İşte Dindar ile Dinci arasındaki Farklar!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Eren Erdem
    Uzman Üye
    • Sep 2008
    • 122

    #1

    İşte Dindar ile Dinci arasındaki Farklar!

    Tarihin vicdanında sorgulanması gereken iki önemli unsurdan bahsetmek gerekir. Biri insanlık tarihi boyunca “insanlığın tüm değerlerine musallat olmuş bir şer kolu” iken, ötekisi, Hakkın rahmet sıfatının aynası olmuş bir bereket damarıdır…
    Dindar, dini Allah’a has kılarak; aracı tanrılar edinmeksizin iman eden iken, dinci; dini Allah’ın elinden alarak kişilere entegre eden zahmet abidesidir…
    Yani biri rahmet iken, ötekisi zahmettir.
    Dindar, toplumsal değerleri kucaklayarak; bireyselliği geri plana iter. Dinin en büyük düşmanı olan “sürü psikozunu” reddederek, aydınlanmacılığı öne alır. Dinci ise, “sen garışma hocalar bilir” edebiyatı eşliğinde; küfür ve riya pazarlamacılığı yapar…
    Dindar, şekillerden ırak kalarak, iblisin düştüğü şekil bataklığından çıkma gayreti güderken, dinci; “özü” reddederek şekillere tapınma şizofrenisini üretir ve dayatır. Dindarın anlattığı Muhammed “nurlu ve onurludur”, dincinin dayattığı Muhammed ise “kendi arzularına bağımlıdır”.
    Dindar, dini ve evrensel dialektiği kavramıştır. O, güzelliklerden huşu duymasını bilendir. Öncelikleri; nüsuklar/şekiller değil, insanlığın selametidir. Bu nedenle “dindarın zengin olanına rastlamanız imkansızdır.”
    Dinci ise, şekillere bağımlıdır, mal biriktirir, servet yığar, talan eder. Bunları meşru kılmak için “Peygambere yalan söyletir/uydurma hadis ithal eder”.
    Dindarın Rabbi, Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Dincinin rabbi ise; paradır.
    Dindar, “emperyalizm Çanakkale’ye dayandığında, başı kınalı olarak cepheye koşandır”, Dinci ise “İngiliz mandasında selamet arayandır.”
    Gayya Karanlığından Kuran Aydınlığına adlı kitabımda yer alan bir bölümü sizlere aktarayım;
    Dindarlık adına putperestlik, İslam toplumlarının ve Dünya barışının önündeki en büyük engeldir.
    Putperestlik sisteminin bünyesinde filizlenen sömürü dalgasını, dindarlık maskesi giymek sureti ile hayata geçirenlerin mesleğine verilen addır bu. Bu, Emevi sürecinde hortlamış olan kabilecilik ve putçuluğun, İslam bünyesinde var olan bir gömlek ile örtülmesidir.
    Bu konuda Hamza el-Harici şöyle tarihi bir açılım yapmaktadır;
    “Muaviye, Hazreti Peygamber tarafından hem kendisi hem de babası lanetlenmiş bir adamdı. Allah’ın kullarını “köle”, Müslümanların mallarını saltanat elde etmek için araç, Allah’ın gönderdiği dini, pusu kurmak acıyla kullandı. Sonra da yok olup gitti. (Cahız; el-Beyan ve’t-Tebyin, 2/123)
    Bu ifade, muhteşem bir tespit olmak ile birlikte, günümüzdeki “siyasal islamcılar” için tokat niteliğinde bir uyarıdır!
    Ebu Süfyan bin Muaviye, babası Hazreti Peygamber ile fiilen savaşmış bir adamın oğludur. Bir çok kaynakta, Resulullah’ın kendisini lanetlediği ifade edilmektedir.
    Esası itibari ile, Kuran’da onun düşüncelerinden ötürü onu lanetlemiştir. Şimdi bana diyeceksiniz ki, kendisinden önce vahyedilmiş bir kitap nasıl olur da onu lanetler. Tam olarak şu şekilde;
    (BAKARA suresi 89. ayet) Yanlarındakini doğrulamak üzere kendilerine Allah katından bir kitap geldiğinde, daha önce inkâr edenlere karşı zafer isteyip durdukları halde, tanıyıp bildikleri kendilerine gelince, onu inkâr ettiler. Küfre sapanların üstüne olsun Allah'ın laneti!...
    Allah’ın beyanını (Vahyi), kendi çıkar ve amaçları doğrultusunda kullananlar, gerçekleri tahrif ederek, vahyin sistematiğinin içini boşaltanlar ve tüm bunları dünyalık için yapanlar bu cümledendir.
    (Gayya Karanlığından Kuran Aydınlığına – Ozan Yayıncılık 2010 – Sf.164)
    Allah elçisinin soyunu kurutarak egemen olanların tamamı, bilfiil “İslamcılık iddiası içerisinde idi”.
    Ancak; saray, saltanat, ulema, raiye psikolojisinin seri üretime geçirildiği bu süreç dahilinde; dinci ile dindar arasındaki farklar açığa çıkmıştır…
    Ülkemizde bugün faaliyette olan güruh “dinci” güruhudur. Dindarlık; bağımsızlık ve aydınlanmacılığın nişanesi iken, dincilik bu anlamda “sömürü ile işbirliği yapma mesleğinin adıdır”.
    Bu anlamda geniş açılımlar sunma adına hazırladığım ve yakın bir zamanda sizler ile buluşacak olan”Abdestli Kapitalizm (Yeşil Burjuvazi)” adlı kitabım ile bu odakların titreyeceğini düşünüyorum.
    Türkiye’de; dincilerin egemenliğine dayanarak, dinin tamamına karşıt hale gelen halkımızın, gerçekleri göreceğini düşünüyorum.
    Yürekten muhabbetle…
    Eren Erdem
    Odatv.com

