Warning: Undefined array key "birthday_search" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "joindate" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "posts" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "privacy_options" in phar://.../vb/vb.phar/api/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 7 Warning: Undefined array key "userid" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Undefined array key "lastactivity" in phar://.../vb/vb.phar/library/user.php on line 2 Warning: Trying to access array offset on false in .../vb5/route/profile.php on line 86 Kur'an'da İsa Peygamber - hanifler.com Kuran odaklı dindarlık

Kur'an'da İsa Peygamber

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
    Ha, doğan tüm tüp bebekler Allaha şirktir öyleyse (sünnetullaha uygun değilse) söyleminize göre... öyle mi? (Allah yasalarının tersini yapmak yaratıcı ile zıtlaşmak ve eş koşmaktır).

    Peki ya sünnetullaha uygun olmaması da Allahın hikmeti ise ne olacak???

    Ayrıca sizin mucize diye nitelediğiniz tüm olayların izah edilememesinin tek nedeni zamanın bilminin bunları açıklayacak yeterlilikte olmamasıdır.

    Bugün varsayımsal da olsa kuamtum ve kuramsal fizik başta olmak üzere pekçok bilim dalı mucizelere "varsayımsal" açıklamalar getirebiliyor.

    Yani meryemin kendisini döllediğini söylemek, neden tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabileceğini söylemekten daha çok tercih ediliyor anlamış değilim.
    Tüp bebekler Allah'a sirktir diye bir söz etmis degilim, o asirlarda henüz yoktu gibilerinden tüp/kavanoz icat edilmemisti diye yazmisim. Isa peygamber Kur'an indirilmeden evvel dogmustur ve bizlerinde o zamana göre degerlendirmemiz lazim gerekirse?!?!?!? herhalde tüp bebekten bahsetmemiz abes kacar.

    Comment

    • Zinedov
      Katılımcı Üye
      • Aug 2012
      • 68

      #17
      bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
      Zined selam anlamadığım şu? Neden kuranda elçilerin soy ve nesheblerinde bellir bir belirginlik yani anne ve baba ilişkisi varken neden isa'nın doğumunda bu denli sıradışı bir durum tercih edilmiştir.
      Bu Kuran ile ilgili değil İsrailoğulları ile ilgili bir durumdur. Onların ZAAFLARI üzerine giden ve samimiyetlerini gösterecek bir sınavdır. Gerçekte İsa'nın soyunun bir önemi de yok, önemli olan ona elçilik verilmiş olması. Zaten İsrailoğullarının anlaması gereken de tam olarak buydu.

      Hem Kuran'da hem de kainat kitabındaki Rabbimizin tüm ayetlerinin ortak özelliği şudur: Hak edeni doğru yola iletir, sapmayı hak edeni ise saptırır. Durumun özeti bu. Yani Allahın ayetleri hem hidayet hem dalalet özelliklidir, adamına göredir. İçinizde ne varsa size YİNE onu verir. Hem İsa'nın doğumu ve İsrailoğullarının durumuna bu açıdan bakabilirsiniz hem de Kuran'daki bir çok ayeti herkesin farklı anlamasına bu açıdan bakabilirsiniz.
      www.facebook.com/zinedov

      Comment

      • merdem
        Uzman Üye
        • Nov 2012
        • 1364

        #18
        Nuh 17: Ve Allah sizi yeryüzünde bitki olarak bitirdi.



        Meryem’in daha sonra erkeksiz hamile kaldığı da göz önüne alınırsa, bitki özelliğinde olması onun tıpkı çiçekli bitkilerin çoğunda görüldüğü gibi “erselik” yapıda olduğu, yani vücudunda hem erkek hem dişi üreme organı bulunduğu ihtimalini ortaya çıkarır ki, bizim kanaatimiz de bu yöndedir.

        Bu kanaatimizi doğrulayan bir husus da Âl-i Imran suresinin 42. ayetindeki “seni âlemlerin kadınlarına seçti” ifadesidir. Çünkü bu ifade ile belirtilen seçkinlik, Meryem’in meziyetleri dolayısıyla diğer kadınlardan üstünlüğünü değil, onun biyolojik farklılığını, fazlalığını, fizikî bakımdan diğer kadınlarla aynı yapıda olmadığını anlatmaktadır.

        Meryem’in erselik yapıda olması, ehlini terk edip uzak bir yerde tek başına yaşamaya gitmesinin sebebini de izah etmektedir. Yani Meryem, her problemli insanın yapabileceği gibi, bünyesindeki bu farklılığın meydana getirdiği psikolojik sıkıntı ile evini terk etmiştir.

