şefaatvarmıdır, hesap günü ve sonrasında şefaat olacaktır diyenlere sorular

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #1

    şefaatvarmıdır, hesap günü ve sonrasında şefaat olacaktır diyenlere sorular

    Allah’ın selamı üzerinize olsun.

    Şeytan ve dostlarının, insana sağdan yaklaşmak demek olan, insanı dinden yanlışlarla tuzağa düşürmesi, Müslümanların kuranla bağının kopartılması yüzünden tam olarak görülememektedir.

    Şeytanın yegane amacı, insanları kurandan (islamdan) uzaklaştırmaktır. Eğer bunu beceremez ise de; kuranı geri plana atmasını sağlamak, kurana baksa dahi ondaki ayetleri, hükümleri yanlış anlamasını sağlamaktır.

    Çünkü şeytan; kovulmadan önce; “senin doğru yolun üzerindekileri mutlaka sapıtacağım” diye Allah’tan izin almıştı. İşte buradaki doğru yol kuran olmakta ve şeytanında amacı bundan saptırmak olmaktadır.

    Günümüzde gelinen noktaya baktığımızda ise; üzülerek şeytanın bunu, çok büyük oranda becerdiğini görürüz.


    İşte şeytan bu becerisini daha da pekiştirmek, sağlamlaştırmak için, Müslümanları zaafa uğratacak başka tedbirlere de başvurmaktadır.

    Bunların en önemlileri de; Müslümanların ahretle ilgili yanlış bilgilenerek, ahrete olan imanlarını yok etmek istemesidir.

    Bu nedenle; müslümanı kurandan koparan şeytan bu defa kendi dostlarına;

    1- “kalbinde zerre kadar iman olan birisi, cehennemde günahlarının bedelini öder ve sonra cennete gider” dedirterek,

    2- “Hesap gününde ve sonrasında peygamber şefaat ederek, ümmetini cehennemden kurtaracaktır” dedirterek,

    Müslümanların buna inanmalarını sağlatır, Müslümanları zaafa uğratarak tembelliğe iter ve Allah Tealadan aldığı izinin amacını gerçekleştirir.


    ŞİMDİ; “ ŞEFAAT VARMIDIR, VARSA HANGİ ZAMANLARDA VARDIR?” SORUSUNU CEVAPLAYARAK ŞEYTANIN TUZAĞINI VE BU TUZAĞA DÜŞENLERİ GÖSTERELİM.

    Burada Müslümanların hatası; insanların cehennemden (şefaat ile) kurtarılabileceğini kabul etmesi olmaktadır.

    Halbuki; cennette, cehennem de sonsuzdur ve oraya bir kere girenler oradan çıkamayacaklardır ve sonsuza dek orada yaşayacaklardır.

    Allah Teala,( benzetmek gerekirse) hesap gününde insanları; karnelerindeki başarı notlarına (dünya yaşamı sonuçları) göre, ya geçirerek cennete, yada geçemez diyerek cehenneme koyacaktır.

    Yani cennete yada cehenneme koymadan önce; insanların, lehte ve aleyhte bütün notları gruplanarak değerlendirilip, tartıya vurulacak ve sonucunda olumlu yada olumsuz bir fark bulunacaktır.

    Gerek şefaat (kollama, gözetme, kayırma) yada başka yardımlar (dua gibi) olacaksa; işte bu aşamada olabilir. Bu aşama geçtikten sonra; yani insanların sınavdan geçmesi yada kalması sonucuna göre cennet yada cehenneme konmasından sonra artık, hiçbir şekilde oradan çıkış yoktur.

    Bu aşamada ise; şefaat yada başka yardımların olmayacağı kurandaki ayetlerden rahatlıkla görülür.


    Şefaatin asıl sahibi yüce rabbimizdir. Ancak, rabbimiz sadece dünyada geçerli olmak üzere, kendisi için özel olan bazı kişilere de şefaat izni verirken; hesap gününde ve sonrasında ise peygamberler dahil hiç kimseye bu izni vermemiştir.

