Siyaset + Diyanet = Cinayet

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • galipyetkin
    Uzman Üye
    • Sep 2011
    • 1389

    #46
    TÜRK MEDENİ KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE KURULAN
    VAKIFLAR HAKKINDA TÜZÜK
    (1)
    Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi
    : 25.7.1970,
    No : 7/1066
    Dayandığı Kanunun Tarihi
    : 17.2.1926,
    No : 743
    Yayımlandığı
    R. Gazete Tarihi
    : 21.8.1970,
    No : 13586
    Yayımlandığı Düsturun Tertibi
    : 5,
    Cildi : 9,
    S.: 2592
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Genel Hükümler
    Kapsam:

    Madde 1–(Değişik : 19/3/1982-8/4475 K.)Türk Medeni Kanunu Hükümlerine göre Kurulan Vakıfların tescil tarzı, tescilin kimler tarafından yaptırılacağı,sicillerin ne ..............

    Madde 2–Vakıf, başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere Bir malın belli bir gayeye tahsisidir.
    Vakıflar tüzel kişiliğe sahiptirler.
    Bir mamelekin bütünü veya gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
    (Ek : 13/8/1991-91/2159 K.)Vakfın tescilinden önce, gayesini gerçekleştirecek oranda belirli mal varlığının vakıfsenedinde gösterilmesi gereklidir.

    ................

    *****************************************

    Görülüyor ki vakfın konusu maddi varlıklar ile maddi olarak değerlendirilebilecek hak ve gelirlerdir.

    Bir müslüman "Bakara.219/2-Nahl:71." ayetlerine uymak mecburiyetinde olduğundan, yani ihtiyaç fazlasını derhal muhtaçlar lahine "zekât" olarak şartlara göre elden veya vergi olarak malvarlığından çıkartmak mecburiyetinde olduğuna göre, mal kaçırmadıkça-kenz yapmadıkça vakfedecek malı nereden bulacaktır. Vakfedecek malı yoksa nasıl vakıf kurabilecektir.

    Saygılarımla.
    Galip Yetkin.
    Last edited by galipyetkin; 11. May 2013, 06:49 AM.

    Comment

    • merdem
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 1364

      #47
      Bir müslüman "Bakara.219/2-Nahl:71." ayetlerine uymak mecburiyetinde olduğundan, yani ihtiyaç fazlasını derhal muhtaçlar lahine "zekât" olarak şartlara göre elden veya vergi olarak malvarlığından çıkartmak mecburiyetinde olduğuna göre, mal kaçırmadıkça-kenz yapmadıkça vakfedecek malı nereden bulacaktır. Vakfedecek malı yoksa nasıl vakıf kurabilecektir.


      Galip Agabeyim,

      bir sitede yapilmis olan bir yorumdan alinti yaptim asagidaki yaziyi. Bunun aciklamasini yaparmisin bana lütfen.

      Selam ve dua ile.

      ***


      Eşit Olunmaz, Adil Olunur

      Yüce Allah yaratılışın düalist- çift kutupluluk yapısı gereği insanları ayni-eşit özelliklerle değil; birbirinden farklı özellik ve kabiliyetle donatarak yaratmıştır. Sahip olduğumuz fiziksel özellikler ile zeka, akıl, beceri kapasitemiz; çalışıp iş ve değer üretme azmimiz birbirimizden farklıdır.

      Bunun sonucu olarak tarih boyunca insanlar arasında sosyolojik faklılıklar, ekonomik ve toplumsal sınıflar oluşmuştur. Sınıfsız bir toplum anlayışı hem yaratılışın düalist yapısına, hem diyalektik düşünceye aykırıdır. Ancak İslam’da rk ayrımı, kast sistemi, asil- avam ayrımı gibi insan onuru ve fıtratıyla çelişen sahte ayrımlar yoktur. İslam’ın esaslarından olan adalet ilkesine uygun olarak insanlar arasında her konuda fırsat eşitliği sağlanmalıdır.

