Nisa Suresi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    NISA SURESI 135. Ayet

    Avukatlari düsünüyorumda.... haksizlik isleyen bir zengini mahkemede nasil da savunuyorlar, mühim olan cüzdanlarinin dolmasidir.

    Avukatlar yemin etmiyorlami mesleklerine baslarken, her zaman hakkin yaninda olacaklarina dair.

    Yalniz avukatlarmi ki, bir sürü meslekler var YEMIN etmeleri lazim gelen. Hakimler, doktorlar, polisler.. askerler ! tüm hak hukuktan sagliktan yana olanlar.

    Ve hakki hukuku gözetmeyenler iki kere suclu oluyorlar:

    Hakki hukuka saygi göstermeyip, yeminlerine sadik kalmayip yolsuzluklara/zulme yol acmalarindan dolayi.

    Tüm insanlari suclamiyorum, ama günümüzün de modasi olan ve hic eskimeyen güc, kuvvet, para hirsindan gözleri dönmüs olanlaradir suclamalarim.

    Hele de ataselerin dokunmazliklari, korunmalari. Nasil olur da bu kadar genis bir hakka sahib olabilirler. Bir meslektir bu, kimi temsil ediyorlar, kendi sahsiyetlerini mi?

    Toplum en kücük birey olan Aile ile baslar, sayet en basta bu bireyler korunmazsa toplumda düzen nasil saglanir?







    NİSÂ 135 :

    Ey İnananlar! Kendiniz, ananız, babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa ALLAH için tanıklık ederek adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun, ALLAH her iki gruba da bakar. Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, bilesiniz ki ALLAH yaptıklarınızı haber alır.

    Comment

    • Hasan Akçay
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 826

      #17
      Taner Nickli Üyeden Alıntı
      101.Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfir kimselerin sizi fitnelendirmesinden [size bir kötülük yapacağından] korkarsanız salâttan kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin için apaçık düşmandırlar.

      Daha evvel açıkladığımız gibi salât, “namaz” değildir. Bu paragrafta, cephede, korku hâlinde salâtın eğitim-öğretim boyutunun nasıl uygulanacağı açıklanmaktadır.
      Bu âyetteki salât, “namaz” değil, “salâtın eğitim ve öğretime yönelik olan zihinsel boyutu”dur.

      1.
      Ögretim "ders yapmak"tir yani bilgiyi KiTAPTAN AKTARMAK. O halde bu tefsire göre Nisâ 101'de sözü edilen SALÂT, örnegin Kuran'daki bilgileri askerlere cephe denen "can pazari"nda aktarmaktir, öyle mi?

      Allah askina bi an durup düsünün.

      ADI üstünde "can pazari"dir orasi;
      can alinan can verilen yer.

      Asker can derdindedir orda
      yani öyle bi duygu seline kapilmistir ki
      degil ders yapmaya yeltenen sizi
      gök gürültüsünü bile duymaz.

      Hani aklimizi isletecektik?

      Hani Allah
      aklini isletmeyenin üstüne...?

      2.
      Egitim
      ögretilen her ne ise onu
      ögrencilere uygulatip
      benimsetmektir.

      Diyelim ki ögretilen
      Bakara 222'dir:

      Sana kadinlarin ay halini sorarlar. De ki...

      Napacaksiniz?
      Girtlaginizi yirtarak haykiracaksiniz
      askerlerinize.

      Askeeer! Ay hali görülecek. Hazrollll!
      Askeeer! Bak, bu hanim ay basi halindedir. Yüzüne bak, eza çekiyor mu?
      Çekiyor. Iste bu. Ezadir ay hali, huve eza.


      AKIL var
      izan var...
      mi?

      salâttan kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur

      Yok, ögretilen sey
      ayet degil de
      savas için gerekli bilgiler ise...

      Örnegin kim nerede mevzilenecek, hangi silahi nasil kullanacak...

      Bunlarda GIDIM eksiklik
      ölüm getirir size.

      Oysa Allah diyor ki "salâttan kisaltmanizda sizin için sakinca yoktur"
      yani bu tefsire göre madem
      SALÂT, "egitim ögretim"dir
      o halde Allah "savasla ilgili bilgileri vermek"ten kisaltmanizda sizin için sakinca yoktur, diyormus.

