Tevbe Suresi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • galipyetkin
    Uzman Üye
    • Sep 2011
    • 1389

    #16
    Sayın Pramid'in bize sunduğu bir alıntı var. Sitemizin İman Bölümünün Şirk ve Müşrikler alt bölümünde ''İL-ELL KÜLTÜRÜ VE ŞİRK. Şu anda ''son konular'' kısmında da yer alıyor. Oradan alıntılıyorum:

    ''EL /İLL İNANCI

    El / İll: Esasında keskinlik veya parlaklık mânâsından alınarak feryad, YEMİN, AHİT ve yakınlık anlamlarına kulanılan bir kelimedir. İbranice "ill" Arapçalaşmış olarak "ilâh" anlamına geldiği de söylenmiştir. BU TAKDİRDE ALLAH ADINA YAPILMIŞ OLAN YEMİN demek olur. Allahın kendine koyduğu bir isim yoktur ama kuranda kendini esma'ül hüsna ile tanıtır.

    De ki: "İster Allah diye çağırın, ister Rahman diye: O'nu hangi isimle çağırırsanız çağırın, (O hep Birdir; ve) bütün güzel ve üstün nitelikler O'nundur". (O'na dua et, ama) duanda sesini fazla yükseltme, çok fazla alçaltma da, ikisinin ortası bir yol tut;(İSRA 110)
    İLL/-EL inançları bir çok Bozulmuş dini kavramların içinde vardır........''

    Kur'an'da geçen ''mescid-il haram'' ise bozulmamış-orijinal bir ifadedir. Bu nedenle bu terim içinde geçen ''il'' ifadesi ''Allah adına yapılan yemin- ortak toplumsal hareket tarzı'' manasındadır.

    ''mescid'', bina -mahal manasının yanında insan unsurunu da içerir.

    ''haram'' kelimesi de ''harim'' ve ''harem'' kıraatları ile ''ortaklık'' ve ''dışarıya kapalılık'' anlamına, yani kendi işlerini ve ihtiyaçlarını ortaklaşa yerine getiren, dışarıdan yardım almayan kollektif yaşam anlamınadır.

    Toparlarsak bize göre ''mescid-il haram'' bir mahalde (havra veye manastır gibi kapalı bir yerde ve ''Medine'' gibi açık mahalde) toplumca-kollektif (kadın erkek ayrımsız),iffetli bir ekonomik ve sosyal yaşamdır. Fetih Suresi 25. ayete göre Mekke Toplumu içinde, bu tür yaşamı yerine getiren bir kesimin varlığını tesbit edebiliyoruz.

    İşte Mekke'nin fethinde yapılan antlaşma, müşrik olmalarına rağmen Mekke toplumunun nimete nankörlük etmeyen-iffetli, insanlar arasında kıst'ı uygulayan yani ''mascid-il haram'' istikmetinde yaşayan bu kısmı ile yapılan antlaşmadır.

    Bu durumda Tevbe suresinin 1. ayeti ile bütün müşriklere bir ültimatom verilip, 7. ayeti ile de bu müşrikler arasından ''mescid-il haram'' istikametinde yaşayan müşriklerle de bazı şartlar ve tehditler ortaya konularak bir antlaşma tapılmıştır.

    Antlaşma yapılan kesime Uluhiyette kıst'ı, diğerlerine de hem Uluhiyette, hem de insanlar arsında kıst'ı uygulamaları için 4 haramlar diye çevrilen "erbaatün hurumun/hac için gelen müşriklere müslümanlara tehlike yaratmadığı müddetçe can güvenliği ve de islamı seçme ve seçmeme hakkı da tanınıp, bu sürede müşriklere karşı davranma yasağı da tanınarak, Ezan ile tümü Hacc-ı Ekber'e davet ediliyorlar ki İslamı öğrenip din edinsinler.

    Amaç:
    Haşr-9'da ifadesini bulan şartlarda, Mekke'yi ''Medine sosyal ve ekonomik yaşamına'' erdirmek; ''Medeni İnsan'' yetiştirmek.

    Netice:
    1-Hacc-ı Ekber'in muhatapları müşriklerdir.
    2-Eğer Müslümanlar şirk alemiyle bir anlaşma-sözleşme yapacaksa, ''mescid-il haram istikametinde'' yaşam sürdürenlerle yapılacaktır.

    Saygılarımla.
    Galip Yetkin.
    Last edited by galipyetkin; 19. April 2016, 05:52 AM.

    Comment

    • Hasan Akçay
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 826

      #17
      Merhaba.

      "Mescidil Harâm"la ilgili baska iddialar da var. Örnegin, kendisi burada olmadigi icin adini vermiyeyim, Arapca bilgisi Türkcesinden daha iyi olan bir kardesimiz "Mescidil Harâm, mescid degil Mekke kentinin kendisidir," diyordu. Simdi görüyorum ki hayal gücü o kardesimizin hayal gücünden daha yaman olanlar varmis.