      “Eğer Rabbin dileseydi, insanları elbette bir tek ümmet yapardı. Ama birbirleriyle çekişmeye, tartışmaya, rekabete devam edeceklerdir..” (Hud-118)

      Kur’an vahşi kapitalizmi; servetin, kapitalin belli ellerde toplanmasını elbette reddeder. Ama İslam’da sınıfsız bir toplum anlayışı veya nimet ve servetin mutlak eşit dağılımı da söz konusu değildir.

      İslam her konuda olduğu gibi bu konuda da orta yolu, sırati müstakimi işaret eder. Zengin-fakir, aklını işleten- işletmeyen, çalışkan-tembel; bu zıtların birlikteliği insanın imtihan ve tekamül seyrinin araçlarıdır. “Bilgi, ilim peşinde koşanla, koşmayan; çalışanla, çalışmayan; alın teri akıtan- emek verenle; yan gelip yatan ayni-eşit nimete, servete, rahmete sahip olmalı” demek adil değildir.

      Çalışan, çalışmayan; alın teri akıtan, akıtmayan ayni-eşit nimete sahip olacaksa insanlar niçin çalışsınlar? Bu anlayış, bu düşünce tarzı insanlar, toplumlar üzerinde “afyon etkisi” yapar.

      “Allah dilediği kimse için rızkı alabildiğine açar da sınırlayıp kısar da..” (Rad-26 Rum-37)

      “ Verdiği nimetlerle sizi denemek için kiminizi kiminiz üzerine derecelerle yükseltmiştir.” (Enam-165)

      “Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır..” (Nahl-71)

      “Allah’ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın..”
      (Nisa-32)

      “Hiç kuşkusuz, zenginlik veren de O’dur, nimete boğan da..” (Necm-48)

      “Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır..” (Zuhruf-32)

      “De ki: Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca-genişçe verir, dilediğinede kısarak verir.
      Bir şey infak ederseniz-bağışlarsanız, O’ onun yerine başka bir şey lütfeder. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O..” (Sebe-39)

      Bu ayetlerle Yüce yaratan dünyada insanlar arasında rahmetin , nimetin eşit değil, farklı oranlarda bölüştürüldüğünü ve toplumda işçi, işveren sınıflarının olduğunu, olacağını açıkça bildiriyor. Rabbimizin rahmetini, hoşnutluğunu kazanmanın; mal, servet kazanmaktan, biriktirmekten çok daha hayırlı olduğu, zımmen infak etmemiz gerektiği de ayrıca bildiriliyor.

      İşgücü-emek satın alarak artı değer-kâr-servet elde eden işverenlerin sahip oldukları servette çalıştırdıkları işçilerin de emeği-hakkı olduğunu düşünmelidir. Toplumsal ölçekte elde edilen artı değer- milli gelir adil paylaşılmalıdır. Zekat vermeyi lütufta bulunmak olarak değil, fakire hakkını vermek olarak düşünmek gerekir.

      “Allah’ın sana verdikleri içinde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana lütufta bulunduğu gibi sen de lütufta-yardımda bulun..” (Kasas-77)

      İslam’da dünya nimetlerinden nasiplenmek, mülk sahibi olmak-özel mülkiyet meşrudur.

      İnsanların alın teri, el emeği karşılığı elde ettikleri artı – katma değerler kendilerine helaldir.

      Bedensel ve düşünsel emeğimiz karşılığı meşru yollardan kazandığımız bizimdir.
      Bu kazancımızı israfa kaçmadan, günaha sapmadan dini ve kanuni meşruiyet içinde harcayabiliriz.

      Ancak insanların fiziki, akli kapasiteleri arasında elli kat, yüz kat farklılıklar yoktur. Dolayısıyla insanların sahip oldukları servet miktarları arasında elli kat, yüz kat, hatta binlerce kat farklılıklar olmasının; oluşan bu artı değerin İslami, iktisadi ve vicdani açıdan izahı mümkün değildir.

