Yazın Ortasında Oruç?

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • Saadettin Sipehsalar
    Katılımcı Üye
    • Mar 2015
    • 38

    #256
    bartsimpson Nickli Üyeden Alıntı
    Kalp kırmak o kadar kolay mı?
    Camdan mı bu?

    Üslup ve alaycı tavır?

    Yazılanlara verdiğim cevaplara bakınız.

    Kim kimle alay ediyor görünüz.
    Üstad sadece senin için söylemedim onları, ben dahil bu forumda bulunan hatta bu başlık altında yazan herkes için söyledim.
    "Fe-eyne teżhebûn / Hal böyle iken nereye gidiyorsunuz?"
    Tekvir/26

    Comment

    • Hasan Akçay
      Uzman Üye
      • Dec 2010
      • 826

      #257
      Aylarin Arapça adlari
      mevsimleri dile getiren anlamlar
      tasiyor.

      Örnegin

      Rebiul evvel: ilk bahar
      Rebiul ahir: son bahar
      Cemaziyel evvel: çatlamis toprak I (sicak nedeniyle)
      Cemaziyel ahir: çatlamis toprak II (sicak nedeniyle)
      Şevval: dik kuyruk (disi devenin çiftlesme mevsiminde kalkan kuyrugu)
      Ramazân: YAKICI, SICAK

      Bu da gösterir ki aylar
      bu adlari aldiklari eski dönemlerde
      kamerî yildakinin aksine şemsî yilin içinde sabit yerlere sahip idiler,
      mevsim mevsim gezmezlerdi.

      Örnegin
      "rebiul evvel"in yil içindeki yeri "ilk bahar"di,
      "ramazân"in yeri yaz mevsimi,
      "şevval"inki develerin çiftlesme mevsimi...

      Bkz. Kevser Başar'in
      CAHiLiYE DÖNEMiNDE ARAP TAKViMi
      baslikli yüksek lisans tezi.

      Kisacasi, Arapça aylar
      vakten oynak kamerî yilda degil
      ARTIK AY yoluyla şemsî yila uyarlanmis "iddet eş-şuhûr"da idiler (Tevbe 36),
      dolaysisiyla vakten sabit.

      Yilin 1/12'i olan aylara ise
      Araplar ŞEHR degil yerh diyordu.

      Bu gerçegin
      sonradan örtülüp saptirildigi
      anlasiliyor.

      *

      21 Haz: YAZ gündönümü (summer soltice)
      21 Ara.: KIS gündönümü (winter soltice)

      *

      Şehru ramazân niçin
      örnegin KIS gündönümünden sonraki dolunay degil de
      YAZ gündönümünden sonraki dolunay oluyor?

      Çünkü ramazân sicak demek.

      Ve haram aylar
      yavrularini büyütmekte olan av hayvanlarini öldürmenin yasak edildigi dönemde yer alirlar;
      şehru ramazân iste o aylarin ilki olup asiri sicaklarin habercisidir.

      Kanit:

      Kureys 2,
      Kasas 27,
      Tevbe 7, 5, 3, 81,
      Mâide 2, 95...

      Açiklamaya çalisacagim
      inşallah.
      Last edited by Hasan Akçay; 2. July 2015, 02:37 AM.

      Comment

      • dost1
        Site Yöneticisi
        • Sep 2008
        • 1905

        #258
        Selamun aleyküm, değerli Hasan Akçay kardeşim,

        Hasan Akçay Nickli Üyeden Alıntı
        Günümüzde: بَدْر
        Lisanul Arab: شهر

        شهر (لسان العرب):
        والشَّهْرُ القَمَر، سمي بذلك لشُهرته وظُهوره، وقيل: إِذا ظهر وقارَب الكمال.
        ŞeHR, kamerin açik ve yaklasik olarak tam dolu oldugu andir.
        Dediğiniz gibi Araplar günümüzde "dolunay" için bedr söylerler. Lisanul Arapdan yaptığınız alıntı ise eksik. sadece koyu olarak belirttiğim yeri, alıntılamışsınız cümlenin gerisini almamışsınız.

        LisanulArapdaki "Ş-h-r" yi tam olarak alıntılıyorum.

