soruyorsunuz. Şimdi de ben sorayım:

                                İçkimizle de uğraştığını söylediğiniz Allah ''Onda insanlar için bazı yararlar'' olduğunu da söylüyor. Herhalde dünyanın en ''kaka'' şeyi olan bu içkinin yararları üzerinde düşünmüşsünüzdür. Biraz bunlardan bahsediverseniz.

                                Bir de Nahl-67 ayetinde anlatılmak istenenden ne anlıyorsunuz?

                                Galip Yetkin

                                Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için kesin bir mucize vardır.

                                Hem sarhos edici hem de güzel bir rizk elde ediliyor hurmadan ve üzümden. Isteyen istedigi sekilde faydalanir.

                                Sorunuzdaki mana nedir, yani domuzdan da mi bir takim faydalar elde etmek lazim?

                                Comment

                                Working...