Kuran'da Adem Peygamber

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    BAKARA / 37-39. Sonra da Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı [kendine vahyedildi; zihnine yerleştirildi]; Biz dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Artık size Benim tarafımdan bir kılavuz geldiğinde, kim kılavuzuma uyarsa, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır. Ve küfretmiş ve âyetlerimizi yalanlamış kimseler; işte onlar, ateşin ashâbıdır. Onlar, orada temelli kalıcıdırlar.” Sonra da O [Allah], onun tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın ta kendisidir.


    38. Ayette Rabbimizin buyurdugu gibi :

    Artık size Benim tarafımdan bir kılavuz / yol gösterici / geldiğinde, kim kılavuzuma uyarsa, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır

    Buradaki Adem "ADEM Peygamber" olamaz, yoksa Rabbimiz neden bunlari söylesin.

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #17
      Sayın merdem.

      İyi gidiyorsunuz. ''Buradaki Adem, Adem Peygamber olamaz'' tesbitiniz yerinde. Yalnızca bir şeyin daha ayırdında olmalısınız. Şu soruyu sorun kendinize. ''Kaç tane Adem'den bahsediliyor?''. -Bir mi? -İki mi? -Üç mü?

      Mesela daha evvel burada ''yaratılan'' ile ''atanan/tayin edilen'' Adem üzerinde konuşulmuştu.

      Bir de şunu düşünün:''Meleklerin secdesi bir mi? İki mi?''

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.

      Comment

      • merdem
        Uzman Üye
        • Nov 2012
        • 1364

        #18
        galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
        Sayın merdem.

        İyi gidiyorsunuz. ''Buradaki Adem, Adem Peygamber olamaz'' tesbitiniz yerinde. Yalnızca bir şeyin daha ayırdında olmalısınız. Şu soruyu sorun kendinize. ''Kaç tane Adem'den bahsediliyor?''. -Bir mi? -İki mi? -Üç mü?

        Mesela daha evvel burada ''yaratılan'' ile ''atanan/tayin edilen'' Adem üzerinde konuşulmuştu.

        Bir de şunu düşünün:''Meleklerin secdesi bir mi? İki mi?''

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        Degerli Galip Kardesim,

        Meleklerin secdesi sayisizdir desem ne dersiniz?

        Tabiatta meydana gelen felaketler olarak nitelendirdigimiz olaylar Allah'in vazifeli melekleri tarafindan/sayesinde/secdeleri dolayisiyle olusuyor. Simdi kalkip ta tabi felaketler yüzünden melekler kötüdür diyebilirmiyiz?


        Iblis de ayni sekilde, insanin benliginde felaketlere sebeb oluyor. Bir bakima Rabbine secde de sürekli devam ediyor. Adem'e secde etmeyen iblis Rabbine secde etmege herzaman devam etmistir.

        Iblis dedigimiz meleklerin icinde kafasini/aklini calistiran melektir.

        Adem de ayni melekler gibi, bir degil bir coktur. Bir cok Adem'lerden bahsediliyor. Yoksa biz insanlari bir sinifa sokmus oluruz, sayet bir ADEM'den bahis konusu olsaydi.

        Selam ve dua ile.

        Comment

        • galipyetkin
          Uzman Üye
          • Sep 2011
          • 1389

          #19
          Sayın merdem.

          Beni yanlış anladınız herhalde. Yukarıdaki yazınızda ''Kafamda bu kadar soru işaretlerinin oluştuğu çok enderdir.'' demenizden dolayı bir yardımda bulunmak istemiştim ve demiştim ki:'' daha evvel burada ''yaratılan'' ile ''atanan/tayin edilen'' Adem üzerinde konuşulmuştu(Sayın pramid'in bir makalesi). Bir de şunu düşünün:''Meleklerin secdesi bir mi? İki mi?''

