Namaz ile ilgili bir kaç soru...

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Miralay
    Uzman Üye
    • May 2010
    • 372

    #16
    Selam kardeşlerim

    Aslında hepimiz aynı dilden konuşuyoruz ama,farklı şekillerde dillendiriyoruz.

    Hiiiç kardeşim sanırım şekilsel ibadetin olmadığını savunuyor. (Eğer yanlış anladıysam lütfen beni uyarsın,düzelteyim) Ali Rıza Abimizin de az yukarda belirttiği gibi, madem şekilsel ibadet yok; neden cenab-ı Allah oruç,hacc gibi fiziksel yapılan ibadetleri farz kıldı.

    Ben tazarrulu niyaz olayını bir türlü anlayamadım. (hatta dilim bile dönmüyor desem yalan olmaz)

    Salat sosyal imarsız hiçbirşeydir. İçinde sosyal dayanışma,bozuklukları giderme gibi ISLAHAT çalışmaları yapılmadan ferdi olarak istersen sabahtan akşama kadar alnını secdeden kaldırma; o zaman Barış kardeşimizin de dediği gibi gökkubbe başımıza yıkılmazsa iyidir.

    Zaten emri bil ma'ruf nehyi anil münker salatın şubesidir hatta özüdür ve farzdır.

    Fakat rabbimizle başbaşa kaldığımız,yine bize farz olan şekilsel salatı da "tazarrulu niyaz" diyerek basite indirgemek ve önemsiz birşeymiş gibi göstermek te bir o kadar ters köşeye yatmaktır. Zaten hangi müslümana tazarru...falan gibi birşey desen yüzünüze benim baktığım gibi aval aval bakar ve "demekk ki önemsiz birşey ki, böyle garip bir kelimeyle söyleniyor" derler.

    Benim ricam bir kelimenin sadece lügat kavramıyla yetinmeyelim. Tabii ki, ayetlerde siyak ve sivaka giderek; o kelimenin bin türlü varyasyonunu ayete tatbik ederek en doğru olanını oturtmalıyız diye düşünüyorum.

    Allah razı olsun, Hakkı Yılmaz beyefendi ömrünü vakfederek uzun araştırmalarla "Tebyinul Kur'an" isimli araştırmalarını bizlerin istifadesine sunmuş. O büyük emeklerle oluşturulmuş güzel eseri defalarca ve dikkatle okuyarak araştırmamı bitirmeye çalışıyorum.

    Başka taraftan diğer bir hanif kardeşimizin; sırf Kur'an'ı daha iyi anlayabilmek adına değişik şive ve ağızlar,deyimler ve atasözleri kullanan arap ülke ve topluluklarına giderek Kur'an'da geçen her kelimeyi onlar nasıl kullanıyorlar diye yaptığı araştırmaları da yakından takip ediyorum.

    İnşeAllah bu değerli kişilerin araştırmaları bizlere ilerde çok önemli ışık tutacaktır.

    Tek bir kişi veya kitap taaasubuna da karşı olduğumu belirtmek isterim. Sonuçta Hakkı Yılmaz beyin ve Dost1 kardeşimizin de buyurduğu gibi "Kusursuzluk Allah'a mahsustur"

    Selam,saygı,dua ve muhabbetlerimle

    Comment

    • Barış
      Uzman Üye
      • Sep 2008
      • 569

      #17
      Fakat rabbimizle başbaşa kaldığımız,yine bize farz olan şekilsel salatı da "tazarrulu niyaz" diyerek basite indirgemek ve önemsiz birşeymiş gibi göstermek te bir o kadar ters köşeye yatmaktır. Zaten hangi müslümana tazarru...falan gibi birşey desen yüzünüze benim baktığım gibi aval aval bakar ve "demekk ki önemsiz birşey ki, böyle garip bir kelimeyle söyleniyor" derler.
      Selam Miralay kardeşim,

      Tazarru, Araf 55'de geçtiği için, o ayete atıf yapma manası taşıyor herhalde. Duada olması gereken maddi/manevi alçalışı ifade ettiği için kullanılmış olabilir. Ben şahsen yakarış veya dua demeyi tercih ediyorum. Namaz bir yakarış değil mi, bedenen ve elbette ki manen Rabbimize yakarış değil mi? Tazarru Arapça, namaz farsça, ben daha Türkçe ve illa ki ilmihaldeki şekillere hapsedilmemiş olan yakarışı tercih ediyorum. Neticede herkes, yakarışın kibirlenerek ve yükselerek değil, alçakgönüllülükle ve alçalarak yapılacağını bilir,kelimenin kendisinden anlar diye düşünüyorum.