    Şimdi insanlara verilen şefaat izninin sadece dünyada geçerli olduğuna ve hesap gününde hiç kimseye izin verilmediğini gösteren delillerimizi yazalım.

    DÜNYADA BAZILARINA VERİLEN ŞEFAAT İZNİNE DAİR DELİLLER:

    Bunun en güzel örneğini Ali İmran suresinde görebiliriz.

    ALİ İMRAN SURESİ

    1- 35- Hani İmran’ın karısı şöyle demişti: “rabbim, karnımdakini özgür bir biçimde sana adadım; onu benden kabul et. Kuşkusuz sen, evet sen, her şeyi duyan, her şeyi bilensin.”

    2- 36- Onu doğurunca şöyle dedi: “rabbim, onu kız olarak doğurdum ve erkek, kız gibi değildir. Adını Meryem koydum onun. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum.”

    3- 37- Allah, onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi besleyip büyüttü. Onu, Zekeriyya’nın korumasına verdi. Zekeriyya, mihrapta onun yanına her geldiğinde, orada bir rızk bulur ve sorardı: “Meryem, bu sana nereden?” Meryem de: “bu Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.” Derdi.

    35. ayette; Allah’ı hamd edilerek, karnındakini bile tamamen kendi isteğiyle Allah’a adayan İmran’ın karısı bu davranışı ile Allah’ın sevgili kullarından oluyor.

    36. ayette; Bu sevgili kul, Meryem annemizi ve soyunu; “kovulmuş şeytandan Allah’a sığındırarak Meryem Ve İsa’ya şefaat ediyor.

    37.ayette ise; Allah Teala; onun şefaatini kabul ederek, Meryem annemizi güzel bir bitki gibi büyütüyor.

    Yine; ayetin son pasajındaki; “bu Allah katındandır; çünkü Allah dilediğini hesapsızca rızıklandırır.” “ deyiminden anlıyoruz ki; Allah Teala şefaate izin vermiştir. Aksi halde; rızıklandırmaması gerekirdi.

    HESAP GÜNÜ VE SONRASINDA HİÇ KİMSEYE; ŞEFAAT İZNİ VERİLMEDİĞİNE DAİR DELİLLER:

    1- “Öyle bir günden çekinin ki, o gün kimse kimsenin cezasını çekmez. Kimseden şefaat kabul edilmez. Kimseden fidye alınmaz. Onlar yardım görmez haldedirler.” (Bakara 2/48)

    2- “Rablerinin huzurunda toplanacakları günden korkanları Kur’ân ile uyar; onların Allah’tan başka ne bir dostları ne de şefaatçileri olur. Belki kendilerini korurlar.” (En’am 6/51)

    3- “De ki: O şefaat, bütünüyle Allah’ındır.” (Zümer 39/44)

    4- “De ki: Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bile bir fayda ve zarar verecek durumda değilim.” (A’raf 7/188)

    5- Ey iman edenler! Kendisinde alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmadığı bir gün gelmeden evvel bahşettiğimiz rızıklardan infakta bulunun. Doğrusu kâfirler buyruklarımıza uymayan kimselerdir.[9]

    Görüldüğü gibi, her Müslüman sadece kendi yaptıklarının sonuçlarından hesap verecek olup, hesap gününde hiç kimseden yardım, torpil göremeyecektir.

    Kitabı soldan verilmişse bunu hiç kimse değiştirmeden sonsuz kalmak üzere cehenneme, sağdan verilmişse yine sonsuz kalmak üzere cennete gitmektedir.


    Artık, aklımızı başımıza alalım ve kurana dönelim. Kuranla tanışıp, onunla dost olalım. Hatta becerebildiğimiz orandan onunla dostluğumuzu ilerletelim, pekiştirelim. Çünkü bizi kurtaracak tek dost kurandır, başkası yoktur.

