Halklar kardeştir 2

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • kuman
    Uzman Üye
    • Mar 2013
    • 583

    #31
    Bu ülkede Prof olma şartı şudur;
    Doç al 5 sene bekle Prof sun fazla bir şey yapmana gerek yok

    Comment

    • ozkanates
      Uzman Üye
      • May 2014
      • 291

      #32
      kuman Nickli Üyeden Alıntı
      Hayatımda kimseye bilgi vermek gibi bir saçmalığa kapılmadım kapılmamda herkes kendi araştırdığını öğrenir.
      kuman Nickli Üyeden Alıntı
      Sana tavsiyem.
      İmparatorluk nedir devlet nedir tarihteki imparatorluklar hangileridir, nasıl yönetilmişlerdir, en büyük ve en etkili imp. hangileridir
      Bir araştır...

      Senin gönderdiğin alıntıda Türkler Her tarafa saldıran bir topluluk görünümünde başka hiç bir özelliği yok diğer imparatorluklardan farkı yok , yönetimleri aynı, sosyal gruplara yani diğer milletlere davranış şekilleri aynı, dine bakışları aynı.....
      Soyluluk yok demişsin Emin misin ? İlla ki Lord ve Sir ler olmak zorunda mı?
      kuman Nickli Üyeden Alıntı
      Bu ülkede Prof olma şartı şudur;
      Doç al 5 sene bekle Prof sun fazla bir şey yapmana gerek yok
      Evren bir ayna, gördüğümüz kendimiz.

      Comment

      • kuman
        Uzman Üye
        • Mar 2013
        • 583

        #33
        Eee tabi Ahmet Simsirgil i okuyup Osmanli
        Jaen Poul Roux okuyup Turklugu anlayan ( ki onuda yanlis anlamisin)
        Evreni, bilimi, dini de zaten cozmustur.

        Bizim ki laf ebeliginden oteye gecmez.

        Comment

        • ozkanates
          Uzman Üye
          • May 2014
          • 291

          #34
          kuman Nickli Üyeden Alıntı
          Eee tabi Ahmet Simsirgil i okuyup Osmanli
          Jaen Poul Roux okuyup Turklugu anlayan ( ki onuda yanlis anlamisin)
          Evreni, bilimi, dini de zaten cozmustur.

          Bizim ki laf ebeliginden oteye gecmez.
          Estağfurullah, sözümden bu anlaşıldıysa affola.
          Benim sözüm, kötü sözün sonunun olmadığı.
          Fikri olan söylesin, söz söylenen dinlesin,
          Alacağı olan alsın, olmayan almasın,
          Sonra yallah herkes yoluna.

          İkna için burada değiliz.
          Varsa iki bildiğimiz onu paylaşmak,
          Ve var ki çok bilmediğimiz, işte onu da bilmek.

          Comment

          • ozkanates
            Uzman Üye
            • May 2014
            • 291

            #35
            Yolcu bildiğiyle değil bilmediğiyle övünür.
            Bildiği zaten onda, marifet bilmediğinde.

            Comment

            • kuman
              Uzman Üye
              • Mar 2013
              • 583

              #36
              ozkanates Nickli Üyeden Alıntı
              Yolcu bildiğiyle değil bilmediğiyle övünür.
              Bildiği zaten onda, marifet bilmediğinde.
              Yolcu gittiği yeri bilmesi gerekir neresi güvenli hangi yol tekin hangi yol tehlikeli.
              Nerede kalmalı nerede yaşamalı. Bilmez ise sonu kötü. Bu yüzden göçebe toplumlar (yani türkler) başarı kazanabilmiş yerleşikler göç etmiş. Türkler en güzel örnektir göçebeliğin ne kadar bilgi gerektiğine.

              Eğer mecaz anlamda ise bu cümle biz bu dünyaya şahit olmaya geldik yani bilmeye...

              Sahip olup hükmetmeye değil...

