Kadir Gecesi Gerçeği

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • galipyetkin
    Uzman Üye
    • Sep 2011
    • 1389

    #16
    Yakında emeline erersin. Farkında olman lazım. Kimse sana yazmıyor artık. Her konuyu kendine göre şekillendirir, kendi kuranını yazarsın. Devam et. Sana başarılar.

    Comment

    • aorskaya
      Uzman Üye
      • Aug 2009
      • 932

      #17
      galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
      1-Yakında emeline erersin.
      2-Farkında olman lazım. Kimse sana yazmıyor artık.
      3-Her konuyu kendine göre şekillendirir, kendi kuranını yazarsın.
      4-Devam et. Sana başarılar.
      Yaptığın haksızlıklar sana gösterildiği için özür dilemen gerekirken, karşı tarafı kibirle suçlayan birisi olarak "tam da kibirine yenik düşen örnek yazı!"

      Çok talihsiz bir yazı olmuş. Neresinden tutsak elimizde kalıyor. "bre çocuk" diyen kocaman müslüman kişinin yazdığı bu yazının ne anlama geldiğini ve forumda yazma konusunda kısa bir bilgi verelim bakalım. Belki, bunun üzerine hatanın farkına varılır.

      A- ÖNCE YAZINI CİDDİYE ALARAK MADDELER HALİNDE CEVAPLANDIRAYIM.
      1-Yakında emeline erersin.
      Benim emelimin ne olduğunu sanıyorsun bilmiyorum ama sana ve senin gibi emelimi anlayamayanlara açıklayayım.

      Ben, hamd olsun müslüman biriyim. Kuran merkezli yaşantımı daha bilinçli sürdürebilmek için eksiklerimi tamamlamak, hatalarımı düzeltmek amacıyla bilgilenmek için ve bildiğimkadarını da müslüman kardeşlerime faydalı olabilir düşüncesiyle sunnmak için, kısasa dini görüşleri paylaşmak için burada da yer alıyorum.

      Ama, bana yukarıdaki yöneltmeyi yapan sizin farklı emelleriniz olduğunu bu yazınızdan sonra tespit etmek zor olmuyor.


      2-Farkında olman lazım. Kimse sana yazmıyor artık.


      Şu sözün ne kadar aciz duruma düşülebileceğinin kanıtı olarak müslümanların ibret alması gereken bir durumua işaret ediyor.

      Ben burada dini konularda çeşitli düşüncelerini müslümanların faydasına sunmak üzere yazı halinde paylaşan biriyim. Bu yazdıklarımı doğru bulan, faydalı bulan kardeşlerim alır, kullanırlar, faydalı bulmayanlar ise dikkate almazlar. Kimseye dayatılan bir şey yoktur.

      Kimsenin yazılarıma bir şey yazmaması, eğer kendi iradeleri ile sözkonusu ise sükut kabulden gelir diyerek kabul ettiklerinin yada itiraz edecek verilere sahip olmadıklarının göstergesi olabilir.

      Ben, birileri bana yazsınlar, pohpohlasınlar diye yazı yazmam. Kuran dışında kaynak kullanmam. Kurandan anladıklarım ne ise onu kimsenin durumuna bakmadan ortaya koymaya çalışırım. Bu yüzden kendime güvenirim, çünkü ben kuranı terk etmedikçe kuranın beni terk etmeyeceğini bilirim.

      Siz, reyting kaygıları güdüsü ile yazanlardansanız beni kendinizle karıştırmayın. Yazılarıma herkes, olumlu olumsuz katkıda bulunabilir.

      Bu kısımdaki düşüncenizin anlattığı, ikinci ve daha önemli husus ise, birilerinin yazılarıma cevap vermemek üzere örgütlendiği imanızdır.

