Namaz rekatları...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • sabaha_dogru
    Katılımcı Üye
    • Mar 2010
    • 30

    #61
    selamlar.
    Hasan Akçay hocamın bu konudaki makalesini okumanı tavsiye ederim aşık74 kardeşim.
    Ben Nur 58'den bahsetmiştim. Kusura bakma.
    orada apaçık olan akşam kelimesini yatsı diye çevirmişler...
    Hud 114 de o kelime zaten yok....
    kanaatimce günün iki tarafı ve geceye yakın saatler sabah ve akşam..
    sevgilerle
    Last edited by sabaha_dogru; 7. April 2010, 07:43 PM.

    Comment

    • dost1
      Site Yöneticisi
      • Sep 2008
      • 1905

      #62
      Selamun Aleykum! Değerli Sabaha_doğru Kardeşim!

      sabaha_dogru Nickli Üyeden Alıntı
      selamlar.
      Hasan Akçay hocamın bu konudaki makalesini okumanı tavsiye ederim aşık74 kardeşim.
      Ben Nur 58'den bahsetmiştim. Kusura bakma.
      orada apaçık olan akşam kelimesini yatsı diye çevirmişler...
      Hud 114 de o kelime zaten yok....
      kanaatimce günün iki tarafı ve geceye yakın saatler sabah ve akşam..
      sevgilerle
      Buraya bakar mısınız?

      Hud 114 de ve bağlacı vardır.

      Ve ekımıs Salate tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel hasenati yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn

      Ve gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde salâtı ikâme et [zihnî ve mâlî desteği oluştur ve ayakta tut]; çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir öğüttür.

      Ayrıca Bakara 238 de çoğul ifadesi vardır ki Arapçada çoğul en az üç ile başlar.

      Bakara 238: Hafizu ales Salevati ves Salatil Vüsta ve kumu Lillahi kanitiyn

      Salâtları ve en hayırlı salâtı muhafaza edin [elbirlik koruyun]. Ve Allah için sürekli saygıda durarak kalkın [işe koyulun; eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin].

      Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
      Doğrusunu en iyi Allah bilir.
      Sevgi,saygı ve muhabbetle.
      Allah'a emanet olunuz.
      Halil Ay

      Comment

      • aşık74
        Uzman Üye
        • Feb 2009
        • 294

        #63
        Halil abi teşekkürler.
        Abi, acaba bakara 238 deki ' en hayırlı salaat dan ne anlamalıyız ?

        selamlar...

        Comment

        • sabaha_dogru
          Katılımcı Üye
          • Mar 2010
          • 30

          #64
          Selam Halil kardeş.
          Ayet gayet açık, ve ayıracından önce tarafları ve (yani) gecenin yakın saatleri.
          yani ikisi de aynı şey, yani bu tarafları gecenin yakın saatleri. Ayrıyetten bu tarafların (geceye yakın saatlerin) Nur 58 de isimleri belirlenmiş. Ben orada yatsı falan göremedim, tıpkı Hud 114 de de göremediğim gibi.
          sevgilerle...

          Comment

          • dost1
            Site Yöneticisi
            • Sep 2008
            • 1905

            #65
            Selamun Aleykum! Değerli Aşık74 Kardeşim!

            aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
            Halil abi teşekkürler.
            Abi, acaba bakara 238 deki ' en hayırlı salaat dan ne anlamalıyız ?

            selamlar...
            Buraya bakar mısınız?

            En hayırlı salatın cumua salatı olduğunu düşünüyorum.

            Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
            Doğrusunu en iyi Allah bilir.
            Sevgi,saygı ve muhabbetle.
            Allah'a emanet olunuz.
            Halil Ay

            Comment

            • dost1
              Site Yöneticisi
              • Sep 2008
              • 1905

              #66
              Aleykum selam! Değerli Sabaha doğru Kardeşim!

              sabaha_dogru Nickli Üyeden Alıntı
              Selam Halil kardeş.
              Ayet gayet açık, ve ayıracından önce tarafları ve (yani) gecenin yakın saatleri.
              yani ikisi de aynı şey, yani bu tarafları gecenin yakın saatleri. Ayrıyetten bu tarafların (geceye yakın saatlerin) Nur 58 de isimleri belirlenmiş. Ben orada yatsı falan göremedim, tıpkı Hud 114 de de göremediğim gibi.
              sevgilerle...
              Aslında salatın olmadığı bir yerde vaktinden sözetmek çok da fazla bir şey değiştirmiyor.Biz yine de görüşümüzü belirtelim.

              Ve ekımıs Salate tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl…
              Ve Salatı ikame edin gündüzün iki tarafında (Sabah,akşam)ve gecenin bir kısmında…

              Zülefen minel leyl (gecenin bir kısmında) ile gündüzün iki tarafından biri olan işa vakti birbirinden farklıdır.