      El emeği, alın teri olmayan haram, haksız kazançtan mutlaka kaçınmalıyız.
      El emeği, alın teri karşılığı olan kazancımızın zekatını da cömertçe vermeliyiz.

      Toplumun, ulusun sahip olduğu gelir, servet; toplum fertleri arasında ne kadar adil dağıtılırsa o kadar Kur’an hükümlerine uygun davranılmış olur.

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #48
        Merdem.

        Ben insanları islamdan uzaklaştırmaya çalışan böyle aptalca ve şapşalca birkaç yazıya rastladım ve bazılarına da cevap yazdım. Fakat artık uğraşmıyorum; kimse oturup düşünmüyor, aklını çalıştırmıyor. Esasında çalıştırıyor da, çok akıllılar ya göya böyle yazılar üzerinden soracaklar da münafıkları ve münafıklıkları ifşa eden düşünce sistemlerini boşa çıkartacaklar.

        Yazının bir tek cümlesini alayım:Ancak insanların fiziki, akli kapasiteleri arasında elli kat, yüz kat farklılıklar yoktur. Dolayısıyla insanların sahip oldukları servet miktarları arasında elli kat, yüz kat, hatta binlerce kat farklılıklar olmasının; oluşan bu artı değerin İslami, iktisadi ve vicdani açıdan izahı mümkün değildir. Yani "Manyaklık etmeyin! Elli-yüz kat olmasın; uydurduğunuz hiç bir şey sizi haklı çıkaramaz. Çaktırmayın, uyandırmayın; bari yirmibeş-otuz filân olsun ki islâmi-iktisadi-vicdani palavralarla ikna ederiz.
        "Kara" yazılar senin verdiğin ''eşit olunmaz, adil olunur" adlı yazıdan. Şimdi o kara yazı hangisine uyuyor? "Eşitliğe" mi? Yoksa adil olmaya" mı?.

        Merdem.
        Yukarıda kırmızı yazıyla alıntıladığın yazı seni kesmedi mi?.....
        ''Sâlât'ı ikâme-zekât'ı ita''yı dene.

        O da mı kesmedi?.......
        "Mizanda vezin''i dene.

        O da mı kesmedi?.......
        "Koyver gitsin".

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        Last edited by galipyetkin; 11. May 2013, 10:07 AM.

        Comment

        • merdem
          Uzman Üye
          • Nov 2012
          • 1364

          #49
          galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
          Merdem.

          Ben insanları islamdan uzaklaştırmaya çalışan böyle aptalca ve şapşalca birkaç yazıya rastladım ve bazılarına da cevap yazdım. Fakat artık uğraşmıyorum; kimse oturup düşünmüyor, aklını çalıştırmıyor. Esasında çalıştırıyor da, çok akıllılar ya göya böyle yazılar üzerinden soracaklar da münafıkları ve münafıklıkları ifşa eden düşünce sistemlerini boşa çıkartacaklar.

          Yazının bir tek cümlesini alayım:Ancak insanların fiziki, akli kapasiteleri arasında elli kat, yüz kat farklılıklar yoktur. Dolayısıyla insanların sahip oldukları servet miktarları arasında elli kat, yüz kat, hatta binlerce kat farklılıklar olmasının; oluşan bu artı değerin İslami, iktisadi ve vicdani açıdan izahı mümkün değildir. Yani "Manyaklık etmeyin! Elli-yüz kat olmasın; uydurduğunuz hiç bir şey sizi haklı çıkaramaz. Çaktırmayın, uyandırmayın; bari yirmibeş-otuz filân olsun ki islâmi-iktisadi-vicdani palavralarla ikna ederiz.
          "Kara" yazılar senin verdiğin ''eşit olunmaz, adil olunur" adlı yazıdan. Şimdi o kara yazı hangisine uyuyor? "Eşitliğe" mi? Yoksa adil olmaya" mı?.