        "
        ( شهر ) الشُّهْرَةُ ظهور الشيء في شُنْعَة حتى يَشْهَره الناس وفي الحديث من لَبِسَ ثَوْبَ شُهْرَة أَلبسه الله ثوبَ مَذَلَّة الجوهري الشُّهْرَة وُضُوح الأَمر وقد شَهَرَه يَشْهَرُه شَهْراً وشُهْرَة فاشْتَهَرَ وشَهَّرَهُ تَشْهِيراً واشْتَهَرَه فاشْتَهَر قال أُحِبُّ هُبوطَ الوادِيَيْنِ وإِنَّنِي لمُشْتَهَرٌ بِالوادِيَيْنِ غَرِيبُ ويروى لَمُشْتَهِر بكسر الهاء ابن الأَعرابي والشُّهْرَةُ الفضيحة أَنشد الباهلي أَفِينا تَسُومُ الشَّاهِرِيَّةَ بَعْدَما بَدا لك من شَهْرِ المُلَيْساء كوكب ؟ شهر المُلَيْساء شَهْرٌ بين الصَّفَرِيِّة والشِّتاء وهو وقت تنقطع فيه المِيرَة يقول تَعْرِض علينا الشَّاهِرِيَّةَ في وقت ليس فيه مِيرة وتَسُومُ تَعْرِض والشَّاهِرِيَّة ضَرْب من العِطْر معروفة ورجل شَهِير ومشهور معروف المكان مذكور ورجل مَشْهور ومُشَهَّر قال ثعلب ومنه قول عمر بن الخطاب رضي الله عنه إِذا قَدمْتُمْ علينا شَهَرْنا أَحْسَنَكم اسماً فإِذا رأَيناكم شَهَرْنا أَحسنكم وَجْهاً فإِذا بَلَوْناكم كان الاخْتِيارُ والشَّهْرُ القَمَر سمي بذلك لشُهرته وظُهوره وقيل إِذا ظهر وقارَب الكمال الليث الشَّهْرُ والأَشْهُر عدد والشهور جماعة ابن سيده والشهر العدد المعروف من الأَيام سمي بذلك لأَنه يُشْهَر بالقمر وفيه علامة ابتدائه وانتهائه وقال الزجاج سمي الشهر شهراً لشهرته وبيانه وقال أَبو العباس إِنما سُمي شهراً لشهرته وذلك أَن الناس يَشْهَرُون دخوله وخروجه وفي الحديث صوموا الشَّهْرَ وسِرَّه قال ابن الأَثير الشهر الهلال سُمِّي به لشهرته وظهوره أَراد صوموا أَوّل الشهر وآخره وقيل سِرُّه وسَطه ومنه الحديث الشهر تسع وعشرون وفي رواية إِنما الشهْر أَي أَن فائدة ارْتِقاب الهلال ليلة تسع وعشرين لِيُعَرف نقص الشهر قبله وإِن أُريد به الشهرُ نفسُه فتكون اللام فيه للعهد وفي الحديث سُئِل أَيُّ الصوم أَفضل بعد شهر رمضان ؟ فقال شهر الله المحرمُ أَضافه إِلى الله تعظيماً وتفخيماً كقولهم بيت الله وآل الله لِقُرَيْشٍ وفي الحديث شَهْرَا عِيدٍ لا يَنْقُصان يريد شهر رمضان وذا الحجة أَي إِنْ نَقَصَ عددهما في الحساب فحكمهما على التمام لئلا تَحْرَجَ أُمَّتُه إِذا صاموا تسعة وعشرين أَو وقع حَجُّهم خطأًً عن التاسع أَو العاشر لم يكن عليهم قضاء ولم يقع في نُسُكهم نَقْص قال ابن الأَثير وقيل فيه غير ذلك قال وهذا أَشبه وقال غيره سُمي شهراً باسم الهلال إِذا أَهَلَّ سمي شهراً والعرب تقول رأَيت الشهر أَي رأَيت هلاله وقال ذو الرُّمة يَرَى الشَّهْرَ قبْلَ الناسِ وهو نَحِيلُ ابن الأَعرابي يُسَمَّى القمر شَهْراً لأَنه يُشْهَرُ به والجمع أَشْهُرٌ وشُهور وشاهَرَ الأَجيرَ مُشاهَرَةً وشِهاراً استأْجره للشَّهْر عن اللحياني والمُشاهَرَة المعاملة شهراً بشهر والمُشاهَرة من الشهر كالمُعاوَمَة من العام وقال الله عز وجل