belkide bilimin bu hızla ilerleyişi karşısında yarın meleklerle(?) konuşur duruma geleceğiz.
(16 yüzyıl avrupasına elinde telsiz ile git birbirini görmeyen iki insanı konuştur sana tanrı diye taparlar) demem o ki varlık ile yokluk bakış açısına göre görecelidir.
Sevgilerle
1- meleklerle(?)
Soru işareti koymuşsunuz? Varlığı yada yokluğu konusunda çekimser veya fikir sahibi olmadığınızdanmı koydunuz bart kardeşim?
2- demem o ki varlık ile yokluk bakış açısına göre görecelidir.
Bu da yanlış bir tespit olmuş bart kardeşim, üzerinde yeterince düşünmeden yazmışsınız.
Bakmak başka, görmek başkadır. Bazıları bakar göremez, bazılarıda görür ama kabul edemez. Bu kendini bir şeylere inandıran insanların aynı konuda başka bilgilere kendini kilitlemesi kompleksinden kaynaklanır. (derinlere girmeyeceğim.)
Önermenizin yanlışlığını örnekle de anlatmaya çalışalım:
Hemen yan odada bulunan bir yakınınızı, görecek açıda değilseniz, baktığınızda göremezsiniz. Ama aslında siz göremesenizde o vardır. Şimdi, bir şekilde görme engeli nedeniyle, göremediğin için odada kimse yok dersen bu gerçek olmaz.
Ancak, odada kimseyi göremiyorum, yada odada kimse yok galiba, veyahut oda da olduğunu sanmıyorum diyebilirsiniz.
Bakınız olay, nereden nereye geldi. Göremediğimiz, anlayamadığımız, test edemediğimiz, deneye tabi tutamadığımız şeyleri yok sayamayız.
Melekte vardır, İblis te vardır, Herkesin özel bir yanı olduğu (örneğin nefis, kötü huy, ego vb.) iddia edilen İblis kıyamete kadar insanları dosdoğru yoldan çevirmek için rabbimizden izin aldığına göre kıyamete kadar yaşayan bir varlıktır ve insanlar ölse bile, "kalan sağlar bizimdir" diyerek, iman edenleri yoldan çıkarmaya çalışacaktır.
Bize düşen, bunları algılayamadığımız için yok saymak yerine, sembol, mecaz saymak yerine; kurandaki kıssaların ne olduğunu iyi anlayabilmek, İblisin itiraflarından faydalanarak ona göre tedbirler alabilmek olmalıdır.
ŞİMDİ DE KURANDA DAĞLAR, YER VE GÖK GİBİ (BİZİM KONUŞAMAZ SANDIĞIMIZ) ŞEYLERLE RABBİMİZİN NASIL KELAM ETTİĞİNİ ANLATMAYA ÇALIŞARAK, KURANDAKİ HER KONUŞMANIN ÖRNEKLEME OLMADIĞINI, GERÇEK OLDUĞUNU, BUNA GÖRE KENDİMİZİ AYARLAMAK GEREKTİĞİNİ GÖSTERELİM:
İnsan, kelam edebilmek için ses tellerine, tellerin titreşimlerine, dil ve dudak hareketlerine vb. muhtaç olurken, kelamının işitilebilmesi içinde, sesten daha baskın; gürültü, rüzgar vb. etkenlerin olmaması gerekir.
İşte bu kısıtlımaya maruz kalan insan, ancak öğrenebildiği kadarıyla kelam edebilir, kelamını anlatabilir, kelamı anlayabilir.
Halbuki rabbimizin bu tür ihtiyaçları ve kısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmadığı gibi, rabbimiz yarattığı her şeyle yine onlarda kendisinin düzenlediği mekanizma sayesinde onlara kelamını anlatır, onların kelamını anlamasını sağlar.
İşte bu nedenle, bizim örnekleme yöntemi sandığımız, dağın imtihanı kabul etmemesini söylemesi, yer ve gökün rabbimizin emrine karşı "isteyerek geldik" demesi rabbimizin bunlarla olan kelamını anlayamadığımız için örnekleme kabul edilmektedir.
