Vahşi hesap

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • galipyetkin
    Uzman Üye
    • Sep 2011
    • 1389

    #1

    Vahşi hesap

    Vahşi Hesap

    Vahşet, yalnız insan öldürerek veya Allah’ın diğer canlılarına kötü davranılarak yapılmaz.
    Herkesin, her mesleğin, her makamın vahşi bir yönü vardır; mesele bu yönü dizginlemektir.
    İnsan/sistem/düzen, ne derseniz deyin, bu vahşi karakterini dizginleyebildiği ölçüde bir değer kazanır.
    Ve bazı kişiler ve kurumlar, ne yaparlarsa yapsınlar, bu vahşet kültüründen beslendikleri için bu çirkin yüzlerini asla kapatamazlar.
    Örneğin IŞİD denen terör örgütü bunlardan biridir; vahşet kanlarına işlemiştir, ne yaparlarsa yapsınlar bunu dizginleyemezler.
    Ne yazık ki Türkiye tarafından da desteklenen bu barbar ordu, Müslüman kanını akıtmayı bir cihat olarak görmekte; öldürdüğü Müslümanların ciğerini yemeyi, kanını içmeyi, kafasıyla top oynamayı, bu içgüdüsel vahşetiyle makul görmeyi becerebilmektedir.
    Aynı vahşeti "Seri Katil" de göstermekte, ama bu kahpeler ordusu, bu katliamlarına yasal bir kılıf giydirmeyi becerebilmektedir.
    Son İsrail vahşeti mesela… Ne gariptir ki, birkaç milyonluk terörist İsrail’in, birkaç yüz milyon Araba karşı işleyebildiği vahşet!
    Vahşet…
    İnsan/düzen/sistem…
    Ne isim verirseniz verin; bu vahşeti ortadan kaldırmanın yolu, bu vahşilere en az bunlar kadar vahşice davranmaktan geçer; doğanın yasası budur!

    *** *** ***

    Bu herkes tarafından bilinen şeyleri neden yazdık?
    Üzerinde durmak istediğimiz konu IŞİD terörü veya "Seri Katil" katliamları mı?
    Hayır…
    Bunu dönem dönem yapıyoruz zaten.
    Bugün üzerinde durmak istediğimiz konu başka.
    Ekonomik vahşet!
    Sistemin/düzenin/insanın…
    Nasıl isimlendirirseniz.

    *** *** ***

    Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, milli gelirimizin geçen yıl sonu itibariyle 820 milyar dolara ulaştığını müjdelemiş!
    Bu, kişi başına yılda 19.000 dolar anlamına geliyor.
    Ve vahşet işte tam da burada başlıyor.
    Önceki çalışmada görmüştünüz; ülkemizde 50 milyon kişi yoksulluk sınırında, 15 milyon kişi açlık sınırında yaşıyordu.
    Hesaba ve hesabın vahşi karakterine bakar mısınız:
    19.000 dolar yaklaşık 21.000 TL eder.
    Dört kişilik bir aile düşünün; bu ailenin payına, 4 x 21.000 = 84.000 TL düşmektedir.
    Yani ayda 7.000 TL…
    Ayda 7.000 TL kazanan dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının altında veya açlık sınırının altına inlediği iddia edilebilir mi?
    Ama gerçek bu…


    Bu neyi gösteriyor?

    Birileri/sistem/düzen…
    NE DERSENİZ DEYİN; BİRİLERİ TÜRK AİLELERİNİN PARASINI ÇALIYOR VE BUNU VAHŞİ BİR ŞEKİLDE YAPIYOR.

    Türk halkının ezici çoğunluğu yiyecek ekmek bulamazken, hesabın ortaya koyduğu gerçek şu ki:
    BİRİLERİ BU İNSANLARIN HAKKINI ÇALIYOR VE BUNU VAHŞİ BİÇİMDE YAPIYOR, ZORLA, DİRETEREK, HAKKINI GASP EDEREK, ZULMEDEREK.

