Müslümana Haram Çeşmesi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • dost1
    Site Yöneticisi
    • Sep 2008
    • 1905

    #1

    Müslümana Haram Çeşmesi

    Selamun Aleykum! Değerli Kardeşlerim!
    Sizlerle paylaşmak istedim.

    "Müslümana Haram" çeşmesi


    Vaktiyle Bursa’ da bir müslüman, eski adi “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adi Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”
    Bursa başkent, tabii Osmanlı karısmış, bu nasıl fitnedir diye...
    Gitmisler kadıya şikâyete, adam yakalanip yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasil fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattIr, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama.
    Adam:
    - “Müsaade buyurun, sebebi vardir, lâkin isbat ister, delil şarttir…”
    dedikçe kadı kızmış:
    - “Ne delili, ne isbatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzûrunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş.
    Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:
    - “Nedir gerekcen?..” diye sormuş.
    Adam:
    - “Bir tek Sultan’a derim…”
    diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş...Padişah da sinirlenmiş ama, diger yandan o da meraklanırmış:
    - “De bakalim ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çesmeyi yaparsın, hem de her kula helâl,
    Müslüman’a haram yazarsin?..”
    Adam, başı önünde konuşur:
    - “Delilim vardir, lâkin isbat ister.”
    - “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”
    - “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”
    - “Eeee?!..”
    - “Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rastgele bir hahamı izahsiz yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…”
    Dediği yapılmış adamin. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masûmdur, gerekirse kefâlet ödeyelim...”
    Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:
    - “Sultânim, artik birakmak zamanıdır” demiş.
    Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler…
    Az zaman geçmiş ki, adam:
    - “Ayni işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultânım” demiş.
    Ayni şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar âyininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest birakılmış. Mutlulukk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkurler, şükranlar... Levantenler din adamlarina kavusmanın mutluluğuyla
    daha bir sarılmışlar birbirlerine...
    Sultan:
    - “Bitti mi?..” demiş adama.
    - “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
    - “Şimdi nedir isteğin?..”
    - “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimad edilen âlimini alınız minberinden…”
    Adamin dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler...
    Ve ne olmuş bilin bakalım?..
    Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapiyorsunuz?.. Hiç olmazsa va’zı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamin peşinden giden, arayan-soran olmamiş...
    Geçmiş bir hafta, “nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Aptal ve câhil bir imam tâyin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri… Halk hâlinden memnun, baslamiş bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:
    - “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
    - “Kimbilir ne halt etti de tevkif edildi!..”
    - “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
    - “Sorma, sorma...”
    Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
    - “Eee, ne olacak şimdi?..
    Adam:
    - “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzimdır hocadan.”
    “Haklisin” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
    - “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lûtfen, böyle Müslümanlar’a su helâl edilir mi?..”
    Sultan acı acı tebessüm etmiş:
    - “Hava bile haram, hava bile!..” demiş...
    H. IKBÂL
    Halil Ay
  • Hülya
    Yeni Üye
    • Jan 2009
    • 19

    #2
    Selamunaleyküm Hocam

    cok güzel Paylasim.. ALLAH daima razi olsun!

    Comment

    • Muhabbetci
      Katılımcı Üye
      • Jan 2009
      • 77

      #3
      ALLAH razi olsun , cok güzel bir hikaye ...
      Incinsen de Incitme!!

      Comment

      • Barış
        Uzman Üye
        • Sep 2008
        • 569

        #4
        Selam dostlar,

        Eski zamanlara dair anlatılmış bir hikaye, bugünler için hiçbir geçerliliği yok, demek isterdik ama diyemiyoruz galiba.
        Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

        Comment

        • Barış
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 569

          #5
          Kimse kalmamıştı...

          NAZİLER onu götürmeye geldiklerinde, kilisedeki papaz o ünlü sözünü söylemişti:

          Önce Yahudiler için geldiler,
          Sesimi çıkarmadım, çünkü ben Yahudi değildim
          Sonra komünistler icin geldiler,
          Sesimi çıkarmadım çünkü komünist değildim.
          Sonra sendikacılar için geldiler, sendıkacı olmadığım için yine sesimi çıkarmadım

          Sonra benim için geldiler
          Ses çıkaracak kimse kalmamıştı…




          Bu sözleri okuduğumda aklıma yukarıdaki kıssa geliverdi.
          Last edited by Barış; 28. April 2009, 03:17 AM.
          Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

          Comment

          Working...