Rabbimiz, yarattıklarına görevler verirken, onların anlayacağı, bildiği dilden ( bu iletişim şekli bizi ilgilendirmediğinden bilmemize gerek yoktur, bu nedenle kuranda bunun bilgisi verilmemiştir, iletişim vardır, ama nasıl sağlandığı anlatımı yoktur.) emrini iletir. Bu emri alan dağlar, bitkiler, hayvanlar, yer ve gök emri tatbik eder, bu şekilde de rabbimizi tespih ederler.
1- meleklerle(?)
Soru işareti koymuşsunuz? Varlığı yada yokluğu konusunda çekimser veya fikir sahibi olmadığınızdanmı koydunuz bart kardeşim?
2- demem o ki varlık ile yokluk bakış açısına göre görecelidir.
Bu da yanlış bir tespit olmuş bart kardeşim, üzerinde yeterince düşünmeden yazmışsınız.
Bakmak başka, görmek başkadır. Bazıları bakar göremez, bazılarıda görür ama kabul edemez. Bu kendini bir şeylere inandıran insanların aynı konuda başka bilgilere kendini kilitlemesi kompleksinden kaynaklanır. (derinlere girmeyeceğim.)
Önermenizin yanlışlığını örnekle de anlatmaya çalışalım:
Hemen yan odada bulunan bir yakınınızı, görecek açıda değilseniz, baktığınızda göremezsiniz. Ama aslında siz göremesenizde o vardır. Şimdi, bir şekilde görme engeli nedeniyle, göremediğin için odada kimse yok dersen bu gerçek olmaz.
Ancak, odada kimseyi göremiyorum, yada odada kimse yok galiba, veyahut oda da olduğunu sanmıyorum diyebilirsiniz.
Bakınız olay, nereden nereye geldi. Göremediğimiz, anlayamadığımız, test edemediğimiz, deneye tabi tutamadığımız şeyleri yok sayamayız.
Melekte vardır, İblis te vardır, Herkesin özel bir yanı olduğu (örneğin nefis, kötü huy, ego vb.) iddia edilen İblis kıyamete kadar insanları dosdoğru yoldan çevirmek için rabbimizden izin aldığına göre kıyamete kadar yaşayan bir varlıktır ve insanlar ölse bile, "kalan sağlar bizimdir" diyerek, iman edenleri yoldan çıkarmaya çalışacaktır.
Bize düşen, bunları algılayamadığımız için yok saymak yerine, sembol, mecaz saymak yerine; kurandaki kıssaların ne olduğunu iyi anlayabilmek, İblisin itiraflarından faydalanarak ona göre tedbirler alabilmek olmalıdır.
ŞİMDİ DE KURANDA DAĞLAR, YER VE GÖK GİBİ (BİZİM KONUŞAMAZ SANDIĞIMIZ) ŞEYLERLE RABBİMİZİN NASIL KELAM ETTİĞİNİ ANLATMAYA ÇALIŞARAK, KURANDAKİ HER KONUŞMANIN ÖRNEKLEME OLMADIĞINI, GERÇEK OLDUĞUNU, BUNA GÖRE KENDİMİZİ AYARLAMAK GEREKTİĞİNİ GÖSTERELİM:
İnsan, kelam edebilmek için ses tellerine, tellerin titreşimlerine, dil ve dudak hareketlerine vb. muhtaç olurken, kelamının işitilebilmesi içinde, sesten daha baskın; gürültü, rüzgar vb. etkenlerin olmaması gerekir.
İşte bu kısıtlımaya maruz kalan insan, ancak öğrenebildiği kadarıyla kelam edebilir, kelamını anlatabilir, kelamı anlayabilir.
Halbuki rabbimizin bu tür ihtiyaçları ve kısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmadığı gibi, rabbimiz yarattığı her şeyle yine onlarda kendisinin düzenlediği mekanizma sayesinde onlara kelamını anlatır, onların kelamını anlamasını sağlar.
İşte bu nedenle, bizim örnekleme yöntemi sandığımız, dağın imtihanı kabul etmemesini söylemesi, yer ve gökün rabbimizin emrine karşı "isteyerek geldik" demesi rabbimizin bunlarla olan kelamını anlayamadığımız için örnekleme kabul edilmektedir.