    Hepimizin, gerçek anlamda kuran merkezli yaşamayı bir an önce becermesini ve kurana göre yaşamdan ayrılmadan nefesimizi verebilmesini dilerim.


    saygılarımla…
    aorskaya



  • aorskaya
    Uzman Üye
    • Aug 2009
    • 932

    #2
    ŞİMDİ;

    BÜTÜN ANLATIMLARA RAĞMEN HALA KURANI BIRAKIP, RİVAYET GİBİ İNSANİ ANLATIMLARDAKİ; AHİRETTE ŞEFAAT OLDUĞUNA İNANANLARA SORULARIMIZI SORALIM.


    1- Son peygamberimiz; bizlere hesap günü yada sonrasında niçin şefaat edecektir?

    2- Son peygamberimiz; kendisi hayati tehlikelere göğüs gererek, bizlere kurtuluşumuz için dini anlatıp, davet etmemişmidir?

    3- Kendisi, bütün zorlukları yaşayarak dine davet edip; dine girenleri cennetle müjdeleyip, dine girmeyenleri ise cehennemle ikaz etmesine rağmen; müslümanım diyenlerin tembellik edip, kendisine inanmayıp, dini doğru yaşamadığı halde cehennemden kurtulması için şefaat ederse kendisi ile çelişmiş olmazmı?

    4- Biz tembellik ederek dini yaşamayan Müslümanları şefaatle kurtaracaksa, sahabelerine ve savaşa katılanlara ne diye eziyet yaptırdı, ne diye onların ölümüne sebep oldu o zaman? Onlarda savaşmayıp, tembel tembel sadece “inanıyorum” demekle yetinip, şefaatle kurtulsalar olmazmıydı?

    5- Zamanımızda dahi; hala din için ilmi ve fiziki cihadlar yapabilen Müslümanlar, bunları bırakmalımıdır? Şefaatle kurtuluş varsa; neden hayatlarını tehliye atsınlar yada tatlı canlarını üzsünler?

    6- Bu durumdaki bir kurtuluş, Allah’ın sünnetine de ters düşmezmi?

    7- Son peygamberimiz şefaatle kendi ümmetini kurtaracaksa, ondan önceki peygamberlerinde aynı şekilde kendi ümmetini kurtarmaları gerekmezmi?

    8- Eğer, onlarda aynı şekilde ümmetlerini kurtaracaksa; koskoca cehennem, firavun, nemrut, Karun, Ebu lehep gibi az sayıda kimseyemi ev sahipliği yapacaktır? Bu, “cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracağım” söylemine de ters olmazmı?

    9- “De ki: Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bile bir fayda ve zarar verecek durumda değilim.” (A’raf 7/188) emrine uyan peygamberimiz; şefaat edebilecekse; bize daha önce bu sözü söyleyerek yalanmı söylemişti? Şakamı yapmıştı sanıyorsunuz?

    10- Nuh peygamberimizin eşi ve çocuğuna, Lut peygamberimizin ise eşine; dünyadaki sayılı günlerden oluşan ömürlerini kurtarmakta bile helakları esnasında şefaatleri mümkün olmamışken, hesap gününde; sonsuz hayatlar için şefaat etmeleri nasıl mümkün olacaktır?

    11- Nuh ve Lut peygamberlerimizin; en yakınlarına bile fayda sağlayamadıkları durumu, peygamberimizinde kimseye fayda sağlamayacağı durumuna örnek olmazmı?

    12- HER ŞEYE RAĞMEN HALA SON PEYGAMBERİMİZİN ŞEFAAT EDEREK, MÜSLÜMANLARI CEHENNEMDEN KURTARACAĞINA İNANAN VAR İSE;

    PEYGAMBERİMİZİN; “ALLAH’IM, ÜMMETİM KURANI TERK ETTİ.” DİYE HANGİ MÜSLÜMANLARI ŞİKAYET EDİP ŞEFAAT ETMEYECEĞİNİ BARİ BİZE SÖYLEYEBİLİRLERMİ?