              Önceleri “işai ahir“ olarak kullanılan ifade sonraları “yatsı” olarak kullanılmaya başlanmıştır.

              Farzlar(vahiyle yapılması istenilenler) açıktan yapılır. Mescidlerde salat öncesi ifa edilen tazarrulu yakarışlara (namaza) baktığımızda imamın sesli olarak okuduğu vakitler fecr,işa ve işai ahirin (sabah,akşam ve yatsının) ilk iki rekatidir. Ayrıca cumua salatı öncesi tazarrulu niyazda da sesli olarak okunur.
              Sözünü ettiğim Bakara 238: Hafizu ales Salevati ves Salatil Vüsta ve kumu Lillahi kanitiyn (Salâtları ve en hayırlı salâtı muhafaza edin [elbirlik koruyun]. Ve Allah için sürekli saygıda durarak kalkın [işe koyulun; eğitim-öğretim ve sosyal yardım kurumunu işletin].) ayetindeki “salatları” ifadesi çoğuldur. Arapçada iki tane olanlar “teyn” ile ifade edilir. İkiden fazla olanlar için çoğul ifadesi kullanılır.

              Sözünü ettiğiniz Nur suresindeki ayete bakalım.
              Ya eyyühelleziyne amenu li yeste'zinkümülleziyne meleket eymanüküm velleziyne lem yeblüğul hulüme minküm selâse merrat* min kabli Salatil Fecri ve hıyne tedaune siyabeküm minez zahıreti ve min ba'di Salatil ışa'* selasü avratin leküm* leyse aleyküm ve la aleyhim cünahun ba'dehünn* tavvafune aleyküm ba'duküm alâ ba'd* kezâlike yübeyyinullahu lekümül ayat* vAllahu Aliymun Hakiym;
              Ey iman edenler. Sağ ellerinizin malik olduğu kimseler ve sizden akil-baliğ olmayanlarınız, sizden üç defa izin istesinler. Salat-ı Fecir’den önce, öğlen elbiselerinizi çıkarıp koyduğunuz vakit ve Salat-ı Işa’dan sonra. (Bunlar) sizin için üç avrettir... Bunlardan sonra sizin ve onların üzerine bir günah yoktur. (Onlar) yanınızda dolaşırlar; yani birbirinizin yanında dolaşırsınız... İşte böylece Allah ayetleri size açıklıyor. Allah Aliym’dir, Hakiym’dir.
              Burada belirtilen vakitler insanların avret hali diye belirtilen korunmasız (üstleri açılabilir) oldukları vakitlerdir.
              Bunlar da salatıl fecr(sabah) , öğlen ve salatıl işadan sonraki vakitlerdir. Salatıl işadan sonraki vakitten kasıt salatıl işa bitip de eve gelip yatılan zamandır.
              Allah resulunun zamanında salatlar, tazarrululu dua (namaz) ile başlar ve arkasından da salat devam ederdi.Allah resulunden bu güne kalan İmamların tazarrulu dua(namaz) bittikten sonra yüzlerini cemaate dönmesidir. Allah resulu cemaate döner salata devam ederdi. Günümüzde de imam yüzünü cemaate döner tesbih çekilip dua edilir.

              Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
              Doğrusunu en iyi Allah bilir.
              Sevgi,saygı ve muhabbetle.
              Allah'a emanet olunuz.
              Halil Ay

              Comment

              • sabaha_dogru
                Katılımcı Üye
                • Mar 2010
                • 30

                #67
                gecenin bir kısmı mı yoksa gecenin zülefleri mi halil kardeşim.
                Bana yatsı namazının açık seçik anlatıldığı(ismiyle) ayeti gösterebilir misiniz?
                Sabah ve akşam gibi....
                sevgilerle....

                Comment

                • dost1
                  Site Yöneticisi
                  • Sep 2008
                  • 1905

                  #68
                  Selamun Aleykum! Değerli Sabaha doğru Kardeşim!

                  sabaha_dogru Nickli Üyeden Alıntı
                  gecenin bir kısmı mı yoksa gecenin zülefleri mi halil kardeşim.
                  Bana yatsı namazının açık seçik anlatıldığı(ismiyle) ayeti gösterebilir misiniz?
                  Sabah ve akşam gibi....
                  sevgilerle....
                  "Gecenin zülefi" sözünden anlayışımız "gecenin bir kısmında" şeklindedir.
                  Daha önceki yazılarımda da açıklamış ve bir de link vermiştim. Buraya bakar mısınız?

                  Değerli Kardeşim!

                  Bugün İslam aleminde uygulanmayan "salat " vakitleri ile ilgili anlayışımız verdiğimiz linkteki anlayışdır ve enaz üç vakittir.