    Tarihin vicdanında sorgulanması gereken iki önemli unsurdan bahsetmek gerekir. Biri insanlık tarihi boyunca “insanlığın tüm değerlerine musallat...
  • Ali Rıza Borazan
    Uzman Üye
    • Feb 2009
    • 399

    #2
    teşekkür ediyorum eren kardeş

    Comment

    • hiiic
      Uzman Üye
      • Mar 2010
      • 1980

      #3
      Putperst tabikide, kabeye tapılıyor. Nasılki peygamber zamanında putperstler yaptıkları ibadetleri normal karşılıyorlardı, şimdi de bizim putperestler normal karşılıyor...

      Ya belki ağır konuşacağım ama; Allaha ev yapan cahil arap zihniyeti ve din adı altında arap pagan geleneklerini yaşatanlar bunu hesabını verecekler. Utanmadan Allaha ev istinad edip ona tapıyorlar.. ve diyorlarki bu bizi Allaha yaklaştırıyor.. Yine döndük başa.. Allaha evlat, eş, sevgili, ev bulmayı bırakamayan insan oğlu ne acayip arkadaş.. yeni bir kitap peygamber gelse şu anki dinide yasaklıyacak, yahudilik hristiyanlık ve islamı bırakın en son olana gelin diyecek.. Zaten inanmışımdır ki Allah din indirmedi, bazı gerekli sınırları çizdi ve var olan dinleri ortaan kaldırdı. Dinleri, saçma batıl inançları, insanlık dışı gelenekleri, aptal yaşam tarzlarını yapan insanlar yıkan ise Allahtır

      Aslına bakılırsa Kılıçdaroğlunun halk tipi havuzlu villasını kabe yapsalar daha mantıklı olur, Bari Allaha ev istinad edeceksiniz biraz lüks olsun. hem havuzuda var hem geniş rahat konforlu... halk tipi tam memur maaşıyla alınabilecek türden. Hırsızlar cezasını çekecek, devletini soyan vatan hayinleride ödeyecek, dinini soyan vicdan hayinleride.
      Last edited by hiiic; 19. August 2010, 10:36 AM.

      Comment

      • Miralay
        Uzman Üye
        • May 2010
        • 372

        #4
        Selam
        Arkadaşlar hiiiç kardeşim yazınca aklıma geldi.
        Bilen arkadaşlar varsa cevap vermesini rica ediyorum. İnanın sadece meraktan soruyorum.

