Talâk Suresi

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Hasan Akçay
    Uzman Üye
    • Dec 2010
    • 826

    #31
    Galip Bey'le aramizda sanki son sözü kim söyleyecek yarismasi varmis gibi
    ben yazdiktan sonra onun da yazmasi benim açimdan hos degil.

    Aramizda hiç biseyin yarismasi olamaz
    çünkü Galip Bey'in yazddiklarini okumuyorum, yazilari ne hakkindadir bilmiyorum.
    Bi süre yazmayacagim.

    Comment

    • galipyetkin
      Uzman Üye
      • Sep 2011
      • 1389

      #32
      Çoook üzüldüm.

      Ne nane yiyeceğim ben şimdi.

      Halbuki benim yazılarımdaki harfler Hasan Bey okurken şereflendirildiklerinden yaldızlanıyor, altından harflere dönüşüyorlardı.

      Demek ki ondandı bizim klavyenin tuşlarının bana Firavun Aziz'in azizlikleri ile yazdıklarımın defalarca tashih gerektirmesi. Sezmişler demek ki Hasan Bey'in bizim yazılara birer vole çektiğini

      Kaprislerine rağmen bizim veli-nimetimizdir yazdıkları ile Sayın Hasan Bey; ve yazdıkları bize birer ışık. Bizim ateşleyicimiz O. Kendimizi buluyoruz O'nu okur ve cevaplarken. Ondan başka doğru dürüst yazan mı var ki?

      Yazık bir müddet başı boş kalacağız.
      Site de sus-pus.

      Hayrola.
      Umreye mi?
      Aman bir sağlık sorunu olmasın da.
      Sağlıcakla kalın.

      Arayı uzatmayın; merak ediyorum. İnanmazsanız Dost1'e sorun. Yukarıda bir chatbox var ya; oraya da bakın görürsünüz sizden haber soruşturduğumu uzun zaman haber alamayınca.

      Saygılarımla.
      Galip Yetkin.
      Last edited by galipyetkin; 15. January 2017, 10:30 AM.

      Comment

      • sevginur
        Uzman Üye
        • Nov 2012
        • 300

        #33
        Selamun aleykum kardeşlerim
        Kuran'da talak konusu Talak Süresi 1-4 ve Bakara 227 -228 -229-230-231
        Bu ayetlerden hakkında sorular sormak istiyorum..Allah'ın bildirdiğinden başka bilgimiz yoktur şüphesiz

        Önce Talak birinci ayetinin içeriğini iyice anlamak için soracağım inşaAllah.Sorularım ilgisiz veya çok basit ya buda sorulurmu diyebilirsiniz.Yazı kuralarında acemi olabilirim belli bir düzen olmayabilir.


        Talak,65/ 1 Ey Nebi ! Kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.
        يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَاء فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا الْعِدَّةَ وَاتَّقُوا اللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِن بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّا أَن يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ اللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ اللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُ لَا تَدْرِي لَعَلَّ اللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أَمْرًا
        Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh(iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh(mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh(hudûdullâhi), ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh(nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emr (EHY)

        1.Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman onları iddetleri için boşayın ve iddeti sayın. Ve Rabbiniz Allah’ın koruması altına girin. Apaçık bir aşırılık, iffetsizlik yapmaları hâli dışında, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Artık kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendine haksızlık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir iş ortaya çıkarıverir.H.Y

        Talak Kelimesi hakkında edindiğim bilgi
        Talak Kelimesi türkçemizde de geleneksel anlamda bilinen boşanma ayrılma gibi anlamlarda bilinen terimdir Talak kelimesi lugatte hissi,manevi olsun bağı çözmek, serbest bırakmak, terk etmek islami luğatte nikah bağının kopartılması anlamlarına gelir .Cahiliye döneminde her cahiliye anlayışına sahip olanlar gibi kadınlar evlilikleri ve kendileri aleyhine ilkel ve haksızlığa sebeb olan pek çok kurallarla hüküm sürdüğü karı kocanın ayrılma hususlarında Talak kelimesi kullanılmış. İslam gelince aynı kelime ile Allah, her şey gibi, talak için de bir ölçü koymuş bu ölçüyü insanlığa veriyorki evlilik müsessesini kızgınlık ,cabuk karar verme incir kabuğunu doldurmayacak mevzuları düşünme tartma fırsatı veriyor.


        Ayettin başında Ey Nebi ! Kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun.

        ayette iddeti saymakla görevli olan erkektir.diyor Erkekmi iddeti bilir kadınmı
        acaba bu sadece iddet dışında boşanma için bir zaman dilimi tanıma mı ?