    SAYGILARIMLA…
    aorskaya

    Comment

    • pramid
      Uzman Üye
      • Sep 2010
      • 984

      #3
      Allah kimseyi, iki arada bir derede bırakmaz. Ancak kuran kelimelerini mevazinlerinden çıkaranlar bocalar dururlar.

      Kuranda bahsi geçen izin kavramını şirazesinden çıkarınca, vahim durumlar ortaya çıkmaktadır.

      Comment

      • Miralay
        Uzman Üye
        • May 2010
        • 372

        #4
        Buldum buldum!
        Resulün şefaat edeceğine dair Kur'andan delil buldum.

        Furkan suresi 30.ayet...!
        "Resul şöyle der: Rabbim, kavmim şu Kur'anı mehcur halde bıraktı."
        (Yav bu şefaat miydi,yoksa şikayet miydi)

        Comment

        • Zinedov
          Katılımcı Üye
          • Aug 2012
          • 68

          #5
          Kuran'da Rabbimizin inançlarını ve davranışlarını her yönden eleştirdiği müşriklerin en çok eleştirdiği taraflarından biri olan "şirk" şeklindeki şefaat anlayışı şimdiki Müslümanım diyenlerin inancı olmuş. Tek değişen, melekler/Allahın kızları yerine peygamber/Allahın sevgilisi/oğlu vb. gelmesi.
          www.facebook.com/zinedov

          Comment

          • aorskaya
            Uzman Üye
            • Aug 2009
            • 932

            #6
            pramid Nickli Üyeden Alıntı
            Allah kimseyi, iki arada bir derede bırakmaz. Ancak kuran kelimelerini mevazinlerinden çıkaranlar bocalar dururlar.

            Kuranda bahsi geçen izin kavramını şirazesinden çıkarınca, vahim durumlar ortaya çıkmaktadır.
            Bu yazını unutarak, bak bu konuyu açan kardeşine nasıl ithamda bulunmuşsun.

            Altındaki cevabımı ciddi olarak değerlendir sevgili kardeşim.

            aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
            Sen, zaman zaman akıl tutulması yaşıyor olmalısın. Bak, peygamberce şefaatin olmadığına ilişkin bir konu açmışım ve sen de onu okumuşsun... Yada okumamışmıydın?

            Şefaatin olmadığına, hesap günü ve sonrasında bütün şefaatin rabbimizde toplandığını ve peygamberler dahil bunu kimseye vermediğini anlatan birinin yazılarına tanık olacaksın ve sonra da böyle ithamlarda bulunacaksın, sonra da haklı olduğun zannıyla gururla dolaşbileceksin öylemi?

            Güneş tutulması, ay tutulmasına alışık olabilirsin ama akıl tutulması da vardır ve umarım onu gölgeleyen şeyler çabuk giderler.

            selamlar,
            aorskaya

            Comment

            • pramid
              Uzman Üye
              • Sep 2010
              • 984

              #7
              Şeytan ve dostlarının, insana sağdan yaklaşmak demek olan, insanı dinden yanlışlarla tuzağa düşürmesi, Müslümanların kuranla bağının kopartılması yüzünden tam olarak görülememektedir.
              Bu sözü iyi düşün bilader.

              Artık, aklımızı başımıza alalım ve kurana dönelim. Kuranla tanışıp, onunla dost olalım. Hatta becerebildiğimiz orandan onunla dostluğumuzu ilerletelim, pekiştirelim. Çünkü bizi kurtaracak tek dost kurandır, başkası yoktur.
              Bu sözü senin yazdığına hayret ediyorum. Savundukların ile şu yazdıkların biribirini tutmuyor.