      Salata salat, alçalarak yakarışa yakarış/dua demek, ilmihal namazını ters köşeye yatırır, sadece şekilsel ritüelleri otomatikman yerine getiren ama salattan salihattan infaktan dayanışmadan uzak duran sırt çevirenleri de ters köşeye yatırır. Yakarış ise hiçbirşey kaybetmez. Kuranda duayla ilgili pekçok ayet var. Rabbimiz ''Dua edin bana, cevap vereyim size'' derken, nasıl küçümsenebilir ki dua/yakarış?

      Şahsi düşüncem, Hakkı Beyin tazarrulu niyaz ifadesini kullanması, bedenen alçalışın da ayetin manasında varolduğunu hatırlatmak ve buraya vurgu yapmak. Yani salat var ama Kuranda namaz yok diyenlere yanıt vermek. Bu anlamda doğru buluyorum çünkü mesela bana namaz kılıyor musun deseniz, evet ama bir namaz ki kimseye beğendiremem yanıtını veririm. Elbette beğendirme kaygım yok ama benim yaptığıma ilmihal namazı da denmez, namaz da desek, namaz öyle olmaz diyerek başlarlar düzeltmeye beni. Oysa dünyada düzeltilecek,ıslah edilecek, destekleşilecek neler var neler... Bırakalım da kişiler Rablerine istedikleri dilde,istedikleri gibi yakarsınlar ki Karib semi ve basir olan Allah da onlara yanıt versin.

      Namaz diyerek, sadece salatın üstünü örtmüş olmuyoruz, aynı zamanda yakarışımızı da yok ediyoruz, Kuranda olmayan şekil şartlarına ve illa ki arapçaya hapsediyoruz diye düşünüyorum kısacası.


      Selamlar.
      Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

      Comment

      • Miralay
        Uzman Üye
        • May 2010
        • 372

        #18
        Ellerine sağlık Barış kardeşim. Gerçekten benim de kıldığım namazı hiçkimse birşeye benzetemiyor. Beni farklı bir dine inanıyormuş gibi, öcü gibi görüyorlar.

        "Salat" ın en başta Sn.Hakkı Yılmaz beyin tebyin ettiği gibi "sosyal imar,dayanışma,Kur'an'ı yayma ve açıklama,İslam'ı yayma ve sevdirme,küfre ve şirke karşı dik durma..." olduğunu unutmamamız ve hatta bir görev kabul edip önemsememiz gerekmektedir.

        "Namaz kılmak" anlamındaki salat'ı da ihmal etmemeliyiz. Tabii ki, Allah günde 2-3 veya 5 vakitte hatırlanmaz. Hayatın tümünde rabbimizi aklımızla,zikrimizle ve kalbimizle hatırlamamız lazımdır.

        Yalnız; malumunuzdir ki, rabbimiz yüce kitabı Kur'an'da çok üstün edebi sanatlarla herşeyden çift olarak bahsetmiştir. Rüku,secde olayına da ben böyle bakıyorum.

        Allah'a emanet olunuz

        Comment

        • Barış
          Uzman Üye
          • Sep 2008
          • 569

          #19
          ''Çift'' meselesinde, sizin bahsettiğiniz yorumlar var, bir yazı okumuştum. Salatı şöyle tarif ediyordu.

          Salat iki kanatlı kuştur.Bir kanadında kibri kıran müslüman namazı (sadece ondan istemek, birlemek,Allahı herkesten herşeyden çok sevmek ), diğer kanadında ise destekleşmek,ihtiyaçtan fazlasının infakı ve zekatla beraber vahye bağlı itidal üzere yaşamak (komşunu veya başkasını da kendin gibi sevmek).