    Neden yapıyor bunu peki?
    Yukarıda değinmiştik:
    Karakterinde bu var.
    Vahşi çünkü!
    Birileri aç kalırken, bu vahşiler, bu vampirler, halkın alın terini çalarak Karun kadar zenginleşmeyi kendilerine bir hak olarak görüyorlar.
    IŞİD ne kadar teröristse, bunlar da o kadar terörist!
    Yıllardır evlerine et girmeyen ailelerin bulunduğu ülkemizde, bu adamların terörünü durduracak bir "YETKİLİ" çıkmıyor ortaya.
    Neden?
    O yetkili de bu terörün bir parçası çünkü.
    Allah’ın Elçisi’nin (O’na selam olsun) kadim dostu Ebu Zer ne demişti?
    “Gece aç yatıp, sabah aç kalkıp da kılıcına sarılmayan adama şaşarım!” (İşte yetkili)
    Çare ne peki?
    Yukarıda açıkça yazdık.
    Teröre onun anladığı dilden karşılık vermek şart.
    Bu sistemi yıkmadan insanca yaşamak mümkün değil.
    Bu vahşi bir sistem.

    Sistemin efendileri, onları ve çocuklarını aç bırakarak Türk ailelerine terör uyguluyorlar.
    Ve ne yazık ki, bu insanlık dışı gasp, bu kahrolası terör Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra da gemi azıya alarak devam edecek; çünkü adayların tümü bu terörist rejimin savunucuları.
    Bu insanlık dışı terörist rejime uygulanacak taktikler buna göre belirlenmeli.
    Peki, bu terör bir gün biter mi?
    Biter!
    Bitecek inşallah!
    Göreceksiniz!
    Türkiye, bu vahşeti bitirecek birikime sahip; mesele bu birikimi harekete geçirebilmekte.
    Bu vahşet bir gün bitecek!
    Allah’a emanet olun…

    y.yunak@kozmos.com.tr
    Yılmaz Yunak'tan

    Saygılarımla.
    Galip Yetkin.
    Last edited by galipyetkin; 16. July 2014, 07:40 AM.
  • khaos
    Uzman Üye
    • Apr 2012
    • 346

    #2
    galip abi,

    Amerikan Merkez Bankası, Rockefeller ailesi, Neocon'cular, CIA, Soros, ve bunlara bağlı çalışan küresel aktörler.

    kara propagandalar, dezenformasyonlar,açlık, sefalet,toprakları, ekonomileri, petrolleri, değerli madenleri zapt edilip köleleştirilen katledilen insanlar

    Bunu yapmak içinde avuçlarının içinde oynattıkları kuklalar.Bu kimi zaman İşid, kimi zaman bir diktatör kimi zamanda toplumun bir kısım dinamiklerini elinde tutan hainler.

    İşte senin sürekli kollektif bilinç deyipte anlatmaya çalıştığın şeyleri (her ne kadar bazıları başka noktaya çeksede) gerçekleştiremeyen toplumlar bu küresel aktörlerin besin zincirinin ilk halkası oluyorlar.
    (FOR RAVEN)

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #3
      Dostum khaos

      Yukarıdaki yazında "İşte senin sürekli kollektif bilinç deyip de anlatmaya çalıştığın şeyleri (her ne kadar bazıları başka noktaya çekse de)" dediğin deyişindeki "bazıları başka noktaya çekse de" diye ifade ettiğin benim İslam ekonomi ve sosyal hayatı üzerine olan tesbitlerimdeki "kominizm" ve "sosyalizm"e yapılan karşı propogandalar, "beyt", "Bakara: 177-219, Nahl:71 gibi ayetler", "bekke- çevresi bereketli", "mescid el HARAM-mescid el AKSA gibi ifadeler", "aynı avluya veya aynı caddeye bakan karşılıklı evler", "cennette aynı sedir veya divan üzerinde karşılıklı oturma" vs.....gibi ifadeler Kur'an'da durdukça beni düşüncemden birer faşizm olan "Rus komünistliği" ve "Kuzey Kore Sosyalistliği" ile suçlasalar bile, bu propogandaları yapanların cahilliklerine verir ve "Batı ekonomik sistemi" içerisinde yer alan Norveç'i kendilerine misal göstererek Kur'an'dan edindiğim ilkelerimi, fikrimi aksi ispat edilene kadar sürdürür ve kimse de beni düşüncelerimden döndüremez.

      Bu konular üzerinde bir nebze bilgisi olmadan, bizimle tartışmadan, İslamın ekonomik ve sosyal yapısını ifade eden "BEYT"e "KÂBE" deyip de etrafında tur attıran zihniyet bizi Rus ve Kore faşistlikleriyle suçlamaya "pislik atmaya" kalksa bile o zihniyetleriyle savaşmaktan beni men edemez.

      Bu güne kadar alıştırmak için bir sürü yazı yazdım, makaleler naklettim. Fakat artık yukarıda belirttiğim konulara girme, bu konuları açma zamanı geldi. Bu zihniyetler karşısında işimiz zor. Ama başarmak Allaha karşı görevimiz.