                  Sizin anlayışınıza göre "salat" iki vakittir.

                  Mü'min kardeşler olarak biz görüşümüzü , siz de görüşünüzü belirttiniz.
                  Biz kendimizden, siz de kendinizden sorumlusunuz.
                  Paylaştıklarınız için Allah razı olsun.

                  Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                  Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                  Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                  Allah'a emanet olunuz.
                  Halil Ay

                  Comment

                  • sabaha_dogru
                    Katılımcı Üye
                    • Mar 2010
                    • 30

                    #69
                    ama sevgili kardeşim vakitleri belirlenmiş bir namazdan bahsediyoruz.
                    salatın vakti olur mu. Salat her an, her zaman yapılır. ama namaz belirli vakitlerde.
                    işte bu vakte bağlanmış namazlar(salat değil) Kur'an'da isimleriye belirtilmiş.
                    Gecenin bir kısmı dediğiniz vakit sabaha kadar olan bir vakit olabilir ancak.
                    Ben sadece yatsı namazı ismi geçiyor mu? onu öğrenmek istiyorum.
                    yani muhkem bir ayet
                    sevgilerle

                    Comment

                    • dost1
                      Site Yöneticisi
                      • Sep 2008
                      • 1905

                      #70
                      Selamun Aleykum! Değerli Sabaha doğru Kardeşim!

                      sabaha_dogru Nickli Üyeden Alıntı
                      ama sevgili kardeşim vakitleri belirlenmiş bir namazdan bahsediyoruz.
                      salatın vakti olur mu. Salat her an, her zaman yapılır. ama namaz belirli vakitlerde.
                      işte bu vakte bağlanmış namazlar(salat değil) Kur'an'da isimleriye belirtilmiş.
                      Gecenin bir kısmı dediğiniz vakit sabaha kadar olan bir vakit olabilir ancak.
                      Ben sadece yatsı namazı ismi geçiyor mu? onu öğrenmek istiyorum.
                      yani muhkem bir ayet
                      sevgilerle
                      Siz, "vakitleri belirlenmiş bir namaz"dan söz ediyorsunuz. Biz ise "vakitleri belirlenmiş salat"tan sözediyoruz.

                      Kur'an'da ismiyle belirtilmiş namaz vakti yoktur. Kur'an'da tazarrulu niyaz,yakarış/namaz dışında bir namaz yoktur.
                      Aslında yazılarımızda bu çok açık. Özellikle ayetlerin orijinalini yazarak açıklamaya çalıştık. Sizin Nur 58 de sözünü ettiğiniz "sabah namazı, akşam namazı" ayetin orijinalinde Salatı fecr,salatı işa dır. Salat = namaz değildir.

                      Sorularınızla ilgili cevaplarımız önceki yazdıklarımızdadır.
                      Katkılarınız için Allah razı olsun.

                      Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                      Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                      Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                      Allah'a emanet olunuz.
                      Halil Ay

                      Comment

                      • aşık74
                        Uzman Üye
                        • Feb 2009
                        • 294

                        #71
                        Ben bu konuşulanlardan anladığımı yazmak istiyorum.

                        Kısacası ; kitabımızda namaz ile ilgili farz olan bir hüküm yoktur.

                        Ama salaat vardır. Salaat = namaz değildir.

                        peygamberimiz salaat için toplandığında , salaat'a başlamadan önce namaz kılarmış !

                        Kısacası kuran'da namaz yoktur. Ama salaat vardır. Yani namaz farz değildir !

                        Ama salaat kesinlikle farz dır.

                        Yanlışım varsa düzeltirseniz sevinirim...

                        selamlar...

                        Comment

                        • dost1
                          Site Yöneticisi
                          • Sep 2008
                          • 1905

                          #72
                          Selamun Aleykum! Değerli Aşık74 Kardeşim!

                          aşık74 Nickli Üyeden Alıntı
                          Ben bu konuşulanlardan anladığımı yazmak istiyorum.

                          Kısacası ; kitabımızda namaz ile ilgili farz olan bir hüküm yoktur.

                          Ama salaat vardır. Salaat = namaz değildir.

                          peygamberimiz salaat için toplandığında , salaat'a başlamadan önce namaz kılarmış !

                          Kısacası kuran'da namaz yoktur. Ama salaat vardır. Yani namaz farz değildir !

                          Ama salaat kesinlikle farz dır.

                          Yanlışım varsa düzeltirseniz sevinirim...

                          selamlar...
                          Kur'an'da namaz/tazarrulu yakarış ile ilgili emir vardır.
                          Daha önceki yazılarımda namaz ve salatın farz/yapılması gereken olduğunu belirtmiştim.
                          BURAYA BAKAR MISINIZ?

                          BURAYA BAKAR MISINIZ?