              Kısaca Yolcu ne olduğunu bilmeli en azından anlayabilmeli.
              Geçmişinden ders alabilmeli...
              alamaz ise yok olup gitmeli...

              Comment

              • ozkanates
                Uzman Üye
                • May 2014
                • 291

                #37
                kuman Nickli Üyeden Alıntı
                Yolcu gittiği yeri bilmesi gerekir neresi güvenli hangi yol tekin hangi yol tehlikeli.
                Nerede kalmalı nerede yaşamalı. Bilmez ise sonu kötü. Bu yüzden göçebe toplumlar (yani türkler) başarı kazanabilmiş yerleşikler göç etmiş. Türkler en güzel örnektir göçebeliğin ne kadar bilgi gerektiğine.

                Eğer mecaz anlamda ise bu cümle biz bu dünyaya şahit olmaya geldik yani bilmeye...

                Sahip olup hükmetmeye değil...

                Kısaca Yolcu ne olduğunu bilmeli en azından anlayabilmeli.
                Geçmişinden ders alabilmeli...
                alamaz ise yok olup gitmeli...
                Sohbet bu yüzden.

                Comment

                • ozkanates
                  Uzman Üye
                  • May 2014
                  • 291

                  #38
                  Kendimizden duyunca anlam ifade etmiyor, başkasından duyalım:


                  Bildt: Osmanlı Gitti Huzur Bitti

                  Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından kurulan ülkelerdeki kargaşa devam ederken, eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, bir internet sitesinde bu konuyla ilgili makale yayınladı.

                  Orta Doğu’daki pek çok çatışmanın köklerinde Osmanlı’nın çözülüşünün bulunduğunu ifade eden eski Başbakan Bildt, “Osmanlı İmparatorluğunun birbirine karışmış kültürler, gelenekler ve dillerle zengin mozaiğini oluşturan Bosna Hersek’teki Bihac’tan Irak’ın Basra şehrine kadar geniş bölge, İstanbul’daki Sultan’ın otoritesiyle başarılı bir şekilde yönetiliyordu” dedi. Osmanlı’nın bölgeyi yüzlerce yıldır barış içinde yönettiğini belirten Bildt, “Osmanlı parçalanmaya başladığında şiddet de başladı. Dış güçler Balkanlar, Mezopotamya, Doğu Akdeniz’de Osmanlı haritasını yeniden çizdi, birçok ülke ortaya çıktı. 1917 Balfour Deklarasyonu ile İngiltere, Filistin’de bir İsrail devleti kurulması için harekete geçti. 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasını; çatışmalar ve müzakereler takip etti.1990’larda Balkanlarda savaşlar yaşandı. Irak’ı Sünni ve Şiiler arasında paylaştırmak, Mezopotamya’yı 1947 yılında Asya’daki trajedinin yeniden yaşanmasına yol açabilir. O tarihlerde Hindistan ile Pakistan ayrılmış, milyonlarca kişi Pakistan’a gitmek isterken hayatını kaybetmişti.

                  Irak’ta Araplar ve Kürtler arasında da parçalanma ülkede uzun süren kanlı günlerin yaşanmasına yol açabilir. Suriye’de de çözüm bulmak güçleşiyor. Ülkenin sahil kesimlerinde Rusya destekli Alevi ülkesi sürdürülebilir gibi gözüküyor. Ancak böyle bir durumda Hristiyan azınlık kurban edilmiş olur. Savaşların ve devrimlerin ardından geride sadece bir gerçek kaldı; Osmanlı’nın kurduğu düzeni bozan her şey bölgede daha fazla kan gölüne dönmesine yol açtı. Uluslararası toplum, bölgede barışı tesis etmek için çalışıyor. Ancak bölge ülkelerinin liderleri geçmişten ders almalı” dedi.



                  Comment

                  • kuman
                    Uzman Üye
                    • Mar 2013
                    • 583

                    #39
                    Bu derin analizi için özkan ateş burada bizimle paylaştığı için teşekkür ederim.
                    İsveç eski başbakanı gerçekten muhteşem bir analiz örneği sergilemiş ve sevgili özkan ateş te bizimle paylaşmış.