      Bu nasıl bir anlayıştır. Kendinize hanif müslüman diyecekseniz ve sonra müslüman birinin yazdıklarına karşı sessiz kalabileceksiniz, sonra çok matah bir şeymiş gibi adeta övünerek bunu dile getireceksiniz öylemi! Buna cevabımı "B" kısmında vereceğim.

      3-Her konuyu kendine göre şekillendirir, kendi kuranını yazarsın.
      a-Her konuyu sana, yada başka bilindik birine göremi şekillendirmeliydim?

      Ben, akıl eden, düşünen biri olarak kurandaki konuları kafamda canlandırır, anlamaya çalışır, sonra anladıklarımı kalbende kabul ederek, her yerde dillendirir, savunurum.
      Bu arada benim hatalı buluşlarım, düşüncelerim olduğunu görürsem de kendimi düzeltir, yeni görüşü alırım. Her müslümanın yapması gerekende budur.

      b- Şu"kendi kuranını yazarsın" sözü bile Allah'a inanan birinin müslümana edeceği söz değildir. Buna cevap bile vermeye gerek yoktur. Şaşırmışlığınıza geldi herhalde. Çünkü, başka kuranların yazılabileceğini düşünmek bile samimi bir müslüman için yeterince akıl edememe göstergesidir. Rabbimizin, benzerinin yapılamayacağı iddialarını unutan birinin sözleri olarak kabul edeceğim.


      4-Devam et. Sana başarılar.

      Ben samimi ve aklını kullanabilen bir müslümanım. Tek kaynağım kuran olduğu içinde, kuranın dostluğuna güvenerek devam edeceğim. Yanlışım olursa o bana aittir ve görürsem düzeltir, gösterene teşekkür borçlanırım. Din ciddi iştir, şakası yoktur. Kişisel kaprisler, kişisel anlamazlıklar yaparak, doğruyu reddetmem. Çünkü kurtuluş için akıl, bunu gerekli kılar. İnşallah her zaman başarılı olurum.

      B- ŞİMDİ DE YADIKLARINIZIN TOPLUCA YANSIMALARINI ANLATMAYA ÇALIŞAYIM:

      Sevgili kardeşim,

      senin bu yazın, burada din konusunda yeterince ehil bazı kimselerin yazılara cevap verip vermeme konusunda görüş birliğinde olmak üzere dayanışma sergilediğini anlatıyor.

      Söylediklerin ne kadar bu dayanışmayı destekler bilmiyorum ama, eğer bu şekilde bir anlayışta olanlar varsa onlara düştükleri hataları görmeleri bakımından şu açıklamaları yapmayı zorunlu görüyorum.

      1- Ben burada müslüman birisi olarak bulunuyor ve sadece kuran kaynaklı bildiklerimi paylaşıma sunuyorum.

      2- benim bu yazdıklarım, doğruda olabilir, yanlışta olabilir.
      Bu nedenle, bunları okuyan müslüman kardeşlerimizin doğrulara daha güvenle sarılabilmeleri için ne kadar çok doğruyu belirten olursa o kadar iyi olacağını bilmemiz gerekir.
      Yanlışlardan ise yine diğer kardeşlerimizi koruyabilmek için mutlaka yanlış olduklarını ortaya alıntılarla koymamız lazımdır. Aksi halde, müslüman kardeşlerimizin yanlışa düşmesine göz yummuş oluruz.

      3- Herkes yazdıklarımdan doğruları ve yanlışları ayırt edebilse bile, yazdıklarım içinde olan yanlışlara ses çıkarmamakla, benim yanlışta devam etmeme göz yummakla suçlu konuma düşüyorsunuz, bunu da göremiyorsunuz.

      4- Yazılanlara, yanlışı bilip, yanlışı görüpte ikaz etmeden durabilenlerin, burada olma amaçlarının da samimi olarak din paylaşımı olmadığını, yazı yazıp, taraftar toplayarak egolarını tatmin etmeye çalıştıklarını ve dinen ne kadar hatalı konuma düştüklerini görebilmeleri gerekir diyorum.