      O kardesimiz daha bir sürü iddia öne sürüyordu.

      Örnegin SALÂT Kur'an dersidir, diyordu; HAC dinî konferanstir, ORUC Bakara 185'in ilk muhataplarina verilmis olan bir seminer olup orada baslamis, orada bitmistir.

      Kisacasi Islamda ibadet mibadet yoktur; namaz yoktur, hac yoktur, oruc yoktur...

      Bu iddialar yalnizca birer kurgu. Hani ucuk kacik denir ya, aynen öyle. Kur'an ayetlerini kanit göstererek anlatmaya calistim. Örnegin Nisâ 101-103'teki salâtin cephede ikame edildigine dikkat cekerek "Cephe can pazaridir; orada can alinir, can verilir; ne Kurân dersi ne baska bir ders hicbir ders verilemez," demek zorunda kaldim.

      Asker kökenli oldugumu biliyordu. Askerlikle ilgili bir gercegi ortaya koyarsam inanir diye düsündüm. Ama o kardesimiz gitti iste baska bir kardesimiz geldi. Degmezmis. En iyisi "Herkes kendi yoluna!" demek.

      Sevgi ile,
      Hasan Akcay
      Last edited by Hasan Akçay; 29. April 2012, 03:52 AM.

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #18
        NESİ:

        Nesi, çalıştırılan işçilerin ''hak ediş''lerine el koymak, ellerine geçmesini önlemek için patronların lehine uydurulmuş bir yöntemdir.

        Say yani çalışma hayatı, hafta 7 gün baz alınarak, İslam'da bu ''tam hafta''-7 gün olarak tanzim edilmiş olup hafta tatili yoktur. Faizin, rantın, emek karşılığı olmayan gelirin ''haram'' olması nedeniyle de işçi çalıştırma da yoktur; ancak üretilende veya 'gelir eşit' bölünmek üzere yardımcı veya ortak alınabilir.

        Yahudi'lere göre Allah Kainatı 6 günde yaratmış ve 7. gün istirahate çekilmiştir. Bu uydurduklarını kendi kendilerine mesaj diye algılamışlar, böylece Yahudi'ler çalışma hayatlarını buna göre düzenlemişler ve haftanın 7. günü kabul ettikleri cumartesi gününü kendilerine tatil-istirahat günü diye kabul etmişlerdir. O gün bir iş yapmazlar. Bu onlar için bir sevap,çalışmak büyük günahtır. Buna ''sept günü'', bunu uygulayanlara da '' ashab-ı sept'' deniliyor.

        Kur'an'ın anlatımından anlaşıldığına göre balıkçı köyündeki Yahudi'ler istirahat ettikleri 7. gün tayfalarına hak ettikleri 6 günlük ''hak ediş''lerini ödememek için teknelerini ve donanımlarını tayfalarının istifadelerine bırakmıştır. O gün tayfaların tuttuklarının tümü kendilerinin olacak ve geçmiş 6 günlük paylarına sayılacaktır. Böylece patronların cebinden bir şey çıkmayacak, kendileri çalışmadıklarından sevap işlemiş olacak hem de istirahat etmiş olacaklardır.

        Yahudi'ler, tayfaların cumartesi tutacaklarına dahi göz dikmiş, haset etmişler, acaba diğer günlere göre balık bolluğu olmuş mudur diye tayfaların bu haklarına hürmetkar olmamışlardır.

        Karada ise tarlalardan, bahçelerden, ''hayvanlardan'' senede bir elde edilen semereler yönünden de işçiler 6 sene ücretsiz veya paysız sahiplerine çalıştırılır, 7. sene de semereler çalışanların olurdu.

        İşte ''nesi'', emekçilerin haklarına hürmet etmek yerine el koyabilmek için uydurulmuş bu sitemi Sayın Hasan Akçay, sitemizin 'Kur'an Merkezli ve Allah Odaklı İman' bölümü, 'Hangi Gece El Kadir'in Değil' kısmında, 2.sahifede bu durumu tesbit etmiş, bunu da ''nesi'' olarak nitelemiştir. O izaha bakın:

        ''7 bitek kameri yıl :
        13 Muharrem 623'te (17.Temmuz.623) başlar,
        13.Muharrem.630'da (2.Mayıs.630) biter.
        Yani 7 bitek kameri yıl Mayıs'ın ortasına bile varmadan sona erer; ne var ki o anda ekinler henüz başak vermemiştir, o ürün alınamaz.''