        Kadının iddet üç adet dönemi ise bu dönemi kocasının yanındamı geçirmesi gerekir.yoksa ikisimi ayrı durabilirmi evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar;
        ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka.


        Talak 65/ 2-Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;
        فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَأَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا الشَّهَادَةَ لِلَّهِ ذَلِكُمْ يُوعَظُ بِهِ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَمَن يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَل لَّهُ مَخْرَجًا
        Fe izâ belagne ecelehunne fe emsikûhunne bi ma’rûfin evfârikûhunne bi ma’rûfin ve eşhidû zevey adlin minkum ve ekîmûş şehâdete lillâh(lillâhi), zâlikum yûazu bihî men kâne yû’minu billâhi vel yevmil âhir(âhiri), ve men yettekıllâhe yec’al lehu mahrecâ(mahrecen).

        Talak 65/ 2-Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın.

        üç iddet dönemi içinde herhangi bölümünde birleşmeleri mümkün olursa boşanma iptalmi ?

        üç iddet dönemi içinde birleşme olduğsa boşanma iptal daha sonra tekrar ayrılma konusu olduğunda tekrar üç iddet bekleme süreleri mi var.?

        üç iddet dönemi adet dönemi olması şartımı var
        -------------------------
        Bakara 229 O boşama iki keredir. Ondan sonrası, ya iyilikle tutmak veya güzellikle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da size helal olmaz. Erkek ve kadın Allah'ın yükümlü kıldığı görevleri yerine getiremeyeceklerinden korkarlarsa o başka. Eğer siz de bunların Allah'ın verdiği yükümlülükleri doğru dürüst yerine getiremeyeceklerinden korkarsanız, kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur. Bunlar, işte Allah'ın belirlediği sınırlardır. Sakın bunları aşmayın! Her kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.E.H.Y

        229.Boşamak iki defadır. Bundan sonrası ya örfe uygun/herkesçe kabul gören bir şekil ile tutmak veya iyileştirmekle salmaktır. Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da sizin için helâl olmaz. Ancak ikisinin de Allah’ın sınırlarını yapamamaktan korkmaları başkadır. Artık eğer siz kamu görevlileri, bunların, Allah’ın sınırlarını yapamayacaklarından korkarsanız, kadının fidye/ayrılma bedeli vermesinde ikisine de vebal yoktur. İşte bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Artık bunları aşmayın. Her kim de Allah’ın sınırlarını aşarsa, artık işte onlar, kendi benliklerine haksızlık edenlerin ta kendisidir.H.Y

        Bakara 229 ayette boşanma iki defadır.Diyor Gelenekte üç kere boş ol deyince hülle uygulamasıyla kadın kocasına dönmesi gibi rutüeller uygulanır.içsel olarak bu uygulanmada kalben tahmin etmiyordu.doğru bulmuyordum

        Boşamak iki defadır. Bundan sonrası ya örfe uygun/herkesçe kabul gören bir şekil ile tutmak veya iyileştirmekle salmaktır.Ayette hem Boşanma iki defa hem maruf üzere tutmak hem de iylleşme salmak açarmısınız örnek verirseniz sevinirim
        Bu ayette kadına erkeği boşama hakkı vermesi hangi ifadelerdir

        ----------------------
        Bakara 230 Eğer boşanmayı üçüncü celsede gerçekleştirirse, ondan sonra kadın bir başkası ile evlenmedikçe, erkeğin onu alması kendisine helâl olmaz. İkinci kocası da onu boşarsa, Allah'ın sınırlarını koruyacaklarına inandıkları takdirde, eski karı-kocanın yeniden evlenmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Allah bunları, öğrenmek isteyenler için açıklıyor.B.B

        30.Eğer o, kadını boşarsa, artık bundan sonra o kadın, ondan başka bir koca ile nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. Sonra eğer ikinci koca onu boşarsa, Allah’ın sınırlarını yapabileceklerini zannettilerse, birbirlerine dönmelerinde her ikisine de vebal yoktur. Allah’ın, bilip duran bir toplum için ortaya koyduğu sınırlar, işte bunlardır.H.Y
        -------------------------------
        Bakara 230Eğer boşanmayı üçüncü celsede gerçekleştirirse,üçüncü celse derken iddetin üçüncü aşamasımı kasdediyor.Ne kasdeliyor üç iddet üç adet dönemindeki temizlikte boşanmıyacaklar.Adet dönemi verilmesi rahimde bebek olabileceğni kesinleşmesi ve göre karı koca arasında barışma imkanı için bir zaman verilmiş diyebilirmiyiz.?
        Last edited by sevginur; 18. December 2017, 08:56 PM.
        De ki: “Ey kâfirler!
        Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
        Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
        Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
        Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
        Kâfirûn Sûresi

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #34
          "(Talâk 1-4'teki) iddeti erkek mi bilir kadın mı?" sorusunun bildiğim kadarıyla cevabı:
          ikisi de bilir. Çünkü Talâk 1-4'te sözü edilen iddet* ŞEHR denen "kamerî ay"larla ölçülüyor,
          ki gökteki aylardır, örneğin "dolunay"lardır... Erkek te görebilir onları kadın da.