      Eğer, hala bu anlatılanlardan sonra, yine organize olarak yazılara cevap vermeme anlayışında olacaklar olursa, onları kendi anlayışlarının sonuçlarını görmelerine terk ederek, samimi müslümanlara açıklayıcı bilgilendirmeleri ve gördüğüm yanlışlara değinmelerimi sürdüreceğim.

      C- SONUÇ:


      Şimdi siz bu yazınızla, hep eleştirdiğim ehli sünnetçi forumdakiler gibi, sindirmöe, pusturma teknikleri ile yazmamı engellemeyemi çalışıyorsunuz, yada yazmadan ayrılmamı mı istiyorsunuz?

      Özür dilerim ama, yanlış yerde olduğumu sanmıyorum. Burası haniflerin, hani aklını kullanabilen müslümanları yeridir. Ben de işte tamda bu nedenle buraya aitim. Yazılarımda görürseniz yanlışlarıma değinin aksi çok da önemli değildir.

      Hak dinin tek kaynağı olarak kuranı kabul eden ben; ne kuranı terk ederek rivayetler/atalar dini yaşayanların görüşlerini, ne kurandaki kıssaları gerçekliğinden çıkarıp, onların senaryo olarak bazı şeyleri sembolize ettiği kabulüyle, kuranı semboller, bulmacalar, puzzle' lar kitabı haline getirenlerin görüşlerini, ne de kuranın toplum ve yönetimle ilgili hükümlerini göz ardı edenlerin görüşlerini görmezden gelmeyeceğim.

      Yazılarıma yazılması çok önemli değildir. Benim için, yazılarımın okunması önemlidir. Benimde yazıları okuyup, dini konularda benimkinden daha iyi, daha doğru ve kurana uygun görüşleri almam önemlidir.

      Bunları anlatmama sebep olduğun için teşekkür ederim.

      selamlar
      aorskaya


      NOT: Bu yazıyı okuyan hanif kardeşlerimin, bu kardeşimizin iddialarına cevaplarını, böyle organizede yer alıp almadıklarını ve böyle bir yapılanmayı onaylayıp onaylamadıklarını belirtmelerini rica ediyorum.
      Last edited by aorskaya; 23. August 2012, 10:18 AM.

      Comment

      • pramid
        Uzman Üye
        • Sep 2010
        • 984

        #18
        Fikirler, çekişme ortamına çekilirlerse ölürler.

        Comment

        • aorskaya
          Uzman Üye
          • Aug 2009
          • 932

          #19
          pramid Nickli Üyeden Alıntı
          Fikirler, çekişme ortamına çekilirlerse ölürler.
          Sevgili pramid kardeşim,

          Bazı kardeşlerimizin sergilediği manzaralar dolayısıyla, hayal kırıklığı yaşamaktayım.

          Halbuki, haniflerden beklenen, hangi görüş olursa olsun, onu akıl ve kuran çerçevesinde ele alıp, doğruları ortaya koymaya çalışmak olmalıdır.

          Kişisel kaprislere, kişileri kategorize etmeye, yazıları yerine kişileri tartışmaya hiç birimizin hakkı yoktur.

          Herkes, bilgisini, görüşünü, iddiasını ortaya koyar, katılan ve katılmayan dilerse buna ilişkin yazılarını yazar.

          Şu uğraştığımız, konu ettiğimiz şeylere bakıp gerekli dersi almamız ve artık bu tip şeylerle zaman kaybetmememiz gerekir.

          İnsanlar, yazılanlara karşı düşüncelerini ortaya koyamıyorlarsa, başka şeyde yapmalarına gerek yoktur.

          saygılarımla...
          aorskaya

          Comment

          • pramid
            Uzman Üye
            • Sep 2010
            • 984

            #20
            Doğru sözler, yanlış üslup ile etkinsizliğe mahkum olur.