        Ayrıca Meryem’in (20. ayette görüleceği üzere) “Bana bir beşer dokunmamıştır” şeklindeki ifadesi de, onun erselik yapıda olmasına uygun bir ifadedir. Çünkü Meryem “Bana bir erkek dokunmamıştır” dememiş, hem erkek hem kadın için söz konusu edilebilecek bir ifade kullanmıştır.

        Bütün bunlardan başka, Meryem’den rükû eden erkekler ile beraber rükû etmesinin istenmesi de çok ilginçtir. Yani Meryem’e haniflik konusunda erkek olarak görev yapması bildirilmiştir. Ayetteki “er-Rakiîn” ifadesinin müzekker getirilmesi herhâlde sadece seci’ [kafiye] olsun diye değildir.

        Tamamen Kur’an ayetlerindeki ifadelere dayandırdığımız bu tahminler, bilimsel gerçeklerle de hiçbir çelişki göstermemektedir:

        Erdişilik hermafroditlik ya da erseliklik olarak da bilinir. Aynı bireyde erkek ve dişi üreme organlarının birlikte bulunması. Çiçekli bitkilerin çoğunda … erdişilik görülür. (Ana Britannica; c:11, s:313)

        Comment

        • bartsimpson
          Super Moderator
          • Mar 2012
          • 692

          #19
          Zinedov Nickli Üyeden Alıntı
          Bu Kuran ile ilgili değil İsrailoğulları ile ilgili bir durumdur. Onların ZAAFLARI üzerine giden ve samimiyetlerini gösterecek bir sınavdır. Gerçekte İsa'nın soyunun bir önemi de yok, önemli olan ona elçilik verilmiş olması. Zaten İsrailoğullarının anlaması gereken de tam olarak buydu.

          Hem Kuran'da hem de kainat kitabındaki Rabbimizin tüm ayetlerinin ortak özelliği şudur: Hak edeni doğru yola iletir, sapmayı hak edeni ise saptırır. Durumun özeti bu. Yani Allahın ayetleri hem hidayet hem dalalet özelliklidir, adamına göredir. İçinizde ne varsa size YİNE onu verir. Hem İsa'nın doğumu ve İsrailoğullarının durumuna bu açıdan bakabilirsiniz hem de Kuran'daki bir çok ayeti herkesin farklı anlamasına bu açıdan bakabilirsiniz.
          ben sorumu tam anlatamadım herhalde.

          ben meryemin "cins"iyetine takılmadım, neden isa'nın doğumu için böyle sıradışı bir yol izlenmiş, normal bir anne ve babadan olmamış... onu sordum.

          velev ki bu şekilde bir doğum ve hamilelik mümkün, tarihte ve literatürde emsal ve örneğinin olması gerek diye düşünüyorum.
          Last edited by bartsimpson; 28. April 2013, 07:41 PM.
          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

          Comment

          • bartsimpson
            Super Moderator
            • Mar 2012
            • 692

            #20
            merdem Nickli Üyeden Alıntı
            Erdişilik hermafroditlik ya da erseliklik olarak da bilinir. Aynı bireyde erkek ve dişi üreme organlarının birlikte bulunması. Çiçekli bitkilerin çoğunda … erdişilik görülür. (Ana Britannica; c:11, s:313)
            Ana Brittanicanın yazısı bana Meryemin çift üreme organı olduğunu söylüyor...
            çift kromozomu olduğunu değil.... (bunu siz yazdınız)

            PS: vasektomi ameliyatı olanların üreme organı ve koromozomları bellidir ama bu "çocuk sahibi olabilecekleri" anlamına gelmez. aynısı tüplerini bağlatan kadınlar içinde geçerlidir.
            "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

            Comment

            • merdem
              Uzman Üye
              • Nov 2012
              • 1364

              #21
              Adem’in Çocukları ve İsa’nın Doğumu
              posted in *PEYGAMBER |


              ÂDEM’İN ÇOCUKLARI KİMİNLE EVLENDİ?

              İlk etapta yalnızca iki veya ikiden fazla kız çocuğunun dünyaya gelmiş olması mümkündür, kardeş kardeşe evlilik olmaması için bu kızların yetişkinliklerinde eşeysiz, başka bir ifadeyle babasız, erkekli kızlı çocuklar doğurmaları mümkün olabilir. Örneğin bu şekilde iki kız çocuğu düşünelim. Yetişkinliklerinde her bir tanesi babasız olarak iki kız, diğeri iki erkek çocuk veya her birisi bir erkek ve bir kız çocuğu dünyaya getirseler, bu çocukların teyze çocukları olarak evlenmelerinde İslam dini açısından bir sakınca yoktur, böylece bu ilk aşamadan sonra artık eşeyli çoğalma rahatlıkla sürebilir.