              Comment

              • aorskaya
                Uzman Üye
                • Aug 2009
                • 932

                #8
                pramid Nickli Üyeden Alıntı
                aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                Şeytan ve dostlarının, insana sağdan yaklaşmak demek olan, insanı dinden yanlışlarla tuzağa düşürmesi, Müslümanların kuranla bağının kopartılması yüzünden tam olarak görülememektedir.
                Bu sözü iyi düşün bilader.
                Ben sözlerimi zaten düşünmeden yazmam. Sözün bir yerinde hata yada anlayamadığın kısım varsa, alıntılarsan bizler de görmüş oluruz.

                selamlar
                aorskaya

                Comment

                • aorskaya
                  Uzman Üye
                  • Aug 2009
                  • 932

                  #9
                  pramid Nickli Üyeden Alıntı
                  aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                  Artık, aklımızı başımıza alalım ve kurana dönelim. Kuranla tanışıp, onunla dost olalım. Hatta becerebildiğimiz orandan onunla dostluğumuzu ilerletelim, pekiştirelim. Çünkü bizi kurtaracak tek dost kurandır, başkası yoktur. Bu sözü iyi düşün bilader.
                  Bu sözü senin yazdığına hayret ediyorum. Savundukların ile şu yazdıkların biribirini tutmuyor.
                  Benim yazılarımı aceleye getirmeden, yeterince anlarsan hemen her yerde yazdıklarımın buradaki ile tam örtüştüğünü görürsün.

                  Sadece, öfkeden ve önyargılardan uzak okumaya, anlamaya çalışman bunları görmen için yeterlidir.

                  Hala, aksini düşünüyorsan, yazılarımdan alıntılarla göster.

                  selamlar,
                  aorskaya

                  Comment

                  • pramid
                    Uzman Üye
                    • Sep 2010
                    • 984

                    #10
                    Anlaşılmıyor bilader. Çünkü Kurandan uzak. Ama Kurandanmış imajlı. Kuranı Bilmeyenler kanabilir ama İlim sahipleri şirki çabuk sezerler. Çünkü virüs korumalı çalışırlar.

                    Meleklerin dişil isimlendirme sorumu atlamışsın haber vereyim dedim? Nede olsa her söze cevap var. Dini af edersin benzetme için ama sidik yarışına çevirenlere veyl olsun.

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #11
                      pramid Nickli Üyeden Alıntı
                      Anlaşılmıyor bilader. Çünkü Kurandan uzak. Ama Kurandanmış imajlı. Kuranı Bilmeyenler kanabilir ama İlim sahipleri şirki çabuk sezerler. Çünkü virüs korumalı çalışırlar.

                      Meleklerin dişil isimlendirme sorumu atlamışsın haber vereyim dedim? Nede olsa her söze cevap var. Dini af edersin benzetme için ama sidik yarışına çevirenlere veyl olsun.
                      Ben sana nasıl hitap edeceğimi bilemez hale geldim. Defalarca, ifadelerini düzeltmen için ikaz ettiğim halde, her yazında şaşmaz bir şekilde müslümana yakışmayan ithamlarda bulundun.

                      Şimdi de bu yazında beni müşrikliğe kadar giden bir ithamla karşılıyorsun.

                      Şimdi sana eğer samimi bir iman edensen cevaplaman üzere soruyorum:

                      1- hangi yazılarım kurandan uzak olduğu halde, kurandanmış aldatmacasına sahiptir?

                      2- Şu ilim sahibi olanlardan olduğuna göre şu makyajlı yazılarımı buraya hemen alıntılayabilirsin değilmi?

                      3- Yine ilim sahibi olan sen, benim hangi yazılarımdan dolayı beni müşriklikle itham edecek kadar ileri gittiğini de buraya yazıver.

                      4- Melek dişil isimleri ile ilgili sorunu görmediysem de bunun cevabı özellikle bu kafa yapısında olan birinde bir şeyleri değiştireceğini düşünmediğimden çok önemli değildir.