          Selam ile.
          Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

          Comment

          • FuRKaN03
            Yeni Üye
            • Aug 2010
            • 6

            #20
            Biraz konu dışı olacak ama, burda da meal konusu açılınca, tavsiye edebileceğeniz mealler var mı diye soracaktım? Hakkı Yılmaz'ın meali henüz çıkmadı sanırım, değil mi? En çok onu merak ediyorum çünkü. Bulunduğum yerde ne yazıkki sadece Diyanet ve Elmalılı Hamdi Yazır mealleri var, internetten bir kaç meal almayı düşünüyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.

            Selamlar, sevgiler...

            Comment

            • Miralay
              Uzman Üye
              • May 2010
              • 372

              #21
              Selam Furkan03 kardeşim;öncelikle sana hoşgeldin demeden konuya girmişim. Bu yüzden senden özür dilerim.

              Sn.Hakkı Yılmaz sanırım meal yazmıyor ama "Tebyinul Kur'an" isminde bir şaheseri var ve internetten bulabilirsin. Ayrıca bu sitede de Ömer Furkan ve Kamer kardeşlerimizin her sureyi açıklayıcı çok güzel çalışmaları var. (Sanırım Tebyinul Kuran'dan aktarmışlar) Ben beğenerek okuyorum. Çok güzel bir şekilde Kur'an'ı açıklamışlar.

              Şüphesiz ki bu Kur’ân, insanları en doğru ve en sağlam şeye; rüşde kılavuzlar ve düzeltmeye yönelik işler yapan mü’minlere kendileri için kesinlikle ve


              sitesi Sn.hakkı Yılmaz'ın eserlerini yayınladığı ve makalelerini yazdığı bir sitedir.

              Daha önceki namazla ilgili sualinize binaen bu sitede çok güzel açıklamalar yapılmıştır. Özellikle Dost1 kardeşimizin ve Sn.Ali Rıza Borazan abinin yazdıklarını okumanı tavsiye ederim. Meal olarak ben piyasadaki meallerin doğru çeviri yaptığına malesef rastlayamadım. Hepsi birbirlerinden kopyala yapıştır yapmışlar adeta.
              Ama yinede Kur'an kendi kendisinin tefsiridir düsturuna uyarak; yanlış meallendirmelerin sırıtacağını siz de göreceksiniz. Yeter ki dikkatle okuyunuz.

              Sn.Ali Rıza Borazan'ın


              Ayrıca:



              Onlar sözü dinlerler,sözün en güzeline uyarlar


              gibi siteleri de ziyaret etmenizin namazı anlamanızda yararlı olacağına inanıyorum.


              sitesinden de hanifliğin serüvenini zevkle,tefekkür ederek ve soluksuz okuyacağınıza inanıyorum.
              Kardeşlerimiz çok harika çalışmalar yapmışlar.

              Allah'a emanet olunuz.
              Last edited by Miralay; 6. August 2010, 03:19 PM.

              Comment

              • Barış
                Uzman Üye
                • Sep 2008
                • 569

                #22
                Selam Furkan,

                Miralay kardeşimizin de dediği gibi, en kötü meali dahi okusak, sırıtan çelişen çeviriyi farketme imkanımız oluyor. Hangi meali okursak okuyalım zaten dikkat etmek ve diğer meallerle varolan farkların sebebini araştırarak gerçeğe ulaşmak durumundayız.

                Hakkı beyin tebyin çalışmasının içerisinde çeviri var. Kısa bir süre içerisinde,muhtemelen yılbaşı gibi Hakkı Beyin meali de tamamlanacak inşallah. Tebindeki çeviriden farklı olarak kavramların Türkçe karşılıklarının yer alacağı bu meali ben de sabırsızlıkla bekliyorum.

                Hasenat programı var, internetten ücretsiz bilgisayarına indirebiliyorsun. Ondan fazla meal var içerisinde. Kavrama göre arama yaparak istediğin mealleri karşılaştırma imkanın oluyor.
                Ayrıca Kurandaki Din sitesinde de arama motorlu Kuran meallerine ulaşabilirsin.
                Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

                Comment

                • hiiic
                  Uzman Üye
                  • Mar 2010
                  • 1980

                  #23
                  www.Kuranmeali.com =Buradan kuran okurum.

                  bu siteden de anlamadığın yerleri sorarım yada makaleleri okurum, yani yanlış bildiklerimi ve sorularımın cevabını burdan öğrendim..