              İsa peygamberin babasız olarak dünyaya gelmesini örnek gösterebiliriz. “Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi.” 3/59







              İSA’NIN BABASIZ DÜNYAYA GELMESİ

              Mesaj: İsrail soyunun ırkçı tutumuna ve erkeğin otoriter egemenliğine meydan okumadır. Ey İsrail, işte sizin soyunuzdan gelmeyen bir nesil! Ey erkekler, işte siz olmadan da kadınlar çocuk dünyaya getirebilirler. Ey insanlar, bir kadın kendi başına pek çok şeyi başarabilir.



              Hz. Âdem de hem annesiz hem babasız var olmuştu; ancak, bu Allah’ın onun annesi ya da babası olduğu anlamına gelmiyordu. Allah, O’nun yaratıcısıdır. Hz İsa’nın durumu da bundan farklı değildir.




              4130. soru: Erkek olmadan üreme olur mu? (Murat Elitaş): Canlılarda çeşitli eşeysiz ve eşeyli üreme tipleri görülüyor. Eşeysiz üremede zaten cinsiyetlere ihtiyaç duyulmuyor. Eşeyli üreme tiplerinin bazılarında da, erkek olmaksızın üreme gerçekleşebiliyor. Bunlar hakkında daha önce bize yollanan sorulara uzun uzadıya cevaplar verildi.

              Çok “genel” karakter taşıyan sorunuzun insanlara yönelik olduğunu düşünerek devam ediyorum. Çok ender olarak, erkek gamet hücresi olmaksızın yumurta hücrelerinden gebelik oluşması görülebiliyor. Tıp literatüründe bununla ilgili, çok sınırlı sayıda da olsa, örnekler bulunuyor. Yumurta hücresinde diploidi (2n olma durumu), ya da iki yumurta hücresinin kaynaşması gibi aslında “patolojik” sayılabilecek vakalar sonucunda embriyonun gelişmesiyle “kendiliğinden üreme” gerçekleşebiliyor. Bunun dışında, dünyanın farklı yerlerinde çok sayıda araştırmacı, sperm hücresi olmaksızın yumurta hücresini başka yollarla döllemeyi başardılar. Ayrıca klonlama gibi bazı özel yöntemlerde de, erkek varlığına gerek duyulmuyor. (Deniz Candaş)










              Seks olmadan üreme:

              “Üremek için mutlaka erkek ile dişinin birleşmesi gerekmez. Örneğin bakteriler biyolojik kopya makineleri gibi çalışarak trilyonlarca benzer yaratır. Her bakteri büyür ve bölünerek iki tam bakteri oluşturur. Sekle ilgili olmayan bu aseksüel üreme sırasında her bakteri kendisini yaratan bakterinin genetik bir kopyasını oluşturur(mutasyonlar hariç). Demek ki her bakteri bir klon (aynı hücreden üremiş hücreler yığını) yaratır.

              Bazı hayvanların dişileri erkekle birleşme yapmadan üremeyi sağlar. İki düzineden fazla yılan türü partenogenezle (döllenmemiş yumurtanın gelişmesi) çoğalır. Yeni Meksika kamçıkuyruk kertenkeleleri gibi bazı türlerde erkek yoktur. Partenogenez kısa vadede bazı yararlar sağlar: Çevresi değişen bir hayvan, kolayca başka bir yere göçüp çoğalmaya orada devam edebilir. Fakat partenogenez uzun vadede zararlıdır, çünkü erkek ve dişinin birleşmesi olmadığından genlerin karışması ve bundan doğan çeşitlilik yoktur. Bunun yerine aynı genetik işaretleri taşıyan hücrelerden oluşmuş kolanlar vardır; bu ise, mutasyonlar hariç, evrim açısından bir çıkmaz sokaktır. Çünkü ortama uyum, ancak bir türde değişik karakterde bireyler oluşu ile mümkündür. Bazı hayvanlarda partenogenez ve seksüel üreme bir arada bulunur. Meksika’da yaşayan üç balık türünde dişiler diğer türlerin erkekleri ile birleşme yapar; fakat sperme yalnızca yumurtaların gelişmesini başlatmak içindir. Erkek genleri yumurtaya girmez ve yeni nesil yine yumurta klonlarından oluşur. Meksika’daki diğer üç balık türü ise “hibridogenez” ile çoğalır. Yani dişiler yabancı türden erkeklerle birleşme yapar; fakat oluşan hibrid (melez), seksüel olgunluğa erişince babadan gelen genleri dışarı atar. Böylece nesilden nesile yalnızca anadan gelen genler geçer.

              Arı, eşekarısı ve karıncaları içeren zarkanatlılarda (Himenoptera) erkeklerin yumurtadan çıkıp çıkmaması dişinin keyfine kalmış bir şeydir. Döllenmemiş yumurtalardan dişi çıkar. Dişi sperme depolama organındaki spermleri yumurtaya katarak veya katmayarak yumurtladığı yumurtaların cinsiyetini belirler. Genellikle yıl boyunca yumurtalardan yalnız dişiler çıkar, yalnızca üreme mevsiminden hemen önce yeteri kadar erkek üretilir.