      Der mi Allah askina?
      Savasla ilgili bilgileri eksik verin de ölün der mi?
      Ölmek sakincasiz midir?
      Last edited by Hasan Akçay; 12. December 2014, 08:41 AM.

      Comment

      • galipyetkin
        Uzman Üye
        • Sep 2011
        • 1389

        #18
        askerlere cephe denen "can pazari....., adı üstünde can pazarıdır orası....., can alınan can verilen yer......., asker......, asker can derdindedir orada....,savaş ile ilgili bilgiler.
        Nerden çıkartıyorsunuz bunları. Öğreti Kur'an öğretisi değil de sanki askerlik öğretisi. Elimizdeki de Mushaf değil de hani eğitimde takım komutanlarına zoraki taşıttırılan , neydi o, STE-10-B. miydi ne, galiba kabı nefti veya siyah askeri eğitimin esaslarına dair bir kitap.

        Nerden çıkartıyorsunuz "namazı-mamazı"

        Nisa-101. ayetin "yeryüzünde seferdeyken" ifadesini karşılayan orijinali "iza darebtüm fiyl ardi"nin gerekçesi, ayet cümlesi içerisindeki "salat"tır. "Darabe"nin buradaki amacı yeryüzünü tebliğden haberdar etmek, bunun için de deccal, tüccar, çerçi gibi değil de "İSA-MESİH" gibi dolaşıp ilahi bilgiyi iletmek, ilahi yönden yardım/salat etmektir; kitaptan öğretmektir.

        Saygılarımla.
        Galip Yetkin
        Last edited by galipyetkin; 29. April 2021, 11:28 AM.

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #19
          Şu cümle sayin Hakki Yilmaz'a ait.

          Daha evvel açıkladığımız gibi salât, “namaz” değildir. Bu paragrafta, cephede, korku hâlinde salâtın eğitim-öğretim boyutunun nasıl uygulanacağı açıklanmaktadır.

          Ben sayin Hakki Yilmaz'in tefsirini elestirdim. Sizinle ilgim yok.

          Comment

          • galipyetkin
            Uzman Üye
            • Sep 2011
            • 1389

            #20
            Abdullah Parlıyan : Yeryüzünde yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda, ........

            Ahmet Tekin : Yeryüzünde ticaret ve rızkınızı kazanmak için sefere çıktığınız zaman ......

            Ali Bulaç : Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda) ........

            Diyanet İşleri (eski) : Yolculuk ettiğinizde, .........

            Diyanet Vakfi : Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman ........

            Edip Yüksel : Yeryüzünde savaş için yolculuğa çıktığınız zaman ..........

            Fizilal-il Kuran : Yeryüzünde herhangi bir yöresinde savaşa çıktığınız zaman .......

            Yaşar Nuri Öztürk : Yeryüzünde dolaştığınız zaman, ...........


            Söyler misiniz hangisi eleştirilemez?

            Hakkı Yılmaz hatalı/yanlış ise eleştiriden muaf mı?

            Siz (kim üzerine alıyorsa, alınıyorsa ben dahil) muaf mısınız?

            Saygılarımla.
            Galip Yetkin.
            Last edited by galipyetkin; 1. October 2019, 04:19 AM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #21
              Ben
              "Nisâ 101'deki salât, cephede yapilan egitim ögretim"dir
              iddiasini elestirdim.

              Baska baska iddialarla ilgilenmedim,
              sizinle ilgilenmedim.

              Comment

              • dost1
                Site Yöneticisi
                • Sep 2008
                • 1905

                #22
                Selamun aleyküm, değerli Hasan Akçay kardeşim.

                Hakkı Yılmaz'ın sözkonusu açıklamaları aşağıdaki gibidir:

                "101. Ve yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, kâfir kimselerin sizi fitnelendirmesinden [size bir kötülük yapacağından] korkarsanız salâttan kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin için apaçık düşmandırlar.

