Mesebcilerin hep ayni iddalari bir arada!

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • FEDAKARADAM
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 418

    #16
    Korkut Nickli Üyeden Alıntı
    13.Idda
    Hadisler olmadan Namazi nasil kilacagiz, Kuranda namazin nasil kilinacagi gecmez, namazi nasil kilacagmizi Hadislerden ögrenebiliriz.


    Cevap:
    10:37. Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir.

    12:111 Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman eden bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir.


    Allah Kuranda her sey ayrintili olarak aciklanmisken, Namazi unutmus olmaasi düsünülecek sey degil! Anlasilan o ki, genel olarak Namaz dieye anlatilan sey, Islam diniyle alakasi yok, sonradan uydurulmus bir sey. Ve Kurandaki namaz diye cevrilen „Salaat“ kelimesinin gercek anlami uygulanmamakta. Salaatin gercek anlami ne oldugnu detayli ve acik bir sekilde Kuranda bulunmaktadir!
    Büyük bir iftira ve yalan atıyorsunuz.!Kur'an da namaz yokmuş da salatın anlamı değilmiş.Yahu namaz yoksa kurukuruya dua mı vardır?Salatin çok geniş anlamları vardır.Her bir ayette kendine has ayri bir anlam taşımaktadır.Bunu niye saklıyorsunuz...Türkçe'de bile bir kelimenin çok değişik anlamlar olduğunu bilmiyor musunuz kimi kandiriyorsunuz siz?.
    Ey beynamaz ve Kur'an düşmanları; açıkça bu münafıklık ve Kur'an'ı tahrif etmektir.Allah sizin şerrinizden bütün müslümanları korusun.Hadis düşmanlarını Allah kahretsin.Uyduruk hadislerin var olduğunu bizde biliyoruz ama sahih olanları inkar edenler peygamberimizi yalanlıyor demektir. Müslümanları Kur'an ile vurmaya çalıştığınızı biliyoruz.Sahi siz İslam'ın neresindesiniz?
    Last edited by FEDAKARADAM; 12. February 2011, 11:36 AM.
    Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

    Comment

    • FEDAKARADAM
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 418

      #17
      Cuma suresi'nin 9,uncu ayetinde; "İza nuudiye lisselati min yevmil cumuati" cümlesinde ki "selati'"nin anlamı namaz değil mi bre gafiller!Eğer değilse neye çağırılıyoruz o zaman?
      Ya İslam'la yükselir, Ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!...(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

      Comment

      • dost1
        Site Yöneticisi
        • Sep 2008
        • 1905

        #18
        Selamun Aleykum! Değerli Fedakaradam Kardeşim!

        Allah razı olsun . Düşüncelerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz. Paylaşımlarımızda hakaret içeren sözcükler kullanılmasa daha güzel olmaz mı?
        Düşüncelerimizi müzakere ederken müzakerede bulunduğumuz kişilere edep içerisinde hareket etsek ve fikre fikirle cevap versek daha güzel olmaz mı?

        Allah'ın vahyine uyduğunu belirterek Allah'ın vahyinden örnekler veren insanlara sarfedilen sözler "Ben müslümanım" diyen kişilere yakışır mı?

        Allah Resulunun hayatında, tebliğ ettiği vahye bağlı olan insanlara karşı sizin sarfettiğiniz türden sözler var mıdır?

        Rabbimiz, tüm inananlarına sevgi ve bilgi ile müzakere etmeyi nasip eylesin.
        Rabbimiz cümlemize de Resulu gibi vahyine uygun yaşayan kullarından eylesin.

        Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
        Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
        Sevgi,saygı ve muhabbetle.
        Allah'a emanet olunuz.
        Halil Ay

        Comment

        • aşık74
          Uzman Üye
          • Feb 2009
          • 294

          #19
          FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
          Büyük bir iftira ve yalan atıyorsunuz.!Kur'an da namaz yokmuş da salatın anlamı değilmiş.Yahu namaz yoksa kurukuruya dua mı vardır?Salatin çok geniş anlamları vardır.Her bir ayette kendine has ayri bir anlam taşımaktadır.Bunu niye saklıyorsunuz...Türkçe'de bile bir kelimenin çok değişik anlamlar olduğunu bilmiyor musunuz kimi kandiriyorsunuz siz?.
          Ey beynamaz ve Kur'an düşmanları; açıkça bu münafıklık ve Kur'an'ı tahrif etmektir.Allah sizin şerrinizden bütün müslümanları korusun.Hadis düşmanlarını Allah kahretsin.Uyduruk hadislerin var olduğunu bizde biliyoruz ama sahih olanları inkar edenler peygamberimizi yalanlıyor demektir. Müslümanları Kur'an ile vurmaya çalıştığınızı biliyoruz.Sahi siz İslam'ın neresindesiniz?
          Bir göz atın isterseniz !

          NAMAZ KELİMESİ NEREDEN GELİYOR?

          Namaz, Urduca ve Farsça'da "dua" anlamına gelir.
          Kuran inmeden önce "namaz" Pers'teki Zerdüştler (ateşe tapanlar) tarafından da uygulanıyor ve uygulanan bu "namaz" günümüz Müslümanlarının uyguladığı "namaz" ile çok büyük benzerlikler gösteriyordu.
          Aşağıdaki alıntı bir zerdüşt sitesinden namazın nasıl kılınacağını anlatıyor. Dikkat ederseniz bu ritüele başlamadan önce aynı şu an Arap dinini izleyenlerin uyguladığı gibi bir çeşit abdest alındığını görürsünüz.

          "Zerdüşt namazına başlamadan önce kişi; ellerini, ayaklarını ve yüzünü yıkar, başa takke veya başörtüsü giyip, güneşe doğru dönerek Ashem, Yatha, Kemna Mazda için dua eder.
          Bu namaz da ne tesadüftür ki günde tam 5 vakittir!
          Güneşin doğuşundan öğlen 12:40 'a kadar olan namaza Havan Geh, öğlen 12:40 ile 15:40 arasındakine Rapithavan Geh, 15:40 ile günbatımına kadarki namaza Ujiren Geh, günbatımından 24:40'a kadar süresi olan namaza Aiwisuthrem Geh denirken 24:40'dan güneşin doğuşuna kadar kılınması gereken namaza ise Ushahin Geh denir61. "

          Önemli bir nokta daha; İmam Buhari ve diğer hadis toplayanların hepsi o zamanlar zerdüştlüğün yaygın olduğu Pers asıllıdır.!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

          Comment

          • hiiic
            Uzman Üye
            • Mar 2010
            • 1980

            #20
            Sadece zerdüştler mi?

            Yahudilerde namaz kılarlar. Zaten bize de büyük ölçekle onlar zehir attılar.
            Kabede putperestlerin tapınış şekilleri (el açarak dua, şeytan taşlama v.s.) islama girmiş.
            Budistlerin "namaste" si vardır.. şivaya mı ne bi mavi bişiye tapıyorlar şirin baba gibi.
            mecusiler? hala kılarlar.


            Sonuçta aramızdaki karar bir gün Allah tarafından verilecek.. İyi iş karşılıksız bırakılmaz, kötü işte hesapsız.. batıl, uydurma, gereksiz ve içiboş amele gelince, o ameller boşa çıkacak, hiç de değeri olmayacak.

            Hûd 16
            İşte onlar, ahirette kendileri için ateşten başka hiçbir şeyleri olmayan kimselerdir; (dünyada) yaptıkları da boşa gitmiştir; yapmakta oldukları şeyler (zaten) batıldır.


            Acaba Salih sevaplı ve boşa gitmeye layık olmayan amel kuru kuruya yatıp kalkmak mı ?
            Yoksa SALATI (sorunların çözümüne yönelik zihni ve mali imarı üstlenmek, destek olmak) dimdik ayakta tutmak mı göreceğiz.

            Allah üzerimize şahittir. Bizi en doğru yol hangisiyse ona koysun, gönüllerimizi imanına ve islama ısındırsın. O hepimizi görür.