                    Soralım ;
                    1-) Roma yönetiminde bulunan halklar barış ve huzur bulunmuyor muydu?
                    2-) Roma İmp dağıldıktan sonra neler olmuştur. İmp. dağıldıktan sonra roma da yaşayan halklar arasında savaşlar olmuş mu dur ve ne zaman son bulmuştur.
                    3-) Emeviler zamanın da Arabistan yarım adası veya K. Afrika da ve hatta İspanyanın bir bölümünde ki halklar içinde huzur ve barış yok muydu?
                    4-)Emeviler güçten düştükten sonra işgal ettiği topraklarda neler oldu ve ne zamana kadar?
                    5-Selçuklu zamanın da Selçuklu boyunduruğunda bulunan halklar barış ve huzur içinde yaşamıyor muydu ?
                    6-) Selçuklu zayıfladıktan sonra neler olmuştur ? ve ne zaman kadar ?
                    7-) Araplar neden uzun zamandan beri karşılıklı savaşmıyorlardı ?
                    ............

                    Çok fazla örnek verilebilir.

                    Örneğin balkanlar Osmanlı dan sonra savaşlar göçler yaşamıştır ve 1990 lardan sonra tekrar karışmış ve savaşlar olmuştur. peki neden 1970 lerde 60 larda 50 lerde değil de 1990 larda savaşmışlardır?

                    USA 1700 lerin sonlarında sonra neden tekrar birbirleri ile savaşmamışlar ? ve şimdiye kadar hiç savaşmamışlar ?
                    peki eğer ki USA güçten düşerse İsveç eski başbakanına göre tekrar bu eyaletlerin bir kısmı kendi içlerinde savaşır mı ?

                    Comment

                    • kuman
                      Uzman Üye
                      • Mar 2013
                      • 583

                      #40
                      90 yıllık reklam arasının başlangıç şahsı adına söylenen bir kaç kelam...

                      Kendimizden duyunca anlam ifade etmiyor, başkasından duyalım:



                      T

                      O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.

                      Emanullah HAN
                      Afgan Kralı


                      Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O'nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.

                      Bayan Sucheta KRIPALANI

                      Hint Parlamento Heyeti Başkanı


                      Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılapçı olmuştur.

                      Ben Gurion
                      İsrail Başbakanı (1963

                      Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti'nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.

                      KERAMA

                      Lübnan Başbakanı, 10 Kasım 1963)

                      Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, O'nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever...

                      Eyüp Han
                      Pakistan Cumhurbaşkanı

                      Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti'nin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır.

                      Sovyet Başbakanı Kalinin


                      Atatürk bu yüzyılın büyük insanlarından birinin tarihi başarılarını, Türk halkına ilham veren liderliğini, modern dünyanın ileri görüşlü anlayışını ve bir askeri lider olarak kudret ve yüksek cesaretini hatırlatmaktadır... Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan ve o zamandan beri koruması, Atatürk'ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye'de giriştiği derin ve geniş inkılaplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.

                      John F. KENNEDY

                      Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa'nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa'nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.

                      Roozwelt (Franklen D.) 1928
                      Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı

                      Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir... Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir

                      Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933

                      Comment

                      • kuman
                        Uzman Üye
                        • Mar 2013
                        • 583

                        #41
                        Bu yazının bir kısmı analiz bir kısmı tarih.
                        analiz kısmına katılırsınız yada katılmazsınız. Ama tarih ile ilgili kısmı kabul edin....


                        ABD’nin Erdoğan’a Rus uçağını düşürtmesi ile başlayan süreç, Türk-Rus ‘düşmanlığı’nı kışkırtan yönde ilerliyor…

                        Türkiye’deki yandaş Osmanlı heveslileri, yani ‘Çakma Osmanlılar’ bu savaşa balıklama daldılar…

                        Yani Kırım Savaşı’nda (1853-56) İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı’yı Rusya’ya karşı kışkırtıp Osmanlı’nın ekonomik çöküşüne götüren yolu açmasını bile anımsamadan, Baltacı-Katerina çığlıkları atmaya başladılar…

                        Yandaşlar ne yapsın?