          Şimdi:

          Adem könusunu irdelediğimiz zaman şunu fark ederiz: Adem'in yaratılışı ile Adem'in halifeliği ve Adem'in peygamberliği ayrı ayrı konulardır ve ''ilk insan Adem'', ''halife Adem'' ve ''peygamber Adem'' olarak nitelenenler de değişik çağların olguları ve değişik kişilerdir.

          Hicr-26:''Biz insanı çamurdan yarattık'' derken ve de Sad-71'de:''Rabbin meleklere: - ben çamurdan bir insan yaratacağım'' derken kullanılan fiil ''haleka''dır.

          Bakara 30'a gelince -meallerde- bu ayette kullanılan ifade ''halife yaratacağım''dır. Halbuki kullanılan fiil ise ''haleka'' değil ''ceale''dir ki atama/tayin etme manâsını verir. Böylece Bakara 30 ayette kullanılan ifade de halife atıyorum/halife tayin ediyorum olmalıdır.

          Sad-75 ayetinde de ''Ey iblis iki elimle yarattığıma secde etmekten seni men eden nedir....'' dendiğine göre, ilk secde yaratılmış adem'edir.

          Sad Suresinde geçen''ruhun üfürülmesi'' olayı insan türüne yani beşere akli melekeler ve vahiy bilgileri yani ilimden az bir miktar verilmesidir. İşte insana akli melekeler verilmesine varlıkların ve meleklerin(tabiat güçlerinin) secdesi birinci secdedir.

          İkinci secde çok sonra Adem'in şahsında gerçekleşen halifelik olayındadır. Yani Adem'e öğretilen isimlerin, diğer bir ifade ile insana öğretilen ilmin önünde yapılan secdedir.

          Kısaca meleklerin secdesi: 1) ilahi kaynaklı olan insan aklı ve 2) ilmin önünde olmak üzere
          iki kere yapılmıştır.

          Ali İmran -33. ayetine baktığımız zaman burada peygamberlik mevzubahistir. Ayet şöyle: ''Allah Adem'i Nuh'u, İbrahim'i ve İmran nesillerini alemler üzerine seçip arındırdı''.
          Görülüyor ki peygamberlik seçilme iledir. Seçilmek için de birden fazla aday olması gerekeceğine ve insanın kendi kendisine peygamberlik yapamıyacağına göre de ilk insan diye nitelenen Adem peygamber olamaz.

          Saygılarımla.
          Galip yetkin
          Last edited by galipyetkin; 12. October 2013, 02:15 PM.

          Comment

          • merdem
            Uzman Üye
            • Nov 2012
            • 1364

            #20
            hmm... demekki yine bir kac yazi atlamisim, benim halim dikkatsizliktendir, ihtiyarliktan degil

            Allah sasirtmaya görsün, pazar günü pazartesi diyerek doktora gitmeye kalktiktan sonra daha benden ne beklenir Hayr ola, belki de alzheimer bekliyordur kapida, zaten o hastaliga yakananlar zaten onu da unutuyorlar ya


            Sagolun Galip Kardesim, güzel ve ögrenilmesi gereken bir konu, ben yine bastan basliyayim ipin yumagini hepten dolastirmadan önce.

            Comment

            • merdem
              Uzman Üye
              • Nov 2012
              • 1364

              #21
              tdc nereden bileyim ne demek oldugunu , ancak yeni farkettim.


              Galip kardesim, bir ricada bulunsam sizden, lütfen "SAYIN" diye hitabda bulunmayin. Herseferinde düsünüyorum, kaca kadar sayayim, neyi sayayim, ne zamana kadar sayayim, nasil sayayim, ne ile sayayim, niye sayayim, ne kadar sayayim, kimle sayayim.... beynim sulandi....sayin sayin sayin....

              Bir tek SELAM da olsa yeterli.


              Size bayagi kanim isinmaya basladi, Allah'in Selam'i üzerinize olsun.


              Daha ilk satirlarda takildim kaldim, hayret birsey; civciv mi yumurtadan cikmistir yoksa yumurtlayan tavuk mu daha önce vardi diye her tarafta duydugumuz sözler geldi aklima birden.