                  İnsanlar hala saçmalıklara inanıyorlar. Kuranda delili olmamasına rağmen, üstelik Allahın delil indirmediğim şeyin peşine düşme demesinden, üstelik kuran üzerinde oynama yapmayın demsine rağmen,,,

                  Hala bazı kavramlar çift yazılmış diye 2 rekat namaz delili bulanlar var. Böye bir saçmalığı özür diliyorum ama hakkın huzurunda böyle bir saçmalığı gördükten sonra bu dinin nasıl yıkıldığına şahitlik edebilirim. Allah apaçık kitap indirdim diyor ama bazılarımız bakıyorumda sudoku oynar gibi ayet ayıklıyor nasılda ölçüp biçiyor, sonra burdan şu mana çıkar diyor.. Hayır siz sadece zana inanıyorsunuz. Allah Kuranda ne şekilsel nede duasal bir namaz istememiştir, kendisine dua etmenin metodunu söylemiştir. Bunu çarpıtanlara diyecek sözümde yok. taruzlu niyaz zaten namaz değil, duadır. Yani ezberden tespikle salatı tefriciye çekmeyin diye taruzlu diyoruz... Rabbiyle kulu arasındaki iletişimdir ve bunun yolunu anlattı diye bunu namaz sanmanın, üstelik namazla hiç alakası olmayan ayetleri bumanaya yormanın doğru olduğunu sanmıyorum.

                  Demek çift yazıldığı için 2 rekatmış he
                  peki ben size çift yazılan başka şeyler getirsem onları neye bağlayacaksınız? yada tek yazılanlar ne anlama geliyor... rükü 4 harften oluşuyor buda öğle namazının farzının rekat sayısı olsun ??? Rekatı 2 ama vakti 3

                  Hadîd 27
                  Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa'yı da arkalarından gönderdik, ona İncil'i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükafatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.

                  Comment

                  • Miralay
                    Uzman Üye
                    • May 2010
                    • 372

                    #24
                    Selam hiiiç kardeşim
                    maşallah sen namaz işini bitirmişsin, artık ahirete çalışıyorsun

                    işin şakası bir tarafa kafanda namazla ilgili sorun bırakmamanı takdirle karşılıyorum.

                    Ama hala o kadar okuduğum şeylere rağmen hala kafamda bu sorunu halledemedim.
                    Ben mesleğim gereği kanun maddeleri,tebliğ,yönetmeliklerle çok haşır neşir olduğumdan her yerde kelimelerin,cümlelerin acaba çift anlamı var mı diye bakarım?

                    Bir yerde ceza gerektiren bir kanun maddesinde, tek bir virgülle nasıl suç olmaktan çıktığına ve bu yüzden o virgül sayesinde cezadan kurtardığım vergi mükelleflerine şahidim.

                    Kur'an'ı da okurken bir kelimenin acaba başka bir anlamı daha var mı diye bakarım.
                    Alışkanlık işte

                    Bu yüzden buradaki çok değerli can dostlarım Dost1, Kamer ve Sn.Hakkı Yılmaz'ın tebyinleri çerçevesinde namazın aslında öyle böyle fazlaca şekilsel bir ritüeli olmadığına; salat'ın "sosyal imar,dayanışma,destekleme..." anlamlarına geldiğine ve bunun farz olduğuna kanaat getirdim.

                    Kıble olayında, Kur'an'da "NAMAZLARINIZDA" ifadesine rastlamadığım için şekli kıldığım namazlarda değişik yönlere dönerek namaz kılardım ve hala öyle yapıyorum. Çünkü doğu da batı da Allah'ındır. Ne yöne dönersek dönelim ona yöneliriz.

                    İşte kafamdaki bu soru işaretleri yüzünden ikilem yaşamaktayım.

                    Ya şekilsel namaz da farz sa?

                    Senin bu konuda kafan rahatsa ne mutlu sana. Ama ben vicdanen hala kendi kendimi sorgulamaktayım.

                    Allah'a emanet ol

                    Comment

                    • hiiic
                      Uzman Üye
                      • Mar 2010
                      • 1980

                      #25
                      Kıble olayında, Kur'an'da "NAMAZLARINIZDA" ifadesine rastlamadığım için şekli kıldığım namazlarda değişik yönlere dönerek namaz kılardım ve hala öyle yapıyorum. Çünkü doğu da batı da Allah'ındır. Ne yöne dönersek dönelim ona yöneliriz.
                      Bakara 177 İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, ?????? dosdoğru ayakta tutarlar, zekat verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakiler ancak onlardır!

