Allah geleceği bilmez mi?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • merdem
    Uzman Üye
    • Nov 2012
    • 1364

    #16
    Acıbadem Tüp Bebek Merkezine Hoş Geldiniz!

    Merkezimiz tıp teknolojisinin en son olanaklarını kullanarak yurt içinde ve yurt dışında edinilmiş engin tecrübeleri ve bilgi birikimleri ile sizlere hizmet vermekten mutluluk duymaktadır. Hizmet anlayışımız, etkinliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış tedavileri, en yüksek kalitede, sizlerin tıbbi ve ruhsal anlamda ihtiyaçlarınızı göz önüne alarak modern bir atmosferde sunmaktır. Acıbadem Tüp Bebek sizlere daha yakın olabilme amacı ile birden fazla Merkezde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu anlamda sadece verilen hizmetin kalitesi ve başarı oranları ile değil aynı zamanda tedavi ettiği çiftlerin sayısı bakımından da Türkiye nin önde gelen Tüp Bebek Merkezleri arasındadır.







    Insanoglu dahi bir seyler elde etmege yelteniyor!

    Yaratmak Allah'a mahsustur! "OL" demesi yeterlidir.

    Comment

    • merdem
      Uzman Üye
      • Nov 2012
      • 1364

      #17
      Cennette Hz. Muhammed'in (SaV) hz. Meryem'le evleneceği doğru mu? Mumsema Sebep ve hikmetler dünyasında yaşıyoruz. Burada her şeyin bir sebebi ve hikmeti vardır. Ama ücret ve kudret yeri olan ebedî âlemin kendine has yönleri vardır. Buradaki ölçüler oraya uymadığı gibi, buradaki şartlar ve esaslar da o âleme benzemez.

      Bunun için o âlemi kendi ölçüleri içinde mütalaa etmek lazım. Ancak ebedî âlem hakkında tam bir bilgiye sahip olmamız mümkün değildir. Ancak bazı âyet ve hadislerde bu meseleye esas teşkil edecek işaretler vardır. Biz de bu işaretlerin gösterdiği nisbette biliyoruz.

      Sizin sözünü ettiğiniz meseleyi İbni Mâce’nin Zühd babında rivayet edilen bir hadis-i şeriften öğreniyoruz.

      Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyuruyor:
      “Allah Azze ve Celle sizden Cennete dahil ettiği her mü’mine yetmiş iki hanım verir. Bunların ikisi hurilerden ve yetmişi Cehennemlik olanların Cennetlik hanımlarındandır.”1

      Hadis âlimi Hişam bin Hâlid, bu hadisin izahında şöyle der:
      “Bazı erkekler ebedî olarak Cehenneme girerler. Cennet ehli olan erkekler Cehenneme girenlerin hanımlarını alacaklardır.”

      Meselâ, Firavun’un hanımı Hz. Âsiye gibi.
      Hz. Âsiye’nin durumunu da yine bir başka hadisten öğreniyoruz:
      “Allah, İmran kızı Meryem’i, Firavun’un hanımı Âsiye’yi ve Musa’nın kızkardeşi Gülsüm’ü Cennette bana zevce olarak vermeyi hükmeyledi.”2

      Bu hadis-i şeriflerden anlaşıldığı üzere, Cehennemlik erkeklerin Cennetlik hanımlarını Cenab-ı Hak mü’min erkeklere verecek. Cennetin şartları kendine göre olacağı için orada kıskançlık, haset ve benzeri duygular olmayacaktır.

      Hiç evlenmeden vefat eden hanımlar için de aynı hususlar geçerli olsa gerekir.

      1 İbni Mâce, Zühd: 39.
      2 İbni Mâce Tercümesi, 10: 649.

      Mehmed Paksu Aileye Özel Fetvalar

      Selam ve dua ile.


      Ha bunlara da inananlar var. Hadisleri inkar edene ne deniliyordu?

      Comment

      • dost1
        Site Yöneticisi
        • Sep 2008
        • 1905

        #18
        Selamun aleyküm! Değerli Kuman Kardeşim!

        kuman Nickli Üyeden Alıntı
        Şimdi bir sorum olacak.
        Ben mucizelere inanmıyorum yani açıklandığı şekilde inanmıyorum. başka bir şekli ve açıklaması olması gerektiğine inanıyorum. Mirac olayına sizin anlatığınız şekilde inanmıyorum bu olayda başka bir şeyler olmalı (başka şeyler anlatanlar var)
        Ben İsanın bir babası olduğunuda inanıyorum ve bu kişide allahın bir elçisi olduğunu düşünüyorum (Şuan ki bilgilerimle ve anlamalarımla)
        ben tüm bunları Allahın kanununda bir değişiklik bulamazsın sözünden yola çıkarak söylüyorum.