                102. Ve sen onların içinde bulunup da onlar için salât ikâme ettiğin zaman [eğitim-öğretim verdiğin zaman] içlerinden bir kısmı seninle beraber dikilsinler [eğitime katılsınlar]. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar boyun eğdiklerine [ikna olduklarında] arka tarafınıza geçsinler. Sonra salâta katılmamış [eğitim-öğretim almamış] diğer bir kısmı gelsin seninle beraber salât etsinler [eğitim, öğretim yapsınlar] ve tedbirlerini ve silâhlarını alsınlar. Kâfirler, silâhlarınızdan ve eşyanızdan gâfil olsanız da size ani bir baskın yapsınlar isterler. Eğer size yağmurdan bir eziyet erişir veya hasta olursanız silâhlarınızı bırakmanızda sizin için bir sakınca yoktur. Tedbirinizi de alın. Şüphesiz Allah, kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

                103. Sonra salâtı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükûnet bulduğunuzda/güvene erdiğinizde, salâtı ikâme edin. Hiç şüphesiz salât, mü’minler üzerine vakti belirlenmiş bir yazgıdır.

                Bu âyet grubunda, İslâm dininin temel unsurlarından biri olan salâtın önemine dikkat çekilmiş; sefer ve cephede bile terkedilmemesi gereken bir yükümlülük olduğu ifade edilmiştir. Bu âyetlerden anlaşıldığına göre salât, savaş şartlarında bile ihmal edilemez, ancak kısa tutulur. Bu âyetteki salât, “namaz” değil, “salâtın eğitim ve öğretime yönelik olan zihinsel boyutu”dur. İslâm'ın temel öğelerinden olan salât'ın esnekleştirilmesinden, tüm ilkelerin şartlara göre esnekleştirilebileceği sonucu çıkar.

                Korku hâlinde salât'ın icrası, Bakara sûresi'nde de beyân edilmişti:

                Salâtları ve en hayırlı salâtı muhafaza edin [el birlik koruyun]. Ve Allah için sürekli saygıda durarak kalkın [işe koyulun/eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin]. Ama, eğer korktuysanız, o zaman yaya veya binekli olarak giderken muhafaza edin. Sonra da güvene erdiğinizde bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah'ı hemen zikredin. (Bakara/238-239)

                Daha evvel açıkladığımız gibi salât, “namaz” değildir. Bu paragrafta, cephede, korku hâlinde salâtın eğitim-öğretim boyutunun nasıl uygulanacağı açıklanmaktadır."

                Bu açıklamanın yazınız ile ilgili bağlantısını kuramadım.

                Bu yazıdan algım;Sefer halinde olup da saldırı ihtimalı bulunanların salatı kısaltmaları ama asla ihmal etmemeleri ile ilgili bir bildirimin olduğudur. Cephe sözcüğü ön,alın anlamlarındadır. Savaş ihtimalı olan bir topluluk ile savaşan topluluk farklı kavramlardır. Böylesi savaş ihtimalı olan durumlarda yapılması gerekenler; içinde bulunulan ortamın gerektirdiği derslerin yapılmasından başka ne olabilir?


                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                Allah'a emanet olunuz.
                Halil Ay

                Comment

                • Hasan Akçay
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 826

                  #23
                  Bu açıklamanın yazınız ile ilgili bağlantısını kuramadım.

                  Bu açiklama, sayin Hakki Yilmaz'in
                  sizin yukariya alintiladiginiz tefsiridir.

                  Lütfen bakar misiniz, orada
                  "savas sartlari"nda yerine getirilen salât
                  üzerinde duruluyor.

                  Savas sartlari = savas ortami.

                  Savas var ortada. O bi gerçek.
                  Bi daha: ihtimal degil gerçek.

                  Cephe sözcüğü ön, alın anlamlarındadır.

                  Neyin "ön"ü,
                  neyin "aln"i?

                  Sayin Hakki Yilmaz'in sözünü ettigi sey
                  örnegin bi evin önü degil efendim, bi insanin alni degil.

                  Açik ve net. Tefsirdeki cephe "savas alani"dir; can alinip can verilen yer.

                  Bi daha:
                  ihtimal degil
                  gerçek.

                  Ihtimal ise fiilî "çatisma"dir. O yok. Ama o da basladi baslayacak. Ta öylesine yakin bi ihtimal.