                      Ya şekilsel namaz da farz sa?
                      Nisâ 174 Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.
                      Âl-i İmrân 105 Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
                      En’âm 1 Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. (Bunca ayet ve delillerden) sonra kafir olanlar (hala putları, kendi elleriyle yaptıkları bazı taşları, Allaha ev istinad ettikleri yapıları) Rab'leri ile denk tutuyorlar
                      Bakara 78 Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar.
                      Bakara 113 Yahudiler dediler ki, "Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller", Hristiyanlar da "Yahudiler bir şey üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi de kitabı okuyorlar. Hiçbir bilgisi olmayanlar da öyle onların dedikleri gibi dediler. İşte bundan dolayı Allah, ihtilafa düştükleri bu gibi şeylerde, kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

                      Senin bu konuda kafan rahatsa ne mutlu sana. Ama ben vicdanen hala kendi kendimi sorgulamaktayım.
                      Me’âric 28 Çünkü Rablerinin azabından emin olunmaz.
                      Last edited by hiiic; 7. August 2010, 01:43 PM.

                      Comment

                      • hiiic
                        Uzman Üye
                        • Mar 2010
                        • 1980

                        #26
                        Ya şekilsel namaz da farz sa?
                        Eğer olsaydı bu Kuranda en ince ayrıntısına kadar açıklanırdı.
                        -Kutuplarda kaç vakit kılınacağı, buzlu suda nasıl abdest alınacağı
                        -kaç kere eğilip kalkılacağı
                        -v.s.
                        Gerekli herşey en ince ayrıntısıyla açıklanmış, miras hukuku, eşlerin durumu v.s.
                        Allah unutucu değildir.

                        Comment

                        • Barış
                          Uzman Üye
                          • Sep 2008
                          • 569

                          #27
                          Selam,

                          Kurandaki SALATI İKAME ETMEK kavramının üzerindeki örtünün kalkması şart.

                          Salatla ilgili ve rükunun secdenin ayrı ayrı geçtiği yüzlerce ayet var.

                          Okuyan kişinin akılna gelen resim belli:Namaz kılan bir kişi veya topluluk.

                          Bu şekilde okumayla o alemlere rahmet ayetlerin hikmeti uçup gidiyor.

                          Kuranda bu kadar üzerinde durulan bir kavramın unutulması ise hemen akla şu ayeti getirmiyor mu dostlar:

                          Sonra onların ardından half [kötü bir nesil] geldi ki,salâtı kaybettiler [hayatlarından çıkarıp attılar]. Ve şehvetlerine uydular. Bundan dolayı tevbe eden ve iman eden ve sâlihi işleyenler hariç onlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır. İşte bunlar [tevbe eden, iman eden ve sâlihi işleyenler] cennete; Rahman'ın kullarına görmedikleri hâlde vaadettiği Adn cennetlerine girecekler ve hiçbir şeyce haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun vaadi mutlaka yerini bulacaktır. (Meryem/59-61)

                          Biz salatı hem yazılı olduğu ayetlerdeki anlam kaymalarıyla kavramsal olarak, hem de toplum yaşantımızın genelindeki hal ve seçimlerimizle yaşayış olarak kaybettik.
                          Kimse kimsenin yargıcı değil, olmamalı da zaten..Herkes kendi üzerinde gözetmen ve yargıç olsun..Kendimizi rahatsız edelim, dünyamız değişsin...Belki o zaman huzuru bulmuş benliğimiz başkalarına kendiliğinden ışık saçar../Elif.

                          Comment

                          • aşık74
                            Uzman Üye
                            • Feb 2009
                            • 294

                            #28
                            Hay ALLAH razı olsun hepinizden... Yazın, yazın, nooolur yazın arkadaşlar.. Okumaya ihtiyacım var...

                            Yaklaşık 1 yıldır tam manasıyla araştırmaya başladığım bu konuda,görüşlerim hiiç arkadaşın görüşlerine kaymaya başladı...

                            Tabiri caiz se kafayı yiycem Ne bileyim ! Belkide salaat budur !!
                            Oku düşün ! oku düşün ! Hatta öyle oku ve düşünki kafayı yiyecek duruma gel...