        Kabe,hacerülesved eğer putsa; Allah'ın elçisi neden bunları hayattayken yıktırmadı, ortadan kaldırmadı?

        Benim bildiğim tarihte birtek Karmatiler Hacerülesvedi kaçırmaya muvaffak olabilimişler. Fakat daha sonra Abbasiler tarafından mağlub olunca yerine geri konulmuş.

        Comment

        • hiiic
          Uzman Üye
          • Mar 2010
          • 1980

          #5
          Kabenin kullanım amacına bakarsak mesela açığa çıkar.

          Peygamber kendisinden yıllar sonra kabeye eğilineceğini bilmiyordu. Eğer bunu bilseydi içerisindeki putlarla beraber kabeyi e yıkardı. Elbette gelmiş onca ayet ve hakikate rağmen insanların dinlerini değiştirip bulduğu her parçayı mubarek sayıp tağınacağı kimin aklına gelirdi ki? Allaha ev istina eilebileceği kimin aklına gelirdi ki? Asıl sorun zamandaki putperst geleneklerin islamla bağdaştırılmasından kaynaklanıyor, kabede puta tapanlar yine kabe etrafında eski inançlarını islama dayatarak yapmaya başladılar ama bu sefer içinde put yoktu. içine put yoktu ama kendisine put muamelesi gördü.

          Kuranda kabe 2 kere geçer, birisi yemek konusu MAİE 2 diğeri ise yeryüzündeki ilk mescit (eğitim kurumu, şirke karşı tevhid öğretimi) Ali imran (numarasını hatırlamıyorum.

          Bunun dışında kuranda kabe geçmezken bazı ayetler kabeye yontulmuş. Peygamber insanların böyle yapacağını nerden bilsin. Eğer bilseyi hz İsa kendisinin Tanrının oğlu olarak anılacağını biliri de ölmeden bu sorunu çözeri.

          dinlerin yozlaşması peygamberler zamanına eğil onlaran sonra başlar. kabenin peygamber zamanındaki durumunu ve şimdiki durumunu karşılaştırmak gerekir.Peygamber ben sizin taptıklarınıza tapmam diyen peygamber hiç putperest hareketi yapar mı? kabee nasıl namaz kılmadıysa kabe bugünkü gibi tevhide zarar verecek konumda da değildi...

          Comment

          • Miralay
            Uzman Üye
            • May 2010
            • 372

            #6
            Sağolasın hiiiç kardeşim.
            Ama risaletten önce müşrikler kabe'nin etrafını tavaf etmiyorlar mıydı; hacerülesvedi eski pagan inanışları gereği öpmüyorlar mıydı?

            Zira bu konuda okuduğum epeyce yazı ve makaleler var.

            Yani elçinin; müşriklerin etrafında tavaf ettiğinden, taşı öpmelerinden bence haberi vardı.
            Çünkü sen de biliyorsun ki, paganların eskiden beri ritüel sembolleriydi bu iki nesne.

            Acaba o mübarek elçinin yıkmaya ömrü mü yetmedi diyeceğim; ama mantığım kabul etmiyor bunu. Zira kabenin içindeki putları kıran bir resul pekala kabeyi tamamen yıktırabilirdi. Aynı zamanda taşı da ortadan kaldırabilirdi.

            Başka bir sebebi olmalı diye düşünüyorum.
            Daha doğrusu mantıklı bir açıklama bulmaya çalışıyorum.

            Comment

            • Altimuray

              #7
              Muhammed Peygamber'in putları kırdığı nerde yazıyor?

              Comment

              • Altimuray

                #8
                Maide 2'de kabe sözcüğü yok fakat beyt el haram ve mescid el haram sözcükleri var. Ali İmran'dakinde de beyt sözcüğü geçiyor sadece. İlk mescit değil ilk ev. Kabe'yi nir tek Maide 97'de buldum. Beyt el haram ile yan yana geçiyor aralarında da ve sözcüğü yok.

                "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun" Bakara 125'ten oraya yönelinmesi çıkarılamaz fakat orda tavaf yapılabiliyor, rüku ve secde ediliyor anladığıma göre. Detaylı bir arama yapmadım ama ilk bulduklarım bu oldu.