                  Say ki o cephedeki müminler sizsiniz.
                  Endise içindesiniz (HIFTUM), biliyorsunuz. Çünkü Allah bos konusmaz; uyari Allah'dan: silahlariniz salât esnasinda dahi yaninizda olacak.



                  Tipki bi deprem alani gibi. O, gerçek.
                  Ama şu anda deprem yok. O, ihtimal.

                  O ortamda
                  örnegin
                  yemek yiyebilir, su içebilir, fotograftakiler gibi namaz kilabilirsiniz ama
                  egitim ögretim yapamazsiniz. AKIL var izan var.
                  Last edited by Hasan Akçay; 13. December 2014, 08:53 AM.

                  Comment

                  • Hasan Akçay
                    Uzman Üye
                    • Dec 2010
                    • 826

                    #24
                    Sayin Hakki Yilmaz
                    قام fiiline
                    Nisâ 102-103'ün çevirilerinde
                    keyfî anlamlar yüklemis.

                    واذا كنت فيهم فاقمت لهم الصلاة فلتقم طائفة منهم معك
                    فاذا قضيتم الصلاة فاذكروا الله قيام ا وقعودا وعلي جنوبكم


                    onlar için salât ikâme ettiğin zaman [eğitim-öğretim verdiğin zaman] içlerinden bir kısmı seninle beraber dikilsinler [eğitime katılsınlar].
                    salâtı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın.


                    Allah'in sözlerine parantez hileleriyle yapilan bu müdahaleler yapilmazsa çeviri şöyle olabilir:

                    onlar için salâta dikeldigin zaman onlarin bir bölümü seninle dikelsinler
                    salâti tamamladiginizda dikelerek, oturarak, yan uzanarak Allah'i anin.


                    *

                    فاذا سجدوا فليكونوا من ورائكم

                    Buradaki سجد fiiline de
                    parantez içi bi müdahaleyle
                    şu keyfî anlam verilmis:

                    Bunlar boyun eğdiklerinde [ikna olduklarında] arka tarafınıza geçsinler.

                    Müdahalesiz çeviri
                    şöyle olabilir:

                    Bunlar secde edince arkaniza geçsinler.

                    *

                    Sonuç olarak
                    egitim ögretim cephe denen can pazarinda olmaz;
                    egitim ögretim "kıyam"li "secde"li olmaz.



                    Bu ayetlerde tarif edilen, şekilsel salâttir.
                    Kıyamli, secdeli.
                    Kisacasi namaz.
                    Last edited by Hasan Akçay; 14. December 2014, 09:43 AM.

                    Comment

                    • dost1
                      Site Yöneticisi
                      • Sep 2008
                      • 1905

                      #25
                      Selamun aleyküm,

                      Lütfen! Bu başlıktaki Salat ve namaz bölümünü okur musunuz?

                      Lütfen! Aşağıdaki konuşmaları izler misiniz?

                      Buraya tıklanıldığında gelecek olan Kur'an ve İslam adlı TV proğramının SALAT ve NAMAZ bölümlerinden 45-51 Üzerine tıklayarak izleyebilirsiniz.
                      Halil Ay

                      Comment

                      • Hasan Akçay
                        Uzman Üye
                        • Dec 2010
                        • 826

                        #26
                        Kusura bakmayin kardesim, okumam.
                        Çünkü
                        "Filan makaleyi okuyun, feşmekan kitabi hatmedin" dendiginde
                        müzakereden kaçilmis,
                        müzakere yokusa sürülerek sona erdirilmis oluyor.

                        Varsa bi söyleyeceginiz burda söyleyin.

                        *

                        Nisâ 101-103'te
                        "salât"in cephe denen can pazarindaki
                        "kıyam"li "secde"li uygulamasi var.

                        Sayin Hakki Yilmaz istedigi kadar buna egitim ögretim desin
                        hangi egitimciye sorsaniz size verecegi cevap şudur:

                        Can pazarinda ögretim olmaz,
                        kıyamli secdeli egitim olmaz.

                        Sayin Hakki Yilmaz gibi siz de olur diyorsaniz
                        sözün sonuna geldik demektir. Müzakere biter.
                        Last edited by Hasan Akçay; 15. December 2014, 04:32 AM.