          Merdem.
          Yukarıda kırmızı yazıyla alıntıladığın yazı seni kesmedi mi?.....
          ''Sâlât'ı ikâme-zekât'ı ita''yı dene.

          O da mı kesmedi?.......
          "Mizanda vezin''i dene.

          O da mı kesmedi?.......
          "Koyver gitsin".

          Saygılarımla.
          Galip Yetkin.
          Hemen sinirlenme ya Galip Agabeyim,

          Meydan okumacasina degi, senin bu kisilerin ayetlerden anlayis sekillerini izah etmeni istedim. Yazi zaten benim degildi, belirtmisim.

          Hemen her satir basi ibiklerimizi kavgaci horozlar gibi dikmeyelim lütfen ayip oluyor.

          Izahindan dolayi tesekkürlerimi sunarim.

          Selam ve dua ile.

          Comment

          • bartsimpson
            Super Moderator
            • Mar 2012
            • 692

            #50
            merdem Nickli Üyeden Alıntı
            Hemen her satir basi ibiklerimizi kavgaci horozlar gibi dikmeyelim lütfen ayip oluyor.
            Bayıldım...
            "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

            Comment

            • kuman
              Uzman Üye
              • Mar 2013
              • 583

              #51
              Sayın yetkin,
              Yazınınzdan anladığım kadarıyla Vakıf kurmak kurana aykırı değil. Siz infak ile ilgili yazmışsınız.

              Örnek;
              BArınmak için evimiz var ve biz 5 kişiyiz 5 tanede evimiz var (Ev ihtiyaç kapsamı girer ve ölüncede mirasa girer) Çocuk yok yada var ancak biz zeki çalışkan bilgili bir neslin oluşabilmesi ve özellikle ihtiyacı olan çocukların okuyabilmesi için bu 5 evi vakfediyoruz ve bir vakıf kuruyoruz sonrada çevremize bunu yaygınlaştırıyoruz ve çevremizde ki insanlarında İnfaklarından buraya gelir sağlıyoruz.
              Neresi İslam dışı ?

              Ev benim mülküm (ihtiyaç) Para eder. satıp vakıf kuruyorum ve eğitim için infak ediyorum

              Nesi İslama uygun değil

              Comment

              • kuman
                Uzman Üye
                • Mar 2013
                • 583

                #52
                İnfak konusunada burda girmek anlamsız. Ancak Maddi kavramlar adı altında bundan bahsetmişsiniz.
                Ben dünyayı cennet haline getirme çabasını anlamsız buluyorum
                İnfak konusunda bazı yerlerde sizinle çok farklı düşünüyoruz.

                Sebebide bu dünya sınav dünyasıdır;
                Allah bizi kimi zaman açlıkla, yoklukla dener kimi zaman mal mülk ile dener. Kimi zaman savaşla kimi zaman barış ile. Kimi zaman yenilgi ile dener kimi zaman zafer ile dener.
                Kimi zaman sevinçle dener kimi zaman üzüntü ile dener.

                Bir işi yaparken vicdanınız rahatsa bu zaten islamidir. Allahın arzu ettiği şekildir.

                Rahatsızlık duyuyor ve bulamıyorsanız da tövbe edin Allah büyüktür affedicidir.

                Comment

                • SEDD-İ ZERÂYİ'
                  Katılımcı Üye
                  • May 2013
                  • 43

                  #53
                  SEDD-İ ZERÂYİ' Nickli Üyeden Alıntı
                  bana evladım demişsin
                  bende sana ... um diyecem(anladın sen onu)
                  bak .... um bırak özeli mözeli. özele gelsem ne yazar gerçek hayatta senin gibileri çok gördüm karşıma çıkınca kedi ye dönen.o yüzden konuşmaların yel gibi(anladın sen onu)geliyor.

                  burası hanifler.com yorum yaparken ayık kafaylamı, yoksa elinizde şarap kadehiylemi yorum yaptığınızı bilmediğim için konuşmalarını önemsemiyorum.
                  ben sadece kral çıplak dedim. neyse uykum var, baba yorgun bu gecelik yeter.