                            Zira peygamberimizde bu hal lere düşmemişmi ? İçinde olduğu hallere anlam verememiş !
                            Gitmiş gelmiş düşünmüş ! Gözlerini gökyüzüne çevirmiş...

                            Selamlar...

                            Comment

                            • Miralay
                              Uzman Üye
                              • May 2010
                              • 372

                              #29
                              hiiic Nickli Üyeden Alıntı
                              Eğer olsaydı bu Kuranda en ince ayrıntısına kadar açıklanırdı.
                              -Kutuplarda kaç vakit kılınacağı, buzlu suda nasıl abdest alınacağı
                              -kaç kere eğilip kalkılacağı
                              -v.s.
                              Gerekli herşey en ince ayrıntısıyla açıklanmış, miras hukuku, eşlerin durumu v.s.
                              Allah unutucu değildir.
                              Çok sağol hiiiç kardeşim. Bu konu aklıma gelmemişti. Doğru; eğer şekilsel bir namaz ritüeli olsaydı, Cenab-ı Allah o kadar önem verdiği birşey için bize puzzle çözdürmeyi murat etmeyerek; direkt olarak Kur'an'da tarif buyururdu.

                              Halbuki parçaları birleştirsek bile ancak zorlama yorumlarla namaz denilen olayı çıkartmaya çalışıyoruz.
                              Rabbimin böyle bir emri olsaydı diğer feraiz gibi; dolaylı anlatmayıp, doğrudan emrederdi ve nasıl yapacağımızı apaçık tarif ederdi.

                              Ben de salat konusunda sizinle paralel düşünmeye başladım.
                              Zaten eskiden beri beynimi bir kurt deşeleyip duruyordu. Ferdi olarak veya cemaatle kıldığımız hangi namaz bizi fahşa ve münkerden alıkoyuyordu.

                              Ama salat öyle değil. Sosyal anlamda eğriyi düzeltme,Kuran öğretimi ve imar operasyonundan başka birşey değil. Zaten her zaman benzerliklerinden dolayı, "SALAT" ve Islah,salihat anlamında "SALAH" ı ikiz kardeşler olarak görmüşümdür.

                              Tekrardan çok sağolasın. Gözümün açılmasına ve kafamdaki şüphelerin dağılmasına vesile olduğun için.
                              Ayrıca Barış kardeşime ve Dost1 kardeşime de teşekkürü borç bilirim.
                              Last edited by Miralay; 9. August 2010, 01:02 PM.

                              Comment

                              • hiiic
                                Uzman Üye
                                • Mar 2010
                                • 1980

                                #30
                                Bu konuyu o kadar derin araştırdım ki Allahın izniyle en ufak bir şüphem bile kalmadı, ama siz de bence aynı şeyi yapın.
                                Kuranda "namaz" yazan yerlerin üzerini kapatın, ayet bütünlüğü, sure bütünlüğü ile beraber oraya gelmesi gerekn şeyin ne olduğunu düşünün..
                                Ancak bazı yerlerde namaz kelimesi "dua" "zikir" "tespih" gibi kelimelerin yerine konmuş, buralarda yine kelime köklerine inmeniz gerek...

                                Öğrendiğim bilgilere göre Namaz; Sosyal bir sorunun (açlık, susuzluk, eğitim, sağlık, güvenlik, barınma, doğal afet, iş ve imkan bulma v.s.), problemin çözülmesi yada kolaylığın sağlanması amacıyla yapılan hizmet ve bu hizmetin sosyal bir kurum altında halkın katılımının da sağlanarak şeffaf bir yapı halinde insanlara fayda verecek, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını giderecek şekilde işletilmesi ve dosdoğru ayakta tutulması ikame edilmesi gereken, Allahın ve Resulunün en önem verdiği çünkü pek çok ameli içerisinde barındıran sevaplı ve yararlı bir emirdir.