            Comment

            • aşık74
              Uzman Üye
              • Feb 2009
              • 294

              #21
              FEDAKARADAM Nickli Üyeden Alıntı
              Cuma suresi'nin 9,uncu ayetinde; "İza nuudiye lisselati min yevmil cumuati" cümlesinde ki "selati'"nin anlamı namaz değil mi bre gafiller!Eğer değilse neye çağırılıyoruz o zaman?
              cumua suresi 9 .ayet...

              Ey yaratıcılarına koşulsuz bir güvenle elçisiyle beraber olanlar! Toplantı gününde toplantıya sizde çağrılırsanız, toplumsal barışa katkıda bulunmak ve bununla ilgili bilgi ve bildirgeleri paylaşmak için diğer işlerinizi bırakıp gidin, bu gidiş sizin iyiliğinizedir. Toplantı bittikten sonra yine işinize yönelin. İşlerinizi yaparken yaratıcınızı her an yanınızda hissedin.de hep iyilikler kazanmayı dileyin.umduğunuz utku bu anlayıştadır.

              Comment

              • aşık74
                Uzman Üye
                • Feb 2009
                • 294

                #22
                Salat= Allah’ın yakını, yaranı, gözdesi olabilmek için yapılan doğru ve uygun eylemlerin tümü ve kişinin O’na yönelişi.

                Comment

                • aşık74
                  Uzman Üye
                  • Feb 2009
                  • 294

                  #23
                  Salat'ın kökü olan S-L-v'ın klasik Arapça lügatlarında birçok anlamı var, bu anlamları incelemeden önce geleneksel çevirilerdeki salat'ın Kuran baz alındığında tutarlı olup olmadığını araştıracağız.

                  Bazı ayetlerde salat kelimesini "namaz" olarak tercüme etmek uygun düşmüyor. Çevirmenler bunu fark ederek bazı cümlelerin anlam bütünlüğünü koruyabilmek amacıyla ya her zaman namaz olarak çevirdikleri kelimenin anlamını değiştirmişler ya da değiştirmeyerek ayetleri sağduyuya aykırı bir biçimde bırakmışlar. İşte bu tür ayetlere birkaç örnek:

                  02:157 İşte böyleleri üzerine Rablerinden salavat ( *salavat; salat kelimesinin çoğuludur. ) vardır, bir rahmet var. İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar.

                  Allah insanlar için namaz mı kılıyor? Dua mı ediyor?

                  09:05 O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları hapsedin, onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tövbe eder, namazı kılar ( EKAMUS SALATE ), zekâtı da verirlerse, artık yollarını serbest bırakın. Allah Gafurdur, Rahimdir.

                  Allah inanmayanların bağışlanması için namaz kılması gerektiğini mi söylüyor? Namaz kılmazlarsa öldürülecekler mi? Peki ya "namaz" kılıp da şirk koşmaya, putlara tapmaya devam ederlerse? Bu mantıklı geliyor mu size? Kuran dinde zorlama yok (02:256) demiyor mu?

                  Comment

                  • aşık74
                    Uzman Üye
                    • Feb 2009
                    • 294

                    #24
                    24:41 Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tespih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını
                    ( SALATE-HU ), kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir.

                    Kuşlar da namaz mı kılıyor?

                    09:103 Onların mallarından sadaka al, bununla onları (günahlarından) temizlersin. Onlar için dua et ( SALLİ ALEYHİM ), çünkü senin duan ( SALATEKE ) onlar için bir sükunettir. Allah işitendir, bilendir.

                    Bir kimsenin namazı / duası diğer kişilere nasıl sükûnet verebilir?

                    Comment

                    • aşık74
                      Uzman Üye
                      • Feb 2009
                      • 294

                      #25
                      08:35 Onların Beytullah yakınındaki namazları ( SALATUHUM ) da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkar etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!

                      Kâfirler dahi ıslık çalarak ve el çırparak "namaz" kılabilmektedir!

                      02:239 Eğer (herhangi bir şeyden) korkarsanız namazlarınızı yürüyerek yahut binmiş olarak kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman, siz bilmezken Allah' ın öğrettiği şekilde O'nu anın.