              Birçok hayvan türü, örneğin tatlısı polipleri ve bitki bitleri, çevre koşulları elverişli ise eşeysiz (aseksüel) üreme yapar. Ortam koşulları kötüleşince eşeyli (seksüel) üremeye geçerler.

              Hermafroditlerde aynı bireyde hem erkek, hem dişi seks organları bulunur. Bu gibi hayvanlar üremek için kendi kendilerini döllerler. Deniztavşanı denilen deniz salyangozu böyledir. Ağzının sağında erkek üreme organı (penis) ve sırtının ortasında vagina bulunur. Bu hayvanlar birleşmeyi klasik biçimde veya bir seks cümbüşü şeklinde yaparlar. İki salyangoz eşleyebilir, o zaman biri dişi, biri de erkek rolünü alır. Ya da bir grup salyangoz zincirleme birleşme yapar, her biri aynı zamanda hem dişi, hem de erkek görevini üstlenir.

              Mercan kayalıklarında yaşayan bazı balıklar, örneğin şakayık balığı, hem erkek hem de dişi özelliklerini taşıyarak doğar, fakat hayatı sırasında önce erkek, sonra dişi olarak davranır. Bu balıklar sosyal birimler halinde yaşar, her sosyal birimde iri bir dişi, küçük bir erkek ve birkaç yavru bulunur. Dişi ölür veya kaybolursa ilginç bir seks değişmesi olur, erkeklerin en irisi 60 günden az bir zamanda dişiye dönüşerek yumurtlamaya başlar. (Bilim ve Teknik, sayı 246, s.57-58, Mayıs 1988)








              Bakire Doğumlar:

              “Bazı yılan türlerinin dişileri bir erkekle bir araya gelmeden bile doğum yapabiliyor. Dişi yılanlar çiftleşmeden sonra sperm depolayabiliyorlar ve bilim adamları dişi yılanların bunu uzun yıllar soyutlanmış halde yaşadıktan sonra gebe kalmak için kullanabildiğini düşünüyorlardı.

              Ancak, 2 yıl önce Colorado Üniversitesi’nden David Chiszar çıngıraklı yılanının ikisi ölü biri yaşayan 3 yılan doğurduğunu görmüş. Doğum yapan yılan bir erkekle hiçbir zaman birlikte olmamıştı.

              Bebek yılanların babasız olduklarını ispat etmek üzere Chiszar, zehirsiz ufak bir yılan cinsi olan bir Thamnophis’in de bakire doğum yaptığını görmüş olan Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Gordon Schuett ile birlikte, yılanlar üzerinde genetik testler yapmış. Bebeklerin annelerinin kopyaları olmadıklarını görmüşler.” (Bilim ve Teknik, sayı 360, s.10 Kasım 1997. New Scientist, 27 Eylül 1997)






              İnsan kopyalayamadı ‘bakire doğumu’ buldu: WASHINGTON – Dünyada ilk kez insan embriyonunu klonlayarak kök hücre ürettiği açıklamasını yapan Güney Koreli bilim insanı Hwang Woo-suk, bu konuda yanıldı; ama bu sayede sandığından çok farklı bir buluş gerçekleştirmiş oldu. ABD’li uzmanlar, Hwang’ın 2004′te ürettiği kök hücreler üstünde yaptıkları yeniden incelemede şaşırtıcı bir sonuca ulaştı: Bu hücreler dünyada partenogenez (döllenmesiz üreme) yöntemiyle geliştirilen ilk insan embriyonik kök hücreleri. Bitkiler ve bazı sürüngenlerde yaygın bir üreme metodu olan partenogenezde dişi, döllenmemiş yumurtaların yapay aktivasyonu yoluyla, erkeğin katılımı olmadan döl üretebiliyor. Memelilerde partenogenez ise çok güç. Klonlamadaysa, bir yumurtanın çekirdeği, farklı bir bedenden alınmış bir hücrenin çekirdeğiyle değiştiriliyor ve bu işlemle, teorik olarak, genetik olarak eş embriyonik kök hücreler üretiliyor. Hwang, 2004′te insan hücreleri üzerinde bu işlemi yaptığını iddia etmiş, bir sene sonra araştırmasının hatalı olduğunu itiraf etmişti. Hwang’ın kök hücrelerinin genetik malzemesinin sadece donör kadının yumurtasından alındığı, insan embriyonundan klonlanmadığı ortaya çıkmıştı. ABD’li uzmanlar Hwang’ın ‘tesadüfen’ gerçekleştirdiği ‘bakire doğumu’nun, büyük bir buluş olduğunu vurguladı. Embriyonik kök hücreler yeni tıbbi tedaviler yaratmakta kullanılabilecek. Partenogenez kök hücrelerin, klonlanmış hücrelerden elde edilenler kadar faydalı olmasa da çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülüyor. (afp, Reuters) (Radikal-04/08/2007)