          Kaldı ki boşanma mahkemenin verdiği kararla gerçekleşir (Nisâ 35),
          o halde aslolan, "selasetu eşhur"daki şehrleri yargıcın bilmesidir.
          Bu ise onları mahkemenin atadığı "bilirkişi"nin görüp bilmesini gerektirir.

          Önce
          BU KONU bi sonuca bağlansın,
          öteki sorular ondan sonra.
          Lütfen.

          __________________________________

          *Talâk 4:

          Âdetten kesilmiş olan kadınlarınız konusunda kuşkuluysanız
          onların iddeti ve hiç âdet görmemiş olanların iddeti 3 kamerî aydır,
          gebeler ise yüklerini bırakana kadar beklerler...
          .
          Last edited by Hasan Akçay; 19. December 2017, 06:17 AM.

          Comment

          • sevginur
            Uzman Üye
            • Nov 2012
            • 300

            #35
            Tüm forum ailesi ve size selam esenlikler dilerim
            Talak süresi 65/1

            Ey Peygamber ! Kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın.
            Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh

            1-Ayette nebiyyu diyor , meallerde peygamber lafzı kullanılmış. Bazı ayettlerde uyaran ,müjdeleyen tebliğ eden rasul kelimesi geçer neden bazı ayetlerde nebi ile başlar bu ayette nebi kullanmıştır.

            2-وَاَحْصُوا ve ahsûl iddeh -İddet süresini erkeğe sayın demesi kadınla ilgi alakasını kesmemesi ve boşama kararını bir daha gözden geçirmesi için süre olabilir

            3-Bu iddet süresi diğer ayetlerde bakara 228 üç ay selâsete kurûin bu iddet sürelerine girdiğinde de ilişkiye girmeden ben seni boşadım der ilk temizlikte boşanma işlemi başlamış oluyor ve buna göre ayette 1--hayız temizlik 2-hayız temizlik 3--hayız temizlik...Bu dönemde 1-Birliktelik olmayacak ,2-Onları evlerinden çıkarmayacak ,3 onlar da çıkmasınlar; ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka yani kadın sadece bu sürelerde evden ayrılmayacak deniyor buraya kadar doğru anlamışmıyım. Hamileler doğuma kadar diğeri adetli olamayan ve adetli olan üç ay iddet oluyor diyebilirmiyiz.
            Last edited by sevginur; 19. December 2017, 11:14 AM.
            De ki: “Ey kâfirler!
            Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
            Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
            Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
            Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
            Kâfirûn Sûresi

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #36
              sevginur Nickli Üyeden Alıntı
              Bu ayette (2:229'da) kadına erkeği boşama hakkı vermesi hangi ifadelerdir
              kocasına fidye vermesi o ikisine caizdir
              fe lâ cunâha aleyhimâ fî meftedet bihî


              Sevginur kardeşim,
              ne dediğinizi tam anlayamıyorum.
              Bir iletinizde yalnızca bir husus üzerinde durursanız belki daha iyi anlarım,
              rica etsem bunu yapar mısınız. Lütfen.

              Comment

              • Hasan Akçay
                Uzman Üye
                • Dec 2010
                • 826

                #37
                Örneğin "ben seni boşadım der" diyorsunuz,
                kim kime der bunu?
                Tamam, desin demesine de... ağırlık açısından neyin nesidir bu
                yani "boşanmak istiyorum" anlamında yalnızca bir niyet beyanı mıdır
                ya da "yasal olarak boşandık, bitti gitti" mi?
                Kadın ya da erkek "Ben seni boşadım" deyince hangi ayete göre boşanma bitmiş gitmiştir?