                      Sen şimdi, iftirada, nitelemede son sürat tırmandığın yere, seni çıkartan sebeplerini yaz bakalım. Rabbimizin bütün bu olanlara tanık olduğunu bilerek yaz.

                      selamlar,
                      aorskaya

                      Comment

                      • pramid
                        Uzman Üye
                        • Sep 2010
                        • 984

                        #12
                        Melek dişil isimleri ile ilgili sorunu görmediysem de bunun cevabı özellikle bu kafa yapısında olan birinde bir şeyleri değiştireceğini düşünmediğimden çok önemli değildir.
                        Belki değişir bir yaz bakalım şu isimleri. Hodri meydan

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #13
                          pramid Nickli Üyeden Alıntı
                          Belki değişir bir yaz bakalım şu isimleri. Hodri meydan
                          Sen iyice coştun piramid!

                          neye hodri meydan? melek isimleri yada başka şeyler seni neyin galibi ilan edeceklerdir?

                          Müşriklik iddianamı delil olacaktır, neler saçmalıyorsun. Din paylaşılan yerde, neyin hodri meydanı, sen kendini nerde sanıyorsun?

                          Saçmalıklarına daha fazla devam etmene izin yok piramid...

                          Şu "mahalle ağzıyla" yazışmalardan kurtulabilirsen, anlatmak istediklerini ortaya koyarsın, ben de fikir bulunan bir yazı ise müdahil olurum. Aksi halde, konu iyice dini bilgi alışverişi olmaktan çıkıp, şahsi ihtirasların tatminine doğru gidiyorki, buna ne senin hakkın vardır, ne de burası onun için uygun bir form değildir.

                          Selamlar,
                          aorskaya

                          Comment

                          • pramid
                            Uzman Üye
                            • Sep 2010
                            • 984

                            #14
                            Meleklerin dişil isimlendirmeleri ?

                            Cevap istiyorum ? Bu konu sende yeni ufuklar açacak.

                            Bu form da bir çok teknik açıklamalı yazmızı bulursun. Akademik ortamda değiliz.

                            Sen soruyu cevapla ?

                            Comment

                            • aorskaya
                              Uzman Üye
                              • Aug 2009
                              • 932

                              #15
                              pramid Nickli Üyeden Alıntı
                              aorskaya Nickli Üyeden Alıntı
                              Melek dişil isimleri ile ilgili sorunu görmediysem de bunun cevabı özellikle bu kafa yapısında olan birinde bir şeyleri değiştireceğini düşünmediğimden çok önemli değildir.
                              Belki değişir bir yaz bakalım şu isimleri. Hodri meydan
                              Sorunu bulmak için tekrar baktım ve yine göremedim. Ama, bu melek isimleri ile nereye varmak istediğini bilmesem de kısaca kendime göre cavpalr vereyim.

                              Rabbimize ve dolayısıyla dine inanmayan, kafirler, müşrikler ancak meleklerin ci,nsiyetiyle ilgilenir ve onları dişi kabul ederler. Aslında kabul ederken ellerinde en ufak bir ölçüde yoktur. Sadece, kendilerinden önceki atalarının kabulleri yada kendi zanlarından başka şeye sahip değillerdir.

                              Halbuki, kuranda çeşitli ayetlerde, meleklerin dişi kabul edilmesi ve rabbimize atfedilmesi rabbimizin uyardığı yanlışlardan biridir.

                              Meleklerin dişi ayada erkek olarak cinsiyetleri yoktur. Melekleri dişi kabul ederek, özellikle kızlara isim olarak konulması çok eskilere, mitolojilere dayanmaktadır.

                              Yunan mitolojisi, roma mitlerinde bunlar tanrıça şeklinde de kendilerini gösterirler.

                              Buradan nereye varacaksan bir bakalım.

                              selamlar,
                              aorskaya

                              Comment

                              Working...