      Benimle aynı görüşte olanlar ile birlikte başaracağız; yalnız kalsam da başaracağım. Çünkü inanıyorum.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      Last edited by galipyetkin; 17. July 2014, 02:36 PM.

      Comment

      • khaos
        Uzman Üye
        • Apr 2012
        • 346

        #4
        Galip Abi,
        Yaz... Tüm çıplaklığıyla yüzümüze vur.Belki kafamızı soktuğumuz kumdan çıkarıpta silkiniriz yada çimdik etkisi yaparda ya hakikaten ne oluyor deriz.Bir kişide bile farkındalık yaratırsan bu bile kazanım olur.Çığın ortaya çıkması için belkide tek bir insan çığlığı yetecektir.

        Aç gözlülüğün, doymazlığın, gözü dönmüşlüğün, insafsızlığın, acımasızlığın pik yaptığı bir çağdayız.İnsanoğlunun hırsının herşeyi yok ettiği en kara günlerdeyiz.

        Dünyanın bir çok yerinde insanların temiz su bile içemediği, aç yattığı, bir dilim ekmek için bedenini(her şekilde) pazara çıkardığı bir dönemdeyiz.
        Hayatında bir şeyi bir yerden kaldırıp bir yere koymayan zengin çocuklarının fakirler ölsün dediği bir dönemdeyiz.

        Petrol için, kömür için, elmas için, ucuz işçilik için insanların köleleştirildiği kanının emildiği, kolay harcanılabilir duruma geldiği bir dönemdeyiz.

        Ve maalesef ki müslümanların yalanlarla dolanlarla uyutulduğu, miskinleştirildiği, birbirine düşman edildiği, terörize edildiği, zalimleştirildiği bir dönemdeyiz.

        ''Komşusu açken tok yatan bizden değildir'' diyen bir Peygambere inanan insanların artık komşusunu tanımadığı, umursamadığı bir dönemdeyiz.

        Din bezirganlarının insanları daha rahat kandırdığı cebine, bedenine, ruhuna daha da hakim olduğu bir dönemdeyiz.

        Gözü dönmüş patronu daha çok kazansın diye yerin yüzlerce metre altında kavrulan yitip giden canların olduğu bir dönemdeyiz.

        Sermayenin doğmamış torunlarımızı ele geçirdiği geleceğine ipotek koyduğu bir dönemdeyiz.

        O yüzden yaz abi
        Yaz ki su damlası sel olsun
        Yaz ki kıvılcım yangın olsun
        Yaz ki bir tohumla tarla dolsun
        yaz abi
        Turna da yılandan korkacaksa...
        (FOR RAVEN)

        Comment

        • dost1
          Site Yöneticisi
          • Sep 2008
          • 1905

          #5
          Selamun Aleyküm, Değerli Kardeşlerim,

          Yukarıda yazılan yazıları okudukça çağrışım yapan Kur'an âyetlerini sizlerle paylaşmak istedim.

          İnfak, şükürdür, yani Allah’ın lütfünden verdiği değerlerin karşılığının ödenmesidir. Ki bu görev ifa edilince Rabbimiz eksiltmediğini artırdığını, artıracağını bildirmiştir.

          Sebe;39: De ki: “Şüphesiz benim Rabbim kullarından dilediği kimse için rızkını genişletir ve onun için ölçülendirir. Ve siz her ne şeyden harcamada bulunursanız hemen O, arkasını getirir. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

          Bakara;261: Mallarını Allah yolunda harcayan kimselerin örneği, yedi başak bitiren ve her başağında yüz adet tane bulunan tane örneği gibidir. Allah dilediğine katlar. Ve Allah, bilgisi ve rahmeti geniş ve sınırsız olandır, çok iyi bilendir.

          Bakara;272: Onları doğru yola getirmek senin boynuna borç değildir, ancak Allah dilediği kimseyi doğru yola getirir. Ve hayırdan harcamada bulunduğunuz şeyler sırf kendiniz içindir. Ve siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında harcamada bulunmazsınız. Ve hayırdan ne harcamada bulunursanız, o, size tastamam ödenecektir. Ve siz, haksızlığa uğratılmayacaksınız.