                Comment

                • sevginur
                  Uzman Üye
                  • Nov 2012
                  • 300

                  #38
                  Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                  kocasına fidye vermesi o ikisine caizdir
                  fe lâ cunâha aleyhimâ fî meftedet bihî


                  Sevginur kardeşim,
                  ne dediğinizi tam anlayamıyorum.
                  Bir iletinizde yalnızca bir husus üzerinde durursanız belki daha iyi anlarım,
                  rica etsem bunu yapar mısınız. Lütfen.
                  Sorularımı Kendi bilgi seviyenize göre okursanız anlayamazsınız.Karşısınızda öğrenme niyetiyle Sorularım iddet süresi hakkındaydı, iddet süresinde neler yapılacak,kadının Onları evlerinden çıkarmama konusu açıklayıcı maddeleri irdelemeyi yapmayı denemek istedim.
                  Ayet net anlaşılıyorda yine de iyice sindirme açısından bir ayetten diğer ayetlerle detaylı bilgi sahip olmak.

                  Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
                  Örneğin "ben seni boşadım der" diyorsunuz,
                  kim kime der bunu?
                  Tamam, desin demesine de... ağırlık açısından neyin nesidir bu
                  yani "boşanmak istiyorum" anlamında yalnızca bir niyet beyanı mıdır
                  ya da "yasal olarak boşandık, bitti gitti" mi?
                  Kadın ya da erkek "Ben seni boşadım" deyince hangi ayete göre boşanma bitmiş gitmiştir?
                  boşanma kararı elbette ikisine aittir .Ancak talak 1. ayette hitab boşanma kararı alacak erkeğe değilmi
                  Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın.

                  Sizin söylediğiniz ''Kadın ya da erkek "Ben seni boşadım" deyince hangi ayete göre boşanma bitmiş gitmiştir?'' böyle değil elbette iddet dönemine girmek boşanmaya karar vermek değilmi Boşanma bu iddet süre sonunda böyle yazmışım iddet dönemi sonunda beraberlikleri sürdüremiyeceklerse ayrılır demişim
                  Last edited by sevginur; 19. December 2017, 12:25 PM.
                  De ki: “Ey kâfirler!
                  Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                  Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                  Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                  Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                  Kâfirûn Sûresi

                  Comment

                  • sevginur
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 300

                    #39
                    Soru tarzımla sizlerden öğrenmek istediklerimi ifade edememişimdir.Allah'ın izni ile ayetleri derleyip biraz daha araştırayım inşaAALLAH. Paylaştığınız için teşekür ederim.
                    De ki: “Ey kâfirler!
                    Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                    Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                    Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                    Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                    Kâfirûn Sûresi

                    Comment

                    • galipyetkin
                      Uzman Üye
                      • Sep 2011
                      • 1389

                      #40
                      Sayın sevginur.

                      "Sorularımdaki ifade tarzım eksik olabilir" diye beyan etmişsin.

                      Hayır!
                      İfade edişlerin tam yerinde. Lütfen bu şekilde devam et.
                      Birinci ayet gayet açık. Ne diyor. "kadınları BOŞADIĞINIZ zaman".
                      Dolayısı ile tek taraflı irade beyanı.

                      Yukarıda şöyle demişsin:
                      "boşanma kararı elbette ikisine aittir. Ancak Talak 1. ayette hitab boşanma kararı veren erkeğe ait değil mi?"

                      Bir de yukarıda şöyle yazılmış: "kadın ya da erkek "Ben seni boşadım" deyince hangi ayete göre boşanma bitmiş gitmiştir."

                      Nisa suresinin birinci ayeti için "ikişer üçer dörder" ifadesi evlenmeye konu yapılırsa kadınlar da "kuma" olur

                      Ben bu ayetlerde geçen ifadelerin yalnızca "evlilik hukunu" anlatmadığını biliyorum ve anlatılan mânâlandırışlara katılmıyorum. Bir an evlilik hukuku olduğunu var saysak bile belirtilen evlenme çeşidi dost tutmak, kumalık ilişkisidir. Böyle ilişkileri bozmak için mahkemeler yetkili olur mu?
                      Olmaz çünkü hukuki değildir.

                      O halde bu şekildeki birlikteliklerin sonlandırılması nasıl olur?
                      Tahakküm altındaki kadına böyle bir hak verilmez ve ERKEĞİN "boşsun" lafıyla kadın hiç güvencesiz tekmeyi yer.
                      (son zamanlarda mahkemeler bu durumda kadına bazı maddi imkanlar sağlamaktadır).

                      Dolayısı ile Nisa-3. ayetini dayanak yaparak yasal gibi gösterilmeye çalışılan dost tutma, kuma getirme gibi olaylarda resmi bir evlilik olmadığından resmi bir boşanma da yoktur. Bu yönde hiç bir hakkı olmayan kadın da ERKEĞİN TEK TARAFLI "boş ol" iradesi ile kapıya konur.