        Yani işçiler kendilerine ayrılmış olan 7.yılda haklarını alamazlar. Alabilecek olsalar dahi ayları kaydırarak yine haklarına el konulur. Emekçileri, yemek kapmak için oynatılan maymunlara çeviren patronlara Allah'ın hitabı malum (Bakara-64).

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin.
        Last edited by galipyetkin; 30. April 2012, 01:23 AM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #19
          Merhaba.

          Nesi, çalıştırılan işçilerin ''hak ediş''lerine el koymak, ellerine geçmesini önlemek için patronların lehine uydurulmuş bir yöntemdir.

          Sayin Galip Yetkin,
          size göre nesinin gerekcesi bu olabilir ama
          ben basit düsünen biriyim;
          Allah ne diyorsa ona inanirim.

          Allah ise diyecegini Tevbe 37'de diyor:

          NESÎ katmerli küfürdür
          Kafirler onunla saptirilirlar
          ki onu bir yil uygular, bir uygulamazlar...


          Nicin?

          Allah'in haram kildigini iddete uydurmak suretiyle helal ilan etmek icin -li yuvâtiû iddete mâ harremallâhu fe yuhillû mâ harremallâh...

          Iddetin bir önceki ayette gecen "dolunaylarin iddeti" ifadesinde kullanilmis oldugu dikkate alinirsa nesînin gerekcesi acik ve net olarak görülür:

          Allah neyi yasakladiysa onu,
          örnegin yasak dönemde av hayvani öldürmeyi (Mâide 2, 95),
          helal ilan etmek.

          Yani işçiler kendilerine ayrılmış olan 7.yılda haklarını alamazlar.

          Kusura bakma güzel kardesim,
          bu da cok derin bir iddia. Benim basit düsünen kafamin kapsama alanina girmiyor.

          Yûsuf sûresinde anlatildigi üzere
          Allah'in tanidigi yedi bitek yil (seb'a sinîn)
          yalnizca iscileri degil yasayan herkesi
          etkiler.

          "Seb'a sinîn"deki SENE kelimesini SEMSÎ yil diye anlar da ona uyarsaniz size taninan 7 bitek senede 7 ürün alirsiniz; yok KAMERÎ yil diye anlayip ona uyarsaniz süreniz 3 ay kisalir. Yani 1 mevsim. 1 ürün mevsimi. O ürünü alamazsiniz. Acliktan ölürsünüz.

          Benim basit düsünen kafam bunu aliyor. Daha ötesini benden bosuna beklemeyin.

          Sevgi ile,
          Hasan Akcay
          Last edited by Hasan Akçay; 30. April 2012, 06:40 AM.

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #20
            Sayın Hasan Akçay.

            ''Nesi katmerli küfürdür'' deyip Kur'an'da yazılı olanı getirip önümüze koyuyorsunuz da, 1. kat küfürü ve üstüne gelen katmerin ne olduğunu izah etmiyorsunuz.

            Bunu anlatın bize.

            Sayın Hasan Akçay.

            Diyorsunuz ki ''Allah neyi yasakladıysa onu; örneğin yasak hayvanı öldürmeyi(Maide-2,95)''
            Siz Mekke'ye gittiniz. Hangi av hayvanını tesbit ettiniz? Tanıştığınız avcılar var mı? Bu ayetler hacca gidenlerin arasında ''gitmişken biraz da av hayvanı avlanırız'' diyen avcılara mı hitap ediyor?

            ''Avlanma'' ifadesi ile ne ifade edilmek isteniyor?

            Bunu anlatın bize.

            Sayın Hasan Akçay.

            Diyorsunuz ki: ''Yusuf suresinde anlatıldığına göre, Allah'ın tanıdığı yedi bitek yıl yalnızca işçileri değil, yaşayan herkesi etkiler.''

            Güzel bir tesbit

            İyi......., Güzel.......,

            Fakat,

            Allah'ın ''tanıdığı'' ''yedi kurak yıl'' da herkesi etkiler.

            Eeee..., Sonra....

            Bize bu sonra'yı anlatın.

            Sayın Hasan Akçay.

            Yusuf Peygamber kuraklık badiresinden halkı kurtarmış.

            Bu da tamam.

            Ama nasıl?

            Bunu anlatın bize.

            Sayın Hasan Akçay.

            Ne yapmıştır Yusuf Peygamber? Yöntemini anlatın bize.

            ''Kur'an ne derse o''. O ne ise onu anlatın bize. Kur'an'ı tarih kitabı gibi okumak veya aktarmak değildir müslümanlık. Müslümanlık Yusuf Peygamber'in çözüm yönteminde.

            O'nu anlatın bize.

            Yedi bitek yıl-yedi kurak yıl tesbitinizi herkes Kur'an'da okuyor. Ama Yusuf Peygamber'in kurtuluş reeçetesini okuyamıyor.

            O'nu anlatın bize.