          Rum;39: Ve insanların malları içinde artsınlar diye ribadan verdikleriniz, Allah yanında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek zekâttan/ vergilerinizden verdikleriniz… İşte o kimseler, kat kat arttıranların ta kendileridir. (Rûm/39)

          İbrahim;6,7:Ve hani Musa toplumuna demişti ki: “Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O, sizi işkencenin kötüsüne çarptıran, oğullarınızı boğazlayan; eğitimsiz, öğretimsiz bırakıp niteliksiz bir kitle oluşturarak güçsüzleştiren ve kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden kurtardı. Ve işte bunda Rabbinizden size çok büyük yıpranarak bir sınav vermek vardır. Ve hani Rabbiniz ilan etmişti: “Andolsun ki sahip olduğunuz nimetlerin karşılığını öderseniz, elbette size artırırım ve eğer iyilikbilmezlik ederseniz hiç şüphesiz azabım çok çetindir.”


          Hud;9-11:Ve eğer, sabreden ve düzeltmeye yönelik işleri yapan kişilerin –işte bunlar, bağışlanma ve büyük ödül kendileri için olanlardır– dışındaki insanlara, tarafımızdan bir rahmet tattırıp sonra da onu kendisinden çekip alsak, kuşkusuz o umutsuzdur, çok nankördür. Ve eğer, kendisine dokunan mutsuzluktan sonra, ona mutluluğu tattırsak, elbette, “Kötülükler benden gitti” der. Ve kuşkusuz o, şımarıktır, böbürlenen biridir.

          Nisa;95,96: Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla çaba harcayanlar eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla çaba harcayanları, derece itibariyle oturanlara fazlalıklı kıldı. Ve Allah, onların hepsine “en güzel”i vaat etmiştir. Ve Allah, gayret gösterenlere, oturanların üzerine büyük bir ecir; Kendi katından dereceler, bir bağışlama ve merhamet fazlalaştırmıştır. Ve Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

          Saff;10-13:Ey iman etmiş kimseler! Size, sizi can yakıcı bir cezadan kurtaracak, kazançlı bir ticaret göstereyim mi? Allah'a ve O'nun elçisi'ne inanacaksınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla çaba harcayacaksınız. İşte bu, eğer bilirseniz, sizin için daha iyidir: Sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki hoş meskenlere girdirir. İşte bu, büyük kurtuluştur. Ve sizin seveceğiniz başka bir şey daha: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih… Ve inananlara müjde ver.

          Tevbe,111,112: Şüphesiz Allah, tevbe eden, kulluk eden, övgüde bulunan, seyahat eden, Allah'ı birleyen, boyun eğip teslimiyet gösteren, herkesçe kabul gören iyi şeyleri emreden, kötü olan her şeyden vazgeçiren, Allah'ın hududunu koruyan inananlardan, canlarını ve mallarını şüphesiz cenneti onlara verme karşılığında satın almıştır: Onlar, Allah yolunda savaşırlar; sonra öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allah'ın Tevrât, İncîl ve Kur’ân'daki gerçek bir vaadidir Ve sözünü, Allah'tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse, yaptığınız alış-verişle sevinin. Ve işte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir. Ve mü’minlere müjde ver!

          Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
          Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
          Sevgi,saygı ve muhabbetle.
          Allah'a emanet olunuz.
          Halil Ay

          Comment

          • ozaner
            Katılımcı Üye
            • Oct 2011
            • 35

            #6
            Yukarıdaki yazıyı (GALİP YETKİN) okudum oldukça sloganık buldum.Slogan atmakla eleştirmek farlı şeylerdir.Mesala önerdiğiniz bir üretim maliyet ,pazarlama ve tüketim modeli varmı.Emek sermaya hakça paylaşımla ilgili düşünceleriniz nedir///elbette Kuranın bu konuda hükümleri var ,Kapitalizm bu ülkeye bu gün gelmedi ,paylaşım dengesizlikleri hep vardı bu gidişlede olacaktır.Mesala emek birey üreticilik ve yaratıcılığın paylaşıma etkisi nedir.Olayın temeli Duyarllılık ve eğitimle ilgilidir.Mesala siz TEKASÜR e kavratmazsanız sermaye nin ezici gücünü yenemezsiniz Mesala İnfak /paylaşma kültürü oluşturmadan adaleti sağlamazsınız Uluslar arası katitalizmin entegrasyonunuda olduğunuzu unutarak özgün üretim ,tüketim kültürü oluşturmadan sadece birilerini suçlayarak çözüm üretemezsiniz.2/188 i anlamadan üretim rekabet/ 2/283 Alacak verecek meselesini çözümleyemezsiniz .Mesala insanın sınırlarını bilmesi tüketim canavarı olmaması 6/141; 7/31; 17/26 nasıl engellenecektir.Birey toplum ilişkisi ,yaşam standartları nedir.Kısaca yetimi yoksulu doyurmak ,76/8-9 global ekonomik düzlemde ne ifade eder

            En büyük yanılgı insanlari tabanda eşitlemektir.Tabanda değil toplumsal sınırda(VASAT) da toparlamaya çalışmalı ve o kültürü luşturmalı/Salih amel dediğimiz aynı zamanda toplumsal olumlu üretimdir.Mesala siz olsanız nasıl bir ekonomik model önerirdiniz.