                          Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                          Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                          Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                          Allah'a emanet olunuz.
                          Halil Ay

                          Comment

                          • hiiic
                            Uzman Üye
                            • Mar 2010
                            • 1980

                            #73
                            aşık74 kardesim, ben günde 3 vakit 2 şer rekattan kurandan kesin okuduklarımı tefekkür ede ede, manalarına ve açılımlarına kıt kafamla dala dala namaz kılıyordum. Sonra 3 e 2 katmaya basladım, sonra 5 e 5 katmaya basladım. Döndüm dolaştım her türlüsünü yaptım yine geldim bildiğimiz namazı kılmaya

                            Ancak ne değişti, rukular ve secdelerim çok uzun oluyor, orlarda istediğim gibi dua felan yapıyorum. Bide meslek erbabından bir kaç arkadasın beynini yıkadım, namaz kılmayan kimselerdi, hem namaz kılıyoruz hemde oturup salat yapıyoruz. Bazen farza sünnetleride ekliyorum çok keyifli oluyor bazende sadece farzı yerine getiriyorum o dönemlerde genellikle bunalım hallerimde oluyor.
                            Kısaca kütür kütür namaz kılıyorum daha altına üstüne bakmam. Sabah namazınıda hiç kaçırmam çok acayip mutluluk veriyor. namazdan sonrada salat niyetine kahvaltı yapıyorum artık Allah kabul etsin
                            Bazen küs olduğum zamanlar oluyor, o zamanlardada ezberden arapça hiç manasına bakmadan secdelerde de geleneksel olaraktan hızlıca namazı kılıp kaçıyorum eee ne kadar ekmek o kadar köfte bu şakaydı tabi, altında biraz gerçeklik yatanından.

                            Şunlardan kurtuldum ya, Allah hepinizden razı olsun;
                            -namazı bozan hallere takılma
                            -rekat sayma
                            -ne dediğimi bilmeden odun gibi namaz
                            -namazım kabul oldumu olmadımı bunalımları
                            -ne kadar dua okumalıyım ne kadar süre kılmalıyım
                            -sünneti neydi zuhuru ahiri vaktin son sünneti neydi o mu bu mu
                            -içimdeki manevi eksiklik v.s.

                            eeee ne demiş Allah; Beni anmak, unutmamak için namaz kıl, böylece ayetlerimizden ve benden ve öleceğinden ve ahirette hesaba çekileceğinden gafil olma. Böylece ayetlerimizi hatırla, yaşamına hakim kıl. Dünyada da gül ahirette de gül.

                            Kurban olurum böyle rabbe

                            Comment

                            • Miralay
                              Uzman Üye
                              • May 2010
                              • 372

                              #74
                              Selam
                              Dikkat ediyorum da her yerde namaz tartışılırken aklıma "körlerin fili tarif etmeleri" geliyor.
                              Hikayeyi hepimiz bildiğimiz için uzun uzadıya yazıp ta sizleri sıkmak istemiyorum.

                              Bizlere küçük yaştan beri öğretilen ilmihal bilgileri bilinçaltımızda yer etmiş. Onun dışına bir türlü çıkamıyoruz. Namaz (...ki ben de sizler gibi salat diyorum) konusunda çoğumuz belli bir kanıya bile varmış değiliz.

                              Kimimiz şekilsel namazın varlığından, kimimiz böyle birşeyin olmadığından, kimimiz de her ikisinin de mevcut olduğundan bahsediyoruz.

                              Tabii ki çok değerli Hakkı abi konuya son noktayı koyma adına "Salat"' ı tanımlamış. Allah kendisinden ve hepimizden razı olsun.
                              Fakat affınıza sığınarak, belki ben yanlış anlamış ta olabilirim ki;
                              "Salat" kavramına ulaşmak için, "Slv" kökünden yola çıkılmış.

                              Benim kafamdaki soru şu;

                              Arapça bilgisine sahip olmamamla birlikte, "Salat" kelimesi başlı başına acaba farklı bir anlam ifade edebilir mi? Yani "SLT" veya "SLH" kökünden gelebeileceğine dair olarak ta olaya bakabilirmiyiz?

                              Bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevineceğim.
                              Saygı selam ve muhabbetlerimle
                              Last edited by Miralay; 20. May 2010, 02:11 PM.