الحَجُّ أَشهرٌ معلومات قال الزجاج معناه وقتُ الحجّ أَشهر معلومات وقال الفراء الأَشهر المعلومات من الحجّ شوّال وذو القَعْدَة وعشر من ذي الحِجَّة وإِنما جاز أَن يقال أَشهر وإِنما هما شهران وعشرٌ من ثالث وذلك جائز في الأَوقات قال الله تعالى واذكروا الله في أَيام معدودات فمن تَعَجَّلَ في يَوْمَيْنِ وإِنما يتعجل في يوم ونصف وتقول العرب له اليومَ يومان مُذْ لم أَرَهُ وإِنما هو يوم وبعض آخر قال وليس هذا بجائز في غير المواقيت لأَن العرَب قد تفعَل الفِعْل في أَقلَّ من الساعة ثم يوقعونه على اليوم ويقولون زُرْته العامَ وإِنما زاره في يوم منه وأَشْهَرَ القومُ أَتى عليهم شهرٌ وأَشهرتِ المرأَة دخلتْ في شهرِ وِلادِها والعرب تقول أَشْهَرْنا مُذْ لم نلتق أَي أَتى علينا شهر قال الشاعر ما زِلتُ مُذْ أَشْهَرَ السُّفَّارُ أَنظرُهم مِثلَ انْتِظارِ المُضَحِّي راعِيَ الغَنَمِ وأَشْهَرْنَا مذ نزلنا على هذا الماء أَي أَتى علينا شهر وأَشهرنا في هذا المكان أَقمنا فيه شهراً وأَشْهَرْنا دخلنا في الشهر وقوله عز وجل فإِذا انسلخ الأَشهُرُ الحُرُم يقال الأَربعةُ أَشهر كانت عشرين من ذي الحجة والمحرمَ وصفرَ وشهرَ ربيع الأَول وعشراً من ربيع الآخر لأَن البراءة وقعت في يوم عرفة فكان هذا الوقت ابتداءَ الأَجَل ويقال لأَيام الخريف في آخر الصيف الصَّفَرِيَّةُ وفي شعر أَبي طالب يمدح سيدنا رسولُ الله صلى الله عليه وسلم فَإِنِّي والضَّوابِحَ كلَّ يوم وما تَتْلُو السَّفاسِرَةُ الشُّهورُ الشُّهور العلماء الواحد شَهْر ويقال لفلان فضيلة اشْتَهَرها الناسُ وشَهَر فلان سيفَه يَشْهَرُهُ شَهْراً أَي سَلَّه وشَهَّرَهُ انْتَضاه فرفعه على الناس قال يا ليتَ شِعْرِي عنكُم حَنِيفا أَشاهِرُونَ بَعْدنا السُّيُوفا وفي حديث عائشة خرج شاهِراً سيفه راكباً راحِلَته يعني يوم الرِّدَّة أَي مُبْرِزاً له من غمده وفي حديث ابن الزبير من شَهَر سيفه ثم وضعه فَدَمُه هَدَرٌ أَي من أَخرجه من غمده للقتال وأَراد بوضَعَه ضرب به وقول ذي الرمة وقد لاحَ لِلسَّارِي الذي كَمَّلَ السُّرَى على أُخْرَياتِ الليل فَتْقٌ مُشَهَّرُ أَي صبح مشهور وفي الحديث ليس مِنّا من شَهَر علينا السلاح وامرأَة شَهِيرة وهي العَرِيضة الضخمة وأَتانٌ شَهِيرة مثلُها والأَشاهِرُ بَياض النَّرْجِس وامرأَة شَهِيرة وأَتان شَهِيرة عريضة واسعة والشِّهْرِيَّة ضرْب من البَراذِين وهو بين البِرذَون والمُقْرِف من الخيل وقوله أَنشده ابن الأَعرابي لها سَلَفٌ يَعُود بكلِّ رِيعٍ حَمَى الحَوْزات واشْتَهَر الإِفَالا فسَّره فقال واشتهر الإِفالا معناه جاء تشبهه ويعني بالسَّلَفِ الفحل والإِفالُ صغار الإِبل وقد سَمَّوْا شَهْراً وشُهَيْراً ومَشْهُوراً وشَهْرانُ أَبو قبيلة من خَثْعَم وشُهارٌ مَوضع قال أَبو صخر ويومَ شُهارٍ قد ذَكَرْتُك ذِكْرَةً على دُبُرٍ مُجْلٍ من العَيْشِ نافِدِ