Rabbimiz, yarattıklarına görevler verirken, onların anlayacağı, bildiği dilden ( bu iletişim şekli bizi ilgilendirmediğinden bilmemize gerek yoktur, bu nedenle kuranda bunun bilgisi verilmemiştir, iletişim vardır, ama nasıl sağlandığı anlatımı yoktur.) emrini iletir. Bu emri alan dağlar, bitkiler, hayvanlar, yer ve gök emri tatbik eder, bu şekilde de rabbimizi tespih ederler.
Selamlar,
aorskaya
meleklerle (?) = melekler dediğiniz her ne ise anlamındaydı.
yazıdaki videoyu seyret varlık ve yokluğun nasıl ve kime göre göreceli olduğunu anlarsın
ben sana başka birşey sorayım.
ALLAH'ın varlığını hangi bakış açısına göre kabul ediyorsun???
Last edited by bartsimpson; 8. November 2012, 02:21 AM.
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
meleklerle (?) = melekler dediğiniz her ne ise anlamındaydı.
yazıdaki videoyu seyret varlık ve yokluğun nasıl ve kime göre göreceli olduğunu anlarsın
ben sana başka birşey sorayım.
ALLAH'ın varlığını hangi bakış açısına göre kabul ediyorsun???
Bart kardeşim, özür dilerim.
Youtube linkini görmemiştim ve bakışla varlık veya yokluğun değişme yazınızı, gerçek anlamda var olma yada yok olma olmayacağına göre yorumlamıştım.
Ancak, videoyuyu izleyince, bu bağlamda yazmadığınız anlaşılıyor. Videoyu izlemeden yazma hatam nedeniye, özür dilerim kardeşim.
Yap güzel kardeşim. bizler bilgiçlik taslamıyoruz. Kurandan çıkardığımız dersleri eğrisi ile doğrusu ile yazıyoruz.
Forum kuran ve ayetlere dayalı bir forum olmasına rağmen, görüşüm odur ki arkadaşların çoğu farklı perspektiferede duyarsız kalmıyorlar ve aşırı uçlarda olmadıkça saygı ile yaklaşıyorlar.
Umarım bu yazacaklarıma da bu mihvalde yaklaşırsınız.
Piramidin zoruna gitti galiba... Saygı buraya kadarmış...
Zaatı alinizin çamurlarından nasiplenmek için forumdaki diğer arkadaşlardan sıra anca bana geldi herhalde.
Allah'ın kelamını konuştuğunu ve kuran dayanağı ile hüküm verdiğini söyleyenin ömrü buraya kadarmış?
Görünen o ki sen ve senin gibi düşünenlerde hoş görünün zerresi yok.
Bence oturup HANİFLİĞİNİ ciddi olarak sorgulamalısın...
Sen benim ilmimin yada bilgimin ne olduğunu biliyomusun da bilgiçlik taslamakla itham ediyorsun?
Sen önce kendini doğrultta, daha anlamaya vakıf olamadığın kurandan hasbel kader çıkardığın dersleri eğri büğrü yazma...
Bende seni birşey sanıp görüşlerine değer vermiştim.
Çeneni secdeden bu aralar çok kaldırmışsın, bence secdeye devam etmelisin.
Benim fikirlerimi istediğin gibi eleştirebilirsin, yerden yere vurabilirsin, rezil edebilirsin, özür dilemeye dahi mecbur bırakabilirsin ki gocunmam.
Fakat şahsımla ilgili asla ama asla bir yorumda bulunamazsın.
Çünkü beni tanımıyorsun ve kim olduğumu bilmiyorsun.
(Altını çizdim ki iyi anlayasın diye)
Tanımadığı ve bilmediği bir konuda ahkam kesenlere de UKALA derler.
Burası nezih bir forum ki olumsuzluklara rağmen hala öyle olduğuna inanıyorum.
Seviyeyi düşürme, basitleşme, adam ol, fikirlerin konuşsun.
Bana da bulaşma.
Hadi selametle...
Last edited by bartsimpson; 8. November 2012, 03:02 PM.