            İŞİD konusuna gelince elbette katil eşkiya sürüsü ama asıl olan sürünün sahipleri .onu görmek gerek.Hangi İstihbarat örgütleri kullanıyor.Kuklacıyı görmeli ona göre yorum yapmalı

            Nedense BUralarada İsrail vahşeti ile igili kimsenin sesi çıkmıyor.Adeta hendek ashabı haline getirilen ''Ateşin kenarında seyredenler kimler oluyor.

            Comment

            • khaos
              Uzman Üye
              • Apr 2012
              • 346

              #7
              dervişin fikri neyse zikride odur.
              Üstteki kısımlara zaten Galip bey cevap verir.Ama diğer konuya gelince
              -burada başlık konusu işid değil! İşid in adı küresel güçlerin maşası olduğu için geçiyor.Üstten aşağı yazıyı bir daha okuyun.Sonra neye göre yorum yaptığımızı anlarsınız.
              -biz burada insanlığa karşı yapılan her türlü zalimliğe karşı durduk.Biz ayırım yapmayız.Bu Filistin içinde geçerli, Türkmenler içinde geçerli, Doğu Türkistan içinde geçerli.

              dedim ya devrişin fikri neyse zikride odur.
              (FOR RAVEN)

              Comment

              • kuman
                Uzman Üye
                • Mar 2013
                • 583

                #8
                ozaner keyifli yazı yazmışın. sorduğun sorulara sen cevap vermişssin yada zaten cevabını biliyorsun. Tek yanlışın hala şu anki ekonomik sisteme bağlı kalarak düşünüyorsun tabiki bu sistem içinde düşündüğün sürece cevabı yada doğru cevabı bulamazsın bence.
                Cevap için ilk önce kendini bir sistem den soyutla sonra düşün bence bulursun kendi kendine.

                Comment

                • ozaner
                  Katılımcı Üye
                  • Oct 2011
                  • 35

                  #9
                  Ekonomik sisteme bağlı bir düşüncem yok ama eleştiri ideali isteyip mevcut sistemden olduğundandır.Tamda bu çelişkiyi vurgulamak içindir.

                  Şu gerçeği görmek gerek nedir???? gerçek” (= hakk) ve “bilmek” (= ‘ilm) kelimeleri ne anlama geliyor tartışılan konuların hayattaki pratiği nedir.Sanallığın üzerine sanallık eklenerek nereye kadar gidilir.

                  Eğer bir sistem önerilecek se öncelikle insana dair İnsan Allah evren ilişkisi insana dair fıtrat ftr fıtrat, yoktan yaratma, gökler ve yer (kâinat),insan, kabiliyet gibi bir çalışma yapmak gereklidir

                  Yoksa hayatta pratiği olmayan sanal olgularla geçer gider ömürler.ve biz ezilmeye sömürülmeye GAZZE leşmeye devam ederiz

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #10
                    Güzel arkadaşım ozaner.

                    Cevap yazmayı özellikle geciktirdim ki bunun nedeni de pek bir şey anlayamadığım ikinci yazınızın açıklanmasına yarayabilecek bir yazınızı daha beklememdir. Ama, isterseniz anlayabildiğim kadarıyla sizi cevaplandırayım.

                    "Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, milli gelirimizin geçen yıl sonu itibariyle 820 milyar dolara ulaştığını müjdelemiş!
                    Bu, kişi başına yılda 19.000 dolar anlamına geliyor.
                    Ve vahşet işte tam da burada başlıyor.
                    Önceki çalışmada görmüştünüz; ülkemizde 50 milyon kişi yoksulluk sınırında, 15 milyon kişi açlık sınırında yaşıyordu.
                    Hesaba ve hesabın vahşi karakterine bakar mısınız:
                    19.000 dolar yaklaşık 21.000 TL eder.
                    Dört kişilik bir aile düşünün; bu ailenin payına, 4 x 21.000 = 84.000 TL düşmektedir.
                    Yani ayda 7.000 TL…
                    Ayda 7.000 TL kazanan dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının altında veya açlık sınırının altına inlediği iddia edilebilir mi?
                    Ama gerçek bu…

                    Bu neyi gösteriyor?