            Galip beyfendiyi üzmen bizi de üzer. Senin üzülmen de bizi üzer.

            Comment

            • aorskaya
              Uzman Üye
              • Aug 2009
              • 932

              #21
              pramid Nickli Üyeden Alıntı
              Doğru sözler, yanlış üslup ile etkinsizliğe mahkum olur.

              Galip beyfendiyi üzmen bizi de üzer. Senin üzülmen de bizi üzer.
              Doğru söze ne denirki?

              Hiçbir şey denemez, sadece doğru demekten başka... "doğru" söylemişsiniz...

              selamlar
              aorskaya

              Comment

              • Zinedov
                Katılımcı Üye
                • Aug 2012
                • 68

                #22
                Galip beyin yazılarını severek okuyorum ama kimse söylemiyorsa da ben gördüğümü söyleyeyim: Galipbey sözü yanlış anlamış ve sonrasındaki üslubu ile ayıp etmiş. Selamlar.
                www.facebook.com/zinedov

                Comment

                • galipyetkin
                  Uzman Üye
                  • Sep 2011
                  • 1389

                  #23
                  Sayın Zinedov.

                  Yazınız bu sitedeki 'her seviyeden insana hitap ettiğine göre, sizin kadar akıllı olmayanlar da, çok sayıda olacağından, onların da anlayabileceği kolaylıkta bir anlatımla' taraf yaratmaya yönelik bir ifade şeklinden lütfen kaçının. Ben yazdıklarımla böyle bir maksat gütmüyorum. Benim burada dikkat çekmek istediğim konu kullanılan ifadelerin özensiz seçilip hakarete vardığını göstermek, ve kullanılan bu tür usluba karşılık, yetkililerce kınanmayı sağlayıp mensubu olmaktan gurur duyduğum sitenin tutturmuş olduğu karşılıklı saygı seviyesini korumaktır.

                  Yukarıda tırnak içinde alıntılayıp renkli kullandığım ifade ve sonraki hoş mu? (dikkat edin ''sizin kadar akıllı olup da, bunlar çok sayıda olmayacağından ...'' denmemiş, iki deyişi mukayese edin, bunun için de o satırlarla iligili şu soruyu sorun:''çok sayıda olmayanlar kim? cevap:''sizin kadar akıllı olmayanlar. Akıllı olmayan ne demek: akılsız.)

                  Site yönetimi kınar veya kınamaz. Benim gibi anlar veya anlamaz. Kendi takdirleridir. Ve bu olayı da kaşımaya gerek yoktur. Esas, kişisel ''atışmalardan'' kaçınıp, birbirimizi tartmadan, yazılmış olanları satır satır ele alıp yazana doğru-yanlış yıkıcı eleştiri yapıp ''ben'' olgusunu öne çıkarmadan çeşitli görüş ve bilgilerin ortaya konarak, okuyanın kişisel mukayesesi ile objektif bir ''daha güzel''e varmayı sağlamak, karşılıklı bilgi seviyesini yükseltmek ve bunu yaparken de, yazılar ve uslup kişileri tanıttığından '' ben senden daha iyi biliyorum'' kaprisi ile hareket etmeden mensubu olduğumuz sitenin itibarını korumak olmalı.

                  Saygılarımla.
                  Galip Yetkin.
                  Last edited by galipyetkin; 28. August 2012, 01:01 AM.

                  Comment

                  • aorskaya
                    Uzman Üye
                    • Aug 2009
                    • 932

                    #24
                    galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                    Sayın Zidenov.