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
Forum kuran ve ayetlere dayalı bir forum olmasına rağmen, görüşüm odur ki arkadaşların çoğu farklı perspektiferede duyarsız kalmıyorlar ve aşırı uçlarda olmadıkça saygı ile yaklaşıyorlar.
Umarım bu yazacaklarıma da bu mihvalde yaklaşırsınız.
Piramidin zoruna gitti galiba... Saygı buraya kadarmış...
Zaatı alinizin çamurlarından nasiplenmek için forumdaki diğer arkadaşlardan sıra anca bana geldi herhalde.
Allah'ın kelamını konuştuğunu ve kuran dayanağı ile hüküm verdiğini söyleyenin ömrü buraya kadarmış?
Görünen o ki sen ve senin gibi düşünenlerde hoş görünün zerresi yok.
Bence oturup HANİFLİĞİNİ ciddi olarak sorgulamalısın...
Sen benim ilmimin yada bilgimin ne olduğunu biliyomusun da bilgiçlik taslamakla itham ediyorsun?
Sen önce kendini doğrultta, daha anlamaya vakıf olamadığın kurandan hasbel kader çıkardığın dersleri eğri büğrü yazma...
Bende seni birşey sanıp görüşlerine değer vermiştim.
Çeneni secdeden bu aralar çok kaldırmışsın, bence secdeye devam etmelisin.
Benim fikirlerimi istediğin gibi eleştirebilirsin, yerden yere vurabilirsin, rezil edebilirsin, özür dilemeye dahi mecbur bırakabilirsin ki gocunmam.
Fakat şahsımla ilgili asla ama asla bir yorumda bulunamazsın.
Çünkü beni tanımıyorsun ve kim olduğumu bilmiyorsun.
(Altını çizdim ki iyi anlayasın diye)
Tanımadığı ve bilmediği bir konuda ahkam kesenlere de UKALA derler.
Burası nezih bir forum ki olumsuzluklara rağmen hala öyle olduğuna inanıyorum.
Seviyeyi düşürme, basitleşme, adam ol, fikirlerin konuşsun.
Bana da bulaşma.
Hadi selametle...
Aman, bart kardeşim, tamda düştüğümüz durumları dikkate alıp, özeleştiri yapıp, sadece dinden yazışmak için sulha davet ettiğim bir anda yeniden kavga ortamı doğmasın... yeterince dini fikir paylaşmaktan uzaklaşıldı, şeytanın vesvesine kapılındı...
Aman, bart kardeşim, tamda düştüğümüz durumları dikkate alıp, özeleştiri yapıp, sadece dinden yazışmak için sulha davet ettiğim bir anda yeniden kavga ortamı doğmasın... yeterince dini fikir paylaşmaktan uzaklaşıldı, şeytanın vesvesine kapılındı...
"Bence oturup HANİFLİĞİNİ ciddi olarak sorgulamalısın..."
lafını,
bold, italik ve büyük punto ile yazmışsın.
Enbiya (23) O, yaptığından dolayı sorgulanamaz fakat onlar sorgulanırlar.
Bart kardeşim, ifadenin ayeti ilgilendiren kısmını yanlış yorumlamakta ve bu nedenle "az değilsiniz" diyebilmektesin. Öncelikle şunu unutmaki, bu alıntı sana aitti ve eğer sen ayete uygun olmadığını düşünüyorsan neden yazdığını sorgulamalısın.
Ben, burada kendisini hanif ilan ettiği halde; namazın islamda olmadığını, putperest ibadeti olduğunu iddia ettikten sonra bu kabulünün büyük hata olduğunu, kurandan delillerle gösterip tövbe etmesi gerektiğini de hatırlatmamıza rağmen, ısrarla inadına devam ederek, aynı şeyi şiddetle savunup, birde bizi zihin problemli, akılsız, gelenekçi ilan edenleri biliyorum. Aslında sen de tanık olmuşsundur, ama fikrini yazmamış (tanık olunan durumlarda, müslümanlar adil olarak taraflara hatasını belirtmesi gerekir ayrı) olabilirsin.
Sonra "namazın putperset ibadeti olduğunu" dillendiren kendisi değilmiş gibi kurandaki namazın rekatı şöyle olmalıdır, namaz rekat değil zaman bakımından kısa tutulmalıdır" gibi konulara yazabilen kimselerle karşılaştım.