        Sorum şu;
        Benim tüm bildiklerim ve kabul ettiğim şeyler yanlışsa eğer Ben Kafir mi oluyorum

        Bu sorunun cevabından sonra
        ben kafir oldum! Neden kafir oldum Mirac olayı yüzünden necm suresini hoca gibi anlamadığım için.
        Neden kafir oldum Allahın koyduğu kanunları değiştirmeyeceğine inandığım için. Doğa üstü, metafiziğe inanmadımdan diye.


        Kafir olmak kolaydır ancak bu kadar kolay değil.
        Sorunuzun cevabını bulmak için şeytani racimden Allah'a sığınmanız gerekir.

        Şeytandan Allah’a sığınmak; “Euzu billahi mineşşeytanirracim (Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım / Allah’ım şeytandan sana sığınırım, beni ondan koru)” demek değildir.

        Şeytandan Allah’a sığınmak:

        - Şeytan tipler ve güçler tarafından dayatılan düşünce ve amelleri, hemen, Allah’ın bizlere gönderdiği Kur’an terazisinde tartmaktır.

        - Şeytanın aklımıza, fikrimize zerk ettiği zehirleri, Allah’ın Kur’an’da bize ikram ettiği panzehirle tedavi etmektir.

        - Doğruyu Allah’tan öğrenip, şeytanın bizi saptırmasına engel olmaktır.

        - Fırtınaya tutulan geminin hemen limana sığındığı gibi, hemen Kur’an’a sarılıp problemleri Kur’an ile çözmektir. (Anlamadan Kur’an okumak bu problemleri çözmez!)

        Günümüzde, bu konuya örnek olabilecek şeytanî vesveseler insanların hayatlarına o kadar çok yönden sokulmak istenmektedir ki, bunlardan bir tanesini somutlaştırarak burada sunmak boynumuzun borcudur:

        Yüzyıllardır Müslümanlara birileri tarafından telkinde bulunulmakta ve şunlar söylenmektedir:

        “Şu kandil gecesinde şu kadar rekât namaz kılar, şu kadar sayıda tespih çekersen, bütün günahların affolur ve cennete gidersin!”

        Bu teklif, ilk bakışta insanların hoşuna gitmekte, daha doğrusu işine gelmektedir. Çünkü insanın dünyaya gelişinden itibaren onun “karin”i olarak faaliyet gösteren şeytan (İblis), bu teklif ile hemen harekete geçip bir ham düşünce üretmekte ve bu söylenen kolay davranışları yaparak cenneti ucuza kapatma fikrini insana “süslü” göstermektedir. Yani, yapılan teklif (telkin) ile insan, hem Allah’ın bildirdiği dışında bir yolla cennet vadeden şeytanların, hem de bu yolu kendinse süslü gösteren beynindeki İblis’in vesveseleri ile karşı karşıya kalmaktadır. İşte, Rabbimizin kendisine sığınılmasını istediği şeytan vesvesesi, buna benzer kuruntulardan oluşmaktadır. Ancak, bu sığınma, ayetteki ifadelerden anlaşıldığına göre lâfla olmamaktadır. Zira ayette “Allah’a sığınırım de!” veya “Allah’a sığınmak istiyorum de!” değil, “Allah’a sığın!” denmektedir.

        O hâlde yapılacak iş, yukarıda da söylediğimiz gibi, insanın kendisini sadece Allah’ın sözlerine teslim etmesidir.
        Nitekim yukarıda verdiğimiz örnek için insan “Cennetin bedeli nedir Ya Rabbi!” diye Allah’a sığınmak isterse, Allah’ın cevabını Kur’an’da bulacak ve bu bedelin “mütteki olmak, ebrardan olmak, malını ve canını Allah’a satmak” olduğunu öğrenerek, hem o teklifi yapan yalancı şeytanların, hem de beynindeki İblis’in vesvesesinden kendini kurtarabilecektir.

