Toplum bilinci

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • kuman
    Uzman Üye
    • Mar 2013
    • 583

    #31
    Bildiginiz bir seyi baskasina sormak mantiksiz. Sizin bildiginizi baskasina sormak gibi bir egiliminiz var buna da benim yapacak bir seyim yok.
    Felsefe konusmalari yapmak bu konu icin cok anlamli degil.
    Bu tartismayi felsefecilere birakiyorum. Ben felsefeci degilim.
    Ama yinede cok istiyorsaniz binlerce yillik insanlik tarihi neyin iyi neyin kotu oldugunu insanlara ogretmistir. Insanin icinde ki vicdan buna yol gosterir zaten.

    Einsten guzel bir cumle soylemis onemli olan bu cumle...

    Hadi simdi felsefecilerin iyilik, kotuluk ve ahlak uzerine konusmalarindn alintilar yaparak konusalim suslemek icinde Allahin ayetlerinden ornekler verelim.
    Bence gereksiz....

    Comment

    • kuman
      Uzman Üye
      • Mar 2013
      • 583

      #32
      Rusya basta kuzey denizi ozelinde Ukrayna krizi, Arap yarim adasi basta teror ozelde bolunmusluk, ekonomik cokuntu, issizlik, petrol gelirinin azalmasi gibi konularla ugrasirken Turkiyenin ise tarihinin en kotu siyasi ve ekonomik krizine gebe olmasi, Avrupanin durumu derken cevremizde bulunan bunca kargasa belirsizlik ve iplige bagli iliskiler aginda;
      Iyilik, kotuluk, bencillik guc budalaligi vb. Oldukca onemli olsa gerek

      Comment

      • kuman
        Uzman Üye
        • Mar 2013
        • 583

        #33
        Bakirkoy de bir duvar yazisi.

        Dinde zorlama yoktur. Insanlar kesinlikle ozgurdur.
        Isterse bu dunyada piser isterse ahirette.

        Comment

        • kuman
          Uzman Üye
          • Mar 2013
          • 583

          #34
          Başbakan*Ahmet Davutoğlu*Kastamonu mitinginde*kalabalığa*"Türkiye 2001'de tank yapabiliyor muydu?"*diye sorduğunda "Hayır" yanıtını aldı.*Bunun ardından kalabalığa"Peki kim iktidardaydı?"*diye soran Davutoğlu'na kalabalık hep bir ağızdan*"AK Parti"diye yanıt verdi. Bir an duraksayan*Davutoğlu kalabalığı*"Hayır, 2001'de üçlü koalisyon iktidardaydı"*diye düzeltti.

          Bu oda tv denilen ozel haber yapan bir siteden alinti bir haber...

          Toplumun yapisini, bilgisini, ongurusunu, bilgisizligini ortaya koyan gercek bir kare.
          Umarim bir gun degisir. Bu degisim ise calisma ile olur.

          Comment

          • kuman
            Uzman Üye
            • Mar 2013
            • 583

            #35
            Milletin yuzde 48 yolsuzluk gibi toplumu kemiren ve yok eden bir ugursuzu secim yaparken onemli gormuyormus. Gerci anketlerde sorulan sorular genellikle yanlis ve yanli cevap verdirir ama bu oran cok yuksek.

            Demokrasi sadece yuksek egitim seviyesinde gecerli olan bir yonetim sekli olmasi sasirtici degil.

            Comment

            • galipyetkin
              Uzman Üye
              • Sep 2011
              • 1389

              #36
              Sayın Kuman.

              Bu yazınınız, binlerce yıl evvel eski Yunan'da bu lafı (demokrasi) edenlerle bu günün memleketimizde yüksek öğretim gorenleri arasında bir karşılaştırma mı?

              Diğerleri birer fikir esiri mi?
              Benci mi?

              Düşünceniz ne?
              Bu yönde ileriye doğru toplumsal bir düşünceniz,
              bir tasarınız var mı?
              Her arkadaştan her görüşe saygım var, yeter ki eleştirilecek diye çekinilmesin, ama eleştiriye açık olsun; çünkü doğru her zaman doğrudur.

              Saygılarımla.
              Galip Yetkin.

              Comment

              • kuman
                Uzman Üye
                • Mar 2013
                • 583

                #37
                Ben yuksek ogretim degil yuksek egitim dedim. Pek cok kistas ikisinin ayni anlama geldigini dusunse de ayni anlama gelmiyor. Ogretim farkli egitim farkli.
                Yuksek ogretimi bitirmis olmaniz iyi egitim aldiginizi gostermez. Okul dedigimiz olgu bize temel bilgi verir. Okul bize neyi nasil ogrenmemiz gerektigini nasil arastirmamiz gerektigini ve dogru ile yanlis yada yanli bilgiyi nasil ayirt edebilecegimizi ogretmesi gerekir ki boylece egitim denen olguyu surekli hale getirebilelim.