                        Comment

                        • Hasan Akçay
                          Uzman Üye
                          • Dec 2010
                          • 826

                          #27
                          Tevbe 122:

                          Inananlarin hepsinin birden savasa çikmalari dogru degildir. Onlarin her kesiminden bir grubun dinde derin bilgiler edinmek ve sefere çikan topluluk geri döndügünde, korunmaları ümidiyle onları uyarmak için arkada kalmaları gerekmez mi?

                          (Çeviren: Y N Öztürk)

                          Comment

                          • dost1
                            Site Yöneticisi
                            • Sep 2008
                            • 1905

                            #28
                            Selamun aleyküm,
                            Değerli Hasan Akçay kardeşim.
                            Yazınızın altına ilgili başlıklara gönderme yapmamdaki kastım, müzakerenin kesilmesi için değil, okuyucuların müzakereye ön hazırlık yaparak kavramlar hakkında bilgi sahibi olabilmeleri içindir.

                            Sanırım sorun;"salat,secde ve ikame" sözcüklerine yüklenen anlamlardan kaynaklanıyor.
                            Akla gelebilecek sorular; salat sözcüğünün Arap dilindeki karşılığını Farsça olan namaz sözcüğü karşılıyor mu karşılamıyor mu? Bu gün icra edilen namaz Kur'an'da belirtilen salat mıdır değil midir?
                            Bu sorulara verebileceğim cevaplar karşılamadığı ve namazın salat olmadığı şeklindedir. Aksi durumda Allah ve meleklerin Nebi ve kullar için namaz kıldıkları,kuşların namaz kıldıkları anlaşılır ki, bundan Allah'a sığınırım.

                            Ahzab;43:Huvelleziy yusalliy aleyküm ve melaiketüHu li yuhriceküm minez zulümati ilenNur ve kâne bil mu’miniyne Rahıyma.
                            Ahzab;56:İnnAllahe ve MelaiketeHu yusallune alen Nebîyy ya eyyühelleziyne amenu sallu aleyhi ve sellimu tesliyma.
                            Nur;41: Elem tera ennAllahe yüsebbihu leHu men fiysSemavati vel Ardı vet tayru saffat küllün kad alime salatehu ve tesbiyhah* vAllahu Aliymun bima yef'alun

                            Secde sözcüğü bugün icra edilen namazdaki yere kapanıp kapanmama mıdır?
                            Secde sözcüğü bugün icra edilen namazdaki yere kapanma değildir.

                            Lisanul Arapda secde:“secde” sözcüğünün vaz’ı (ilk ortaya çıkışı), “devenin sahibini üstüne çıkarması için boynunu kösmesi, (eğmesi)” ve “meyve yüklü hurma dallarının, sahibinin rahat uzanıp toplamasına elverişli olarak eğilmesi” anlamındadır. Daha sonra da sözcük; “ülke krallarının bastırdıkları para üstündeki kabartma resimlere tebaanın baş eğerek bağlılık göstermesi” anlamında kullanılmıştır. (Lisan ül Arab; c:4, s:497)
                            şeklinde açıklanmıştır. Buradan algıladığım;secde Allah için olduğunda Allah'a boyun eğilecek ve onun otoritesi dışına çıkılmayacak ki, Secde 15,Meryem 58,İsra 107 de buna çok güzel vurgu yapılarak yere kapanma anlamındaki harru sözcüğü ile birlikte kullanılmıştır.

                            Secde;15: İnnema yu'minu bi ayatinelleziyne iza zükkiru biha harru sücceden ve sebbehu bi Hamdi Rabbihim ve hüm la yestekbirun

                            Meryem;58: Ülaikelleziyne en'amAllahu aleyhim minen Nebîyyiyne min zürriyyeti Ademe ve mimmen hamelna mea Nuh ve min zürriyyeti İbrahiyme ve İsraiyle ve mimmen hedeyna vectebeyna iza tütla aleyhim ayaturRahmani harru sücceden ve bükiyya

                            İsra;107: Kul aminu bihi ev la tu'minu innelleziyne utül ılme min kablihi iza yütla aleyhim yehırrune lil ezkani sücceda

                            Kaf-vav-mim kök harflerinden türeyen ikâm sözcüğü de “oturmak” fiilinin karşıtı olan qıyâm sözcüğünün if‘âl babından mastarıdır ve lügatlerde bu kalıbın anlamı; “ayağa kaldırmak, dikmek, ayakta tutmak” olarak belirtilmiştir.