                  YÖNETİCİ NOTU: Sedd-i Zerâyi kardeşim yazılarınızda lütfen forum kural ve ilkelerine uyalım. Muhatabımızı küçük düşürücü ve küfür içeren yazılar yazmayalım.
                  Forumumuzda Güzel dinimizi İslam'a iman etmeyen, içki içen, deist ya da ateist hiçbir üyemiz yoktur. Herkes bu forumda fikirlerini saygı sevgi çerçevesinde serbestçe savunabilir.
                  Saygılarımla.
                  miralay arkadaş
                  uyarma gereğini duymuşsun olabilir yöneticisin elbette buna hakkın var.lakin uyarıları yaparken bile hakkaniyetli davranmamışsın.forum üyesinin şahsıma ''evladım'' arkasından da sen onu anladın cümlesini küçük düşürücü olarak nitelemişsin.bu kelimenin ne maksatla kullanıldığını anlamak için ''anlayan biri bile olmaya'' gerek yoktur.Bu şahsıma yapılmış doğrudan ağır tahrik içeren bir küfürdür.küçük düşürücü laf değil. buna rağmen uyarılarınızı yaparken bile adam kayırmayı ihmal etmemişsiniz.
                  benim yaptığım yoruma bizzat müdahale ederek kullandığım ''koçum''lafını silmişsiniz.yazıyı yeni gören arkadaşlar o noktalamaların yerine istedikleri kelimeyi koyabilirler.Veya akıllarına herşey gelir.
                  bu arada benim yazdığım yoruma müdahale ederken diğer forum üyesinin yazısına müdahalede bulunmamışsınız.konulara gösterilen hassasiyetler forum yöneticilerinin insafına kalmış belli ki.

                  birde diyorsunuz ya

                  Forumumuzda Güzel dinimizi İslam'a iman etmeyen, içki içen, deist ya da ateist hiçbir üyemiz yoktur. Herkes bu forumda fikirlerini saygı sevgi çerçevesinde serbestçe savunabilir.

                  diğerlerini es geçiyorum ama altını çizdiğim bölüme dair merakınız varsa Rivayetler virüs mü? başlığı altındaki iki arkadaşın diyaloğonu lütfen bir inceleyin.Bakın bakalım sonu şerefe diye bitiyor mu bitmiyor mu?
                  Bana diyebilirsiniz ki sanane arkadaş isteyen içer isteyen içmez.
                  bittabii
                  bu beni ilgilendirmez.Ama kuran ayetlerine yorum yapılan ,kuran ayetlerinin kelime kelime incelendiği bir sitede rakı muhabbeti yapılıp sonuda şerefe diye bitiyorsa ee kusura bakmayın bunu da yazarım.
                  farzedelim benimle ayet üzerine konuşan bir arkadaşın elinde şarap kadehi olmadığını ne bileceğim. çünkü forumun başka bölümlerinde buna benzer yazılarda okudum.haa yinede seni ilgilendirmez diyorsan o ayrı.

                  Comment

                  • galipyetkin
                    Uzman Üye
                    • Sep 2011
                    • 1389

                    #54
                    Dostum kuman.

                    ''Barınma" ihtiyacı yönünde elinizde bulundurduğunuz veya barınmaya tahsis ettiğiniz ''ev''inizin mülkiyeti sizin olsa idi kapitalist sistemde bu eve barınma yönünden ihtiyacınız kalmayınca ona istediğiniz gibi davranabilirdiniz. İster yıkar, ister vakfeder ,isterseniz kapısına kilit vurur çürümeye terk ederdiniz; mülk sizin ya! kime ne!