                              Comment

                              • Ali Rıza Borazan
                                Uzman Üye
                                • Feb 2009
                                • 399

                                #75
                                NAMAZ
                                NAMAZ
                                Son Zamanlarda namaz konusunda epey değişik anlayışlar gelmektedir. Bazıları namazın salât olduğunu Allahın güzel emirlerinin pratik hayata fiilen yansıtılması, yaşanılması, olduğunu söylerken, şekillenmiş veya mekanik bir namazın olmadığını anlamışlar. ve anlatmaya çalışmışlardır. Bazıları da Kuranda namazın tarifi kılınış şekli yok onu peygamberimiz tarif etmiştir. Deyip, geleneksel olan peygamberin sünneti ile Allahın emrettiği namazı bir arada barındırıp namaz tarifi yapmışlar. Bazıları namazın vakitleri konusunda üç vakitti beş vakitti deyip değişik görüşlerini ortaya koymuşlardır. Âcizane otuz yıl gibi bir zamandır. Kuranı kuranla anlamaya çalışan birisi olarak kuranda tanımlanan namazın kılınışı ve vakitlerini anladığım kadarıyla anlatmaya çalışacağım inşallah.

                                KUR’ANDA MEKANİK VEYA ŞEKİLSEL NAMAZIN OLMADIĞINI SÖYLEYENLERE CEVAP
                                Öncelikle kuranın bir masal veya hikâye kitabı olmadığını bilmemiz gerekiyor. Kuran okuyanların da bildiği gibi kuranda hem müteşabih hem de muhkem olan ayetler vardır. Müteşabih kelimesini kuranın anlaşılmasına doğru isimli web sayfasında değişik yerlerde anlatmaya çalışmıştım. Burada sadece konunun anlaşılması açısından tanımlayıp geçeceğim. Müteşabih; karmaşık ve ikişerli anlamına gelmektedir. Anlaşılması inceleme ve tahlil yapıldıktan sonra o konunun uzman olanlarının kararı ve yorumu ile ne anlama geldiği anlaşılan demektir. Aynen Dağdaki madenleri ayrıştırarak insanların önlerine yemek tabaklarının gelişi, araba olarak yorumlanması, tıpkı kuranda müteşabih ayetlerin açıklaması onun gibi ilim gerektirir. Bu sebeple Kuranda ne bazılarının dediği gibi onu sadece peygamber anlar onu da hadislerle açıklamıştır, Anlayışı, ne de kurandaki ayetler kolay anlaşılır açıktır. Deyip de kuranda şu yoktur bu yoktur demeleri kesinlikle doğru değildir.
                                Kurandan bazı kardeşlerimizin söylediği hayatın pratiğini kuşatan salâtı veya hayat namazı tanımlamalarına kesinlikle yürekten katılıyorum. Asıl olan bu namaz toplumlardan kaldırılmış, yüzeysel şekilsel olan namaz yerini almıştır. Bu da Toplumlarda, aç, fakir, borçlular, köleler, daha nice ihtiyaç sahipleri unutulmuş, kapitalist bir sınıfı doğurarak yığdıkça yığan bir sınıfın doğmasına sebep olarak güç yetiremeyenler toplumda rezil rüsva haline düşmüştür.
                                16/71- Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
                                Yerleri ve gökleri yaratan Allah tır. İnsanları da yaratan Allah tır. Allah kişilerin bazılarına güç ve yetenek vermişse o gücünden ve yeteneğini verilmeyenlerle paylaşmalarını istemektedir. Ama insanlar azgınlık yapıp Allahın paylaşmak için verdiği malları paylaşmayan topluluğa da hidayet vermiyor.
                                Kur’an asıl bunları Allah adına yaptıktan sonra güçleri olanlar bu yükü omuzladıklarında kimin adına bu yükleri omuzladığını belirginleştirmesini
                                İstemektedir. Ve asıl namazın doğuya ve batıya yüzü dönmeden daha çok bunların yapılmasının, yaşanmasının önemine dikkat çekmek istemektedir.
                                2/177- Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.

                                Kuran, burada müslümanım diyenin tam bir fotoğrafını çizmektedir. Bir taraftan çalışarak yeryüzünde kendi üzerine düşen görevi yapmaya eşyanın esrarını çözmeye davet ederken, bir taraftan da ihtiyaç sahiplerine kazanmış olduğu mallardan onu dağıtmayı ifade ederken, bir taraftan da Allahın kuranda tanımladığı inanç esaslarını ortaya koyarak yaşadığı hayatla kıldığı namazın bütünleşmesini istemektedir. Bu ayete göre ne Kazandığından mallarını başkalarına dağıtırken namaz kılmadan vermenin bir anlamı olmadığını, ne de namaz kılıp da başkalarına vermeden yaşayanların asla Allah katında bir önem ve değeri olmayacaktır.