                                Buna göre Mescitler; kar amacı gütmeyen (topluma sosyal fayda amacı güden ve halk tarafından dessteklenip denetlenen)

                                -Okullar
                                -Aş evleri
                                -Barınaklar, öğrenci yurtları, evsizler için konaklar, yaşlılar için huzur evleri
                                -Akut
                                -İtfaiye
                                -Tema, hayvan hakları ve koruyucu barınaklar v.s.
                                -Polis, jandarma, askeri birlikler
                                -İnternet ortamındaki eğitici faydalı, sorun çözümüne yönelik sosyal fayda sağlauan siteler hatta bu site.
                                -Diğer aklınıza gelebilecek, sosyal fayda sağlayan her türlü zihni ve mali imar içeren, kar amacı gütmeyen her kurum Allahın mescitleridir. Bu mescitlerin kurumların oluşumunda yöneticiyi yine halk cemaat seçer, en bilgili en tecrübeli seçilir ancak bu önder lider ve imam yine halk tarafından değiştirilebilri, bu kurumlar asla gizli kapalı işler yapamaz.
                                Fakir fukara fonundaki çalışanlardan bazılarının kısa zamanda lüks araba alıp bir ay sonra feci bir kazada ağır yaralanıp ailesini kaybetmesi gibi sorunlarla karşılaşılmaz. Çünkü müslümanlar cemaat birlik halinde burada salatı ikame etmekle emrolunmuşlardır.

                                Tevbe 17
                                Allah'a ortak koşanlar, kendilerinin kafirliğine bizzat kendileri şahitlik ederlerken, Allah'ın mescitlerini imar etme selahiyetleri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır.


                                Kafirlerin kurduğu mescitler sözde aynı amaca yönelik olsada değildir çünkü onlar hırsızlığı ve kötü kazancı kendilerine iş edinmişlerdir.

                                Bakara 11
                                Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman, "Biz ancak ıslah edicileriz" derler.


                                Ancak ıslah amacı adı altında mescitler kurarlar ve bu mescitlerle insanlar arasında fitne çıkarırlar, darbe yaparlar, bölücülük yapıp haksız yere insanların ölmesine sebep olurlar. Orada yönetici olarak müslümanları değil masonları görürsün, orada müslümanlara karşı büyük zulümler görürsün ki onların mescitleri aslında yıkılmaya uygun dişi örümcek yuvası gibidir. Seni cezbeder ama onlara uyarsan başına geçer. Onlar oralarda fahşiyatı ve kötülüğü emrederler, çünkü içleri iman nurundan uzaktır.Her ne kadar biz bunu ıslah için yaptık, bu kadar gencinizi ıslah için öldürdük deslerde asıl amaçları fitnedir ve ahiretin çetin azabını tadacak olanlar bunlardır.

                                Onların mescitleri hakkında Allah Kuranda şöyle der ;

                                Tevbe 107-108-109-110

                                Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

                                Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

                                Binasını takva (Allah’a karşı gelmekten sakınmak) ve O’nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

                                Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.


                                Şimdi Namaz ve Mescit kavramlarının asıllarını daha iyi görüyorsunuz öyle değil mi? Bize uydurularak verilen ibadet belkide islamın önündeki en büyük engeldir. İslam özünde bir din değildir, tüm dinleri ve inançları yıkan bir bildiridir. Gerçeğin, bilimin ve mantığın ötesinde birşey aranmamasını bize emreden Allah bize karşı zorluk çıkarmak istemediği gibi saçma batıl şeyleri yapmamızı yasaklar.

                                ---------------------------------------
                                Kuranda bazı yerlerde namaz adıyla geçen ancak namaz ve mescitle alakası olmayan diğer kavramlar...

                                Zikir; her an yapılması emredilen şey, ancak otomatik değil, bilinçli bir şekilde kuranın ayetlerini hayatta görmek ve Allahı ahireti unutmamak için yapılır. Kuranda yazan ayetleri her an yaşadığımıza, hayatımızın içinde olmasına dikkat ediniz, o ayetler hep gözümüzün önünde iken Allahı unutmak mümkün müdür?

                                Tâ-Hâ 99
                                (Resulüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.


                                Sâffât 3
                                Ve o zikir okuyanlara,


                                Dua; taruzlu niyazır, taruzlu dememiz anlaşılmıyor ama böyle dememizin sebebi bilinçli olarak niyetli bir şekilde yapılmasıdır,,, ezberden tespikle 404 salatan tefriciye çekmek taruzlu niyaz değildir. Taruzlu niyaz Allaha yönelerek araya şirk koşmadan ona dua etmek ona yakarmaktır. Nasıl olduğu Kuranda yazar ve hiç bir yerinde namazın anlamsız hareketleri yoktur.