                            Sefere çıkmış olanlar salatı yine terketmeyecekler ve önlemlerini alarak salatlarını yapacaklardır. Bu salat da İsra 78 de belirtildiği gibi salatın bilgilendirme şeklinde ikame edilmesi olacaktır.

                            Kusursuzluk sadece Allah' a mahsusdur.
                            Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                            Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                            Allah'a emanet olunuz.
                            Halil Ay

                            Comment

                            • Hasan Akçay
                              Uzman Üye
                              • Dec 2010
                              • 826

                              #29
                              Müzakerenin kesilmesini istemediginiz için tesekkür ederim ama üzerinde durulan konuyu dagitmis görünüyorsunuz.

                              Konu
                              Ahzâb 43'teki, Ahzâb 56'daki, Nûr 41'deki SALÂT
                              degil efendim.

                              Konu
                              Nisâ 101-103'teki "salât"tir

                              ki

                              1.cephede yerine getirilmekte,
                              2.KIYAM ve SECDE ile yapilmaktadir.

                              KIYAM
                              Nisâ 102'deki "kiyam"dir ve, sizin de açikladiginiz gibi,
                              "ayakta durmak"tir ki zaten 103'te bu anlama geliyor.

                              SECDE ise
                              fiilen "yere kapanmak"tir.
                              Kelime mecazen teslimiyet ve itaat anlamina da gelir ama
                              aslolan fiildir çünkü mecaz oradan kaynaklaniyor.

                              Kaldi ki "فاذا سجدوا"nün,
                              sayin Hakki Yilmaz'in öne sürdügü gibi
                              Bunlar boyun eğdiklerine [ikna olduklarında] anlamina gelmesi için,
                              cephede egitim ögretim yoluyla bi buyrugun veriliyor olmasi gerekir ama
                              öyle bi buyruk yok çünkü cephede egitim ve ögretim imkani yok.

                              Bi daha:

                              1.
                              Bi tür can pazari olan cephede
                              egitim ögretim olmaz,

                              2.
                              Egitim ögretim
                              bilgi aktarilarak ve o bilgi tartisilarak... yapilir;
                              KIYAM ve SECDE ile yapilmaz.

                              Nisâ 101-103'teki SALÂT "namaz"dir.

                              NAMAZ kelimesinin Farsça olmasi
                              hiç bi seyi degistirmez.

                              Önemli olan,
                              bir kelimenin hangi dile ait oldugu degil
                              ne anlama geldigidir. (Isrâ 110)
                              Last edited by Hasan Akçay; 16. December 2014, 08:23 AM.

                              Comment

                              • Araştıran
                                Uzman Üye
                                • Mar 2013
                                • 110

                                #30
                                @Hasan Akçay size sorularım olacak bir kaç tane.Savaşta eğitim-öğretim olamaz diyorsunuz peki Briefing tarzı birşeydemi olamaz?Secde kelimesinin pratikte yere kapanmak anlamına geldiğini nerden çıkardınız?Peki yanlış hatırlamıyorsam yusuf 100. ayette harru succeden ifadesi geçer,bu ayet de bize yere kapanmak ve boyun eğmek-teslimiyet göstermek arasında fark olduğunun bir delili değilmidir?Yani bu ayetten çıkardığımız bakınız harru-yere kapanmak succeden-teslimiyet göstermek bunların ikisi ayrı anlamlar.Ben lügat bilgini değilim ama Hakkı bey birşey söylüyor sürekli bakın diyor en önemli iki lügat(Tacul arus,lisanül arab) da salat ın anlamı desteklemektir.Dua-namaz anlamını ısfahanlı ragıp bile geçiştirmiştir diyor.Bu salatın namaz anlaşılması gerektiğine kesinlikle inanıyorsanız biraz daha detaylı ve ispatlı açıklarsanız sevinirim.Müslamanlar kanıt üstüne konuşmalı ve çok büyük bir kısımda kanıt üzerine iman etmeli diyor ve kapatıyorum.
                                Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır..ANKEBÛT - 51

                                Comment

                                Working...