                                İman etmeyenler yakınlarını yetimlerini Allaha yöneldiğini veya yaptıkları güzel davranışları Allah adına yaptığını belirginleştirmeden yaptıklarının boşa gideceğini söylemektedir.
                                9/54- İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah'ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.
                                107/1- Dini yalanlayanı gördün mü? 107/2- İşte yetimi itip-kakan;107/3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.107/4- İşte (şu) namaz kılanların vay haline,107/5- Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,107/6- Onlar gösteriş yapmaktadırlar107/7- Ve �ufacık bir yardımı (veya zekatı) da engellemektedirler.
                                Maun suresinde bahsedildiği gibi, namaz kılıp da bu yaptıkları eylemlerin hiçbir anlamı olmadığı gibi bunlar ahret âleminde yaptıkları bu davranışlar yürek acısı olacak. Kuran Hem güzel işlerin Allah adına yapılmasını emrederken hem de yapılan eylemin Allah adına yapıldığını namazla göstermesi gerekmektedir.
                                Diyelim ki, Bir kişi gidiyor. İhtiyar, dünyada kendi yükünü taşıyamayan birinin yükünü omuzlayıp Allahın gönderdiği peygamberlere ve kitaplara iman etmediğini söylüyorsa bunu Allah kabul eder mi? Bu yapmış oldukları davranışlar Allah için değilse kendi putları içindir.
                                Aynı davranışı Allaha ve ahret gününe iman eden gönderilmiş olan peygamberlere kitaplara inanan bir kişi olursa bunların Allah katında yaptıkları hüsnü kabul görecektir.
                                Allah insanların yapmış oldukları güzel olan davranışların kimin adına yaptığını bildiği gibi kalplerden geçenleri de bilmektedir. İnsanların yapmış olduğu güzel davranışların kime ait olduklarını Allah inanaları bir arada bulundurmayı onların şekilsel olarak tanımladığı o namaz olmazsa nasıl insanlar birbirlerini tanıyıp düşman olanlara karşı güç ve kuvvet olup savunacaklar. İnsanların kalplerinden geçenleri elbette başka insanlar bilemez. Onların ancak yaşadıkları hayatla kıldıkları namaz uyum sağlamazsa münafık mı? Değil mi? ancak ayırt edilebileceğini anlatmaktadır.

                                60/10- Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir. Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını bilip-öğrenirseniz, artık sakın onları kafirlere geri çevirmeyin. (Çünkü) Ne bunlar onlara helaldir, ne onlar bunlara helaldir. Onlara (kafir kocalarına kendileri için) harcadıklarını verin. Onlara (hicret eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mehirlerini) verdiğiniz takdirde onları nikahlamanızda size bir güçlük yoktur. Kafir (kadın)ların ismetlerini (nikahlarını) tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin. Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
                                Allah kuranda değişik yerlerde kimin münafık kimin müslüman kimin kâfir veya müşrik olduklarını yaşam biçimlerinden bize bilgiler vermektedir. Biz o verilmiş olan bilgilere göre o gelen kadınları test edip imanlı olup olmadığına karar vermemizi istemektedir.
                                Bu Kısa açıklamalardan sonra, iman edenlerin, kurana iman ettiğini söyleyen ve tek kuran diyen kardeşlerimin. Yaşanan hayatın salât olduğunu, hayat namazı olduğunu söylediklerini ve bu hayatın bütün yaşamlarında kendilerine boyunları çözmeğe, aklına gelen ne varsa güzel olan davranışların hepsine namaz veya salât dediklerine istisnasız katılıyorum. bunu kabullendik. Ancak bu salâtlardan Allah hangisi için namaza kalktığınız zaman abdest almağa çağırmaktadır.
                                5/6- Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayakyolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

                                Köleyi Özgürlüğe kavuşturmak namaz veya salât, bahçe çapalamak salat, okumak salat birilerine yardım yapmak salat, evlenmek salat savaşa çıkmak salat, zekat oruç salat vs. bunların hangisi için abdest alınacak?

                                Eğer abdesti temizlik olarak kabul edenlere sesleniyorum. Su bulunmadığı zaman teyemmüm etmeğe çağırıyor. Toprağa elleri sürüp onu yüze sürmek insanın nesini temizler.
                                Kuran İnsanlar için yaşamlarında her örnekten bir örnek vermiş hiçbir eksik de bırakmamıştır.
                                17/89- Andolsun, bu Kur'an'da her örnekten insanlar için çeşitli açıklamalarda bulunduk. İnsanların çoğu ise ancak inkârda ayak direttiler. Kurana uygun olmayan bir söz söylediklerinde hemen o sözün yanlışlığını ortaya koyan mutlaka bir ayet vardır.
                                72/9- "Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur."
                                Şimdi Kuranda şekillenmiş olan namaz yok diyen kardeşlerimin, bu görüşleri eğer doğru olmuş olsaydı. Şu arazlar ortaya çıkmazdı.