                Comment

                • hiiic
                  Uzman Üye
                  • Mar 2010
                  • 1980

                  #9
                  Şöyle düşünelim, eğer kabe ortaan kaldırılmış olsaydı bile insanlar bu sefer başka yerleri Allaha ev yada oturacak yer yapabilirleri.

                  MESELE GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ PUTU KIRMAK DEĞİLİR, meseka o puta seni tapmaya iten mantığı yani beyninin ve benliğinin içerisindeki putpersliği ortadan kalırmaktır. iç putda denilen bu kavramın tam olarak ne olduğunu puta tapmadan anlayamayız... zaten eğer puta tapıyorsak bunun şirk koşmak olduğunu da bilemiyeceğimiz için dışarıdan gelen tenkitlere ikkat etmek lazımç birisi size putperstssin dediğinde kızmayalım, durup düşünelim acaba öylemiyiz diye, yoksa içerideki putperestliğin önüne geçemedğimiz için dışarıda ne kaar kırarsak kıralım yine elimizle birşeyler yontarız yaa inşa ederiz sorun değil. oke?? bakalım acaba putperstmiymişiz? bakalım acaba bizimde tapıındığımız putlarımız varmıymış, olsa da kabul etmem demiyelim bi bakalım.

                  avatarıma bak, o balon putperstlik inancıysa eğer o prangaları ayaktan çıkarmanın hiçbir anlamı yok, sen prangayı çıkarırsın ama o balouncuk tekrar yeni prangalar üretir. yeni putlar yapar, üstelik kendisi kötü birşey olduğunu bildiği için putperest olduğunu kabul etmez, tıpki delilik gibi bişeydir bu deli olduğunu kabul etmez,,, doktora acaba ben delimiyşm diye öğrenmek için gitmek lazım, bu nedenle önce urup acaba ben putperestmiyim diye düşünmeliyiz. Yoksa yaşamadığımız bir şeyi bilemeyiz ki? putpresertlik nasıl bir duygu acaba? neye benziyor? bilmem hiç puta tapmadım,,, acabaaa? acba biz de putperestmiyiz? bakalım putumuz varmıymış, bunca sene şirk koşarak nasıl yaşamışız, bize fayda vermeyen inançlarımız batıllarımız varmıymış.

                  Ama hazır konu açılmışken bahsetmek istiyorum.
                  Put'un özellikleri;

                  -Kenilerine faydaları yoktur, başına baltayı vurdun mu kafası kopar.
                  -Medet umanlara hiçbir faydası yoktur aksine medet umanlar putlara hizmet eder, yardım eder.
                  -Dua ettiğinde duana karşılık veremez, seni heryerde göremez duyamaz. Çağırdığında seni duymaz.
                  -Sinek dahi yaratabilecek güçleri yoktur.
                  v.s. daha özellikleri var ama şu anda bizi ilgilendirmiyor.

                  -ve en önemlisi bu gibi özelliklere sahip şeylerden imdat ummak yaa onlardan yardım beklemek PUTA TAPMAK anlamına geliyor. Bu şeylerin insanı Allaha yaklaştıracağı düşünceside bu imdatın içerisinde.

                  Yukarıdaki özellikler bağlamında bakıldığında, insanlara pratik açıdan yarar sağlamayan hertürlü inancın merkezine yerleşmiş somut yada soyut kavram, eşya, cisim yada isim put niteliği taşır ve esasen insana hiçbir fayda yada zarar vermez. Bu bağlama bu günlerde insanların üzerlerine taktığı (muska ve benzeri) kuran ayetleri dahi put niteliğinde olup ne yazıkki çoğu insan bunun tevhide (kendi tevhid inancına, yoksa Allaha zarar veremez) zarar verdiğinin farkında değildir.