                    Yazınız bu sitedeki 'her seviyeden insana hitap ettiğine göre, sizin kadar akıllı olmayanlar da, çok sayıda olacağından, onların da anlayabileceği kolaylıkta bir anlatımla' taraf yaratmaya yönelik bir ifade şeklinden lütfen kaçının. Ben yazdıklarımla böyle bir maksat gütmüyorum. Benim burada dikkat çekmek istediğim konu kullanılan ifadelerin özensiz seçilip hakarete vardığını göstermek, ve kullanılan bu tür usluba karşılık, yetkililerce kınanmayı sağlayıp mensubu olmaktan gurur duyduğum sitenin tutturmuş olduğu karşılıklı saygı seviyesini korumaktır.

                    Yukarıda tırnak içinde alıntılayıp renkli kullandığım ifade ve sonraki hoş mu? (dikkat edin ''sizin kadar akıllı olup da, bunlar çok sayıda olmayacağından ...'' denmemiş, iki deyişi mukayese edin, bunun için de o satırlarla iligili şu soruyu sorun:''çok sayıda olmayanlar kim? cevap:''sizin kadar akıllı olmayanlar. Akıllı olmayan ne demek: akılsız.)

                    Site yönetimi kınar veya kınamaz. Benim gibi anlar veya anlamaz. Kendi takdirleridir. Ve bu olayı da kaşımaya gerek yoktur. Esas, kişisel ''atışmalardan'' kaçınıp, birbirimizi tartmadan, yazılmış olanları satır satır ele alıp yazana doğru-yanlış yıkıcı eleştiri yapıp ''ben'' olgusunu öne çıkarmadan çeşitli görüş ve bilgilerin ortaya konarak, okuyanın kişisel mukayesesi ile objektif bir ''daha güzel''e varmayı sağlamak, karşılıklı bilgi seviyesini yükseltmek ve bunu yaparken de, yazılar ve uslup kişileri tanıttığından '' ben senden daha iyi biliyorum'' kaprisi ile hareket etmeden mensubu olduğumuz sitenin itibarını korumak olmalı.

                    Saygılarımla.
                    Galip Yetkin.
                    Selamlar,
                    Bu şahsi konuyu son defa konuşmak üzere bir kere daha kısaca yazılanların ne anlama geldiğini göstereyim.

                    1- 'her seviyeden insana hitap ettiğine göre, sizin kadar akıllı olmayanlar da, çok sayıda olacağından, onların da anlayabileceği kolaylıkta bir anlatımla' ....

                    Bunu önceki yazımda iyice anlattığım için tekrar değinmek istemiyorum.

                    2-''sizin kadar akıllı olup da, bunlar çok sayıda olmayacağından ...'' denmemiş iki deyişi mukayese edin, bunun için de o satırlarla iligili şu soruyu sorun:''çok sayıda olmayanlar kim? cevap:''sizin kadar akıllı olmayanlar. Akıllı olmayan ne demek: akılsız.)

                    şimdi sizin ve benim yazdıklarımı alt alta yazıp, sorunuzu soralım, bakalım sizinle aynı sonuca varabiliyormuyuz?

                    a- "sizin kadar akıllı olmayanlar da, çok sayıda olacağından"
                    soru : çok sayıda olan kim?
                    cevap : sizin kadar akıllı olmayanlar, yani akıllı olmakla birlikte sizin kadar akıllı olmayanlar (akılsızları kuran muhatap almadığından, kuranın muhatap aldığı kesimin anlatımında bunları kastetmenin anlamı olmazdı, bunu da atlamayın)
                    itiraz : ama, sizin kadar akıllı olmayanlar, akılsızlar demektir!
                    savunma: hayır efendim, sadece "akıllı olmayanlar"= akılsızlar olur. Halbuki, "sizin kadar akıllı olmayanlar"= akıllı, ama daha akıllılarıda var olur.

                    b- ''sizin kadar akıllı olup da, bunlar çok sayıda olmayacağından ...'

                    soru : çok sayıda olan kim?
                    cevap : cümlede "sizin kadar akıllı olanlar çok sayıda olmayacağından" dendiğine göre, sizin kadar akıllı olanlar az sayıda, sizin kadar akıllı olmayanlar, yani sizden daha az akıllı olanlar (kadar kelimesine dikkat edersek; akılsızlar değil, akıllı ama ...kadar değili görürüz) çok sayıdadır.