                        Balık baştan kokar…

                        ‘Çakma Osmanlı’ Saray’dan başlıyor…

                        Erdoğan Rusya krizine bula bula Sokollu’nun ‘Biz Kıbrıs’ı alarak kolunuzu kestik, siz donanma yakarak sakalımızı kestiniz’ sözünü buldu…

                        Kıbrıs’ın AKP Hükümeti ve Erdoğan tarafından bugün içine düşürüldüğü durumu görse, Rahmetli Sokollu’nun vereceği tek emir acaba ne olurdu?..

                        Çakma Osmanlılar başa bela…

                        Zerre kadar Osmanlı bilmiyorlar…

                        Osmanlı’dan zerre kadar ders almıyorlar…

                        Baksanıza yandaş medyanın en ‘Çakma Osmanlı’sı İbrahim Karagül ne demiş?

                        Rus uçağını düşürmemiziKabe’yi savunmaya bağlamış…

                        Kabe çevresinde yaşanacak tank savaşında da Kabe’yi Allah sayesinde Türkiye savunacakmış!..

                        Allah Allah?

                        Bu aralar Türk-Rus kapışmasında Allah’ın adı fazlaca anılır oldu!...

                        Bu hiç hayra alamet değil…

                        Üstelik Putin de ‘Allah Türk yönetiminin aklını başından alarak onları cezalandırdı’ dedi..

                        Putin’in bahsettiği Allah aynı Allah olsa gerek…

                        Ünlü fıkrayı bilirsiniz:

                        Türkler’in savaşa girdiğini duyunca Allah ‘Getirin çizmelerimi’ demiş!...

                        Melekler ‘Neden?’ diye sormuşlar…

                        Allah ‘Eh onlar işlerini hep bana bırakırlar!’ demiş…

                        Erdoğan Rusya’ya karşı giderek sertleşerek, işi NATO-Obama ve Allah’a bırakma yönünde ilerliyor…

                        Ciddi bir devlet adamlığı göstermiyor…

                        ABD’nin Türkiye’yi ittiği Rusya tuzağında, hala başkanlık hevesiyle debeleniyor…

                        Bu saatten sonra ‘Başkan’ olsan ne yazar?

                        Ortada hükümet mi bıraktın!

                        Saray’da muhtar heyetinle herşeyi yönetiyorsun işte…

                        Dönelim Kabe’ye…

                        Evet Yavuz Selim 1517’de Mekke ve Medine’nin anahtarlarını teslim aldı…

                        Haremeyn’in kapıcısı ve koruyucusu oldu…

                        Osmanlı bu şerefli görevi 400 sene sürdürdü…

                        Arada şimdiki Suud’un ataları ve IŞİD ideolojisinin öncüsü Vahhabiler Mekke ve Mediye’yi ele geçirdiler….

                        Ancak o sırada Osmanlı’nın Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, II. Mahmut’un emriyle,Vahhabileri ezerek, kutsal kentleri kurtardı (1813)… Vahhabi kellelerini de ibret olsun diye İstanbul’a yolladı…

                        Bu kelleler Topkapı Sarayı önünde sergilendi…

                        Mekke ve Medine 400 yıl kadar sonra I. Dünya Savaşı’nda yeniden tehlikeye girdiler…

                        1916’da Mekke Emiri Şerif Hüseyin İngilizlerle işbirliği yaparak Osmanlı’ya karşı isyan etti…

                        Mekke düştü, Kabe düştü, Haşimi ordusu ve İngilizlerin egemenliğine geçti…

                        Medine ise düşmedi…

                        Çünkü burada bir Osmanlı garnizonu vardı

                        Osmanlı Garnizonu’nun komutanı Fahrettin Paşa burada tarihe geçen efsanevi bir ‘Medine direnişi’ sergiledi…