                    Bir de olaya müslüman yaşamının gerektirdiği kollektivizm yönünden bakın; en basitinden: Mülk Allah'ındır=toplumundur prensibini aklınıza getirin. İhtiyacınız kalmayanı sahiplenemezsiniz, kullanış amacını değiştiremezsiniz, esas sahibine vermek mecburiyetiniz-iade etme zorunluluğunuz var.
                    Adem acaba "cennet"ten niye kovuldu dersiniz?

                    Miras kalan mallar-"mamelek" hakkında da başka türlü düşünemezsiniz.

                    Saygılar,sevgiler.
                    Galip Yetkin.
                    Last edited by galipyetkin; 12. May 2013, 08:16 AM.

                    Comment

                    • bartsimpson
                      Super Moderator
                      • Mar 2012
                      • 692

                      #55
                      galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                      Dostum kuman.

                      ''Barınma" ihtiyacı yönünde elinizde bulundurduğunuz veya barınmaya tahsis ettiğiniz ''ev''inizin mülkiyeti sizin olsa idi kapitalist sistemde bu eve barınma yönünden ihtiyacınız kalmayınca ona istediğiniz gibi davranabilirdiniz. İster yıkar, ister vakfeder ,isterseniz kapısına kilit vurur çürümeye terk ederdiniz; mülk sizin ya! kime ne!

                      Bir de olaya müslüman yaşamının gerektirdiği kollektivizm yönünden bakın; en basitinden: Mülk Allah'ındır=toplumundur prensibini aklınıza getirin. İhtiyacınız kalmayanı sahiplenemezsiniz, kullanış amacını değiştiremezsiniz, esas sahibine vermek mecburiyetiniz-iade etme zorunluluğunuz var.
                      Adem acaba "cennet"ten niye kovuldu dersiniz?

                      Miras kalan mallar-"mamelek" hakkında da başka türlü düşünemezsiniz.

                      Saygılar,sevgiler.
                      Galip Yetkin.
                      Sevgili galip abi

                      bu bahsedilen konular ve mekke'den hicret sonrası medine'de, insanlığa örnek olarak gösterilen toplum yaşamı, sanırım bünyesinde kollektivis ve sosyal adalet sistemini benimseyen yaşam şekillerini barındırıyor.

                      o dönemler iyi incelenmeli bence.

                      birde acaba forumda tavsiye ettiğim ve sizinde seyrettiğiniz belgeseldeki gibi ekonomik sistemi ve parayı toplumdan kaldırsak ne olur?

                      kuran'da bu duruma yada buna benzer bir duruma atıf var mıdır?

                      mesela adamlar diyor ki "dünya üzerinde nereye giderseniz gidin, istediğiniz zaman ve istediğiniz kadar kalabileceğiniz ve içinde her ihtiyacınızı gideren bir konut olsa mülkiyet hakkının bir anlamı kalır mı? İstediğiniz zaman golf takımları temin edip golf oynayabilseniz golf takımları almaya ihtiyacınız olur mu?

                      "Mülk Allah'ındır = Toplumudur"
                      "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                      Comment

                      • merdem
                        Uzman Üye
                        • Nov 2012
                        • 1364

                        #56
                        Bart Evladim sen cok yasa emi.

                        Dünyanin her bir kösesinde sayisiz oteller ve lokantalar var ve bu oteller ve lokantalarin cogu senenin 365 günü dolup tasmiyor. Yatacak yer ve yemekler bos yere müsteri bekliyor.

                        Bom bos duran otel ve lokantalar gecen günlerde bos kalan yatak gelirinden ve bos kalan masalarin menü gelirlerinden zaten faydalanamayacaklar, neden acaba onca evsiz olana bir oda onca ac olana bir tabak yemek vermek akillarindan gecmiyor.

                        Ayni sey degilmi, ha birisi parasini isletmeden bankada tutsun, ha bos yatak ve masalar bir tarafta kullanmadan dura dursun.