                                Bakara 186
                                Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.

                                Bakara 186 beni hep duygulandırmıştır. Allah ettiğiniz her duayı ağzınızdan çıkan her yakarışı duyar ve cevap verir... Bundan zerre şüphe yoktur, ancak namaz bu gerçeği görmezden gelen bir yapmacıklık oyunundan başka birşey değildir.. azbere sistematik hareketler aslında yasaktır.

                                Tespih; Allahı övmek ve bütün eksikliklerden tenzih etmektir. Tespikle çekilen bir şey değildir zaten Kurnan sayıyı yasaklamıştır. tespih Allah hakkındaki zanlardan kurtulmaktır. Bu zihinsel olarak dahi yapılsa dünyada insana büyük nimetler olarak geri dönerç

                                Hâkka 52
                                O halde, ulu Rabbinin adını yüceltip noksanlıklardan tenzih et.

                                ------------------------------------------------------------------

                                Dikkatli bakıldığında namazın putperstlerden kalma bir arap adeti olduğunu görebilriz, diğer peygamberlere de namaz emredilmiş olmasına rağmen neden onların kıssaslarında böyle bir şekil şemalden haber alamıyoruz yada çekilen filmlerini izlediğimizde böyle bir saçmalığı göremiyroruz,,,, Hayır bu saçmalığı arap kültürüne kadar hiçbir yerde göremezsiniz çünkü bu hareketler putlara tapma hareketleridir ve arap olanların içerisindeki geri kafalılarının uydurduğu saçmalıklardan başka birşey değildir. Günümüze kadar kulaktan kulağa oyunu gibi gelmiş ve bu konuda pekçok ayrılığa düşünülmüş hatta bunun için mezhep çatışmaları yaşanmıştır.

                                Hizmet etmek ama bir gruba, zümerye yada otoriteye değil, bu hizmet boşa gidecektir..
                                Kuran öyle bir hizmetten bahseder ki bu hizmet yanında mali imarı, kurumlaşmayı, birlikteliği ve mantığı gerektirir. Bu hizmet yanında zekat vermeyi ve sosyal yardımlarla ayakta kalacak mescitleri emreder. otoritelere değil ihtiyaç sahibine hizmetten bahseder. zekat vermek bu sebeple namazla beraber anılır. Yedirmek içirmek, yardımlaşmak, ihtiyaç sahibine hakkını vermek bu sebeple namazla beraber anılır. Kaznınal mallar bizlere ait değildir, o allarda başkalarının hakkı vardır ve bunu vermek istemeyenler bu şekilde bir namaz uydurmuşlardır. Mallarımızda ihtiyaç sahiplerinin hakkını salat ile mescitler kurarak ve oralarda salatı ikame ederek, onu gösterişsiz dosdoğru ikame edip ayakta tutarak, zekat vererek kullanmalıyı infak etmeliyiz. Bu günkü namazın kimseye faydası olmadığı gibi, infak etmenin önüne geçmek için yapılan değersiz bir ameldir.

                                Bu konuda sizin düşüncelerinizi, sorularınızı ve kafanıza takılan şeyleri görmek isterim. Bende bişey bildiğimden değil, hanifler sağolsun onların salatı sayesinde bu bilgilere ulaştım. Ve bundan böyle atalarımın tapmakta oldukları şeyden uzaklaşmamı bana namazım emrediyor. Çünkü salat kabeye tapmak gibi şirk içerikli amel ve niyetleri yasaklar. sadece de bununla kalmaz...

                                Hûd 87
                                Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları), yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı terketmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın!


                                Aslında bu konuda yazacak o kadar çok şey var ki yaz yaz bitmez,,, sizin yorumlarınızı da alalım. Kafaya takılan soru kalmasın. Allah zorluğu emretmez. Sadece kötüyü uyasaklar ve iyiliği (faydalı olmayı, sosyal yardımlaşmayı, zihni ve mali imarı, ihtiyaç sahibine yardımı) emreder.

                                Bakara 277
                                İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekat verenler var ya, onların mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler.


                                Şûrâ 38
                                Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.


                                Lokman 17
                                Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
                                Last edited by hiiic; 11. August 2010, 03:16 AM.

                                Comment

                                Working...