                  Allahın gönderdiği peygamberleri putlaştıran insan oğlu günümüzde Allahın inirdiği Kuran ayetlerinide putlaştırıp ondan yardım ummakta ve aslında put ayetlerinde yazan mesajların muhatabı durumuna düşmektedir.
                  Şimdi sevgili kardeşim bu taraftan baktığınızda peygamberimizin zamanında Kuranı kaldırması gerektiğini düşünebilirsiniz? öyle değil mi? Ama insanların onlarca ayete rağmen Kuranı putlaştıracağı kimin aklına gelirdi ki? Günümüzde yaşayan bir peygamber belediye binasını yada katip mektebinin ileride kendisine yönelinip pagan gelenekleriyle ibadet yapılacağı gerçeğini nasıl görebilirdi ki?

                  Toparlamak gerekirse, hristiyanların İsayı putlaştırmasından olayı İsa ya ne gibi bir suçlama gelebilir ki? Suç İsa da mıdır? Aynı insan peygamberimizide putlaştırmıştır ama kavramsal olduğu için gizli şirk işlenmektedir. gizli şirkin riya ile alakası yok hepsi farklı kavramlar. gizli şirk gözünün önünde olmamadan Allaha eş tuttukların demektir. Putlaştırıldı diye kabenin ne suçu var yada boyunlara asılan arapça ayetlerin ne suçu var. Açık bir kıapı bulup islama pagan geleneğini sokmalarının önüne geçilemez ki? sadece akıllı müslümanlar ayetlerin gereğini yapacakları için ortak koşmaktan kaçınırlar. Birşeylerin ileride tapılmasının önüne geçmek için herşeyi ortaan kaldırmak gerekirdi... Kabeyi yıkarsınız bu sefer farklı bir kabe ve butür sorular yine sorulur ...
                  İnsan aynı insan, birbirimizi binlerce yılır çok iyi tanıyoruz.
                  Last edited by hiiic; 20. August 2010, 01:29 AM.

                  Comment

                  • hiiic
                    Uzman Üye
                    • Mar 2010
                    • 1980

                    #10
                    d harfi arada bir basmadığı için yazı çok peltek çıkıyor
                    her neyse.

                    Kısaca put haline getirilen sadece kabe değil, Kuran ayetleri ve peygamberlerde putlaştırılmaktadır. Bu gün kiliselerdeki İsa heykel nedir? Putperestliktir. Muhametten yada Ali den medet ummak nedir? gizli putperstliktir. Burada ben peygamberimi çok seviyorum onsuz da yapamam edebiyatı yapabilirsiniz ama bu size tevhid açısından hiçbir yarar sağlıyamaz. tam aksine gerçekleri örttüğünüz için hristiyanlara gelen tenkit ayetlerinin aynısının muhatabı olmuş olursunuz. Hiç bir peygamber Allaha eş değildir ama ne yazıkki günümüz insanı, peygamberin sadece söylemiş olma ihtimalini göz önüne bulundurarak peygamber sözünü kuranla eş hatta neredeyse aha üstün tutuyor. Ya o sözler gerçekten peygambere ait değilse ve o kişi keni saptığı gibi diğerlerinide saptırıyorsa? ya şeytan onu ve öncekileri alavli ateşe çağırmışsa?

                    Peygamberin amacı kabeyi yada başkabir putu ortadan kalırmak değil, insana fayda yada zarar vermeyecek hertürlü saçma batıl inancı kafalarımızdan söküp atmaktır, tevhid inancını getirmek, bilimi, aklı ve mantığı ön plana çıkamaktır. Yoksa siz tapılmaması için 10larca kabe yıkın mutlaka bir yerlerde 11 nci kabe ortaya çıkar.
                    Bilmiyorum eğer sorunuzu doğru anladıysam doğru cevaplamış olmalıyım, eğer anlayamadıysam daha açık sorar mısınız?

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #11
                      Maide 2'de kabe sözcüğü yok fakat beyt el haram ve mescid el haram sözcükleri var. Ali İmran'dakinde de beyt sözcüğü geçiyor sadece. İlk mescit değil ilk ev. Kabe'yi nir tek Maide 97'de buldum. Beyt el haram ile yan yana geçiyor aralarında da ve sözcüğü yok.