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 2. May 2012, 01:44 PM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #21
              Merhaba sayin Galip Yetkin. Nasilsiniz?

              Talep ettiginiz aciklamayi
              yapmaya calisayim:

              1. kat küfürü ve üstüne gelen katmerin ne olduğunu izah etmiyorsunuz. NESÎ küfrünü isleyenler, ayette belirtildigi üzere, kafirlerdir -ellezîne keferû. Ahrete inanmayan, dolayisiyla hesaba cekilmeyeceklerini sananlar. Bundan benim anladigim, birinci küfür: ahret yaptirimini inkar, onun üstüne gelen küfür: nesî.

              Siz Mekke'ye gittiniz. Hangi av hayvanını tesbit ettiniz? Mekke dahil, hic bir kentin icinde av hayvani olmaz. Cevrede ise elbet vardir. CAGRI filminden aklimda kalan, Hz Hamza'nin ilk görünüsü avdan döndügü andir.

              Bu ayetler hacca gidenlerin arasında ''gitmişken biraz da av hayvanı avlanırız'' diyen avcılara mı hitap ediyor? Hayir. Avlanma yasagi ile ihram giyilerek yapilan haccin ilgisi yok.

              Mâide 2: Size helal oldugunda avlanin -iza haleltum... (Ihram üretmek icin carpitilacak kelime yok burda.)
              Mâide 95: size yasak oldugunda av hayvani öldürmeyin - ve entum hurum

              Mâide 2'de söylenen ne ise 95'te söylenen de o. Ihram 2'de yok, 95'te de yok.

              Kaldi ki ihram yalnizca Mekke'de yalnizca iki gün giyiliyor ve hayvan öldürmeyi yalnizca Mekke'de yalnizca iki gün yasakliyor. Hayvanlarin üreme mevsiminde uyulan avlanma yasagi ise evrenseldir, dünyanin her yerinde aylar aylar sürer.

              ''Avlanma'' ifadesi ile ne ifade edilmek isteniyor? Ben "Allah av hayvani öldürmeyin, diyor ama baska bir sey demek istiyor," diye Allah'a müdahale etmekten yana degilim. Allah ne diyorsa o. "Av hayvani öldürmeyin!" diyor; o halde "Av hayvani öldürmeyin!" demek istiyor.

              Kur'an'ı tarih kitabı gibi... aktarmak değildir müslümanlık. Güzel bir elestiri. Tesekkür ederim. Mekke'nin fethedildigi yili neden tarih gibi anlattigima gelince, cünkü haram aylar o sayede daha kolay ortaya konuyor.

              SEHRU RAMAZÂN, sicak dolunay demek. Olaylar o sicak dolunayda basliyor (Tevbe 2) ve cehennem gibi sicak (Tevbe 81) bir havada cikilan savas yolculuguna uzaniyor.

              Müsriklerle Mescidil Harâm'da yapilan, süresi dört dolunay olan (Tevbe 2) ve haram dolunaylar cikinca sona erecek olan bir ateskes andlasmasi var. Acik ve net. Gökteki haram dolunaylar, uyduruk kamerî yildaki haram aylarin aksine, vakten sabittir ve ardardina gelirler.

              Yusuf Peygamber kuraklık badiresinden halkı (nasil) kurtarmış. Yûsuf sûresinden anladigim, halkin yemeye ihtiyac duydugu az miktarin disindaki tahili basaginda birakmis; onu kurak dönemde halka vermis. Bir bedel karsiligi ya da bedelsiz. Yani sosyalizm uyguladiysa ona da eyvallah. Ama konumuz o degil. Konumuz: NESÎ.

              NESÎ: "dolunaylarin iddeti"ndeki son dolunayi bir sonraki iddete ertelemek* suretiyle yasak dönemi oynatip hükümsüz hale getirmek.

              Sevgi ile,
              Hasan Akcay

              ______________________________

              *21 Haziran’dan sonraki ilk dört dolunay haramdir. "Her bölgenin iklimi göz önüne alinarak yasak dönemde ayarlama yapilabilir mi?" de ayri bir konu. Ama yasak dönemde avlanmak haramdir (Mâide 2, 95).

              Asagidaki iki iddetten ilkinde 12 dolunay var, ikincisinde 13.

              Iddet I’in son dolunayi
              iddet II'ye ertelenirse
              iddet II'nin dört haram dolunayindan biri
              haramliktan cikar.