Bu nedenle, senin alıntıladığım yazının, kendine hanif dedikleri halde, hanif olmadıklarını görüp, düzeltmeleri için dikkatlerini çekmeye yöneliktir.
Çünkü, artık hanifler forumunda, gerçekten hanifler, hanifçe yazışabilsinler, diğerleri ise izleyebilsinler...
Bart kardeşim, ifadenin ayeti ilgilendiren kısmını yanlış yorumlamakta ve bu nedenle "az değilsiniz" diyebilmektesin. Öncelikle şunu unutmaki, bu alıntı sana aitti ve eğer sen ayete uygun olmadığını düşünüyorsan neden yazdığını sorgulamalısın.
Ben, burada kendisini hanif ilan ettiği halde; namazın islamda olmadığını, putperest ibadeti olduğunu iddia ettikten sonra bu kabulünün büyük hata olduğunu, kurandan delillerle gösterip tövbe etmesi gerektiğini de hatırlatmamıza rağmen, ısrarla inadına devam ederek, aynı şeyi şiddetle savunup, birde bizi zihin problemli, akılsız, gelenekçi ilan edenleri biliyorum. Aslında sen de tanık olmuşsundur, ama fikrini yazmamış (tanık olunan durumlarda, müslümanlar adil olarak taraflara hatasını belirtmesi gerekir ayrı) olabilirsin.
Sonra "namazın putperset ibadeti olduğunu" dillendiren kendisi değilmiş gibi kurandaki namazın rekatı şöyle olmalıdır, namaz rekat değil zaman bakımından kısa tutulmalıdır" gibi konulara yazabilen kimselerle karşılaştım.
Bu nedenle, senin alıntıladığım yazının, kendine hanif dedikleri halde, hanif olmadıklarını görüp, düzeltmeleri için dikkatlerini çekmeye yöneliktir.
Çünkü, artık hanifler forumunda, gerçekten hanifler, hanifçe yazışabilsinler, diğerleri ise izleyebilsinler...
selamlar,
aorskaya
Ben burada kendim ile ilgili şahsi bir konudan bahsediyorum.
Benim ile ilgili bir konudan prim yapıp kendini haklı çıkarmaya, kendine pay biçmeye kalkışma.
Bu yaptığın hoş değil.
Kavgan varsa erkekçe adam gibi teke tek hallet kişilerle.
Benim senin savunmana veya arka çıkmana ihtiyacım yok.
Bu konu ile ilgili başka biryerde veya başka bir şekilde beni kullanıp yazı da yazma.
Her koyun kendi bacağından....
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
Ben burada kendim ile ilgili şahsi bir konudan bahsediyorum.
Benim ile ilgili bir konudan prim yapıp kendini haklı çıkarmaya, kendine pay biçmeye kalkışma.
Bu yaptığın hoş değil.
Kavgan varsa erkekçe adam gibi teke tek hallet kişilerle.
Benim senin savunmana veya arka çıkmana ihtiyacım yok.
Bu konu ile ilgili başka biryerde veya başka bir şekilde beni kullanıp yazı da yazma.
Her koyun kendi bacağından....
Az önce, müslümanlar arasındaki yanlış gelişmelere şahit olanların, adaletle yanlışı ve doğruyu gösterecek tanıklıklarını yapmaları gerektiğini belirterek yazımı yazmıştım.
Ancak, görüyorumki; sen de bunu anlayamamış, ve kavgama ortak etmeye çalışmamla suçlamışsın.
Sana yazımdan önce, kavga ettiği söylediğin kardeşlerime, bu ortamı yaratmanın ne kadar hata olduğunu ve son vermemiz gerektiğini yazan yazılarımı göstererek bir şey ispatlamaya çalışmayacağım.
Sizin, alınganlıklarınız, kaprisleriniz, fikirlerinizin önüne geçsin ve kavga etmeye devam edin.
O zaman, sana da şunu söyleyeyim bart,
Sen de tanımadığın bir kimse için, niyetinden emin olmadığın halde zanla yanılgıya düştüğünü göremeden sakın bir daha "erkek gibi" lafları falan etme...