                Eski Yunan kendince bir demokrasiyi uygulamis olsa dahi gunumuzde zamaninda uygulanan demokrasiyi baz almak bizi sadece yanlisa goturur.
                Secme, yonetme ve denetleme hicbir sekilde bir gruba veya zumreye ait olamaz. Her kisinin dogal hakki elinden alinamaz, alindiginda sadece biz ve bizim ulkemiz gibi olan devletlerin yonetim tarzi olur buda kisileri mutlu etmeyen mutsuzlugunu artiran ekonomik olarak yorulan kaygilari icinde sallanip cozum bulamayan toplum haline getirir ve sonunda da yonetim sizin elinden alinir basklarina verilir.

                Sunu soylemiyorum sadece universite mezunlari oy kullansin yada doktora yapanlar yo etime gelsin oyu da onlar kullansin. Soylemek istedigim halkin egitim seviyesinin yukseltilmesi .
                Halkin bilgilendirilmesi ve bir konu hakkinda duydugu bir sozu ne oldugunu anlamasi...

                Anlamayan, tartisamayan, arastirmayan, dusunmeyen kisi yada toplum dogal olarak baskalarini fikrini kendisininmis gibi kabul eder ve benimser. Toplumda bilir kisiler olusur ve bu bilir kisilerin sozleri dogru kabul edilir yani kisinin dusuncesi ve bilgileri artik kendinin degil baskalarinindir. Sonuc olarak kisi ister bir kisinin ister bir dusuncenin ESIRI olur.
                Kisi yada toplum boylelikle kendi benligini kaybeder ve yok olur... Bu da ilahi bir kanun dur. Toplumlar boyle yok edilir.

                Sahsen benim tasarim yapabilecek kadar bilgim yok. Ancak olmasi gereken ilk is EGITIMIN arastirma, tartisabilme, reddedebilme, dusunmeyi gelistirebilme gibi olgulari gelistirici nitelige donmesi gerekir.
                Bu tarz bir egitim ile zaten dogru bulunur.
                Bu egitim tarzina donebilmek icin de oncelikle Ekonomik sistemin degistirilmesi gerekmektedir. KapiTalizm e dayanan bir ekonomik sistemde bunu asla basaramazsiniz.

                Ekonomik sistem sadece basaranin degil basaramayanin da mutlu oldugu kendi benligini koruyabildigi, ileriye u umutla ve korkusuzca bakabilmesini saglamalidir.
                Kisiyi dislayan zayif olmasina neden olan baskalarina ekonomik anlamda bagli kalmasina neden olan bir ekonomik sistemden uzak durulmasi gerekmektedir.
                Egitim ancak ekonomik bagimsizligini yakalayabilen toplumlarda ileriye gidebiliyor.

                Comment

                • kuman
                  Uzman Üye
                  • Mar 2013
                  • 583

                  #38
                  İlahiyatçı Selahattin Yazıcı hadis olduğunu ileri sürdü. Yazıcı, "Peygamber Efendimiz en iyi bineğe binin demiştir" ifadesini kullandı.

                  Peygambere bir iftira neden mi?
                  Diyanet islerinin makam araci soz konusu da ondan.

                  Comment

                  • kuman
                    Uzman Üye
                    • Mar 2013
                    • 583

                    #39
                    Şeytanlaşmış dincilik ve ırkçılık, siyasetinize ‘özgür’ seçimlerinize, hayırlar getirsin.

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #40
                      İnsanoğlu haddin bilir kem söz söylemez iken*
                      Elalemin namusuna yan gözle bakmaz iken*
                      Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına*
                      Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok*
                      Bir sofra kurulmuş ki Halil İbrahim adına*
                      Ortada bir tencere boş mu dolu mu bilen yok*

                      Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına*

                      Daha çatal bıçak kaşık icat edilmemişken*
                      İsmail'e inen koç kurban edilmemişken*
                      Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna*
                      Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok*
                      Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna*
                      Kapağı ver kulbu al kurbanı ne hiç soran yok*

                      Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasina*

                      Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası*
                      Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası*
                      Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna*
                      Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok*
                      Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna*
                      Kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok*

                      Buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim sofrasına*

                      Ağzı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye*
                      Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye*
                      Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına*
                      Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına*

                      Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle*
                      Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler*
                      Buyurun sizde buyurun*
                      Buyurun dostlar buyurun*

                      Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa*
                      Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa*
                      Sapa kulba kapağa itibar etme dostum*
                      İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok*
                      Sapa kulba kapağa itibar etme dostum*
                      İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok*

                      Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum*
                      İçi boş insanların bu dünyada yeri yok*
                      Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum*
                      İçi boş insanların bu dünyada yeri yok

                      Comment

                      • kuman
                        Uzman Üye
                        • Mar 2013
                        • 583

                        #41
                        Husnu Mahalinin bir yazisindan alintilanmistir...