              On iki dolunayli "kamerî yil"i uydurmak ugruna on ücüncü dolunaylar ertelenirse NESÎ küfrü otomatige baglanir. Kamerî yilcilarin yaptigi iste bu. Nesî küfrünü otomatige baglamislar.

              http://www.timeanddate.com/calendar/...?year=2012&n=0

              I
              1.3 Tem 2012
              2.2 Agu
              3.31 Agu
              4.30 Eyl
              5.29 Eki
              6.28 Kas
              7.28 Ara
              8.27 Ocak 2013
              9.25 Sub
              10.27 Mar
              11.25 Nis
              12.25 May

              II
              1.23 Haz 2013
              2.22 Tem
              3.21 Agu
              4.19 Eyl
              5.18 Eki
              6.17 Kas
              7.17 Ara
              8.16 Ocak 2014
              9.14 Sub
              10.16 Mar
              11.15 Nis
              12.14 May
              13.13 Haz
              Last edited by Hasan Akçay; 3. December 2014, 09:00 AM.

              Comment

              • galipyetkin
                Uzman Üye
                • Sep 2011
                • 1389

                #22
                Sayın Hasan Akçay.

                Açıklamalarınız için teşekkürler.

                Görüşlerinize hürmet gösteriyor, üzerlerinde bir tartışma yaratmak istemiyorum.
                Siz olguyu "ay" üzerinden, biz ise geçen yazımızda "hafta" ve "yıl" üzerinden açıkladık. Ne var bunda?

                Ben, Maide-2'yi, içeriğini, konu bütünlüğü içerisinde değerlendirdiğimde, avlanmamayı nasıl bazı şeylere hürmet gösterilmesi ayet içinde istenmişse, (dört ay denen) eşhurul hurumu denilen (her sonraki müşrik neslin islamı seçebilmesi için) sonu açık bir zaman bağlı bir ateşkes ile Hac ile ve hac müddetince (islam şeriatını) seçme veye seçmeme hakkı verilmiş olanların, bu haklarına hürmet gerektiğini, eğer onlar aleyhine ileri sürülebilecek bir hak var ise, bu asayiş halinden istikrar haline geçinceye kadar ertelenmesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu müddet sonunda ya islama girecekler ve yolları açılacak, ya da anlaşmayı bozup da aleyhte hareket ederlerse Tevbe-5'teki muamaleye maruz kalacaklar. Yani ya islamı kabul edecekler yada etmeyip islam şeriatına uygun olarak müslümanların arasında azınlık olarak yaşayacaklar, yeter ki aykırı olmasınlar.

                Saygılarımla.
                Galip Yetkin.
                Last edited by galipyetkin; 19. April 2016, 11:35 AM.

                Comment

                • Hasan Akçay
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 826

                  #23
                  Taner Nickli Üyeden Alıntı
                  “Erteleme, geciktirme” demek olan النسيئ [nesî’], Arapların haram aylara riâyet etmekten kaçınmalarını, yozlaştırma çabalarını ifade eder. Bu konuyu da Merhum Mevdûdî ve Kurtubî'nin tesbitleriyle sunuyoruz:

                  Putperest Araplar nesî’ uygulamasını iki şekilde yapıyorlardı. Ne zaman işlerine gelse bir haram ayı; kendi arzularına göre savaş ve intikam için adam öldürmenin helâl olduğu normal bir ay gibi kabul ediyorlardı. Daha sonra haram ayların sayısında oluşan eksikliği tamamlamak üzere, bu ayın yerine başka bir ayı haram ay ilan ediyorlardı.

                  Nesî’nin ikinci şekli ise, ay yılı ile güneş yılını dengeye getirmek için yıla bir ay daha eklemeleriydi. Böylece hacc, her yıl aynı mevsime denk geliyor...
                  başka bir ayı haram ay ilan ediyorlardı

                  Allah'in belirledigi haram ay yerine öteki aylardan birini haram ilan etmek ziyadetun fîl kufr yani "küfürde ileri gitmek"tir. Tamam. Ama o küfür ASIL kamerî yil sayesinde isleniyor.

                  Bi daha açiklamaya çalisayim.

                  Kamerî yila ait aylarin her biri yaklasik 29.5 gündür
                  (29 gün 12 s 44 dk 3 sn...)

                  KAMERî YIL = ay dünyayi 12 kez dolandiginda geçen zaman = 354 gün
                  SEMSî YIL = dünya günesi 1 kez dolandiginda geçen zaman = 365 gün

                  365 - 354 = 11

                  Ayin dünyayi 12 kez dolanmasi tamamlandiginda
                  dünyanin günesi 1 kez dolanmasi henüz sona ermemistir;
                  sona ermesine daha 11 gün var.

                  Iste artan o 11 günler birikerek 29.5 güne yetip artacak sayiya ulastiginda örnegin 11 + 11 + 11 = 33 gün oldugunda

                  33 günün 29.5 günü
                  Yûnus Emre'nin deyimiyle

                  ete kemige bürünür
                  1 ay diye görünür.