        Yukarıdaki yazıyı okuduğunuzda karşılaşacaklarınız şunlar olacaktır:

        “Şöhret”: Bir şeyin sınırı aşması, insanlarca bilinecek ölçüde ortaya çıkışıdır.
        Cevheri, “Bir işin açık olmasıdır” der.
        İbn-i Arabi, “Gizli işlerin gizliliğinin kalkıp açığa çıkmasıdır” der.

        “Şehr”, kamerin (gökteki ayın) adıdır. Bu isim ona şöhreti ve açıkta oluşu nedeniyle verilmiştir.
        İbn-i Side: “Şehr, zaman diliminden bilinen sayı; 29, 30 gündür”. Çünkü bu günlerin, hangi gün olduğu; başı, ortası ve sonu gökteki ayın konumu ve evreleri sebebiyle açıkça belli olmaktadır” der.
        Zeccac, “29, 30 günlük süreye şehy (ay) denilmesinin sebebi açıkta ve açık oluşundandır” der.
        Ebul Abbas: “29, 30 günlük sürece şehr (ay) denilmesinin sebebi, insanların ayın giriş ve çıkışını açıkça görmeleri ve bilebilmelerindendir” der.
        İbn-ü Esir: “Şehr, hilaldir. Şöhreti ve açıkta oluşundan bu isim verilmiştir. 29, 30 günlük süreye şehr denilmesi günlerin açıkça bilinebilmesindendir” der.
        Araplar aylık işlere “müşahere” yıllık işlere “muaveme” derler.
        “Eşhere”; 29, 30 gün geçirdiği zaman topluma “eşherel kavm” denir.
        Kadının doğuracağı ay geldiği zaman “eşheretil mer’e (kadın ayını doldurdu)” denir.

        “Şehr”, bilgin demektir. Araplar “falan kişi için insanların meşhurlaştırdığı fazilet vardır” derler.
        Kişi kılıcını kınından çıkarınca “şehere fülanün seyfehü” denir. Kılıcı kınından çıkarıp kaldırdığında “şehhere seyfehü” denir.
        Şişman, yaygın, kaba geniş elbise giymiş kadına “imreetün şehiretün” denir.”
        Buradaki açıklamalardan açıkça anlaşılmaktadır. Kök sözcük olan “şhr”, “Bir şeyin açıkta bulunması ve bu sayede bilinmesi” demektir. Bu kökten türemiş olan “şehr” sözcüğü de isim olarak, “gökteki aya göre belirlenmiş, 29, 30 günlük zaman diliminin adı”dır. Çünkü gökteki ayın evrelerinden, şeklinden, ayın başlaması bitmesi ve ortadaki günlerin kaçıncı gün olduğu açıkça bilinebilmektedir.

        Arapçada yumurta rengi beyaz olarak tanımlanır ve Türkçemize de geçmiştir.
        Bu sözcüğün beyzae kalıbı ise aşırı beyazlığ, parlaklığı ifade eder. Bunun için de Güneşe,beyaz yüzlü lekesiz bayana, üzerinde hiç bitki bitmeyen toprağa, Kameri ayın 14,15.geceki görünümlerine ki, bu dolunaydır beyza denilir.