                        Uzun süredir hep Suriye ile ilgili yazılar yazıyorum.
                        Zaman buldukça ‘Arap Baharı’nın beşinci yılında bölgedeki durumu toparlayan bir kitap yazıyorum. Kitabın yarısı Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve biraz Irak ile ilgili.
                        Geri kalan yarısı Suriye.
                        Suriye direnmeseydi bugün başta Türkiye olmak üzere bu coğrafya çok karanlık bir konumda olurdu.

                        Ama karşı güçler asla yenilgiyi kabul etmiyor.
                        Örneğin Suudi Arabistan.
                        Adamlar müttefik Körfez ülkelerinin orduları ile birlikte beş aydır Yemen’i* bombalıyor.
                        En az 10 bin* kişi öldü, binlercesi yaralandı ve ülke yıkıldı.
                        Kimse çıkıp, “Yahu siz manyak mısınız ne derdiniz var bu gariban ülkeyle?” demiyor.
                        Meğer nüfusun yüzde 15’ini oluşturan Şii Husiler ülkeyi ele geçireceklermiş.
                        Esad için de aynı şeyi demişlerdi: Nüfusun yüzde 10'unu oluşturan Aleviler Suriye’yi yönetiyor'.

                        Beş yıl sonra durumun böyle olmadığı anlaşıldı.
                        En az yüzde doksanı Sünni olan ordu, sivil savunma birlikleri ve devletin tüm kurumlarında görev alan insanlar ülkelerine ve ‘Alevi Esad’a sahip çıktı.
                        Yemen’de de aynı şey olacak.

                        ABD destekli ruh hastası Suudi yönetimin ordusu mutlaka yenilecektir.
                        Irkçı, faşist ve gaddar İsrail ordusunun yenileceği gibi.
                        Taş atan çocuklara ateş ediyorlar.

                        Haham Başları askerlere 'Yakaladığınız Filistinliler’in kafalarını yere vurarak parçalayın' diyor.

                        IŞİD, Nusra ve benzerlerine “Alevi ve Şii'leri kesin” diyen yüzlerce ‘Sünni’ din adamlarından farkları yok.

                        Hepsi de Irak’ı işgal ederken “Bu bir Haçlı Seferi’dir' diyen Amerikancı Bush’un çömezleri.


                        Mısırlı kız çocuğun mektubuna herkesi ağlattı ama son iki haftada öldürülen 44 Filistinli çocuk için kimse ağlamıyor.

                        Tıpkı Ankara’da IŞİD saldırısında hunharca öldürülen 102 insanımıza ağlamadıkları gibi.
                        Vicdan sorunu.
                        Çiftte standart.
                        Yani vicdansızlık.
                        Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Mısır’da her gün yüzlerce insan ölüyor.
                        Ama kimin umurunda.
                        Hepsi bir hayal uğruna.
                        .......

                        Comment

                        • kuman
                          Uzman Üye
                          • Mar 2013
                          • 583

                          #42
                          Evet bolgemizde hergun yuzlerce kisi oluyor.
                          Binlerce kisi evlerini birakip kaciyor.

                          Denizde bogulanlar, dilenci olanlar, ikinci , ucuncu yada metres olanlar.
                          El acanlar, caresizler...

                          Tum bolge manzarasi bu.
                          Peki ya Sebeb ?

                          Comment

                          • bartsimpson
                            Super Moderator
                            • Mar 2012
                            • 692

                            #43
                            Suriyelilerden nefret ediyorum.
                            İster Irkçı deyin.
                            İster vicdansız deyin.
                            Umurumda bile değil.
                            Benim ülkemi de berbat ettikleri için hem sebebiyet verenlerden hem de onlardan tiksiniyorum.

                            Neden mi?
                            Okuyun...