                    Birileri/sistem/düzen…
                    NE DERSENİZ DEYİN; BİRİLERİ TÜRK AİLELERİNİN PARASINI ÇALIYOR VE BUNU VAHŞİ BİR ŞEKİLDE YAPIYOR.

                    Türk halkının ezici çoğunluğu yiyecek ekmek bulamazken, hesabın ortaya koyduğu gerçek şu ki:
                    BİRİLERİ BU İNSANLARIN HAKKINI ÇALIYOR VE BUNU VAHŞİ BİÇİMDE YAPIYOR, ZORLA, DİRETEREK, HAKKINI GASP EDEREK, ZULMEDEREK."

                    diye aktardığım yazıya slogan demişsiniz..

                    Halbuki bu rakamların açıkladığı matematiksel/hesaba dayalı bir hakikat ve soyulanları uyandırmak için aktarılmış bir tahlil'dir. Bunu nasıl slogan olarak algıladınız anlayamadım. Anladım da yazıyı değersizleştirmek için böyle bir ifadeyi yadırgadım. İster misiniz yukarıdaki yazıyı sloganlaştırayım?

                    Evet:

                    HIRSIZ VAAAR!

                    derseniz bu konu "sloganlaştırılmış" olur. Ama size ve diğer arkadaşlarıma böyle bir şeye kalkışmamalarını tavsiye ederim. Yoksa tutuklanmayı göze alırsınız!.

                    İlk yazınızda demişsiniz ki. "Mesela önerdiğiniz bir üretim maliyet, PAZARLAMA ve tüketim modeli var mı? ............ Kapitalizm bu ülkeye bu gün gelmedi, paylaşım dengesizlikleri hep vardı bu gidişle de olacaktır. Mesela emek birey üreticilik ve yaratıcılığın paylaşıma etkisi nedir?"

                    Eh!...., "ben kapitalistim" demek başka türlü olabileceği gibi, tipik bir kapitalistin demesi böyle de olabilir.

                    Evet. - "Önerdiğiniz bir üretim maliyet, (bana göre pazarlama değil de) DAĞITIM ve tüketim modeli var mı? sorunuza cevap veriyorum:
                    Bu model:
                    Kur'anda "Altından ırmak akan bir sedirde(divanda) KARŞILIKLI oturma" modeli;
                    isterseniz: "Aynı yola bakan KARŞILIKLI evler" düzeni;
                    isterseniz "Aynı avluya bakan KARŞILIKLI evler" düzeni.

                    Anlayamadınız mı?

                    Daha değişik ifade edeyim:
                    "salât'ı ikâme ve zekât'i ita" düzeni.

                    O da mı olmadı:
                    "Beyt ehli olmayı sağlayan ekonomik ve sosyal düzen.

                    ki bunu hiç anlayamazsınız en iyisi beni tanımak için, ismim üzerine "tık"layın, çıkacak istatistik bilgilerden bilgilenebilirsiniz.

                    Sevgili ozaner.
                    Beni eleştirerek fikrini kabul ettirmek istiyorsan önce fikrini iyi ifade et ve beni iyi tanı ki benim ilim, fıtrat ve hak hakkında ne anladıklarıma göre bana hitapla beni eleştir. Esasında eleştirinin bana değil "savunduğum Kur'an'daki, kapitalizm karşıtı olan sisteme karşı" olduğunu da gayet iyi biliyorum. Ama dediğim gibi önce beni, benden önce de Kur'an içeriğini çok iyi tanı.

                    Çünkü "önce pratik" dediğin konuların pratiği Nuh Peygamber zamanında başlamış, İbrahim Peygamber zamanında sistemleştirilmiş, Musa Peygamber zamanında oturtulmuş, İsa Peygamber bu sisteme, sistem dışı kalanları da dahil etmiş ve Muhammed Peygamber de Medine'de o pratiği "DEVLET" düzenine çevirmiştir.

                    Ama sizler ütopya diyorsanız, ne diyeyim ki?

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    Last edited by galipyetkin; 27. July 2014, 07:36 PM.

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #11
                      Ozaner.
                      Buyuk ihtimal ile sistem kendi kendi yok edecek. Sonra ne mi olacak einstein dedigi gibi 3. Dunya savasini bilmem ama 4. Dunya savasi olursa eger ok ve yay ile olacak.
                      cunku dunya bu sistemi kaldiracak gibi gozukmuyor.
                      Belki buna gerek kalmadan once sinirsiz insan ihtiyaci olmadiginin farkina varabiliriz.