              Ben tamamini okuyayim ilk önce, sorularim olursa direkt size yönelecegim Galip Kardesim, anladigim kadariyla sizin bu konuda oldukca bilginiz var, bana belesten sunmak istemiyorsunuz, benim kendim emek vererek kavramam gerektigini düsünüyorsunuz. Anlastik.

              Comment

              • merdem
                Uzman Üye
                • Nov 2012
                • 1364

                #22
                Cennet ile cehennemi anliyamadim hala, beni bu hususta aydinlatirmisiniz degerli kardesim Galip?

                Daha evvel ben kendime uygun bir iki düsünceyi aciklasam darilmazsiniz degil mi?

                Her seyden evvel cehennem olarak yoksulluk, hastalik, sikintilar olarak görüyorum. Bu dünyada vur patlasin cal oynasin yasayanlar, Allah'in muhtac kullarini nasil görmüyor ve yardim etmiyorlarsa, bu simarik kendini begenmis, Allah'in verdigi nimetleri sanki kendi emekleriyle kazanmis gibi nankörlük edenler kullar aynen cehennem olarak yoksul, hasta/zayif, ac susuz, sicaktan kavrulan bir ortamda yasiyacaklar. Cünkü dünya hayatina deger verenlere, öldükten sonra tekrar mi dirilecegiz diyenlere bu tür sikintili bir hayat en büyük eziyet olacaktir.

                Rabbimizin buyurdugu gibi, isterse yeryüzünü bambaska donatir! Isterse insanlarin yerine baska varliklar getirebilir!

                Düsünebiliyormusunuz? Insanlarin günümüzde yirmilik dislerinin kullanilmaz duruma geldigini, cünkü yiyecek maddeleri günümüzde cok daha degisik bir sekillerde sunuluyor, cignenmesi kolay bir bicimde, catal bicak kasikla yenecek bir sekilde.

                Evolution devam ediyor!

                Baska bir sekilde örnek verebilirim, bir kac dünya devletleri uzayda arastirmalara büyük bir önem veriyorlar, hepsi gayrimüslim takimindan. Ya biz müslümanlari dünyada birakip kendileri uzayda vatanlar kuracaklar, yada bizleri uzaya yollayacaklar. En kötü ihtimal dünyayi atom bombalariyla yok edecekler ve kendileri uzayda baska planetlerde hayatlarini sürdürmeye devam edecekler.

                Fazla fantazili oldum yoksa?

                Selam ve dua ile.

                Comment

                • galipyetkin
                  Uzman Üye
                  • Sep 2011
                  • 1389

                  #23
                  Sayın sensable.

                  Adem ve eşi.
                  Çoğumuz bu ifadeyi ''Adem ve Havva'' diye; Adem erkek cinsinin, Havva kadın cinsinin sembolü olarak anlıyoruz. Halbuki burada anlatılan dişi-erkek ayırımı yapılmadan ''İnsan''dır: ki ceset denilen ölümlü ve topraktan gelen vücut ile o vücuda hayatiyet veren can dediğimiz kavram birleşimidir. Yani ceset veya vücut can'ın, can ceset veya vücudun ayrılmaz eşidir. Lütfen şuraya bir göz atar mısınız?
                  http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2616
                  Böylece bu ikisinin birleşmesinden meydana gelen tek parçanın/insanın zevci/eşi de diğer bir insandır. Erkek de dişi de olabilir. (Karı-kocalıktan bahsetmiyor)
                  Diğer bir anlatımla da adem ile aynı fiili işleyen yaşam eşdeşleridir.