              Comment

              • Zinedov
                Katılımcı Üye
                • Aug 2012
                • 68

                #22
                bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
                ben sorumu tam anlatamadım herhalde.

                ben meryemin "cins"iyetine takılmadım, neden isa'nın doğumu için böyle sıradışı bir yol izlenmiş, normal bir anne ve babadan olmamış... onu sordum.

                velev ki bu şekilde bir doğum ve hamilelik mümkün, tarihte ve literatürde emsal ve örneğinin olması gerek diye düşünüyorum.

                Benim bir önceki mesajımda, "alıntı yaptığınız yerde" sorunuzun TAM yanıtı mevcut. Detayı ise konudaki ilk mesajımda var.
                www.facebook.com/zinedov

                Comment

                • bartsimpson
                  Super Moderator
                  • Mar 2012
                  • 692

                  #23
                  merdem Nickli Üyeden Alıntı
                  Adem’in Çocukları ve İsa’nın Doğumu
                  posted in *PEYGAMBER |


                  ÂDEM’İN ÇOCUKLARI KİMİNLE EVLENDİ?

                  İlk etapta yalnızca iki veya ikiden fazla kız çocuğunun dünyaya gelmiş olması mümkündür, kardeş kardeşe evlilik olmaması için bu kızların yetişkinliklerinde eşeysiz, başka bir ifadeyle babasız, erkekli kızlı çocuklar doğurmaları mümkün olabilir. Örneğin bu şekilde iki kız çocuğu düşünelim. Yetişkinliklerinde her bir tanesi babasız olarak iki kız, diğeri iki erkek çocuk veya her birisi bir erkek ve bir kız çocuğu dünyaya getirseler, bu çocukların teyze çocukları olarak evlenmelerinde İslam dini açısından bir sakınca yoktur, böylece bu ilk aşamadan sonra artık eşeyli çoğalma rahatlıkla sürebilir.



                  İsa peygamberin babasız olarak dünyaya gelmesini örnek gösterebiliriz. “Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi.” 3/59







                  İSA’NIN BABASIZ DÜNYAYA GELMESİ

                  Mesaj: İsrail soyunun ırkçı tutumuna ve erkeğin otoriter egemenliğine meydan okumadır. Ey İsrail, işte sizin soyunuzdan gelmeyen bir nesil! Ey erkekler, işte siz olmadan da kadınlar çocuk dünyaya getirebilirler. Ey insanlar, bir kadın kendi başına pek çok şeyi başarabilir.



                  Hz. Âdem de hem annesiz hem babasız var olmuştu; ancak, bu Allah’ın onun annesi ya da babası olduğu anlamına gelmiyordu. Allah, O’nun yaratıcısıdır. Hz İsa’nın durumu da bundan farklı değildir.




                  4130. soru: Erkek olmadan üreme olur mu? (Murat Elitaş): Canlılarda çeşitli eşeysiz ve eşeyli üreme tipleri görülüyor. Eşeysiz üremede zaten cinsiyetlere ihtiyaç duyulmuyor. Eşeyli üreme tiplerinin bazılarında da, erkek olmaksızın üreme gerçekleşebiliyor. Bunlar hakkında daha önce bize yollanan sorulara uzun uzadıya cevaplar verildi.

                  Çok “genel” karakter taşıyan sorunuzun insanlara yönelik olduğunu düşünerek devam ediyorum. Çok ender olarak, erkek gamet hücresi olmaksızın yumurta hücrelerinden gebelik oluşması görülebiliyor. Tıp literatüründe bununla ilgili, çok sınırlı sayıda da olsa, örnekler bulunuyor. Yumurta hücresinde diploidi (2n olma durumu), ya da iki yumurta hücresinin kaynaşması gibi aslında “patolojik” sayılabilecek vakalar sonucunda embriyonun gelişmesiyle “kendiliğinden üreme” gerçekleşebiliyor. Bunun dışında, dünyanın farklı yerlerinde çok sayıda araştırmacı, sperm hücresi olmaksızın yumurta hücresini başka yollarla döllemeyi başardılar. Ayrıca klonlama gibi bazı özel yöntemlerde de, erkek varlığına gerek duyulmuyor. (Deniz Candaş)










                  Seks olmadan üreme:

                  “Üremek için mutlaka erkek ile dişinin birleşmesi gerekmez. Örneğin bakteriler biyolojik kopya makineleri gibi çalışarak trilyonlarca benzer yaratır. Her bakteri büyür ve bölünerek iki tam bakteri oluşturur. Sekle ilgili olmayan bu aseksüel üreme sırasında her bakteri kendisini yaratan bakterinin genetik bir kopyasını oluşturur(mutasyonlar hariç). Demek ki her bakteri bir klon (aynı hücreden üremiş hücreler yığını) yaratır.