                      Comment

                      • ozaner
                        Katılımcı Üye
                        • Oct 2011
                        • 35

                        #12
                        Yukarda yapılan istatistik 3. sınıf sosoyalist jargon bu mudur gelir üretim paylaşım yaklaşımı Nerede kaldı bireysel yetenek, mücadele ,yaratıcılık ,üretkenlik zkaldı ki Bahsedilen Milli gelir denen o olgu ithal ithalattan başka bir şey değil

                        Onyıllarca Hırsızların kucağında oturanlar bu gün hırsızlıktan bahsetmesi düşündürücü ,Emperyalizmin uşaklarını gönüllü kabul edenler, yada gıkı çıkmayanlar bu gün taaruza geçmiş durumda dünle bu gün arasında pek fark yok aslında,

                        Salatı ikame, zekatı verme ,yetimi yoksulu doyurma bu günkü hayat gerçeği üzerinden olacak ,hayatı ,inşa etmek,ürünü ,tasavvuru inşa etmek üretimle ve maliyetle olacak sıralanmış evleri gökten indirmeyi düşünmüyorsunuz dur her halde

                        Bu tarihsel okumalarınız pratikleri düşünsel olarak bile yok ortada sloganla hayat şekillenmez

                        Derdimiz ölçümüz Kuran ,kapitalizmin en büyük haram olduğunu biliyoruz

                        Kuranı birde ön yargısız ve özgürce/Kuranca okumaktan bahsediyoruz/Kovulmuş şeytanı düşüncelerin etkisi ile değil.

                        Malesef Bu tarihsel okumalar ve slogana dayalı yaklaşımlar ,bozuk tasavvurlar bizi biryere götürmez Global dünyada yaşayıp site devleti ekonomisi tasavvurları çözüm üretmeyecektir

                        Comment

                        • galipyetkin
                          Uzman Üye
                          • Sep 2011
                          • 1389

                          #13
                          "Milli gelir denen o olgu ithal ithalattan başka bir şey değil" diye yazmış.

                          "Enayiler; bir de bunun diyelim ki aynı miktarı ihracat;
                          bir de bunu ihraç durumuna getirene kadarı (imalat) var,
                          Eh demek ki verilen rakama daha (+)"2 misli" eklemek gerekiyor" diyor.("Artı değerler hariç", 'kim saydı ki bu güne kadar artı değerleri')

                          Ve daha iki misli (yani +) "+olması gerekeni de" cebe attıktan sonra;

                          eh be o da yetmiyor ki:

                          "On yıllarca hırsızların kucağında oturanlar bu gün hırsızlıktan bahsetmesi düşündürücü ,Emperyalizmin uşaklarını gönüllü kabul edenler, yada gıkı çıkmayanlar bu gün taarruza geçmiş durumda, dünle bu gün arasında pek fark yok aslında"
                          diyerek:

                          "Len oğlum otur oturduğun kucakta. Sen madem kapital sahibi değilsin ezelden beri buna sahip olmayanların yerindesin- kucaktasın, ....." ( diyerek dünle bu gün arasında pek fark yok aslında diyerek yanıltmanın yanında bir de tehdit ediyorlar; çünkü:"kucak"takini kaybederse oturtacak bulamayacak)

                          Korkuyorlar.

                          Kaybedecekler....... Allah'ın emri!

                          Bilgilere sahip gençlik, onlara "yıkıcı güç" olarak geliyor; önlerine "istikrar" değil de "asayiş" diyerek çıkartılan "öldüren güç"lerin tüm tehditlerine rağmen geliyorlar. Çarpıtılan "adalet sistemini" düzelterek geliyorlar; "GÜMBÜR-GÜMBÜR geliyorlar; BAŞINIZI EĞİN EY GAFİLLER!.
                          Yılan kendini yemeye kendi kuyruğundan başladı, seyrediyoruz. Günlük gazeteler ve ciddi iç ve dış haber ajansları da öyle yazıp, söylüyor. Dış televizyondan ve basından takip edin.

                          Asırlardır kapitalist sistemin genlerine işlemiş olmasına rağmen düşünce sistemlerindeki oynaklığı bulamama, para babası veya adayı olan bu kişilerdeki 70 senelik bir kapitalizmi algılama ve uygulama ve de kapital ve kapitalizmi bilememe eksikliği, bunlardaki bu eksiklikleri duyum olarak duyurmamak uğruna kişi ve çevreyi suçlama psikozunun etkisi ve bazı olanakları kaybetme ürküsü ile yapabilecekleri, aslında beni ürkütüyor. Çünkü "dünya savaşları"nı çıkartanlar ve "Armagedon"u tetiklemek için eylem içinde olanlar da bunlar.