                        Haşimi Ordusu ve İngiliz kuşatması altında Osmanlı Garnizonu aç, susuz, gıdasız 2 sene 7 ay direndi…

                        30 Ekim 1918’de Osmanlı’nın İngilizlere teslim olduğu Mondros Mütarekesi imzalandı…

                        Fahrettin Paşa teslim olmadı…

                        Adana’da Mustafa Kemal de teslim olmamış ve Mondros’u tanımamıştı…

                        Osmanlı padişahı Vahdettin Mustafa Kemal’i görevden alıp İstanbul’a çağırdı…

                        Fahrettin Paşa’ya da Medine’yi terkedip gelmesi çağrısı yaptılar…

                        Fahrettin Paşa kimseyi dinlemedi, Hz. Peygamber’in mezarının ve mescidinin bulunduğu kutsal Medine’de direnişi sürdürdü…

                        Ama o Medine’yi savunurken, İstanbul düştü…

                        13 Kasım 1918’de İngiliz-Fransız-İtalyan-Yunan gemileri İstanbul’u işgal ettiler…

                        Osmanlı kutsal yerleri bölgedeki Arap ihanetine rağmen savunurken, İstanbul düştü…

                        İngilizlerin ve Padişah Vahdettin’in tüm çağrılarına rağmen Fahrettin Paşa direnişi sürdürdü…

                        Sonunda İngilizler Vahdettin’i yeniden savaşa başlamakla tehdit ettiler…

                        Bu Vahdettin’in tahttan indirilmesi demekti…

                        Vahdettin, tahtını kurtarmak için Fahrettin Paşa’ya şahsen rica etti…

                        Nihayet Fahrettin Paşa Osmanlı’nın teslim olmasından 1.5 ay sonra Medine’yi İngilizlere teslim etti…

                        İngilizler Fahrettin Paşa’yı hemen tutuklayıp Malta’ya sürdüler…

                        Fahrettin Paşa Malta’dan kurtulur kurtulmaz soluğu Ankara’da M.Kemal’in yanında milli mücadele saflarında aldı…

                        Osmanlı’nın son sultanı Vahdettin İngiliz gemisi ile İstanbul’u terkederken, Medine kahramanı Fahrettin Paşa, Mustafa Kemal ile birlikte İstiklal Savaşı veriyordu…

                        Şimdi ‘Çakma Osmanlılar’, Suriye’de Esad-İran-Rusya cephesine karşı ABD-İngiliz ve Fransız (NATO) saflarında savaştıklarına göre Kabe’ye İran-Rus tanklarının geleceği endişesi taşıyorlar…

                        Eh, böyle bir durumda Erdoğan önderliğindeki Çakma Osmanlılar (İbrahim Karagül dahil), Kabe’yi ABD ve İngiliz uçakları, NATO tankları eşliğinde gidip kurtarırlar…

                        İngilizler ne de olsa, Kabe’yi, Mekke ve Medine’yi teslim almada tecrübelidirler…

                        Ey Çakma Osmanlılar!

                        Biraz Osmanlı bilseniz, alacak ne çok ders var….

                        Dikkat edin de, Kabe’yi savunayım derken yine İstanbul elden gitmesin!..

                        Bir daha kurtaracak M. Kemal bulmak da zor…

                        Kerem Çalışkan

                        Odatv.com

                        Comment

                        • khaos
                          Uzman Üye
                          • Apr 2012
                          • 346

                          #42
                          Siyah yada beyaz olmayın arada sırada gri de olun. Yada grinin tonları...
                          Şu ülkede doğru dürüst adam gibi analiz yapan kalmadı. Biri Amerika nın sesi radyosu, biri Rusya nın, Biri de fars ın.

                          Bu konu hakkında yazacağım...
                          (FOR RAVEN)

                          Comment

                          Working...