                  Siz o aya ister ARTIK AY deyin ister ONÜÇÜNCÜ AY
                  o ay Tevbe 36'da IDDET EŞ-ŞUHÛR diye geçen "aylarin süresi"ne eklenir
                  ve o IDDET böylece 13 aya sahip olur.

                  Allah'in gökleri ve yeri yarattigi gündeki yazisidir bu
                  yani Allah'in hükmü.

                  Eklenir de nolur?

                  Iddetin aylari ve haram aylar
                  vakten SABiT hale gelir.

                  Örnegin
                  herkesin bildigi bi vakit olan yaz dönümü (21 Haz)
                  iddet baslangici olarak alinirsa
                  ilk dolunayin asagidaki 5 yila ait tarihleri:

                  15 Tem 2011
                  03 Tem 2012
                  23 Haz. 2013
                  12 Tem 2014
                  02 Tem 2015

                  Daima ama daima yaz mevsiminin içinde,
                  daima ama daima yaz mevsiminin basinda...
                  vakten SABiT.

                  Niçin?
                  Çünkü Allah "artik ay"i devreye sokmustur.

                  Bakar misiniz.

                  2, 1'den 11 gün erken;
                  3, 2'den 11 gün erken;
                  4, 3'ten...?
                  5, 4'ten 11 gün erken.

                  11 gün erken gelmeler
                  zincirleme gerçeklesip dururken
                  zincir 4'te kopuveriyor.

                  4, 3'ten 19 gün geç.

                  Bu demektir ki
                  23 Haz 2013'te baslayan IDDET 13 aya sahiptir;
                  devreye o ARTIK AY girmistir.

                  Bkz. Bir önceki iletim.

                  *

                  Kamerî yil
                  ziyadetun fîl kufr, "küfürde ileri gidis"tir;
                  müslümanlarin savunacagi bi sey degildir.

                  çünkü
                  gökte Allah'in düzenledigi aylarin vakten SABiT olmasina inat
                  kamerî yilda beşerin düzenledigi aylar vakte OYNAK haldedir.

                  Böylece hacc, her yıl aynı mevsime denk geliyor...

                  "Simdi hac her mevsimde yapiliyor, ne güzel!" diye övünecegimize
                  "Simdi hac Allah'in belirledigi mevsimde yapilmiyor!" diye dövünmeliyiz
                  eger gerçekten müslümansak.

                  Haccin bir şu mevsime bir bu mevsime denk getirilmesi,
                  orucun bir şu mevsimde, bir bu mevsimde, bir o mevsimde tutulmasi
                  avlanma yasaginin ilgisiz ve gereksiz vakitlere kaydirilmasi

                  Allah'a inat gitmektir.
                  Last edited by Hasan Akçay; 10. December 2014, 04:23 AM.

                  Comment

                  • Hasan Akçay
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 826

                    #24
                    Nesî’nin ikinci şekli ise, ay yılı ile güneş yılını dengeye getirmek için yıla bir ay daha eklemeleriydi.

                    "Artik yil"i devreye sokarak
                    ay yili ile günes yilini
                    ALLAH dengeye getiriyor.

                    Cahiliye müsrikleri de yaptiysa bunu
                    kötü mü olur Allah'in yaptigi?

                    Comment

                    • galipyetkin
                      Uzman Üye
                      • Sep 2011
                      • 1389

                      #25
                      Deveye hendeği bu yazdıklarımızın cevablarını aldıktan sonra atlatacağız.

                      Tevbe Suresi 36. ayet Sayın Taner'in verdiği mealden alınmıştır.Meal şöyledir:

                      "36. Şüphesiz Allah katında; gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah'ın yazısında, ayların sayısı, ay olarak on ikidir. Bunlardan dördü haramlardır. İşte bu koruyan dindir. Bu sebeple onlarda [haram aylarda] kendinize zulmetmeyiniz. Ve sizinle toptan savaşan müşriklerle siz de toptan savaşın. Ve şüphesiz Allah'ın muttakiler ile beraber olduğunu bilin."

                      Ayette oniki olan ayların dördünün haram olduğu söylenmesine rağmen bu ayların hangileri olduğu belirtilmediğine göre buradaki niteleme dört rakamı mıdır, yoksa başka bir şey mi ima edilmiştir?

                      a) "dört" rakam olarak belirtildi ise bu aylar niye belirtilmemiştir?
                      Hangileridir?
                      Niye?
                      Bunları nasıl bu rakamın içine aldınız?
                      Sırası var mı?
                      Kriterler ne?

                      b) Ayların "haram" olması ne demektir.

                      c) Bu güne de hitap ettiğine göre bu ayların ve bu ayların ayrık tutulma kriterlerinin sizin yönünüzden değerlendirilmesi?

                      ç) "İşte bu dini kayyimedir" dendiğine göre 12 ayın içinden 4 tanesinin haram ay olduğunun söylenmesi ile din nasıl kayyum bir din oluyor? Açıklar mısınız?