                        Ki cogu zamanlar parasi olmadigi icin millet otobüse trene binemiyor, hadi taksiden faz gectim, sanki ne olur ara sira gercekten ihtiyaci olanlar arada sirada otobüse trene biletsiz binseler ne olur, o otobüsler ve trenler zaten gidecegi yere gitmek zorunda, ha bir bilet eksik olmus ha bir bilet fazla olmus dünyanin sonu gelmez ya bundan.

                        Bir de hepimiz icin gecerli olan bir durum var. Yeni bir elbise alindigi zaman bir evvelki elbise ihtiyaci olanlara verilmeli. Dolaplar tasip duruyor, ha babam alip ta aliyoruz. Yalan mi yani?

                        Allah akil fikir versin bu millete, hepimize.

                        Selam ve dua ile.

                        Comment

                        • bartsimpson
                          Super Moderator
                          • Mar 2012
                          • 692

                          #57
                          Benim söylediğim Zeitgeist belgeselinden bir alıntı idi. Youtube da bulabilirsiniz türkçe altyazılı.
                          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                          Comment

                          • merdem
                            Uzman Üye
                            • Nov 2012
                            • 1364

                            #58
                            bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
                            Benim söylediğim Zeitgeist belgeselinden bir alıntı idi. Youtube da bulabilirsiniz türkçe altyazılı.
                            Elestirme niyetiyle yazmadim, bilhassa hosuma gitti. Neden olmasin ki, bir cok seyler ortak kullanildigi zaman baska ihtiyaclar da kolaylikla giderilir

                            Comment

                            • kuman
                              Uzman Üye
                              • Mar 2013
                              • 583

                              #59
                              Dostum Yekin,

                              Anlaşamıyacağız bu konularda zaten anlaşmak için yazmıyorum. Kuran konusunda pekçok konuda hem fikir olabiliriz ancak Ancak bu konuda yorumla hatan var derim.
                              Evet ev benimdir istediğim gibi hareket etme özgürlüğüne sahibim ancak hiçbir zaman özgürlükler sınırsız değildir.
                              Ancak evimi miras bırakma hakkına sahibim çünkü ev benim elim ile kazandığım bir şeydir. toplumun bana verdiği bir şey değil.Allahın bana verdiği bir nimettir.
                              Kural şudur; Hiç kimseyi zor duruma düşürme, zor durumda birine yardım et. Şunu asla unutma Mülkün sahibi Allahtır sen sadece Allahın sana nimet olarak verdiği şeyleri kullanıyorsun. Bu nimetler ile kendini büyük görme, insanlara üstünlük kurma, Allah sana bu nimetleri verdiyse bunun bir sebebi vardır, paylaş çünkü bu Allahındır ve Allah senden paylaşmanı ister, eğer ki bu nimetler seni şaşırtırsa onlardan kurtul ey karar vericiler verdiğim nimetleri gerektiği gibi kullanmayan olursa (mal biriktirip duran) o malları elinden alın ki hem nimetlerim insanlara ulaşsın hem de kişi kendini temizleyebilsin.
                              Nimetler hakkında cimrilik yapmayın ne de kendinizi zora düşürün orta yolda hareket edin.

                              Bu benim yorumum kesin doğrudur diyemem ancak ben bunu görüyorum.

                              Sana akıl vermek gibi niyetim yok ancak şunları söylemek isterim.
                              Mülk Allahındır=Toplumundur
                              Sanırım yanlış bir önerme. Mülk Allahın ise Toplumun olamaz. Bu toplumu bir şirk haline döndürme ihtimali olan bir sözdür.

                              Bu söz şunuda getirir Mülk Allahındır=Toplumundur=Bireyindir. Bu sonuca çok kolay ulaşılabilir.

                              Comment

                              • bartsimpson
                                Super Moderator
                                • Mar 2012
                                • 692

                                #60
                                Mevlana'nın sözünü hatırladım...

                                "haktan alır, halka veririz, hiçbir şey bize ait değildir. biz vasıtalık eden bir bedenden başka bir şey değiliz..."
                                "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                                Comment

                                Working...