                      Saygılarımla.
                      Galip Yetkin
                      Last edited by galipyetkin; 19. December 2017, 06:02 PM.

                      Comment

                      • sevginur
                        Uzman Üye
                        • Nov 2012
                        • 300

                        #41
                        galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                        Sayın sevginur.

                        "Sorularımdaki ifade tarzım eksik olabilir" diye beyan etmişsin.

                        Hayır!
                        İfade edişlerin tam yerinde. Lütfen bu şekilde devam et.
                        Birinci ayet gayet açık. Ne diyor. "kadınları BOŞADIĞINIZ zaman".
                        Dolayısı ile tek taraflı irade beyanı.

                        Yukarıda şöyle demişsin:
                        "boşanma kararı elbette ikisine aittir. Ancak Talak 1. ayette hitab boşanma kararı veren erkeğe ait değil mi?"

                        Bir de yukarıda şöyle yazılmış: "kadın ya da erkek "Ben seni boşadım" deyince hangi ayete göre boşanma bitmiş gitmiştir."

                        Nisa suresinin birinci ayeti için "ikişer üçer dörder" ifadesi evlenmeye konu yapılırsa kadınlar da "kuma" olur

                        Ben bu ayetlerde geçen ifadelerin yalnızca "evlilik hukunu" anlatmadığını biliyorum ve anlatılan mânâlandırışlara katılmıyorum. Bir an evlilik hukuku olduğunu var saysak bile belirtilen evlenme çeşidi dost tutmak, kumalık ilişkisidir. Böyle ilişkileri bozmak için mahkemeler yetkili olur mu?
                        Olmaz çünkü hukuki değildir.

                        O halde bu şekildeki birlikteliklerin sonlandırılması nasıl olur?
                        Tahakküm altındaki kadına böyle bir hak verilmez ve ERKEĞİN "boşsun" lafıyla kadın hiç güvencesiz tekmeyi yer.
                        (son zamanlarda mahkemeler bu durumda kadına bazı maddi imkanlar sağlamaktadır).

                        Dolayısı ile Nisa-3. ayetini dayanak yaparak yasal gibi gösterilmeye çalışılan dost tutma, kuma getirme gibi olaylarda resmi bir evlilik olmadığından resmi bir boşanma da yoktur. Bu yönde hiç bir hakkı olmayan kadın da ERKEĞİN TEK TARAFLI "boş ol" iradesi ile kapıya konur.

                        Saygılarımla.
                        Galip Yetkin
                        Allah'ın selameti cümlemizin üzerinde olsun

                        Allahın sözlü ve sözsüz ayetlerin hikmeti birer mucuzedir.Her asırda değişik hikmeti anlamları olur.. Ayetleri okurken ve üzerlerinde düşünürken herkes kendi ilmince bir şeyler anlayabilir ve kendi çağlarına göre , kendi mesleğince,yaşına yaşadıklarına göre.. Sizin bu ayetle ilgili görüşünüzde farklı algılama olabilir. Allah'ı yanlış tasavvura, şirke götürmedikçe bir bakış açısıdır.Farklı pencereden Düşündürür .Geçenlerde bir kardeşimiz Süleyman aleyhisselam 'da geçen karıncaları güneşe tapan topluluğun kraliçesi Belkıs üzerinden değişik bir düşünceyi dile getirmiş.Karıncaların fıtratlarına verilmiş davranışlardan yola çıkmış Bu varlıkların yaşam tarzı manen ,madden aldıkları tedbirleri,yardımlaşmaları , ortaklaşa birlik içinde kolay kolay bozulmayacak kenetlenmeyle korumuşlar.kainat kitabından ibret alınıp insanın toplumsal tedbirsiz , düzensiz, yaşamları ,ayrışma ve bozuluşları değinmişti çok hoşuma gitmişti.
                        Last edited by sevginur; 20. December 2017, 12:30 PM.
                        De ki: “Ey kâfirler!
                        Ben sizin taptıklarınıza tapmam/ Ben sizin yaptığınız ibâdeti yapmam.
                        Siz de benim taptığıma tapıcı değilsiniz/ Siz de benim yaptığım ibâdeti yapmazsınız.
                        Ve ben asla sizin taptıklarınıza tapacak değilim/ Ben asla sizin yapmış olduğunuz ibâdeti yapıcı değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz/ Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz.
                        Sizin dininiz sadece sizin için, benim dinim de sadece benim içindir.”
                        Kâfirûn Sûresi

                        Comment

                        Working...