                  Bazı hayvanların dişileri erkekle birleşme yapmadan üremeyi sağlar. İki düzineden fazla yılan türü partenogenezle (döllenmemiş yumurtanın gelişmesi) çoğalır. Yeni Meksika kamçıkuyruk kertenkeleleri gibi bazı türlerde erkek yoktur. Partenogenez kısa vadede bazı yararlar sağlar: Çevresi değişen bir hayvan, kolayca başka bir yere göçüp çoğalmaya orada devam edebilir. Fakat partenogenez uzun vadede zararlıdır, çünkü erkek ve dişinin birleşmesi olmadığından genlerin karışması ve bundan doğan çeşitlilik yoktur. Bunun yerine aynı genetik işaretleri taşıyan hücrelerden oluşmuş kolanlar vardır; bu ise, mutasyonlar hariç, evrim açısından bir çıkmaz sokaktır. Çünkü ortama uyum, ancak bir türde değişik karakterde bireyler oluşu ile mümkündür. Bazı hayvanlarda partenogenez ve seksüel üreme bir arada bulunur. Meksika’da yaşayan üç balık türünde dişiler diğer türlerin erkekleri ile birleşme yapar; fakat sperme yalnızca yumurtaların gelişmesini başlatmak içindir. Erkek genleri yumurtaya girmez ve yeni nesil yine yumurta klonlarından oluşur. Meksika’daki diğer üç balık türü ise “hibridogenez” ile çoğalır. Yani dişiler yabancı türden erkeklerle birleşme yapar; fakat oluşan hibrid (melez), seksüel olgunluğa erişince babadan gelen genleri dışarı atar. Böylece nesilden nesile yalnızca anadan gelen genler geçer.

                  Arı, eşekarısı ve karıncaları içeren zarkanatlılarda (Himenoptera) erkeklerin yumurtadan çıkıp çıkmaması dişinin keyfine kalmış bir şeydir. Döllenmemiş yumurtalardan dişi çıkar. Dişi sperme depolama organındaki spermleri yumurtaya katarak veya katmayarak yumurtladığı yumurtaların cinsiyetini belirler. Genellikle yıl boyunca yumurtalardan yalnız dişiler çıkar, yalnızca üreme mevsiminden hemen önce yeteri kadar erkek üretilir.

                  Birçok hayvan türü, örneğin tatlısı polipleri ve bitki bitleri, çevre koşulları elverişli ise eşeysiz (aseksüel) üreme yapar. Ortam koşulları kötüleşince eşeyli (seksüel) üremeye geçerler.

                  Hermafroditlerde aynı bireyde hem erkek, hem dişi seks organları bulunur. Bu gibi hayvanlar üremek için kendi kendilerini döllerler. Deniztavşanı denilen deniz salyangozu böyledir. Ağzının sağında erkek üreme organı (penis) ve sırtının ortasında vagina bulunur. Bu hayvanlar birleşmeyi klasik biçimde veya bir seks cümbüşü şeklinde yaparlar. İki salyangoz eşleyebilir, o zaman biri dişi, biri de erkek rolünü alır. Ya da bir grup salyangoz zincirleme birleşme yapar, her biri aynı zamanda hem dişi, hem de erkek görevini üstlenir.

                  Mercan kayalıklarında yaşayan bazı balıklar, örneğin şakayık balığı, hem erkek hem de dişi özelliklerini taşıyarak doğar, fakat hayatı sırasında önce erkek, sonra dişi olarak davranır. Bu balıklar sosyal birimler halinde yaşar, her sosyal birimde iri bir dişi, küçük bir erkek ve birkaç yavru bulunur. Dişi ölür veya kaybolursa ilginç bir seks değişmesi olur, erkeklerin en irisi 60 günden az bir zamanda dişiye dönüşerek yumurtlamaya başlar. (Bilim ve Teknik, sayı 246, s.57-58, Mayıs 1988)








                  Bakire Doğumlar:

                  “Bazı yılan türlerinin dişileri bir erkekle bir araya gelmeden bile doğum yapabiliyor. Dişi yılanlar çiftleşmeden sonra sperm depolayabiliyorlar ve bilim adamları dişi yılanların bunu uzun yıllar soyutlanmış halde yaşadıktan sonra gebe kalmak için kullanabildiğini düşünüyorlardı.

                  Ancak, 2 yıl önce Colorado Üniversitesi’nden David Chiszar çıngıraklı yılanının ikisi ölü biri yaşayan 3 yılan doğurduğunu görmüş. Doğum yapan yılan bir erkekle hiçbir zaman birlikte olmamıştı.