        Sonuç olarak insan, aklını çalıştırmalı ve bu tarz yalanlarla sürekli vesvese veren şeytanlardan korunmak için Allah’a, yani O’nun kitabına sığınmalıdır ki, Âdem ve eşi gibi hataya düşmesin.
        Kaynak: İşte Kur'an

        Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
        Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
        Sevgi,saygı ve muhabbetle.
        Allah'a emanet olunuz.
        Halil Ay

        Comment

        • kuman
          Uzman Üye
          • Mar 2013
          • 583

          #19
          Kuranı kim doğru anlıyor kim doğru anlamıyor Allahtan başka bilen yok.
          Kim münafık kim kafir Allahtan başka bilen yok.
          Kuran Allah ın kelamı kim daha iyi bilir ?
          A böyle diyor B böyle diyor
          Aklımı kullanıyorum Kuranı baz alarak aklımı kullanıyorum.
          Allah her şeyi bir ölçü ile yarattıysa, ki öyle, ölçüyü bozacak herhangi bir davranışı yapmayacağına göre ölçüye aykırı ve mucize olduğu söylenen olayların anlamları daha farklı olmalıdır.
          Gece gündüzü örnek veren Allah, baharı örnek veren Allah. Rüzgarı örnek veren Allah, Yağmuru örnek veren Allah, İnsanı örnek veren Allah, bitkileri örnek veren Allah, Güneşi örnek veren Allah, gökleri örnek veren Allah, yerkabuğunu örnek veren Allah, bunları çoğaltmak mümkün ve bunlar için aklını kullanın demesinin sebebi nedir ?
          Tek bir sebebi vardır çünkü bunlar mucizedir.
          Mucize mi arıyorsunuz çevrenize bakın.

          Allahın ;

          Gökten sofra indirmesi mi mucize ? Neden bunu yaptı havariler inansın diye mi? Kalpleri yatışsın diye mi ?
          Allah dünyaya rızıklar ile doldurmasından sonra havariler neden gökten sofra istedi ? Allah onları uyarmış olmasın !

          Ateşi suya dönüştürmesi ve odunları balığa dönüştürmesinden sonra orda ki halk nasıl oldu da Hz. İbrahim e inanmadı ve sadece ailesini alıp gitti Mekke ye

          Allah Kuranda mucizeden bahsediyor mu ? Tüm bunları düşünmemiz ve öğüt almamızı istemiyor mu?

          Bu evrenin sistemi mucize değil de nedir ? Buna rağmen hala mı mucize istiyorsunuz ? Gidip Yunan mitlojisi okuyun orda çok var.
          Last edited by kuman; 14. April 2013, 11:22 PM.

          Comment

          • kuman
            Uzman Üye
            • Mar 2013
            • 583

            #20
            Dost hocaya sormak isterim;
            Cenneti biz mi kazanırız yaptıklarımızla yoksa,
            yaptıklarımız karşılığında Allah bize cennetimi lütfeder ?

            Comment

            • dost1
              Site Yöneticisi
              • Sep 2008
              • 1905

              #21
              Selamun Aleyküm! Değerli kuman Kardeşim!

              "Mucize", Arapça'da 'Acz' kökünden türemiş; İf'âl babından ismifâil, müfred müennes bir sözcük olup anlamı "aciz bırakan" demektir. Bununla "insan aklını ve kudretini aciz bırakan şey" kastedilir.

              Kur'ân'da mu’cize sözcüğü geçmez. Kur'ân'da "Âyet (alamet/gösterge)" sözcüğü yer alır.

              (Mü'min: 78–78) Ve andolsun ki, Biz senin önünden nice elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık onlardan kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmaksızın bir alamet/gösterge getiremez. Artık Allah'ın emri gelince de hak ile gerçekleştirilir. Batılcılar, işte burada hüsrana uğradılar.

              (Ra'd: 38–38) Andolsun ki, Biz senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve zürriyet (nesil; oğlan- kız çocuklar) verdik. Hiç bir peygamber için Allah'ın izni olmadan herhangi bir alamet/gösterge getirmek de yoktur. Her ecel için bir yazı vardır.
              Rabbimiz kendi varlığına, birliğine alamet/ işaret olan her varlığı ve olayı Âyet diye ifade buyurmuştur.

              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
              Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
              Allah'a emanet olunuz.
              __________________
              Halil Ay

              Comment

              • kuman
                Uzman Üye
                • Mar 2013
                • 583

                #22
                Dost hocaya sormak isterim;
                Cenneti biz mi kazanırız yaptıklarımızla yoksa,
                yaptıklarımız karşılığında Allah bize cennetimi lütfeder ?

                Üstat bunuda bi cevaplasan
                Selametle

                Comment

                • dost1
                  Site Yöneticisi
                  • Sep 2008
                  • 1905

                  #23
                  Selamun aleyküm! Değerli Kuman Kardeşim!

                  kuman Nickli Üyeden Alıntı
                  Dost hocaya sormak isterim;
                  Cenneti biz mi kazanırız yaptıklarımızla yoksa,
                  yaptıklarımız karşılığında Allah bize cennetimi lütfeder ?
                  Bu sorunuzun cevabını ancak, Allah'a sığınarak bulabiliriz.