                                1- Eğer namaz olmasaydı İman eden ve Salih amel işleyenlerle, iman etmediği halde aynı ameli işleyenler arasında kimin müslüman kimin müslüman olmadığı ayırt edilmezdi.
                                1- Namaz Kılanları Allah Bir disipline sokmaktadır. Eğer o yürekten namaz kılıyorsa onun veliliğini Allah kendisi üslenmekte ve o namaza ihlâsla devam ettiği sürece onu fahşalardan korumaktadır.29/45- Sana Kitap'tan vah yedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir.
                                2- Namaz Vücutta iki kalpten birini işgal eder. İnsan ya müslümandır Allah yolunda ölümü dirimi Allaha aittir. Ya da şeytan yolundadır ölümü dirimi tağutlar içindir 33/4- Allah, bir adamın kendi (göğüs) boşluğu içinde iki kalp kılmadı ve kendilerini annelerinize benzeterek yemin konusu yaptığınız (zıharda bulunduğunuz) eşlerinizi sizin anneleriniz yapmadı, evlatlıklarınızı da sizin (öz) çocuklarınız saymadı. Bu, sizin (yalnızca) ağzınızla söylemenizdir. Allah ise, hakkı söyler ve (doğru olan) yola yöneltip-iletir. Namaz kılanlar kendilerine şeytandan bir kışkırtma geldiğinde hemen Allaha sığınır Allah adına kılmış olduğu namaz onu diğer kötülüklerin gelmesini engeller kişi ya namazı Allaha olan yönelişini kaldırır ya da tağuta olan yönelişini kaldırır kişi aynı anda hem tağuta hem de Allaha kulluk edemez. Bu insanın yaratılışına terstir.
                                3- Allah Kâinatta yarattığı bütün varlıkları çift yaratmıştır Namaz da çifttir bir hayat namazı bir de şekilsel namaz.13/3- Ve O, yeri yayıp uzatan, onda sarsılmaz-dağlar ve ırmaklar kılandır. Orada ürünlerin her birinden ikişer çift yaratmıştır; geceyi gündüze bürümektedir. Şüphesiz bunlarda düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır.
                                Öyleyse Namaz gerçekten müminin Allaha olan bağlılığının, bir göstergesi bir terazisidir. Kötülük yapmamayı Allah müslümana böyle bir silah vererek koruma altına almıştır. İmanın fanusudur. Şimdi Kuranda geçen namaz ile ilgili ayetlerden bir kaçını nakletmeye çalışalım.
                                2/3- Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.
                                2/43- Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
                                2/110- Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah Katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir.
                                2/125- Hani Evi (Ka'be�yi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kılmıştık. "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin", İbrahim ve İsmail'e de, "Evimi, tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rüku ve secde edenler için temizleyin" diye ahid verdik.
                                4/77- Kendilerine; "Elinizi (savaştan) çekin, namazı kılın, zekatı verin" denenleri görmedin mi? Oysa savaş üzerlerine yazıldığında, onlardan bir grup, insanlardan Allah'tan korkar gibi- hatta daha da şiddetli bir korkuyla- korkuya kapılıyorlar ve: "Rabbimiz, ne diye savaşı üzerimize yazdın, bizi yakın bir zamana ertelemeli değil miydin?" dediler. De ki: "Dünyanın metaı azdır, ahiret, ise muttakiler için daha hayırlıdır ve siz 'bir hurma çekirdeğindeki ip-ince bir iplik kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaksınız."
                                Şimdi de namazın kuranda beş vakit olduğunu ispat etmeye çalışalım.

                                KURANDA TARİF EDİLEN NAMAZ BEŞ VAKİTTİR
                                Bazı Kardeşlerimiz namazı kabullendikleri halde namazın üç vakit olduğunu söylemektedirler. Namaz kuranda beş vakit olarak anlatılmaktadır. Sadece Peygambere ait olan namaz da ekenince altı vakittir. Şimdi bunları tek tek anlatmaya çalışalım.
                                4/103- Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.

                                Bu ayet hem kuranda mekanik olarak günün belirli vakitlerde kılınması gereken bir namaz olduğu gibi, hem de belirli vakitlere hasredilmesi olduğunu da göstermektedir.

                                SABAH NAMAZI:50/39- Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.
                                Güneşin doğuşundan önceki namaz sabah namazıdır. Buna sanmıyorum itiraz edecek olanı. Sabah bilindiği gibi Kuranda tarif edilirken2/187- Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı. Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar; umulur ki sakınırlar.