                  Cennet.
                  Hayalimizde yaşattığımız ütopik, bambaşka bir alem değildir. Cennet kollektif bir sosyal ve ekonomik yaşam olup Ta-Ha -118, 119. ayetlerde ''Muhakkak ki senin için orada aç, çıplak, susuz kalmak, güneşten yanmak diye bir şey yoktur.'' diye anlatılmiştır.
                  Yani cennet ekmek elden su gölden misali yan gelip yatma yeri olmayıp, yeniden kurulacak dünyada veya kainattaki arzda, kıyametle yok olmuş dünyadaki yaşamına bedel/benzer bir yaşamdır.

                  Adem tövbe etmiş ve tövbesi kabul edilmiştir. Tövbenin kabulü işlenmiş suçu ortadan kaldırmaz, ceza verilmesini önler. İşte kollektif/toplumcu bir sosyal ve ekonomik yaşamdan hırsları, ihtirasları, mal-mülk aç gözlülüğü ile başkalarının haklarına tecavüz eden, birbirine köle olmuş ceset ve candan oluşan Adem ile yandaşları o yaşamdan, ''cennet yaşamından'' kovulmuş-afaroz edilmiştir.Çünkü toplumsal yaşama uyum sağlayamamış bencildirler. Bu dünyadaki yaşamıyla yeniden kurulacak arzda cennet yaşamına sahip olup olamıyacağına, uyum sağlayıp sağlayamıyacağına da bu dünyadaki yaşamı kıstas alınarak ahırette karar verilecektir.
                  Benim görüşlerim böyle.

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Last edited by galipyetkin; 4. January 2018, 11:31 AM.

                  Comment

                  • merdem
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 1364

                    #24
                    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                    Sayın sensable.

                    Adem ve eşi. Çoğumuz bu ifadeyi ''Adem ve Havva'' diye; Adem erkek cinsinin, Havva kadın cinsinin sembolü olarak anlıyoruz. Halbuki burada anlatılan dişi-erkek ayırımı yapılmadan ''İnsan''dır: ki ceset denilen ölümlü ve topraktan gelen vücut ile o vücuda hayatiyet veren can dediğimiz kavram birleşimidir. Yani ceset veya vücut can'ın, can ceset veya vücudun ayrılmaz eşidir. Lütfen şuraya bir göz atar mısınız?
                    http://www.hanifler.com/showthread.p...1493#post11493.

                    Cennet. Hayalimizde yaşattığımız ütopik, bambaşka bir alem değildir. Cennet kollektif bir sosyal ve ekonomik yaşam olup Ta-Ha -118, 119. ayetlerde ''Muhakkak ki senin için orada aç, çıplak, susuz kalmak, güneşten yanmak diye bir şey yoktur.'' diye anlatılmiştır.
                    Yani cennet ekmek elden su gölden misali yan gelip yatma yeri olmayıp, yeniden kurulacak dünyada veya kainattaki arzda, kıyametle yok olmuş dünyadaki yaşamına bedel bir yaşamdır.

                    Adem tövbe etmiş ve tövbesi kabul edilmiştir. Tövbenin kabulü işlenmiş suçu ortadan kaldımaz, ceza verilmesini önler. İşte kollektif/toplumcu bir sosyal ve ekonomik yaşamdan hırsları, ihtirasları, mal-mülk aç gözlülüğü ile başkalarının haklarına tecavüz eden, birbirine köle olmuş ceset ve candan oluşan Adem o yaşamdan, ''cennet yaşamından'' kovulmuş-afaroz edilmiştir.Çünkü toplumsal yaşama uyum sağlayamamış bir bencildir. Bu dünyadaki yaşamıyla yeniden kurulacak arzda cennet yaşamına sahip olup olamıyacağına, uyum sağlayıp sağlayamıyacağına da bu dünyadaki yaşamı kıstas alınarak ahırette karar verilecektir.
                    Benim görüşlerim böyle.

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.

                    Hani yani sonunda yine saydirdiniz ya pes dogrusu.

                    Ama bir noktada ayni düsüncelerde birlesdigimizi gördüm. Eh bu da güzel bir sey.

                    Hayirli geceler ve esenlik dolu bir hafta dileklerimle.

                    Comment

                    Working...