                      "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun" Bakara 125'ten oraya yönelinmesi çıkarılamaz fakat orda tavaf yapılabiliyor, rüku ve secde ediliyor anladığıma göre. Detaylı bir arama yapmadım ama ilk bulduklarım bu oldu.
                      bende ilk aklıma geleni yazdım zaten, maidede geçtiğini biliyorum ama oralarda biryerlere işte. öyle bişi, güya ayetlerin nosunu felan hemen hatırlayacaktım olmadı, 6666 tane var hangisi hangi sure karışıyor...

                      Comment

                      • Miralay
                        Uzman Üye
                        • May 2010
                        • 372

                        #12
                        Allah razı olsun hiiiç kardeşim. Soruma üşenmeden çok doyurucu bir şekilde cevap vermişsin. Ellerine, emeklerine sağlık.

                        Zaten ben de senin ve Altimuray kardeşin yazdıklarınız gibi düşünüyorum. Hatta gizli şirkten imtina amacıyla camilerdeki Allah, Muhammed yazılı tabelalara dahi kıl oluyorum.

                        Gerçekten de şekile, şekilciliğe fazla önem verdiğimiz ortaya çıkıyor. Bu da buyurduğun gibi gizli şirkin içine giriyor.

                        Ben sadece mutmain olmak adına mantık yürütüyorum. Sorularımın nedeni bu minvalde.

                        Comment

                        • Miralay
                          Uzman Üye
                          • May 2010
                          • 372

                          #13
                          Altimuray Nickli Üyeden Alıntı
                          Muhammed Peygamber'in putları kırdığı nerde yazıyor?
                          Doğru söylüyorsun Altimuray kardeşim. Hepten Çağrı filmini hayranlıkla izlemekten beynimiz sulanmış. Biliyorsun o filmin bir sahnesinde Muhammed aleyhisselam Kabe'nin içine girip putları kırıyordu. Biz de zamanında bal gibi yemiştik bu sahneyi.

                          Şimdi düşünüyorum da, demek ki bu film bile beynimizi yıkamak adına çekilmiş bir filmmiş. Oh ne ala! elçi kabeye giriyor putları kırıyor sorun bitiyor.
                          Yani o kadar eziyet,savaş,açlık,susuzluk o heykelcikleri kırmak içinmiş ha!

                          Elçinin tek derdi o heykellermiş demekkki. Yuh bana beee! Nasıl da kanmışım zamanında.
                          Zamanında nasıl da ağlayarak izlemiş ve kabullenmişiz gerçek olmayanları.

                          Comment

                          • hiiic
                            Uzman Üye
                            • Mar 2010
                            • 1980

                            #14
                            Bişi daha söyliyeceğim ama söylemedi kabul edin. Kuran kabeeki yaa toplu halde yakarlan putları tenkit ediyor oysaki herkezin evinde durumuna göre en az 1 tane daha putu var. Mesele özü itibariyle sahip olunan düşüncenin başkalarına zarar vermesi, toplumda sınıf ayrımcılığına sebep olması.
                            Putların bir özelliğide sosyal eşitliği ortadan kaldırması, diğer bir pis özelliği ise sosyal yardımların asıl ihtiyaç sahiplerine değil put sahiplerine yada belli bir kesimin dolu kesesine gitmesidir. Putların önüne konulan yemekleri açlar değil, putların muhafızları yer.
                            Kısaca bir din menfaat amaçlı olarak kullanılmaya başlandığında o din artık geçerliliğini yitiriyor. Putperaetler hatta budistler bile bir zamanlar hak olan dinlerin kalıntıları. Kabe etrafındaki putlar peygamberleri yada kutsal kişileri temsil ediyorlardı. Burdan anlaşılan şu ki put perestlik aslında gelmiş dinlerin yozlaşmış halinden ibaret. Çünkü din eşitlik ilkesinden sapmış, bir grup yaltağın emeline hizmet eder hale gelmiştir. Tarikatlara bakınız, geçene bi nakşi şeyhinin 20 milyon dolar serveti çıktı torunları birbirine giri hilafiyet için. İşte şirk ve putperstlik başlıyor. Orjinal dinden insan saptığı an bu gibi yanlış inançlar ortaya çıkıyor.