Buradaki çoğu kimsenin, aynı ortamda bulunmamız halinde, gözümün içine bakarak bu sözlerinin hiç birini edemeyeceğini bir şeyleri anlaman için sana ve kavgaya devam etmek isteyenlere yazayım o halde...
"Benim senin savunmana veya arka çıkmana ihtiyacım yok." senin ihtiyacın olduğunu söyleyen olmadı zaten erkek...
Ben hamdolsun müslümanım, ve yanlışa tanıklık ta hakça konuşmam gerektiğine olan inancım nedeniyle yazdım. Senin şahsın beni ilgilendirmez, ben şahıslara göre değil, haklı haksıza göre yazdım.
Şimdi, bildiğiniz yolda devam edin... Herkes layık olduğunu bulsun...
selam,
aorskaya
Last edited by aorskaya; 8. November 2012, 05:34 PM.
Az önce, müslümanlar arasındaki yanlış gelişmelere şahit olanların, adaletle yanlışı ve doğruyu gösterecek tanıklıklarını yapmaları gerektiğini belirterek yazımı yazmıştım.
Ancak, görüyorumki; sen de bunu anlayamamış, ve kavgama ortak etmeye çalışmamla suçlamışsın.
Sana yazımdan önce, kavga ettiği söylediğin kardeşlerime, bu ortamı yaratmanın ne kadar hata olduğunu ve son vermemiz gerektiğini yazan yazılarımı göstererek bir şey ispatlamaya çalışmayacağım.
Sizin, alınganlıklarınız, kaprisleriniz, fikirlerinizin önüne geçsin ve kavga etmeye devam edin.
O zaman, sana da şunu söyleyeyim bart,
Sen de tanımadığın bir kimse için, niyetinden emin olmadığın halde zanla yanılgıya düştüğünü göremeden sakın bir daha "erkek gibi" lafları falan etme...
Buradaki çoğu kimsenin, aynı ortamda bulunmamız halinde, gözümün içine bakarak bu sözlerinin hiç birini edemeyeceğini bir şeyleri anlaman için sana ve kavgaya devam etmek isteyenlere yazayım o halde...
"Benim senin savunmana veya arka çıkmana ihtiyacım yok." senin ihtiyacın olduğunu söyleyen olmadı zaten erkek...
Ben hamdolsun müslümanım, ve yanlışa tanıklıkta hakça konuşmam gerektiğine olan inancım nedeniyle yazdım. Senin şahsın beni ilgilendirmez, ben şahıslara göre değil, haklı haksıza göre yazdım.
Şimdi, bildiğiniz yolda devam edin... Herkes latık olduğunu bulsun...
selam,
aorskaya
aorskaya saçmalıyorsun... daha da batıyosun... halbuki sen akıllı adamdın... haksızsan çekilmeyi bilirdin... özür de dilerdin... ne oldu...???
Ben erkek gibi demedim... Erkekçe dedim... Allaha şükür ne dediğimi biliyorum.
Anlamadığın kelimenin anlamı neymiş bak öğren;
Erkekçe: Zarf, Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde, yiğitçe, mertçe
Cümle içinde örnek : "Ölürken başucundaydı; sağ kalırsa gidip babasını göreceğine, vuruşurken erkekçe şehit olduğunu anlatacağına söz vermişti." A. İlhan
Ayrıca ben senin niyetinden yada emin olmadığım şeylerden değil yaptığın şeyden bahsettim. Bu da şahsım ile alakalıdır.
Ayrıcaaaa, ben burada ettiğim lafların ve tavırların her zaman arkasında dururum. Burada söylememle yüzüne söylemem arasında fark yoktur. İsteyene yazarım özelden adımı telefonumu adresimi gelir burada yüzüne de söylerim...
Ben ne sen ile ne de başkası ile kavga etmem burası fikir platformu.
Fikir söylemek yerine haddini aşıp işi kişiselliğe döken olursa bende haddini bildiririm.
Gerisi abes ile iştigaldir. Sende abes ile fazla iştigal etme...
İstersen kişisel bilgilerimi sana da özelden verebilirim "erkek"...
"Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."
Comment