                  Bebek yılanların babasız olduklarını ispat etmek üzere Chiszar, zehirsiz ufak bir yılan cinsi olan bir Thamnophis’in de bakire doğum yaptığını görmüş olan Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Gordon Schuett ile birlikte, yılanlar üzerinde genetik testler yapmış. Bebeklerin annelerinin kopyaları olmadıklarını görmüşler.” (Bilim ve Teknik, sayı 360, s.10 Kasım 1997. New Scientist, 27 Eylül 1997)






                  İnsan kopyalayamadı ‘bakire doğumu’ buldu: WASHINGTON – Dünyada ilk kez insan embriyonunu klonlayarak kök hücre ürettiği açıklamasını yapan Güney Koreli bilim insanı Hwang Woo-suk, bu konuda yanıldı; ama bu sayede sandığından çok farklı bir buluş gerçekleştirmiş oldu. ABD’li uzmanlar, Hwang’ın 2004′te ürettiği kök hücreler üstünde yaptıkları yeniden incelemede şaşırtıcı bir sonuca ulaştı: Bu hücreler dünyada partenogenez (döllenmesiz üreme) yöntemiyle geliştirilen ilk insan embriyonik kök hücreleri. Bitkiler ve bazı sürüngenlerde yaygın bir üreme metodu olan partenogenezde dişi, döllenmemiş yumurtaların yapay aktivasyonu yoluyla, erkeğin katılımı olmadan döl üretebiliyor. Memelilerde partenogenez ise çok güç. Klonlamadaysa, bir yumurtanın çekirdeği, farklı bir bedenden alınmış bir hücrenin çekirdeğiyle değiştiriliyor ve bu işlemle, teorik olarak, genetik olarak eş embriyonik kök hücreler üretiliyor. Hwang, 2004′te insan hücreleri üzerinde bu işlemi yaptığını iddia etmiş, bir sene sonra araştırmasının hatalı olduğunu itiraf etmişti. Hwang’ın kök hücrelerinin genetik malzemesinin sadece donör kadının yumurtasından alındığı, insan embriyonundan klonlanmadığı ortaya çıkmıştı. ABD’li uzmanlar Hwang’ın ‘tesadüfen’ gerçekleştirdiği ‘bakire doğumu’nun, büyük bir buluş olduğunu vurguladı. Embriyonik kök hücreler yeni tıbbi tedaviler yaratmakta kullanılabilecek. Partenogenez kök hücrelerin, klonlanmış hücrelerden elde edilenler kadar faydalı olmasa da çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülüyor. (afp, Reuters) (Radikal-04/08/2007)
                  Yazdıklarınızın hiç birisi sağlıklı ve aklı yerinde bir "insan" -bakın özelikle insan diyorum- modeline örnek değil.
                  hadi benim beklentimi de bir tarafa bırakalım.
                  siz insanlar arasında bu şekilde üremenin normal olarak olabileceğini hatta ve hatta aralarından bu şekil bir üreme ile peygamber dahi çıkabileceğini söylüyorsunuz.

                  Yazdıklarınızın hiçbirisini ciddiye alamayacağım için kusura bakmayın.
                  çünkü yadığınız ayet ile "kendinizle" çelişiyorsunuz...
                  ama yazdığınız ayet isa konusunda beni düşünmeye ve araştırmaya sevkedecek ...

                  “Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi.” 3/59
                  "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                  Comment

                  • bartsimpson
                    Super Moderator
                    • Mar 2012
                    • 692

                    #24
                    Zinedov Nickli Üyeden Alıntı
                    Benim bir önceki mesajımda, "alıntı yaptığınız yerde" sorunuzun TAM yanıtı mevcut. Detayı ise konudaki ilk mesajımda var.
                    tekrar okudum sorumun cevabını aldım...
                    "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                    Comment

                    • ates demir

                      #25
                      Bakın sorun şu;
                      Meryem fenotipik/görünüm olarak kadın, burada anlaşalım.
                      İsa ise fenotipik olarak erkek.
                      Fenotipi kadın bir bireyde Y kromozomu bulunması çok istisnai durumlar hariç mümkün değil, istisnai durumların neredeyse hemen hepsinde de kadın cinsiyet ve Y kromozomu birlikte varsa bile bu bireyler doğurgan değiller.
                      İsaya geri dönelim. Fenotipi/görünümü erkek. Y kromozomunu nereden aldınız? Sakın klonlama demeyin, klonlasanız bile sadece fenotipik olarak ikinci bir Meryem elde edersiniz. Bir erkek değil.
                      Mosaisizm ile kadın bir bireyden erkek eli değmeden bir erkek çocuk doğumu ile ilgili bir literatür bulursanız hep beraber inceleriz.
                      Selametle
                      Last edited by Misafir; 28. April 2013, 09:43 PM.

