Iki yol

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • TUĞÇE DENİZ AKIN
    Katılımcı Üye
    • May 2009
    • 93

    #1

    Iki yol

    İnsan, Rabbimiz'e kulluk etmek için yaratılmıştır ve yaşamı boyunca yaptığı her hareketten ahirette sorumlu olacaktır. Allah insanları Kuran'da bildirilen ahlaka uygun yaşayınca, dünyada ve ahirette mutlu ve huzurlu olacakları şekilde yaratmıştır. Bunun aksini yaşayarak bir insanın huzur bulması mümkün değildir. Bir ayette şöyle buyrulur:

    "Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiç bir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum Suresi, 30)

    Şeytan ise insanları Allah'ın yolundan saptırmak için var gücüyleçalışır. Bunun için şeytanın Allah'a verdiği ant, ayetlerde şöyle bildirilir:

    Dedi ki: "Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onlar(ı insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım." (A'raf Suresi, 16)

    Her insan hayatı boyunca önündeki bu iki yoldan hangisine uyacağıyla imtihan edilecektir. Vicdanına uyup Allah'ın rızasını kazanmaya çalışan kimseler, Allah'ın izniyle cennete kavuşacak; şeytanın ve nefsinin kışkırtmalarına uyanlar ise cehennemde acı bir azapla karşılık göreceklerdir.



    Yalnızca Müminler Allah'a İçten Yönelirler :

    Müslümanlar, tüm varlığını, malını, canını, hayatını ve ölümünü kısacası herşeyini Allah rızasını kazanmaya adamıştır.

    De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Enam Suresi, 162)



    Müminler Sadece Allah'a Kulluk Ederler :

    Mümin, yalnızca Allah'ın hoşnutluğunu aradığı, yalnızca O'na yalvardığı, yalnızca O'ndan istediği içindir ki, tüm yaratılmışlardan bağımsızlaşmıştır. Yüce Allah dışında hiç kimseyi hoşnut etme ihtiyacı duymaz, Allah'tan başkasından medet ummaz. İnsanın gerçek özgürlüğü, zaten ancak, bu gerçeği kavrayarak Allah'a yönelmesiyle olur.

    (İbrahim) Hani babasına demişti: "Babacığım, işitmeyen, görmeyen ve seni herhangi bir şeyden bağımsızlaştırmayan şeylere niye tapıyorsun?" (Meryem Suresi,
    42)



    Vicdan İnsanın Doğruyu Bulmasına Her Zaman Vesile Olur

    Allah tüm insanlara vicdanına uymayı ilham eder. İnsanlar onlara ilham edileni
    dinlediğinde, Allah'ın razı olacağı umulan davranışlarda bulunurlar. Allah'ın bu konudaki hükmü şu şekildedir:

    Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 112)



    Allah'ın İnananlara Vaadi Sonsuz Cennettir :

    Mümin, Allah rızası ve ahiret için "ciddi bir çaba gösterek" çalışır. Malını ve canını Allah rızasını kazanmaya adamıştır. Rabbimiz Kuran'da müminlerin bu özelliğini de şöyle anlatır:

    Hiç şüphesiz Allah, müminlerden -karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır... (Tevbe Suresi, 111)



    Şeytan İnsanları Ahirette Yalnız Bırakacaktır

    Yüce Rabbimiz bir ayette "r30;Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız"
    bırakandır." (Furkan Suresi, 29) diye bildirmiştir. Dünya hayatı boyunca şeytanın telkinine uyarak yaşayan insanlar ahirette de hüsrana uğrayacaklardır. Çünkü şeytan -ahiret günü kendisinin de itiraf edeceği gibi- kendi taraftarlarına boş bir aldanıştan başkasını vadetmemiştir.

    İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: "Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz..." (İbrahim Suresi, 22)



    İnsanlara Kibirli Olmayı Çekici Gösterir :

    Kibir şeytanın en önemli özelliklerinden biridir. Şeytan Allah'ın huzurundan da kibiri ve itaatsizliği yüzünden kovulmuştur:

    Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. (Allah) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" (Sad Suresi, 74-75)

    Şeytanın bu önemli hastalığı insanlar için de büyük bir tehlikedir. Çünkü şeytan bir insanı kendisine yakın kılmak için öncelikle kendi hastalığını o insana bulaştırmaya çalışır. Bu hastalığa yakalanan bir kimsenin aklı örtülür, şuuru kapanır.



    Şeytan İnsanları Saptırmak İçin Çeşitli Yollar Deneyecektir :

    Şeytan bütün insanları kendisiyle birlikte cehenneme sürüklemek için var gücüyle çabalar. Kuran'da şöyle bildirir:
    "Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." (Araf Suresi 17)
    Yemin olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.(17/89)
  • samimi
    Yeni Üye
    • Jan 2010
    • 20

    #2
    Nur süresinde gözlrin harama bakılması konusundaki ayeti düşündüğümde tuğçe denizin resmine bakınca ne yapmam lazım söyleyin lütfen

    Comment

    • aşık74
      Uzman Üye
      • Feb 2009
      • 294

      #3
      Bunu yapmanız lazım

      nur 30 :

      Mümin erkeklere söyle, gözlerini çevirsinler, sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Allah, yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.

      selamlar...

      Comment

      • samimi
        Yeni Üye
        • Jan 2010
        • 20

        #4
        yazıyı yazanın dikkat etmesi lazım değilmi bu sebebiyet vermek değilmi sen gözünü korursun ama o

        Comment

        • Barış
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 569

          #5
          Tuğçe Kardeşimizin seçtiği resim çok hoş ve neden ''sakıncalı'' bulunduğunu anlamak zor. Saç kılı ve kol gördüğünde ne yapacağını şaşıran kişiler, eksikliği kendi bakış açılarında aramalı değiller mi?

          Şahsi sebeplerle rahatsızlık duyanlar varsa bakmasınlar diyebiliriz ancak.

          Şahsi tercihlerimiz ve eksikliklerimiz sebebiyle lütfen karşımızdaki kişilerde baskı oluşturmaya çalışmayalım.

          Arkadaşımızın seçtiği resim üzerinden bir tartışmaya da girmeyelim. Yarın resmini değiştirir, burada yazılanlar da iyice anlamsız ve gülünç hale gelebilir çünkü.

          Konunun uzaması halinde, resimle ilgili ama konuyla ilgisiz tüm iletiler (benimki dahil) silinecektir.
          Last edited by Barış; 18. January 2010, 08:25 PM.
          Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

          Comment

          • Barış
            Uzman Üye
            • Sep 2008
            • 569

            #6
            Selam,

            ''İki yol'' üzerine düşündüğümde karaladığım cümleleri buradan paylaşmak istedim. İki yol, iki seçenek. Bu ikilik dolu dünyada, seçimlerimiz bizi biz yapıyor.

            Allah dosdoğru yolunda yürüyenlerden eylesin.

            -------------------------------------------------------

            GECE, ÇÖL , BİR ADAM VE İKİ SEÇENEK…


            Çöldesin. Gidilecek yolun var. Yol bilmez, iz bilmezsin, aslında aramazsın da. Ay ışığı altında serin serin uyursun. Sabah güneş doğup, ışıkları gözünü aldığında uyanırsın. Ne gölge var, ne ağaç… O ışıklardan korunacağın bahçe de yok. Şaşırmış, çaresiz, pişman kalakalırsın. Keşke geceden kalkıp yol alsaydın, rüyanda gördüğün adam meğer doğru söylemiş…’’ ‘’Uyan !’’ diye bağırıyordu. ‘’Geceden kalk, yol al, yoksa güneş çıkınca ateş olur seni yakar’’ diyordu. Ah! Keşke onu dinleseydin, söyledikleri gerçekmiş. Sen rüya sandın, masal sandın, ninni sandın. Keşke yol alsaydın…