        "شَهْرُ رَمَضَانَ" bu bir tamlamadır ve "Ramazan ayı" anlamındadır. Gökyüzündeki kamerin ışığının görünmesine şahidlik eden için başlayan bir zamandır. Bu zaman içerisinde sınırları belli zaman diliminde müslümanlar sıyam halinde Kur'an'a yönelecekler ve oradaki beyyinatları hudenleri görerek furkanlşacaklar , Allahı yücelterek sahip olduğu nimetlerin karşılığını verir duruma gelecekler. Yaşamlarını vahiyle akort edeceklerdir ve böylece her ne yaparsa yapsın Allah'ın uyarılarına uyan olarak O'nun koruması altına girmiş olacaklardır.

        Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
        Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
        Sevgi,saygı ve muhabbetle.
        Allah'a emanet olunuz.
        Halil Ay

        Comment

        • Hasan Akçay
          Uzman Üye
          • Dec 2010
          • 826

          #259
          Halil hocam,
          bu güzel açaklamaniz için
          candan tesekkür.

          Açiklamanizda
          “Şehr”, kamerin (gökteki ayın) adıdır, diyorsunuz ya
          dikkatimi ilk çeken o ifadedeki gök kelimesi oldu.

          Sizin bu açiklamanizin ortaya koydugu gerçek:

          ŞeHR,
          29 gün mü ya da 30 gün mü oldugu bizim seçimimize kalmis olan bi süre degildir
          ve takvim denen kagida degil gök yüzüne bakildiginda görülen aydir.

          Tabii,
          örnegin ramazân hilaliyle şevval hilali arasindaki süre de ŞeHR sayilir
          ama asla 29 gün degil, 30 gün degil.

          Allah'in
          gökleri ve yeri yarattigi gün verdigi hüküm o ki
          kamer dünyayi "29 gün 12 s 44 dk 3 sn"de dolanir.
          Saniye sektirmez.

          Kisacasi "Şehr"in
          Allah tarafindan hükme baglanan süresiyle
          oynanamaz.

          Uydurulan dinde
          sapkadan tavsan çikarir gibi gökteki aydan 29 gün ya da 30 günlük siyam ibadeti çikarmak
          Allah'in hükmüne ortak olmaya yeltenmektir.

          Allah hükmüne kimseyi ortak etmez. (Kehf 26).

          Devam edelim isterseniz
          insallah.
          Last edited by Hasan Akçay; 1. July 2015, 02:32 PM.

          Comment

          • Hasan Akçay
            Uzman Üye
            • Dec 2010
            • 826

            #260
            Açiklamanizda şunlari da belirtiyorsunuz:

            Kadının doğuracağı ay geldiği zaman “eşheretil mer’e (kadın ayını doldurdu)” denir.
            Şişman, yaygın, kaba geniş elbise giymiş kadına “imreetün şehiretün” denir.”


            Kadinin ayını doldurdugu an
            hilal gibi degil dolunay gibi göründügü andir
            ve sisman kadin
            hilal misali bi deri bi kemik degil
            dolunay misali etine dolgundur.

            Kisacasi ŞeHR dolunaydir.

            Açiklamanizda verilen örneklerden
            anlasilan bu.
            Last edited by Hasan Akçay; 1. July 2015, 02:30 PM.

            Comment

            • Hasan Akçay
              Uzman Üye
              • Dec 2010
              • 826

              #261
              dost1 Nickli Üyeden Alıntı
              Lisanul Arapdan yaptığınız alıntı ise eksik. sadece koyu olarak belirttiğim yeri, alıntılamışsınız cümlenin gerisini almamışsınız.
              والشَّهْرُ القَمَر سمي بذلك لشُهرته وظُهوره وقيل إِذا ظهر وقارَب الكمال

              Evet, yalnizca bu ifadeyi alintiladim
              çünkü "ŞeHR"in "ŞöHRet"i ile kemale ermisligi arasindaki iliskiye
              dikkat çekmek istedim.

              Bu alintidaki "ŞeHR"in "ŞöHRet"i
              hilalin insanlarda yarattigi duygulardan degil
              dolunayin göze çarpan yapisindan geliyor.

              Ramazân hilali degil bu ŞeHR
              çünkü hilal tirnak ucu kadarcik bi sey olup kolayca gözden kaçtigi için
              şöhretini göze çarparak kazanamaz.