                            Genel olarak baktığımızda islam dini bir zamanlar emevilere hizmet etmiştir, bu nedenle o devirde islamın dışına çıkılmış, din ve dini bilgiler emevi ailesine hükümdarlığına hizmet eder hale gelmiştir. Bizi muaviye ve hükümdarlığında kuranın ötesinde çıkarttığı yazıtları ilgilendirmiyor. Yani rivayetlerden (hadis değil rivayet) açıldığımızda saf kuran bize saf dini anlatıyor. İşte saf kuranda bu günkü genel olarak yaptığımız putperstlikten bahsetmez. Nasıl ki tarikatlar da şeyhin mendili bile put oluyorsa emevi dinindede kabe ve kuran putlaştırılmıştır. Telli babadan medet umanlara bakınız, adını bilmediğim bi kayanın içerisinden geçenler bile var, dilekleri olacakmış,,, düşünüyorum da bütün avrupanın yada bilimde ilerlemiş modern memleketlerin o kayadan geçmiş olma ihtimalleri yok.

                            Yani bizim dinimiz genel olarak birilerine hizmet için kullanılmıştır ve bu kullanılma sırasında din putperstliği ister istemez almıştı, ancak Kuran korunmuştur ve korunacaktır. Kuran ne kabeye eğilmekten nede sizin bahsettiğiniz gibi Allah - muhammet yazılarını bir araya getirmekten bahsetmez. Ne kadar çok şeyi iyi niyetle dahi uydurursak o kaar zarar görür bu din. Saf dinde yani kuranda yazanın ötesinde herşey özü itibariyle putpesrst her türlü oluşumun gelişimin aşamalarıyla oluştuğu için kaçınmak gerekir.
                            İllada kuran, gerisi viran.

                            Comment

                            • hiiic
                              Uzman Üye
                              • Mar 2010
                              • 1980

                              #15
                              kıraat, rüku, secde -
                              siyasetle uğraşan iyi bilir, eğer içinde şirkeflik varsa, 2 yüzlü ve adi birisiysen, çok rahatlıkla siyaset yapabilirsin. Bakının emeviler nasıl bir siyaset yapmış.
                              Kraat- rüku - secde, Putlara karşı gelmek ve şirk koşmamayı içeren bu 3 kelam ve hepsini kapsayan sosyal yardımı, fakiri doyurmayı, yetimi itip kakmamayı içeren SALAT kavramnları kuranda genel olarak şirke taguta karşı gelen en önemli kavramlar... Emeviler işe ilk olarak bu kavramları değştirerek başlamışlar. Yani akıllarınca düşmanın stratejisine saldırmışlar. Sun tzuyu dinlemişler ve düşmanlarının kazanç elde ettiği kapıyı ilk olarak bozmuşlar,,, birileri kimsenin gitmediği sınırlarda nöbet tutan askeri ziyaret ederken o stratejiyi vurmuş ben çökmem ayakta dururum demiş. gibi örnekler çoğaltılabilir.

                              Kıraata bak kıraata, Allah emretmiş millet camde hep kıraat yapıyo rüku yapıyo zuhahahaha gülücen mi ağlıyacakmısın. Yaptım olduculuğun bu kadarı yok. bari ortak koşmamaya da farsca bir kelime bulsalardı, deselerdiki ortak koşmayın yazan yerlere şöle diyelim "kabcukluk yapın" kabcukluk nedir? kabcukluğu neler bozar? kabcukluğun şartları?
                              Bide hadis eklersin ohhh misss;
                              -kabcuk 3 defadır 3. den sonrası cehenneme gider.
                              -Birgün resullahla kabcukluk yaparken işittiğime göre dediki kim kabcuğu öpmeden başının üstüne koyarsa o bizden değildir gibi..

                              muhahahaha millete bak yaaa camide kıraat yapıyo rüku ediyor secde ediyor muahhaah daha da kötüsü salatı dimdik ayakta tutuyorlar muhahahaha... daha da kötüsü bir zamanlar bene böle tutmuştum o salatı gülcemmi ağlıcammı şaşırdım doğrusu. 3 kere kabcukluk etmeyen bizden değildir... secde bile 2 kere yapılıyomuş baksana muhahahaha...

                              Allah haniflerden razı olsun yaaa yoksa sapık sapık gidicektik şu dünyada...

                              Comment

                              Working...