                    SONUÇ: sizin kadar akıllı olmayan, şok sayıda = sizin kadar akıllı olan, çok sayıda değil = sizin kadar akıllı olan az, sizin kadar akıllı olmayan çok

                    görüldüğü gibi önerme sonucu pozitiftir, yani ikiside aynı şeydir.



                    Sevgili galip bey, isterseniz siz de yeniden sorunuz, böyle cevaplar aldığınızı görürsünüz.

                    Gerçektende dünyada; müslümandan çok, müslüman olmayan var, müslümanın içinde de kuran müslümanından çok, başka kaynak müslümanları var...

                    İşte kuran, sizin gibi kuranı her bakımdan ele alabilen, derinlemesine inebilen kimselere değil, bunlarada hitap ediyor sevgili galip bey...

                    işte benim anlattığımda, bu seviyede akıl kullanabilenlerin sizin ayaraınızda olmayacağından, kuranın onlarında anlayabileceği dili kullanmasını tezinizi çürütmede delil olarak kullanmıştım.

                    Sanırım, bunlar artık size yanlışınızı göstermeye yeter ve "yanlışmışım" diyebilirsiniz...

                    Site yönetimine çağrınıza gelince; eğer bunda halen ısrarlıysanız, ben de yönetimden sizin talebinizin cevaplarını; "Hakkın şahitliğinde yazdıklarımızı incelesinler ve yine hakkın adalet anlayışını gözeterek kimin haklı olduğunu, gerekçeleri ile belirtsinler " istiyorum.

                    Artık, kişileri kategorize etmeden, kişileri nitelemeden, sadece yazdıklarına olumlu olumsuz görüşlerle katıkıda bulunmaya, insanlara din anlatıldığını göstermeye çalışalım...

                    Bu bağlamda, tüm kardeşlerimden yazılarımda hata olarak gördükleri kısımları, alıntılarla göstererek en acımasız şekilde eleştirmelerini rica ediyorum. Hatam varsa, bunu görüp düzeltmem için bunda sakınca değil yarar görüyorum.

                    saygılarımla...
                    aorskaya
                    Last edited by aorskaya; 24. August 2012, 09:18 AM.

                    Comment

                    • aorskaya
                      Uzman Üye
                      • Aug 2009
                      • 932

                      #25
                      Zinedov Nickli Üyeden Alıntı
                      Galip beyin yazılarını severek okuyorum ama kimse söylemiyorsa da ben gördüğümü söyleyeyim: Galipbey sözü yanlış anlamış ve sonrasındaki üslubu ile ayıp etmiş. Selamlar.
                      Sevgili kardeşim,
                      Tarafsız yaklaşımınız için teşekkür ederim.

                      İzninizle, yazınız üzerine şu kısa açıklamayı yapmak istiyorum:

                      Burada din konuşulduğu için, din de hata kabul etmeyen hassasiyette bir konu olduğu için biz müslümanlar bazen gerilebiliyoruz.

                      Bu esnada da yazılanları yanlış anlama hatasına düşebiliyoruz. Bu aslında, başlangıçta normalse de, bizlere düşen hatayı sürdürmek olmayıp, hatayı kabul edip, bunu karşı tarafa bildirmek olmalıdır.

                      Burada da, galip kardeşimiz benzeri bir hataya düşmüş ve anlatılanlara rağmen henüz hırsını yenemediği için bunu dile getirmemiştir.

                      Ancak, bizler müslüman kardeşleriz. Aramızda sürtüşmeler, kırılmalarda olsa sonra bunu düzeltebilmeliyiz. Ayıp bir özürle, bir selamla giderilebilir, ama devam ettirmek daha büyük bir ayıbı doğurur.