                          Neden bunlara "..... uşakları" diyorlar?............

                          Çünkü güdülüyorlar (Bakara-104 eksikliği).

                          Çünkü bunlar ............ . Hah İşte o!.

                          Dünya kapital toplamı içinde sıralamadaki yerlerini de bir bilseniz?
                          Bildiğiniz zaman da "neden bunlar Allah'ın değil de, 'para'nın da değil; para sahibinin kulu olduğunu anlarsınız.Dünya kapitalistleri bunlara esasında kendileri o olmalarına rağmen"Asalak kapitalistler" diyor.

                          .......ncı Bakanlar Kurulu'nun 4 aslan gibi bakanı da bunlardan diyorlar...Bakan ha...... Yok ya......... Her halde yalan yahu!..

                          "Değil, Değil... Bunlar da onlardan; başka ne bekliyordun ki" lafları herhalde dedikodu. Ama öyle diyorlar!?

                          Anladığınızı sanıyorsunuz!
                          Ama anlayamazsınız. Çünkü menfaatleri için "ulan anasını satayım" diyerek anayı dahi satarlar yeter ki para gelsin.....

                          Bunlar yeryüzünde iki kişi kalsa bile "biri diğerinin patronudur" deyip de diğerinin var'ına yok'una el koyan emredici rol alan kişilikler ki:

                          "Bu tarihsel okumalar ve slogana dayalı yaklaşımlar ,bozuk tasavvurlar bizi bir yere götürmez Global dünyada yaşayıp site devleti ekonomisi tasavvurları çözüm üretmeyecektir" diyerek,

                          Kur'an içeriğini-Ayetleri tarihsel okuma yani geçmiş değersiz şeylerdir, "çünkü bölgeseldi" deyip Ayetlerin (evrensel ifadesi bazıları için banal kaçabilir) globalliğini reddedenlerdir.

                          Saygılarımla.
                          Galip Yetkin
                          Last edited by galipyetkin; 31. July 2014, 08:34 PM.

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #14
                            Makalenin yazarını aynı görüş ve düşünüşte olduğumuzdan hep ben savundum. Şimdi de savunmayı kendisine bırakalım: Lütfen okur musunuz? "Tık"layın yeter.

                            http://www.hanifler.com/showthread.p...9252#post19252

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin.

                            Comment

                            • kuman
                              Uzman Üye
                              • Mar 2013
                              • 583

                              #15
                              Sosyalizm ile kapitalizm kavgasina donmesi bence cok abes bir durum. Kapitalizm neyse onun anti tezi olan sosyalizm de yumusatilmis kapitalizm dir.
                              Ancak kalkipta bu konuyu tartisacak halim yok neden derseniz kapitalist bir dunyada yasadigimiz icin onunla mucadele ediyoruz.
                              Sosyalist bir devlette yasasaydik sosyalizm ile mucadele ederdik cunku tamamen bu dunyada ki kavramlar ile ilgilidir ve bireyi tamamen reddeder. Bireyi reddeden dusunce de Kuran kaynakli degildir.
                              Burdaki amac sosyalizm ile kapitalizmi karsilastirmak degildir vahsi hesap derseniz ikisinde de vahsi hesap tonladir.
                              Bireyi yok sayip toplumu iyilestiremezsiniz bireyi on plana alarak ta toplumu iyilestiremezsiniz. Ikisini ayni anda ele almak gerekir ki toplum duzelsin.
                              Bu konuda ki amac eger dogruyu bulmaksa ne lanet kapitalizm de nede sosyalizmde dir.
                              Kuran in mantigi bellidir yaradilisa gore yasam tarzi. Hangi sistem buna ulastirir ?
                              Cevap veriyorum hicbiri.
                              Insan insani vasiflara sahip oldukca degerlidir yoksa et yiginidir ve sisteme zarar verir bu yuzden de durdurulmalidir. Yani tamamen degersizdir toprak kaya yada
                              Ilk sorun insanin insan omasini saglamaktir. Eger siz insani insanlastirirsaniz sorun cozulur.

                              Her insan degerli degildir. Insana deger atfeden onun imanli ve saygili olup olmamasiyla ilgilidir. Bu gerceklesirse toplumda rahat eder uretim pazarlama finans konularida cozume kavusur.

                              Comment

                              Working...