            Çöldesin.Gidilecek yolun var.Geceden yola çıkıp ilerliyorsun ayın ışığında. Ta ileride bir ağaç, barınak, gölge var. Sabaha varmadan oradasın. Ve işte güneş doğdu, her tarafta gerçeğin ışıkları… Ama sen bunu biliyordun zaten. Hani uyurken huzursuzdun gördüklerinden. Bu bir rüya olmalı diyordun. Sonra bir adam görmüştün ya hani rüyanda. Demişti ki sana ‘’Beni takip et, bir yol var…Bak rüyanda geceyle gündüz nasıl ardı sıra geliyor. İşte bu senin çöldeki gecen de uykun da böyle geçici. Birazdan sabah olacak, güneş doğacak, uyanacaksınız hepiniz de. Hadi sen şimdi uyan, daha güneş yakmadan, ateş olmadan. Yol al, yol al ki gölgeye varasın gerçekler seni yakmadan. ‘’ İyi ki masal bu, rüya bu dememişsin.İyi ki silkinmiş kıyam etmişsin. İyi ki yollara düşmüşsün ay ışığında… İşte bak, güneş parlıyor… Sen şimdi bahçedesin, gölgelikler pınarlar içindesin. İyi ki yol aldın kalkıp geceden…


            Gece yolculuğu güzeldir. Uykusuz bırakır adamı, acı verir bazen herkes uyurken uyanık olmak. Uyuyanlar sağdan sola dönerken gözlerini açıp bakarlar arada. Gülerler ve derler ki; ‘’Deli bu, uyuyacağına dolanıyor. Gece uyunur, herkes uyuyor çünkü… Nerden esmiş de ayakta bu deli? Cinlenmiş olmalı, yoksa korkardı. Ancak bir deli korkmadan yürür geceleri, Ancak bir deli tatlı uykuları bırakıp da düşer yollara. Ancak bir deli güneş yokken korkar sıcaktan. Zaten gecenin biteceği yok, bitse bile güneşin bizi yakacağını sanmıyoruz, birisi bir şemsiye verir de sığınırız. Uykumuzu bölmeyelim, şöyle bir iyice yerleşelim yerimize, rüyalar bizi bekler…’’


            İşte böyle uyur, uyurgezer ölüler…

            İşte böyle yol alır geceleri diriler…

            Ama çok gündüz, çok gece var yaşanacak böyle,
            her ikisi için de…

            Ölü, uykuda görür durur ip gibi dizilen günleri geceleri.

            Demez ki hiç, sormaz kendine, gerçekte gecede miyim gündüzde mi?

            Diri bilir ki gecedir şimdi, yani yol alma vakti…

            Akıp gidiyor gibi gelse de gün-gece,
            Seraptır aslında hepsi, ya da bir bilmece.

            Aldanmaz ne gecenin uykusuna,
            Ne de o yalan gündüzlerin sahte ışığına.

            Korkmaz kabirler arasında dolanıp yol almaya,

            Bilir ki gecedir hep aslında,
            yol alma vaktidir.
            Kabirden yuvaya,
            Geceden şafağa,
            Yalandan gerçeğe…

            Yol akıp gider sabaha doğru.
            Herşey varacaktır elbet birgün,
            Kavuşacaktır bütün yollar,
            O hep diri olana doğru…

            Elif.
            Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

            Comment

            • müslümanlardan
              Uzman Üye
              • Jan 2010
              • 207

              #7
              barış Nickli Üyeden Alıntı
              tuğçe kardeşimizin seçtiği resim çok hoş ve neden ''sakıncalı'' bulunduğunu anlamak zor. Saç kılı ve kol gördüğünde ne yapacağını şaşıran kişiler, eksikliği kendi bakış açılarında aramalı değiller mi?

              şahsi sebeplerle rahatsızlık duyanlar varsa bakmasınlar diyebiliriz ancak.