                      Sorular daha uzayıp gidecek. Fakat önce bunlara bir cevap gerekiyor.
                      Muhatap; herkes.

                      Saygılarımla.
                      Galip Yetkin
                      Last edited by galipyetkin; 19. April 2016, 11:40 AM.

                      Comment

                      • Hasan Akçay
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 826

                        #26
                        Özelime gelen bi iletidien:

                        Sizinle tanışmak yazışmak istiyorum. Ramazan döneminde sizi tanıdım. Özellikle bu konu (Şehru Ramazan) çok ilgimi çekiyor. Takvim olayı vs. E-posta nız veya tel verirseniz. görüşmek isterim.

                        Sevgili kardesim,

                        Yukardaki iki iletimi
                        özellikle sizin için yazdim.

                        Özel yazismiyorum. Ilkem bu. Onun için sizden ricam bana söylemek istediklerinizi forumun herkese açik olan bu bölümüne yazar misiniz. Lütfen.

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #27
                          Bakara 189'da söylenen: "Sana hilalleri soruyorlar. De ki, insanlar ve hac için vakitlerdir onlar -Yes’elûneke anil ehille, kul hiye mevâkîtu lin nâsi vel hac."

                          Hilaller, bilindigi üzere, ya büyüyen hilallerdir (waxing) ya da küçülenler (waning). Ayin basindakiler büyüyen hilallerdir ) kapa parantez seklinde; dolunayin ardindan gelen çeyrekaydan sonrakiler ise küçülen hilaller ( aç parantez seklinde.

                          Küçülen hilaller üçüncü çeyrekaydan sonradir,
                          büyüyen hilaller ise ayin basindakiler.

                          Bunlari ukalalik etmek için anlattigimi lütfen düsünmeyin.

                          2:189'da geçen "ehille"nin
                          büyüyen degil küçülen hilaller oldugunu
                          hatirlatmaya çalisiyorum.

                          Ayetin devamina dikkat.

                          Evlere arkalarindan girmek degildir erdem;
                          evlere kapilarindan girin
                          .

                          Evlerin kapilari herkesin gözü önündedir, dogru yoldur;
                          evlerin arkalari ise hirsiz misillu kötülerin yolu.

                          Iste hacca Kuran'in ŞeHR dedigi "dolunay"dan girilecek.

                          Ayin
                          herkes tarafindan görülüp bilinen
                          o meŞHuR halinden sonra.

                          Bir eve ait KAPI ne ise
                          aya ait DOLUNAY odur.

                          Işte haccin süresi
                          tipki orucunki gibi
                          10 gün (ma'dûdât) olup

                          "dolunay"da baslar,
                          dolunaydan sonraki çeyrekay karnini içeri çekip hilal* halini alinca sona erer.

                          Zaten uygulama da nerdeyse böyle.

                          Hac topluca yapilan bir ibadet oldugu için
                          onun vaktini
                          onca insanin gözünün içine baka baka
                          fazla saptiramamislar.

                          Halen hac
                          Zilhicce'nin 10'nunda yani nerdeyse dolunayda basliyor;
                          10 gün sürüyor.

                          Ama saptirma yine de açik ve net.
                          "Hac vakti hilallerdir" diyen Allah'a inat,
                          haccin uygulamadaki vaktinde hilal yok.

                          Peki,
                          hac Şehru Zilhicceden önce yapılamaz hükmü
                          hangi ayetten anlasiliyor?

                          Bakara 196'dan.

                          Orda mealen deniyor ki hayvan bagislayamayanlar 3 gün hacda + 7 gün dönünce olmak üzere toplam 10 gün kefareten oruç tutsunlar. Birinci haram ay olan "Sehru Ramazân"da zaten oruç tutuluyor. Eger hac o ayda yapilirsa Allah'in Bakara 196'daki hükmü iptal olur. Allah saklasin.

                          _____________________________________

                          *Söz konusu olan

                          1.
                          ayin basindaki degil
                          dolunaydan sonraki ilk hilal.

                          2.
                          haccin süresi bu hilalle baslamaz, SONA ERER.

                          Kur'anen
                          haccin süresi dolunay ile baslar.

                          Bu besbelli. Bunda hiçbir belirsizlik yok.

                          Insanlara belirsiz görünebilecek olan,
                          sürenin ne zaman sona erecegidir.

                          Allah "ehille" diyor,
                          en az üç hilal.
                          Haccin süresi onlarla sona erer.

                          Hac
                          ikinci "haram ay"da yapilabilir (Zilhicce?)
                          üçüncü haram ayda yapilabilir (Zilkâde?)
                          dördüncü haram ayda yapilabilir (Receb?)