                      Yeryüzünde yürüyerek veya (deveye, vs.) binmiş olarak "namaz" kılabilen bir Müslüman var mı? Yürüyerek kılınabilen bir namaz neden ayakta da kılınmasın?

                      Comment

                      • aşık74
                        Uzman Üye
                        • Feb 2009
                        • 294

                        #26
                        70:19-35 Gerçek şu ki İNSAN PEK HIRSLI YARATILMIŞTIR. Kendisine fenalık dokununca basar bağırır. Ona imkan verildiğinde ise pinti kesilir. ANCAK ŞUNLAR ÖYLE DEĞİLDİR: NAMAZ KILANLAR, Kİ ONLAR NAMAZLARINDA DEVAMLIDIRLAR. Bunların mallarında belirli bir hak vardır: Yoksul ve yoksun için. Bunlar, ceza gününe içtenlikle inanırlar. Bunlar, yalnız Rablerinin azabından ürperirler.
                        Gerçekten de Rablerinin azabı emin olunmayacak bir azaptır. Bunlar, cinsiyet organlarını titizlikle korurlar. Ancak onlar, eşleriyle, imkânlarının sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar. Kim bunun ötesini isterse, işte böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir. Bunlar, kendilerindeki emanetlere ve ahitlerine sadık kalırlar. Bunlar, tanıklıklarını tam yaparlar. Ve bunlar, namazlarını-dualarını korurlar. İşte bunlar cennetlerde ikram göreceklerdir.

                        Dikkat edilirse Allah ayette insanların karakteristik özelliklerinden bahsediyor, inananların değil. Bütün insanoğlu Müslümanlar gibi "namaz" kılıyor mu?

                        Comment

                        • aşık74
                          Uzman Üye
                          • Feb 2009
                          • 294

                          #27
                          96:09-12 Gördün mü şu men edeni (engelleyeni), namaz kılarken bir kulu (namazdan)? Gördün mü, ya o doğru yolda olur, yahut tâkvayı emrediyorsa?

                          Bu sûre "oku" emri ile başlayan ve çoğu kaynağa göre Peygamberimize vahyedilen ilk sûre olan ALAK süresidir ve birinin namaz kılarken engellendiğinden bahsetmektedir. Bu mümkün müdür? Bir kimse evinde namaz kılsa onu kim engelleyebilir? Hani "namaz" Peygamberimiz miraca yükselirken emrolunmuştu?

                          Comment

                          • aşık74
                            Uzman Üye
                            • Feb 2009
                            • 294

                            #28
                            29:45 (Resulüm!) Sana vahyedilen kitabı oku ve namazını kıl. Muhakkak ki, namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah' ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.

                            Kılınan namaz insanları kötülüklerden uzaklaştırıyor mu? KESİNLİKLE HAYIR! Dünyada "namaz" kılıp masum insan öldüren, zina yapan, tecavüz eden, katil olan, hırsızlık yapan, kumar oynayan, adam dolandıran, mezardaki ölüden medet umup Allah'a şirk koşan kaç kişi vardır?

                            Kuran'ı Kerim'in indirildiği 23 yıl boyunca inananlar Peygamberimize bir çok konuda soru sormuşlar (Yasak aylarda savaşma, şarap ve kumar, kıyamet, ruh, dağlar, vb.). Fakat nedense kimse salat'ın ne olduğunu, eğer şuan ki çevrildiği gibi "namaz" demek ise hangi sûrelerin okunacağını, hangi namazın kaç rekât kılınacağı, neyin namazı bozup bozmayacağını, kılınmayan "namaz"ların kaza yapılıp yapılmayacağını sormamıştır. Örneğin Allah orucun kaza yapılabileceğini söylediği halde salat'ın kazasından hiç bahsetmemiştir.

                            Comment

                            • aşık74
                              Uzman Üye
                              • Feb 2009
                              • 294

                              #29
                              dua, dua etmek; yalvarma, yakarış; konuşma, söylev, nutuk; övgü, methiye; nimet; meydana getirmek, sebep olmak; yakından takip etmek, izlemek, uymak, bağlı kalmak; irtibata geçmek veya irtibata geçilmek; hayvanın kuyruğunun çıktığı yer, but.