                                Bakara yüz seksen yedinci ayete baktığımız zaman gören gözler için burada üç vakti tarif ediyor., Gece kelimesini güneşin batışı ile doğuşu arasındaki karanlık bölgeyi tanımlamaktadır. Karanlık bölgenin gündüze yakın olan iki vakitten söz etmek mümkündür. Birisi güneşin batışından sonra gelen akşam diğeri güneşin doğuşundan önce gelen sabah kelimesidir. İşte sabah namazını tanımlarken , “Rabbini güneşin doğuşundan önce” ifadesini kullanmaktadır. Dikkat edilirse namaz vakitleri, ardı arkası kesilmeden bir namazın bitişi ile diğer namazın başlaması söz konusudur. Eğer güneş doğmadan önce sabah namazı kılınamamışsa o namaz ertelenmesi veya kılamaması gerekmez. Ne zaman fırsat bulunmuşsa o namaz güneş doğduktan veya öğleye erdikten sonra kılamadığın sabah namazını kılıp daha sonra öğleyi kılman gerekir. İşte namazın kazası yoktur anlayışı da burada çözülmüş oluyor.
                                Öyleyse Allahın sınırladığı sabah namazının vakti sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, İşte kuranda gecenin tanımı beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar. Sabah namazı da bu zamandan güneşin doğuşuna kadar olan bölümdür. Sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra geceye kadar orucu tamamlayın ne zamana kadar? Sonra geceye kadar orucu tamamlayın. İşte orucun tutuluş sınırları. Gece kelimesi eğer güneşin batışından sonra başlayıp beyaz iplikle siyah ipliğe kadar kalan bölge ise gündüz de diğer kalan zaman dilimidir. Şimdi onları tanımlayalım.

                                ÖĞLE NAMAZI: 18- Hamd O'nundur; göklerde ve yerde, günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de.
                                Kuran okuyucuların kuranda yok dediği vakitlerden birisi de öğle namazıdır.30/ 17- Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin).
                                Kuran gördüğünüz gibi namaz vakitlerini tanımlarken sabah ve akşamdan bahsediyor daha sonra gelen ayette de öğleye erdiğiniz vakit de ifadesini kullanıyor bu tabii ki namazı kabullenip üç vakit diyenler içindir. Namaz yoktur diyen kardeşlerimize diyeceğim bir şey yoktur. Öğle namazının oluşunu destekleyen bir ayet daha.20/ 130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.
                                Bu Ayet anlaya bilenler için dört vakit namazı tanımlamaktadır. Sabah, öğle ikindi, yatsı, namazlarıdır. Buradaki,” gündüzün uçlarında “ ifadesi zeval vaktini işaret ediyor. Yani her yokuşun son anını ve daha sonra inişe başladığı yeri gösterdiği gibi güneş de gündüzün zirve yaptığı yer demektir bu namazın süresi de ikindi vaktine kadardır. Bunu da bu konuyla ilgilenen uzmanlara bırakıyorum.
                                Öğle namazını destekleyen bir ayet daha nakledelim.
                                24/ 58- Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

                                İKİNDİ NAMAZI: Yine burada dört namaz vaktini de içine alan bir ayeti vereceğim.20/ 130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tespihte bulun ki hoşnut olabilesin.” batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt bu ayette batışından önce diye bahsedilen namaz ikindi denilen namazdır.
                                Bu Namaz diğer namazlarla beraber devamlı anıldığı için uzun uzadıya bahsetmeye gerek yok.
                                AKŞAM NAMAZI: 17- Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı teşbih edip (yüceltin).
                                Akşam namazının da nasıl gecenin bitişi ile güneşin doğdu arasındaki kalan bölüm ise akşam namazının vakti de güneşin batışı ile gecenin başlangıcına kadar geçen zamandır. Yine bu zamanını sınırlarını dakikasını koyan ilim adamlarına bırakıyorum. Ama şu gerçek var ki sabah namazı vakti kadar da akşam namazı olduğu kesindir.
                                YATSI NAMAZI:20/130- Şu halde onların söylediklerine karşı sabırlı ol, güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt). Gecenin bir bölümünde ve gündüzün uçlarında da tesbihte bulun ki hoşnut olabilesin.
                                Burada bahsedilen” Gecenin bir bölümünde” dediği namaz yatsı namazıdır. Bu namazın vakti de. Akşam namazının bitişi ile başlar. Sabah namazının başlangıcına kadar devam eder.
                                SADECE PEYGAMBERE HAS NAFİLE NAMAZI: 79- Gecenin bir kısmında kalk, sana ait nafile olarak onunla (Kur'an'la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır. Bu namaz da peygamberlere emredilen diğer müslümanlar üzerinde sorumluluk olamayan bir namazdır ama diğer peygambere ait olan namazı kılanları da Allah övgü ile bahsetmiştir.

                                Bazıları ayetlerde geçen teşbih edin zikredin kelimelerini namaz olarak görmeyebilirler ama namazın müslümanım diyenler üzerindeki vakitleri belirlenmiş farzdır ayeti başka türlü nasıl açıklanabilirdi?
                                kuranianlamametodu.blogspot.com

                                Comment

                                Working...