                      Saygılarımla...
                      aorskaya

                      Comment

                      • galipyetkin
                        Uzman Üye
                        • Sep 2011
                        • 1389

                        #26
                        Kadir Suresi'nde geçen kelime ''enzelnaHU''dur.

                        Çeviriler genellikle şöyle: ''Muhakkak ki biz O'nu kadir gecesinde inzal ettik''. Ve peşinden Bakara 185. ayete atıf yapılarak şu açıklama yapılır:

                        1- ''O'' ile ifade edilen ''Kur'an''dır.
                        2- Kur'an Bakara 185'e göre ''ramazan''da ''indirilmştir.''
                        3- O halde ''Kadir Gecesi'' ramazandadır.

                        Diyelim ki bu mantık doğru.

                        Benim anlayışıma göre Kur'an ayetlerden meydana gelen bir bütündür. Bu durumda akla şu soru geliyor.

                        ''O''=Kur'an tek bir gecede inzal olmamıştır. o halde:

                        Vahiy veya ayet denmediğine göre ''Kur'an'' kelimesi burada ne mânâya gelmektedir? Yani Kadir Suresindeki ''O=Kur'an'' ne demektir?

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin.

                        Comment

                        • aorskaya
                          Uzman Üye
                          • Aug 2009
                          • 932

                          #27
                          galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                          Kadir Suresi'nde geçen kelime ''enzelnaHU''dur.

                          Çeviriler genellikle şöyle: ''Muhakkak ki biz O'nu kadir gecesinde inzal ettik''. Ve peşinden Bakara 185. ayete atıf yapılarak şu açıklama yapılır:

                          1- ''O'' ile ifade edilen ''Kur'an''dır.
                          2- Kur'an Bakara 185'e göre ''ramazan''da ''indirilmştir.''
                          3- O halde ''Kadir Gecesi'' ramazandadır.

                          Diyelim ki bu mantık doğru.

                          Benim anlayışıma göre Kur'an ayetlerden meydana gelen bir bütündür. Bu durumda akla şu soru geliyor.

                          ''O''=Kur'an tek bir gecede inzal olmamıştır. o halde:

                          Vahiy veya ayet denmediğine göre ''Kur'an'' kelimesi burada ne mânâya gelmektedir? Yani Kadir Suresindeki ''O=Kur'an'' ne demektir?

                          Saygılarımla.
                          Galip Yetkin.
                          Selamun aleyküm,

                          Kadir gecesinde kuranın bütünüyle değil, kuran olan ayetlerle tanışma, rabbimizin kendini tanıtması, açıklaması, delillendirmesi ve peygamberlik görevi verilmesi vardır.

                          Dolayısıyla, bizimde bu örneklikten hareketle, kuranla tanışıp, onu kabul edip, onunla yola devama karar verme gecemiz bizlerin kadir gecelerini oluştur.

                          Kuran > ayet, ve ayet < kuran olduğundan, "o" ile inen ilk ayetler olsa dahi, o ayetler kurandan olduğu için "kadir gecesine kuran atfı" yapılmaktadır.

                          saygılarımla...
                          aorskaya

                          Comment

                          • galipyetkin
                            Uzman Üye
                            • Sep 2011
                            • 1389

                            #28
                            Ben Allah ile Peygamber'in, Peygamber'le insanların dolayısı ile insanlarla vahiylerin eylemsel ilişkisini sormuyorum. Benim aradığım o değil.

                            ''O'' kelimesinin yerini tuttuğu iddia edilen ''Kur'an''ın o cümleye konacak eşanlamlısını, sinonimini veya ifade ettiği bir ''mânâ''yı arıyorum. Vahiy değil; öyle olsa idi vahiy derdi. Kur'an değil, o bir bütün ve daha tamamlanmamış. Peki ''O'' ne? ''HU'' ne?.