                          Haccin
                          bu üç ayin her birindeki süresini
                          o aya ait dolunayi izleyen
                          ilk hilal belirler.

                          Sana hilalleri soruyorlar, de ki
                          onlar... hac vakitleridir
                          .
                          Last edited by Hasan Akçay; 5. December 2014, 03:36 AM.

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #28
                            Tevbe-36. ayet dolayısı ile sorduğum soruya ışık olabailecek şu ayetler de kolaylık sağlayabilir.

                            a) Bakara-226. "Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler dört ay(erbeati eşhur) .......... "

                            b) Bakara-234. "Ve sizden vefat ettirilenlerin, geriye bıraktığı eşleri dört ay(erbeate eşhürin) .............."

                            c) Bakara 194. "Haram ay haram aya(Eşşehrül haram Bişşehril harami) ............."

                            d) Tevbe-5. "Haram aylar (eşhürul hurumu) çıkınca ........"

                            Saygılarımla.
                            Galip yetkin.
                            Last edited by galipyetkin; 5. December 2014, 06:25 PM.

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #29
                              Benim söyledigim kisaca şu:

                              Gökte ALLAH tarafindan yaratilip düzenlenen aylar vakten sabit oldugu halde
                              kamerî yilda BEŞER tarafindan uydurulup düzenlenen aylar vakten oynak.

                              Gerçek bu.
                              Gerisi masal.

                              Örnegin

                              haccin vakti kamerî yildaki Zilhicce'nin ilk 10 günüdür
                              iddiasi...

                              Allah'in düzenledigi
                              vakten oynak bi Zilhicce yok ki
                              onun ilk 10 günü olsun.

                              Masal masal matitas.
                              Last edited by Hasan Akçay; 8. December 2014, 11:26 AM.

                              Comment

                              • galipyetkin
                                Uzman Üye
                                • Sep 2011
                                • 1389

                                #30
                                Biz Tevbe 36.da belirtilen dört adet haram ayın müşriklere hac için tanınan bir süreyi belirttiğini zannetmiyoruz.
                                Sonraki ayet Tevbe-37'ye
                                (Haram ayları ertelemek ancak küfürde bir arttırmadır! Hakikat bilgisini inkâr edenler, onunla saptırılır. . . Onu bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram yaparlar ki; Allâh'ın haram kıldığının (yalnızca) sayısına uysunlar da (arkasındaki esas önemli olayı örtüp böylece) Allâh'ın haram kıldığını helal kılsınlar! (Oysa haramiyet, ayların özelliğinden değil Allâh hükmündendir). . . Kötü uygulamaları onlara süslü gösterildi. . . Allâh, hakikat bilgisini inkâr edenler topluluğuna hidâyet etmez.)
                                dikkat ederseniz 36. ayette "seneyi 12 aya bölün ve en az 4 ayını 'avlanma yasağı' olarak belirtin" dendiğini zannediyoruz.

                                Çünkü Hacc için davet edilen müşriklere Tevbe-5. ayette tanınan süre sınırlı bir süre değildir. Çünkü davet edilen bu süre içinde hacca gitmeyen veya gidemeyen, müslüman olmaktan mahrum bırakılmış olur. Allah bunu mu arzulamıştır. Pek iyi de çocuklarının günahı ne? Allah dört ayı kaçırdılar diye kulunu ve çocuklarını mahrum mu edecek? Müslüman anne-babadan veya Peygamberin yaşadığı yerde doğmak imtiyaz mı sağlayacak?

                                Allah her kuluna, onu cennetine koyacak kadar hayır ve ihsan yapma fırsatını ve zamanını verir.

                                Tevbe-5. ayette geçen "eşhurulhurumu"daki "şehr" burada iki dolunay arasındaki zamanı dilimini anlatmaz. Buradaki zaman hacc için okunan ezanla başlayıp kıyamet ile biteceğini bildiren bir zaman dilimidir, son zamanların flaş ifadesi "sonu açıktır."

                                Müslüman toplumu (ile Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti) üniter bir yapıdadır(lar). Müslüman Toplum müslüman olmayan kişilerin toplumun ekonomik ve sosyal yapısına müdahele etmedikleri müddetçe beraber yaşanmasına müsaade eder. İşte Tevbe-5 ve Maide-33,34. ayetlerinde belirtilen eylemler hacc yapmayan veya hacc yapmalarına rağmen münafıklığa, düzeni bozmaya devam edenlerin muhatap olacağı eylemler olup düzelmezlerse kapıdışarı(deporte) edilirler. Diğerlerinin yolları açılır. Yani birlikte yaşamaya devam edilir.

                                Maide-33,34 için: http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3555

                                Saygılarımla.
                                Galip Yetkin
                                Last edited by galipyetkin; 19. April 2016, 11:51 AM.

                                Comment

                                Working...