              Onu yapan
              çileği çagristiran rengi ile ve kocaman bi tepsiye benzeyen yapisiyla
              ramazân dolunayidir.

              Kisacasi
              hilal degildir ŞeHR,
              dolunaydir.
              Last edited by Hasan Akçay; 2. July 2015, 09:03 AM.

              Comment

              • dost1
                Site Yöneticisi
                • Sep 2008
                • 1905

                #262
                Selamun aleyküm değerli Hasan Akçay kardeşim,

                Dediğiniz gibi olsaydı şehri ramazan değil de şöhreti ramazan olurdu.

                Şehr, dolunay değildir. Gökteki kamerin ışığı ile görünür olmasıdır. Şehri ramazandan kasıt da Ramazandaki hillalin görülmesiyle ayın başladığının bilinmesidir.

                Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
                Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
                Sevgi,saygı ve muhabbetle.
                Allah'a emanet olunuz.
                Halil Ay

                Comment

                • Hasan Akçay
                  Uzman Üye
                  • Dec 2010
                  • 826

                  #263
                  Benim bildigim, "şehr"in "şöhret"i
                  onun ya kutsal sayilip gözde büyütülmesidir
                  ya da iri yapisiyla göze çarpmasi.

                  Örnegin Lisanul Arab'da
                  ŞHR baglaminda "sisman kadin"dan
                  söz ediliyor.

                  Sisman kadin,
                  kutsal sayilip gözde büyütülmez
                  ama iri cüsssesiyle göze çarpar.

                  Yine örnegin alintimizda "ŞeHR"in
                  kemale ermis olmasindan söz edilerek
                  ŞeHR "göze çarpip nerdeyse MÜKEMMEL oldugunda"
                  deniyor.

                  إِذا ظهر وقارَب الكمال

                  Göze çarpan... MÜKEMMELE YAKIN (nerdeyse 100 dolu) olan ŞeHR
                  dolunaydir, güzel hocam.

                  Hilal
                  KEMALE ermekle ilgisi olmayan,
                  tirnak ucu kadarcik bi sey.

                  Göze çarpmaz hilal, gözden kaçar.

                  O yüzden hilal rü'yet evleri kurup ararlar onu
                  samanlikta igne arar gibi.
                  Ama bi türlü bulamazlar, göremezler; hilal göründü, yok görünmedi diye
                  nizalasir dururlar.

                  Güzel hocam,
                  alintiladigimiz ifadede "ŞeHR hilaldir" denmiyor,
                  "ŞeHR dolunaydir" anlami var orada.

                  Lisanul Arab
                  "ŞeHR"in dolunay oldugunu belirtmek için
                  daha ne yapsin?

                  *

                  Bu arada
                  dost1 Nickli Üyeden Alıntı
                  Dediğiniz gibi olsaydı şehri ramazan değil de şöhreti ramazan olurdu.
                  ŞeHR yalnizca şöhret olsaydi evet şöhreti ramazan denirdi.
                  ama ŞeHR şöhretin yani sira daha bir sürü seydir; 29.5 gün süren vakit birimidir örnegin.
                  Ama şehru ramazân yerine vakti ramazân demek zorunda degil insanlar.

                  ŞeHR (Bakara 185'teki şehru ramazân) = "ARTIK ay"siz "iddet"in 12'de biridir ama ARTIK AY devreye girince "iddet"in 13'te biri olur.
                  YERH (Hicaz agziyla Rakuş kitabesindeki yerhi temmuz, güney agziyla Ebrehe kitabesindeki werhen zibeten) = yilin 13'te biri asla olmaz, daima 12'de biridir.

                  Hilal de tipki ŞeHR gibi
                  "iddet eş-şuhûr"un içindedir,
                  gökte.

                  Ramazân hilali onun için gökte araniyor.

                  "ŞeHR"in hilal oldugu
                  farzedilse bile...

                  gökteki ramazân hilali zincirleme 11 gün erken gelmez;
                  devreye ARTIK AY girdiginde 19 gün geç gelir.