                  Allah`tan gelen Hakk Din`e inanan, salih ameller işleyen, Allah`tan sakınan kullar için ahirette hazırlanmış olan mutluluk ve mükâfat yurdudur. Bu cennetin farklı nitelikleri; hoş kokulu yiyecekler, gönlün hoşlandığı her türlü yiyeceğin varlığı, içinden nehirlerin akışı, bal ve sütten ırmaklar, emre amade kişiye özel hizmetçiler, ipek atlas giyecekler, altın ve gümüşten kaplar, sınırsız genişlik vs. ile birlikte, bunları kimlerin hak ettiği ve bunlara kimlerin kavuşacağı Kur`an`da hep açıklanmıştır. Ancak Kur`an`da, yukarıda sayılan niteliklerin birer sembol, örnek olduğu vurgulanır ve asıllarının daha muhteşem olduğu ima edilir (Ra`d; 35, Muhammed; 15, İnsan; 12-22). Ahiretteki mutluluk yurduna “cennet” adı verilmesinin nedeni, ağaçlarının ve gölgelerinin çokluğundan ötürü olsa gerektir.

                  Yine Kur`an`dan öğrendiğimize göre ahiretteki cennet bir ikram ve lütuf yurdudur, orada yasak olan ve günaha sokacak bir şey yoktur, o cennet süreklidir, ebedîdir:

                  Vakıa; 25: Ne boş bir lâf işitirler orada (cennette) ne de günaha sokacak bir şey.

                  Vakıa; 32, 33: Bir çok meyveler arasındadırlar. Ne tükenir, ne yasaklanır.

                  Zühruf; 71: Çevrelerinde altın tepsiler, kadehler dolaştırılır. Orada nefislerin arzu duyacağı, gözlerin zevkleneceği her şey vardır. -Ve siz orada sürekli kalacaksınız.-

                  Duhan; 56:Orada ilk ölüm dışında ölüm tatmazlar…

                  Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                  Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                  Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                  Allah'a emanet olunuz.
                  Halil Ay

                  Comment

                  • merdem
                    Uzman Üye
                    • Nov 2012
                    • 1364

                    #24
                    Ikiside ayni kapiya cikar Kuman Kardesim.


                    Karnin aciktiginda ha evde yemek pisirip yemissin ha gidip lokanta da yemissin, her iki durumdada karnini doyurursun. Ola ki evde pisirilen ile lokanta yemeginin arasinda malzeme, hazirlama süresi ve lezzet bakimindan farklar olur ama sonunda karin doymus olur.

                    Ha deveyle yola koyulmusun, ha ucakla ha yaya olarak, eninde sonunda varacagin yere varirsin, masraf, zahmet, zaman kazanci bakimindan farkli olabilir, ama hedefe ulsabilirsin.

                    Bu misaller gibi, ha cenneti sen emegini karsiligi Allah'in buyruklarina saygi göstererek yerine getirmissin ve O'na sirk kosmamissin ömür boyu. Bolca tevbelerde bulunmussun ve cenneti hak etmissin, Haa yüce Allah seni cennetine buyur etmis. Sana cennete gidecek yollari göstermis olduktan sonra, sen o yollari uyguladiktan sonra senin amellerin Allah'in rizasina ulasmis olmali ki cenneti haketmissin. Bosuna bizlere özgür bir sekilde secme hakki verilmemis herhalde. Isteyen cenneti secer isteyen cehennemi.

                    Allah ile pazarlik edilmez, antlasma yapilir. Pazarlikta bir takim menfaatler göz önüne alinir (bir nevi zorlama olur, hile yollarina gidilir), antlasma karsilikli olur her iki tarafinda arzusuyla hilesiz dolambacsiz kabul edilir, kimse kimsenin hakkini suistimal etmez bir hardal danesine kadar hak hukuk gözetilir.

                    Kimseye havadan ehliyet verilmez. Verilmis ise o iste bir yolsuzluk olmustur.

                    Bedavadan, zahmetsiz ve imtihansiz uni olamayacagi gibi. Talebe calisir, sabirla ögrenir, basarili olur ve ögretmenleri o talebeye seve seve diplomasini verir. Alan hakkiyla alir, veren hakkiyla verir.

                    Yüce Allah Celle ve Celaluhu hic bir emek sarfetmeyene "Buyur Cennetime" demez, Rabbimiz HAKK'in kendisidir. Haksizliga tahammül etmez, anlayis göstermez ve kimseye de ögütlemez.

                    Comment

                    Working...