                              Örneğin bir at yarışında ilk atın peşinden bir burun farkıyla giden ata, el-musalli (yakından izleyen) denir. "Musallin" (çoğulu) Kuran'da 70:22, 74:43 ve 107:04 numaralı ayetlerde geçer.

                              75:32'den de salat kelimesinin "izlemek, uymak" anlamına geldiğini görebiliriz çünkü "yüz çevirme" kelimesinin tam zıttına konmuştur.

                              * Bu ayette salât kelimesi fiil olarak (salla) kullanılmıştır.

                              75. Ayet:

                              31. İşte o, doğrulamamış, namaz kılmamıştı?

                              32. Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti

                              Ayete bakarsak saddaka (doğru kabul etti) kelimesinin altında kezzebe (yalanladı) kelimesi; salla (?) kelimesinin altında ise tevella (uzak durdu / yüzünü çevirdi) kelimesini görürüz.

                              75:31İşte o, (Peygamberin getirdiğini) doğru kabul etmemiş, (ona) uymamıştı / bağlanmamıştı / kendini adamamıştı da.

                              75:32 Yalan saymış ve yüz çevirmişti.

                              Kur'an'da inananların peşinden gittikleri kitaba salat denmiştir. Örneğin Şuaybın salatı (ardınca gittiği şey) onun kavmine emirler verebilmektedir. Namaz anlamındaki salat bunu yapamaz. Yani salatı ikame etmek = zikrin peşinden gitmektir. Bu ayetler bunu en güzel şekilde ispatlamaktadır:

                              Yasin 11: ...İnnemâ tunziru meni-ttebe?a-zzikra vehhaşiye-rrahmâne bilgayb(i)...

                              Anlamı: Sen ancak şu kimseyi uyarırsın: Zikr'e tabi olanları ve Rahman'dan içten çekinnleri...

                              Fatır 18: ...innemâ tunziru-llez.îne yah.şevne rabbehum bilg.aybi veekâmû-ssalâ(te)...

                              Anlamı: Sen ancak şu kimseleri uyarırsın: Rablerinden içten çekinenleri ve salatı ikame edenleri...

                              Yine "ikame" fiiliyle Yahudilerin ve Hıristiyanların kendilerine indirilene uymadıkları şöyle bildirilmiştir:

                              Velev ennehum ekâmû-ttevrâte vel-incîle vemâ unzile ileyhim min rabbihim...
                              05:66 Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni ikame etselerdi / ayakta tutsalardı / uygulasalardı...

                              Comment

                              • aşık74
                                Uzman Üye
                                • Feb 2009
                                • 294

                                #30
                                Bir örnek daha:

                                19:60-61Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar salât'ı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. Ancak tevbe edip, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir. Bunlar, cennete, girecekler. Ve bir haksızlığa uğratılmayacaklardır.

                                Bu ayete göre kişi salât'ı bırakınca nefsini izliyor. Peki neyin izlenmesi gerekiyor, cevap açık değil mi?

                                Kuran'da genel olarak salat'ın iki anlamı kullanılmıştır: ahde yani Kur'an'a bağlılık, ona uygun yaşama, ilahi emirleri yerine getirme; diğeri ise peygamberin Kur'an okuyarak belli saatlerde yerine getirdiği "bağlantı / söylev". Peygamberin yaptığı söylev de Allah ile yapılan ahde bağlılık olduğundan bir çeşit bağlılıktır.

                                İLK ANLAM: BAĞLILIK



                                Allah tüm peygamberlerin ve getirdikleri kitaplara iman edenlerin mîsakını almış olmaktadır. Eski Ahit ve Yeni Ahit'e bakarsanız Kuran'da ehli kitaba da emredildiği söylenen namazın izine birkaç zorlama yorum hariç rastlamak mümkün olmayacaktır ama "akde bağlı kalın" sözü çok geçer. Kuran'da da sözü geçen bu mîsaklara bir göz atalım:

                                İsrailoğullarının Mîsakı / Sözü:

                                5:7 Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve sizi bağladığı mîsakını / sözünü unutmayın. Hani, "İşittik, boyun eğdik!" demiştiniz. Allah'tan korkun. Allah, göğüslerin içindekini çok iyi bilir.