                  Kamerî yil denen kagit üstündeki hilal baska
                  gökteki hilal baska. Gerçek bu.

                  Yani
                  şehr hilaldir dense de denmese de
                  AYNI. Allah'in gerçegi degismiyor.
                  Last edited by Hasan Akçay; 3. July 2015, 05:55 AM.

                  Comment

                  • beyazasi
                    Katılımcı Üye
                    • Aug 2013
                    • 50

                    #264
                    ....
                    Last edited by beyazasi; 31. August 2017, 07:24 PM.

                    Comment

                    • galipyetkin
                      Uzman Üye
                      • Sep 2011
                      • 1389

                      #265
                      Hey beyazasi!
                      Ağzına sağlık.

                      Evrensel olan müslümanlık dininin Arab'ın hegemonyasından, Arab'ın dini olmaktan kurtulması için yazdıklarından dolayı teşekkürler. Belki oturur düşünürler de bir yerlere gelirler. Sitede bir kaç kere İşaya Peygamber'in orucu yazıldı. Bu Allah'tan İşaya'ya vahiylerdir. Mademki bir müslüman olarak Allah'ın Peygamberlerine de iman islamın şartı, bunları niye es geçiyor, Ragıp İsfahani denilen ne idiğü belirsiz birinine ve hadislerine inanıp aç kalıyorlar? Allah'ın vahyine inanmıyorlar sonra da kendilerine "inanmış" diyerek hava atıyor, etrafını küçük görüp aşağılıyorlar.. Halbuki dini tahrif ederek yeni din yaratıyorlar, dinde kural koyuyorlar.

                      Saygılarımla.
                      Galip Yetkin.
                      Last edited by galipyetkin; 3. July 2015, 06:20 PM.

                      Comment

                      • beyazasi
                        Katılımcı Üye
                        • Aug 2013
                        • 50

                        #266
                        ....
                        Last edited by beyazasi; 31. August 2017, 07:24 PM.

                        Comment

                        • bartsimpson
                          Super Moderator
                          • Mar 2012
                          • 692

                          #267
                          galipyetkin Nickli Üyeden Alıntı
                          Hey beyazasi!
                          Ağzına sağlık.

                          Evrensel olan müslümanlık dininin Arab'ın hegemonyasından, Arab'ın dini olmaktan kurtulması için yazdıklarından dolayı teşekkürler. Belki oturur düşünürler de bir yerlere gelirler. Sitede bir kaç kere İşaya Peygamber'in orucu yazıldı. Bu Allah'tan İşaya'ya vahiylerdir. Mademki bir müslüman olarak Allah'ın Peygamberlerine de iman islamın şartı, bunları niye es geçiyor, Ragıp İsfahani denilen ne idiğü belirsiz birinine ve hadislerine inanıp aç kalıyorlar? Allah'ın vahyine inanmıyorlar sonra da kendilerine "inanmış" diyerek hava atıyor, etrafını küçük görüp aşağılıyorlar.. Halbuki dini tahrif ederek yeni din yaratıyorlar, dinde kural koyuyorlar.

                          Saygılarımla.
                          Galip Yetkin.
                          Abi İşaya Peygamber'in orucu ile ilgili link alabilir miyiz?
                          "Hayat bugündür. Emin olduğun tek hayat. Onu en iyi şekilde yaşa."

                          Comment

                          • Hasan Akçay
                            Uzman Üye
                            • Dec 2010
                            • 826

                            #268
                            beyazasi Nickli Üyeden Alıntı
                            '' Oruç bizden öncekilere yazıldığı gibi bize de yazıldı değil mi?
                            EVET
                            Yani MUHAMMED Resulden binlerce sene önce gelmiş ve yaşamış NUH ,SALİH ve HUD isimli resullere ve bunların kavimlerine de yazıldı değil mi?
                            EVET
                            Peki bunlar RAMAZAN AYInı hangi takvime göre belirlediler? onların zamanında Ortada ne ARAP vardı? Ne de ARAP TAKVİMİ

                            Şehru ramazân
                            = RAMAZÂN DOLUNAYI
                            = sicak dolunay

                            RAMAZÂN DOLUNAYI her çagda AYNI
                            ama "siyâm"da AYNILIK aranmali mi?