              şahsi tercihlerimiz ve eksikliklerimiz sebebiyle lütfen karşımızdaki kişilerde baskı oluşturmaya çalışmayalım.

              Arkadaşımızın seçtiği resim üzerinden bir tartışmaya da girmeyelim. Yarın resmini değiştirir, burada yazılanlar da iyice anlamsız ve gülünç hale gelebilir çünkü.

              Konunun uzaması halinde, resimle ilgili ama konuyla ilgisiz tüm iletiler (benimki dahil) silinecektir.
              güzel bakan güzel görür değil mi...

              Comment

              • samimi
                Yeni Üye
                • Jan 2010
                • 20

                #8
                bir kıl parçasıyla başlar hep

                Comment

                • samimi
                  Yeni Üye
                  • Jan 2010
                  • 20

                  #9
                  anlamıyorum ne kadar rahatsınız bunları söylerken

                  Comment

                  • müslümanlardan
                    Uzman Üye
                    • Jan 2010
                    • 207

                    #10
                    samimi Nickli Üyeden Alıntı
                    bir kıl parçasıyla başlar hep
                    şeytanda zaten bir kısım açtırmadımı hz adem ve havaya bedenlerini

                    sonrası ise hüsrandı eğer yanlışlarını kabul edip,acizlenip,RABBİM RAHMANDAN BAĞIŞLANMA VE AFFI İLE YARDIM İSTEMESELERDİ....

                    SİZDE HAKLISINIZ SAMİMİ KARDEŞ

                    Comment

                    • TUĞÇE DENİZ AKIN
                      Katılımcı Üye
                      • May 2009
                      • 93

                      #11
                      Hepinizden özür diliyorum.Samimi kardeşimde hakkını helal etsin.Ben burda hepinizi din kardeşim olarak görüyorum.İçimde kardeşlik duygusu besliyorum.Bütün müminler kardeştir.Nitekim Allah içimizdeki niyeti kalplerimizde olanları bilir!!
                      Avatarımıda değiştirdim.

                      SELAMETLE!!
                      Last edited by TUĞÇE DENİZ AKIN; 19. January 2010, 11:25 AM.
                      Yemin olsun ki biz bu Kur'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.(17/89)

                      Comment

                      • Apollonius
                        Katılımcı Üye
                        • Jan 2010
                        • 57

                        #12
                        Ben ortada bir haksızlık olduğunu düşünerek fevri davranıp çıkışmıştım. Fakat mesajımın muhatabı olan arkadaş yanıt vermediği için kendisinin samimiyetine inandım. Hakkını helal eder umarım. Bu nedenle bu mesajım ile yukarıdaki sert mesajımı silmenizi rica ediyorum. Allaha emanet olun.

                        Comment

                        • Toslunba
                          Uzman Üye
                          • Sep 2008
                          • 217

                          #13
                          Bahsedilen yazı silinmiştir. Güzel hisleriniz için teşekkür ederiz.

                          Sağlıcakla.

                          Comment

                          • Ali Rıza Borazan
                            Uzman Üye
                            • Feb 2009
                            • 399

                            #14
                            İki davacı gelmiş nasrettin hocaya,davacının birisi davasını anlatmış. hoca ona sen haklısın demiş. diğeri anlatmış. ona da sen de haklısın demiş. hanımı bu olayı dinliyormuş hoca sen ne yaptın iki davalı ikisi de haklı olsa bu kavga neyin nesi deyince hoca sen de haklısın karı demiş. iki haklı olmaz bir vücutta Allah iki kalp iki yol kılmamıştır Ya takva yolu ya da şeytanın yoludur. Ya iman girer küfür çıkar ya küfüer girer iman çıkar ikisi bir arada olmaz.

                            Comment

                            • Ali Rıza Borazan
                              Uzman Üye
                              • Feb 2009
                              • 399

                              #15
                              Tuğçe Kardeşi nezaketli duruş ve kişiliğinden dolayı tebrik ediyorum

                              Comment

                              Working...