                                5:12 Yemin olsun ki, Allah İsrailoğullarının mîsakını almıştı da içlerinden on iki temsilci göndermiştik. Allah şöyle demişti: "Ben sizinle beraberim. Bağlantıyı / bağlılığı ayakta tutarsanız, arınma gösterirseniz, resullerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah'a güzel bir biçimde borç verirseniz, kötülüklerinizi elbette örteceğim ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere elbette koyacağım. Artık bundan sonra küfre gideniniz yoldan sapmıştır."

                                02:43 (Ey İsrailoğulları) Bağlantıyı ayakta tutun / koruyun, arınma gösterin; tevazu gösterenlerle tevazu edin.

                                Ayette gelenekçilere göre sadece "namaz kılın" emri geçmiş. İsrailoğullarının bu emirden ne anladığını bilemiyoruz tabii.

                                02:83 İsrailoğullarından şöyle bir SÖZ [mîsak] de almıştık: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. Bağı / bağlantıyı ayakta tutun, arınma gösterin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hala da yüz çevirip duruyorsunuz.

                                04:162 Ama onların (İsrailoğullarının) ilimde derinleşmiş olanları ve müminler, sana indirilene de senden önce indirilene de inanırlar. Bağlılığı korurlar ve arınma gösterirler, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar. İşte bunlara yakında büyük bir ödül vereceğiz.

                                Yukarıdaki ayete Ehli Kitap da Allah'a inanıp, (müslüman) namazını kılar ve (müslüman) zekatını verirse cennete gidebilecek. Halbuki ayeti bu şekilde tevil etmek başka ayetlerle çelişki yaratır:

                                02:62 Şu bir gerçek ki, iman edenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sâbiîlerden Allah'a ve âhiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rableri katında kendilerine has ödülleri olacaktır. Korku yoktur onlar için, tasalanmayacaklardır onlar.

                                Kuran'a ve önceki kitaplara iman bu üç dinde insanlardan istenen ORTAK şeydir farklı olan bu üç dinin dua şeklidir. Yahudiler Hz. Musa tarafından öğretilen duaya mı (var olduğunu kabul ediyoruz) devam edecekler, yeni Müslüman namazına mı? Hz. İbrahim'den bu yana gönderilen mesajın değişmemesine rağmen dua şeklinin her peygamberle değiştiğine inanmak saflıktır.

                                42:13 Sizin için, dinden, NUh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, MUsa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.

                                Hristiyanların Mîsakı:


                                05:14 "Biz Hıristiyanlarız!" diyenlerden de mîsaklarını almıştık. Onlar da öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular.

                                İnananların Allah'a karşı Mîsakı:

                                13:19 Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi, kör olan biriyle aynı mıdır? Sadece aklı ve gönlü işleyenler düşünüp ibret alır.

                                13:20 İşte bunlardır, Allah'a verdikleri söze sadık kalanlar ve antlaşmayı [misak] bozmayanlar.

                                13:21 Onlar, Allah'ın bağlamayı [yusele] emrettiği şeyi bağlarlar [yasilun], Rablerinden korkarlar ve hesabın kötüsünden ürperti duyarlar.
                                13:22 Onlar, Rablerinin yönünü arzulayarak sabrederler, bağlılığı / bağı ayakta tutarlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık dağıtırlar ve kötülüğü güzellikle savarlar. İşte bunlar içindir ölümsüz yurt.

                                Aşağıdaki ayette de insanlardan farklı bir şey istenmiyor: "İman edin ve ahdi koruyun!".

                                57:07 Allah'a resulüne iman edin; sizi üzerinde buyruk sahibi yaptığı şeylerden başkalarına bol bol verin! İçinizden iman eden ve infakta bulunanlar için çok büyük bir ödül vardır.

                                57:08 İman sahipleri iseniz size ne oluyor da Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysaki Resul sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor, sizden kuvvetli bir söz de almıştır.

                                Comment

                                Working...