                            TAKViME gelince o, insanlarin isi.
                            Onu insanlar yapiyor.

                            Ama
                            dünyanin günesi dolanmasini saglamak Allah'in isi.
                            Onu Allah yapiyor.

                            Ve Allah'in
                            gökleri ve yeri yarattigi gün (9:36)
                            baslamis dünya, kameri de yanina alarak, günesi dolanmaya.
                            Araplarla SINIRLI degil.

                            O dolanmanin süresi, Kuran'da
                            eş anlamli iki kelime ile dile getiriliyor:
                            sene ve âm.

                            Örnegin
                            Nuh'un ömrüyle ilgili olarak,
                            Ankebût 14:

                            ...onlarin içinde 1000 seneden 50 yil az yasadi
                            ...fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmen


                            *

                            Kuran'da kamerî yil yok.
                            YIL şemsîdir.

                            Madem Kuran diyoruz,
                            Kuran yeter diyoruz
                            onun verdigi TEK kanit yeter.

                            Yûnus 5:

                            Yillarin sayisini bilin diye
                            inen dilimler verdik kamere


                            O ----- 10 gün ----- C -- 4 gün -- (

                            Kamerin dolulugu dolunaydan itibaren inmeye baslar.
                            O halde inen dilimler, dolunay dahil, dolunaydan itibarendir.
                            Örnegin %99.999... dolu olan dolunay ilk dilimdir.

                            Arka arkaya gelen örnegin 76 ramazân dolunayi
                            şemsî yillarin sayisini verir: 76.

                            Çünkü her bir dolunay
                            ARTIK AY sayesinde
                            şemsî yilin belli bi vaktinde sabitlenmistir.

                            Ve
                            1 "iddet"te yalnizca 1 ramazân dolunayi
                            bulunduguna göre

                            ramazân dolunaylarinin sayisi = şemsî yillarin sayisi

                            Ama insanlarin uydurdugu kamerî yil 12 dolunaydan olussun diye
                            ARTIK AY sürekli ötelenmek suretiyle NESî küfrü otomatige baglanmis
                            ve sabitlik iptal edilmistir.

                            Bunun sonucu
                            olarak

                            ramazân dolunaylarin sayisi = kamerî yillarin sayisi degildir.

                            Bir insanin dogumundan ölümüne kadar
                            dogup batan ramazân dolunaylarinin sayisi 76 ise
                            kamerî yillarin sayisi nedir, hesaplar misiniz
                            lütfen.
                            Last edited by Hasan Akçay; 4. July 2015, 09:21 AM.

                            Comment

                            • galipyetkin
                              Uzman Üye
                              • Sep 2011
                              • 1389

                              #269
                              Sayın bartsimpson

                              İstediğin link şu. Sayfayı sonuna kadar okumanı dilerim:

                              http://www.hanifler.com/showthread.php?t=3382&page=6


                              Saygılarımla.
                              Galip Yetkin.

                              Comment

                              • Hasan Akçay
                                Uzman Üye
                                • Dec 2010
                                • 826

                                #270
                                "Şehru ramazân"in
                                21 Hazirandan sonraki ilk dolunay olduguna dair
                                ayet var mi?

                                Evet.

                                Belirleyici kelime
                                sicak.

                                2:185'te anilan "ramazân"in ASIRI sicak anlamina gelmesi,
                                büyük pazarin (28:27) ayni zamanda sicak yaz aylari olan haram aylarda kurulmasi (106:2, 9:7, 9:2, 9:5),
                                dolayisiyla o aylarda savasarak (2:217) ya da avlanarak (5:2, 5:95) kan dökmenin haram sayilmasi
                                kendini düsünenlerin "Bu sicakta sefere çikmayin!" demesi (9:81)...
                                buna isaret ediyor.

                                Özellikle Tevbe suresinde
                                islami yasatacak ya da sona erdirecek sicak olaylara eşlik eden
                                fon müzigi gibi bi motif var: sicak.
                                Last edited by Hasan Akçay; 4. July 2015, 04:44 PM.

                                Comment

                                Working...