                            Ben neyi anlattığını değil, bizatihi kendisinin o cümledeki mânâsını arıyorum. ''O'' ifadesi kur'an'ı sembolize ediyorsa, kur'an eylemsel olarak değil mâna olarak neyi ifede ediyor o ayette? Yerini tek bir kelime olarak neyi koyabiliriz? Mesela ''en doğru bilgi'' olabilir mi?

                            Saygılarımla.
                            Galip Yetkin.
                            Last edited by galipyetkin; 26. August 2012, 06:43 PM.

                            Comment

                            • Zinedov
                              Katılımcı Üye
                              • Aug 2012
                              • 68

                              #29
                              galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                              Ben Allah ile Peygamber'in, Peygamber'le insanların dolayısı ile insanlarla vahiylerin eylemsel ilişkisini sormuyorum. Benim aradığım o değil.

                              ''O'' kelimesinin yerini tuttuğu iddia edilen ''Kur'an''ın o cümleye konacak eşanlamlısını, sinonimini veya ifade ettiği bir ''mânâ''yı arıyorum. Vahiy değil; öyle olsa idi vahiy derdi. Kur'an değil, o bir bütün. Peki ''O'' ne? ''HU'' ne?.

                              Ben neyi anlattığını değil, bizatihi kendisinin o cümledeki mânâsını arıyorum. ''O'' ifadesi kur'an'ı sembolize ediyorsa, kur'an eylemsel olarak değil mâna olarak neyi ifede ediyor o ayette? Yerini tek bir kelime olarak neyi koyabiliriz? Mesela ''en doğru bilgi'' olabilir mi?

                              Saygılarımla.
                              Galip Yetkin.
                              Selam Galip Bey;

                              Surenin devamında söyleniyor inenin ne olduğu. Melekler/melekeler ve Ruh inzal olurlar diyor.

                              Yani İnzal olan RUH(VAHİY)'dur. Allah tüm Kuran'da vahye Ruh der. İsra 85'de ise tam olarak "tanım"lar.

                              Melekler/melekeler ise "Ruh"un (vahyin) inzalinde vasıtadır.

                              Ruh konusunda daha detaylı bilgi için Kuran'da Ruh başlıklı bir yazı önerebilirim:
                              http://www.hanifler.com/showthread.php?t=2883
                              Last edited by Zinedov; 25. August 2012, 06:58 PM.
                              www.facebook.com/zinedov

                              Comment

                              • galipyetkin
                                Uzman Üye
                                • Sep 2011
                                • 1389

                                #30
                                Sayın Zinedov.

                                Anlatamıyorum herhalde. Başka bir yol deneyeyim.

                                Sureyi 2'ye ayırın ve birinci kısımda 1. ayet bulunsun, ikinci kısımda diğer ayetler.

                                Şimdi:

                                2. kısımdaki 4. ayette ''melekler'' ve ''ruh''un inzal olunduğu söyleniyor.

                                Buraya kadar tamam.

                                Ve yukarıda diyorsunuz ki 1. ayette melekler/melekeler ve ruh inzal oluyor.

                                Bu da tamam.

                                Şimdi; 1. ayette melekler/melekeler ve ruh indirildiğini söylediğinize ve de 4. ayette de melekler ve ruh inzal edildiği yazıldığına göre, ayette tekrar var demektir. Bu tesbite göre:

                                Sureyi okurken birinci kısmı meydana getiren 1. ayeti okumasanız da mânâda bir anlam değişikliği olmuyor.

                                Ama biliyoruz ki Allah böyle bir hata yapmaktan münezzehtir. O'nun kullandığı her kelime bir anlam ifade eder.

                                O halde 1. ayetteki ''o'' ifadesi ''melekler'' ve ''ruh''tan başka bir anlam taşıması gerekir.

                                İşte o başka anlam ne?

                                Ben bunu arıyorum.

                                Saygılarımla.
                                Galip Yetkin.

                                Comment

                                Working...