                      Comment

                      • bartsimpson
                        Super Moderator
                        • Mar 2012
                        • 692

                        #26
                        ates demir Nickli Üyeden Alıntı
                        Bakın sorun şu;
                        Meryem fenotipik/görünüm olarak kadın, burada anlaşalım.
                        İsa ise fenotipik olarak erkek.
                        Fenotipi kadın bir bireyde Y kromozomu bulunması çok istisnai durumlar hariç mümkün değil, istisnai durumların neredeyse hemen hepsinde de kadın cinsiyet ve Y kromozomu birlikte varsa bile bu bireyler doğurgan değiller.
                        İsaya geri dönelim. Fenotipi/görünümü erkek. Y kromozomunu nereden aldınız? Sakın klonlama demeyin, klonlasanız bile sadece fenotipik olarak ikinci bir Meryem elde edersiniz. Bir erkek değil.
                        Mosaisizm ile kadın bir bireyden erkek eli değmeden bir erkek çocuk doğumu ile ilgili bir literatür bulursanız hep beraber inceleriz.
                        Selametle
                        Sevgili ateş bu ayet bizi nereye götürür. hep birlikte bir el atalım...

                        “Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi.” 3/59
                        "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                        Comment

                        • ates demir

                          #27
                          Sevgili bart
                          Her insan Allah ın bir kelimesidir ve onun Ol demesiyle olan bir bireydir.
                          Bu Adem için de İsa için de sizin için de benim için de diğerleri için de aynıdır. Hepimiz topraktanız. Bileşenlerimizden biri bu. Ayet İsa nın babası haşa Allah tır diyenleredir. diye düşünüyorum.
                          Bi elde sen atıver
                          Selam ve hürmetle

                          Comment

                          • bartsimpson
                            Super Moderator
                            • Mar 2012
                            • 692

                            #28
                            “Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi.” 3/59

                            Ayet; İsa'nın babası Allah'tır diyenlere bir cevapsa, İsa'nın (yani mucize olarak nitelendirilen bir kişinin) durumu Adem'in (yaratılmış tüm beşerin) durumundan farklı değil.
                            Yaratılmada bir sorun yok.
                            (XX+XY) Yani herşey normal.
                            Sadece baba kim onu bulamıyoruz.
                            O zaman niye bir olağanüstülük arıyoruz.
                            Dünyada babasız doğan milyonlarca çocuk var.
                            Hatta bakire kadınlar, kızlar bile hamile kalabiliyor.
                            Siz hamamda kadınlar matinesinde göbek taşını yıkamadan oturup hamile kalan kızları duymadınız mı?

                            İlla Adem'i de İsa'yı da sexüel (sex: türkçe bir kelime değildir, cinsiyet ve cinsellik demektir) sapkınlıklara (sapkın olma durumunu anlatan bu türkçe sözcük doğru yoldan ayrılmış olan insanalar için kullanımaktadır.) yamama çabamız niye anlayamıyorum.
                            Zira, kendi kendini döllemek -mümkün olmasa bile- normal bir insanın yapacağı bir hareket ve davranış değildir.
                            Doğaya ve İnsan fıtratına terstir.

                            Bakın Ayet ne diyor.

                            Bakara (223) Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minler'i müjdele.
                            Last edited by bartsimpson; 28. April 2013, 10:45 PM.
                            "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                            Comment

                            • ates demir

                              #29
                              Ben bir YAMAMA çabası görmüyorum. Dostlar OKUyup OKUduklarından bize bilgilerini aktarıyorlar. Saygıyla eğiliyorum önlerinde. Çabalarından dolayı. Lakin ben böyle düşünmüyorum.
                              İsa babasız, babası haşa Allahtır diyen hristiyanlara bu ayetlerle gönderme yağıldığını düşünüyorum.
                              Babalı yada babasız, eşeyli veya eşeysiz olsun asıl mucize İsa nın zamanın dindarlarına korkmadan verdiği ultimatom ve ayardır. Tıpkı İbrahim, tıpkı Musa tıpkı son nebi gibi.
                              Selam

                              Comment

                              • merdem
                                Uzman Üye
                                • Nov 2012
                                • 1364

                                #30
                                Hayret bir sey dogrusu. Temanin basinda Dost1 Kardesimiz Hakki Yilmaz'den cok güzel ve anlasilir bir sekilde paylasimlarda bulunmus.

                                Bir problemim yok, gayet akla yatkin.

                                Ben sadece Isa peygamber ile Yahya peygamber ile ilgili benzer ayetler hususunda takilmistim.

                                Itirazlardan evvel Dost1 Kardesimizin baslikta sundugu yaziyi acaba okusunuz mu degerli kardeslerim?

                                Comment

                                Working...