                            Suriyelilerin yoğun yaşadığı mahalleye gittim.
                            Eğer Suriyelilerle diyalog kurmaya çalışırsanız bir çoğunun bizim zaten dilimizi bildiğini bilmeyenlerin ise bu üç sene içerisinde öğrendiğini anlarsınız.
                            Onlarla savaşı değil savaştan öncesini konuşmak istiyordum.
                            Çünkü kafamı karıştıran sorular uyutmuyordu beni.
                            Öncelikle belirteyim şuan dilencilik yapıyor diye, çocuklarıyla sokaklarda yaşıyor diye dönüp bakmadığımız insanlar bizlere çok benziyor.
                            Benim konuştuklarımın arasında muhasebeci, gemi mühendisi, bilgisayar programcısı vardı.
                            Ama bize hep sokakta yaşayan işsiz güçsüz insanlar gibi geliyorlar değil mi?

                            Tek soru sordum; Savaş çıkmadan önceki bir seneyi anlatır mısınız?

                            "Biz savaşın bu kadar şiddetli yaşanacağını düşünmüyorduk.
                            Evimizi havan bombası düştüğü geceye kadar.
                            Suriye'nin en iyi kentlerinden birinde yaşıyorduk.
                            Benim bir giyim mağazam, lüks bir arabam büyük bir evim vardı.
                            Ülkede hemen her gün bir çatışma ve patlama haberi alıyorduk ama zaten bize bir şey olmaz diyerek ses çıkarmıyorduk.
                            Her şey o kadar hızlı oldu ki hiç bir şey anlamadık.
                            Bir gece uyandık ve kendimizi şehirden kaçarken bulduk.
                            Yanımıza hiç bir şey alamadık.
                            Ben bir kaç gün sonra olaylar durulur geri dönerim diye düşünüyordum üç yıldır burada yaşıyorum.
                            Zaten ülke ikiye bölünmüştü, Esad'ı sevenler ve nefret edenler diye ama herkes öldü Esad hala yaşıyor.
                            Bizim oturduğumuz yere saldırı olduğu gece benim evimi yakmaya çalışan komşumdu.
                            O gece elinde silahla sağa sola saldırıyordu.
                            Çıldırmış gibi zafer sloganları atıyordu.
                            Sonra onu da İstanbul'da gördüm, tek ayağı yoktu, dileniyordu.
                            Bu savaş benim savaşım değil, bana saldıranların da değil.
                            Bu savaşın sahibi biz değiliz.
                            Savaşı biz çıkarmadık ama bizim sessizliğimiz büyüttü.
                            Bize bir şey olmaz dedik sustuk, şimdi soğukta yatacak yer arıyoruz."

                            diye anlattılar.

                            Yukarıda ki öykü size şimdilik tanıdık gelmeyebilir ama bizim yaşayacağımız sonda acaba böylemi olacak?

                            Bu gün zulme susarak huzur arayanların da evlerine girecek bu savaş.
                            "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                            Comment

                            • kuman
                              Uzman Üye
                              • Mar 2013
                              • 583

                              #44
                              Sayin bart,
                              Tam da benim soyledigim bu. Bu insanlar 5-6 sene once gayet duzgun yasiyorlardi simdi cok kotu sartlarda....

                              Bolgenin durumu bu. Bu durum bizi ilgilendiriyor cunku bizde bu bolgede yasiyoruz.
                              Ortak bir cografya ortak bir kultur ortak bir din ortak cok yanimiz var.

                              Bu yuzden BOLGEMIZI SAVUNMAMIZ VE HERHANGI BIR EMPERYAL GUCU BURAYA SOKMAMAMIZ GEREKIYOR.
                              Yoksa bizim de sonumuz aynen bu sekilde olur.

                              Rus yada Amerikan buraya bizi degil kendi cikarina aykiri bir olaya mudahale icin gelir.

                              Bu Kemal varya bu M. Kemal buyuk hemde cok buyuk oldugunu anlamaktan baska birsey dusunemiyorum

                              Ayrica;

                              Avrupa ya giden insanlar orada yasayanlarin ne kadar nazik kibar ve yardim sever olduklarini anlattiklarinda devrim donuyor ancak sabirla dinleyip Avrupa insani dedikleri insanin aslinda sadece somurgeci olduklarini aslinda bu insanlarin sadece mmaddiyata dayali bir toplum oldugunu anlatinca da
                              "Evet bu acidan bakarsan haklisin" sozlerinden artik gina geldi..

                              Ya hep beraber olup yok olacagiz yada bolgemizle beraber kalkinacagiz, insanlasacagiz.
                              Sahsen baska bir yol olmadigini dusunuyorum...

                              Comment

                              • bartsimpson
                                Super Moderator
                                • Mar 2012
                                • 692

                                #45
                                Sen bölgeni savunsan emperyal güçleri sokmasan kaç yazar. Hain içimizde.



                                Al bak. Şeytan diyor. Al silahı bulduğun Suriyeli piçi öldür.
                                "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                                Comment

                                Working...